Ataşehir Cumhuriyetten Vazgeçmiyoruz Dedi

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi yaptığı konuşmada Cumhuriyetin; bilgisizliğe, bağnazlığa, yobazlığa, yoksulluğa, çaresizliğe karşı verilen mücadelenin adı olduğunu belirtti. İlgezdi, 29 Ekim’in Nazım’ın deyişiyle “ateşi ve ihaneti görenlerin, bir iş yapabildim diyebilmek için ölümü alnının ortasında duyanların” mucizesi olduğunu söyledi. Bugün daha gür bir ses, sarsılmaz inançla yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti dediklerini ifade eden İlgezdi, 93 yıldır yolumuzu aydınlatan Cumhuriyet meşalesinin, bağımsızlığından ödün vermeyen, dayatmalara boyun eğmeyen, egemenliğine sahip çıkan Anadolu halkının umudu, 29 Ekim’in emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesinin en büyük zaferi olduğunun altını çizdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’a yapılan saldırıyı da kınayan Başkan İlgezdi, "Herkes iyi bilsin ki bu tür saldırılar bizi korkutmaz. Sayın Bülent Tezcan’a buradan acil şifalar diliyorum” dedi.

“Türkiye laiktir, laik kalacak”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarıyla Manga ve Kıraç’ın sahne alacağı konser alanına yürüyen vatandaşlar gece boyunca bayraklarını ellerinden indirmedi.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Mercedes-Benz Concept Pickup Stockholm’de Tanıtıldı

Segment değişikliğe uğruyor: Pickup araçların ilk premium üreticisi
 
Orta büyüklükteki pickup pazarı dünyada köklü bir değişime uğruyor. Pickup araçlar artık yalnızca "yük taşıyıcısı” olarak değil, aynı anda hem özel hem de ticari kullanıma imkân tanıyan çok yönlü araçlar olarak gittikçe rağbet görüyor. Buna bağlı olarak pickup araçların sayısı son yıllarda artarken araçlardaki çift kabin de beş kişiye kadar yer sağladığı için baskın karoser şekli olarak kendini kabul ettirmiş durumda.
 
Mercedes-Benz,  yeni pickup modelleri ile Hafif Ticari Araçlar ürün portföyüne dördüncü bir yapı serisi eklerken aynı zamanda dünyadaki orta büyüklükteki pickup pazarını da köklü bir değişikliğe uğratıyor. Mercedes-Benz Concept Pickup modellerini 2017 sonu itibarıyla piyasaya sunmaya hazırlanan Daimler AG, araçları ilk aşamada ana pazarı olan Arjantin, Brezilya, Güney Afrika, Avustralya ve Avrupa’da satışa sunmayı planlıyor.
 
Dr. Dieter Zetsche: “Standartları yeniden tanımlıyoruz.”
 
Mercedes-Benz Concept Pickup modellerinin dünya tanıtımı vesilesiyle bir açıklama yapan Daimler AG Yönetim Kurulu Başkanı ve Mercedes-Benz Otomobil Başkanı Dr. Dieter Zetsche "Mercedes-Benz’in yeni pickup modelleriyle portföyümüzdeki son boşluklardan birini dolduruyoruz. Hedefimiz, her müşterimize kendi kullanım amacına tam olarak uyan aracı sunmak. Mercedes-Benz Pickup, büyümekte olan segment içinde standartları yeniden tanımlayacak" dedi.
 
Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Başkanı Volker Mornhinweg ise "Modern ve kentsel yaşam tarzının dünyadaki ilk gerçek premium pickup aracı ile orta büyüklükteki pickup segmentine açılıyor ve değişiklik getiriyoruz. Merdiven tipi şasi, altı silindirli motor ve ayrıca sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi bizim olmazsa olmazımız. Ayrıca emniyet, konfor, çeviklik ve etkileyici bir tasarım, yani yıldızlı bir hafif ticari aracın tüm özelliklerini sunuyoruz. Böylece şimdiye kadar bir pickup tercih etmeyi düşünmeyen yeni müşterilere hitap ediyoruz" dedi.
 
SUV görünümünde progresif tasarım: Concept Pickup Stylish Explorer
 
Soğuk ama aynı zamanda zarif metalik beyaz boyalı Concept Pickup Stylish Explorer, tasarımıyla kentli yaşam tarzına damgasını vurmaya hazırlanıyor. Sade yüzey uygulaması ile teknik olarak kesin, yenilikçi ve akıllıca detayların birleşimi olan Concept Pickup Stylish Explorer, Mercedes-Benz’in tasarım felsefesini yeniden yorumluyor. Atletik tasarımı sayesinde dinamik bir duruşa sahip olan Concept Pickup Stylish Explorer’in, motor kaputu üzerindeki büyük güç bombeleri ve çamurluklara kadar uzanan farları markaya özgü bir görünüm yaratıyor. Klasik ön apronu ve genişletilmiş tekerlek yuvaları, tasarımda genişlik etkisini vurgularken aracın yolda daha dolgun bir duruş sergilemesini sağlıyor. Merkezi yıldıza sahip tek çıtalı radyatör ızgarası ile Concept Pickup Stylish Explorer zarif Mercedes-
 
Benz’in yüzünü yansıtıyor.
 
Concept Pickup Stylish Explorer, antrasit krom kontrastlı 22 inç boyutundaki hafif alaşım jantlar ile yüksek ve üstün bir duruş sergiliyor. Aracın genişletilmiş ön ve
arka çamurlukları ise geniş bir iz açıklığı ile zorlu koşullara yönelik tekerlek/lastik kombinasyonu için yer açıyor. Karosere entegre edilen basamaklar, gövdenin atletik tasarımının altını çiziyor.

Yüksek kumanda ve gösterge konforuna sahip iç mekân

 
Concept Pickup Stylish Explorer'ın iç mekânı, sıcak ve soğuk renk tonları ile yüksek kaliteli malzemelerin öne çıkardığı kontrastla şık bir görünüme kavuşuyor. Koltuklarda kullanılan kahverengi doğal nubuk deri kaplama, şık görünümünün yanı sıra sürücü ve yolculara konfor sağlıyor. Markanın modern zarafeti yuvarlak hava çıkışları, açıkta duran yüksek çözünürlüklü merkezi ekran ve kontrol düğmesi ile çok fonksiyonlu dokunmatik panele sahip merkezi kumanda ünitesi ile vurgulanıyor. Dokunmatik panel ile tüm telematik fonksiyonlar, akıllı telefonda olduğu gibi el hareketleriyle veya harf ve karakter girişi ile kumanda edilebiliyor. Bu tasarım ve özelliklerle Mercedes-Benz, pickup segmentine en modern kumanda ve gösterge konseptini getiriyor. Orta konsoldaki el freni gibi pickup segmentine özgü fonksiyonlar ise araçta korunuyor.
 
Sağlamlığın yeni tanımı: Concept Pickup Powerful Adventurer
 
Mercedes-Benz, Concept Pickup Stylish Explorer ile birlikte tanıttığı ikinci konsept aracı Concept Pickup Powerful Adventurer ile pickup araçların klasik özelliklerine odaklanıyor. Metalik Lemonax renkli Concept Pickup Powerful Adventurer sağlamlığı, dayanıklılığı ve arazi kabiliyetini dikkat çekici bir şekilde ortaya koyuyor. Bu sayede konfor ile stil etkili bir şekilde vurgulanıyor.
 
Concept Pickup Powerful Adventurer, 1,90 metre yüksekliği, 35×11.50 boyutundaki büyük hacimli lastikleri, yere olan yüksekliği ve atletik tasarımı ile klasik modellerden ayrılıyor. Markaya özgü iki çıtaya sahip radyatör ızgarası, ön ve arka araç altına girme koruması, çamurluklardaki kaplamalar ve mat karbon davlumbazlar, Mercedes-Benz’in üstün estetik anlayışını taşıyor. Ön bölümde yer alan elektrikli bir vinç ve arka bölümde bulunan bir metal kanca, aracın sağlamlığını ve gücünü arttırıyor.
 
Konsept aracın progresif tasarımıyla öne çıkarılan bağımsız ve maceracı ruh, iç mekâna da yansıyor. Dış cephe ve iç mekândaki mat karbon elemanlar, metalik ile polisajlı yüzeyler ve güçlü renklendirme araca güç katıyor. Lemonax metalik dış mekan rengi, iç mekân renk vurgularıyla mükemmel bir uyum gösteriyor. Koltuk yanaklarında kullanılan siyah deri, koltuk yan desteğini her sürüş ve arazi koşullarında sağlıyor.

Yüksek sürüş konforu ve kusursuz emniyet

 
Mercedes-Benz, orta büyüklükteki pickup segmentinde yeni seviyede konfor ve değer algısı yaratıyor. Marka, yeni pickup araçlarının iç mekân ve dış cephesinin kişiselleştirilmesini sağlayan farklı donanımlar da sunacak. Premium marka, pickup için yükleme alanı kaplamaları ve çeşitli tasarım elemanlarından oluşan bağımsız bir aksesuar yelpazesi geliştiriyor. Kendini kanıtlamış modül stratejisi sayesinde iç mekânda kusursuz işlenmiş yüksek kaliteli malzemeden bilgi ve eğlence sistemi ile ergonomik koltuk konforuna kadar, müşterilerin Mercedes-Benz’den aşina olduğu ve taktir ettiği birçok bileşene rastlamak mümkün olacak.
Concept Pickup modellerindeki sabit SIM kartlı iletişim modülü sayesinde kapsamlı “Mercedes me connect” hizmetleri kullanılabilecek. Sürücü bu sayede akıllı telefon, tablet veya bilgisayar üzerinden aracına her zaman, her yerden erişebilecek, aracına navigasyon hedefleri iletebilecek veya aracının nerede park halinde olduğunu ve yakıt seviyesini sorgulayabilecek. Mercedes-Benz, isteğe bağlı bu Remote Online (çevrimiçi uzaktan kontrol) hizmetlerinin yanı sıra kaza, onarım ve arıza yönetimi gibi standart donanım kapsamındaki temel hizmetleri de sunacak.
 
Concept Pickup modeller, motor seçenekleriyle de çeşitliliğe sahip. Üst model, V6 dizel motoru ve sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi olan 4MATIC ile güç kazanıyor. Güçlü motor yolda ve arazide yüksek sürüş dinamiği sunuyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi; bir elektronik traksiyon sistemini, arazi aktarımlı bir dağıtıcı dişli kutusunu ve iki diferansiyel kilidini kombine ediyor. Traksiyon sistemi ve elektronik olarak devreye alınabilir diferansiyel kilitleri tahrik gücünü, traksiyonun en iyi olduğu yere aktarıyor. Zorlu arazi koşullarında arka tekerlek ile boyuna diferansiyel kilitlenebiliyor. Böylece zorlu engeller ve eğimler emniyetli bir şekilde aşılabiliyor.
Yeni pickup araçlar, güçlü tahrik sistemi ve sağlam şasi sayesinde 1,1 tondan fazla yükleme kapasitesine ve azami 3,5 tonluk bir çekiş gücüne olanak sağlıyor. Mercedes-Benz Concept Pickup modelleri, yükleme alanında yaklaşık dört metreküp yük ve römork bağlantı kaplini ile çekici olarak da kullanılabilecek. Geniş akslara, helezon yayları olan 5 kollu bir arka aksa ve hassas uyarlanmış bir yay/amortisör uyarlamasına sahip özel olarak geliştirilmiş yürüyen aksam, yüksek yol ve arazi konforu sağlıyor. Yıldızlı Concept Pickup; hassas direksiyon, konforlu sürüş ve çevikliği ile yol hakimiyetini sağlarken yoldaki engebeleri üstün bir şekilde absorbe ediyor.
 
Tüm Mercedes-Benz araçlarda olduğu gibi Mercedes-Benz Concept Pickup modelleri de kusursuz emniyet ile öne çıkıyor. Kameraların, radarların ve ultrasonik sensörlerin temelindeki modern sürücü asistan sistemleri, sürücüyü birçok durumda destekliyor ve yükünü hafifletiyor. Bu sayede emniyeti ve konforu aynı oranda arttırıyor.
 
 
 

Sonbaharda Çocuklarda El-Ayak-Ağız Hastalıkları Artıyor

Bebeklerde Ağızdaki Yaralar Nedeniyle Yutma Güçlüğü Oluşuyor

El-ayak-ağız hastalığı viral bir hastalıktır. Çoğunlukla 5 yaş altı çocuklarda, nadiren de erişkinlerde görülebilir. Ateş, elde ve ayaklarda döküntü ile kendini gösterir. Hastalık sıklıkla; ateş, iştahsızlık ve boğaz ağrısı ile başlar. Ateş başladıktan 2-3 gün sonra; ağızda ağrılı ve su dolu döküntüler meydana gelir. Küçük kırmızı lekeler olarak başlayan lezyonlar ülserleşir. Deri döküntüsü 1-2 gün sonra gelişir. Ayak tabanı ve el ayalarında meydana gelen düz kırmızı noktalar halinde başlar, daha sonra su toplar. Nadiren döküntüler dizlerde, dirseklerde, kalçada veya genital bölgede olabilir. Özellikle bebeklerde ağızdaki yaralar nedeni ile yutma güçlüğü ve beslenememe olabilir. Hastaların hepsinde tüm döküntüler birden olmayabilir. Sadece ayakta, elde veya ağızda sınırlı bir alanda kalabilir. Hastalık çok nadiren aseptik menenjit veya ensefalit gibi ağır komplikasyonlara neden olabilir.

Bulaşıcı Bir Hastalık Olduğundan Direk Temastan Kaçınılmalı

El-ayak-ağız hastalığı insandan insana direk temas ile bulaşan viral bir hastalıktır. Hastalığa neden olan virüsler burun ve boğaz bölgesine yerleşir. Ayrıca gaitada ve döküntülerin içindeki sıvılarda bulunurlar. Bu sebeple feka-oral yolla ve lezyonlara dışkı, döküntülere direk temas ile insandan insana bulaşabilirler. Hastalar semptomlar düzeldikten sonra da bir süre taşıyıcı kalırlar. Bu nedenle hastalık çok bulaşıcıdır ve hastaların hastalık tamamen düzelene kadar izole edilmelerinde yarar vardır. Okul çağındaki çocukların özellikle bu süreçte diğer çocuklara bulaşmaması için hastalık gecene kadar okula gitmemeleri gerekir.

Hastalığın Herhangi Bir Tedavisi Yok

Alınacak ayrıntılı bir hastalık öyküsü ve fizik muayenesi sonucunda; ağızda, ellerde ve ayaklarda karakteristik döküntüler, genellikle hastalığın teşhisi için yeterlidir. Su çiçeği, benzer bulguları olan ağız içi aftlar ve uçuk gibi hastalıklarla ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Genellikle, hiçbir laboratuvar çalışması gerekmez. Hastalıktan korunmak için aşı yoktur. Bu nedenle, hasta ile temastan kaçınmak ve bazı temel temzilik kurallarına dikkat ederek hastalıktan korunmak gerekir.

El-Ayak- Ağız Hastalığından Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

•El temizliğine dikkat etmek, özellikle tuvalet kullanımı sonrası veya bez değiştirdikten sonra mutlaka el yıkamak,

•Oyuncaklarda dahil olmak üzere çocukların kullandığı tüm malzemelerin yüzey temizliğini ve dezenfeksiyonunu doğru yapmak,

•Hastalarla yakın temastan (öpüşme, sarılma gibi…) ve ortak tabak, bardak kullanımından kaçınmak, hastalıktan korunmada önemli rol oynar.

•Spesifik bir tedavisi olmayan hastalıkta semptomları hafifletmek için; ateş düşürücü ve ağrı kesiciler, ağız yaraları için gargara, ağız suları veya spreyler kullanılabilir. Ancak çocuklarda viral enfeksiyonlarda kullanıldığında, Reye Sendromu (beyni ve karaciğeri etkileyebilen ciddi bir hastalık) gibi ciddi tablolara neden olabileceğinden aspirin kullanılmamalıdır.

Yeni Mercedes-Benz GLC Coupé Türkiye’de

Tüm tasarım detaylarıyla Mercedes-Benz tasarım felsefesine sadık bir görünüm sergileyen, modern ve lüks bir yapı ortaya koyan ve Mercedes-Benz ürün gamında orta boy SUV olarak konumlandırılan GLC Coupé Türkiye’de satışa sunuldu.

Yeni GLC Coupé, tasarımıyla olduğu kadar boyutlarıyla da SUV işlevselliğini coupé çekiciliğiyle harmanlıyor. 4,73 metre uzunluğa ve 1,60 metre yüksekliğe sahip olan GLC Coupé 2,87 metrelik dingil mesafesiyle son derece dinamik ve çekici bir tasarıma sahip. Böylece GLC Coupé, aynı platformu ve teknik yapıyı paylaştığı GLC’den 8 cm kadar daha uzun ve yaklaşık 4 cm kadar daha alçak boyutlarıyla daha dinamik ve özgün bir silüet sergiliyor. Mercedes-Benz coupé modellerine özgü yatay çıtalı elmas görünümlü ön ızgara ve eğimli tavan çizgisi yeni GLC Coupé’ye özel bir karakter kazandırıyor. Bunun dışında A sütununun eğimi ve devamında keskin eğimle arkaya doğru alçalarak arka kısımla bütünleşen tavan çizgisi de GLC Coupé’nin farklı karakterini vurguluyor. Etkin aerodinamik yapı sayesinde arka cama hava akımı ulaşmadığından arka cam sileceğine gerek duyulmuyor.

Spor programı: DYNAMIC BODY CONTROL veya AIR BODY CONTROL

Yeni GLC Coupé standart olarak bünyesinde ECO, COMFORT, SPORT, SPORT+ ve INDIVIDUAL olmak üzere beş farklı sürüş programı bulunan sürüş karakteri seçim fonksiyonu DYNAMIC SELECT’e sahip. Bunun dışında çelik yaylı ve sertliği seçilebilen amortisörlere sahip sportif karakterli süspansiyon sistemi DYNAMIC BODY CONTROL da alternatif olarak sunuluyor. Sürücü bu sistemde de DYNAMIC SELECT ile sürüş tarzına uygun sürüş modunu seçebiliyor.

Yüksek verimlilik seviyesini beraberinde getiren detaylar

Yeni GLC Coupé sadece tasarımıyla değil aerodinamik yapısıyla da dikkat çekiyor. Gövdenin aerodinamik hatları kadar; radyatör ve far çevresindeki açıklıkların kapanması, radyatör panjuru veya hava akımını optimize eden gövde altı kaplamaları gibi detay çözümler, üstün aerodinamik yapının ve 0,31’lik hava sürtünme katsayısının elde edilmesini sağlıyor.

Yolculara geniş bir yaşam alanı ve geniş bir bagaj sunan boyutlarla zengin donanım seviyesine rağmen 1.710 kg’lık ağırlıkla GLC 250 4MATIC Coupé sınıfının en iyi ağırlık değerine imza atıyor. Söz konusu düşük ağırlığın elde edilmesinde ise gövdede kullanılan alüminyum ve çelik karışımını hafif yapı prensibi çok önemli bir rol üstleniyor. Benzer hafif yapı prensibi yürüyen aksamda da kullanılırken, söz konusu hafif yürüyen aksam yol konforuna olumlu etki ediyor.

Ailenin en güçlüsü Mercedes-AMG de dahil 8 farklı motor seçeneği

Yeni Mercedes-Benz GLC Coupé; dört dizel, dört benzinli, bir prizden şarj edilebilen hibrit ve ailenin en güçlü versiyonu olan Mercedes-AMG olmak üzere toplam sekiz farklı motor seçeneğiyle sunuluyor.

Mercedes-Benz GLC 350 e 4MATIC Coupé ile atak sürüş özelliklerini düşük tüketimi ve emisyon değerleriyle bir arada sunan, 2.0 litre hacminde benzinli motor ile elektrik motorunu bir arada kullanan bir prizden şarj edilebilen hibrit versiyon da sunuluyor. 320 PS (235 kW) toplam sistem gücüyle 235 km/sa maksimum hıza ulaşan sportif karakterli SUV 59-64 g CO2/km karma emisyon değeriyle sınıfının en iyi değerine imza atıyor. 30 km menzile kadar sadece elektrik enerjisiyle ve bununla birlikte sıfır emisyonla yol alabilen elektrikli model, Boost özelliğiyle gerektiğinde 5,9 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlıyor.

Tercihini dinamizmden yana kullanmak isteyen hızlı coupé tutkunları için Mercedes-AMG GLC 43 4MATIC Coupé en uygun alternatif olarak öne çıkıyor. Ailenin güçlü versiyonu son derece dinamik bir tasarım ve cazip ekipman seviyesiyle göze hitap ederken 367 PS (270 kW) güce sahip V6 silindirli çift turbo beslemeli motor GLC Coupé’yi sadece 5 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaştırarak mükemmel asfalt performansı sunuyor.

Her ne kadar ilk bakışta tamamen farklı gibi görünseler de 8 motor seçeneğinin her biri yüksek yakıt verimliliği sunuyor ve Euro6 egzoz emisyon normlarını yerine getiriyor. Türkiye’de sunulan motor seçeneklerinin tamamı dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC ile donatılırken, prizden şarj edilebilen hibrit versiyon hariç tüm motor seçeneklerinde dokuz ileri oranlı otomatik şanzıman 9G-TRONIC kullanılıyor. GLC 350 e 4MATIC Coupé’de ise hibrit sistemin gereksinimleri doğrultusunda optimize edilen 7G-TRONIC PLUS kullanılıyor.

Modern sürüş yardımcı sistemleri, yaktı verimliliği ve sportif bir tasarım gibi özelliklerle öne çıkan yeni Mercedes-Benz GLC Coupé 265.700 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuluyor.

Ataşehir ve Beşiktaş’ın Kadın Futbolcularından Anlamlı Maç

Kadın Futbol Ligi sezonu başlamadan önce karşı karşıya gelecek kadın futbolcular, aynı zamanda “kadına şiddete hayır” mesajı da verecekler. Maç sonunda kazanan takım Cumhuriyet Bayramı özel kupasını kaldıracak.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Cumhuriyet Çoşkusu Ataşehir’de Yaşanır

Cumhuriyet coşkusunun bir şölen havasında geçeceği Ataşehir'de dört bir yana, Ataşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyete özel billboard afişleri asıldı.

29 Ekim'de 17 mahalle muhtarlığı ve Ataevlerinin önünden Özgürlük Parkı'na ücretsiz ulaşım sağlanacak. Saat 17.30'da muhtarlıklar ve Ataevlerinin önünden kalkacak servisler, geri dönüş için ise saat 23.00'da hareket edecekler.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramını hep birlikte; coşku, sevinç ve bağlılıkla kutlamak için Ataşehir'de buluşuyoruz.

 

Program

29 Ekim 2016 Cumartesi

Saat: 18.00 – Fener Alayı Yürüyüşü-  Başlangıç Noktası: Özgürlük Parkı (Ataşehir Migros Arkası)

Saat: 20.00 – Manga Konseri

Saat: 21.30 – Kıraç Konseri

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Akran Zorbalığı Çocuklarda Ruhsal Sorunlara Yol Açıyor

Ergenlik En Riskli Dönem
 
Zorbalık kavramı şiddet uygulayan ve uygulanan arasında güç farklılığı olduğunda kullanılan bir kavramdır. Şiddet uygulayan, herhangi bir nedenle (yaş, cinsiyet, yetki ya da statü sahibi olmak gibi..) şiddet uygulanandan daha güçlü olduğunda buna “zorbalık” adı verilir.  Kendini savunamayacak konumdaki kişi sistemli ve istemli biçimde ezilir.  Zorbalığa maruz kalma nedeniyle yaşanan travmalar ergenlikte sık karşımıza çıkan durumlardır. Çünkü bu dönemde sosyal farkındalık artar, grup içinde sevilmek ve saygı görmek önem kazanır. Grup içinde aşağılanmak ya da gruptan dışlanmak ergenler için korkutucudur. Eğer grup liderleri konumundaki çocuklar saldırganlığa eğilimli ise saldırganlık grup normu haline gelebilir.  Bu gruplarda, grup normlarına uygun davranmayan çocuklar alay edilerek, aşağılanarak ya da dışlanarak ruhsal travmalara maruz kalabilirler.

Okul Reddi ve İntihar Girişimlerinin Nedeni Akran Zorbalığı

 
Bu tür durumları çocuklar arasındaki oyunlar ya da normal gündelik çatışmalar gibi kabul etmek yanlıştır. Zorbalığa maruz kalan çocuklarda ve gençlerde; benlik saygısında düşme, depresyon ve anksiyete belirtileri, şiddete yönelik düşünceler sıklıkla ortaya çıkmaktadır.  Ergenlik döneminde görülen; okul reddi tablolarının, intihar girişimlerinin ve yeme bozukluklarının bir bölümünün altında akran zorbalığına maruz kalma durumu yatmaktadır. 

Daha Çok Zeka Düzeyi Yüksek Olan Çocuklar Akran Zorbalığına Maruz Kalıyor

 
Ergenler pek çok nedenle zorbalık kurbanı olmaktadır. Çekingen, sessiz ya da sosyal becerileri yetersiz olanların, daha yalnız çocukların ve fiziksel ya da ruhsal sorunu olanların zorbalığa maruz kalma riski arttığı gibi; zeka düzeyi yüksek olan, derslerinde diğerlerine göre başarılı olan çocukların da zorbalık kurbanı olma riskinin daha yüksek olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Ergenlikte fiziksel gelişim sürecinde gençler arasında farklılıklar görülmesi, aynı grup içinde fiziksel açıdan erken gelişenlerle geç gelişenlerin bir arada bulunmasına yol açar. Bu durum da grubun güçler dengesini bozar ve fiziksel açıdan daha zayıf çocukların kolay hedefler haline gelmesine neden olur.
 
Çocuklar Zorbalığa Maruz Kaldıklarını Ailelerine Anlatamıyor
 
Zorbalığa maruz kalan kişinin grubun geri kalanı tarafından nasıl algılandığı önemlidir. En zararlı yaklaşım biçimi zorbalık yapan kişiyi değil kurbanı sorgulayan yaklaşım biçimidir. Okullarda bu tür yaklaşımlara sıklıkla rastlanılmakta ve bu olgu giderek kurbanın da kendisini sorgulaması; bu duruma kendisinin neden olduğunu düşünmesi ile sonuçlanmaktadır. Maruz kaldığı şiddetten kendini sorumlu tutan kurbanların yardım isteme olasılığı azalmaktadır.  Zorbalık mağduru çocuklar yaşadıkları durumu ailelerine ya da öğretmenlerine anlatmakta zorlanırlar. Çünkü genel eğilim; zorba ile uğraşmak yerine kurbana akıl vermek şeklinde olmaktadır.

Okulda Dışlanma Korkusuyla Zorbalığa Sessiz Kalıyorlar

 
Bazen de zorbalık yapan kişinin yakınında aslında şiddet eğilimi daha yüksek olan kışkırtıcılar olabilir. Bunlar zorbalık yapan kişinin liderlikten elde ettiği gücü kendi saldırganlık duygularını tatmin edecek biçimde kullanabilen ama ön planda görünmeyen kişiler olabilirler.  Gülerek ya da diğer şekillerde zorbalığı destekledikleri görülür. Bir başka grup ise yapılanlardan hoşlanmadığı halde sessizce izlemede kalır. Bu sessiz izleme de zorbalığa sessizce göz yumma anlamına gelmektedir. Okul gibi kapalı grup ortamlarında zorbalığa karşı çıkabilmek, dışlanma riskini ortaya çıkaracağından zorbalığa karşı durabilenler ne yazık ki oldukça azınlıkta kalmaktadır. Oysa zorbalıkla mücadele, zorbalık yapan kişilere karşı çıkma cesareti gösterebilecek ya da en azından bu durumu bildirerek önlem alınmasını sağlayacak çocukların sayısının artmasından geçmektedir.

Çocuğunuza Öncelikle “Kendisini Korumayı” Değil “Başkasını Korumayı” Öğretin

 
Şu anda pek çok ülkede zorbalıkla mücadele amaçlı programlar yürütülmektedir. Bu programların amacı çocuklara ve gençlere zorbalığı tanımayı, engellemeyi ya da bildirmeyi öğretmektir. Zorbalıkla mücadelede çözüm; anne- babaların çocuklarına “kendini korumayı” öğretmeyi bırakıp “başkasını korumayı” öğretmesi ile başlayacaktır. Bunun için ailede de bireylerin birbirini ezmeye değil, destek olmaya çabalayan ilişkiler kurması gerekir. Çocuklar kendilerinden farklı özellikleri olan akranlarını dışlamak yerine tanımaya ve anlamaya yönlendirilmelidirler. Öğretmenlerin ve okul rehberlik servislerinin zorbalıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesi ve her okulun zorbalık karşıtı bilimsel verilere dayanan bir program geliştirmesi böylece öğrencilerinin kendilerini güven içinde hissetmesini birinci öncelik olarak görmesi gereklidir.

Çocuklara Cinsel İstismarda Rakamlar Korkutucu

Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda ise İstanbul, İzmir ve Adana ilk sırada yer aldı. Medya takip sektörünün lokomotifi Ajans Press, çocuk istismarı haberlerinin medyada ne denli yer aldığına dair bir inceleme yaptı. Ajans Press’in incelemesi sonucunda yıl boyunca 3 bin 567 çocuk istismarı haberinin yapıldığı tespit edildi. Ülkemizde kamu vicdanını sızlatan yargı kararları hemen her gün basına yansıyan haberlerle gündemdeki yerini koruyor. 
 
Yıl boyunca çıkan haberlere bakıldığında, vuku bulan her olay sonunda meclis gündemine gelen araştırma komisyonu ve yasaların yetersiz olduğuna dair çıkan haberler dikkat çekmekte. Üzücü olayların yaşandığı illerde belediyelerin çalışmalarına medya kayıtsız kalmıyor ve bunu gündeme taşıyor; çocuk istismarı olaylarını önlemek için başta aileler olmak üzere medya ve bireylere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu konuda medyanın da desteğini alarak eğitimlerin yapılması, halkın bilinçlenmesi ve yasaların caydırıcı olması utanç verici suçların önüne geçmek için önemli adımlar olacaktır.

Water Garden Ataşehir Açıldı Desek Doğru Olmaz

Neşet Ertaş Ataşehir’de Yaşıyor

2 bin 900 metrekarelik kullanım alanı olan Neşet Ertaş Kültür Evi’nde, 4 adet derslik, 250 metrekarelik dans salonu, 120 kişilik çok amaçlı konferans salonu, kütüphane ve kantin gibi tüm fiziki özellikleriyle öğrencilere uygun öğrenme ve sosyal ortam sağlıyor.

Kültür Evi’nde Üniversite Ders Destek Programı kapsamında ise öğrencilerine ve mezunlarına ücretsiz üniversiteye hazırlık kursları verilirken, Kültür Sanat Eğitim Programı kapsamında ise Ataşehirli ev kadınlarına yönelik sanat kursları düzenleniyor.

Genç yaş grupları başta olmak üzere merkezde haftanın 2 günü 250 kursiyerin faydalandığı pilates dersleri de veriliyor.

Neşet Ertaş Kültür Evi’nde engelli bireylerin ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecekleri fiziksel imkanlar da sunuluyor.

Kültür merkezi, haftanın 6 günü (pazartesi hariç) 08.30- 22.00 saatleri arasında hizmet veriyor.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir Belediyesi İlçedeki Tüm İbadethanelerin İç Temizlik Çalışmalarını Aralıksız Sürüyor

Her inanca saygılı ve eşit hizmet anlayışı ile çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi, vatandaşların ortak kullanım alanı olan ibadethanelerin yıl içerisinde bahçe düzenlemelerini, tadilatlarını ve eksiklerinin giderilmesi çalışmalarını da sürdürüyor.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Türkiye’nin Mega Problemleri 130 Ülkenin Milli Gelirini Geride Bıraktı

Türkiye’ye çağ atlatacak büyüklükte olan projeler dünyada da büyük ses getirirken, Ajans Press’in yıl boyunca çıkan haberleri derlediği raporda medyada en çok konuşulan mega projeler ise şu şekilde oldu;

PROJELER    HABER ADETLERİ

 
1-ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ    3933 HABER
 
2-KANAL İSTANBUL     2172 HABER
 
3-AVRASYA TÜNELİ     1961 HABER
 
4-YÜKSEK HIZLI TREN     1700 HABER
 
5-ÜÇÜNCÜ HAVALİMANI     1220 HABER
 
6-AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ     1194 HABER

Ataşehir’de Kadın Sağlığı Eğitim Programı Başlıyor (Ücretsiz)

KSEP ile kadınların günlük hayatta uyguladıkları riskli sağlık davranışlarının yerine doğru sağlık davranışları kazandırılması, sağlık ve kamu hizmet talebinin artırılması, hizmette sürekliliğin sağlanması ve sağlıkla ilgili uygulamalara katılımın kolaylaşması hedefleniyor.

Verilecek eğitimlerde, üreme organları ve işlevleri, temizlik-beslenme, güvenli annelik, doğurganlığın düzenlenmesi, üreme sağlığını koruyucu davranışlar, iletişim, cinsellik, haklar, genel sağlığı koruyucu davranışların geliştirilmesi gibi temel konularda bilgiler verilecek.

Detaylı bilgi ve kayıt için Ferhatpaşa, Kayışdağı Lions, İnönü, 30 Ağustos, Aşık Veysel, Mustafa Kemal Ataevlerine ve ATAMEM’e başvurulabilinir.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir Sosyal Kumbara Projesi

Ataşehir Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü  Sosyal Kumbara Toplama Merkezi’nde hiç düşmeyen tempolu bir çalışma var.  Çamaşır makinesine yerleştirilen kıyafetler, merkezin çalışanları tarafından yıkanıyor, kurutulup ütüleniyor; tek tek paketlenip ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılıyor.

Merkezdeki giysiler, evimizin dolaplarında yer alan giysiler gibi düzenli, yeni sahipleriyle buluşmayı bekliyor.

“Sosyal Kumbara Projesi”, Ataşehir’de ekonomik olanaksızlıklar nedeniyle; yeni eşya satın alamayan ihtiyaç sahiplerine yardım etmek amacıyla üç yıl önce kuruldu. Her ay yüzlerce kişi, buradan bağışçıların kullanmadığı ve ihtiyaç duymadığı evindeki, işyerindeki kullanılabilir durumda olan yeni ve eski yetişkin ve çocuk giysilerinden, kitaplardan, oyuncaklardan eşyalardan yararlanıyor.

43 yaşında üç çocuk annesi Leyla Öztel, iki yıldır Sosyal Kumbara Toplama Merkezi’nde çalışıyor. Kumbaralardan toplanan bütün eşyaların tek tek kontrolünü ve denetimini yapıyor. Toplanan eşyaların kullanıma uygun olup olmadığının kontrolünü gerçekleştiriyor.

“İhtiyaç sahibi insanlara ulaştıracağımız eşyalar düzgün mü, değil mi? Özellikle çocukların kullanacağı oyuncakların seçimine çok büyük bir özen gösteriyorum. Yeni doğmuş bebek kıyafetlerini, büyük özenle alınmış minik bebek pabuçlarını itinayla yıkıyor ve ütülüyorum. Bebek kıyafetlerini hazırlarken içimdeki manevi mutluğu kelimelerle tarif edemem. Örneğin bu elimde tuttuğum ilk adım pabuçları… Kendimi düşünüyorum bir an, bebeklerim için yaptığım hazırlıkları, onlar için özenle, heyecanla aldığım kıyafetleri. Kim bilir bu pabuçları hangi hayırsever bir anne bu kumbaralara bıraktı. Bu eşyaların ardında kim bilir hangi hikayeler saklıdır diye bazen düşünüyorum. Belki bu özenle alınmış beyaz bağcıklı pabuçları bir anne hiçbir zaman bebeğine giydirme şansına sahip olamadı. Düşünsenize bundan daha dokunaklı ne olabilir! Ya da hala pırıl pırıl olan bu siyah pabuçlar… Güzel bir kız çocuğunun pabuçlarını başucuna koyup heyecanla bir bayram sabahını beklemesi, o vakitler, dünya ne kadar büyüktür onlar için. Biz, burada hiçbir zaman bilemeyeceğimiz eşyaların ardındaki saklı hikayeleri düşünüp, onları yeni sahiplerine ulaştırmak için hazırlıyoruz. Bilmediğimiz isimsiz kahramanlar onlar. Unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi hatırlatan isimsiz kahramanların eşyaları”.

Merkezin bir diğer çalışanı Dilber Deneri de böyle bir görevde olmayı “Burada çalışmak tatlı bir yorgunluk” diye ifade ediyor.

Sekiz aydır Sosyal Kumbara Toplama Merkezi’nde çalışan 43 yaşındaki, iki çocuk annesi Dilber Deneri, işinin manevi yönüne vurgu yaparak, “Her gün burada insanlara ulaştıracağımız eşyaların kontrolü yapıyoruz, giyilmeye uygun kıyafetleri, kullanmaya elverişli eşyaları özenle seçiyoruz. İşimiz zor çünkü zaman zaman vatandaşlar hiçbir şekilde kullanmaya elverişli olmayan eşyaları kumbaralara bırakabiliyor. Bağışçıların kullanılabilir durumda olan eşyaları bırakmaları bizim işimizi daha da kolaylaştıracak.  Bu olumsuz zorluklara rağmen işimizin manevi tatmini, insanlardan aldığımız duaları düşününce burada çalışmak tatlı bir yorgunluk oluyor” dedi.

Sosyal Kumbara Kampanyasından, yapılan başvurular doğrultusunda Ataşehir Belediyesi’nin yerinde araştırmaları ve sosyologların yaptığı incelemeler sonucunda ilçe sınırları içinde ikamet eden ihtiyaç sahibi vatandaşlar yararlanıyor.

Sosyal Kumbara Projesi bir süre sonra sosyal belediyeciliğin önemli adımlarından biri olacak gıda bankacılığına dönüşecek. Gıda Bankacılığında ihtiyaç sahibi vatandaşlar ihtiyacı olan her türlü temizlik malzemesi, gıda, giysi gibi ürünleri temin edebilecek.

 

SERAP UÇAR

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Başkan İlgezdi İlk Muhtarlar Günü’nü Kutladı

Başkan Yardımcısı İlhami Yılmaz, Ataşehir Belediyesi olarak mahallelerin ve muhtarlıkların ihtiyaçlarını karşıladıklarını, bunun haricinde muhtarlıkların ileride oluşacak masraflarının karşılanması için Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’ne 250 bin TL bütçe ayırdığını ve ihtiyaç durumuna göre bütçenin artırılabileceğini iletti. İlhami Yılmaz,  muhtarların daha iyi hizmet verebilmeleri için, ekonomik durumlarının ve yaşam kalitelerinin artırılmasının gerektiğini belirtti.

Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan ise muhtarlıkların bir sisteme kavuşması gerektiğini ifade ederek, “Nasıl bir kaymakamın hizmet vereceği yeri, odayı, yapıyı devlet ayarlıyorsa muhtarların hizmet vereceği yeri de hazırlamalıdır.  Muhtarlıkları, belediyelerin vicdanına bırakmak mantık işi değildir” dedi. 

Belediyeye yaptıkları ziyarette muhtarlar, belediye yetkilileri ile daha çok buluşup, istişare toplantıları yapmak istediklerini vurguladılar. Ataşehir’in bir marka şehir olduğuna dikkat çeken muhtarlar, “Ataşehir’i yarınlara nasıl daha iyi bırakabiliriz” düşüncesiyle çalışma yaptıklarını ifade ettiler.

Muhtarlık İşleri Müdürü Deniz Kutlu ise gerçekleştirdikleri bu toplantıda ve diğer görüşmelerde muhtarlıkların tespit edilen eksikliklerinin ve sorunlarının ocak ayına kadar acil olarak çözüleceğini belirtti.  

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

29 Ekim Provaları İçin Bu Sene Ataşehir Bulvarı Kapatılmadı

Ataşehir’de Kursunu Seç, Eğitime Başla

Meslek Edindirme Kursları kapsamında ise; mesleki- konaklama, seyahat- pratik İngilizce, İngilizce A1, İngilizce A2, bilgisayar kullanımı ve işletmenliği, web tasarım, internet yönetimi, kuaförlük, manikür-pedikür teknikleri, temel cilt bakımı, aşçı çıraklığı, pasta çıraklığı, kadın sağlığı eğitim programı eğitimleri veriliyor.

ATAMEM’de yeni dönem kursları başlarken, bir sonraki dönem için de ön kayıt alımları aralıksız devam ediyor.

Tamamen ücretsiz olarak sunulan kursların sonunda, kursiyerlere Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika veriliyor.

Kurslara ve eğitimlere katılmak isteyen Ataşehirliler, Küçükbakkalköy Mahallesi Vedat Günyol Caddesi No:06 adresinde hizmet veren ATAMEM binasında, başvuru formlarını doldurarak en yakın zamanda açılacak yeni sınıflar için sıra alabiliyorlar. Daha fazla bilgi almak isteyen Ataşehirliler, ATAMEM’ e ait 0216 574 80 79 telefon numarasından ek bilgi talep edebilirler. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Perdeler Açıldı

Tiyatronun sonunda, Ataşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan oyunculara çiçek takdim etti.

Sadık Kayhan, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından bir kopmuş demektir’ sözüne atıfta bulunarak, kültür ve sanatın önemine vurgu yaptı. Kayhan, oyunculara, Ataşehirli tiyatro severlere sundukları performanstan ötürü teşekkür etti.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Her Siteye Ayrı Çözüm

Bu toplantılarda site sakinlerinin talepleri ve sorunları karşılıklı görüş alışverişinde bulunularak çözüme kavuşturuluyor.

Her hafta bir site ile yapılan toplantılar bazen Belediye binasında, zaman zaman da sitelerde gerçekleşiyor, böylece sorunlar ve talepler yerinde görülüyor.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ali Ağaoğlu’nun Villası Yandı

Ataşehir Kira Artışında İstanbul 3.üncüsü

4.Zeytinburnu %25
5.Şişli %20
6.Kartal %18
7.Beylikdüzü %15

Ataşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Futbol Takımı Yeşil sSahaların da Galibi Oldu

Başarılı sonuçlarıyla göz olduran takımın teknik direktörü Şahin, maç sonrası yaptığı değerlendirmede,  “Biz çalışmanın, inanmanın, emek vermenin değerine ve takım ruhuna inanıyoruz. Bundan sonraki maçlarda da iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum” dedi.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir Belediyesi Mustafa Saffet Kültür Merkezi Kitap Cafe’nin İlk Konuğu Tuna Kiremitçi Oldu

Edebiyat, müzik ve sinema üzerine gerçekleşen sohbette Tuna Kiremitçi, “Güzel bir roman, sadece sizin seyretmeniz için çekilmiş bir filmdir. Aynı romanı 50 kişi okuduğunda hepimizin zihinlerinde o roman filme çekilir, görsellik kazanır. Hepimiz kendi hayal sinemamızı yaşarız ama birisi gerçekten filme çektiği zaman diğer 49 hayal kaybolur ve bir tanesi kalır. Halbuki hepimiz aynı romanı okuduğumuzda 50 farklı film çıkar ortaya. Zaten bu devirde edebiyatın hala yaşıyor olmasının mucizesi de burada olmalı” diye konuştu.

Müzik ve edebiyatın en doğrudan buluştuğu yerin şiir olduğunu vurgulayan Kiremitçi, “Şiir yazılı sanatlar içerisinde müziğe en yakın olanıdır. Gerçi ben şiirin bir edebiyat türü olduğuna inanmıyorum. Ben şiirin edebiyatın üstünde ve ötesinde bir şey olduğuna inanıyorum. Şiir yazan ve hayatını şiire vakfetmiş insanlar da, şaman gibi, derviş gibi, bir ermiş gibi, simyacı gibi insanlardır. Şairlere edebiyatçı demek bence haksızlık olur. Farklı algı boylarına girip, varoluşun başka hikmetlerini keşfedip bizim yapamayacağımız kelimelerle bizimle paylaşan ve bize gösteren insanlardır. Şiir de uzun yıllar müzikle kol kola girmiş, özellikle vezinli uyaklı olduğu zamanlarda, şairlerle müzisyenler arasında tabi ki çok dirsek teması olmuş” dedi.

Hayatındaki en etkileyici olaylardan bir tanesinin lisedeyken lise dergisi muhabiri olarak röportaj yapmak için Fikret Kızılok’la buluşması olduğunu ifade eden Kiremitçi, “O zaman Fikret Kızılok'un hayranıydım. Bir yerde, söz, şiirlerin bestelenmesi konusuna geldi. Fikret Kızılok ‘şiirler bestelenmemelidir mecbur kalınmadıkça’ dedi. Neden böyle düşündüğünü sorduğumda, ‘çünkü zaten şairler müzik yapabilecek nitelikte insanlardır ve her şiirin içerisinde şairi tarafından kendi müziği saklıdır’ yanıtını verdi. Şair belki müzik enstrümanı çalmayı bilmiyordur ama o müziği, şiirin içerisine zaten kendisi giydirmiştir” şeklinde konuştu.

Roman yazmayı bırakması hakkında konuşan Kiremitçi, “Roman yazmayı bıraktım ancak yazmaya devam edeceğim. Dergi yazısı ve öykü yazıyorum, yazmayı bırakmadım. Çok önemli bir sebebi yok,  yazmayı düşündüğüm şeyler bitti, tadında bırakmak gerek sadece. Yapmak istediğim müzikler var, ona odaklanmak istiyorum. Küsmüşlük veya tükenmişlik gibi bir sebebi yok, çok dramatik bir sebebi de yok ” dedi. 

Tuna kiremitçi sohbet sonrası kitaplarını imzaladı.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Turkcell’den 6 Milyon Liralık Fatura Ödeme Desteği

15 Temmuz darbe girişiminin birlik ve beraberlik ruhu ile bertaraf edildiğini ve bu dönemde ekonomiye sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Türkiye’nin Turkcell’i olarak 15 Temmuz’dan bu yana tüm imkânlarımızla ülkemize sahip çıktık. Artık ekonomik olarak da üzerimize düşeni yapmalıyız diye düşünerek, borcu olan abonelerimiz için yeni bir kampanya hayata geçirdik. Yaklaşık 200 bin bireysel ve kurumsal mobil hat abonelerimize 6 milyon liralık fatura indirimi fırsatı sunarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Turkcell’e dönmek isteyen eski abonelerimize özel başlattığımız kampanya ile 50 TL ve altındaki borçları ilk faturada siliyoruz. Bu sayede borcu olan Turkcell’lilerle yeni bir başlangıç planlıyoruz’’ diye konuştu.

Yasal takipteki borçlar da yeniden yapılandırılacak

Turkcell’lilerin borçlarında olağanüstü hal süresince yeniden yapılandırmaya gittiklerini de açıklayan Terzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Kesintisiz iletişimin önemini bir kez daha gördüğümüz bugünlerde, borçları nedeniyle yasal takipte olan tüm abonelerimize de bir müjdemiz var. Yasal takibe takılan Turkcell aboneleri, borçlarını internet sitemizden 12 aya kadar varan seçenekler ile taksitlendirerek ödeyebiliyorlar.”

Ataşehir’de Kış Spor Okulu Başlıyor

Hafta sonları düzenlenecek ve toplam 1200 öğrencinin katılacağı Kış Spor Okullarında öğrencilere eşofman takımı ile çorap hediye edilecek.

Kış Spor Okulu boyunca futbol dersleri, Yeni Hayat Gençlik Merkezi halı sahasında; basketbol ve voleybol dersleri, Celal Yardımcı Ortaokulu Spor Salonu ile Esatpaşa İmam Hatip Lisesi Spor Salonu’nda yapılacak. 

Tekvando ve jimnastik dersleri, Celal Yardımcı Ortaokulu Spor Salonu’nda, tenis dersleri, TEB Ataşehir Anadolu Lisesi, Kick Boks dersleri ise Ali Fuat Cebesoy İlkokulu ve İhsan Kurşunoğlu Ortaokulu’nda düzenlenecek.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Tekerlekli Sandalye Mavi Kapakta

Bu kampanya, plastik kapakları geri dönüşüme kazandırmakla çevresel bir proje, kapaklardan sağlanan gelirle engelli vatandaşlarımıza umut olmak adına sosyal bir proje özelliği taşıyor.

Ataşehir’de kampanyanın başladığı 2010 yılından beri 405 ton mavi kapak toplanarak bin 615 engelliye tekerlekli sandalye verildi.

İlçede okul, hastane, kamu kurumları, site, işyeri olmak üzere; eğitim, sağlık, sosyal ve kamusal alanlara yerleştirilen mavi kapak kumbara sayısı 1.100 noktayı aştı.

Her plastik kapağın bir umut haline geldiği kampanyada toplanan kapaklarla alınan tekerlekli sandalyeler de ihtiyaç sahiplerine hızla ulaştırılıyor.

Plastik kapakların bu şekilde çevreye zarar vermeden geri dönüşümü sağlanırken, pet şişeler de Belediye ekipleri tarafından plastik atıklar olarak ayrıca toplanıyor. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

10 Adımda Ruh Sağlığınızı Koruyun

Her Dört Kişiden Biri Ruhsal Hastalıklardan Etkileniyor

Psikiyatrik hastalıkların sıklığı ve yaygınlığı giderek artmakta ve toplumun her kesimini etkilemektedir. Günümüzde her dört kişiden biri yaşamlarının bir döneminde ruhsal hastalıklardan etkilenmektedir. 75 yaşına gelmiş kişiler arasında herhangi bir ruh hastalığı yaşamış olanlar yarıdan daha fazladır (% 50.8). Psikiyatrik hastalıklar tedavi edilmezlerse bireysel, toplumsal ve maddi kayba neden olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmasına göre; dünyada kişilerin işlevsellik kaybına en çok yol açan on hastalıktan beşini psikiyatrik hastalıklar oluşturmaktadır. Bu hastalıklar sırasıyla; depresyon, alkol kullanımı, bipolar bozukluk, şizofreni ve obsesif kompulsif bozukluktur. Anksiyete bozuklukları, depresyon, bipolar bozukluklar ve şizofreni yeterince tedavi edilemediğinde daha çok işlev, iş gücü kaybı ve ailesel sorunlara yol açmaktadır.

Ruh Sağlığı Sorunu Olanlar Toplumsal Baskı Yüzünden Tedaviye Başvurmuyor

Psikiyatrik hastalıklar kişinin gerçekle ilişkilerini bozacak derecede ağır akıl hastalıklarıyla sınırlı değildir. Hatta bu tür ağır hastalıklar bütün ruhsal sorunların küçük bir oranını oluşturur. Günümüzde kentleşme, nüfus artışı, gelecek kaygısı gibi nedenlerle ruhsal sorunu olanların damgalanması ve dışlanması da toplumsal boyutta soruna yol açmaktadır. Damgalama ve dışlama bir yandan ruh sağlığı sorunu olanların tedavi başvurusundan kaçınmasına yol açmaktadır.

RUH SAĞLIĞINIZI KORUMAK İÇİN ÖNERİLER

1.Kendinizle İlgilenin: Ruhsal açıdan sağlıklı bireyler kendi ilgilerini, başkalarının ilgilerinden bir parça yukarda tutma eğilimi gösterirler. Keyif aldığınız şeyleri yapmayı kendinizden esirgemeyin. Ertelemeleri olabildiğince azaltın. Kendinize vakit ayırmayı unutmayın, siz de önemlisiniz.

2.Hoşgörülü Olun: Kendimiz de hata yapabiliriz başkaları da… Herkesin hata yapabileceğini bilmek ve buna göre davranmak bize iyi gelir.

3.Belirsizliğe Katlanın: Her şeyin öngörülebilir olması beklentisinde olmak içsel huzursuzluğu artıracaktır. Gelecekten yüzde yüz emin olma şansımız yoktur.

4.Esnek Olun: Katı, önyargılı ve değişmez prensipler mutlu olmanızın önündeki en büyük engellerden biridir.

5.Sorumluluklarınızı Bilin: Duygu, düşünce ve davranışlarınızın sorumluluğunu kendi üzerine almak erişkinliğin bir parçasıdır. Her olumsuzlukta başkalarını, dünyayı veya kaderinizi suçlamaktan vazgeçin.

6.Engellenme Eşiğinizi Yüksek Tutun: Sağlıklı bireyler değiştirebilecekleri koşullar ve durumlarla ilgili aksiyon alırlar, değiştiremeyeceklerini kabullenir veya buna dayanırlar. Çünkü zorluklarla başa çıkmanın yolu ya mücadeleden, ya katlanmaktan, ya da ayrışmaktan geçer.

7.Gerçekçi Beklentiler İçinde Olun: Ulaşılamaz hedefler koyup hayal kırıklığına uğramaktansa küçük hedefleri adım adım geçmek veya gerektiğinde hedef değiştirebilmek umutsuzluğa iyi gelir.

8.Kendinizi Olduğunuz Gibi Kabul Edin: Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın, başkalarının yorumlarına göre kendi değerinizi ölçmeyin ve kendinizi başkalarına kanıtlamak için uğraşmayın.

9.İnsanlarla Etkileşimde Bulunun: Bir insanın sadece kendi ekseni etrafında dönmemesi, kişilerarası ilişkilerini sıcak tutması bireyi daha mutlu kılar.

10.Toplumla İlgilenin: Toplumun bir parçası olmak bireyi daha rahat, daha güvende ve daha mutlu hissettirir. Toplumsal ahlaki değerlere göre davranmak; hem kendi haklarını, hem de başkalarının haklarını korumak, toplumun sürekliliğine az da olsa katkıda bulunmak kişinin refah duyumsamasına da yardımcı olur.

Dev Dinazorlar Brandium Avm’de

Özgeçmiş mi, Öz Gelecek mi?

Mustafa Saffet Kültür Merkezi'nde düzenlenen seminerde Pektok, 4 bin 500 kişi tarafından cevaplanmış bir anket bilgisini de paylaştı. Pektok, "Kariyerinize bugün başlasınız yine aynı mesleği seçer misiniz?" sorusuna ankete katılanların yüzde 64'ünün hayır dediğine, "Kariyerinizde hedeflediğiniz yerde olduğunuzu düşünüyor musunuz?" sorusuna ise yüzde 83.1'in hayır dediğine dikkat çekti.

Pek çok kişinin iş hayatında mutlu olmadığını belirten Didem Pektok, iş başvurusunda bulunan kişinin, kendi kişisel özelliklerini iyi tanımasını, kişisel özelliklerine ve hayallerine uygun bir kariyer yolu belirlemesi gerektiğini ifade etti.

İş başvurularında kendini tanımanın önemine değinen Pektok, "Yeteneklerimizi çözmek adına kim olduğumuzu bilmeliyiz. Kendini tanımak, hayattan beklentilerinizi iyi bilmekten geçer. Kişisel özelliklerimizi mesleki anlamda nasıl değerlendirebileceğimizi bilmeliyiz. Kariyer planlarken, bir meslek ve bu meslekte hedefler belirleyip, kendimizde nelerin eksik olduğunu sormalıyız" dedi.

Seminerde Leonardo Da Vinci'nin 1482'de yazdığı tarihteki en eski CV örneğini gösteren Pektok, "Özgeçmiş; bilgi ve becerilerinizi, yaptıklarınızı kısaca kendinizi sunacağınız bir kısa tarihçenizdir. Mülakat ise; işveren ile işe başvuran adayın, belirlenen sürede bir oturumda birbirini tanımak için bir araya gelmesidir" diye tanımlamada bulundu.

İş görüşmelerinde bulunacak kişilere tavsiyelerde bulunan Pektok, "Özgeçmişinizi güçlü tutarsanız, işverenin karşısına güçlü çıkarsınız. Özgeçmişiniz, sizi görmeden sizi tanıtacak şekilde olmalı. Mülakat görüşmesi için de her an hazır olunmalı, tatile çıkmadan önce iş başvurusunda bulunmayın. İş başvurusunda karışık ve enteresan olmayan e-posta adreslerini tercih edin. Portre, düz cepheden ve stüdyoda çekilmiş fotoğraflar kullanın. Dış görünüşünüz önemlidir, işinize saygınızı gösterir" diye konuştu.   

Mülakata giderken mutlaka başvurulan firma ve işin tanınması, önceden araştırma yapılarak bilgi sahibi olarak gidilmesi gerektiğini ifade eden Pektok, işverenin beklentilerini şu şekilde sıraladı: “Analitik düşünce, problem çözme yeteneği, özgüven, takım çalışması ve iletişim becerisi, öğrenmede isteklilik, samimiyet, profesyonel olmaya yatkınlık, liderlik ve inisiyatif alabilme yetisi.”

Pektok yapılması gerekenler içinse "Görüşmeye giderken erken gidin, ölçülü ve samimi olun, bildiklerinizi söyleyin, kendinize güvenin, iyi dinleyin ve sorulara odaklanın, gülümseyin, sorulara somut yanıtlar verin, saygı gösterin ve saygı bekleyin, görüşmeye yalnız gidin. Somurtmayın ve gereksiz gülmeyin, ukalalık etmeyin, her bildiğinizi söylemeye çalışmayın, pısırık olmayın, ücret sigorta çalışma saatleri vb. konularda soru sormayın, asla yalan söylemeyin, görüşmeye geç kalmayın, dedikodudan kaçının, yazılı özgeçmişinizle çelişmeyin" diye sıraladı.

Kadının iş hayatında fazla yer bulamamasının sebebinin çocuk sahibi olduktan sonra devletin yeterli imkan ve yardımda bulunmaması olduğuna dikkat çeken Pektok, "Maalesef her iş için İngilizce bilme şartı aranıyor, işlerin büyük kısmında aslında İngilizce gerekmiyor. Ancak firmalar buna ayırt eden bir özellik olarak bakıyor, sizin sosyalliğinizle ilgileniyorlar" dedi.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Dünya’nın Gözü İstanbul’da

1-Petrol fiyatının yıl sonunda 60 dolara ulaşması öngörüldü.
 
2-Putin-Erdoğan görüşmesinden sonra Türk Akımı projesinde imzalar atıldı.
 
3-TANAP’ın finansman anlaşmaları bitirilecek.
 
Yıl boyunca ise enerji başlığıyla yapılan haberler dikkat çekti. Ajans Press’in verilerine bakıldığında 2016 yılı boyunca enerji konulu 8 bin 372 haberin yapıldığı belirtildi. Zirve’nin en dikkat çekici olayı hiç kuşkusuz Erdoğan ve Putin görüşmesi oldu. Erdoğan ve Putin arasında gerçekleşen görüşme,  yazılı basında, iki günde 349 yansıma buldu.

QNET Vitanew serisi, Mevsim Geçişlerinden Etkilenmemek İçin Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

Mevsim geçişinde vitamin ve besin destek ürünlerinin alımı büyük önem taşıyor. Özellikle  A, B, C, E vitaminleri, potasyum, selenyum ve çinko içeren besinler, yeterli düzeyde karbonhidrat alımı mevsim geçişinde hastalıklardan korunmaya destek oluyor. A Vitamini (diğer adıyla retinol), bağışıklık sistemini güçlendirerek mevsim geçişlerinde hastalıklardan korunmaya yardımcı oluyor. B vitamini, B-1, B-2, B-6 ve B-12 vitaminlerinin hepsini kapsıyor ve bu grup vitaminler  bahar aylarında yaşanabilecek, sindirim ve sinir sistemi sorunları için çok gerekli ve hayati önem taşıyor. C vitamini ise mevsim geçişlerinde sıkça yaşanan soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı da direnci artırıyor.  E Vitamini bahar aylarında cildi  korumaya ve güzelleştirmeye yardımcı oluyor. E Vitamini ve Selenyum birlikte alındığında gribal enfeksiyonların daha kolay geçmesine ve vücudun direnç kazanmasına destek oluyor. Potasyum mevsim geçişlerinde sık görülen alerjilerin tedavisinde takviye olarak öneriliyor. Çinko özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan saç dökülmeleri, ciltte çıkan yaralar, halsizlik gibi rahatsızlıklarda kullanılması gereken gıda takviyeleri arasında yer alıyor.

Yaşanacak bir hayat konseptiyle ürünler sunan QNET Türkiye Vitanew Serisiyle, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan mineraller içeren multivitamin takviyesi sunuluyor. Sadece www.qnet-tr.com adresinden satın alınabilen QNET Türkiye’nin Vitanew Gıda Takviyesi Serisi’nde; birbirinden farklı içeriklerde 10 çeşit vitamin bulunuyor.

Sonbaharda Kullanılabilecek Vitanew Gıda Takviyeleri;

Vitanew Multivitamin Mineral: Multivitaminler vücudunuzun fiziksel ve zihinsel direncinin arttırılmasına yardımcı olabilir.  Multivitamin’in içinde A, C, D, E Vitaminleri B5, B6, B12 Vitaminleri, Kalsiyum, Demir, Bakır, Çinko Biotin ve Folik Asit bulunuyor. Fiyatı; 70 TL

Vitanew Ginseng –Arı Sütü: Ginseng ’in tüm şifalı bitkiler içerisinde en etkili adaptojen (strese karşı direnci arttıran bir ajan) olduğu düşünülür. Ayrıca Ginseng, fiziksel aktiviteleri ve vücut direncini artırır.  Fiyatı; 75 TL

Vitanew Kalsiyum – Magnezyum – Çinko: Kalsiyum, güçlü ve sağlıklı kemik ve diş yapısını oluşturmasının yanı sıra kalp, sinir ve kas hücrelerinin de düzgün çalışması için de vazgeçilmezdir. Magnezyum, sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak sakinleşmeye yardımcı olduğu için  “Anti-stres Minerali ” olarak da bilinir. Enzimlerin harekete geçirilmesi ve kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol alır. C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor gibi vitamin ve minerallerin daha etkili kullanılması için de gereklidir. Ayrıca cildi düzgünleştirmeye, saçı güzelleştirmeye ve  tırnakları kuvvetlendirmeye yardımcı olur.  Çinko, vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alır. Hücre yenilenmesini destekleyerek cildi güzelleştirmeye, tırnakları güçlendirmeye ve saç dökülmesini önlemeye yardımcı olur. Pek çok günlük vitamin ve mineral ilaçlarının bileşenidir. Fiyatı; 66 TL

Vitanew Gingko Biloba – Vitamin  B 12: Devamlı dikkat gerektiren ya da yoğun işlerde çalışan kişilerin; enerji ve performansını artırmak için tavsiye edilmektedir. Yoğun iş temposundan kaynaklanan unutkanlık problemi olan kişiler için doğal bir çözüm sunmaktadır. Fiyatı; 66 TL

BiP’i Kullananların Sayısı Her Geçen Gün Artıyor

Terzioğlu: “Hedef 100 milyon BiP’li”

BiP’in 10 milyon kullanıcı sayısını aşmasının tesadüf olmadığını belirten Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu “Bundan yaklaşık 1,5 yıl önce küresel marka yaratma vizyonundan hareketle geliştirdiğimiz BiP ile çıktığımız yolda bugün 10 milyon indirilme sayısını aştık. BiP’in yurt dışından indirilme sayısının 1 milyonu aşmış olması ise BiP’in şimdiden küresel bir marka olma yolunda önemli bir eşiği aştığını kanıtlıyor. Bu başarının arkasında büyük bir ekip çalışması ve inovasyon var. Biz yüksek kalitede sesli görüntülü arama özelliği de sunan BiP’e çok güveniyoruz. Şimdiki hedefimiz tüm dünyada 100 milyondan fazla kişinin BiP üzerinden haberleşmesi.”

Turkcell’in güçlü altyapısı sayesinde yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama özelliği sunan BiP’i kullananların %40’ını diğer operatör aboneleri oluşturuyor. BiP’i yükleyen Turkcell’liler ilk ay geçerli olan 1GB mobil internetin sahibi olurken, yurtdışına çıkan Turkcell’liler ise 56 ülkede geçerli 100 MB’lık internet paketi ile BiP üzerinden yaklaşık 250 dakika sesli görüşme yapabiliyor.

Her yöne arama özelliği

BiP, sesli ve görüntülü görüşme, caps oluşturma ve kaybolan mesaj gibi farklı özellikleriyle öne çıkarken, BiP kullanıcılarının BiP uygulaması yüklü olmayanları arayabilmelerini sağlayan “her yöne arama” yeteneği ise bir ilk olma özelliğine sahip. Bu sayede BiP kullanıcıları, karşı tarafta BiP yüklü olmasa bile aramalarını uygulama üzerinden başlatabiliyorlar. Üstelik bu şekilde hem mobil hem de sabit numaralara doğru arama yapılabiliyor.

Sonbahar Depresyonu En Çok Kadınları Seviyor

Güneş Işığından Az Yararlanmak Depresyona Yol Açıyor

Yaz ve kış aylarındaki gün ışığı periyodu ile gece melatonin (uyku hormonu) salınım süresindeki farklılıklar, mevsimsel değişikliklerden etkilenmeye yatkın kişilerde depresyon atağı gelişmesine sebep olmaktadır. Sonbaharda düşen hava sıcaklığı ve günlerin kısalmasından dolayı gün ışığından daha az faydalanmak kişilerde hormonel değişikliklere yol açmaktadır. Serotonin(mutluluk) hormonu düzeyi düşerken, melatonin(uyku) hormonunun düzeyinin yükselmesi; kişide depresyonun oluşmasına uygun zemin hazırlamaktadır. Genel olarak kış aylarında daha çok uykuya ihtiyaç duyulma ihtiyacı da bu durumdan kaynaklanmaktadır. Sonbahar ve kış dönemlerinde artan melatonin uykuyu artırmakta ve aynı zamanda insanlarda iştah artışına da sebep olmaktadır.

Gün Boyunca Devam Eden Mutsuzluk Sonbahar Depresyonunun Habercisi

Sabahları uyanmakta güçlük ya da çok erken saatlerde uyanıp tekrar uyuyamama, gün boyunca devam eden mutsuzluk hissi, ilgi kaybı, gündelik aktiviteleri yaparken zorlanma, enerjide düşme, geçmeyen yorgunluk hissi, konsantrasyonda bozulma, bellek zorlukları yaşamaya başlama, iştahta artma ya da çok azalma, cinsel isteğin kaybı ile değersizlik ve yetersizlik duygularının artması gibi belirtiler Sonbahar Depresyonunun habercisi olabilir.

En Çok Kadınlar Etkileniyor

Mevsimsel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan tablo tıpkı depresyon hastalarınkine benzer. Sabahları uyanmakta güçlük ya da çok erken saatlerde uyanıp tekrar uyuyamama, gün boyunca devam eden mutsuzluk hissi, ilgi kaybı, gündelik aktiviteleri yaparken zorlanma, enerjide düşme, geçmeyen yorgunluk hissi, konsantrasyonda bozulma, bellek zorlukları yaşamaya başlama, iştahta artma ya da çok azalma, cinsel isteğin kaybı ile değersizlik ve yetersizlik duygularının artması gibi belirtiler sonbahar depresyonunun habercisi olabilir. Mevsimsel değişiklerden ruhsal olarak en çok kadınlar etkilenmektedir. Bunun sebebi; kadınların serotonin (mutluluk) hormonu duyarlılıklarının daha yüksek olduğudur. Yaygın olarak sonbaharda başlayıp, kış bitimine kadar devam eden bu belirtiler kişilerde ciddi düzeyde işlev kaybına ve hayat memnuniyetinde azalmaya yol açmaktadır.

SONBAHAR DEPRESYONUNDAN KORUNMAK İÇİN ÖNERİLER

Sabah Doğan Akşam Batan Güneşi Seyredin
Mevsimselliğe bağlı gelişen depresyona yatkın kişiler sıklıkla, gerek suni bir ışık kaynağının altında ya da güneşli iklimi olan bir yere seyahat ettiklerinde kendilerini çok daha iyi hissettiklerini belirtirler. Bu nedenle, özellikle sonbahar mevsimlerinde imkânınız olduğu sürece sabah doğan ve akşam batan güneşi seyretmeniz ruhunuza iyi gelecektir.

Açık Alanda Yürüyüş Yapın

Havanın soğuk olmasına aldırmadan güneş gördüğünüzde mutlaka sporunuzu açık alanda yapmaya gayret etmek ya da düzenli spor yapmıyor olsanız bile güneşli günlerde açık havada hafif tempolu yürüyüşler yapmak gün ışığından fazla faydalanmanızı sağlayacaktır.

Uyku Ritminizi Ayarlayın

 
Gün ışığından fazla faydalanabilmenin bir diğer yolu da, güneş olsun ya da olmasın erken kalkıp erken yatarak uyku ritminizi aydınlıktan daha fazla yararlanacak şekilde oluşturmaktır.

Eve Kapanmayın

 
Eve kapanmak, pasif olmak insanların enerjisini artıran değil azaltan bir faktördür. Bu nedenle aktif olmaya özen gösterin. Gün içinde yapılacak hiç bir işiniz yoksa bile dışarıda vakit geçireceğiniz aktiviteler planlamak önemlidir.

Sağlıklı Beslenmeye Özen Gösterin

 
Hazmı kolay düşük kalorili yiyecekler iyi hissetmemizi sağlar. Bu nedenle iştahınız ne kadar artarsa artsın yiyecek seçimlerinize özen göstermeye çalışın.

Pozitif Ruh Halinin Devamı İçin Sevdiğiniz Şeyleri Yapın
Aile, sevilen arkadaşlar, sevilen mekanlar ve hobiler pozitif ruh halinin devamının en önemli ayaklarıdır. Depresif hissetmenin doğal sonucu olan sosyal izolasyonla mücadelede ve hareket döngüsünü devam ettirmede koruyucu faktörlerdir. Bu nedenle isteksizlik yaşıyor bile olsanız sevdiğiniz insanlarla bir arada, özellikle dışarıda vakit geçirmek iyi gelecektir.

Tüm Bunlara Rağmen Depresyondan Çıkamıyorsanız Uzman Desteği Alın
Tüm bu önerilere rağmen geçmeyen ve daha da ağırlaşan depresif duygulanım hali söz konusu olduğunda vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almak en doğrusudur. Özellikle geçmişte depresyon tedavisi gördüyseniz, hali hazırda tekrarlayan depresif nöbetleriniz ya da tanısı konmuş bir psikiyatrik rahatsızlığınız varsa mutlaka uzman kontrolünde kalmalısınız.

Öğrenme Güçlüğü Okul Başarısını Düşürüyor

Çocuğu Kapasitesinin Üzerinde Zorlamak Kaygıya Yol Açabilir
 
Ödev çocuğun okulda öğrendiği konuyu pekiştirmesi ve uzun süreli hafızaya yerleştirebilmesi amacıyla evde yapması için verilen egzersizlerdir. Amaç, öğrenmenin pekişmesi ve eksik kalan konuların telafi edilmesidir. Her öğrencinin öğrenme düzeyi ve biçimi farklılıklar göstermektedir. Bu çocuğun gelişim düzeyi ve bireysel farkları ile ilgilidir. Öncelikle hem aile hem de öğretmen tarafından çocuğu iyi tanımak ve doğru gözlemek gerekmektedir. Çocuk çok hızlı öğreniyor ya da dikkati dağılıyor, kapasitesini kullanamıyor veya yavaş öğreniyor olabilir. Çocuğu, kapasitesinin üzerinde zorlamak kaygı ve endişeye yol açabilir. Disiplin sorunları nedeniyle çocuk yeteri kadar öğrenemeyebiliyor.
 
Çocuğun bireysel özellikleri; zeka düzeyi, dikkat, öğrenme tarzı, psikiyatrik durumlar…    
 
Aile; aile içi iletişim, sorunların varlığı, ailenin desteği…                                                     
 
Okul; okulun sistemi, öğretmen faktörü, sınıftaki çocukların düzeyi vb. nedenler çocuğun okul başarısını etkileyen nedenler arasında yer alıyor.

Öğrenme Sorunu Yok İse Disiplin Sorunu Vardır

 
Çocuğun öğrenme sorunu yok ise disiplin konusunda çalışılmalıdır. Televizyon, tablet, telefon gibi aletlerin, çocuk derslerini bitirdikten sonra belirli bir süre kullanmasına ve izlemesine izin verilmelidir. Uyku ve ders çalışma saatleri olabildiğince belli bir düzende ve çocuğun çalışma ortamı sabit olmalıdır. Anlamadığı konular yapılabiliyorsa aile tarafından anlatılmalı, yapılamıyorsa cevreden ya da bir öğretmen desteği alınmalıdır.

Öğrenme Sorunu Varsa Uzman Desteği Alınmalı

 
Öğrenme sorunu olan çocuklar için gereken test ve tetkikler yapılarak çocuğun öğrenme sorununun nedenine ulaşılmalı ve tedavi edilmelidir. Bireysel rehabilitasyon ve birebir çalışmalar yaptırılmalıdır. Psikiyatrik ve psikolojik sorun yaşayan çocuklar derse yeterince odaklanamadıklarından dolayı öğrenmeleri sağlıklı gerçekleşemez. Tedavi ile birlikte eksik kalan dersleri için özel çalışma yapmaları ve öğrenme desteği almalıdırlar.

Çocuğunuzun Ödevlerini Siz Yapmayın

 
Çocuğu yoruluyor diye onun yerine özellikle performans ödevlerini yaparak, gereğinden fazla destek veren aileler var. Amaç, çocuğun yeteneklerini geliştirmesi ve  öğrenmesiyken bu durumda gerçekleşemiyor.  Korunan ve kollanan çocuk, hayat içinde kendisini nasıl gerçekleştirecek? Nasıl sorunlarla baş edecek? Nasıl atılgan olacak? Ebeveynler farkında olmadan çocuklarına bu şekilde zarar vermiş oluyorlar. Öğretmenlerin de bu durumu fark edip veli ile görüşmesi gerekiyor. Bir başka açıdan bakılacak olunursa ailenin ihmali nedeniyle öğrenme sorunu fark edilmeyen çocuklar da başarısız olur ve bu durum tembellikle karıştırılabilir. Her ikisi de çocukların başarısını olumsuz etkileyen aile kaynaklı sorunlardır.

Başarılı Olman Lazım Mesajı Başarısızlığa Götürüyor

 
Okul başarısını fazlaca önemseyen ailelerin çocuklarında performans kaygısı görülüyor. Çocuk sürekli verilen “başarılı olman lazım” mesajı nedeniyle bunu gerçekleştirememekten korkuyor ve başarısı düşebiliyor. Dersler önemli evet ama çocuğun ruh sağlığı, sosyal ve bedensel gelişimi de aynı derecede önemlidir. Çocuğun dinlenmesi için de yeterli zamana ve etkinliğe ihtiyacı vardır. Spor, müzik, drama, dans vb. aktivitelerle desteklenen çocuklar daha disiplinli, daha sağlıklı ve mutlular… Ailenin modelliği de iç disiplinle ilgili çocuğun başarısında önemlidir. Kendini yönetebilen, zamanını iyi kullanabilen ailelerin çocuklarında bu davranışlar rol model olarak görülmektedir.

Cityscape Dubai’nin En Gözde Markası Yine Ağaoğlu Oldu

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ilişkilerinin iyi olmadığına vurgu yaparak, 15 Temmuz darbe girişimine BAE’nin destek verdiği yönünde haberlerin yapıldığını bu nedenle siyasi ilişkilerin bozulduğunu söyledi. Ağaoğlu, “Son dönemde ilişkilerde bir yumuşama vardı. Ama şu anda siyaseten çok sıkıntılı. Ben 3 gündür buradayım, buradaki Körfez yatırımcıları Türkiye Ortadoğu’nun kalesi diyorlar. Darbenin başarısız olmasına bizden daha çok sevinmişler. Darbe olsaydı, domino etkisiyle Ortadoğu’yu da bitirirdi diyorlar. Bizi saniyesinde götürürdü diyorlar” ifadesini kullandı.

Fuara satıştan çok Türkiye’yi tanıtmaya geldiklerini anlatan Ağaoğlu, “Dışişleri Bakanlığı’nın misyonunu üstlendik. Herkese Türkiye’yi anlatıyoruz. Buradaki yatırımcı ‘Türkiye’ye yardımcı olmamız gerekiyor’ düşüncesindeler. Yatırım yapmaya hevesliler. Ama yanlış anlaşılmanın mutlaka düzeltilmesi gerekiyor. Burada siyasilerin de devreye girmesi gerekiyor. Biz o gerilimi hissediyoruz. Siyaseten bir gerilim var. O nedenle kendimizi daha iyi anlatmamız gerekiyor. Buradaki yatırımcı da tepedekilerin ağzına bakıyor” şeklinde konuştu.

Yeni Mercedes-Benz S-Serisi Cabriolet Türkiye’de

Dünyanın en konforlu cabriolet modeli olarak tanımlanan yeni Mercedes-Benz S-Serisi Cabriolet’nin iç mekanında, sportif-lüks tasarım çizgileri ile kullanılan seçkin malzeme ve uyumlu renkler duyulara hitap ediyor. Araç içi gürültü düzeyi, tasarım, ses izolasyonu sağlayan tavan yapısı ve çift katmanlı camlar sayesinde en aza indirildi.
 
Tavanı açık kullanımda araç içinde türbülansı önleyen AIRCAP ve soğuk havada konforu artıran, boyun bölgesine sıcak hava akımı sağlayan AIRSCARF sistemleri araç kullanıcısına keyifli bir sürüş sunarken cabriolet sezonunu da neredeyse yılın tamamına uzatıyor.

Güvenlik ve sürüş konforu: Geliştirilen yardımcı sistemler hem konforu hem güvenliği en üst seviyeye taşıyor

 
S-Serisi Cabriolet’de sunulan ve “dünyanın en iyi otomobili” S-Serisi’nden de bilinen çeşitli sürüş yardım sistemleri, sürücünün yükünü hafifleterek konforu artırmaktan görsel, işitsel ve/veya dokunsal uyarı sinyalleri vermeye ve sürücünün tepkilerini hızlandırmaya kadar çok çeşitli avantajlar sunuyor. Bu sistemlerden bazıları sadece uyarırken bazıları tehlikeli durumlarda aktif müdahalede de bulunabiliyor.
 
• Mercedes-Benz’in “Akıllı Sürüş” konseptine dahil PRE-SAFE® özelliği, şehir trafiğinde çarpışmaları önlemeye, arkadaki trafiğin neden olduğu tehlikeli durumları ortadan kaldırmaya ve emniyet kemerlerinin sağladığı korumayı artırmaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda yayaları algılayarak 50 km/saat’e kadar olan hızlarda çarpışmaları önlemek üzere otomatik olarak frenleri harekete geçiriyor. PRE-SAFE® PLUS ise olası arkadan çarpışma durumlarını algılayabiliyor ve dörtlü flaşörlerini yakıp söndürerek trafiği uyarıyor.
 
• Direksiyon Yardımcısı ve dur-kalk pilotu fonksiyonu bulunan DISTRONIC PLUS, yolculuk sırasında öndeki araç ile güvenli takip mesafesini koruyor, hızını öndeki araca göre ayarlıyor, trafikte kendi kendine dur-kalk yapmasının yanında virajlarda da sürücüye yardımcı oluyor.
 
• “Acil Fren Destek Sistemi BAS PLUS”, karşıdan gelen trafiği ve yayaları da algılayabiliyor ve sürücü tarafından uygulanan fren gücünü buna göre arttırıyor.
 
• “Aktif Şerit Takip Yardımcısı”, sürücünün istemeyerek yoldan çıkması ve aracın şeridi terk etmesi durumunda direksiyonda hissedilir şekilde titreşim meydana
getirerek sürücüyü uyarıyor, gerekiyorsa aktif olarak müdahale ederek aracı tekrar şeridine taşıyor.
 
• “Adaptif Uzun Far Yardımcısı” ışık konisi içindeki diğer araçları gizleyerek trafikteki diğer sürücülerin gözlerini kamaştırmadan uzun farların sürekli açık kalmasını sağlıyor.
 
• “Gece Görüş Yardımcısı PLUS” kullanılan kızıl ötesi ışınlar ve termal görüntüleme teknolojilerinin birleşimi sayesinde diğer araç sürücülerini rahatsız etmeden ve uzun farlar yakılmadan yolu tarayarak görüş mesafesini artırıyor ve tehlike kaynaklarını belirginleştirerek sürücüyü uyarıyor. Far ışığı dışında kalan bölgede yaya tespit edildiğinde otomatik olarak devreye girerek gösterge panelinde yayayı gösteriyor; ayrıca hem sürücü hem de yol kenarındaki yayayı uyarmak için ilgili taraftaki far yardımı ile üç defa uyarı ışığı yakılıyor.
 
• Virajlarda aktif eğilme özelliği sunan “ACTIVE BODY CONTROL” (Aktif Gövde Kontrolü) ve stereo kamera aracılığıyla yoldaki engebeleri algılayan “ROAD SURFACE SCAN” (Yol Yüzeyi Tarama) özelliği yol üzerindeki bozuklukları algılayarak süspansiyonu buna göre anında ayarlayan “MAGIC BODY CONTROL” sistemi de araçta isteğe bağlı olarak sunuluyor.
 
Mercedes-Benz S 500 Cabriolet AMG 1.190.500 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuluyor.

Radyo Ataşehir, Ataşehir’in Sesi Açıldı

Türkiye’deki Konut Fiyatları Dünyanın Zirvesinde

Türk halkının gayrimenkulü en güvenli, en çok kazandıran ve en karlı yatırım aracı olarak gördüğü ve yatırımlarını bu çerçevede yaptığı medyada öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Ajans Press’in konut raporunda en çok konut haberi yapılan il ise İstanbul oldu.  Öte yandan 15 Temmuz darbesi sonrasında, hükümetin konut kredilerini düşürme yolunda attığı adımlar, sektöre olumlu bir hareketlilik getirdiği ve yatırımların ilerleyerek devam edeceği belirtiliyor.

Ayrılık Kaygısı Okul Korkusuna Yol Açıyor

Okula İstekli Başlamasını Sağlamak İçin Sevdiği Arkadaşlarını Hatırlatın
 
Tatil sonrası okul açıldığında çocuğun ruh halini belirleyecek olan en önemli şey; önceki senelerde okulla, derslerle ve arkadaşlarıyla olan ilişkisinin nasıl olduğudur. Eğer bu konularda sorun yaşanmamışsa uyum çok daha hızlı ve kolay olacaktır. Tatilin son günlerinde çocuklar yavaş yavaş zihinsel olarak kendilerini okula hazırlamaya başlarlar. Bir yandan arkadaşlarını özlerlerken, bir yandan heyecan, bir yandan da kaygı yaşayabilirler. Bütün bunların bir arada yaşanması doğaldır.  Anne baba çocuğa bir önceki yılla ilgili olumlu anıları, okulda yaptığı güzel şeyleri, öğrendiği ilginç konuları, sevdiği arkadaşlarını ve öğretmenini hatırlatarak okula istekli başlamasına yardımcı olabilir.
 
Çocuğun Okulla İlgili Kaygısını Artıracak Konuşmalar Yapılmamalı
 
Ana sınıfı ya da okul öncesi eğitime gitmiş çocuklar için ilkokul birinci sınıfa başlamak genelde kaygı verici değildir. Ancak eğer çocuk, öncesinde hiç okula gitmemiş, kafasında okulla ilgili kavram oluşmamış ise özellikle kaygı düzeyi yüksek çocuklar okulun ilk günlerinde zorlanabilirler. Evden, ailesinden ayrılmaya alışmamış çocuklar için ilk kez okula başlamak ve bütün günü evden uzakta geçirmek onların yaşam tarzında ani bir değişikliktir. Bu değişikliğin üstüne bir de dersleri öğrenme, ödev yapma, öğretmeni dinleme ve okul kurallarına uyma gibi zorunluluklar bindiğinde çocuk korkabilir ve okula gitmekten kaçınabilir. Bu yüzden çocuk eğer okul öncesi eğitim almamış ve hiç evden ayrılmamışsa; önceden onu okula oyunla hazırlamak, öğretmeni ile tanıştırmak, okula birlikte gideceği arkadaşlar bulmak böylece okul ortamına, evden uzak kalma fikrine ısınmasını sağlamak gerekir. Çocuğun okulla ilgili kaygısını artıracak konuşmalar yapılmamalıdır. Örneğin “böyle yaparsan okulda öğretmen sana çok kızar”, “okula başlayınca eve gelip hemen ödev yapmalısın” gibi okulla ilgili kaygıları artıracak konuşmalar yapılmamalıdır. Bunun yerine “okulda öğretmenin seni çok sevecek”, “birçok yeni arkadaşın olacak” gibi olumlu beklentiler uyandıracak tarzda konuşmak daha uygundur. Okulun ilk başlangıç günlerinde anne baba, hemen çocuğun okul başarısı üzerinde yoğunlaşmamalı, onun yerine evde rahatlamasına izin vermelidir.
 
“Nasıl Başlarsa Öyle Gider” Demeyin Okula Alışması İçin Zaman Tanıyın
 
Tatilden sonra okul yaşantısına dönüldüğünde ilk günlerden hemen çocukların okul düzenine geçememesi beklenebilir bir durumdur. Uyku düzeni, ders çalışma düzeni zamanla yerine oturur. Bu konuda anlayışlı olup çocuğa zaman tanımak ve ilk günlerden zorlayıp inatlaştırmamak gerekir. Değişikliklere uyumun bir süreç olduğu, zaman gerektirdiği anne babaların anlaması gereken en önemli noktadır. “İlk günden nasıl başlarsa öyle gider” diye düşünüp, ilk günden zorlamalara başlamak genelde ters teper.
 
Okula Gitmeyi Reddediyorsa Ayrılık Kaygısı Bozukluğu Olabilir
 
Çocuk okula başlarken ilk başlarda isteksiz olabilir, şikayet edebilir ve okulda sıkıldığından yakınabilir. Bunları anlamak ama kararlı bir şekilde okula gitmesini sağlamak gereklidir.  Çocuk şikayet de etse okuluna düzenli gidiyorsa sorun yoktur. Ancak bazı çocuklar okulla ilgili o derece kaygılanırlar ki okula gitmeyi tümden reddetme ya da bazı rahatsızlıklar öne sürerek okuldan kaçınmaya başlarlar. Bu durum “ayrılık kaygısı bozukluğu” dediğimiz ruhsal bir sorunun belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatristine başvurulması gerekir.
 
Çocuğun Daha Önceki Deneyimi ve Yapısal Özelliği Okula Alışma Süresini Belirler
 
Çocuğun daha önceki okul deneyimi olumlu ise kolay adapte olur. Ancak bazı çocuklar yeni durumlara geç alışan, geç ısınan yapısal özellikler gösterirler. Bu grup çocukların alışması, uyum sağlaması daha uzun zaman alır. Çünkü bu çocuklar, arkadaş ilişkilerinde kendini ortaya koymada daha çekingendirler ve geç arkadaş edinirler. Oysa okulda iyi arkadaşlıklar kurulması okula gitme ile ilgili isteği artıran, okul yaşantısını çocuklar için keyifli hale getiren en önemli faktördür. Bu nedenle bu grup çocukların yeni arkadaşlar edinmesini teşvik etmek ve hızlandırmak için anne babanın aktif bir çaba göstermesi gerekmektedir.
Uyku Saatlerini Düzenleyin
 
Ailelerin yavaş yavaş çocuğun uyku düzenini sağlamaya başlaması iyi olur. Genellikle tatil döneminde çocuklar gece geç yatıp sabah geç kalkarlar. Bu alışkanlık okul döneminde sorunlara neden olabilir. Yavaş yavaş sabah erken kalkmaya teşvik edilmeleri iyi olacaktır. Özellikle birinci sınıftan ikinci sınıfa geçmiş çocukların bazılarının yaz döneminde okuma yazmayı unuttuğu gözlemlenmektedir. Bu açıdan çocukların kitap okumaya teşvik edilmeleri ve unuttuklarını hatırlamaları için anne baba ile birlikte okumaları iyi olur. Basit matematik işlemleri yapabilir, çarpım tablosunu sayabilirler, böylece zihinsel olarak kendilerini okula hazırlamış olurlar.
 
İyi Bir Okul Başarısı İçin…
 
Her şeyden önce çocuğa yeni şeyler öğrenmekten zevk alma duygusunu aşılamak gerekir. Bu eleştiri ve ceza ile değil teşvik ve övgü ile gerçekleşebilir. Çocuğun bilgilerini paylaşması ve onları gündelik yaşam içinde kullanmasının desteklenmesi, çocuğun öğrenmenin önemini anlamasını sağlayacaktır. Bunun için anne babanın da okumayı, öğrenmeyi kendini geliştirmeyi seven insanlar olarak model olması gereklidir. İnsan paylaşabildiği,  günlük yaşamda kullandığı konulardaki bilgileri çok daha kolay öğrenir. Bir şeyler öğrenirken zevk alıyorsa öğrenme süreci hızlanır. Eğer öğrenmeye kaygı durumu eşlik ederse öğrenme süreci bozulur.  Eğitim programlarını hazırlarken bunları göz önünde tutmak gereklidir.  Okul, çocuk tarafından yalnızca sınavlara hazırlayan bir sistem gibi değil; beynini geliştiren, onu hayata hazırlayan bir sistem gibi algılanmalıdır. Bunun için de öncelikle eğitimcilerin ve velilerin bu bakış açısına sahip olmaları gerekir.

Ataşehir Yeni Yetenekler Avında

Ataşehir Belediyesi’nin Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında çocukların müziğe ilk adımlarını atmalarını sağlamak amacıyla oluşturduğu “Ataşehir Çocuk Korosu” seçmelerine 7-14 yaş arası çocuklar katılabilecek.

Çocuk Korusu kayıtları 3-14 Ekim tarihleri arasında Mustafa Saffet Kültür Merkezi, Atamem, Neşet Ertaş Kültür Merkezi ve İçerenköy Sanat Eğitim Merkezi’nden yapılacak.

Koronun seçmelerine katılmak isteyen adayların Ataşehir sınırları içerisinde ikamet etmesi gereklidir.

15 Ekim Cumartesi günü saat 12.00’da müzik eğitmenlerinin yer alacağı seçmelerde, adayların müzik kulaklarına, ses aralıklarına ve müziğe yatkınlıkları göz önünde bulundurulacak. Seçmelerin ardından başarılı performans göstererek koroya alınan adaylara, uzman eğitmenler eşliğinde müzik eğitimi verilecek.

Başvuruların ardından seçilen çocuklar, 22 Ekim Cumartesi günü saat 14.00-16.00 saatleri arasından Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde eğitime başlayacak.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi