Baba Olma Hayalinizi Ertelemeyin

Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mutlu Ateş, erkek kaynaklı kısırlığın tedavisi hakkında bilgi verdi.

Erkek kısırlığı birçok nedene bağlı olabilir

 
Erkek kısırlığı; kromozom sayısında ya da yapısında anormallik, sperm sayısının az olması ya da hiç sperm bulunmaması ve sperm hareketlerinin azalması gibi geniş bir perspektifte ele alınabilecek sorunları kapsamaktadır. Tedavide başarılı sonuca ulaşılabilmesi için sorunun kaynağının doğru tespit edilmesi çok önemlidir. Uygun tedaviye başlamak için hastanın muayenesinden sonra sperm testi, “varikosel” hastalığına işaret eden bir anormallikten şüphelenilen durumlarda gerekirse ultrason tetkiki, ayrıca hormonal sorunlarda gerekli testlerin yapılması uygundur.

Varikosel en kolay tedavi edilebilen kısırlık nedeni

 
Varikosel, erkek kısırlığının nedenleri arasında en çok bilineni ve tedavi başarı oranının en yüksek olduğu bir hastalıktır. Türkiye’de yaklaşık her 10 erkekten birinde görülen varikosel, testis damarlarının genişlemesine bağlı olarak testis kan dolaşımının bozulmasıdır. Bu kadar sık görülebilen varikosellerin çoğu çok erken evrededir ve bunların çoğu kısırlığa neden olmaz. Ancak ileri düzeyde olan varikoseller sperm kalitesini bozarak kısırlığa yol açmaktadır ve ileri evrede ameliyat gerektirir.  Ameliyat sonrasında sperm parametreleri 6 ay- 1 yıl içinde düzelebilir.

Sperm üretiminin hiç olmadığı durumlarda özel tedavi

 
Tüp Bebek tedavisinde karşılaşılan en büyük zorluk sperm üretiminin belirli alanlarda çok sınırlı olması ya da hiç olmamasıdır. Cerrahi sperm arama yöntemleri ile testisin değişik bölgelerinden alınan çok sayıda parça incelendiğinde sperm hücresi bulunabilmektedir. “Mikroskopik Tese” yöntemi böyle vakalarda sperm elde etme şansını büyük oranda artırmaktadır. Testisin mikroskop ile incelenmesi sperm bulma şansını da yükseltmekte ve daha fazla sayıda sperm elde edilmesini sağlamaktadır.

Spermlerdeki şekil bozukluklarında IMSI

 
Değerlendirmelerin sonucunda neden bazen tam olarak bulunabilmekte ancak bazı vakalarda nedeni bilinmeyen bir “semen bozukluğu” söz konusu olabilmektedir. Hastada tedavi edilebilir bir sorun ortaya çıkmadığında çocuk sahibi olmak için mikroenjeksiyon uygulamaları yapılması gerekir. Özellikle yakın dönemde uygulamaya giren IMSI (“Yüksek Büyütme Gücü Altında Mikroenjeksiyon”) ile tedavi edilmesi mümkün olmayan pek çok şekil bozukluğu olgusunda başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır.

Bu yazı 285 kez okunmuştur.