Alzheimer’a Karşı 3 Yol

Alzheimer, bellek ile bilişsel işlevlerde ilerleyici bir kötüleşmeyle seyrederek zamanla hastanın günlük işlevlerini bile yerine getiremeyecek konuma gelmesine ve zamanla yatağa bağımlı olmasına neden olabiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Nöroloji uzmanı Dr. Nebahat Bilici, Alzheimer’in ortaya çıkması  engellenemese de, erken dönemde yakalandığında ilaç tedavisi ve yaşam alışkanlıklarındaki değişiklikler sayesinde bu sürecin oldukça yavaşlatıldığına dikkat çekerek, “Alzheimer’in hızlı ilerlemesinin en etkili yolu da; bol bol kitap okumak, düzenli spor yapmak ve yeni hobiler edinmekten geçiyor.” dedi. 

İlk belirtisi 30-40 yaşlarında başlayabiliyor

Yeni bilgiler edinmek için eskiden herhangi bir dosyayı veya kitabı bir kez okumanız yeterli olurken, öğrendiğiniz bilgileri unuttuğunuz için artık tekrar gözden geçirmek zorunda mı kalıyor musunuz? Bu tür basit unutkanlıklarınızı hafife almayıp, mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmanızda fayda var. Çünkü özellikle 30-40’lı yaşlarda başlayan ve genellikle ‘iş yoğunluğundan’ veya ‘strestendir’ diyerek geçiştirilen basit unutkanlıkların aslında Alzheimer hastalığının ilk uyarı işareti olabileceğine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, “Ancak iş ve sosyal yaşamda henüz ciddi bir gerileme olmadığı için hastalığın ilk belirtisi genellikle gözden kaçabiliyor.” diyor.

HASTALIK ÜÇ AŞAMADA GELİŞİYOR

Alzheimer erken dönem, orta dönem ve ileri evre olmak üzere 3 aşamada gelişiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici hastalığın aşamalarını şöyle anlatıyor:

1.Evre: Basit unutkanlıklar ortaya çıkıyor

Unutkanlık yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görüldüğü için ‘erken evre’, genellikle gözden kaçırılıyor. Erken evrenin ilk belirtisi, basit unutkanlıklar. Önce beynin kayıt işlevi olumsuz etkileniyor. Hasta yeni bilgileri öğrenmekte zorlanıyor ve yakın dönemde yaşadığı olayları unutuyor. Mantık yürütme ile entelektüel becerisi de bozulmaya başlıyor, bunun sonucunda kendini yavaş yavaş sosyal hayattan izole ediyor.

2.Evre : Yakın geçmişi unutuyor, kelime hazinesi azalıyor

Orta evrede yakın dönem hafıza yeteneği belirgin derecede bozulduğu için hasta aynı soruyu defalarca sorabiliyor. Zaman ve mekansal bellek de bozulmaya başlıyor; hasta bulunduğu ortamda kaybolabiliyor ve sık sık ‘biz neredeyiz?’ sorusunu yöneltiyor. Mantık yetisi de bozuluyor ve hemen hiçbir konuda karar veremez hale geliyor. Orta dönemde en çok dikkat çeken şey ise dil işlevinin bozulması: Hasta ilk dönemler kelimeleri bulmakta zorlanıyor. Zamanla kelime hazinesi azalıyor ve daha az kelimelerle, basit ve kısa cümleler kurmaya başlıyor.

3.Evre: Bakıma muhtaç oluyor

Üçüncü evrede hastanın beyni artık hiçbir kayıt yapamaz hale geliyor. Sadece yakın geçmiş değil, yıllar öncesinde yaşananlar da hafızadan silinmeye başlıyor. Dil işlevlerinde ciddi bir bozulma oluyor; hasta ‘tek tük’ kelimelerin dışında konuşamıyor ve söylenenleri anlamıyor. Yemek yemek, yürümek, alışveriş yapmak ve yıkanmak gibi günlük işlevlerini tek başına yapamıyor, bakıma ihtiyaç duyuyor. Zamanla yatağa bağımlı hale gelebiliyor.

Hafif bellek bozukluğunda: Hastalığın hızla ilerlemesini önlüyor

Alzheimer   günümüzde tedavisi olmayan bir hastalık. Bu yüzden tedavide hedef hastalığın hızla ilerlemesini  engellemek ve hastanın yaşam kalitesini artırmak. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici hafif bellek bozukluğunda ilaç tedavisi ile zihinsel performansı artırmak için uygulanan zihinsel ve bedensel egzersizlere başvurulduğunu belirterek, “Hasta bu tedavilerini aksatmazsa, elde edilen ek zihinsel kapasite sayesinde, Alzheimer demans'a gidiş oldukça geciktirilmiş oluyor.'' diyor.

Orta ve geç dönemde: Yaşam kalitesi yükseltiliyor

Orta ve geç dönemde ise ilaç tedavisiyle hastalığın yol açtığı uykusuzluk, huzursuzluk, aşırı şüphecilik ve depresyon gibi sorunların şiddeti hafifletilebiliyor. Böylece hasta ve hasta yakınlarının yaşam kalitesinin yükselmesi sağlanıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici hastanın bu dönemde kendisine zarar vermemesi için son derece dikkatli olunması gerektiği uyarısında da bulunarak alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: “Hastanın kendisine zarar vermesini önlemek için evde uygun koşullar sağlanmalı. Örneğin kapı kilitli tutulmalı, balkon- pencere kapalı tutulmalı. Çünkü hasta, düşebilir veya dışarı çıkıp kaybolabilir. Hastanın erişebileceği noktalarda bıçak ve çatal gibi kesici aletler bulundurulmalı ve düşmesini engellemek için merdivenlere dikkat edilmeli. Hastanın kaybolduğunda kolayca bulunabilmesini sağlamak için de üzerinde adres ve isminin bulunduğu künye takılmalı.”

Bol bol kitap oku, yeni hobiler edin!

Dr. Nebahat Bilinci, kişinin zihinsel performansını ne kadar çok geliştirirse bu hastalığı yakalanma riskinin de o kadar düştüğünü belirterek şu önerilerde bulunuyor:

•Bol bol kitap okuyun ve bilmece çözün,

•Yeni hobiler edinin ( müzik aleti çalmak, resim yapmak, yabancı dil gibi)

•Sosyal hayata daha fazla karışın,

•Rutin alışkanlıkların dışına çıkın, örneğin işe her gün aynı yoldan değil, daha farklı yollardan gidin.

•Zihinsel performansın artmasında çok etkili olduğu için açık havada en az 3 gün 40’ar dakika yürüyüş gibi ağır olmayan egzersizler yapın.

Genetik etkenler riski 2 kat artırıyor

Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, Alzheimer’ın oluşmasında en önemli riskin ilerleyen yaş olduğunu belirtiyor. Hastalık 65 yaşın üzerinde pik yapıyor ve her 5 yılda bir risk 2 kat artıyor. Genetik etkenler de Alzheimer’ın gelişiminde önemli bir rol oynuyor. Özellikle 1. derece akrabalarda bunama sorunu varsa risk 2 kat yükseliyor.

Bu yazı 353 kez okunmuştur.