YEME İÇME

Kış Çayları Her Derde Deva

Sonbahar bitiyor, kış mevsimi yaklaşıyor. Havaların soğuması ile birlikte üst solunum yolu ve enfeksiyon kaynaklı hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Vücudun bağışıklık sistemini, kış enfeksiyonlarına karşı güçlendiren bitki çayları, özellikle bu dönemlerde adeta doping etkisi yapıyor. Peki, kış çayları adıyla da bilinen bu sihirli içecekler, nasıl ve hangi miktarlarda tüketilmeli? Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Merve Sarptaş Büyükince, bitki çaylarının vücut sağlığına etkisi ve doğru tüketil şekilleri hakkında bilgi verdi. oku

Ataşehir’de Gıda İmalatı ve Satışı Yapan Yerlerde Denetim Devam Ediyor

Zabıta, Sağlık İşleri ve Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, gıda üretilen ve satılan mekanların insan sağlığı açısından daha nitelikli ve uygun şartlarda hizmet vermesini sağlamak için denetimlerini artırdı. Sabah 6’da başlayıp gün boyu devam eden denetimlerde, işyerlerine uyarılarda bulunularak görülen eksikliklerin tamamlanması sağlanıyor. Yapılan denetimlerde işyerlerinin ruhsatlarından, temizlik kontrollerine kadar çeşitli denetimler yapılırken, eksikleri olan işletmeler uyarılıp, uyarıları dikkate almayanlar hakkında da yasal işlem yapılacağı hatırlatılıyor. oku

Soğuklara Kalkan Olan Pekmez Her Derde Deva

Vücudun enerji ihtiyacını karşılayan pekmez, içeriğindeki demir ve kalsiyum nedeniyle kemik gelişimini sağlıyor, kansızlığa iyi geliyor. Pekmez, soğuk havalarda tüketildiğinde vücudun ısı dengesini sağlıyor, antioksidan içeriği ile de bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Merve Sarptaş Büyükince, soğuk havaların vazgeçilmez besini pekmezin yararları hakkında bilgi verdi. oku

Dünya’da Açlık Artışa Geçerken Obez Nüfusu Yüzde 13’e Ulaştı

Dünyada 2000’li yılların başında azalma eğilimine giren küresel açlık, 10 yıllık aranın ardından tekrar tırmanmaya başladı. Açlıkla mücadele eden küresel nüfus 2004 yılından itibaren istikrarlı olarak azalma eğilimden olurken 2014 yılından itibaren artışa geçtiği belirlendi. Medya takibinin öncü kuruluşu Ajans Press, açlık ve obezite üzerine bir inceleme gerçekleştirdi. Ajans Press’in Birleşmiş Milletler verilerinden edindiği bilgilere göre dünya nüfusunun tamamını doyurabilecek gıda mevcut olduğu halde 815 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kaldığı belirlendi.2050 yılında 10 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunda, beslenme ihtiyacının karşılanabilmesi adına küresel gıda üretiminin yüzde 50 artması gerekiyor. oku

Birlik ve Beraberlik İçin Aşure Kazanları Ataşehir’de Kaynadı

Ataşehir Belediyesi, Muharrem ayının gelmesiyle, birlikteliği ve kardeşliği pekiştirmek amacıyla geleneksel hale getirdiği aşure dağıtımına bu yıl da devam ediyor. Bu ayın manevi atmosferi içerisinde Ataşehir Belediyesi tarafından, 3-8 Ekim tarihleri arasında her gün Ataşehir’in mahallelerinde aşure kazanları kaynamaya ve vatandaşlara dağıtılmaya başlandı. Aşure etkinlikleri kapsamında 5 Ekim Perşembe günü Küçükbakkalköy Mahallesi Prestij Caddesi’nde büyük kazanlarda sıcak bir şekilde servis edilen aşureler, Ataşehirlilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. İkram edilen aşureleri afiyetle yiyen vatandaşlar, birlikte olmanın mutluluğunu yaşarken Ataşehir Belediyesi’ne bu anlamlı geleneği yaşattıkları ve unutturmadıkları için teşekkür ettiler. oku

Ataşehir’de Aşure Kazanları Sevgi İçin Kaynayacak

Muharrem ayının gelmesiyle birlikteliği ve kardeşliği pekiştirmek amacıyla mutfaklarda geleneksel lezzetlerin vazgeçilmezi Aşure için de hazırlıklara başlandı.  Aşure ayında, vatandaşlar komşularına, dost ve akrabalarına aşure ikram ediyor, bu vesileyle dostluk ve sevgi yeniden pekiştiriliyor. Tüm inançlara saygı ve hürmet gösteren Ataşehir Belediyesi de bu yıl Aşure kazanlarını barış, dostluk ve beraberlik için kaynatmaya hazırlanıyor. Ataşehir’in mahallelerinde 6 gün boyunca sıcak aşure kazanları kaynayacak ve vatandaşlara dağıtım yapılacak. oku

Yaz Sıcağında Serineltici ve Sağlıklı İçecekleri Tercih Edin

Yaz aylarında yetişkinlerin günlük ihtiyaçlarına göre en az 2-2,5 litre sıvı tüketmesi gerekiyor. Sıcak havada serinlemek için içilen gazlı, şekerli ve buzlu içecekler ise sıvı ihtiyacını gidermek yerine susuzluğu daha da artırıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Hülya Tulgar, sıcak havalarda sıvı kaybını önlemek için sağlıklı içeceklerin seçilmesinin önemine dikkat çekerek konu ile ilgili tavsiyelerde bulundu. oku

Dondurma ile Serinlemek İsterken Sağlığınız Bozulmasın

Besleyici değeri yüksek olan sütten üretilen dondurma, yaz aylarının vazgeçilmez tatları arasında yer alıyor. Ancak hijyenik koşullarda üretilip saklanmayan dondurmalar, genel vücut sağlığını olumsuz etkileyerek zehirlenmelere yol açabiliyor. Kaynağı bilinmeyen tatlandırıcılar ve çeşitli katkı maddeleri kullanılarak üretilen dondurmalardan da uzak durulması gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Hülya Tulgar, sağlıklı dondurma tüketimi konusunda önerilerde bulundu. oku

Ataşehirli Kadınlar Cake Show İstanbul”dan 4 Madalyayla Döndü

Yarışmaya Büyük Dekor dalında katılan ve “Yörük Çadırı” pastası ile gümüş madalya kazanan Tuğba Ekinci, Diriliş Ertuğrul dizisinden ilham aldığını söyledi. Türklerin eski kültürlerine merak duyduğunu belirten Ekinci, “Yarışmaya katılmaya karar verdiğimde aklıma bu konu geldi. Yarışma için yaptığımız pastalar görsel ağırlıklı tasarım pastalarıdır ve yeme amaçlı yapılmıyor. Yarışmaya katıldığım ve başarılı olduğum için çok mutluyum” dedi.  

“Cake Show İstanbul”da figür uygulama eğitimlerinin verildiği etkinliğe, ATAMEM’de pastacılık eğitimi alan 15 kursiyer de katıldı. Eğitimin kendilerine büyük katkıda bulunduğunu vurgulayan kursiyerler, Ataşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini ilettiler. Kursiyerleri yarışmaya hazırlayan ATAMEM Birim Sorumlusu Tamer Şahin ve Pastacılık Öğretmeni Hamide Kırım da kursiyerlere Cake Show boyunca eşlik etti. 

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehirliler Hamsi Şöleni’nde Çoştu

Kürsüde söz alan bir diğer isim de CHP Meclis Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay’dı. Altay, konuşmasında anlattığı Temel Fıkrası ile vatandaşları güldürdü. Karadenizli olmanın verdiği mutluluğa vurgu yapan Altay, fıkrayı şu şekilde anlattı. “Temele sormuşlar; Karadenizli olmasaydın ne olurdun?
Temel cevap vermiş; vallahi çok mahcup olurdum”

Daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, yağmurlu havaya vurgu yaparak  “Fazla konuşma yaparak sizi burada bekletmek istemiyorum. Tüm vatandaşlarıma katılımlarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Herkese iyi eğlenceler diliyorum” dedi.

Başkan Battal İlgezdi ile tüm konuşmacılara plaket ve Karadeniz’in yöresel minyatür tulumu hediye edilmesinin ardından, İstanbul Milletvekili ve PM Üyesi Gamze Akkuş İlgezdi ile CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ta birer konuşma yaptı.

Konuşmaların tamamlanmasının ardından, Türkiye’nin ilk kadın tulum sanatçısı ve aynı zamanda tulum öğretmeni olan Filiz İlkay Balta sahne aldı. Tulum enstrümanıyla eğlenmeye başlayan vatandaşların bir kısmı alkış tutarak eşlik ederken, bir kısmı da horon oynadı.

Sanatçı Filiz İlkay Balta’nın ardından, sevilen sanatçı Resul Dindar da Ataşehirlilere unutulmaz bir konser verdi. Sevilen şarkılarıyla Karadeniz rüzgârını Ataşehir’de estiren Dindar, vatandaşlara coşkulu bir gün yaşattı. Konserin ardından vatandaşlar, şenlik alanından mutlu bir şekilde ayrıldı.

Kaynak: Ataşehi Belediyesi

Ataşehir Hamsi Şöleni – 19 Mart 2017 Pazar

Tarih: 19 Mart 2017/ Pazar

Saat: 14.00

Yer: Küçükbakkalköy Mahallesi Prestij Caddesi

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehirli Minikler Turşu Kurdu

Önceki çalışmalarda kurabiye, meyveli puding ve ayran gibi yiyecek-içecek hazırlayan çocuklar, bu çalışmalarda el ve parmakların oluşturduğu hareketler olan ince motor becerisini geliştirdiler.

Kendi turşularını yapan minikler gün boyu doyasıya eğlenirken, mutfakta yaptıkları bu etkinlikten büyük zevk aldılar.

Daha önceki çalışmalarda yaptıkları yiyecekleri annelerine hediye eden çocuklar, bu çalışmada yaptıkları turşuları ise babalarına hediye ettiler.  

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Hastalıklara Karşı Koruyucu Kalkan Kış Sebze ve Meyveleri

C Vitamininden Zengin Mandalina Soğuk Algınlığına Bire Bir
 
E, C vitamini, lif ve proteinden zengindir. İçeriğindeki yüksek C vitamini; soğuk algınlığı, nezle ve gribe karşı savunma mekanizmamızı güçlendirir. Hipertansiyonu düşürür. Liften zengin olduğu için tokluk hissi vererek kilo vermeye yardımcı olur.

Yorgun Vücudun Çaresi Narda

 
C vitamini, K vitamini, folik asit, demir ve potasyumdan zengindir. Bağışıklığı ve akciğeri güçlendirir. Kalbe ve mide ağrılarına iyi gelir. Grip virüslerini yok eder.  Ayrıca selenyum, magnezyum ve fosfor gibi mineralleri çok fazla içermesinden dolayı yorgunluğu da giderir.

Greyfurt Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

 
C Vitamini ve liften zengindir. Kötü kolesterolü düşürür ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Bazı ilaçlarla alındığında ciddi yan etkileri olduğundan, ilaç kullanılırken tüketmemeye özen gösterilmelidir.

Kanser Savaşçısı Brüksel Lahanası

 
Lif, protein, vitamin, mineral ve antioksidanlar açısından son derece zengin bir sebzedir. Ayrıca kükürtlü sebzeler grubunda olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. Salatalarda çiğ tüketilebildiği gibi, az pişirilerek de tüketilebilir.

Elma Astımı Önlüyor

 
A ve C vitamininden zengindir. Hem çözünen hem de çözünmeyen lifler içermesi nedeniyle; ishal ve kabızlık tedavisinde kullanılır. Kolesterolü düşürür. Astımı önleyici ve tedavi edicidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

Kivi Gribal Enfeksiyon ve Kansere Karşı Bağışıklığı Destekliyor

 
A vitamini, C vitamini, potasyumdan ve liften zengindir. İçerdiği yüksek C vitamini; gribal enfeksiyonlar ve kansere karşı bağışıklığı destekler. Kabızlığı giderir ve kolesterolü düşürür. Ayrıca cildi de besler.

Ispanak Hipertansiyonu Düşürüyor ve Kemikleri Güçlendiriyor

 
Demir yönünden zengin ve protein içeren bir sebzedir. Ayrıca doymamış yağlardan da zengindir. Hipertansiyonu düşürür. İçerdiği K vitamini sayesinde kemik sağlığını korur. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.

Bal Kabağı Kolon Kanserine Karşı Koruyor

 
A vitamini, C vitamini, fosfor, kalsiyum, demir ve liften zengin bir gıdadır. Göz sağlığını korur (A vitamini) ve doğurganlığı destekler (Demir ve A vitamini). Özellikle kolon kanserine karşı koruyuculuğu kanıtlanmış bir gıdadır.

Her Derde Deva Ayva

 
A ve B vitaminleri, yüksek miktarda potasyum, tanin ve kireçli tuzlar içerir. İçerdiği C vitamini, günlük ihtiyacımızın 1/4 ünü karşılayarak bağışıklığınızı destekler. Antioksidanlardan olan C vitamini, kansere karşı korur. Zengin lif içeriği kilo vermenize yardımcı olurken kalp sağlığınızı da korumanızı sağlar. Ayrıca potasyumdan zengin olduğu için kan basıncını dengeler.

Brokoli Mide ve Mesane Kanserini Önlüyor

 
A vitamini, C vitamini, potasyum ve folik asit için iyi bir kaynaktır. Brokoli çiğ tüketilebildiği gibi, pişirilerek de tüketilebilir. Besin kaybı olmaması için az pişirilmeli ve haşlama suyunun dökülmemesi gerekir. Mide kanseri ve mesane kanserini önleyici ve tedavi edici edici bir sebzedir.

Göz Sağlığı İçin A vitamini Deposu Havuç

 
A, B1, B2 vitamini ve lif kaynağıdır. Göz sağlığını koruyan A vitamininden zengindir. Havuç suyunda bulunan bioaktif kimyasallar, miyeloid ve lenfoid lösemide kansere yol açan hücre büyümesini baskıladığı kanıtlanmıştır. Su içeriği yüksek olduğu için diyabet hastaları rahatlıkla tüketebilir.

Armut Bağırsakları Düzenliyor

 
A, B1, B2, B3, B6, C vitaminini ve liften zengindir. Suda çözünen lifleri içerdiği için kabızlığı tedavi etmek için tüketilebilir. Hipertansiyonu düşürür. Ayrıca K ve C vitaminleri serbest radikalleri yok ederek kansere karşı korur. Hipoalerjenik olduğu için bebeklerinize güvenle verebilirsiniz.

Portakal Diyabeti Önlüyor

 
C vitamini, B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve lif açısından oldukça zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Böbrek taşlarını düşürür, diyabeti önler, kansızlığa iyi gelir.

Saray Muhallebicisi istanbul Üniversitesi Kariyer Günleneri’ndeydi

“Hangi bölümü okursanız okuyun, içinizden geçen, sevdiğiniz ve gerçekten istediğiniz işi yapın” sözleriyle biten konuşmanın ardından Saray Muhallebicisi standında öğrencilerle bir araya gelen Tezel soruları yanıtladı.

Kamu ve özel sektörün farklı disiplinlerinden konuşmacıların yer aldığı organizasyonda katılımcı firmalar ile standlarında bir araya gelen üniversite öğrencileri, kariyer görüşmesi yapma ve iş başvurusunda bulunma şansını da yakaladı.

Saray Muhallebiclisi’ne Çin’den Ödül

Lianorg.com ödülü; “Saray Muhallebicisi enfes menüsü, güler yüzlü hizmeti, ziyaretçilerin pozitif yorumları ve popülerliği ile ödül almaya hak kazanmıştır.” açıklamasıyla duyurdu.

Saray Muhallebicisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Münevver Topbaş Aydın konuyla ilgili yaptığı açıklamada; ”Uluslararası bir platformdan böyle bir ödül almak bizi gururlandırdı. Dedelerimizden kalan lezzet mirasını ilk günkü tat ve heyecanla müşterilerimize sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

80 yıllık geçmişinde Kazandibi, Saray Muhallebisi, Tavuk Etli Çorba, Tavuklu Pilav gibi marka olmuş ürünleriyle İstanbul’un lezzet miraslarından biri olan Saray Muhallebicisi; tamamı kendisine ait olan İstanbul’daki 20 şubesinde kalite ve güvenin simgesi olmaya devam ediyor.

Lianorg hakkında

Restoranlar, oteller, mağazalar ve turistik mekanlar olmak üzere dört ayrı kategoride hizmet veren bir turist bilgi sitesi olan www.lianorg.com, sürekli olarak mükemmel bir konukseverlik taahhüdü sergileyen restoran, otel, mağaza ve turistik mekanları her yıl onurlandırmaktadır.

Atacity Gurme’den Çılgın Proje

Kazandibi Denince Akla Saray Muhallebicisi Gelir

Tarihi çok eskilere dayanan kazandibi tatlısının tüm malzemeleri 80 yıllık reçeteye sadık kalınarak, bakır kazanlarda uzun saatler boyunca karıştırılıyor. İçinde gerçek tavukgöğsü kullanılan kazandibinin, tatlıya adını veren kızarmış kısmı ise geleneksel yöntemlerle pişirilip, içine tavukgöğsü sarılarak hazır hale getiriliyor.  Yapımında el emeği ve ustalığın ön plana çıktığı kazandibi tatlısı, Saray Muhallebicisi’nde sevenleriyle buluşuyor.
 
İştah açıcı sunumunun yanı sıra lezzetiyle de gönülleri fetheden, hafif olması nedeniyle yemeklerden sonra en çok tercih edilen tatlılar arasında yer alan Kazandibi tatlısı, dondurmalı veya dondurmasız daima mutluluk sebebi oluyor. Kazandibi denince akla ilk Saray Muhallebicisi geliyor…

ATAMEM Kursiyerleri Dünya Mutfakları ile Tanıştı

25 ülkeden 400’ü yabancı olmak üzere toplam 2000 yarışmacı aşçının, 70 kategoride yarıştığı, 25’i yabancı 100 jüri üyesinin bulunduğu mutfak günlerini ziyaret eden kursiyerler, Türk aşçıları ve dünya aşçılarıyla bir araya gelerek, dünyanın diğer mutfak ve pasta kültürleriyle tanışmış oldu.

Fuar alanını gezen ATAMEM kursiyerleri, dünyanın önde gelen aşçı ve pasta ustaları ile tanışarak karşılıklı bilgi alışverişi sağladılar.

Yapılan ziyaretten son derece memnun kalan kursiyerler teşekkürlerini dile getirip, bu tür etkinliklerin düzenlenmesinin farklı kültürleri ve lezzetleri tanıma ayrıcalığı yarattığını ifade ettiler.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Enfes Cafe & Kitchen Ataşehir Açıldı

Saray Mandıra’dan Gelen Doğal Manda Sütüyle Hazırlanan Katkısız Saray Yoğurdu

Paket servisle ister evinizde ister ofisinizde.
 
Çömlek kaplardaki özel ambalajında sunulan Saray Yoğurdu, paket servis ile de tüm Saray Muhallebicisi şubelerinden ev ve ofislere ulaşıyor.
Manda sütü ve yoğurdu ile ilgili bunları biliyor muydunuz?

•Manda sütü; inek ve keçi sütüne oranla iki kat fazla kalsiyum ve protein içerir.

•Gelişme çağındaki çocukların kemik gelişiminde, yaşlılarda ise kemik erimesinin önlenmesinde önemlidir.

•Manda sütü, A vitamini ve yağda eriyen diğer vitaminler bakımından da inek, koyun ve keçi sütlerden üstündür.

•Manda yoğurdunun kolon ve rektum (kolorektal) kanser riskini %80 oranında azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

•Çeşitli biyokoruyucu maddeleri (immunoglobulinler, laktoferrin, lisozim, laktoperoksidaz) içermesi açısından da vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.

•Araştırmalara göre manda sütünün günde bir bardak içildiğinde vücudun bütün besin ihtiyacını karşıladığı ortaya çıkmıştır.

•Sağlıklı yaşam için manda sütü, yoğurdu veya peynirinden her gün en az 1 porsiyon tüketilmesi gerekir.

•Manda sütü, inek sütüne oranla 4-5 kat daha düşük kolesterol içerir.

Sütlü Tatlı Saray Muhallebicisi’nde Yenir

Saray Muhallebicisi müdavimlerinin kalbinde özel bir yeri olan, günün her saati olduğu gibi yemeklerden sonra da en çok tercih edilen tatlılar arasında yer alan kazandibi tatlısı, 80 yıllık reçeteye sadık kalınarak geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor.

Büyük bakır kazanlarda uzun süre karıştırılan, el emeği ve ustalık ile birçok aşamadan geçen kazandibinin en önemli özelliği; bu tatlıda manda sütü ve gerçek tavukgöğsü kullanılması.

Tavukgöğsü, kazandibi, saray muhallebisi, sakızlı muhallebi, fırın sütlaç, krem şokola, keşkül, aşure, su muhallebisi, krem karamel gibi lezzetler; Saray Muhallebicisi’nin yıllardır en çok rağbet gören sütlü tatlıları olarak sevenleriyle buluşuyor.

Saray Muhallebicisi’nde bir gün değil, 365 gün aşure günü!..

Ayrıca bu yıl 23 Ekim’de aşure günü kutlanacak olan aşure tatlısı, yılın belli bir dönemi değil, Saray Muhallebicisi’nin tüm şubelerinde her gün sevenleriyle buluşuyor. Bu özel tatlıyı sadece aşure ayında değil, dilediğiniz zaman Saray Muhallebicisi şubelerinde tadabilir, ister evinize ister işyerlerinize paket servisle getirtebilirsiniz.

Ataşehir Belediyesi Ataşehir’de Aşure Dağıttı

Örnek Taksi Durağı

Göztepe Tamirhane Durağı

 

27 Ekim 2015 Salı Saat: 13.00

İçerenköy Mahallesi Pazar Sokağı

Ferhatpaşa Mahallesi Pazar Sokağı

Fetih Mahallesi Atatürk Bulvarı

 

28 Ekim 2015 Çarşamba Saat: 13.00

Esatpaşa Pazarı (Okul Tarafı)

Yeni Sahra Pazarı

Kayışdağı Mahallesi ( Son Durak )

 

Aşure Dağıtımı İkindi Programı:

26 Ekim 2015 Pazartesi – İkindi namazı sonrası

Kayışdağı Mahallesi Kayışdağı Merkez Cami

Kayışdağı Mahallesi Darulaceze Camii

Kayışdağı Mahallesi Fatih Cami

Kayışdağı Mahallesi Erengazi Akşemsettin Cami

Kayışdağı Mahallesi Hz. Hüseyin Camii (Azeri Camii)

Yenişehir Mahallesi Kanuni Sultan Süleyman

Yenişehir Mahallesi Emekevler Cami

Yeniçamlıca Mahallesi Ebuhureyhe Cami

Yeniçamlıca Mahallesi İmamı Buhari Cami

Yeniçamlıca Mahallesi Yedpa Cami

Yeniçamlıca Mahallesi Yeni Çamlıca Cami

Mevlana Mahallesi Ashab-I Kehf Cami

Mevlana Mahallesi Hacı Mehmet Uslu Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Merkez Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Veysel Karani Camii

Ferhatpaşa Mahallesi Hacı Osman Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Ahmet Efendi Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Mehmet Ali Tombul Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Hacı Ali Rıza Cami

Mimar Sinan Mahallesi İbrahim Ethem Cami

 

28 Ekim 2015 Çarşamba – İkindi namazı sonrası

İçerenköy Mahallesi Merkez Cami

İçerenköy Mahallesi Osmanlı Çatakbaşı Camii

İçerenköy Mahallesi Ali Gazi Baba Cami

İçerenköy Mahallesi Birlik Cami

İçerenköy Mahallesi Şafak Cami

İçerenköy Mahallesi Bostancı Oto Sanayi Camii

İçerenköy Mahallesi Selçuklular Cami

İçerenköy Mahallesi Şehitler Cami

İçerenköy Mahallesi Gök Yiğit Cami

İçerenköy Mahallesi Hacı Nuri Cerit Cami

İnönü Mahallesi Uhud Cami

İnönü Mahallesi İlknur Cami

İnönü Mahallesi Medine Mescid-İ Cami

İnönü Mahallesi Hz. Ebubekir Sıddık Cami

Atatürk Mahallesi Fevzi Çakmak Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi Mehmet Aşık Kutlu Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi Bağlar İçi Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi İmamı Azam Cami (Merkez Cami)

Küçükbakkalköy Mahallesi Mescid-İ Aksa Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi Kilisli Mustafa Kanat Cami

Batı Ataşehir Selmani Farasi Camii

Batı Ataşehir Müminderesi Camii

Batı Ataşehir Hz. Osman Camii

 

Mustafa Kemal Mahallesi Cemevi ve İçerenköy Mahallesi Pir Sultan Cemevi'nde de aşure dağıtımı yapılacaktır. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Develi Saldırganı Yakalandı

Ataşehir Develi’de Çocukların Üzerine Asit Atıldı mı?

Chicken & Rice Ataşehir’de Açıldı

Bu Gıdalar Beyninizin Zinde Kalmasını Sağlıyor

 
Folik asit hafızayı güçlendiriyor

Vücuttaki bütün hücreler gibi beyin hücreleri de besine ihtiyaç duyar. Kişilerin uzun süren beslenme bozuklukları, sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Dengesiz ve yetersiz beslenme, beyindeki hücre sayısını ve sinir hücrelerinin gelişimini engelleyerek kalıcı hasarlara bile neden olabilmektedir. İnsanın beyin gelişimi anne karnında başlamaktadır. Annenin gebelik boyunca düzenli ve sağlıklı beslenmesi beyin gelişimi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle anne adaylarının gebelik süresince folik asidi yeterli miktarda alması, bebek beyninin hafıza hücreleri için anahtar görevi görmektedir. Folik asit desteği yetişkinler için de önemlidir. Alzheimer ve bunama riskine karşı folik asit bakımından zengin fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmelidir.

Karbonhidrata dikkat!

Beynin enerji kaynağı glikoz yani şekerdir. Şeker düzeyinin beyinde azalması ya da artmasına bağlı olarak sorunlar yaşanabilmektedir. Glikozun elde edilebileceği karbonhidrat ve yağ tüketiminde dikkatli olunması gerekmektedir. Uzun süreli fazla şeker tüketiminin nörolojik sorunları ortaya çıkardığını unutmamak gerekmektedir. Unlu mamuller, baklagiller, patates, muz, elma, karbonhidrat bakımından zengin besinlerdir. Balık yağıyla birlikte bitkisel yağ tüketimi beyin sağlığı bakımından önemli bir yer tutmaktadır.

Yeterli ölçüde muz, yağsız süt ve yoğurt tüketin

Hafıza ve zeka gelişimi açısından B vitaminlerini içeren yiyecekler birinci sırada gelmektedir. B vitamini özellikle beyin ve sinir sisteminin sağlığını korumak açısından önem taşımaktadır. Eksikliğinde depresyon, kısa süreli hafıza kaybı, dikkat eksikliği, el ve ayaklarda yanma, iğnelenme, duyu kusuru, unutkanlık ve sinirlilik görülebilmektedir. Ayrıca B vitamini eksikliğinde, beyin ve beynin emirlerini uygulayan sinir sisteminde çeşitli derecede hasarlar oluşabilmektedir. Et, balık, yağsız süt, yoğurt, muz, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagillerde B vitamini bulunmaktadır.

Unutkanlık için balık yemeyi unutmayın

Omega 3 asidi bakımından zengin olan balık, beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışmasına yardımcı olmaktadır. Omega 3, beyin için daha fazla oksijen sağlayarak eski bilgileri hatırlamasını sağlamaktadır. Balık içerdiği protein ve amino asitlerle de, beyin tabakasının ihtiyacı olan sıvıyı karşılayarak hafızayı güçlendirmektedir. Balık yemek, ayrıca yoğun stres altında daha hızlı düşünmeye yardımcı olmaktadır.

Yumurtayla beyninizi yenileyin

Beynin iletim servisi olan nörotransmitterleri destekleyen kolin maddesi bir çeşit B vitaminidir. Kolin ayrıca yeni beyin hücresi üretiminde de fayda sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar yumurtanın kolin açısından en zengin besin maddesi olduğunu ortaya koymaktadır. Yumurtanın yanında yer fıstığı, balık, yeşil yapraklı sebzeler, soya ve keten tohumu da kolin kaynakları arasındadır. Bunun yanı sıra yumurtada bulunan amino asitler, hücre fonksiyonu ile etkileşime geçerek zihinsel ve nörolojik bozuklukları önlemek için nörotransmitter dengesini korumaktadır.

Beyin yaşlanmasını bademle durdurun

E vitamini beyinde yaşlanmayla birlikte oluşabilecek gerilemeyi durdurmaktadır. E vitamini yönünden zengin olan badem, beyindeki yaşlanmaya yavaşlattığı gibi beyin gelişimi ve sağlığı için birçok elementi de içermektedir. Bademin yanı sıra ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu da beyin sağlığı açısından tüketilmesi gereken gıdalar arasındadır.

Problemleri üzümle çözün

Son yıllarda yapılan araştırmalar üzümün dopamin salgılamasını artırarak problem çözme yeteneğini geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Bunun yanın da bor bakımından zengin olan üzüm, beyin sağlığı açısından tüketilmesi gereken besinlerin arasında yer almaktadır. Bor tüketiminin konsantrasyon ve hafızayı geliştirdiği de bilinmektedir. Üzümün yanı sıra elma ve fındıkta da bor bulunmaktadır.

Hafızaya yaban mersini dopingi

Yaban mersini, çilek gibi bazı meyveler ve domates, havuç gibi sebzeler yüksek oranda antioksidan içermektedir. Beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlayan antioksidan içerikli bu gıdaları tüketen yaşlı insanların kısa dönem hafızalarının geliştiği görülmektedir. Bunun yanında yaban mersininin sinir hücreleri ile etkileşime geçerek belleği geliştirdiği ve strese karşı beyni koruduğunu ortaya koyan çalışmalar da bulunmaktadır.

Bunlardan uzak durun

Demir deposu olan yağsız kırmızı et beyin gelişimi için büyük yarar sağlarken süt, peynir, hindi, tavuk gibi gıdalar da tüketilmesi gerekmektedir. Beyin için sağlıklı gıdaların yanında uzak durulması gerekenler de bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanmaktadır:

 
· Alkol
 
· İşlenmiş gıdalar
 
· Çok tuzlu besinler
 
· İşlenmiş proteinler
 
· Fazla miktarda kullanılan şeker

Saray Muhallebicisi Tek Kişilik Yeni Pastaları ile İddialı

Bu özel pastalardan “malaga” ve “profiterol kule”, gençler tarafından en çok tercih edilen çeşitlerin başında geliyor.
Çikolatalı devils kek üzerinde beyaz çikolatalı prenses kreması, fıstık draje, parça muz ve çikolatalı sos ile hazırlanan malaga, deneyenleri keyifli bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.
 
Çikolatalı devils kek üzerine yerleştirilmiş krema, profiterol sos, mini pataşu topları ve üzeri çikolata sos ile kaplanarak hazırlanan profiterol kule ise; hafif ve çikolatalı tatlı sevenleri tarifsiz bir mutlulukla buluşturuyor.
 
BU ÖZEL TATLAR ŞİMDİLİK SADECE SARAY MUHALLEBİCİSİ’NİN 12 ŞUBESİNDE:
 
Enfes lezzetleri birbiriyle yarışan bu özel tatlılar şimdilik Saray Muhallebicisi’nin 12 şubesinde (Teşvikiye, Zorlu Avm, Kanyon Avm, Özdilek Avm, Etiler, Galleria Avm, Mall of İstanbul Avm, Feneryolu, Suadiye, Bağdat, Palladium Avm, Meydan Avm) sıcak yaz günlerine mutluluk katıyor.

Asya Mutfağının Popüler İsmi P.F Chang`s Ataşehir Bulvar 216`da Açıldı

Akneye Karşı Somon, Pürüzsüz Bir Cilt İçin Bitter Çikolata Yiyin

Bu besinlere sofralarınızda mutlaka yer verin

Doğal gıdaların genel sağlığa önemli katkıları bulunmaktadır. İçeriğinde fitokimyasallar, polifenoller, antioksidan ve antiinflamatuar öğeler içeren besinler, çeşitli metabolizmaları etkileyerek cilt sağlığını olumlu yönde etkiler.

Zeytinyağı ile genç kalın

Tekli doymamış yağ asitleri ve antioksidan polifenol bileşikler sayesinde yaşlanmayı yavaşlatır. Çiğ olarak salatalarda veya sebze yemeklerinde kullanılabilir. Her ne kadar sağlıklı bir yağ olsa da aşırı tüketimi önerilmez.

Domates güneşten koruyor

Antioksidan likopen içeriği sayesinde cildi güneşten korur. Zeytinyağı ile birlikte tüketilirse koruyucu etkisi artmaktadır. Güneş kremi kullanımı yine de ihmal edilmemelidir. 5 tatlı kaşığı domates püresi ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağını 12 hafta boyunca tüketen kişilerin ciltlerinde, sadece zeytinyağı tüketenlere kıyasla %33 daha fazla güneş koruyucu etki gözlenmiştir. Domates püre haline getirildiğinde, içeriğindeki likopen miktarının arttığı unutulmamalıdır.

Bitter çikolata ciltteki pullanma ve pürüzleri önlüyor

Kakaoda bulunan flavanoller ve antioksidan özellikteki bitki bileşenleri cildi nemlendirir ve dolaşımı düzenler. 12 hafta boyunca yüksek oranda kakao flavanolleri içeren içecek tüketen kadınlarda, tüketmeyenlere göre ciltte pullanma ve pürüzlerde azalma gözlenmiştir. Kakaonun faydalarından yararlanıp, aynı zamanda kilo alımını önlemek adına günlük 28 gram veya 150 kalori olacak şekilde tüketim yapılmalıdır.

Her gün 1 fincan Türk kahvesi içip, 1 küçük kare bitter çikolata tüketin

Her gün kahve içen kadınlarda, içmeyenlere göre cilt kanseri riski daha düşük bulunmuştur. Kahve çekirdeklerinin kavrulma işlemine göre antioksidan içeriği değişir. Orta derecede kavrulma yöntemi tercih edilmelidir. Her gün bir fincan şekersiz Türk kahvesi ve bir kare bitter çikolata, hem kan şekerini dengeler hem de cilde ışıltı verir.

Sardalya ve somon sivilceye karşı koruyucudur

100 gram sardalya 1,5 gram omega 3 yağ asitlerini içerir. Omega 3 yağ asitlerinin, özellikle aknenin temel sebeplerinden olan inflamasyonu kırıcı etkileri vardır. Omega 3 yağ asitleri balıklarda yüksek oranda bulunmaktadır; sardalya ve sonra somon en iyi kaynaklardır. Haftada en az 3 kez balık tüketimi önemlidir.

Ceviz, fındık ve badem cildi yeniliyor

Omega 3 yağ asitlerinin en iyi bitkisel kaynaklarıdır. Çinko ve E vitaminini yüksek içermeleri sayesinde yara iyileşmesinde, doku hasarının korunması ve hücre yenilenmesinde rol alarak cilt yaşlanmasını geciktirirler. Günlük 2 adet ceviz veya 5 adet badem, fındık tüketilmelidir.

Su cildinizin kırışmasına engel olur

Deri nemliliği için her gün 2,5 litre su içmek gerekmektedir. Su cildi nemlendirir ve kırışıklıkların azalmasını sağlar. Ayrıca vücudun toksinlerden arınması için de suya ihtiyacı vardır. Böylece cilt toksinlerden arınacak ve daha sağlıklı olacaktır. Su içmekte zorlanan kişiler şekersiz komposto, ayran, cacık olarak su alımını destekleyebilirler. Su içmeyi unutan kişiler saat planı koyarak su ihtiyaçlarını karşılayabilirler.

Sarı biber göz çevresinde kırışıklık oluşumunu önlüyor

Bir günde 250 gram yeşil ve sarı sebzeleri tüketenlerin özellikle kazayağı bölgesi başta olmak üzere tüm yüzde daha az kırışıklık olduğu gözlenmiştir. Bir sarı biber yaklaşık olarak 190 gramdır. Bu etkilere renklerden gelen koruyucu özelliklerin sebep olduğu düşünülmektedir. İyi yıkanmış sebzeler çiğ olarak salatalarda veya yağsız hazırlanmış meze olarak tüketilebilir. Pişmiş sebzeleri tercih edenler ise sebzeleri çok pişirmeden buharda veya yağsız sote yöntemi tercih edebilirler.

Kırmızı ve mor üzümü çekirdeği ile yiyin

İçeriğindeki resveratrol sayesinde cildi güneşin zararlı etkilerinden ve dolayısıyla cilt kanserinden korur. Her gün bir porsiyon mor üzüm tüketmeye özen gösterilmelidir. Üzümü iyi çiğnenmiş bir şekilde çekirdekleri ile birlikte tüketmek faydasını artıracaktır.

Selva Kristal Lezzet Ödülü”ne Sahip Dünyadaki İlk ve Tek Makarna Markası Oldu

Konuyla ilgili açıklama yapan Selva Gıda Genel Müdürü Özkan Koyuncu; “27 yıldır, Konya ovası başta olmak üzere Anadolu’da yetişen en kaliteli durum buğdayından ürettiğimiz gerçek gıdaları müşterilerimize sunuyoruz. İşimizi yaparken en vazgeçilmezimiz elbette ki kalite… Kalite anlayışımız doğrultusunda;  gerçek gıda üretimine önem vererek insanlara sağlık, lezzet ve besleyiciliği bir arada sunmayı hedefliyoruz. Selva ürünleri ile “damak tadınızdan ödün vermeden sağlıklı beslenebilirsiniz” diyoruz. Biz Selva olarak üretimde kalite standartlarımızdan asla taviz vermiyoruz. Üçüncü kez aldığımız bu ödülü de vermediğimiz ödüne borçluyuz. Bu ödüller vesilesi ile tüketicilerimize en kaliteli ürünü, en iyi lezzette sunduğumuz gerçeği uluslararası arenada bir kez daha tescillenmiş oldu.  Bu topraklarda kurulan bir  marka olarak ülkemize uluslararası alanlarda ödüller kazandırmak bizim için büyük bir onurdur.” diyerek sözlerini tamamladı.
 
Alınan Üstün Lezzet Ödülü’nün yanı sıra Selva Gıda ürünlerinin hiçbir kimyasal ya da koruyucu katkı maddesi içermemesi, gerçek gıda üretimi için sürekli Ar-Ge çalışmaları yapılması, helal gıda sertifikasına sahip olması gibi özellikleri ürünün üstün yönleri arasında yer alıyor.

iTQi Hakkında:

 
Avrupa'nın lezzet konusundaki lider bağımsız otoritesi iTQi,  şefler ve sömeliyelerden oluşan bağımsız bir kuruluş olarak, dünyanın dört bir yanından gelen tüketici yiyecek ve içeceklerini test etme ve üstün lezzetli olanları tanıtma üzerine faaliyet göstermektedir.
 
Ürünler, üzerinde herhangi bir ambalaj ve işaret olmadan kör tadım bazında değerlendirilmektedir.
 
En güvenilir takibi sağlayabilmek için her ürüne bir kod verilmektedir. Ürünler, değerlendirme sırasında üreticinin vermiş olduğu talimatlara göre hazırlanmakta ya da pişirilmekte ve evde olduğu gibi servis edilmektedir.
 
iTQi'ın tadım oturumları ile amacı her ürünün hedonik lezzetini ayrı ayrı ölçmektir. Her jüri üyesi, tattıkları ürün için Duyusal Analiz Raporunda puanlama yapmaktadır. Bu puanlama ürün lezzeti, aroma, yapı, koku, doku, tadım sonrası ağızda bıraktığı tat gibi kriterler dikkate alınarak yapılmaktadır
 
Üstün Lezzet Ödülü, mükemmel tat ve kalitedeki yiyecek ve içecekleri onaylayan ve her yıl verilen bir ödüldür. Ödüller 2005 yılından beri Brüksel, Belçika'da bulunan International Taste&Quality Institute (ITQi) tarafından verilmektedir. Ödül; aşçılar, içecek uzmanları ve içki uzmanları tarafından hazırlanan detaylı raporlar ve duyusal analizler de sağlamaktadır.

Burrito Shop Meksika Mutfağı Ataşehir’de Açıldı

Ataşehirli Öğrenciler Ekmeğin Hikayesini Öğrendiler

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Uzun Soluklu ve Sürdürülebilir Yatırımın adresi ; CHAY

CHAY ’larda demleme çay ve kahve kültürünün lezzet beklentileri özellikle dikkate alınarak, demleme çay tiryakilerinin tereddütsüz her zaman lezzetli ve taze çay bulabilecekleri mekânlar olması hedeflendi.

CHAY, ürün kalitesi ve çeşitliği, çalıştığı uluslararası markalar ve sahip olduğu know-how ile birlikte yenilikçi aksesuarları ve uygulamalarıyla sektörde birçok alanda fark oluşturacak. Tasarımı, dünya çapında markası, içeriği, lojistiği ve yönetim modeli ile fark yaratmaya aday. Ürün yelpazesinde bulunan, son derece ekonomik fiyatlarla sunduğu kaliteli demleme çay ve kahve çeşitlerini; muhtelif sandviç, kek, kurabiye ve özgün soğuk içecekler ile destekliyor.

CHAY, yatırımcısına özel franchising modeli ile ister kendi başınıza isterseniz de marka ile ortak olarak yatırım yapma fırsatları sunuyor. İşe başlamayı kolaylaştıran, kısa zamanda yüksek getiriden ziyade uzun soluklu ve sürdürülebilir yapısıyla sizlere kalıcı bir yol arkadaşlığı öneriyor.

Yazın Tüm Renkleri Saray Muhallebicisi’nde

Serinlemenin En “Doğal” Hali
 
Sade, çikolatalı, çilekli, fıstıklı, karamelli, limonlu, vişneli, kayısılı, portakallı, muzlu, kivili olarak üretilen ve Saray Muhallebicisi’nin sütlü-hamurlu tatlılarının vazgeçilmezi olan doğal dondurması; sadece tatlılarla değil tek başına da yaz aylarının favorisi.

Dondurmalar Saray Mandıra’dan gelen doğal manda sütüyle üretiliyor

Saray Muhallebicisi’nin kendi mandırası Saray Mandıra’dan gelen doğal manda sütü, gerçek meyveler ve salepten üretilen “doğal dondurma”sı; A, B, C, D, E grubu vitaminlerin yanı sıra magnezyum, potasyum, demir gibi mineraller bakımından da zengin.

Hem damak zevkini hem de sağlığını düşünenlerin, özellikle de annelerin ilk tercihi olan Saray Muhallebicisi dondurmaları, tam 80 yıldır ilk günkü tazeliğini ve lezzetini koruyor.

Isıtıldığında Rengi Değişen Sütü İçmeyin

Kalsiyumun en iyi kaynağı “süt”

Süt, yaşamın hemen hemen her döneminde tüketilmesi gereken bir gıdadır. Özellikle büyüme-gelişme, gebelik ve emziklilik döneminde önemi daha fazla artmaktadır. Kalsiyumun en önemli kaynağı olan süt;

•Çocukların kemik ve diş oluşumlarının tamamlanmasında,

•Güçlü kalp atımında,

•Kanın pıhtılaşması ve kan basıncının kontrolünde,

•Kasların hareketinde,

•Sinirsel mesajların iletiminde,

•İleri yaşlarda kemik yoğunluğunun azalmasını önlemede,

•Gebelik ve emziklilikte artan ihtiyaca bağlı depolardaki azalmayı önlemede yardımcıdır.

Günde 2 bardak süt içilmeli

Yetişkin bireyler özellikle kadınlar, ileriki dönemlerde ortaya çıkacak olan kemik erimesine karşı; ergenlik dönemindeki kız ve erkek çocukları ise kemik gelişimi için günde mutlaka 2 bardak süt içmelidir. Gebelerin de her gün yatmadan içecekleri bir su bardağı süt, hem rahat uyumalarını hem de gerekli ihtiyaçların karşılanmasını sağlar. Kalan 3-4 porsiyonluk süt ve süt grubu ihtiyaçları ise yoğurt ve peynirden sağlanabilir. 

Kolesterolü olanlar süt tüketimine dikkat etmeli

Süt su, yağ, protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminlerden oluşur. Bir su bardağı sütte yaklaşık olarak 9 gr. karbonhidrat, 6 gr. protein ve 6 gr. yağ bulunmaktadır. Sütte bulunan yağların 2/3’ü doymuş yağlardan oluşmaktadır. Bu nedenle kolesterol problemi yaşayan bireylerin süt ve süt ürünlerini tüketirken dikkat etmeleri ve yağı azaltılmış ürünleri seçmeleri gerekmektedir.

Çocuklarda süt tüketimi yaşa göre değişiyor

Çocukların günlük almaları gereken kalsiyum miktarı yaşa göre değişir. 1-3 yaş aralığındaki çocukların 500 mg kadar kalsiyum ihtiyacı varken, ergenlikte bu miktar 800-1000 mg’a kadar çıkar. Bu miktarı karşılamak için 2-3 yaşındaki çocukların 2 bardak, 4-8 yaşındaki çocukların 2,5 bardak, 9-18 yaş arasındaki çocukların ise 3 bardak süt içmeleri yeterlidir.  

Cam şişede, günlük pastörize süt tüketin

Pastörize edilen sütler, buzdolabında 4-5 derecede yazın bir gün, kışın 2-3 gün saklanabilir. Pastörizasyon işlemi tam yapılmamış olan sütlerde tat ve renk değişimi olur. Süt ısıtıldığında sütün rengi değişmezse iyi pastörize olmuş demektir. Bu nedenle süt satın alınırken iyi bir markadan, güvenilir bir süt tercih etmek doğru olacaktır. Mümkünse cam şişelerde, günlük pastörize edilmiş sütler tercih edilmelidir.

Çocuğunuza sütü sevdirmek için…

•Çocuğun tat duygusu anne karnında oluşmaya başlar. Gebelikte tüketilen gıdalar yabancı gelmeyeceği için çocuk da kolaylıkla yiyecektir. Bu nedenle gebelikte süt tüketimi ihmal edilmemelidir.

•1 yaşında sonra alerjisi yoksa inek sütü verilmeye başlanmalıdır.

•Anne-baba süt içerek çocuğa örnek olmalıdır.

•Pipet ve renkli, eğlenceli bardaklar süt içimini kolaylaştırdığı unutulmamalıdır.

Çocuklar için sağlıklı süt tarifleri

Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Merve Yüksek, sade süt içmeyen çocukların ailelerine önerilerde bulundu.

Hurmalı Süt: 3 adet çekirdeksiz hurma (ya da 1 yemek kaşığı hurma püresi), 1 çubuk tarçın ya da toz tarçın ve 1 su bardağı süt. Hurmalar birkaç saat öncesinden sıcak suda bekletilerek yumuşatılır. Süt ve hurmalar mikserde iyice karıştırılır. Bardağa koyulan hurmalı sütü çubuk tarçın ya da üzerine toz tarçın serperek tatlandırılabilir. 

Meyveli Süt: ½ muz, 3-4 adet çilek ve 1,5 su bardağı süt. Meyveler iyice yıkandıktan sonra süt ile birlikte mikserden geçirilir. İsteğe göre meyve parçaları ile süslenerek soğuk olarak servis edilebilir.

Çikolatalı Süt: 4 kare bitter çikolata ve 1 su bardağı süt. Çikolatalar, benmari yöntemi ile eritilir. Eritilen çikolatalar süt ile mikserde karıştırılır. Üzerine az miktarda rendelenmiş çikolata serperek süslenir.

Dondurmalı Süt: 1 top vanilyalı ya da meyvelerden yapılmış meyveli dondurma ve 1 su bardağı süt. Dondurma ile süt mikserden geçirilip, hızlıca servis edilir.

Bayram Şekerleri Çocuğunuzu Sağlığından Etmesin

Yaz aylarında artan ishal vakalarını tetikliyor

Fazla şeker tüketiminden ilk olarak sindirim sistemi etkilenir. Günlük beslenme düzeni bozulduğu için çocuklarda bulantı, kusma, dışkılama alışkanlıklarının değişmesi ve iştahsızlık görülür. Özellikle sıcak havalarda çocuklar arasında yaygın olarak görülen ishalleri şeker ve şekerli tüketimin daha çok tetiklediği ve şiddetini artırdığı unutulmamalıdır. Başlangıçta karın ağrısı ile başlayan belirtiler, sulu dışkılamayla kendini gösterir.

Beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor

Çocuklar her zaman güzel ve tatlı olanı tercih ederler ve enerji veren, mutlu eden, lezzet aldıkları bir şeyi bırakmak istemezler. Fakat sadece şekerden kalorilerini aldıklarında düzenli beslenmeleri ve günlük almaları gereken gıdalardan uzaklaşmaya başlarlar. Bu durum da hem iştah kaybına, hem vücut direncinin düşmesine, hem de başka hastalıklara yol açar. Şeker tüketimi beslenme alışkanlıklarını bozmadan, bayramın güzelliğini de kaçırmadan ölçülü bir şekilde olmalıdır.

Çocuklar şekerlemeleri öğleden sonra yemeli

Şekerleme tüketiminin planlanması çocukların iştahı ve yaşına göre değişir. Eğer şeker tüketimi öğleden sonraya bırakılabilirse çok iyi olur. Sabahları meyveyle tatlı ihtiyacını karşılamak, öğleden sonra birkaç parça çikolata ve akşamları da dondurma saati yapılabilir. Bayramda ekstra kaçamaklar olabilir. Ancak sabah ve öğle arasındaki döneme yani enerjinin yüksek olduğu zamanlara dikkat edilmelidir. Çocuklar konuştuğumuzu anlayacak yaşta ise, onlarla konuşulmalı ve şekerlerin hepsinin onun olduğunu ve bunu zamana bölerek yemesi gerektiği anlatılmalıdır. Çocukların şeker tüketimi ailelerin kontrolünde olmalıdır.

Alerjik reaksiyonlara yol açabilir

Şekerlerdeki boyar maddeler, renklendiriciler, katkı ürünleri, doğal olsunlar ya da olmasınlar çok ciddi anlamda çocuklarda alerjik reaksiyonlara yol açabilirler. Bunların en tehlikelisi hızlı gelişen alerjidir. Renkli jelatin içeren ürünlerde sıkça görülür. Çocuk yer yemez 5-10 dakika içinde hızlıca döküntü, yüzde kulaklarda ödem meydana gelir. Bir de çocuklarda ürtiker denilen ve halk arasında kurdeşen olarak bilinen kaşıntılı döküntüler olabilir. Nispeten zararsız gözükse de bazen çok şiddetli olup ve çocuğun tedavi alması gerekebilir. Bunun için ilk kez temas ettiği şeyler çocuklara az miktarda verilip, gözlemlenmelidir.

Çocuğunuza şeker yedikten hemen sonra 1 bardak su verin

Şeker tüketimi çocukların diş sağlığını olumsuz etkilemektedir. Özellikle çürükleri olan çocuklarda yaygın ağrılarla yol açabilir. Bu nedenle her şeker tüketiminden sonra su içmeleri sağlanmalıdır. Günde iki kez dişlerini fırçalamaları sağlanmalıdır. Buna rağmen şiddetli ağrıları olursa hekimlerine gidene kadar ağrı kesici alabilirler.

Günlük şeker tüketimi bir iki taneyi geçmemeli

Günlük şekerleme tüketimi yaş grubuna göre değişmektedir. 2 yaşın altındaki çocuklar şeker ya da hazır gıdalar yememelidir. Özellikle cam şekerler bebekler için riskli olabilir. Hareket kabiliyeti gittikçe gelişen bebek, ani bir refleksle yemeği kontrol edemeyebilir ve cam şekeri geriye kaçırabilir. Ailenin kontrolü dışında yutulursa bebeği yüzükoyun çevirip sırtını pat patlayarak kusması sağlanmalıdır. Kusmuyorsa ve nefes borusuna kaçtığından şüpheleniliyorsa sağlık kuruluşuna gidilmelidir. 2 yaşın üzerindeki çocuklarda ise tüketilen şekerin cinsine bağlı olarak değişmekle birlikte günde bir ya da iki tane küçük bir misafir şekeri ya da en fazla üç parça çikolata tüketilebilir. Bayram tabaklarında hamurlu ve şekerli gıdalar da olacaktır. Neyse ki çocuklar bunları çok fazla tüketmemektedir. Ancak yine de çocuklar için sütlü tatlılar ve dondurma eşliğinde farklı alternatifler hazırlanmalıdır.

Kolonyalar bebekler ve küçük çocuklardan uzak tutulmalı

Bayram misafirliklerinin olmazsa olmazı kolonyalara da dikkat edilmelidir. Bu kolonyaların bebekle teması tehlikeli olabilir. Öncelikle bebekler her şeyin tadına bakmak ister, kolonyayı da içebileceği unutulmamalıdır. Böyle durumlarda hemen hastanelerin zehir danışma merkezleri aranmalı ve bilgi alınmalıdır. Temas edilen maddenin cinsi ve içilen miktar çok önemlidir. Eğer bebeğin kolonya içtiği biliniyorsa ağzı hemen soğuk su ile yıkanmalı ve yumuşak gıdalarla beslenmelidir. Ancak çocuk yutkunmakta zorluk çeker, ağlama krizlerine girerse yanık ve zehirlenme tehlikesinden şüphelenilmeli ve doktora gidilme

İthal Çay – Yerli Çay

Elbette bilenler, konuya hakim olanlar içindi bu ayrıntı. Onun için hem çayımıza hakkını teslim etmek, hem de çay tüketicisi vatandaşlarımızı bu hassas konuda bilgilendirmek ve neticede bir çay müstahsili olarak da çay endüstrimize katkı sağlamak için RİMER’in facebook sayfasında “Çayımızın Kıymetini Bilelim” başlığıyla bir yorum yazdım. 
 
“Bir çay bahçesi fotoğrafı paylaşacağım. Süper bir görüntü; muntazaman, kalemle biçimlendirilmiş, imrenilecek bir bahçe.
 
Bizden değil, muhtemelen Uzakdoğu’dan Hindistan veya Seylan’dan bir plantasyon. Plantasyon kelimesini de özellikle kullandım, zira bizdeki gibi miras bölüşümü veya arazinin yapısı, azlığı nedeniyle çaylıklar o coğrafyada aile – kişi bazlıdan çok kurumsal işletme şeklinde değerlendiriliyor. Gelelim konuya…
 
Fotoğrafa bakınca insan çay bahçesine gıpta ediyor ama ürün karakteri açısından maalesef durum aynı lezzette değil.  En azından layıkıyla üretilmiş tüm Karadeniz çaylarımız için bu bir gerçek. Basitçe ifade edeyim, fotoğrafta görüleceği üzere tüm çay setleri arasında aydınlatma direkleri var. Nedeni de bu coğrafyada yaş çayın zorunlu olarak geceleri toplanıyor olması. Çünkü, bölgede yoğun, yılandan farklı böceklere haşere var ve gündüz bu canlılar insanlara daha çok zarar verebiliyor. Bu yoğun haşere ile mücadele içinde üretici işletmeler nerdeyse haftada birkaç kez kimyasal olmasa da ilaçlama yapmak zorunda. Fotoğrafın görünmeyen yüzünü böyle gördüğümüzde bugünün seçici, sağlığına özen gösteren çay tüketicilerinin bu coğrafyadan ithal edilen çayları açıkçası tüketmemesi ve Rize çayının önemini, değerini bilmesi gerekiyor.
 
Çünkü Rize çayında asla sinek veya herhangi bir haşere ilacı kullanılmamaktadır.”
 
Yorumum iki günde 12 binden fazla dostumuz tarafından okundu, yüze yakın duyarlı dostumuz tarafından da paylaşıldı. Belli bir sayıda çay tiryakisi ile de çayımızın ve ithal, özellikle kaçak çayların kalitesi ile ilgili de özelden yazıştık, tartıştık. Öyleyse bu bizler için çok bilindik olan bu ayrıntının daha geniş kitlelerce de bilinmesi medyaya yönelik bir yazı şart oldu.
 
Daha önce defalarca yazdım, uyardım içerisinde ki katkı maddeleri yüzünden kaçak çayları tüketmemek gerekiyor. Aynı şekilde yüksek rakımda ve nerdeyse teknik desteklerin etkisiyle yılın 12 ayı hasat edilebilen zorunlu ilaçlamaya mazur kalan ithal çaylar konusunda da çay tiryakilerinin dikkatini çekmek istiyorum.
Ağırlıklı Rize yöresinde hasat edilen Türk Çayında geçmişte olduğu gibi artık amonyum sülfat gübresi de kullanılmamakta, denize seviyesine oldukça yakın rakımda ve yılın sadece Mayıs – Eylül ayları arasında toplanan, özellikle İftar sonrası su dan sonra en güzel, en yararlı içecek olan doğal Türk Çayını tercih edin.

Recep Ali Aksoylu
Ataşehir, 11.07.2015

Bu Hatalar Oruç Tutanları Hasta Edebiliyor

Sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin

Özellikle tansiyon, şeker, böbrek ve kalp hastalarının Ramazan ayı boyunca tahlillerini yaptırması gerekmektedir. Doktor kontrolünde oruç tutması gereken bu kişilerin haftalık üre, şeker kontrolü ve günlük tansiyon ölçümü yapılması unutulmamalıdır. Bunun yanında belli bir yaş grubunun da olanların da Ramazan ayı boyunca sağlık kontrolünden geçmeleri önemlidir. Diyabeti olanların 3 ana ve 3 ara öğün olarak beslenmesi gerekmektedir. Bu hastalar oruçluyken şeker düzeyleri düşer iftarda ise tersine yükselir. Ramazan ayında vücudun değişen beslenme düzenine uyum sağlaması, bazen 3 haftayı bulabilmektedir. Bu durum özellikle kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açarak, ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirmektedir.

İftarda hızlı yemeyin

Uzun süreli açlık sonrasında iftar sofrasında fazla ve hızlı yemek yenmesi sindirim sisteminde sıkıntılara neden olabilmektedir. Reflü şikayetlerinin artmasına neden olan hızlı ve fazla yemek yerine, bir dilim ekmek ve çorba ile orucu açmak daha sağlıklıdır. Bir süre ara verdikten sonra ana yemeğe geçilebilir. Normal günlerde tüketilen miktardan daha fazlasını tüketmemeye özen gösterilmelidir. İftarda aşırıya kaçıp sahura kadar yapılması gereken ara öğünlerin atlanması, vücudun dengesini bozarak hem sindirim sistemi sorunlarına hem de kan şekerinin aniden yükselmesine neden olabilmektedir. Vücudun dengesini bozmamak ve kan şekerinin aniden yükselmesini engellemek için iftarla sahur arası küçük öğünlerle geçilmelidir. Kan şekerini hızlı yükselten hamur ve şerbetli tatlılar yerine, sütlü tatlılar seçilmelidir. Et ve tavuk ızgara tercih edilmeli, ağırlık zeytinyağlı yiyeceklere verilmelidir. Günlük vitamin ihtiyacını karşılamak için mutlaka bol yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir.

Orucu sigarayla açmayın

Orucu sigarayla açmak önemli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Uzun saatler süren açlığın ardından sigara içmek damarlarda ani daralmalara neden olabilmektedir. Kalp krizi riskini artıran bu durumun haricinde ciddi nabız ve tansiyon düzensizliklerine de yol açmaktadır. Sigarayla oruç açmak mideyi de olumsuz yönde etkileyerek gastrit ve ülser riskini artırmaktadır. Bunun yanı sıra orucu soğuk su ile açmak da mideyi zorlayıp hazımsızlık, kusma ve bulantı gibi sorunların oluşmasına neden olabilmektedir.

Asitli ve gazlı içecekler yerine su tüketin

İftarda yemekle beraber gazlı ya da asitli içecekler tüketilmemelidir. Yaz aylarında oruç tutmak ciddi su kayıplarına neden olabilmektedir. Gazlı ve asitli içecekler sanıldığının aksine içerdikleri yüksek tuz-şeker ve katkı maddeleri ile vücudun yeterli suyu alamamasına, aksine susuz kalmasına neden olmaktadır. Özellikle mide ve sindirim sisteminde ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra gazlı içecekler diyaframın kalbe bası yapmasına ve ritim bozukluğu ile nefes darlığına yol açmaktadır. İçerdikleri şeker oranıyla kan şekerinde ani oynamalara neden olup metabolizmanın bozulmasına yol açabilmektedir. En sağlıklı içeceğin su olduğu unutulmamalıdır. İftarda yemeğe başlamadan önce 1 veya 2 bardak su içmek kaybedilen sıvının yerine konulması ve doygunluk hissinin oluşması bakımından önemlidir. Günlük 2-3 litre olan su tüketimi ihmal edilmemelidir. Suyu bir anda tüketmek yerine, iftarla sahur arasına yayılmalıdır.

Doktorunuza danışmadan ilaç almayın

Ramazan ayında da doktora danışılmadan ilaç alınmamalıdır. Özellikle ülser ve gastrit hastalarının, ağrı keseci ve aspirin kullanımına dikkat etmesi gerekmektedir. Mide için zararlı olabilecek bu tür ilaçların doktor önerisi olmadan kullanılması mide kanaması ve delinmesine neden olabilmektedir.

Sahuru atlamayın

Sahura kalkarak oruç tutmak gün içinde kan şekeri düzeyinin korunması bakımından önemlidir. Sahura kalkmadan tutulan oruçta açlık dönemi uzayacağı için kan şekerinin düşmesinin yanında konsantrasyon eksikliği, baş ağrısı ve yoğunluk hissi oluşmaktadır. Ağır yemekler yerine sahurda hafif kahvaltılar tercih edilmelidir. Protein içeriği nedeniyle süt ve yumurta tüketmek açlık hissini azaltacaktır. Kan şekerini hızlı yükseltip daha çabuk azlık hissi yaratan beyaz ekmek yerine kepek ya da çavdar ekmeği tüketmek besleyicilik ve tokluk hissi bakımından faydalıdır.

Yemekten sonra hemen uyumayın

Sahurdan sonra hemen uyumak özellikle reflü şikayetlerinde artışa neden olmaktadır. Yatar pozisyonda yiyeceklerin yemek borusundan geri gelmesi daha kolay olmaktadır. Özellikle sahurda yemekle yatma saati arasında süre bırakmak şikayetlerin azalmasını sağlayacaktır.

Sofrada sohbete dalmayın

İftar sofralarında yapılan uzun sohbetler alınan besin miktarını artırmaktadır. Kişinin Ramazan ayında kilo almasına neden olacak bu sohbetler gereksiz tuz ve kalori alımına da neden olmaktadır. Kalp damar sağlığını olumsuz etkilenmesiyle uzun vadede ritim bozuklukları yaşanabilmektedir.

Ağır egzersizlerden kaçının

Oruçluyken ve iftardan sonra ağır sporlar yapmak ciddi su kayıplarına neden olabilmektedir. Bayılmalar ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilecek ağır sporlar yerine Ramazan ayı boyunca daha hafif sporlara yönelmek gerekmektedir. Özellikle iftardan sonra hafif yürüyüşler hem hazmı kolaylaştırmak hem de metabolizmayı düzenlemek bakımından yararladır.

Mira Ev Yemekleri Yeni Sahipleri ile Yoluna Devam Ediyor

Pizza House ‘tan Yeni Konsept: Pizza House Gourmet

Girişimciler için; ‘’ Lezzetli pizza ile iyi iş modeli’’  bir arada…

Pizza House 2015 yılında başlattığı 80 metrekarelik Gourmet konspeti ile hızlı bir büyüme hedefliyor. Marka, lezzet odaklı ince hamur gerçek Italyan pizzası, salata ve sandviç üretimi yapan mekanları anahtar teslim 50 bin USD bedelle franchiseelere sağlayarak, yeni konseptini girişimcilerle buluşturdu. 200 metrekareden büyük mekanlarda , Coffee Corner Bistro ve Pizza House markalarının beraber uygulandığı konseptlerde ise franchise bedeli 35.000 USD ve  aylık %6 franchise bedeli bulunmaktadır.

 
Markanın uyguladığı bayilik paketleri içerisinde, lokasyon seçimi, mimari projelendirme, mimari uygulama projesi, ekipman temininde tam destek, personel seçimi, personel eğitimleri, stok ve satış programı temini mevcut. 

Pizza House Gourmet, uygun fiyatlı anahtar teslim konseptiyle gelecek 24 ay içerisinde Türkiye çapında çok hızlı büyüme planlıyor.

 
Marka, yeni yatırımcıları ve dinamik yapısı ile eşsiz tadlar sunmaya devam edecek.