Fethiye

Ekolojik Turizm meraklılarını da unutmadım. Muğla anıt ağaç yönünden de oldukça zengindir. Bu ağaçların 12 tanesinin Fethiye sınırları içinde bulunduğu müjdesini vereyim. Andız, Menengiç, Pıynar, Palamut, Çınar türlerinde olan bu ağaçların en yaşlısı 1000 yaşını geçmiş olmasına karşın, hâlâ tüm ihtişamıyla ayakta ziyaretçilerini ağırlıyor. Fethiye sıcağı yaz aylarında dayanılmaz olunca, halkın bir bölümü yaylalara göç eder.  Yayla çıkışı son yıllarda turistik bir aktivite  de oldu.  Jip safari turları ilgi görüyor.  Seki Yaylası ise en bilineni. Trekking  tutkunları içinde, en gözde parkur  Lykia yolu adıyla anılıyor. Ovacık köyünde Babadağ eteklerinde başlayıp her 100 metrede bir karşınıza çıkacak yön levhalarını izleyerek rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Fethiye’de alternatifler saymakla bitmez. Eğer tatilde  Kürek Sporu sizin için olmazsa olmazlardansa doğru adrestesiniz. Deniz durgun, temiz ve çam ormanlarıyla kaplı. Karagözler mevkiinde uluslar arası nitelikte yarışmalar yapılır. Türkiye’nin sayılı güzellikteki  koylarına gidilirde, dalış yapılmadan dönülür mü hiç ? Fethiye ve Göcek kıyıları, sualtı florası ve faunası ile dalış tutkunlarını cezbeder. Tekneler genellikle sabah 9-10 arası hareket eder. 17.00’ye kadar denizde kalınır. Dalyan Koyu, Afkule Mağarası, Barakuda Reef, Sarıyarlar en popüler dalış noktalarıdır. Bir doğa harikası olan Patara kumsalı , 18 km. uzunluğundaki sahil şeridiyle, ince kumuyla , sığ deniziyle görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Sürekli rüzgâr alması nedeniyle Rüzgar Sörfü için de elverişlidir. Deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktıkları yerler arasında olduğundan dolayı koruma altına alınan kumsalın girişindeki park alanında lokantalarda mevcuttur. Herşey iyi güzelde, çamurla aranız nasıldır? Şaşırdınız değil mi?  Antalya –Muğla il sınırını oluşturan Eşen Çayında kano turları düzenleniyor. Sabah 11’de başlayıp 6.5 saat süren güzergahın bir bölümünde çamur banyosu molası veriliyor. Çamurdan kurtulmak için tek yol, Eşen çayının buz gibi sularına kendinizi bırakmak. Birazda tarihi eserlerinden bahsedecek olursam,  Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Xanthos’ta büyük bir kısmı 1841-1842 yıllarında gemilerle İngiltere’ye götürülen muhteşem Nereidler anıtının kalan kısımları bulunmaktadır. Fethiye’ye 40 km uzaklıkta bulunan  Tlos antik kenti, ören yeri Saklıkent’e de 8 km uzaklıkta bulunur ve Yaka Köy’ün yanındadır. Kanatlı at Pegasus’un üzerinde üç başlı canavar Chimera ile savaşırken resmeden süslemeleriyle Bellerephontes’e ait tapınak mezar, burada bulunan en görkemli yapıdır. Yaka Köyü’ne kadar gelmişken Yakapark’ta bir mola verebilirsiniz. Yaka Köy’den 1 km yukarıda. Kaş, Kalkan, Fethiye çıkışlı jeep safaricilerin durak noktalarından biri olan Yakapark’ta anıt olmuş ağaçlar , kademeli teraslar, havuz , su kanalları, hamaklar, taş masalar çevreye uyumlu olarak yerleştirilmiş. Burada bulunan balıklı bar, Yakapark’ın başka bir yerde göremeyeceğiniz animasyonudur. Barın tezgahı taştan yapılmış ve kenarından buz gibi suyun aktığı bir kanal geçiyor. İçinde de alabalıklar dolaşıyor. Balıkları sevdiriyorlar size. Ayrıca buz gibi suların aktığı havuzda 5 dakika durma başarısını gösterene bedava bir içecek veriyorlar. Genelde insanlar ayaklarını sokmalarıyla çıkartmaları bir oluyor. Soğuk suya dayanıklı olmam ve gövde gösterisine meraklı olmam sebebiyle, denemeden oradan ayrılmadım tabi.  Fethiye’nin sıcağından bunaldıysanız bir gün değişik bir şey yapın. Güneş ışınlarının giremeyeceği kadar dar ve yüksek bir kanyona girin, buz gibi sularda yürüyün ve Saklıkent’e gidin. Çay, yaz kış öylesine deli akıyor ki, akıntıya karşı ilerlemek mümkün değil. Çayın üzerine, kanyon duvarına tutturulmuş tahta iskeleler kurulmuş. İskeleden tek sıra ilerliyor ve çayın çıktığı yere ulaşıyorsunuz. Suyun dibi çakıllı taşlı olduğundan lastik ya da bez ayakkabınızı yanınıza almayı unutmayın.  Kanyon kimi zaman daralarak, kimi zaman engebeli bir biçimde 18 km sürüyor. Sonuna kadar gitmek zor. En iyisi birkaç yüz metre gidip dönmek.  Dönüşte bunalmışsanız eğer buz gibi sulara kendinizi koyverin ve kanyonun dışına iskeleden değil de suyun akıntısına kendinizi bırakarak çıkın. Küçücük çocukların iskeleden hızla akan suya kendilerini bıraktıklarını görmek heyecan vericiydi. Kanyon içine girmenin tek yolu deli gibi akan buz gibi suya belinize kadar girmekten geçiyor. El ele tutuşmadan yürümek imkansız. Bastığınız yeri göremiyorsunuz. Ve dibi çok çakıllı. O birkaç dakikalık macerayı atlattıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi kanyon içinde ilerlemeye başlayabilirsiniz. Ayrıca sizin o suyun içinde geçmeye çalışırken ki halinizin fotoğrafını çekenlerde var. Yürüyüşünüzü bitirip geri döndükten sonra kurulmuş tezgahlarda bir bakıyorsunuz ki resimleriniz asılmış bile. Tabi almadan geçemiyorsunuz. Çünkü o anda ne sizin ne de bir yakınınızın fotoğraf çekme şansı olamıyor can korkusuyla. Fethiye çevresinin en çarpıcı yerlerinden birisi Kelebekler Vadisi’dir. Her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide biraz zahmetlice tırmanıştan sonra milyarlarca kelebeğin kayaları , ağaçların gövdelerini ve yapraklarını, heryeri şal gibi örttüğünü görmek çok heyecan verici. Bu vadiye gitmek için önce Ölüdeniz’e gideceksiniz. Oradan kiralayacağınız bir tekneyle vadinin kumsalına ineceksiniz. Yolda dileyenler Mavi Mağaraya da uğrayabilir. Vadinin içinde iki patika var. Biri Şelalelere diğeri Faralya köyüne çıkıyor. Fethiye’den Ölüdeniz’e çamlar arasından giden yol 14 km. yokuşlu-inişli  yolun sonunda Belcekız Koyu çıkar karşınıza. Koyun içinden uzanan kumsalı yürüdüğünüzde ise eşsiz Ölüdeniz’i görürsünüz. Dibinde tek bir yosun yoktur. Beyaz bir kumla örtülüdür.  Rüyalar diyarı bir doğayı hala koruyan Ölüdeniz’de tatil yapmak, sadece plajda uzanmaktan çok daha fazla anlamlı artık. Babadağ’da Yamaç paraşütü aktivitesi sayesinde bir doğa harikası olan Ölüdeniz’i 1969 metre yükseklikten yavaş yavaş alçalarak izleyebiliyorsunuz. Alışveriş yapmak isterseniz Paspatur Çarşı’sına gitmelisiniz. Ayrıca Salı günleri kurulan haftalık pazarına da uğrayabilirsiniz. Halı dokumacılığında ün kazanmış Kayaköy  ve kilim dokumacılığında ünlü Seydiler’e de uğramayı unutmayın. Karnınız acıktığında, Paspatur çarşısı civarında ev yemekleri, kebap ve pide çeşidi sunan lokantalar bulunuyor. Deniz ürünlerini , Fethiye merkezde Belediye parkı ve iskele civarındaki lokantalar ile Çalış plajına giden güzergahta belediyenin yeni düzenlediği sahil yolunda bulmak mümkün. Önümüzdeki  Bayram tatilinde, oralarda hava halâ ılıkken Fethiye sizler için harika bir fırsat olabilir. Erken rezervasyonla çok uygun fiyata yer ayırtabilir, unutulmaz güzellikte anılarla dönebilirsiniz.

GÜLŞAH CENGİZ
gulsahcengiz@hotmail.com.tr

 
 

Bu yazı 401 kez okunmuştur.