Kadınlara Stüdyo Daire

Kavaf, kendilerinin de bu konuda mücadele verdiğini ifade ederek, ''Ailelere çocuklarıyla daha çok ve dolu dolu zaman geçirmelerini, çocuklarına daha çok zaman ayırmalarını öneriyoruz. Tabii ki çocuklarını da daha yakından takip etmelerinde fayda var'' dedi.
Kavaf, Türkiye genelinde 52 kadın konukevi bulunduğuna dikkati çekerek, gidecek hiçbir yeri olmayan kadınların sokakta kalmaması için rehabilitasyon desteği verilecek konukevleri açtıklarını anlattı.
İhtiyaç olan yerlere kadın konukevleri açmaya devam edeceklerini bildiren Kavaf, şunları kaydetti:
 ''Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun AB ile yaptığı bir proje var. Konukevlerimizden sonra yine kadınlarımızın kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak amacıyla, çocuğu ile birlikte kalabileceği stüdyo daireler, TOKİ ile anlaşmak suretiyle, inşa edeceğiz. Bu süre zarfında bir meslek edinmesini sağlayarak kendi ayakları üzerinde durmasına yönelik bir projemiz de var. Çok yakında bu hayata geçecek, kabul edilmiş bir proje. Bu anlamda kadınlarımıza destek vermeye devam ediyoruz."

"HEM BEĞENİYORUZ HEM İZLİYORUZ" DİYEMEYİZ

 
Kavaf, Kapadokya Dedeman Otel'de düzenlenen 4. Aile Çalıştayı'nın açılışında yaptığı konuşmada da
ailenin, medyada belirleyici konumdan çok belirlenen konumunda olduğuna dikkati çekti. Kavaf, şöyle devam etti:
''Televizyonlarda izlenen dizilere baktığımızda çok eşlilik, kumalık, aile içi şiddet ve istismar, töre cinayetleri, kötü alışkanlıklar ve bağımlılıklar, aldatma, boşanma gibi konulara yer verildiğini görmekteyiz. Bu konular daha önce de defalarca işlenmişti ama böyle işlenmemişlerdi. Bunların toplumsal sorunlar olduğunun, hoş karşılanmadığının altı çizilerek, gizli mesajlar içinde verilmişti. Bugünlerde izlediğimiz bu dizilerde bu hoş olmayan davranış biçimlerinin özendirici bir yanı olduğuna dair bir mesaj verildiği kaygısını taşımaktayız.''

KAYITSIZ KALAMAYIZ

 
Medyanın kamuoyunun beklenti ve taleplerine cevap verecek hareket kabiliyetini oluşturacak güçte olduğuna dikkati çeken Kavaf, şunları söyledi:
''Medya, insanlık onuruna yakışmayan, halkın vicdanında kabul görmeyen görüntüler hususunda ortak bir bilinç oluşturmalı. Olumlu mesajlarla da televizyonlar izlenebilir. Bunun örnekleri var. Öte yandan Radyo Televizyon Üst Kurulu kamuoyunun beklentilerini karşılayacak yetkili kurumların başında gelmektedir. RTÜK'e ulaşan şikayetler herkes tarafından bilinmektedir. Bunlara kayıtsız kalamayız. Bu konuda uygulanabilecek tasarruflarla ilgili RTÜK ile görüşüyoruz. Ancak tüm bunların yanında halkımız da üzerine düşen birtakım sorumlulukları yerine getirmeli. Şikayet konusu olan dizilerin izlenme oranları ortada. 'Hem beğenmiyoruz, hem izliyoruz' diyemeyiz. Halkımız, tepki verdiği dizi ve programlarla ilgili kamuoyu baskısını oluşturmalı. Şikayetlerini ilgili mercilere iletmeli.'' AA

Bu yazı 326 kez okunmuştur.