Depresyon Kronik Yorgunluk Sendromuna Yol Açıyor

Kronik yorgunluk sendromunu aralıksız en az altı ay süren yorgunluk halinin dışında; bellek ve konsantrasyonda bozulma, boğaz ağrısı, kas ağrısı, çoğul eklem ağrısı, daha önce kişi tarafından bilinmeyen baş ağrısı, dinlendirmeyen uyku ve egzersiz sonrası bitkinlik halinin tabloya eşlik etmesiyle oluşan bir sendromdur. Bu tabloyu açıklayacak başka ağır bir fizik hastalığının olmaması gerekir.  Tablonun en çok psikiyatrik hastalıklarla birlikte görüldüğü bir gerçektir. Özellikle depresyon ve anksiyete bozukluğu olan hastalar kronik yorgunluk sendromu açısından da risk altındadır. Kronik Yorgunluk Sendromu hastalarında; beceri isteyen işlerde yavaşlama, planlama, organizasyon ve problem çözme gibi yeteneklerde gerileme vardır. Bunların yanında dikkat kusuru, konsantrasyon düşüklüğü, karar vermede zorluk gibi bulgular görülür. Tüm bu özellikleriyle kronik yorgunluk sendromu, birçok ülkede iş gücü kaybı yapabilen hastalıklar arasında yer almaktadır.

Kısa Süreli Hafıza Kaybına Yol Açıyor

Hastalığın en önemli belirtisi yeni veya bilinen bir zamanda başlayan, devam eden bir fiziksel aktivite sonucu olmayan, istirahatle hafiflemeyen, iş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açan bir yorgunluğun olmasıdır. Bu belirtilere kısa süreli hafıza ve konsantrasyon kaybı, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde hassasiyet, kas ağrısı, yeni oluşan şekil değiştiren veya ciddileşen baş ağrısı, uyku bozukluğu, yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklık eşlik etmektedir.

Kadınlar ve Üst Düzey Yöneticiler Risk Altında

Kronik Yorgunluk Sendromu daha çok genç erişkin kadınlarda görülmekle birlikte, stres düzeyi yüksek olan işlerde görev yapan üst düzey yöneticilerde ve mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip insanlarda daha yaygındır.

Stresle Baş Etmeyi Öğrenmek ve Egzersiz Yapmak Önemli

Hastalığın tedavisinde immunolojik tedavi, uyku tedavisi ve antidepresan ilaç tedavilerinin dışında farmakolojik bir tedavi yöntemi olmayan bilişsel davranışçı terapi (BDT) önem kazanmaktadır. Bilişsel Davranışçı Psikoterapinin prensipleri çoğunlukla rehabilitasyon temel prensipleriyle yakından ilişkilidir. Hastaların kendi hastalığıyla ilgili inanç̧ ve düşüncelerinin yanı sıra bununla nasıl başa çıkacaklarının ayrıntılı analizine dayanmaktadır. Burada hedef, hastanın hangi düşünce ve davranışlarının semptomları artırdığının saptanmasıdır. Ayrıca stresle baş etme yöntemlerinin öğrenilmesi, mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine yönelik farkındalık artırarak bu özelliklerle esneklik kazandırılması, gevşeme ve relaksasyon eğitimi gibi çok çeşitli müdahaleler de Bilişsel Davranışçı Tedavinin prensipleri çerçevesinde tedavide yer almaktadır. Tedavi sürecine ek katkı olarak bu kişilerin aileleri ve varsa çocuklarıyla da konuşulup değerlendirilmeli, bu konuda onlara da destek verilmelidir.

Önemli bir konuda Kronik Yorgunluk Sendromunda teorik olarak hastalar için aktivite yapmamak yararlıymış gibi görünmesine rağmen, hafif aerobik egzersizler hastanın ağrılarını azaltarak günlük yaşam aktivitelerini artırmaktadır. Egzersiz tedavisi en fazla 30 dakika ve hastanın yorgunluk ve diğer semptomlarına göre günlük 1-2 dakika artırılacak şekilde yapılmalıdır.

Çocuklarda Altı Ay ve Üzeri Süren Kronik Yorgunluk Önemsenmeli

Özellikle ergenlik döneminde ve çocuklarda,  altı ay ve üzeri süren bir yorgunluk mevcutsa bu kişilerin aile ve öğretmenleri ile görüşülmelidir. Görüşme sonucundaki bilgiler doğrultusunda çocuğa psikolojik ve sosyal destek vermenin tedavide önemli bir yeri vardır. Bu genç̧ vakaların tedaviye iyi yanıt verip 2-4 yıl içinde iyileştikleri ve erişkinlerden daha iyi tedavi süreci gösterdikleri belirtilmiştir.

Ataşehirli Öğretmenler Işın Karaca Konserinde Eğlendiler

27 Kasım 2015 Cuma günü Silence İstanbul Otel’de gerçekleşen konsere Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Belediye Başkan Yardımcıları ve Ataşehirli öğretmenler katıldı.

Gecede öğretmenlere hitap eden Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “Geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlerimizi yetiştiren öğretmenlerimizin yılda sadece bir gün hatırlanması kabul edilemez. Atama bekleyen, ekonomik sıkıntı nedeniyle akşamları ek iş yapan, mesleki gelişimi için araştırma yapamayan, özlük sorunları her yıl artan öğretmenlerimizin özverili çalışmalarına duyarsız kalmamız mümkün değil. Günlük siyasi çekişmeler arasında yok sayılan öğretmenlerin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümlenmesi için iktidar ve muhalefetin el ele vermesi gerektiğine inanıyorum.Bizler yerel yönetim olarak, çağdaş, ülke sorunlarına duyarlı gençlerin yetişmesinde öğretmenlerimizin özverili çalışmalarına destek olmaya çalışıyoruz. Tüm dünyada saygı duyulan, servetleri para değil bilgi olan bu onurlu mesleğin sahibi öğretmenlerimiz, bizler sizlere senede bir gün değil, her gün şükran borçluyuz. Tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun” dedi.

Ataşehir Belediyesi tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde İlçedeki okullar ziyaret edilerek, öğretmenlere karanfil, çikolata ve ajanda hediye edilmişti.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir Belediyesi Kadına Yönelik Şiddete Karşı Harekete Geçti

Ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadele de önemli bir rol üstelenen belediyelerden biri olan Ataşehir Belediyesi’nin internet sitesi ve sosyal medya hesapları (arka planları) 16 gün boyunca turuncu renkte kalacak.    

Kadınlara karşı şiddet konusunda harekete geçen Ataşehir Belediyesi, bugüne kadar belediye çalışanlarından 700 erkek çalışanına "Aile İçi Şiddete Karşı Erkek Eğitimi" verdi. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Uzuv Kayıplarında El Cerrahisi Yaşama Bağlıyor

Zamanla yarış çok önemli

Günlük yaşamda hızla artış gösteren iş kazaları, trafik kazaları, cam kesisi, düşmeler ve benzeri kazalar sonucu kısmen ya da tamamen kopmuş uzuvların dikilmesi işlemi mikrocerrahi tekniği ile gerçekleştirilmektedir. Tam donanımlı bir merkezde konusunda uzman hekimler tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda başarı oranları daha yüksektir. Ancak kişi sağlık kuruluşuna bulaştırılmadan önce de dikkat edilmesi gereken durumlar vardır.

Uzuv kopmalarında ilk yapılması gereken hastanın güvenli bir yere alınıp, mevcut kanamanın durdurulmasıdır. Yaralanan kısım üzerine temiz bir bezle sıkıca bastırmak, mümkünse bir sargı ile sıkıca sarmak ve yaralanan kolu veya eli yükseğe kaldırarak kalp seviyesinin üzerinde tutmak önemlidir. Mesafe kısa ise hastaneye doğrudan gidilmelidir. Ancak hastaneye ulaşmak 1 saatten uzun sürecekse vakit kaybedilmeden travma bölgesi temiz bir bez ile sarılmalıdır. Temizlenip sarılan parça temiz bir poşet içine konulup ağzı sıkıca kapatılmalıdır. Daha sonra ikinci bir poşete buz ve su doldurulmalı, uzvun bulunduğu poşet ağzı açılmayacak şekilde bu torbanın içine yerleştirilmelidir. Hasta acil bir şekilde ameliyata alınacağı için kesinlikle yiyecek ya da içecek verilmemelidir ve hasta sigara içmemelidir.

Mikrocerrahi ameliyat başarısını artırıyor

El cerrahisi, uzuv yaralanmalarında uygulanan cerrahi bir tekniktir. Başta travma ve çeşitli kazalara bağlı olarak meydana gelen el yaralanmalarının tedavisi olmak üzere hem üst uzuv bölgesini (elden boyuna kadar) hem de alt uzuv bölgesini (bacak-ayak) ilgilendiren pek çok problem el mikrocerrahi ameliyatlarının kapsamına girmektedir. Spor yaralanmaları, iş kazaları, sakatlıklar, tendon, lif, kas damar ve sinir yaralanmaları, kemik kırıkları, çatlaklar, eklem çıkıkları, sinir sıkışması, tetik parmak ve kistler, parmak yapışıklıkları, fazla parmak gibi doğuştan hareket ve şekil bozuklukları, felç veya yanık sonrası kalan şekil bozuklukları gibi problemlerde mikrocerrahi teknik başarıyla uygulanmaktadır.

El cerrahisinde en sık kullanılan cerrahi yöntem mikrocerrahidir. Bu yöntemle operasyon mikroskopu veya “loup” adı verilen özel yardımcı cihazlarla ameliyat sahasının büyütülmesine yardımcı olarak çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük damar, sinir ve liflerin tamirine imkan tanımaktadır. Bu sayede normalde çıplak gözle zor görülebilen ince ve küçük yapılardaki problemlerin cerrahi olarak hassas tedavisi mümkün olmaktadır. Mikrocerrahi yöntemleri ile iş, trafik ve ev kazaları sonucu ortaya çıkan kısmen ya da tamamen kopmuş uzuvların dikilmesi işlemi başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir

Donanımlı merkez ve deneyimli doktor seçimi çok önemli

El, kol, parmak yaralanmalarında, özellikle kopmalarda erken dönemde uç uca dikme çok önemlidir. Hareket ve fonksiyon kaybı kalmaması için adeta zamanla yarışılır. Gecikmiş tedavilerde rekonstrüksiyon adı verilen daha zor teknikler uygulanmak zorunda kalınmaktadır ancak her zaman iyi sonuçlar elde edilemeyebilir. Bazı durumlarda sinir ve tendon hasarlarında başka bölgeden sinir ve tendon nakli gerekebilir.

Ataşehir’de Örnek Atık Pil Toplama Projesi

Hediyeler arasında tabet bilgisayar, gitar, scooter, mısır patlatma makinesi, kulaklık mp3 çalar, taşınabilir şarj cihazı, buz pisti bileti, şarjlı kalem pil ile şarj cihazı ve usb bellek gibi hediyeler bulunuyor.

Yarışmanın son katılım tarihi ise 30 Nisan 2015.

Ataşehir Belediyesi, 2015 yılında yarışma kapsamında toplanan atık piller ile İstanbul İlçe Belediyeleri arasından 13,5 ton ile 1. olmuştu.
 

Hediyeler ve Puanları :

 
10inç Tablet Bilgisayar (2000 Puan)

Gitar (1500 Puan)

Scooter (1000 Puan)

Mısır Patlatma Makinesi (750 Puan)

Kulaklık MP3 Çalar (500 Puan)

Taşınabilir Şarj Cihazı (400 Puan)

Buz Pisti Bileti (300 Puan)

4’lü Şarjlı Kalem Pil ve Şarj Cihazı (200 Puan)

8 GB USB Bellek (100 Puan)

 

Atık Pil Toplama Makinesi Noktaları :

 
Cemile Besler İlkokulu  Atatürk Mah.

Mehmet Akif Ersoy İlkokulu  Atatürk Mah.

Ataşehir Belediye Başkanlığı  Barbaros Mah.

Kent Çarşı  Barbaros Mah.

Palladium AVM  Barbaros Mah.

Sare Selahattin Ortaokulu      Barbaros Mah.

Ali Nihat Tarlan İlkokulu       Esatpaşa Mah.

Mustafa Zeki Demir İlkokulu Ferhatpaşa Mah.

Fetih İMKB İlkokulu    Fetih Mah.

Carrefour AVM   İçerenköy Mah.

Hasan Leyli İlkokulu     İçerenköy Mah.

Hasan Leyli Ortaokulu  İçerenköy Mah.

Yahya Kemal Beyatlı Ortaokulu     İçerenköy Mah.

Brandium AVM  Küçükbakkalköy Mah.

Novada AVM      Küçükbakkalköy Mah.

Akşemsettin İlkokulu    Mevlana Mah.

Piri Reis Ortaokulu       Mevlana Mah.

Ali Fuat Cebesoy İlkokulu     Örnek Mah.

İhsan Kurşunoğlu Ortaokulu  Örnek Mah.

Çağrıbey İlkokulu         Yeni Çamlıca Mah.

Optimum Outlet AVM  Yenisahra Mah.

Ali İhsan Hayırlıoğlu Ortaokulu      Yenişehir Mah.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Diyabet Hastalarının Gebeliği Planlı Olmalı

Diyabetli gebeler, bu süreçte doktor kontrollerini aksatmamalı ve şeker takiplerini düzenli olarak yaptırarak, ilaçlarını doktor kontrolünde kullanmalıdır. Her gebelikte olduğu gibi diyabetli gebelerde ilk tercih normal doğum olmalı, tıbbi mecburiyet bulunursa sezaryen yapılmalıdır.

Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Öztürkmen, şeker hastası anne adaylarının gebelik döneminde dikkat etmesi gerekenleri anlattı. 

Gebelik öncesi şeker seviyesi kontrol altında olmalı

Şeker hastası olan bir kadının gebe kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak gebelik için, hastalığın vücuttaki etkilerine ilişkin önemli kriterler de göz önünde tutulmalıdır. Örneğin; diyabet nedeniyle; göz, böbrek ve kalp gibi organlarda hasar oluşmuşsa, öncelikle bunların tedavilerinin yapılması gerekir. Gebelik öncesi şeker seviyesinin, günün hangi saatinde olursa olsun 80’den aşağı, 120’den yukarı olmaması gerekir. Eğer seviye bu değerlerin üzerindeyse, gebelik riskli olabilir. Çünkü bebeğin, gebeliğin 5 ve 6’ıncı haftasında başlayan  beyin ve omurilik gelişimi, annedeki şeker düzeyinden olumsuz etkilenebilir. Bebekte gelişme gerilikleri, anomaliler ile düşük tartılı ve iri doğumlar görülebileceği gibi doğum sırasında bebek kayıpları ortaya çıkabilir.

Gebelik öncesi hap tedavisinin yerini insülin almalı 

 
Gebelikte Tip 2 diyabet tedavisi gören anne adaylarının ağızdan aldıkları ilaçlar, ilk aylarda bebek sağlığı üzerinde olumsuz etkiye yol açabilir. Bu nedenle tip 2 diyabet hastaları, gebelik planı öncesi hap tedavisinden insülin tedavisine geçmelidir. İnsülin kullanımı doğum sürecinde devam eder. Doğumdan sonra ise anne tekrar hap tedavisi alabilir. Loğusalık döneminde bebeğini emziren annelerin kullandığı hapın süte geçme gibi bir etkisi bulunmamaktadır.

İnsülin kullanılırken öğün atlanmamalı 

 
Gebelik süresince insülin kullanımı bebeğe zarar vermez. Aksine, annenin şeker seviyesi kontrol altına alınacağı için bebek için de dolaylı olarak yararlıdır. Gebelerde diyabet tedavisinde insülin kullanımı; günde 3 kez kısa, etkili, bir kez ise orta ya da uzun etkili şekilde yapılmalıdır. Kısa olanlar; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden hemen önce, orta ve uzun olanlar gece 23.00’te uygulanmalıdır. Ancak insülinin düzenli olarak kullanılmasının yanı sıra anne adaylarının öğünlerine dikkat etmesi de çok önemlidir. Uzun etkili insülinler öğün atlandığında, ani şeker düşmesi ya da yükselmesine yol açabilir. Bu durum, bebek sağlığı için çok ciddi sonuçlar ortaya çıkarabilir. Dengeli ve düzenli beslenme de en az insülinin gerekli şekildeki kullanımı kadar önemlidir.  

Mecbur olmadıkça sezaryenle doğum yapılmamalı

 
Diyabet nedeniyle göz, böbrek ve tansiyon sorunu olan gebelerin özellikle mecbur kalmadıkça sezaryenden kaçınması önemlidir. Çünkü bu hastalarda yara iyileşmesi çok zor olur. Tıbbi zorunluluk bulunmadıkça diyabetli gebelerde normal doğum tercih edilmeli,  bebeğin yüksek kilolu olduğu durumlarda sezaryene başvurulabilir.

Diyabet hastaları gebelik sürecinde nelere dikkat etmeli?

Diyabetliler aşırı kilo almamalı

 
Gebelikte aşırı kilo alan bir diyabet hastasının kan şekeri, normal seviyelerin dışına çıkar. Yüksek kan şekeri bebeğe geçerek onun da kan şekerini yükseltir. Bu durum da bebekte kalp, böbrek ve damar sorunları oluşturur. Bebek, tüm endokrin dengesi bozulmuş olarak dünyaya gelebilir. Gebeler; 4’üncü aydan sonra ayda ortalama 750 gram ya da 1 kilo alabilir. Gebelik tamamlandığında bu, 10-11 kiloyu geçmemelidir. 

Sağlıklı beslenmeli

 
Gebeler, 3 ana öğünde sevdiği bir yiyeceği, 3 ara öğün olarak tüketmelidir. Bu alışkanlık, hem kilo almalarını önler hem de 4 saati aşmayan açlıklar ortaya çıkmaz.

Folik asit kullanılmalı

 
Folik asit diyabet hastası gebeler için oldukça yararlıdır ve günde 4 kez kullanılması önerilmektedir. Folik asidin düzenli kullanımı, bebeklerde “spina bifida” adı verilen omurilik gelişim bozukluğunun oluşmasına önler.

Düzenli egzersiz yapılmalı

 
Diyabetli anne adayları, sabah ve akşam 20 dakikayı geçmeyen hafif egzersizler yapmalıdır. Gebeler için en ideal egzersiz yürüyüştür. Düzenli egzersiz, insülin gibi kan şekerini düşürme özelliğine sahiptir.

Yeterli uyku önemli       

Vücudun ihtiyacı olan 7-8 saatlik uyku sonrası hormon sistemi kendini toparlar. Vücut için yararlı olan, gece uykusudur. Kan şekeri gece gündüz ritmi ile bire bir ilişkilidir. Bu nedenle gece uyumadan, uykusunu gündüz almaya çalışan diyabet hastalarında şeker kontrolü sağlanması zorlaşır.

Temiz Bir Ataşehir İçin Kapı Kapı Bilgilendirme

Bu atıkların geri dönüşüme gönderilmesinin yararlarına ilişkin bilgiler içeren broşürlerin de verildiği vatandaşlara, geri dönüşüm poşetleri bırakılıyor. Periyodik olarak ev ve işyerlerinden toplanan ambalaj atıkları da geri dönüşümün sağlanması için ilgili lisanslı firmaya teslim ediliyor.

Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile ÇEVKO Vakfı ekipleri tarafından proje kapsamında Esatpaşa, Fetih, Aşık Veysel ve Örnek mahallelerinde toplam 27 bin 754 ev ve işyerine ulaşılarak bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirilecek.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Öğretmenler Günü’nü Kutlandı

Ekipler ziyaret esnasında öğretmenleri, Ataşehir Belediyesi tarafından öğretmenlere özel olarak hazırlanan Işın Karaca konserine davet ettiler.

Işın Karaca’nın güzel sesiyle öğretmenleri eğlendireceği konser, 27 Kasım 2015 Cuma günü Ataşehir Silence İstanbul Otel’de saat 20.00’da başlayacak.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Çocuklar Tiyatroya Doyacak

Ataşehir Belediyesi Nikah Salonu’nda oynanan oyunu yüzlerce çocuk aileleri ile birlikte izlerken, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi de kızları Turnam İlgezdi ile birlikte seyrettiler.

Tüm oyunların ücretsiz olduğu etkinlikte, davetiye temini Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden ve Novada AVM’de bulunan Ataşehir Belediyesi standından sağlanmaktadır.

Çocuk Tiyatro Günleri kapsamında tüm oyunlar Ataşehir Belediyesi Nikah Salonu’nda saat 12.00’da başlayacaktır.

 

        Tarih                                Sahneleyen                                Oyun adı

28.11.2015 Cumartesi                Fabrika Sanat                            Tatlı Rüyalar

29.11.2015 Pazar                        Tiyatro 3023                              Orman Kanunu

05.12.2015 Cumartesi                Uygur Tiyatrosu                        İyilik Ağacı

06.12.2015 Pazar                         Uygur Tiyatrosu                       Çocuk Ülkesi

12.12.2015 Cumartesi        İstanbul Çocuk Sanat Tiyatrosu         Minik Maymun Muki

13.12.2015 Pazar                         Sarıyer Sanat               Kül Kedisi Harikalar Diyarında

19.12.2015 Cumartesi                  Fabrika Sanat                         Koş Koş Ejderha

20.12.2015 Pazar                         Sarıyer Sanat                          Ali Baba'nın Çiftliği

26.12.2015 Cumartesi                Fabrika Sanat            Masal Kahramanları Tartoran 'a Karşı

27.12.2015 Pazar                        Sarıyer Sanat                             La Fonten Kabare

02.01.2016 Cumartesi                   Tiyatro Mie                      Küçük Balık Bam Bam

03.01.2016 Pazar                           Tiyatro Mie                     Komik Kurt ve Keçi Yavruları

09.01.2016 Cumartesi                    Tiyatro Mie                          Komik Tavşan Hopi

10.01.2016 Pazar                           Tiyatro Mie                         Alis Harikalar Diyarın da

16.01.2016 Cumartesi                    Tiyatro Mie                         Survivor Eğlence Kampı

17.01.2016 Pazar                           Tiyatro Mie                          Bremen Mızakacıları

 

Yer: NOVADA Alışveriş Merkezi – 4. kat / Ataşehir Belediyesi Nikah Salonu

Adres: Küçükbakkalköy Mahallesi, Şehit Şakir Erdoğan Caddesi No:20

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Depresyon Yaşlanmayı Hızlandırıyor

Kronik bedensel hastalıkların depresyonla ilişkisi iki yönlüdür, yani kronik hastalığı olanlar depresyona girmeye yatkın olduğu gibi depresyonu olanlarda da diyabet ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklar daha fazla gözlenir. Yakın zamanda yapılan genetik alanındaki araştırmalar depresyonun sadece kronik hastalıklara yol açmayıp hücre ömrünün de kısalmasına yol açtığını göstermiştir. Bu araştırma sonuçları depresyonda oluşan kronik hastalıkların da hücre ömrünün kısalmasına bağlı olabileceğini düşündürmüştür. Aynı zamanda depresyonun insanları nasıl yaşlandırdığı ve daha çabuk hastalandırdığı daha iyi anlaşılmıştır.

Tedavi Edilmeyen Depresyon Ömrü Kısaltıyor

Son yıllarda uzun süren ve ağır depresyonun yaşamı tehdit edici kronik hastalıklarla ilişkili olduğu ve daha erken ölümle ilişkili olduğu yönünde bazı araştırmalar yapıldı. ABD’de yakın zamanda yapılan bir çalışma ise depresyonun doğrudan hücre ömrünü kısaltabildiğini ve yaşlanmayı hızlandırdığını gözler önüne serdi. Bu çalışmada ağır ve kronik depresyonu olan kişilerde kromozomların uçlarında bulunan ve kromozomları koruyucu görev yapan “telomerler” adlı yapıların depresyonu olmayanlara göre daha kısa olduğu gösterildi. Telomerler insan hücreleri bölündükçe kısalırlar ve bir süre sonra belli bir kısalığa ulaştıkları için hücre bölünmesi durur. Hücre bölünmesi durduğu için de hücre yaşlanmaya başlar ve hücre ölümü gerçekleşir. Yani telomer insan hücresi için bir çeşit biyolojik saat gibidir ve ne kadar uzun ise hücre o kadar uzun yaşayabilir. Depresyon telomerlerin kısalmasına yol açarak hücre ömrünü kısaltır. Böylelikle depresyon geçiren kişiler kısalmış hücre ömrü nedeniyle hem daha hızlı yaşlanır hem de yaşlanma ile gelen hastalıklara daha yatkın olurlar. Yani depresyon sadece intihara yol açtığı için değil doğrudan ‘’ömürden ömür yiyor’’ demek mümkündür.

Birçok Hastalığa ve Yaşlanmaya Karşı Koruyucu

 
Bu bilgiler doğrultusunda depresyon tedavisinin önemi daha net anlaşılmaktadır. Depresyonun tedavi edilmemesi kişileri; kalp hastalıkları, diyabet, bazı kanser türleri, MS hastalığı ve felç gibi hastalıklara daha yatkın hale getirir. Depresyonun tedavi edilmesi ise kişileri hem bu hastalıklardan hem de yaşlanmadan korur. Çünkü araştırmalar aynı zamanda şunu göstermiştir ki depresyonu olan birçok kişide tedavi başlandığı andan itibaren telomerler telomeraz enziminin aktivitesinin artması sayesinde uzamaya başlar.

Ne Kadar Şiddetli Olursa Olsun Tedavisi Mümkün

 
Kişi depresyona girdiğinde depresyonun bir parçası olan ümitsizlik nedeniyle bu kasvetli ruh halinden hiçbir zaman kurtulamayacakmış gibi gelir. Oysa depresyonun şiddeti ne kadar fazla olursa olsun tedavi seçeneği her zaman için bulunmaktadır. Bu noktada doğru tedavi arayışı önem kazanmaktadır. Depresyondaki kişilerin önemli bir kısmı ya tedaviye başvurmamakta ya da psikiyatri dışı tedavi arayışlarına yönelmektedir. Hafif şiddetteki depresyonlar bazen kendiliğinden, sosyal destekle ya da yaşam tarzını değiştirmekle düzelebilmekle birlikte depresyonun psikiyatrik tedavi yöntemleri dışında kanıtlanmış tedavi biçimi bulunmamaktır. Bu sıkıntılı ruhsal durumdan bir an önce kurtulmak için kolaycı ve mucizevi çözüm yöntemlerine yönelmek kişilerde ümitsizliği artırıp tedavi arayışlarını bırakmaya yol açmaktadır. Böylece depresyonun kronikleşmesine zemin hazırlanmış olur. Psikiyatrist ile işbirliği yapan hastalarda ise depresyonun iyileşme oranları oldukça yüksektir. Hafif şiddetteki depresyonda ise tek başına psikoterapi çoğu kez yeterli olmaktadır.

Ataşehirli Çocuklardan Dünyaya Barış Mesajı

Gösteri sonrasında ise çocuklar için Belediye Binasında, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin de katıldığı bir kokteyl düzenlendi ve çocuklara çeşitli hediyeler verildi.

Burada yaptığı konuşmada çocuklara seslenen Başkan Battal İlgezdi, “Sevgili çocuklarımız, Dünya Çocuk Hakları Gününüz kutlu olsun. Bugün sizin gününüz, bu önemli günde bizlerle birlikte olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. Maalesef ülkemizdeki çocuk hakları, Avrupa ülkelerinin gerisinde bir durumda. Ülkemizin bölgeleri, şehirleri hatta ilçeleri arasında bile büyük farklılıklar var. Çocuklarımız hem eğitim hem kültürel hem de yaşam biçimleri olarak aynı şartlarda yetişmiyorlar. Temennimiz çocuklarımızın gelecek günlerde; daha mutlu, daha güzel, daha sağlıklı koşullarda yetişmesidir” dedi.

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla İlçe geneline Ataşehir Belediyesi tarafından, çocuk haklarına dikkat çekici billboardlar yerleştirildi.  Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarda öğrencilere “Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi’’ dağıtıldı.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehirli Kadınlar “Kadın Sağlığı Eğitim Programı” Sertifikalarını Aldılar

Kadınların ve ailelerinin yaşam ortamlarını iyileştirerek sağlık kurumlarından koruyucu sağlık hizmet talep bilincinin arttırılması amacıyla oluşturulan Kadın Sağlığı Eğitim Programı, 13 haftalık kapalı grup çalışması ile her hafta 90 dakikalık modüller, görsel eğitim materyalleri eşliliğinde uygulandı.

Eğitmen Melek Baysal Aktuğ tarafından verilen eğitimlerde; üreme organları ve işlevleri, temizlik-beslenme, güvenli anne, doğurganlığın düzenlenmesi, üreme sağlığını koruyucu davranışlar, iletişim, cinsellik, haklar, genel sağlığı koruyucu davranışlarının geliştirilmesi gibi temel konularda bilgiler verildi.

Katılımcılara eğitim programı sonunda ana mesajların özetlendiği resimli “Kadın Sağlığı” kitapçığı verildi.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehirli Öğretmenlere “Atık Pillerin Toplanması ve Bertarafı” Eğitimi Verildi

TAP Eğitmeni Savaş Arna yaptığı sunumda, “Kullanıcılar için çeşitli tipte piller vardır ancak hepsinin içerisinde kimyasallar ve metaller bulunur, sorun da zaten buradan kaynaklanır. Piller kimya deposudur. Bu masumane görünen küçük ürünleri tükettikten sonra rastgele çevreye atarsanız çevre sorunları yaşarsınız. Öğrencilere belirtilmesi gereken nokta; pillerin bittikten sonra kaynağında ayrı toplanması, öğrencilerin ömürlerini tamamlamış pilleri okullardaki kırmızı pil kutularına atmalarını sağlamaktır” dedi. 

Pilleri kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konularını da açıklayan Savaş Arna, “Piller ve pille çalışan cihazlar, ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Pil alırken son tüketim tarihleri mutlaka kontrol edilmelidir. Şarj edilemeyen piller kesinlikle şarj etmeye çabalanmamalıdır. Pil yutma vakalarında hemen acil servise gidilmelidir. Akmış piller çıplak elle tutulmamalı, tutulursa hemen eller yıkanmalıdır” diye uyarılarda bulundu.   

Yaptığı sunumda Türkiye’de pil üretilemediğini ve pil tüketiminin hızla artmadığına değinen Savaş Arna, “Dünya çapında pil sektörü giderek büyüyecek, belki piller şekil değiştirecek ancak uzun yıllar onlarla birlikte yaşayacağız” dedi.

Savaş Arna, çoğu insanın cep telefonlarını şarjlarının %3-5 kaldığı zaman şarj yaptıklarını, oysa bilinenin aksine cep telefonlarının şarjlarının %40-50 oranındayken şarj etmenin, cihazın pil ömrünü 5 kat artıracağını belirtti. 

Atık Pil ile ilgili yapılan sunumun ve bilgilendirmenin ardından eğitime katılan öğretmenlere, TAP tarafından Atık pil ile ilgili broşür, eğitim CD’leri ve pil toplama kutuları, Ataşehir Belediyesi tarafından da çevreci defter ve kalem hediye edildi.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Akülü Sandalyeler İçin Şarj İstasyonları Kuruldu

Yolda akülerinin bitmesi endişesini taşıyan yürüme engelli vatandaşların hayatlarına daha fazla katkıda bulunacak bu projeyle, akülü araç kullanan engelliler daha rahat ve özgür gezebilecek.

Akü Dolum İstasyon noktaları:

* Küçükbakkalköy Mahallesi Prestij Caddesi – Ataşehir Belediyesi İletişim Noktası yanı

* Kayışdağı Mahallesi Akyazı Caddesi No:84 – Ataşehir Belediyesi Kayışdağı Lions Ataevi yanı

* Mustafa Kemal Mahallesi 3404 Cadde – Deniz Gezmiş Parkı

 
Engelli vatandaşların kendileri ne düşünüyor?

Ataşehir’de yeni hayata geçen Akü Dolum İstasyonları hakkında ilk değerlendirmeleri, akülü tekerlekli sandalye kullanan Nazile Ünsal’a sorduk.

Bize kısaca kendinizden, engelli durumunuzdan ve Akü Dolum İstasyonları hizmeti hakkındaki ilk izlenimlerinizden bahseder misiniz?

Merhaba, ismim Nazile Ünsal. 1965 Doğumluyum, 10 yaşında bir oğlum var. Onunla beraber yaşıyorum. 8 yıldır Ataşehir’de Barbaros Mahallesi’nde oturuyorum. Çocukken yanlış iğne uygulanması sebebiyle, yürüme yetimi kaybettim.

Bana bu akülü sandalyeyi Ataşehir Belediyesi verdi. Onun öncesinde tekerlekli sandalyem bile yoktu. Ataşehir Belediyesi 2009 yılında kurulduğunda bana bu akülü sandalyeyi hediye etti. Elektrikli sandalye olması sebebiyle yaşamımı kolaylaştırdı. Önceden protez ayakkabı kullanıyordum,  ama belediyemizin sağladığı elektrikli sandalye sayesinde sosyalleşmeye başladım, insan içine çıktım, toplantılara katılıyorum, kendi işimi kendim hallediyorum, dilediğim gibi dışarı çıkıp dolaşabiliyorum.  Belediyemize çok teşekkür ederim.

Tekerlekli sandalyenizi nasıl şarj ediyorsunuz?

Evden priz yardımıyla şarj etmeye çalışıyordum, ama sürekli sorun yaşıyordum. Çünkü şarj aletinin aparatını bulmak çok zor oluyor, alıyorum kullanmada sıkıntı yaşıyorum. Bazen komşulardan bulmaya çalışıyordum. Çok zor durumda kaldığım zamanlarım olmuştur.

Tekerlekli Sandalye şarj İstasyonlarını denediniz mi?

Evet, gerçekten bu istasyonlar bize çok yardımcı oluyor. Artık dilediğim gibi istediğim zaman gelip doldurabileceğim. Ancak, bu istasyonların sayılarının artmasını istiyoruz, her mahalleye konulmasını talep ediyoruz. Bu güzel hizmetin tüm belediyelere örnek olmasını isterim. Belediyemizden çok memnunum, bu güzel hizmet için çok teşekkür ederim.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Mükemmeliyetçilik Yaşam Kalitesini Düşürüyor

US Psikiyatri Enstitüsü’nden Psikiyatrist Dr. Uğur Hatıloğlu, mükemmeliyetçiliğin kişilerin hayatlarını nasıl olumsuz etkilediği hakkında bilgi verdi.

Gereksiz Zamanlarda Öfke Patlamaları Yaşarlar

Mükemmeliyetçi kişiler asıl yaptıkları işi listeler, kurallar, ayrıntılar, programlar üzerinde durmaktan bir türlü tamamlayamaz ya da gereken zamandan fazlasını harcayıp yorularak bitirirler. Yaşadıkları zorluklara rağmen aynı düzenlerinden vazgeçmezler çünkü işin ancak bu şekilde en iyi yapılabileceğini düşünürler. Eğer işler düzen dışına çıkarsa önceliklerini fark edemeyip neyi, nasıl yapacakları konusunda kararsızlığa düşebilirler. Denetim ellerinden çıktığı zaman daha kolay öfkelenseler de bunu iş düzeninin bozulmaması adına göstermemeye çalışırlar. Bu da kişinin o duyguyu biriktirmesine yol açar ve hiç sinirlenilmeyecek bir yerde öfke patlaması yaşayıp herkesi şaşırtabilir. Düzen konusundaki uyumları nedeniyle saygı duydukları otoriteyle çok uyumluyken, saygı duymadıkları otoriteye direnç gösterirler (işleri ağırdan almak, her defasında bahane yaratmak gibi).

Mükemmellik Beklentileri Hataları da Beraberinde Getirir

Her detayın da iş gibi mükemmel olmasını beklediklerinden zamanı kötü kullanırlar, son teslim tarihini geciktirebilirler ya da tasarıları hiç bitmeyebilir. İşlerini hata yapmamak adına tekrar tekrar kontrol edebilirler. Zamanı kötü kullanmaları nedeniyle sıklıkla eve iş getirirler ve yaşam stilleri iş ekseninde dönmeye başlar. Bu yüzden çevrelerinde 'işkolik' olarak da bilinirler.

Öncelikleri Her Zaman İşleridir

Bu kişiler iş konusundaki tutumlarını haklı gördüklerinden sık sık kendilerine dair boş zamanları olmadığından sızlanırlar. Etkinlik planlarını iş nedeniyle erteleyip yakınlarını kızdırabilirler. Boş zamanlarında ise yapılacak etkinliklerinin yanı sıra yanlarına küçük de olsa bir iş alarak zamanlarını boşa harcamamış olurlar. Prensip ve ilkelerinde katıdırlar. Esneklik göstermezler. Bu da iş düzenine ve kurallara tam uyum sağlamalarını sağlarken iş arkadaşlıkları konusunda geriye düşmelerine neden olur. Çünkü iş arkadaşlarını da kendileri gibi uyum sağlamak konusunda zorlayabilirler.

Cimrikleri Yüzünden Hayat Standartlarının Altında Yaşarlar

Genelde cimri davranırlar, hatta kazandıklarına göre standartlarının altında bir hayat sürdükleri gözlenebilir. Çünkü para onlar için ilerde çıkabilecek felaket durumlar için bir kurtarıcıdır ve harcanması sıkıca denetlenmelidir. Katı ve inatçılıkları göze çarpan diğer özelliklerindendir.

Önemli Değişikliklerde Depresif Belirtiler Gösterebilirler

Gündelik ilişkileri ciddi ve resmidir. Duygularını kolay açığa vuran insanların yanında bu yüzden rahatsız olurlar. Duygularını dışa vurmakta zorlanırlar, çünkü çok kontrollüdürler. Mantık ve akla çok daha fazla önem verdiklerinden duygusal davranışlara karşı hoşgörü göstermezler. Nadiren iltifat ederler. Önemli değişikliklerde düzenleri bozulduğunda depresyon veya kaygı bozukluğuna dair belirtiler gözlenebilir. 

Bu Belirtiler Görüldüğünde Uzman Desteği Alınmalıdır

Mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip bireylerde; duygusal dışavurumda zorlanma, rekabet, zamana karşı yarışmak, insan ilişkilerinde zorlanma gibi yoğun stres yaratan sebeplerden ötürü baş ağrısı sıklıkla görülmektedir. Tüm bunlar dışında; sabah bulantıları, kolay yorulma, kas ağrıları, sık sık nezle gibi viral enfeksiyonlara kapılma, diş sıkma gibi fiziksel belirtiler, dikkat ve bellek problemleri, moralsizlik, değersizlik gibi belirtiler de mükemmeliyetçi kişilerde görülmektedir. Fiziksel belirtiler için Psikiyatri dışındaki bölümlere sıklıkla giderler ama genelde bir şey saptanmaz ya da küçük bir müdahaleyle rahatlarlar. Bu belirtilerin altında depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklar yatabilir. Bu belirtilere eşlik eden; moralsizlik, karamsarlık, çabuk sinirlenme, kolay yorulma, dikkatini toplamakta zorlanma ve unutkanlık gibi durumlarda bir Psikiyatri uzmanına başvurmaktan çekinilmemelidir.

 

Tiroid Bebek Hayallerinizi Gölgelemesin

 
Azı kadar çoğu da zararlı

Metabolizmayı kontrol eden tiroksin(T4) ve triiodotironin(t3) hormonlarını üretmek, depolamak ve kana salgılamak olan tiroid bezi, boynun ön yüzünde adem elmasının altında nefes borusunun önünde bulunmaktadır. Bir insanın sağlıklı olabilmesi için tiroid hormonlarının devamlı ve yeterli miktarda salgılanması gerekmektedir. Az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden olmaktadır.

Bebek sahibi olmayı engelleyebilir ya da gelişme geriliğine neden olabilir

Erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülen hipotiroidi yani tiroid bezinin az çalışmasının belirtileri kişiden kişiye değişmektedir. Metabolizmada genel bir yavaşlamaya neden olan tiroid bezinin az çalışması;

 
· Halsizlik, yorgunluk ve uyku hali
 
· Hafıza ve konsantrasyon problemleri
 
· Sindirim problemi ve kilo artışı
 
· Saçlarda kuruluk ve dökülme
 
· Ciltte kuruluk ve hassaslaşma
 
· Üşüme
 
· Depresif ve negatif ruh hali
 
· Kas ağrısı ve ellerde uyuşma
 
· Yüksek tansiyon ve kalp hızının artması
 
· Kolesterol seviyesinde artış gibi belirtiler vermektedir.

Başka hastalıkların belirtileri ile karıştırılan hipotiroidi olan kadınlarda gebelik zor gerçekleşmektedir. Gebe kalındığı durumlarda düşük ihtimali artmaktadır. Tiroid hormonu eksikliği anne karnındaki bebeğin zeka ve fiziki gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Bebek ve çocuklarda görülen hipotiroidizm büyüme, gelişme ve zeka geriliğine sebep olabilmektedir.

Sinirli ve tahammülsüz bireylerde tiroid bezleri fazla çalışıyor olabilir

Tiroid bezinin az çalışması kadar fazla çalışması da sorunlara neden olmaktadır. Hipertiroidi yani tiroid bezinin fazla çalışması sinirlilik, aşırı heyecan ve duygusallık, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük ve aşırı terleme, titreme, çarpıntı, cilt ve tırnaklarda değişiklik, kuvvet azalması göz kapağının yukarı doğru çekilmesi ile gözlerin öne doğru fırlaması gibi çeşitli belirtilerle kendini gösterir.

Planlı bir tedavi ve düzenli takip şart

Tiroid bezinden kaynaklanan rahatsızlıkların doğru teşhisi için aile öyküsünün yanı sıra hastanın şikayetlerinin belirlenmesi çok önemlidir Tiroid bezinin yol açtığı bazı rahatsızlarda ilaç ve radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. Tiroid bezinin yetersiz çalışmasının tedavisinde vücutta eksik olan tiroksin (T4) hormonu hastaya ağızdan verilerek yapılır. Bu tedavinin sürekli ve düzenli kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Fazla çalışması durumlarında da ağızdan alınan ilaçlarla fazla salgılanan tiroid hormonlarının etkilerinin yok edilmesi sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra Radyoaktif iyot (atom) tedavisi ile fazla çalışan tiroid dokusunun harap edilmesi ve salgılanan hormon miktarında azalma oluşturulabilmektedir. Tiroidin iyi ve kötü huylu hastalıkları cerrahi olarak da tedavi edilmektedir.

Ülkelere Göre Yıllık Asgari Ücret Bedeli

6-Fransa – 20.919 USD
7-Yeni Zelanda – 20.002 USD
8-İngiltere – 18.674 USD
9-Kanada – 17.152 USD
10-Slovenya – 15.677 USD
11-Güney Kore – 15.242 USD
12-Japonya – 15.175 USD
13-ABD – 15.080 USD
14-İspanya – 13.374 USD
15-İsrail – 12.280 USD
16-Portekiz – 11.676 USD
17-TÜRKİYE – 11.038 USD
18-Polonya – 11.026 USD
19-Yunanistan – 10.900 USD
20-Macaristan – 9.227 USD
21- Slovakya – 8.394 USD
22 – Çek Cumhuriyeti – 7.651 USD
23- Estonya – 7.554 USD
24- Şili – 6.998 USD
25- Meksika – 2.125 USD

Kaynak: Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)

Ahmet Telli Çocuk ve Halk Kütüphanesi Açılıyor

Ataşehir’in merkez noktalarının birinde kurulan kütüphane, İçerenköy Mahallesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Caddesi No:108-110 adresinde, “Ataşehir Belediyesi Kadın Sağlığı, Mamagrofi ve Kemik Yoğunluğu Ölçümü Görüntüleme Merkezi”nin üst katında hizmet veriyor. 
 

Tarih: 16 Kasım 2015 /Pazartesi

Saat: 11.00

Adres: İçerenköy Mahallesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Caddesi No:108-110

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Yeni Astra Altın Direksiyon Ödülünü Aldı

Opel Türkiye Genel Müdür Özcan Keklik "Avrupa'da geniş bir okuyucu kitlesinin oylaması ve aynı zamanda tasarımcılar, editörler ve yazarlardan oluşan jüri üyesinin katılımı sonucunda belirlenen bu önemli ödülü Yeni Astra'mızın kazanmasından gurur ve mutluluk duyduk. "Altın Direksiyon Ödülü" emeklerimizin karşılığını aldığımızın göstergesi. Yeni Astra hafifliğin, yüksek verimli motorların, daha iyi donanımın, lüks sınıftan alınan özelliklerin, standartları değiştiren bağlanabilirliğin ve örnek gösterilecek kalitenin bileşimi diyebiliriz. Teknoloji, tasarım ve konfor anlamındaki başarısı ve iddiası da böylelikle perçinlenmiş oluyor. Opel markamızın öncü modelimiz Astra ile atakta" dedi.

Ataşehir’de Okul Müdürleri Çevre Konulu Kahvaltıda Buluştu

Ataşehir’deki ilkokul ve ortaokul müdürlerinin katıldığı toplantıda Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar ve devam eden geri dönüşüm projeleri anlatıldı.

Başta okullar olmak üzere öğrencilere çeşitli kuruluşlar tarafından çevre konulu eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapıldığını, atık pillerin çöp olmadığı ve geri dönüşüm materyallerinin okullardan nasıl toplanması konusunda okul müdürlerinin ve öğretmenlerin çok önemli rolü olduğu belirtildi.

Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ayten Kartal, okullarda atık yönetiminin ve kaynağında ayrı toplamanın daha etkin halde yapılacağını ifade etti.

Çevre konusunda Ataşehir Belediyesi ile birlikte işbirliğinde olan kurumların yetkilileri de okullarda geri dönüşebilen atıkların toplanılması ile ilgili yaşanılan sıkıntıları belirtilerek çözüm önerileri sundular.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

1.6 Dizel Otomatik Insignia ile 24 Saat Test Sürüşü

Makyaj sonrası iç ve dış tasarımıyla yeni bir görünüme kavuşan Opel'in Amiral Gemisi Insignia 136 beygir 320 Nm maksimum tork (2,000 dev/dak) üreten sınıfının en sessiz 1.6 dizel otomatik motoru ile segmentinde hem beygir gücü hem tork değerlerinde çok daha performanslı dizel motor sunuyor.

Geliştirilmiş şasi ayarları, Adaptif 4×4 şasi Teknolojisi, Akıllı Ön Far Teknolojileri (AFL+), Isıtmalı direksiyon ve koltuklar, AGR Koltuklar, Adaptif Hız Sabitleyici ve Çarpışma Önleyici Fren Sistemleri, Dijital işlemcili surround ses sistemi Insignia'nın öne çıkan özellikleri arasında.

Ataşehir’de Sosyal Yardımlar Devam Ediyor

Faydalanmak için şartlar neler?

Ataşehir’de ikamet eden muhtaç, yoksul, kimsesiz, engelli, düşkün olan ve Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz tarafından görevlendirilen Psikolog, Sosyolog, Sosyal Hizmet Uzmanı Meslek elemanlarının yerinde yaptıkları sosyal incelemelerde sosyo- ekonomik ihtiyaç sahiplisi olduğu uygun bulunan şahıslara uygun görülen yardımlar yapılmaktadır.
 

Diğer sosyal yardımlar devam ediyor

Ataşehir Belediyesi ayrıca ilçedeki vatandaşlara; sıcak yemek, erzak, taziye yemeği, bebek bezi, hasta bezi, kıyafet, eğitim materyali, tekerlekli sandalye, Psikolojik Destek ve Danışmanlık vb. yardımları insan onuruna yarışır bir biçimde ulaştırmaya devam ediyor.

Ayrıca, Belediyemiz engelli vatandaşlarımızın akülü araçlarının ikmalini sağlamak amacıyla, 3 noktada Akü Dolum İstasyonunu faaliyete geçirmiştir.

Yardımsever vatandaşlar ne yapabilir?

Kullanılabilir durumdaki ihtiyaç fazlası ya da isteğe bağlı hiç kullanılmamış malzeme (büro malzemesi, eğitim materyali vb.), eşya, kıyafet, tekerlekli sandalye veya gıda malzemelerini ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılmak üzere, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüze bağışlayabilirsiniz.

Nasıl bağış yapabilirsiniz?

* Etkin ve verimli hizmet sunmak adına, bağışlamak istediğiniz mobilya ve ev eşyalarınızı evden teslim alıyoruz.

* Gıda yardımlarınızı ve kurban bağışlarınızı, evinde yemek yapamayacak durumdaki muhtaç, yoksul, düşkün, engelli ve yaşlı vatandaşlarımıza günde 2 öğün/ 3 çeşit sıcak yemek hizmeti sunan aşevimize ulaştırabilirsiniz.  Adres: Atatürk Mah. Meriç Cad. No:2/11

* Kıyafet, kitap ve oyuncak yardımlarınızı Ataşehir sınırları içinde bulunan ‘Kumbara bir umuttur, paylaşmak mutluluktur’ sloganı ile sosyal dayanışma ve yardımlaşmayı pekiştirmek ve desteklemek amaçlı oluşturduğumuz kumbaralarımıza bırakabilirsiniz.

Kumbaralarımızın yer aldığı noktalar:

      1- Novada AVM : Küçükbakkalköy Mah. Şehit Şakir Elkovan Cad.

      2- Kayışdağı Ataevi : Kayışdağı Mah. Akyazı Cad. No:84

      3- Kentplus : Barbaros Mah. Ardıç Sok. Kent Plus 3351 Ada

      4- Uphill court: 2 sitesi/B6 Blok Barbaros Mah. Dereboyu Cad. Ihlamur Sok. No:11

      5-Doğa Koleji : Değirmenyolu Cad. No:22 Bostancı

      6-Hasan Leyli İ.Ö.O. : İçerenköy Mah. Karslı Ahmet Cad. Adem Sok. No:60

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir “Mustafa Kemal’i Gördüm Düşümde” Konseriyle Atatürk’ü Andı

Bu konserde Evgin; Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarından başlayarak, Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze uzanan bir zaman perspektifi içinde; türküleri, şarkıları ve anekdotları, barkovizyon desteğiyle sunan kesintisiz 90 dakikalık bir kurgu oluşturdu.

10 Kasım Atatürk’ü Anma günü kapsamında gerçekleştirilen Erol Evgin konseri, Ataşehirliler tarafından büyük ilgi ve beğeniyle izlendi. Konsere Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, CHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Ataşehir Belediye Meclis Başkan Vekili Sadi Özata, Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Başkan Yardımcıları, Birim Müdürleri ile yüzlerce vatandaş katıldı.

Erol Evgin şarkılar arasında anlattığı anekdotlarda, “Bir tek ağacı kesmemek için bir binanın yerini değiştiren Mustafa Kemal bugün olsaydı ormanların yok edilmesine izin verir miydi? Hani herkesin Atatürk’le ilgili, ‘o şimdi yaşasaydı acaba ne düşünürdü’ hayali vardır. Benim de, o burada olsaydı da ben de şarkılarımı ona okusaydım hayalim vardır” dedi.

10 Kasım Saygı Konseri'nde sanatçı Erol Evgin, söylediği güzel şarkılar ile Ataşehirlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Vatandaşlarla hep birlikte 10’ncu yıl marşının söylenmesiyle sonra eren konser bitiminde Başkan İlgezdi sanatçı Erol Evgin’e çiçek vererek teşekkür etti.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi
 
 

Ulu Önder Ataşehir’de Anıldı

Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından saatler 09.05’i gösterdiğinde sirenler çaldı ve Mustafa Kemal Atatürk için iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla tören son buldu. Tören sonrasında vatandaşlar da Atatürk anıtına karanfil bıraktılar.

10 Kasım anma etkinlikleri kapsamında; Ataşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Ünlü Sanatçı Erol Evgin tarafından da seslendirilecek "Mustafa Kemal'i Gördün Düşümde" isimli Atatürk temalı konser, Zübeyde Hanım Öğretmenevi'nde saat 20:00'da başlayacak. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Öğrencilere “Temel Afet Bilinci” Eğitimi Veriliyor

Doğal afetlere karşı hazırlık amacıyla Ataşehir Belediyesi, Akut Enstitüsü ve Afet Koordinasyon Merkezi’nin işbirliğiyle Ataşehir’de verilen eğitimler büyük ilgi görünce, ilçe sınırları dışından da bu eğitimlere katılmak için talepler gelmeye başladı. Pendik’ten gelen öğrencilere “12 Kasım Afet Eğitimi Hazırlık Günü” etkinlikleri kapsamında Ataşehir Belediyesi Cemal Süreya Salonu’nda “Temel Afet Bilinci” eğitimi verildi.

Bu eğitimlerde afetlerle ilgili konulardaki genel tanımlamalar, olası afetlere neden olabilecek olaylar ile afetlere yönelik önlem ve hazırlık çalışmaları anlatıldı. Türkiye’nin neden deprem ülkesi olduğu, okullarda ve evlerde deprem öncesinde ve sonrasında neler yapılması gerektiği ayrıntılı bir şekilde açıklandı. Soru ve cevapların ardından eğitim son buldu.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de “Yaşanabilir Çevre İçin El Ele” Konulu Konferanslar Başladı

2009 yılından İtibaren İTÜ Maden Fakültesi’nde Maden Mühendisliği Anabilim Dalı ve Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı, Benin Cumhuriyeti Fahri Başkonsolosu ve Türkiye Gezginler Kulübü Kurucu Başkanı olan Prof. Dr. Orhan Kural, “Yaşanabilir çevre için el ele” konferansında öğrencilere; çevre kirliliği, hayvan sevgisi, hayvan hakları, geri dönüşüm, kötü beslenme tüketimi, sigaranın zararları ve sağlık konuları ve daha birçok konu hakkında görsel sunumlar eşliğinde bilgiler verdi.
 
Prof. Dr. Orhan Kural; yaşamı boyunca biriktirdiği anılarını ve temiz yaşanabilir bir dünya için verdiği mücadelelerini, gezdiği ülkelerden elde ettiği izlenimlerini ve deneyimlerini interaktif bir şekilde öğrencilere aktardı.

Milyonlarca insanın açlık sorunlarıyla yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde israfın büyük bir sorun haline geldiğini belirten Orhan Kural, insanların bu konuda daha özenli davranmaları gerektiğini, öğrencilerin özentiden uzak durmaları, geri dönüşüme önem vermeleri konusunda tavsiyelerde bulundu.

Kural, “Dünya’da yaşanan kıtlıklara ve eğitimsizliğe rağmen, savaşlar hala ekonomilerin en büyük kaynaklarını oluşturuyor. Dünyadaki silah ticareti için bir yılda harcanan para ile okulsuz kimse kalmaz, bütün savaş ve çatışmalardan karlı çıkan sadece silah üreticileridir” dedi.

Orhan Kural, konferans sonunda tüm öğrencilere “Çevre Yemini” de ettirdi. Öğretmen ve öğrencilerin yoğun ilgili ile dinlediği konferans sonrasında Prof. Dr. Orhan Kural, öğrenciler için kitaplarını imzaladı. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir Belediyespor Bu Sezon İlk Maçına Çıkıyor

 
2010- 2011 ve 2011- 2012 sezonlarında şampiyon olan, son 3 sezondur da Kadınlar Ligi’ni 2. sırada biteren Ataşehir Belediyespor, yeni sezonda şampiyonluğu yeniden Ataşehir’e getirmek istiyor.

2010 yılında kurulan ve geçen sezon TFF Kadın Futbolu 1. Ligi’ni 6. sırada tamamlayan İlkadım Belediyesi Yabancılar Pazarı Spor takımı, ev sahibi olduğu maçları Samsun Derebahçe Stadı'nda oynuyor.

 

Lig’in ilk hafta programı:

07.11.2015 11:00          Konak Belediye Spor    –    Kdz. Ereğlispor 

08.11.2015 12:00          Adana İdmanyurduspor     –    Gazikentspor     

08.11.2015 12:00          İlkadım Belediyesi Yabancılar Pazarı Spor     –    Ataşehir Belediyespor       

08.11.2015 12:30          Kireçburnu    –   1207 Antalya Muratpaşa Belediyespor

08.11.2015 13:00          Trabzon İdmanocağı     –    Eskişehirspor     

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Altın Havan Ödülleri’ni Kazananlar Belli Oldu

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Oğul Araman, İlaç Endüstrisi ve İşverenleri Sendikası Başkanı Nezih Barut, Türkiye İlaç Sanayi Derneği Başkanı Cengiz Celayir, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği Başkanı Dr. Emin Fadıllıoğlu, TEKB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Turunç, Klinik Eczacılık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Mesut Sancar, Tekirdağ Ersöz Eczanesi Sahibi Ufuk Ersöz, İstanbul Çapa Valide Eczanesi Sahibi Ahmet Çimer, Eczacı Dergisi Türk Eczacılık Tarihi Yazarı Mert Sandalcı’dan oluşan jüri yaptığı 2 değerlendirme toplantısının neticesinde ödüle layık görülenleri tespit etti. Ödüllere bu sene önceki yıllara nazaran rekor sayıda başvuru gerçekleşti. Özellikle bazı alanlarda çok sayıda başvuru olması nedeniyle jüri son toplantısı 4 saat sürdü. Kurumsal kategorideki başvuruların değerlendirilmesiyle başlayan toplantıda özellikle ürün başvuruları detaylı incelendi. Ödüle başvuran her ürün için numuneler ve başvuru dosyaları detaylı olarak incelendi. Jüri toplantısında eczane yerleşim ve tasarımı alanında yapılan başvurular eczane görselleri detaylı bir şekilde incelenip puan verildi.

Prestiji yüksek ödül

Jüri toplantısının ardından dergimize değerlendirmelerde bulunan TEB eski Başkanı ve Jüri Başkanı Mehmet Domaç, Altın Havan Ödülleri’nin 6. yılında sektörde prestiji yüksek bir ödül haline geldiğini söyleyerek, “Bu sene de zorlu bir değerlendirme sürecinin ardından nihai kararımızı vermiş bulunuyoruz. Geçen yıllara göre bu sene işimiz daha zordu. Çünkü çok fazla dosya incelemek zorunda kaldık. Başvuru dosyalarındaki çalışmalar ve başarıları görmek sektör adına bizi oldukça mutlu etmişti. Başvuru dosyalarında gördük ki Türk ilaç ve eczacılık sektörü umut verici bir gelişme içerisindedir. Ar-Ge çalışmaları, yapılan yatırımlar ve piyasaya sürülen ürünler sektörün geleceğinin parlak olduğunu gözler önüne sermiştir” dedi. Domaç, başarıların takdir ve teşvik edildikçe artabileceğine inandıklarını ifade ederek, “Ödül jürisi olarak sektöre hizmet eden ve başarılı olan kişi ve kurumları ön plana çıkarmak istiyoruz. Bu toplantıda tespit ettiğimiz başarılı kurum ve şahısların yaşadığı haklı gurura ödül gecesinde hep birlikte tanıklık edeceğiz. Ödüle layık görülenleri tebrik ediyorum” dedi.

“Güçlerine güç katıyoruz”

 
Dergimizin İmtiyaz Sahibi ve Jüri Üyesi Çetin Öztürk ise yaptığı değerlendirmede başvuru dosyalarının sayısında yaşanan artışa dikkat çekti. Öztürk, önceki yıllarda bazı dallarda başvuru olmadığını ancak bu sene her dalda birden fazla sayıda başvuru dosyası bulunduğunu kaydederek, “Öncelikle bütün başvuru sahiplerini başvurularından dolayı tebrik etmek istiyorum. Ödüle layık görülen ve görülmeyen bütün başvuruların bizim için paha biçilemez olduğunu ifade etmek istiyorum. Altın Havan Ödülleri’nin sektörün en beğenilen ve en fazla sahip olunması arzulanan ödülüne dönüşmesi bizi gururlandırıyor” dedi. İlaç ve eczacılık sektörünün en iyi yayını olan Eczacı Dergisi’nin 11 yıldır sektöre ayna tuttuğunu söyleyen Öztürk, “Dergi olarak kardeş yayın organımız Bizim Eczacı ile birlikte eczacılara ve eczanelere artı değerler kazandırmak, güçlerine güç katmak için çalışıyoruz. Altın Havan Ödülleri de bu anlayışımızın bir göstergesi olarak her yıl veriliyor. Sektörün Oscarı olan Altın Havan Ödülleri’ne jürinin layık gördüğü kurum, kuruluş ve şahısları tebrik ediyorum” dedi.
Eczacı Dergisi İmtiyaz Sahibi Çetin Öztürk, 27 Kasım 2015 günü CVK Park Bosphorus İstanbul’da yapılacak törene katılmak isteyenlerin dergimizden davetiyelerini temin etmesini istedi.

ÖDÜL TÖRENİ

 
Yer:    CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul
Gümüşsuyu Mah. İnönü Cad. No:8 İstanbul
 
Tarih:    27 Kasım 2015
18:00    Karşılama ve kokteyl
19:00    Suzan Kardeş konseri
20:30    Ödül Töreni

Davetiyeler ve LCV icin:   
Kübra Yeşildirek
0538 272 25 64
0212 256 67 67 / 197

KURUMSAL ÖDÜLLER

Ar-Ge Ödülü
Bilimsel Yaklaşımla İlaç Aktif Maddelerinin
Üretimi Projesi – Deva İlaç

İnovatif Ürün Ödülü
Nemartro Jel – Generica İlaç

İlaç Dışı Kategori Ürün Ödülü
Doğal Besin Destekleri Serisi – Zadevital

Dağıtım Kanalı Ödülü
EDAK Net

Sosyal Sorumluluk Projesi Ödülü 
Dumansız Hava Sahası/
Antakya için el ele Projesi – Hatay Eczacı Odası

Genç Eczacılara Sosyal Sorumluluk Projesi Teşvik Ödülü
Akılcı İlaç Kullanımı Konusunda Halkı Bilgilendirme
Projesi – Eczacılık ve İlaç Derneği (EİDER)

Kurumsal Hizmet Ödülü

Bebeğinizi Beklerken Kalp Sağlığınızı İhmal Etmeyin

Kalp hastası olanlar doktor kontrolünde hamile kalmalı

Hamilelikte kalp sağlığı iki şekilde ele alınmalıdır. Birincisi daha önceden kalp hastalığı olduğunu bilenler ikincisi ise ailesinde kalp hastalığı ve şeker yatkınlığı olan kilolu anne adaylarıdır. Öncesinde kalp hastalığı olanlar kendi kalp takiplerini yaparak, doktorlarına danışıp gebe kalmalı ve düzenli kontrollerini aksatmamalıdır.  

Ailenizde kalp krizi öyküsü varsa dikkat!

Sağlıklı bir anne adayının gebelik süresince yapması gereken en önemli şey ailesi ile olan riskleri bilmesidir. Ailesinde genç yaşta kalp krizi nedeniyle ölüm, yüksek tansiyon, böbrek hastalığı varsa gebelik öncesi ya da sonrasında kalp muayenesinden geçmelidir.

Gebelikte gelişen yüksek tansiyon kalıcı olabilir

Gebelikteki gelişen en önemli risk yüksek tansiyondur. Gebeler, 14/9 üzerinin yüksek tansiyon olduğunu bilmelidir. Öncesinde yüksek tansiyonu olup gebelikte devam edenler olduğu gibi, hiç yüksek tansiyonu olmayıp gebeliğin 20. haftasında bu sorunla karşılaşanlar da olmaktadır. Buna ek olarak böbrekten protein kaybı varsa bebek ve anne için risk başlar. Dolayısıyla gebelikte yüksek tansiyon takibi çok önemlidir. Gebelik yüksek tansiyonunun bir kısmı gebelik sonrası kalıcı olarak devam eder, bir kısmı da doğumdan 4 ya da 6 hafta sonra normale döner. Bir anne adayı ayaklarda, ellerde şişlik varsa, baş ağrısı, görmede bulanıklık ve hafızada değişiklikler söz konuysa gebelik tansiyonundan şüphelenmelidir.

Ritim bozukluğu ihmal edilmemeli

Gebelikte en önemli kalp sağlığı sorunlardan bir diğeri ritim bozukluklarıdır. Ritim bozukluğu olanlar ya da hiç olmayan ve gebelikle birlikte ortaya çıkanlar olabilir. Bunlar geçici olabildiği gibi hayati öneme sahip olanları da vardır. Tedavisi teşhise göre değişecektir. Genellikle kalpte ritim bozukluğu varsa tedavisi ikinci trimester sonrasında verilebilmektedir. Yüksek tansiyon için de tedavi programı aynı şekilde uygulanmaktadır. Güvenli ilaçlardır ve bebek sağlığına herhangi bir zararı dokunmaz.

Kadınların çoğu kalp kapak hastası olduğunu bilmiyor

Doğuştan olmayan ama romatizmayla birlikte gelişen kalp kapak hastalıkları vardır. Kalp muayenesinden geçmeyen çoğu kadının bu hastalıktan haberi yoktur. Kalbinde delik olup, bundan gebelikle birlikte haberdar olan kadınlar da toplumda görülmektedir. Her gebe değil ama nefes darlığı ve çarpıntısı olan anne adaylarının bir kalp doktoruna muhakkak görünmeleri gerekmektedir.

Hormonal değişiklikle sağlık sorunları su yüzüne çıkıyor
Gebelik sırasında damar sertliği de hızlanmaktadır. Doğum ya da gebelik sırasında hayati kabul edilen ana atar damar yırtılmaları söz konusu olabilmektedir. Ailevi kolesterol yüksekliği ve damar sertliği olanlar, sigara içenler, 40 yaş sonrası gebe kalanlar, tüp bebek gebeliği ve kilolu olan anne adayları kalp doktoruna gitmelidir. Gebelikte hormonal düzendeki değişiklikle beraber kolesterol yükselir, kanın akışkanlığı yavaşlar ve damarlarda var olan problemler daha aşikar hale gelir.

Yüksek riskli gebeliği olanların bilinç düzeyi artırılmalı

Kalp hastalı olan gebeler hafif, orta ve yüksek olmak üzere 3 risk grubuna ayrılmaktadır. Hafif riskli gebeliklerde takibe en başta başlanır ve 6. ayda bir kontrol daha yapılır. Orta riskli gebelikler yakın takip gerektirmekle birlikte normal doğuma izin verilmektedir. Yüksek riskli gebeliklerde ise anne ve bebek ölüm riskinin yüksek olduğu aileye anlatılmalıdır. Bilinç düzeyi artırılmalı ve tahliye ihtimali belirtilmelidir. Yüksek riskli gebelik grubuna kalbinde delik var ancak tamir olmamış, kanında oksijen az olan anne adayları girmektedir. Buna bir de gebeliğin yükü gelince sağlık sorunları daha da artmaktadır. Yüksek riskli gebelerin doğum yapacağı yerlerin de tam donanımlı, yoğun bakımı olan merkezler olması çok önemlidir.

Hamile kalınca doktora danışmadan kalp ilaçlarını bırakmayın

Gebelikte anne adayları ilaçlara karşı ön yargılı olabilmektedir. Yüksek risk grubundaki anne adaylarının hamile kalmadan önce doktoruyla görüşmesi ve bazı ilaçları bırakması gerekebilir. Bu ilaçları kullanmaya devam eden gebelerde düşük ya da doğumsal anomaliler görülebilir. Bazı kadınlar da kendi kendine karar alıp, ilacı bırakmaktadır. Bu da anne sağlığı açısından felç başta olmak üzere ciddi risk taşımaktadır.

Ahlak Felsefesinin Temel Problemleri: Seçme Metinler Kitabı Çıktı

Problemleri ana hatlarıyla anlaşılır biçimde ortaya koymayı hedefleyen giriş yazılarını, konuya ilişkin farklı filozofların can alıcı pasajlarından seçilen tercümeler takip ediyor. Çalışmada, Antik Yunan filozoflarından Batılı Ortaçağ düşünürlerine, İslâm filozoflarından çağdaş filozoflara kadar çok farklı düşünürlerin eserlerinden seçme metinler yer aldığı için; okuyucular Aristoteles’in, David Hume’un, İbn Miskeveyh’in ve hatta İbn Arabî’nin aynı probleme dair yazdıklarını beraberce okuyabilme imkânı bulmuş olacaklar. Felsefe tarihini bir bütün olarak bu problemler ışığında ele alan bu kitap, okuyucuları sadece bilgilendirmeyi değil, aynı zamanda ahlâk felsefesi problemleri üzerinde düşündürmeyi de hedeflemektedir.

Çocuğunuzun Ateşi Düşmüyorsa

Ateş, ölçüm yapılan bölgeye göre değişiklik gösterebilir

Vücut ısısının normalden yüksek ölçülmesi olarak tanımlanan ateş aynı zamanda vücudumuza giren bakteri, virüs ve toksin gibi yabancı maddelerin neden olduğu hastalıklara bağışıklık sistemimizin verdiği önemli bir yanıttır. Çocukluk çağında diş çıkarma ve aşı sonrası da ateş görülebilir ancak bu durumlarda genellikle ateş ciddi boyutlara ulaşmaz. Küçük çocukların ateş kontrol sistemi tam gelişmediği için ateş yükselmesi daha hızlı olur. Vücut ısısı gün içinde zamana ve hareket durumuna göre ya da koltuk altı, kulak ve makattan gibi ölçüm yerine göre değişiklik gösterebilir. Akşam saatlerinde veya hareketli bir oyun sonrası vücut ısısının artması normal olabileceği gibi makattan ölçülen 37,5 C de normaldir. Kabaca vücut ısısı 36,5 C – 37,5 C arası seyreder. Koltuk altından ölçülen 37,5 C üzeri, makattan 38 C üzeri, kulaktan ise 37,6 C üzeri vücut ısısı ateş olarak değerlendirilir. Çocuklarda dilaltından ateş ölçümü ve 6 ayın altındaki bebeklerde kulaktan ölçüm de önerilmemektedir.

Yüksek ateş, kalp ve solunum sistemini hızlandırır

Vücut ısısı arttıkça kalp ve solunum sistemi daha hızlı çalışmaya daha fazla enerji harcamaya başlar. Hayati organlara olan kan akımı artarken kol ve bacaklar gibi uç bölgelerdeki damarlar büzüştüğünden bu bölgelere kan akımı azalır. Ciltte alacalı, mermerimsi bir görüntü olur, el, kol ve bacakların soğuk, gövdenin ise daha sıcak olduğu görülür.

Suçiçeği, nezle kaynaklı ateşe ilaçlı müdahale enfeksiyona sebep olabilir

Her ateşli durumda aceleci davranıp telaşla ateşe ilaçla müdahale edilmemelidir. Hatta suçiçeği, nezle gibi bazı hastalıklarda ateşe ilaçla erken müdahale etmek enfeksiyonun süresini uzatabileceği için zararlı bile olabilir. Çoğu aile ateşe bağlı havale geçirme korkusu ile ateş düşürücü ilaçlara hemen başvurur. Ateşli havale geçirme sıklığı oldukça düşüktür. 6 ay – 5 yaş arası görülebilen ateşli havale en sık 1-3 yaşta ortaya çıkar. Anne, baba ya da kardeşlerde havale geçirme öyküsü olan, daha önce ateşli havale geçiren çocuklarda risk biraz daha yüksektir. Bu nedenlerle ateşli durumlarda ilaçlardan önce basit yöntemlerle ateşi takip edip kontrolü sağlamalı, gerekliyse ilaca ya da uzman kontrolüne başvurulmalıdır.

Yüksek ateş soğuk su ile yıkayarak değil bol su içirilerek kontrol altına alınmalı

Yüksek ateş durumunda çocuğun dinlenmesi sağlanmalı, kıyafetlerini çıkarılmalı, oda ısısı fazlaysa düşürülmelidir. Artan vücut ısısı metabolizmayı hızlandırır ve sıvı ihtiyacı da artar bu nedenle çocuğun sıvı alımı artırılmalıdır. Ateş yüksekse ılık uygulama yapılmalıdır. Soğuk su ile yıkamak, sirkeli su uygulamak doğru uygulamalar değildir. Bu uygulamalara rağmen yüksek seyreden ateşte doktora danışılmalı, gerekirse ilaçlara başvurulmalıdır. Ateşe eşlik eden ishal, kusma gibi bulgular varsa, çocukta aşırı halsizlik görülüyorsa, deride morarma ya da kanama benzeri ani çıkan döküntüler oluşursa ve ateş düşürücü yöntemler ile ilaca rağmen ateş düşmüyorsa vakit kaybetmeden çocuk bir sağlık kuruluşuna götürülüp ateşin kontrolü sağlanmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk Ataşehir’de Saygı Konseri ile Anılacak

Bu konserde Erol Evgin; Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarından başlayarak, Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze uzanan bir zaman perspektifi içinde; türküleri, şarkıları ve anekdotları, barkovizyon desteğiyle sunan kesintisiz 90 dakikalık bir kurgu oluşturacak.

10 Kasım Salı günü saat 20.00’da Zübeyde Hanım Öğretmenevi’nde yapılacak ücretsiz konser için, sınırlı sayıdaki davetiyeleri Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden temin edebilirsiniz. 

 

Tarih: 10 Kasım 2015 / Salı

Saat: 20.00

Yer: Zübeyde Hanım Öğretmenevi Konferans Salonu

Adres: Ataşehir girişi Opet İstasyonu arkası Merdivenköy Yolu No:1 Ataşehir

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir İlçesi 1 Kasım Genel Seçim Sonuçları

HDP: Aldığı oy sayısı: 23.324 – Oy oranı: 8,76

SP: Aldığı oy sayısı: 1.746 – Oy oranı: 0,66

BBP: Aldığı oy sayısı: 999 – Oy oranı: 0,38

Diğer partiler ve bağımsızlar: Aldığı oy sayısı: 5266 – Oy oranı:0,98

Ataşehir Gençlik Orkestrası Seçiliyor

Yaylı Çalgılar (Keman, Viyola, Çello, Kontrbas)

 

Keman ve Viyola

• 1. 2. ve 3. pozisyonları kapsayan eserler ve etütler. Varsa daha üst bir seviye de çalınabilir. Eser ve etüt tercihlerini öğrenci kendisi yapacaktır.

• 3 oktav Sol majör gam, 2 oktav Do, Re, La, Fa, Si bemol Majör gamlar ve bu gamların ilgili Mi, La, Si, Fa diyez, Re, Sol minör gamlarının (armonik ve melodik) çalınması istenecektir. 3 oktav Sol Majör gamı her öğrenci zorunlu olarak çalacak, diğer gamlardan ikisini öğrencinin kendisi belirleyecektir.

 

Çello

• 1. ve 2. pozisyonları kapsayan eserler ve etütler. Varsa daha üst bir seviye de çalınabilir. Eser ve etüt tercihlerini öğrenci kendisi yapacaktır.

• 2 oktav Do, Re, Sol, La, Fa, Si bemol Majör gamlar ve ilgili La, Si, Mi, Fa diyez, Re, Sol minör gamlarının (armonik ve melodik) çalınması istenecektir. Do Majör gamı her öğrenci zorunlu olarak çalacak, diğer gamlardan ikisini öğrencinin kendisi belirleyecektir.

 

Kontrbas

• 1. ve 2. Pozisyonları kapsayan eserler ve etütler. Varsa daha üst bir seviye de çalınabilir. Eser ve etüt tercihlerini öğrenci kendisi yapacaktır. • 2 oktav Sol majör gam zorunlu olarak çalınacak, Fa, Do majör gamlar ve La, Sol minör gamlardan öğrencinin belirleyeceği herhangi iki gam çalınacaktır.

 

Tahta Üflemeliler

 

Flüt

• En az 2 oktav eser ve etüt çalınması istenecek. Çalınacak eser ve etütleri öğrencinin kendisi belirleyecektir.

• En az 3 gam, 2 oktavdan az olmamak kaydıyla öğrencinin kendisi tarafından belirlenip çalınacaktır.

 

Klarinet (si bemol)

• Si bemol klarnet istenmektedir.

• En az 2 oktav eser ve etüt çalınması istenecek. Çalınacak eser ve etütleri öğrencinin kendisi belirleyecektir.

• En az 3 gam, 2 oktavdan az olmamak kaydıyla öğrencinin kendisi tarafından belirlenip çalınacaktır.

 

Obua

• En az 2 oktav eser ve etüt çalınması istenecek. Çalınacak eser ve etütleri öğrenci kendi belirleyecektir.

• En az 3 gam, 2 oktavdan az olmamak kaydıyla öğrencinin kendisi tarafından belirlenip çalınacaktır.

 

Fagot

• En az 2 oktav eser ve etüt çalınması istenecek. Çalınacak eser ve etütleri öğrencinin kendisi belirleyecektir.

• En az 3 gam, 2 oktavdan az olmamak kaydıyla öğrencinin kendisi tarafından belirlenip çalınacaktır.

 

Orkestranın içeriği

• Oluşturulan orkestra profesyonel bir algıyla değil amatör bir algıyla çalışacaktır. Yani sınav için müzik okulunda okuma şartı yoktur. 10-18 yaş arası bütün öğrenci ya da öğrenci olmayan herkes başvurabilir. Sınav sonrası müzikte beceri seviyemizin ortalaması belirlenip çalınacak repertuar da ona göre belirlenecektir.

• Oluşturulan orkestranın formatı çok sesli Batı müziği eksenli olup, beraberinde halk türküleri, popüler şarkılarda icra edilecektir.

 

Sınava başvuru kriterleri

• Sınav başvurusu ATAMEM’den alınacaktır.

• Başvurular telefonla da yapılabilecektir.

• Başvuruda bulunan adaylardan ad, soyad, TC numarası, doğum yılı, iletişim numarası, mail ve hangi çalgıyla sınava gireceğinin bilgisi alınacaktır.

• Yaşlar yıl baz alınarak belirlenecektir.

• Sınavlar sıra numarasına göre yapılacaktır. Sınav gününden bir gün önce başvuran adaylara geri dönülüp sıra numarası verilecektir. Sınava başvuru tarihleri: 2-14 Kasım 2015

 

Sınav Tarihi: 15 Kasım Pazar 2015

Saat: 17:00

Yer: ATAMEM (Ataşehir Meslek Edindirme Merkezi) – Büyük Salon

 

Detaylı bilgi için;

Umut Kahraman: 0505 396 15 12

Baran Aytaç : 0 (507) 186 17 03

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi