Advertisement
Ataşehir Online Ana Sayfa
ANA SAYFA
Advertisement
ANAHABERYEME İÇMEGÜZELLİKSİNEMASPORGEZİKİTAPSAĞLIKEVCİLOTOTEKNOLOJİKÜLTÜRHARİTAREHBERSERİ İLAN
Küresel Mali Kriz Ataşehir'i de Vurdu
ImageKüresel mali krizin etkisi, çarpıcı biçimde iş yerlerinde kendini hemen gösterdi. Bir yıldır ‘geliyorum’ diyen kriz, Ataşehir’i de etkisi altına aldı. Yaz tatili ve ramazanın ardından piyasanın canlanmasını bekleyen esnafı ve Ataşehirli şirketleri, bu kez de dünya çapında patlayan mali kriz fırtınası vurdu. Amerika’da patlak veren finansal kriz, kısa sürede tüm dünyayı ateş çemberine alan küresel bir mali krize dönüştü. Gelişmiş ülkeleri daha çok etkileyen krize karşı, hükümetler müdahalelerde bulunarak ateşi düşürmeye çalışıyor. Ekonominin küresel niteliği dolayısıyla krizden etkilenmeyen ülke neredeyse yok. Ataşehir Magazin
Ekonomik krizin ayak sesleri yaklaşık bir yıldan beri Türkiye’de de hissediliyordu. Şimdi, herkes ne olacağını birbirine soruyor ve ekonomik krize karşı alabileceği önlemleri düşünüyor. Gözümüz ve kulağımız uluslararası borsa tahtalarından ve döviz endekslerinden gelecek haberlerde... Kimse uluslararası mali krizin etkilerinin nereye kadar uzanacağına ilişkin tahminde bulunamıyor.

Vatandaşın tedirgin bir bekleyiş içine girdiği bu günlerde, ekonomik durgunluk iyiden iyiye hissediliyor. İlk refleks harcamaların kısılması oldu. Başbakan Erdoğan’ın, “Güçlüyüz, bize bir şey olmaz”, Maliye Bakanı’nın “Afrika’daki kabileler de etkilenecek” türünden açıklamaları da kriz karşısında ‘Ciddi önlemler alabildik mi?” sorusunu akla getiriyor.

Küresel mali krizin etkisi, en çarpıcı biçimde iş yerlerinde kendini hemen gösterdi. Bir yıldır ‘geliyorum’ diyen kriz, Ataşehir’i de etkisi altına aldı. Yaz tatili ve ramazanın ardından piyasanın canlanmasını bekleyen esnafı ve Ataşehirli şirketleri, bu kez de dünya çapında patlayan mali kriz fırtınası vurdu.

Esnaf yaşanan durgunluğu, ‘son on yılın en kötü dönemi’ olarak nitelerken, görüştüğümüz pek çok girişimci, geleceğe ilişkin umutlu konuşamıyor. Ekonomik krize ve alınması gereken önlemlere ışık tutması için görüşlerine başvurduğumuz Ataşehirli bazı girişimcilerin değerlendirmelerini sayfalarımıza taşıyoruz...

Süleyman Koçak (Turizmci):
İşlerin kötüye gideceği inancı yaygın

Amerika’daki özel emeklilik fonları, borsa ve yatırımlara kaydırıldı. Bu sisteme Türkiye’de dahil oldu. Fakat bu özel sigorta fonlarının getirisi, yatırımcı açısından belirsiz. Ben hesapladım, getirisi çok düşük. Bankalar bu fonlarla kredi kullandırır veya yabancı borsalara girer. Türkiye’de faiz yüksek olduğu için ya fon aldılar ya da market benzeri yatırımlara ortak oldular. Diğer yandan Amerika’da mortgage de sağlam zannedildi ve çok kolay bir şekilde yaygınlaştı.

Sonunda bu fonlar ciddi, üretken yatırımlara yönelmediği için tıkandı. İşçilik ucuz olsun diye, endüstri yatırımları Çin’e, Hindistan’a kaydırıldı. Fabrikalar kaçtı. Büyük Türk sanayileri bile artık Çin’de fabrika kurmaya başladı. Mali kriz pazardan, borsadan kaçıştan kaynaklanıyor.

Bugün için Türkiye’de büyük sıkıntı yok. Fakat etkileri artabilir. Ataşehir’de de moral bozukluğu var. Piyasaların kötüye gideceği düşüncesi yaygın. Yatırımlar kısıldı. Kurumsal firmalarla çalışıyoruz, işlerde büyük düşüş var. Bireysel satışlarda ise düşüş daha az. Ayrıca, mevsime bağlı düşüşler de var. 2002 krizini yaşamak Türkiye için avantaj oldu. Krizin etkileri nisan ayına kadar devam eder.

Habib Kanat (Döviz Bürosu Sahibi-Yatırımcı):
Döviz alanlar zarar edebilir

Amerika’dan kaynaklanan kriz giderek dünyaya yayılıyor. Aslında kriz bir yıldan beri vardı, fakat kimse gereken tedbiri almadı. ‘Geçiştiririz’ diye düşünüldü. Krizi atlatmak, insanları mağdur etmemek için ileriyi görmek lazım. Başbakan diyor ki, “Biz krizden etkilenmeyiz.” Nasıl etkilenmeyiz? Amerika, Avrupa etkilenirken Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün mü? Bu krizi baskı altında tutmaya çalışacaklar. Ama nereye kadar. Örneğin, Türkiye borsalarında yabancıların payı yüzde 70. Türkiye’ye yabancı sermaye girişi azaldı. Dünyada gezen sıcak bir para var. Bu para kendini  kurtarmaya çalışıyor. Kendini nerede güvenceye alırsa oraya kaçacak. Bu sıcak parayı çekmeye başladığı anda Türkiye’de kriz olacak. Olursa da Amerika’ya filan benzemez. 2001 krizinin aynısını yaşayabiliriz.

Bizim Başbakan, Maliye, Hazine, Merkez Bankası, hepsi, krizi konuşarak halletmeye çalışıyor. Oysa mali konular konuşularak değil, tedbir alınarak halledilir. Çıkıp ‘biz şu önlemleri aldık’ deseler insanlar rahatlayacak. Kriz ortamında insanlar tedirgin olur. Parayla ilgili kaygı duyar.

Her şeyin lokomotifi gayrimenkulde durgunluk daha da hızlanacak. Piyasanın kötüye gideceği bir yıl önceden belliydi. Emlakta bu günler, iyi günler olacak. Çünkü herkes  satmaya çalışıyor, ancak alıcı yok. Emlakta değer kaybı yüzde 100 olacak. Konut stoğunu eritmek ve piyasaları rahatlatmak için yanıltıcı konuşmalar yapılıyor. Emeklileri, küçük yatırımcıları, onların biriktirdikleri üç beş kuruşu yanlış yönlendirerek, mağdur etmenin faydası yok. Yanlış yönlendirmelerden, yanıltıcı politikalardan kaçınmalıyız.

Krizin nerede duracağını kimse kestiremiyor. Dövizin nerede duracağını da. 2002’deki gibi yükselebilir, tekrar 1.3’lere de inebilir. Dolar belirsiz. Piyasada arz olursa Merkez Bankası bile bir yere kadar dayanabilir.

Esnaf ve yatırımcılara çok dikkatli olmalarını  tavsiye ediyorum. Yeni yatırımlara girmesin, kendi hacimlerinin dışında hareket etmesinler. En az 6 ay, bekleyip görsünler. Taşlar yerine oturana kadar pozisyonlarını korusunlar. Çünkü işler düştü, gelirler azalıyor.

Bu aralar herkes döviz alıyor. Panik yapmaya gerek yok. Her yükseldiğinde alırlarsa, zarar görürler. Geçmişte bunları yaşadık. Yükselince alıyor, ama bir süre sonra düşünce zarar ediyorlar. Benim param olsa bankada faizde tutarım...

Handan Cengiz (Emlakçı)
Kazanın doğurduğuna inanıyorsak,
öldüğüne de inanmalıyız

İnsan, doğası gereği iyiye çok kolay alışıyor. Bugünlerde, mal sahipleri ile yaptığım  sohbetler, bana Nasrettin Hoca’nın fıkrasını hatırlatıyor: Hoca, giden kazanı ilavesi ile gelince kazanının doğurduğuna inanıyor, ama verdiği kazan geri gelmeyince öldüğüne inanmak istemiyor.

Ataşehirli olarak depremden sonra artan kira ve satış fiyatlarına çok kolay alıştık. Ancak bugün, dünya ekonomik krizle sarsıldığı halde, bunun bize de dokunmasına inanamıyoruz ve kabul etmek istemiyoruz. Kaldı ki, 2004 başından itibaren Ataşehir’de gayrimenkul değerleri yüzde 100 ila yüzde 150 arasında arttı. Bu, 4 yıl için çok hızlı bir büyümedir. Bana göre şu anda yaşadığımız tablo, bu hızlı büyümenin doğal sonucu olan yavaşlama ve tüm dünyayı etkileyen krizin de etkisiyle kira ve satış değerlerinin geçtiğimiz yıla oranla yaklaşık yüzde 30 oranında düşmesidir.

Yine de çok şanslıyız. Ataşehir’imizin sunduğu çağdaş yaşam biçimi ve imkanları sayesinde, bölgeye talepte ciddi bir düşüş yok. Çok sayıda gözüken satılık, kiralık afişlerinin önemli bölümünün sebebi ise düşen talep değil, mal sahiplerimizin bugünkü değerleri  kabullenmemesi. Bu durum ne kadar sürecek tahmin etmek zor, ancak daha önceki kriz dönemlerini hatırlarsak, toparlanma 1-2 yıldan erken olmayacak.

Bu dönemde gayrimenkul sahiplerine tavsiyem; kiracıları varsa, yeni dönem kirası için  mutlaka makul bir kirada anlaşmalarıdır. İnanın kiracı müşterilerimizin önemli  bir kısmını, mal sahibinin kira artışı isteğini çok yüksek bulan, komşu dairesinin daha düşük bir rakama kiralanmasını hazmedemeyen kişi ve aileler oluşturuyor. Eğer emlakları boşsa ve kiralamak istiyorlarsa, bugünün kirasını kabul etmek için vakit kaybetmemelerini tavsiye ederim. Çünkü geçen zaman, beklediğiniz gibi olumlu değil olumsuz gelişmeler de getirebilir. Ayrıca beklediğiniz her gün, kira kaybetmeniz de cabası...

Satma ihtiyacı olanlara da benzer önerim olacak. Satma kararları varsa, bugünün şartlarına uymakta gecikmemelerini tavsiye ederim. En azından bankaların verdiği yüksek faizlerle, düşen satış fiyatlarını biraz olsun telafi etmeleri mümkün.

Uzun vadede tablo çok  karamsar da değil elbette. Ataşehir’i önümüzdeki 3 yıl içinde daha güzel dönemler bekliyor. Kamu bankalarının kararlaştırıldığı gibi bölgeye taşınması halinde, bizi yeni bir nüfus, artan talep, değer artışları ve daha da artacak olan bir trafik sorunu bekliyor.
 
Image Ataşehir Online Anadolu Ajansı Üye Kuruluşudur.
Şu anda 11 kişi online
Toplam Yazı Adedi: 7120

Anket

Ataşehir benim için ...
 

Son Eklenenler

En Çok Okunan

En Çok Aranan

Ataşehir Bülteni

Ataşehir bültenine üye olarak yeniliklerden düzenli olarak haberder olabilirsiniz. Üyelik  



Guncelleme:
08.01.2009 13:22
Advertisement

Hava Durumu

ISTANBUL

Döviz (TCMB Kapanış)

USD Alış1.5462 YTL
USD Satış1.5537 YTL
EURO Alış2.1003 YTL
EURO Satış2.1104 YTL
Advertisement

Ataşehir Online Copyright © 2007 - Tüm hakları saklıdır - Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.

Powered by Innorus.com