İnternetsiz Kalma Korkusu Davranış Bozukluğuna Neden Oluyor

Günlük hayatın vazgeçilmezleri arasına giren akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlar doğru ve amacına uygun kullanılmadığında bağımlılığa yol açıyor. Özellikle 15 yaş üstü genç ve yetişkinlerde olumsuz sonuçları olan bu bağımlılıkla mücadele edebilmek için ailelere önemli görevler düşüyor. Memorial Kayseri Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Şaban Karayağız, internet ve sosyal medya bağımlılığı hakkında bilgi verdi.

Sosyal medya bağımlılığı ‘asosyal’ yapıyor

İnternetin kontrolsüz kullanımı, son 20 yılda gündeme gelen bir bağımlılık çeşididir. Sosyal medyanın da internetten ayrı tutulması söz konusu değildir. Özellikle sosyal medya, adında her ne kadar ‘sosyal’ kavramı olsa da insanları yalnızlaştıran ve bireyleri asosyalize eden bir organizasyondur.

Beyindeki ödül-ceza sistemini bozuyor

Dünyada ve Türkiye’de 15 yaş üzerindeki genç bireylerde bir alışkanlık ve bağımlılık halini alan bu durum, beyindeki ödül-ceza sistemini olumsuz etkilemektedir. Özellikle genç yaş grubu arasında bu sorunun görülme sıklığı ve şiddeti çok fazladır. İnternetsiz kalma korkusu ‘Netlessfobia’ ve akıllı telefonsuz kalma ‘Nomofobi’ nedeniyle, bu durum bir davranışsal bozukluk haline gelmiştir. Ayrıca akıllı telefonların ve bilgisayarların kontrolsüzce kullanılması nedeniyle çocukluk çağından itibaren gençlerin sosyal zekası da olumsuz etkilenmektedir.

İnternet bağımlılığını gösteren 3 kriter

Günümüzde de ‘Ruhsal Hastalıkların Tanı ve Tedavisi Kılavuzu’na giren bu sorundan bahsedebilmek için bazı kriterlerin bilinmesi gerekmektedir.

1. Kişinin gününün büyük bir bölümünde internet ve sosyal medya ile meşgul olması ya da zihninde internet ve sosyal medya ile ilgili uğraşlar yürütmesi, bu bağımlılığın bir göstergesidir.

2. İnternet ve sosyal medya nedeniyle kişinin günlük yaşantısı ciddi anlamda etkileniyorsa bağımlılıktan söz edilebilir. Yani bağımlılık durumunda internet ve sosyal medya; kişinin eğitim, iş ve özel hayatını olumsuz yönde etkilemektedir.

3. Akıllı telefonsuz, tabletsiz ve bilgisayarsız kaldığında kişide bir takım yoksunluk belirtileri ortaya çıkmaktadır. Huzursuzluk, kaygı, öfke, mutsuzluk, sinirlilik halleri ve dikkatini toplayamama durumu ortaya çıkmaktadır. Bunlar temel zihinsel fonksiyonu etkileyen yoksunluk belirtileridir.

Kullanım süresi koymak bağımlılığı engeller

Bu bağımlılıklarla mücadele edilebilmenin başlangıç noktası eğitimdir. Akıllı telefon, bilgisayar ve tablet kullanımında süre konulmalıdır. Aile bireylerinin tamamının da bu kurala uyması gerekmektedir. Örneğin, günlük 1 saatlik bir aktivite olarak çocuklara sunulması ve kullanım sırasında denetlenmesi önemlidir. Bununla, çocukların internette sosyalleşme adına asosyal hale gelmesi önlenebilir.

Zararlı link ve sitelere karşı önlem alınmalı

Çocukların internet vasıtasıyla arkadaşlarıyla ya da başka kullanıcılarla iletişim halinde olmaları bazı durumlarda zararlı link ve site önerilerinin kapısını aralamaktadır. Günümüzde ‘mavi balina’ gibi intihar düşüncesini yerleştiren uygulamaları engelleyebilmenin tek yolu interneti kullanan çocukları denetlemekten geçmektedir. Bu bağımlılığın tedavisinde öncelikle medikal terapiler ve bireysel görüşmelere başvurulmaktadır. Ardından kullandığı nesnelerin sürelerini tespit ederek, basamaklı biçimde onlardan yoksun bırakma ve kısıtlama yöntemi uygulanmaktadır.

Bu yazı 320 kez okunmuştur.