Yeşillikler Cenneti Ağva

NASIL GİDİLİR?
Ağva’dan Ataşehir’de evimizin önüne kadar olan mesafe sadece 87 km. Yolda geçen zaman, mis kokulu, lezzetli, peynirli, patatesli gözlemelerin tadına bakmak steyip de yol kenarındaki hanımeli sofralarından birine kendinizi atmazsanız yaklaşık 45 dakika. (ben mutlaka tadın derim.) İkinci köprü yolundan Şile stikametine dönüp Şile’ye kadar olan tabelaları izleyerek otoban kalitesinde yoldan rahat ve konforlu bir seyahatin ardından dar bir yol üzerinde iki yol seçeneği ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Biz eşimle sağ el kuralına uyarak sağdaki yoldan devam ettik; Çayırbaşı, Teke, Gökmaslı ve İsaköy güzergahından yılan gibi kıvrıla kıvrıla giden alabildiğine yeşillikler içinden temiz havayı soluyarak Ağva’ya ulaştık. Dönüşte de sahilden giden ikinci yolu seçtik. İstanbul istikametinden gelindiğinde Çayırbaşı, Kabakoz, Akçakese, Şuayipli güzergahından İsaköy dönüşünden Ağva tabelalarını izleyerek çoğu deniz manzaralı ilkine göre daha düz, dere tepe yollardan keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. 
NEREDE KALINIR?
Ağva, televizyonlarda birkaç senedir süren dizi furyalarından dolaylı olarak pozitif fayda sağlamayı başarmış bir yer. Ben de kalacağım tesisi belirlerken bu etkiyi hissettim. Haftasonumuzu Aqua Verdede iç dekorasyonu  özel olarak tasarlanan bize özel bungalowlardan birinde geçirdik.  Tavandan asmalı tüllerle
bezenmiş bir yatak ve mumluklarla çevrili şömine, eski tarzda halı ve büyük küveti ile özenle hazırlanmış bir dekorasyon. Diğer iki bungalowda türk hamamı ve duş dışında aynı konseptte hazırlanmışlar. Türk hamamlı olan en çok tercih edilenlerden, ne yazıkki erken rezervasyon yaptırmak gerekiyor.Bungalowların
sayısının sekize çıkması ile bu sezonda daha şanslıyız. Mekan temiz, özellikle odalarda tuvalet ve banyo konusunda titiz olduğum için bu konuda tam puan verdim. Restoranda zengin çeşit olmamakla beraber yediğim balığın tadı damağımda kaldı. Sonbahar ve serin havalarda daha rağbet göreceğini düşündüğüm iç
mekandan biz Ağustos sıcağında gittiğimiz için yararlanmadık. Bu noktada kaldığımız bungalowdaki klimadan müthiş memnun kaldığımızı takdir edersiniz.  Ayrıca kendinizi serin sularına bırakabileceğiniz bir havuzda mevcut. Hizmette sınır yoktur diyerek kış döneminde havuzu kapalı sisteme getirdiklerini belirtmeliyim.
Nehrin yeşilliğine dalmış düşünürken gözüme ahşaptan yapılmış bir yüksekçe bir teras göze çarptı. Dikkatle bakınca üzerlerinde minderler olduğunu gördüm, chill-out vakit geçirebileceğiniz serin bir ağaç altı mekanı da unutulmamış Aqua Verdede. Hemen yanda kurulu olan Riverside Club da dış görünüşü, restoran düzeni, chill-out mekanı, havuzu ve büyüklüğü ile dikkatimi çeken bir tesis. Aynı acqua verde de olduğu gibi insan gücüyle ve ip sistemi ile çekilen, nehrin üzerinden giden ahşaptan bir deniz aracı ile tesise girebiliyorsunuz. Sırf bunu denemek bile şehrin kargaşasından ve teknoloji dolu yaşamdan kopup gelmiş biri olarak sizi hafifletecek. Yemeğinizi yerken Göksu nehrinde balıkları beslemenin keyfine varabilir, akşam jazz barda eğlenebilirsiniz.  Çeşitli fiyat ve konsept  seçenekleri ile odalar temiz ve güzel görünüyorlar.
Konaklama için bir seçenekte; Ataşehir’den kahvaltı etmeden çıktığımız için yolda kendimizi  açık büfesinin zenginliğine bıraktığımız Greenline Guest House. Sabahın zinde serinliğinde, huzurlu bir sessizlik, yerden meşale gibi yükselen boy boy uzun mumluklar arasından nehir kıyısında dizili ahşap masalarda yapılan leziz bir kahvaltı sofrası ile güne merhaba… Restoranın bulunduğu iç mekan ve bahçe düzeni huzur verici. Birkaç günlük bir kaçamak için ideal bir yer. Odaların bulunduğu bina,biraz geride ufak bir  apartman görüntüsünde karşımıza çıkıyor. Üzerlerine serilip siesta keyfini tadabileceğiniz şilte ve şezlonglar ile dolu bahçe acaba odalar nasıldır sorusunu aklımdan silip götürüyor.
NE YAPILIR?
Kocaman minderlerin üzerinde bol bol siesta yapın… Dört bir yanınız çimenlerle çevrili kocaman minderlerin üzerine yayılıp tüm kaslarınızı gevşetin ve çimen kokusunu içinize çekerek tatlı düşlere dalın, ya da nehrin tam kıyısında özel ahşap yükseltilerin üzerindeki minderlere yayılıp nehrin sükunet içinde akışını izleyin.Deniz bisikletine binin. İnanılmaz zevkli nehirde gezinmek. Adeta bir indiana jones filminin içindesiniz. Yemyeşil nazlı nazlı akan nehir kıvrıla büküle önünüzde ilerlerken hem günlük sporunuzu yapmış olursunuz hem de nehirden birçok tesisi görme imkanı elde edersiniz. Kanoya ve sandala binin. Kanoyla nehrin üzerinde nasılda seri bir şekilde ilerlediğinize şaşırıp, motorla nehir boyunca geziler düzenleniyor, kalabalık bir grup gittiyseniz bu alternatif tam size göre. İlla da deniz diyenler için Karadeniz serin suları ile sizleri bekliyor. Kumsalda yürüyüş, Ağva fenerine, kilimliye, korulara yürüyüş de Ağva’yı keşfetmek isteyenler için ideal.Balık tutma ve fotoğraf çekme meraklıları Ağva kaçamakları esnasında diledikleri kadar bu tutkularını gerçeğe dönüştürebilirler. Biz Ağva’yı çok sevdik.  Özellikle birkaç günlüğüne şehirden uzaklaşıp hem vücudunuza hem de ruhunuza enerji depolamak için yanıbaşımızda harika bir yer. Ağva ve oteller hakkında ayrıntılı bilgileri aşağıdaki web sitelerinden edinebilirsiniz.

www.aquaverde.com.tr
www.riverside.com.tr
www.agvagreenline.com
www.agvanet.com
www.agvarehberi.com

Bu yazı 403 kez okunmuştur.