Sütlü Tatlı Saray Muhallebicisi’nde Yenir

Saray Muhallebicisi müdavimlerinin kalbinde özel bir yeri olan, günün her saati olduğu gibi yemeklerden sonra da en çok tercih edilen tatlılar arasında yer alan kazandibi tatlısı, 80 yıllık reçeteye sadık kalınarak geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor.

Büyük bakır kazanlarda uzun süre karıştırılan, el emeği ve ustalık ile birçok aşamadan geçen kazandibinin en önemli özelliği; bu tatlıda manda sütü ve gerçek tavukgöğsü kullanılması.

Tavukgöğsü, kazandibi, saray muhallebisi, sakızlı muhallebi, fırın sütlaç, krem şokola, keşkül, aşure, su muhallebisi, krem karamel gibi lezzetler; Saray Muhallebicisi’nin yıllardır en çok rağbet gören sütlü tatlıları olarak sevenleriyle buluşuyor.

Saray Muhallebicisi’nde bir gün değil, 365 gün aşure günü!..

Ayrıca bu yıl 23 Ekim’de aşure günü kutlanacak olan aşure tatlısı, yılın belli bir dönemi değil, Saray Muhallebicisi’nin tüm şubelerinde her gün sevenleriyle buluşuyor. Bu özel tatlıyı sadece aşure ayında değil, dilediğiniz zaman Saray Muhallebicisi şubelerinde tadabilir, ister evinize ister işyerlerinize paket servisle getirtebilirsiniz.

Cumhuriyet’in İlanının 92. Yıldönümü Ataşehir’de Resmi Törenlerle Kutlandı

Tören konuşmasını yapan Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 92. yıldönümünü milletçe büyük bir coşku ve heyecanla idrak ediyoruz. Cumhuriyet Bayramı hepimiz için kutlu olsun. Bu anlamlı günde Cumhuriyetimizin kurucularına başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetin ilanını gerçekleştiren, dönemim Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini şükranla yad ediyoruz. Cumhuriyete giden yola hayatlarını adamış; 92 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca vatan savunması için canlarını feda etmiş aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi de, bugün bir kez daha rahmetle anıyoruz” dedi.

Öğrencilerin Cumhuriyetin anlam ve önemine dair okudukları şiirler ve sonrasında çeşitli yörelere ait folklor oyun gösterileriyle devam eden tören, öğrencilerin geçit töreni ve bando gösteriyle son buldu.

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Panik Atak İş Performansını Düşürüyor

Kaygı ve Stres Panik Atağa Yol Açıyor

Kaygı, endişe ve stres gündelik yaşamın bir parçası haline geldi. Kişiyi zor durumlara hazırlayan kaygı, vücudumuzun doğal bir tepkisidir ve çoğunlukla profesyonel yardım gerektirmez. Kaygının şiddetlenmesi ise birçok kişide bedensel belirtilerin de yoğun bir şekilde eşlik ettiği panik atağa yol açmaktadır. Çarpıntı, nefes daralması, baş dönmesi, titreme, terleme ve uyuşmalar kaygının genel belirtileridir. Ancak panik atakta bu belirtiler hem şiddetlidir hem de bunlara kontrolü kaybetme, bayılma ve ölüm korkuları eşlik etmektedir. Genel kaygı düzeyi çok yükselmiş olan panik atak hastaları panik atak geçirme korkusu nedeniyle dışarı çıkıp insan içine karışmaktan, otobüse ve metroya binmekten kaçınırlar. Daha önce yapabildikleri etkinliklerin çoğunu yapamaz hale gelen bu kişilerin sosyal yaşantısı da kısıtlanır.

İşe Gitmek Kabusa Dönüşüyor

Panik atak hastalığı olan bir kişi sanki hayatı kontrolden çıkmış gibi hisseder. Aşırı kaygıları nedeniyle bu kişiler yaptıkları işe konsantre olmakta zorlanır ve mesleki performansı da gittikçe bozulur. İşe gitmek bazen panik atak hastaları için kabus haline gelmeye başlar. Yetersizlik ve çaresizlik duygularının da etkisiyle bütün bu sorunların üst üste binmesi kişileri depresyona sürükler.

Aceleci ve Telaşlı Kişiler Risk Altında

Kaygı birçok kişide çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, titreme gibi belirtilere yol açsa da yatkınlığı olan kişilerde bu durumun panik atağa dönüşmesi daha kolaydır. Özellikle yoğun stres altında olan kişiler, stresle baş etmekte zorlanan bireyler, aceleci ve telaşlı olanlar, başka kaygı rahatsızlığı olanlar ve tiroid hastalığı gibi bazı bedensel hastalığı bulunanlar panik atakları daha fazla yaşarlar.

Bedenlerine Zarar Geleceği Korkusu İle Yaşıyorlar

Panik atak sırasındaki bedensel belirtilerin yanlış yorumlanması kişiyi daha da fazla kaygılandırır. Örneğin; panik atak sırasında kalp çarpıntısı yaşayan kişi ‘’kalp krizi geçiriyorum’’ diye düşünür ve o anda tansiyonu normal olarak geçici bir yükselme gösterdiği için ‘’tansiyon hastalığım var’’ ya da yüksek tansiyona baş dönmesi eşlik ettiği için bunu ‘’felç geçiriyorum’’ şeklinde yorumlarlar. Bu kişiler sıklıkla yanlarında tansiyon aleti taşıyıp sürekli tansiyonlarını ölçtükleri için kaygıları daha da artar ve tansiyonları gerçekten yüksek ölçülür. Böylelikle bu kısır döngü sayesinde bedenlerinin zarar göreceğine dair çarpık düşünceleri güçlenir. Bedenlerine bir şey olacağı korkusu ile panik atağı olanlar sıklıkla acil servislere, dahiliye ve kalp hastalıkları bölümlerine başvururlar. Kendilerine kötü bir şey olacağı ya da ölüm korkuları genellikle yatışmaz. Bedensel korkuları nedeniyle çözümü psikiyatri dışı tıp branşlarında ya da tıbbi olmayan çözüm ihtimallerinde aradıklarından bu kişilerin sorunu kronik bir hal alır. Bazen de panik atağı olanlar internetten edindikleri bilgilerle kendi kendilerini tedavi etme yoluna giderler. Bu yanlış tedavi arayışları sorunu kronikleştirdiği gibi alkol, madde ve ilaç bağımlılıklarına da yol açabilir.

Panik Atak Korkudan Farklıdır ve Tedavi Edilebilir

Eğer beklenmedik bir şekilde şiddetli kaygı yaşıyorsanız, kaygılanmayı bir türlü kontrol edemiyorsanız, kaygıyla birlikte aklınıza ölmek, aklını kaybetmek veya bayılmak geliyorsa, sürekli olarak bir sonraki atağın gelmesinden korkuyorsanız ve gündelik hayatınız gittikçe kısıtlanıp iş yaşamınızı da olumsuz etkiliyorsa sizde de panik atak hastalığı olabilir. Aksi yönde yaygın bir inanış olmasına karşın; panik atak hastalığı psikoterapi ve güvenli ilaçlarla en iyi tedavi edilebilen psikiyatrik rahatsızlıklardandır. Panik atak belirtileri olan kişiler gereksiz tedavi arayışları ile vakit kaybetmeden mutlaka doğrudan bir psikiyatri uzmanına başvurmaları gerekir.

Ataşehir Ataevleri Yeni Eğitim-Öğretim Dönemine Başladı

“İngilizce”, “Sözel”, “Sayısal Branşlarda Ders ve Ödev Desteği”, “Becerikli Eller Atölyesi”, “Satranç Atölyesi”, “Kadın Sağlığı ve Anne Çocuk Eğitimi”, “Psikolojik ve Pedagojik Destek”, “Yetişkin Okuma- Yazma”, “İğne Oyası”, “Makine Nakışı”, “Ahşap Boyama”, “El Sanatları”, “Stilistik”, “Deri İşletmenliği ve Çanta Yapımı” hizmetlerinin yanında, MEB sertifikalı olarak; “Yetişkin İngilizce”, “Bilgisayar Kullanımı ve İşletmenliği”, “Aşçılık”, “Pastacılık”, “Kuaförlük” dersleri verilecek ve kültür gezileri düzenlenecek.  
 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir Belediyesi Ataşehir’de Aşure Dağıttı

Örnek Taksi Durağı

Göztepe Tamirhane Durağı

 

27 Ekim 2015 Salı Saat: 13.00

İçerenköy Mahallesi Pazar Sokağı

Ferhatpaşa Mahallesi Pazar Sokağı

Fetih Mahallesi Atatürk Bulvarı

 

28 Ekim 2015 Çarşamba Saat: 13.00

Esatpaşa Pazarı (Okul Tarafı)

Yeni Sahra Pazarı

Kayışdağı Mahallesi ( Son Durak )

 

Aşure Dağıtımı İkindi Programı:

26 Ekim 2015 Pazartesi – İkindi namazı sonrası

Kayışdağı Mahallesi Kayışdağı Merkez Cami

Kayışdağı Mahallesi Darulaceze Camii

Kayışdağı Mahallesi Fatih Cami

Kayışdağı Mahallesi Erengazi Akşemsettin Cami

Kayışdağı Mahallesi Hz. Hüseyin Camii (Azeri Camii)

Yenişehir Mahallesi Kanuni Sultan Süleyman

Yenişehir Mahallesi Emekevler Cami

Yeniçamlıca Mahallesi Ebuhureyhe Cami

Yeniçamlıca Mahallesi İmamı Buhari Cami

Yeniçamlıca Mahallesi Yedpa Cami

Yeniçamlıca Mahallesi Yeni Çamlıca Cami

Mevlana Mahallesi Ashab-I Kehf Cami

Mevlana Mahallesi Hacı Mehmet Uslu Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Merkez Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Veysel Karani Camii

Ferhatpaşa Mahallesi Hacı Osman Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Ahmet Efendi Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Mehmet Ali Tombul Cami

Ferhatpaşa Mahallesi Hacı Ali Rıza Cami

Mimar Sinan Mahallesi İbrahim Ethem Cami

 

28 Ekim 2015 Çarşamba – İkindi namazı sonrası

İçerenköy Mahallesi Merkez Cami

İçerenköy Mahallesi Osmanlı Çatakbaşı Camii

İçerenköy Mahallesi Ali Gazi Baba Cami

İçerenköy Mahallesi Birlik Cami

İçerenköy Mahallesi Şafak Cami

İçerenköy Mahallesi Bostancı Oto Sanayi Camii

İçerenköy Mahallesi Selçuklular Cami

İçerenköy Mahallesi Şehitler Cami

İçerenköy Mahallesi Gök Yiğit Cami

İçerenköy Mahallesi Hacı Nuri Cerit Cami

İnönü Mahallesi Uhud Cami

İnönü Mahallesi İlknur Cami

İnönü Mahallesi Medine Mescid-İ Cami

İnönü Mahallesi Hz. Ebubekir Sıddık Cami

Atatürk Mahallesi Fevzi Çakmak Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi Mehmet Aşık Kutlu Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi Bağlar İçi Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi İmamı Azam Cami (Merkez Cami)

Küçükbakkalköy Mahallesi Mescid-İ Aksa Cami

Küçükbakkalköy Mahallesi Kilisli Mustafa Kanat Cami

Batı Ataşehir Selmani Farasi Camii

Batı Ataşehir Müminderesi Camii

Batı Ataşehir Hz. Osman Camii

 

Mustafa Kemal Mahallesi Cemevi ve İçerenköy Mahallesi Pir Sultan Cemevi'nde de aşure dağıtımı yapılacaktır. 

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Milli Triatlet Bahar Saygılı, Ironman 70.3 Türkiye’de En Hızlı Türk Kadın Sporcusu Oldu

Yarışlara fitintime ile hazırlanan Bahar Saygılı, performansını ve dayanıklılığını artırmak için EMS antrenmanı yapıyor. Fitintime antrenmanlarının büyük yararını gördüğünü belirten Saygılı fitintime’ın etkisini; “Başladıktan kısa bir süre sonra kol çekişimin geliştiğini düşünüyorum. Bu kadar kısa sürede ve eğlenceli şekilde, yapılması zorunlu bir aktiviteyi yapabilmek çok güzel. Buradaki çalışmam, performansıma ve yarışma sonuçlarıma katkısı büyük.” diye anlatıyor.

Gloria Iroman 70.3 Türkiye bu yıl ilk kez Antalya-Belek’te düzenlendi. Gloria Iroman 70.3 Türkiye bu yıl ilk kez Antalya-Belek’te düzenlendi.

Ataşehir Bulvarı 29 Ekim Provası Sebebi ile Trafiğe Kapandı

Develi Saldırganı Yakalandı

Ataşehir Bulvarı Ticari Açıdan Bitti mi?

Hesap, fizibilite yapmak yerine, hislerini ve başkalarının söylediklerini dinleyen kişiler kısa zamanda pişman olmakta. Bu tabloda emlakçıların da katkısını unutmamak gerek. Sayıları her geçen gün artarken, hizmet kaliteleri her geçen gün düşen emlakçılar çoğunlukla dükkanların kısa sürede kiralanmasını hedeflemekte ve daha çok kazanç için fiyatları şişirmekte. Sebep ne olursa olsun kendi düşen ağlamaz. Eğer Ataşehir’de iş yapmayı düşünüyorsanız en az iki kez daha çok iyi değerlendirin ve hesap yapın. Kimsenin söyledikleri değil kendi hesaplarınız karar vermek için etkili olsun. Zaten Ataşehir’de iş yapıyor ve kazancınızdan mutlu değilseniz hiç inat etmeyin, çırpındıkça daha çok batar, zarar edersiniz. Belli bir süre içerisinde ulaştığını cironuz hiçbir zaman kayda değer oranda artmayacaktır. Hata yaptığınızı ve pes etmeyi kabul edin.
 
 
 

Ataşehir Develi’de Çocukların Üzerine Asit Atıldı mı?

Lazerli Diş Tedavileri Tekrar Çürük Oluşumunu Engelliyor

En derin çürüklere ulaşılabiliyor

Dişe direkt bir temas olmadığı için ağrısız ve konforlu bir tedavi sunan lazerli diş tedavileri ile sağlam dokulara zarar vermeden en derin çürüklere ulaşmak mümkün. Dişlerde lazer tedavisinin kullanılması genelde tedavi sürecini kısaltarak, daha az acı ve ağrı ile daha başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Lazer kullanılan bölgelerde sterilizasyon sağlandığı için tekrar enfeksiyon ve çürük oluşma riskleri minimuma indirilir.

Ağrısız yapılan işlem sonrası hızla iyileşme sağlanıyor

Dişe ve dokulara temas edilmediği için tedavi sırasında acı ya da sonrasında ağrı oluşmamaktadır. Neredeyse operasyonların tamamı anestezi uygulanmadan ya da çok az anestezi kullanılarak gerçekleştirilir. Bu sayede hasta konforu ve operasyon sonrası iyileşme hızında belirgin bir artış gözlemlenir.

Ağız, diş, çene cerrahisinde de kullanılıyor

Yakın zamana kadar sadece diş beyazlatma ve yumuşak doku operasyonlarında kullanılan lazer tedavileri artık daha bir geniş alanda kullanılıyor. Dolgu, çürüklerin temizlenmesi, diş-kemik üzerinde şekillendirme operasyonları, kök kanal tedavileri, uçuk-aft tedavileri, hassas dişlerin hassasiyetinin giderilmesi ve ağız, çene, diş cerrahileri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Lazer tedavisi ile diş minesi gibi en sert doku hem de damak gibi en yumuşak doku işlemleri rahatlıkla yapılabilmektedir. Sert doku lazerleri, lazer ışınını hava ve su spreyi ile karıştırarak kesim yapmakta olup, dokularda bir baskı, titreşim ve travma yapmadan ve ısı oluşturmadan doku kaldırabilmektedir.
 
Şişlik ve morluk oluşmuyor

Lazerle yapılan tedavi işlemlerinde kanama minimuma inmektedir. Kanamanın kontrol altına alınması ile diş etine yakın restorasyonlar aynı seansta tamamlanabilir. Restorasyonların tutuculuğu ve klinik ömrü de artmaktadır. Yine çene kemiği ve dişetinde her çeşit cerrahi işlem rahat bir şekilde yapılabilmektedir. Daha az hatta hiçbir travma olmadığı için operasyon sonrası şişlik, morluk gibi komplikasyonların oluşması önlenmiş olur.

Birçok işlem aynı seansta yapılabilir

Lazerli diş tedavilerinde aynı cihazla uç değiştirmeye gerek olmadan sadece ayarlar değiştirilerek birçok işlem bir arada yapılabilir. Diş tedavilerinde hastaları en çok rahatsız eden konulardan biri de işlem sırasında çıkan sesler ve titreşimdir. Lazer tedavilerinde çıkan yüksek bir ses olmadığı ve sıfır titreşim olduğu için daha konforlu bir tedavi sunulur. Yine implant uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır.

 Her yaş için uygun bir tedavi yöntemi

Acı, ağrı, iğne ve anestezi alma durumu olmadığı için diş hekimi korkusu olan her yaşta kişi için uygun bir tedavi şeklidir. Klasik yöntemde çocuklar işlem sırasında aletlerden çıkan seslerden ve iğneden korkabiliyorlar. Bu avantajları ile özellikle çocuk hastaların tedavisinde önemli kolaylıklar sağlamaktadır.

Ataşehir’de İlkokullarda “Cam Dostum” Eğitimleri Yapılıyor

Hem sözlü anlatım, hem görsel sunum hem de soru-cevap şeklinde yapılan eğitimlerde, öğrencilerin geri dönüşüm hakkında dikkatleri çekilerek davranış alışkanlığı kazandırılması, böylece çocukların kazanılmasıyla birlikte ailelerin de kazanılması hedefleniyor.  

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’in 2016 Mali Yılı Bütçesi Kabul Edildi

Konuşmasına, Ataşehir Belediye Meclisi’nin Ekim ayındaki son toplantısı olması sebebiyle, Cumhuriyet’in 92’nci yılını kutlayarak başlayan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi; “Muharrem Ayı’nın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın pekişmesine, ülkemizde ve dünyada kalıcı barış, huzur ve mutluluk tohumlarının yeşermesine vesile olmasını diliyorum” dedi. 

Ülkemizde yaşanan terör olaylarına değinen Başkan İlgezdi, “Hiç kimse oğlunu askere şehit olsun diye göndermiyor. Ankara’da yaşanan olayda da 100’e yakın arkadaşımız şehit oldu.  Çok üzücü bir olay. Bir siyasetçi olarak birbirimizi suçlayarak hiçbir yere varamayacağımızı biliyorum. Ülke kan gölüne döndü. Birimize el uzatarak bu sorun çözülebilir. Bu ülkede hiç kimse ırkı ve inançları yüzünden dışlanmamalı. Biz kardeşçe yaşıyoruz. Siyasetçiler de bu noktada anlayışlı olmalı” diye konuştu.

Bütçeyle ilgili konuşan Başkan İlgezdi, “Finans Merkezi’nden Ümraniye Belediyesi şu ana kadar 100 milyon TL ruhsat harcı aldı. Ayrıca bütçede eksiklerimiz olabilir, yanlışlar da olabilir. Biz geldiğimizde Ferhatpaşa Mahallemizde alt yapı yoktu. Bir bölgede imar çıkmadan kendini geliştirme şansı yoktur. Planların çıkmamasının hiç kimseye faydası yok. Temenni ediyorum önümüzdeki günlerde bu planalar çıkar. Çıkması da gerekiyor artık, yeteri kadar gecikti” dedi.

Ataşehir Belediye Meclisi, 02 Kasım 2015 tarihinde saat 17.00’de toplanmak üzere bu ayki toplantılarını bitirdi.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Tuvalet Alışkanlıklarındaki Değişimler Hastalık Habercisi Olabilir

Utanıp çekinerek doktora başvurmakta geç kalmayın

Orta yaş ve üzeri erkeklerde sık görülen idrar ile ilgili şikayetler, yaşam kalitesini oldukça azaltmasına rağmen, utanma nedeniyle dile getirilmemektedir. Bu durum konu ile ilgili birçok yanlış inanışın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. İdrar yakınması olan erkeklerin büyük bir kısmı mecbur kalmadıkça doktora başvurmamaktadır. İdrar ile ilgili yakınmalar 3 grupta toplanabilir. Bunlardan ilki idrar torbasının depolama işlevinin bozulmasıyla oluşan; idrara çıkma sıklığında artma, sıkışma hissi ve idrar tutamama problemleridir. İkincisi idrara çıkma sırasında ortaya çıkan; idrarı başlatmada zorlanma, idrar akım hızında yavaşlama, çatallı veya kesik kesik işeme şikayetleridir. Üçüncüsü ise idrara çıktıktan sonra görülen; idrar sonrası rahatlayamama, artık idrar hissi ve damlatma sorunlarıdır. Bunlar haricinde idrarda kan görülmesi prostat büyümesine bağlı olabildiği gibi birçok başka hastalığın da belirtisi olabilir.

Benzer belirti veren hastalıklarla karışabiliyor

40 yaşını geçmiş erkeklerde prostat büyümesi ve prostat kanseri korkusu nedeniyle genellikle idrarla ilgili tüm şikayetler prostatla ilişkilendirilmektedir. Mesane ve ondan sonraki alt idrar yolu ile ilgili pek çok hastalık benzer belirtiler verdiği için idrar yapma ile ilgili yakınmaları sadece prostat hastalığına bağlamak son derecede yanlıştır. Bu şikayetlerle bir üroloğa başvurulduğunda, muayeneye ilave birkaç basit tetkik ile yakınmaların nedeni ortaya çıkarılmaktadır. Böylece hastalıklar çok basit tedavilerle iyileştirilebilir ve tedavide geç kalınması durumunda hayatı tehdit edecek hastalıkların önüne geçilebilir. Prostat büyümesi ile benzer belirtiler veren hastalıkların en sık görülenleri arasında; mesane kanseri, aşırı aktif mesane, prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu, idrar yolu ve mesanede taşı, şeker hastalığı, parkinson hastalığı, kalp yetmezliği, bel fıtığı, multipl skleroz ve gece sık idrara çıkma hastalığı sayılabilir.

Sık tuvalete gitmek mesane kanseri habercisi olabilir

Alt idrar yolu sistemi belirtilerinin en sık nedeni genellikle iyi huylu prostat büyümesidir. Ancak her iyi huylu prostat büyümesi idrar ile ilgili yakınmalara neden olmaz. Prostat büyümesi ancak içinden geçen idrar kanalını daraltırsa belirti vermektedir. Özellikle sigara içen erkeklerde sık rastlanılan mesane kanseri ise sıklıkla ağrısız kanama ile ortaya çıksa da idrarda yanma, idrara çıkarken zorlanma, sık idrara gitme, idrardan sonra rahatlayamama gibi belirtiler de verebilmektedir.

Gece sık idrara çıkma uykusuzluğa bağlı depresyon nedeni

Şeker hastalığının en sık görülen belirtilerinden biri sık sık idrara gitmektir. İdrara şeker geçişi nedeniyle ortaya çıkan bu rahatsızlığın tanısı basit bir idrar tahliliyle konulmaktadır. Hastalığın tedavisi edilmesiyle idrar şikayeti hemen düzelir. Nokturnal poliüri adı verilen gece fazla idrar üretemeye neden olan hastalıkta, hiç prostat büyümesi olmadığı halde gece sık idrara çıkılır. Gece idrara sık gitmek, sıkışma hissi ve idrar kaçırmadan sonra yaşam kalitesini en çok azaltan şikayetlerden biridir. Uykusuzluk nedeni ile hastalarda dikkat eksikliği ve depresyona kadar giden istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bu hastalığın teşhisi basit bir idrara çıkma günlüğü tutularak konulabilir. Teşhis sonrası akşam sıvı kısıtlaması ve basit bir ilaç tedavisiyle hastalık ortadan kaldırılabilir. Benzer şekilde kalp yetmezliği veya bacaklarda ileri derecede varis olması durumlarında geceleri sık idrara çıkma yakınması olabilmektedir. Bu hastalıkların tedavisi edilmesiyle geceleri idrar yapma yakınması da ortadan kalkacaktır.

MS ve Parkinson idrar kaçırmaya neden olabilir

Bel fıtığı eğer idrar torbasına giden sinirlerin sıkıştırıyorsa, hastalar çok sık idrara giderler ve idrara çıkmada zorluk yaşarlar. Bel fıtığının tedavisi edilmesiyle idrar şikayetleri de düzelecektir. Multipl skleroz ve ileri yaşlarda görülen Parkinson hastalığı gibi beyin ve sinir sistemini ilgilendiren hastalıklarda, idrar torbasına giden sinirlerin tutulması durumunda idrar kaçırma dahil tüm alt idrar yolu yakınmaları görülebilir. Bu tarz sinir sistemini tutan hastalıklarda ilgili hastalığın tedavi edilmesi sonucunda idrar yolu ile ilgili şikayetler de ortadan kalkacaktır.

Taş hastalıklarına dikkat

 
“Aşırı aktif mesane” olarak bilinen ve genellikle yaşlılarda görülen rahatsızlıkta da sık sık idrar yapma ve idrara sıkışma hissi ve zaman zaman idrar kaçırma gibi belirtiler gözlemlenmektedir. İyi huylu prostat büyümesi bulunan ve ameliyat edilmesine rağmen şikayetlerinin bir kısmı düzelmeyen hastalarda bu rahatsızlığa da sık rastlanır. Kadınlarda da gözlenebilen bu hastalığın ilaçlarla tedavi edilmesiyle yakınmalar ortadan kaldırılabilmektedir. Bu hastalıklar haricinde; idrar torbasında veya bu bölgeye yakın idrar yollarında bulunan taşlar da idrarda rahatsızlık hissi, sık idrar yapma isteği ve idrarda kanama gibi şikayetlere neden olabilmektedir. Taşların varlığı basit bir ultrasonografi veya röntgen filmi tespit edilebilmektedir. Teşhis ardından endoskopik yöntemlerle tedavi edilerek ciddi sağlık sorunlarına yol açmaları önlenebilmektedir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Ciddi Hastalıklara İşaret Edebilir

Göz kapağı düşüklüğünün birçok nedeni olabilir

Göz kapağının normalden daha düşük seviyede olması “pitoz” olarak adlandırılır. Hastalar çoğu zaman bu durumu kaşlarını kaldırarak veya başlarını geriye doğru iterek dengelemeye çalışırlar. Sorun bazen gözün tamamen kapanmasına bile neden olabilir. Göz kapağında ödem, enflamasyon, tümöral durumlar, kontakt lens kullanımı, göz kapağının travmatik nedenlerle ve yaşa bağlı olarak gevşemesi ile sarkması gibi pek çok durum gerçek nörolojik nedenlerle karışabilir.

Diyabet ve yüksek tansiyon göz kapağı düşüklüğüne neden olabilir

Göz kapağı düşüklüğüne yol açan nörolojik nedenler arasında; göz kapağını kaldırmakla görevli sinirin diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak hasarlanması ya da kafa içindeki seyri sırasında oluşan basılar, sinir-kas kavşağındaki birtakım patolojiler ve göz kaslarını da etkileyen bazı kas hastalıkları sayılabilir. Yine beyin sapı ve boyun omurilik bölgesi patolojileri, akciğer tümörleri göz kapağı düşüklüğüyle giden özel bir tabloya yol açabilirler.

Vakit kaybetmeden doktora başvurun

Kapak düşüklüğü yakınmasıyla başvuran bir hastada ayrıntılı bir sorgulama ve nörolojik muayene ile sorunun hangi nedene bağlı olabileceği kısmen anlaşılabilir. Kapak düşüklüğünün ne zaman fark edildiği, tek veya çift taraflı mı olduğu, gün içinde değişkenlik gösterip göstermediği, ek başka bir yakınma olup olmadığı, öyküde diyabet ve hipertansiyon sorgulanması gereken özelliklerdir.

Hastanın eski bir fotoğrafına bakmak başlangıç zamanı hakkında fikir verebilir

Her hastada nöro-görüntüleme yapmaya gerek yoktur. Beraberinde gözbebeklerinde asimetri veya göz hareketlerinde kısıtlılık olan hastalarda daha dikkatli olunmalıdır. Olası bir nörolojik nedeni araştırırken ayrıntılı bir göz muayenesi yapılarak, gözle ilgili diğer nedenlerin de dışlanması uygun olacaktır. Kapak düşüklüğüne yol açan etkene bağlı olarak klinik düzelme de değişiklik gösterir. Kalıcı kapak düşüklüğü gelişen hastalarda kapak kaldırma operasyonları gündeme gelebilir.

Ataşehir’de Taksi Dereye Uçtu

Chicken & Rice Ataşehir’de Açıldı

Ataşehir’de Bez Bebek Atölyesi Başladı

Kayıtları devam eden Atölye çalışmaları için Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi'ne başvurabilirsiniz. 

Bez Bebek Atölye çalışmaları hakkında detaylı bilgi, Ataşehir Belediyesi'nin 0216 570 50 00 numaralı telefon hattının 1181 ve 1182 dahili numaralarından alınabilinir. 

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

İstila Ataşehir Palladium AVM’de

Geçmeyen Baş Dönmesi Migren Habercisi Olabilir

Denge bozukluğu ve göz kararması varsa dikkat

 
Baş ağrısı, migrenin en rahatsız edici özelliğidir. Vestibüler migren türünde ise; en rahatsız edici durum baş ağrısı değil baş dönmesidir. Baş dönmesi ataklarının süresi değişkenlik göstermektedir. Hastaların %30’unda ataklar birkaç dakika, %30’unda birkaç saat, %30’unda ise birkaç gün devam etmektedir. Geriye kalan %10 oranında hastada ataklar, baş ve göz hareketleri ile tetiklenir ve birkaç saniye sürmektedir. Baş ağrısı şikayetlerine baş dönmesi, dengesizlik ve göz kararması eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Migrenli hastaların yaklaşık %35’inde zaman zaman vertigo veya denge ile ilgili sorunlar görülmektedir. Bunlar, migren atağı öncesinde, sonrasında veya sırasında ortaya çıkabilir. Vestibüler migren, migren gibi ataklar halinde ortaya çıkan bir hastalıktır.

Doğru teşhis çok önemli

Bir kişiye “vestibüler migren” tanısı koyabilmek için, vertigonun altında başka bir hastalık yatmadığına emin olunmalıdır. Örneğin; labirentit, vestibüler nevrit, akustik nöroma, meniere hastalığı, orta kulak iltihabı gibi hastalıklar uygun tanı yöntemleri ile ayırılmalıdır. Bununla beraber, vestibüler migren hastalarına farklı ve yanlış tanılar da konulabilmektedir. Kulak burun boğaz ve nöroloji doktorlarının bu konuda birlikte çalışması bu hastalığın tanısı ve tedavisinde fayda sağlamaktadır.

Koruyucu tedavi mümkün

Migren koruyucu tedavisinde kullanılan ilaçlar vestibüler migren koruyucu tedavisinde kullanılabilmektedir. Tedaviden önce bu rahatsızlıktan korunma çok önemlidir. Bazı yiyecekler, çevresel faktörler, hormonal değişimler, hava değişiklikleri hem migren hem de vertigo için benzer şikayetler oluşturur. Bu nedenle migreni tetikleyen faktörlerden kaçınmak vestibüler migrenden korunmada da etkili olacaktır. Örneğin çikolata, kakao, bakla, kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri, çeşitli deniz ürünler, sakatatlar, alkollü içecekler, hazır et ve tavuk suyu tabletleri, konserveler, çağ kahve ve asitli içecekleri, incir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik, fıstık ezmesi gibi migreni tetikleyebilecek yiyecek ve içecekler konusunda dikkatli olunmalıdır.

Bebekleri Havaya Atarak Sevmek Bağırsak Düğümlenmesi Nedeni

6 ay – 2 yaş arası bebeklerde havaya atarak sevme, bağırsak düğümlenmesi başta olmak üzere bazı sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bebek, her havaya atılıp tutulduğunda iç organlar yer değiştirebilmektedir. Bağırsağın da dolaşımı bozulmakta hatta her harekette bağırsak bağırsağın içine girebilmektedir. Ayrıca bebeğin başının tavana değmesi ya da tutulamayıp yere düşmesi sonucunda oluşacak travmalar da ciddi sağlık sorunlarına hatta kalıcı sakatlıklara zemin hazırlamaktadır.

Bebekleri ayakta değil dizde sallayın

Bebekler uyuması için mümkünse ayakta sallamamalıdır. Eğer sallamadan uyumuyorsa özellikle küçük bebeklerde dize alınıp çok yavaş, bütün gövdesi uyumlu hareket edecek şekilde sallanarak uyutulabilir. Yetişkinlerde beyin dokusu kafatasının içini tamamen doldurmuştur oysa bebeklerde öyle değildir ve her harekette aşırı sallanır. Dolayısıyla beyin dokusunda sinir hücre kaybına yol açabilir. Ayrıca bebekleri koltuk altından kavrayıp sarsmak, kafa öne ve arkaya hızla gidip geleceği için retina kanamalarına ve kafa içi kanamalarına neden olabilir.

Hareketli çocuklar sallanmayı daha çok seviyor

Bebekler ya da çocuklar sallanarak uyumayı bilmez, bunu anne baba öğretir. Bir kere sallanırsa çocuk daha fazla sallanmak ister. Sallanma hafif bir baş dönmesine yol açar ve uykuya dalmayı kolaylaştırır. Özellikle gün içinde koşturan, oyun oynayan, aktif çocuklar daha çok sallanmak ister. 

Bebekler nasıl uyutulmalı?

Bebekler gece gündüz ayrımına 4. aydan sonra varır. Dolayısıyla 4. aydan sonra gece uykularını daha çok uzatmak gerekir. Akşam 9-10 gibi iyice karnını doyurup yatırmak gerekir ve sabah 6-7’ye kadar ellenmemelidir. Ancak bu kilo durumu iyi olan bebekler için geçerlidir. Eğer kilosu normalin altında ise gece de beslenmelidir. Eğer gece emiyorsa bebekler göğüste değil, yatakta uyumalıdır. Göğüste uyumaya alışan bebek, sürekli bunu isteyecektir. Göğüste uykuya dalan bir bebeğin uyandığında kendi yatağında olduğunu görünce vereceği tepki de ağlama ve huzursuzluk olur.

Bebeklerde doğru uyku pozisyonları

Yüzükoyun uyumak, bebekte ani ölümlerin ve kalça çıkığının en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Sırt üstü yatırmak, en doğru yatış pozisyonudur. Ancak ilk 3 ay, kafa çok yumuşak olduğu için hiç sağ ve soluna yatmayan bebeklerin zamanla arka kafaları düzleşir. Sadece sağ ya da sol tarafa da yatırılırsa kafada ve yüzde simetri bozuklukları oluşur. Doğru olan her emzirme sonrası ayrı pozisyonda yatırmaktır. Yatağının altına baş kısmını biraz yükseltecek bir şeyler koymak da önemlidir. Yastık kullanımı 1 yaşına dek önerilmez.

Uyku hijyenini sağlamanın yolları

Uykuya çabuk dalma, uykuyu yeterince sürdürebilme ve uykusunu alarak, huzurlu bir şekilde uyanmaya uyku hijyeni denilmektedir. Bunun için izlenmesi gereken yol şudur:

•Uyku vaktinin geldiği bebeğe yarım saat öncesinden hissettirilmeli ve bunun devamlılığı sağlanmalıdır.

•Bebeğin banyo sonrası ya da gebelik boyunca dinlenilen aynı müzikle uyuması önemlidir.

•Bebek uykuya dalmakta zorlanıyorsa, yanına alerjik olmayan, tüylü ya da tüysüz uyku arkadaşı denen oyuncaklardan yararlanılabilir. Bunlara sarılarak kendini daha güvende hissedecektir.

•4 aydan küçük bebeklere yarım kundak yapmak, uyku süresini uzatır. Bebeğin sadece kollarını zarf şeklinde sarmak ve ayakları serbest bırakmak gerekir. Kolları kontrol altına alınırsa sıçramayla uyunmasının önüne geçilir.

•6 ay – 3 yaş döneminde gündüzleri 2’şer saat bir ya da iki periyotta uyuması beklenir.

•Çocuklar düzeni sever. Bu nedenle hep aynı yatak, aynı ısı, aynı kıyafetler ve aynı kokuyu alması sağlanmalıdır. Ev değişiklikleri olan bebeklerin uyku düzeni olmaz. En azından kendi yatağında yatmasını sağlamak önemlidir.

Çocuğun kendi yatağına alışması için…

Çocukların kendi yatağında uyuması gelişimi açısından önem taşımaktadır. Bunun için arzu söndürme tekniği kullanılır. Bebeğin anadili ağlamaktır, bu şekilde derdini anlatır. Her ağladığında kucağa almak yerine yanında olduğunu göstermeniz gerekmektedir. İlk gün; altının kuru, karnının tok ve gazının olmadığından eminseniz yatağına bırakın ve yanında durun. Ellerinizle bebeğinize dokunun ve bu şekilde uykuya dalmasını sağlayın. Eğer ağlarsa 15 dakika kadar ağlamasına izin verin. Sonra kucağınıza alın ve sakinleştirin. Ardından yeniden yatağa yatırın. Hala ağlamaya devam ederse bu kez 20 dakika bekleyin. Bir gün içerisinde 3’ten fazla ağlama nöbeti olmamalıdır. Ancak bir sonraki gün en son kalınan dakika ne ise oradan başlamalıdır. İlk gün 25 dakika kadar ağladıysa ikinci gün 25-30-35 dakikalık periyotlar izlenmelidir. Arzu söndürme tekniği 3 gün sürdürülebilirse bebek kendi yatağında uyumaya alışacaktır.

My Burberry İle Başlayan Parfüm Hikayesine Yeni Bir Yorum: My Burberry Eau de Toilette

 
KOKU

Işıltılı çiçeksi kokular içeren My Burberry Eau de Toilette, uçlarından yağmur damlaları süzülen tomurcukları bir araya getirerek, bahar çiçeklerinden bir bahçeyi size taşıyor.

Üst notalar
Tatlı bezelye ve limon çiçeği

Orta notalar
Şakayık, şeftali çiçeği ve frezya

Alt notalar
Şam gülü, beyaz yosun ve misk

KAMPANYA

Çekimleri Christopher Bailey'nin yaratıcı direktörlüğünde, fotoğrafçı Mario Testino tarafından Londra'da yapılan yeni My Burberry kampanyasının öncülüğünü, İngiliz
modeller Kate Moss ve Cara Delevingne yapıyor.

Heritage trençkotlarının içinde Kate ve Cara, etrafa yayılan enerjileriyle My Burberry'nin ruhunu zahmetsizce yakalıyor.

ŞİŞE

Yeni koku, tüm tasarımıyla Burberry trençkotunun ayrıntılarını yansıtan klasik My Burberry cam şişesinde yer alıyor. Cesur  kemik görünümlü taş rengi ve siyah kapak, trençkotun özgün düğmelerini hatırlatırken; elle bağlanan ve İngiliz dokuması gabardin taş rengi fiyongu ise 100 yılı aşkın bir süre önce Thomas Burberry tarafından icat edilen kumaşa bir övgü niteliğindedir.

Kokunun içine konulduğu gabardinden esinlenilen dokuya sahip ve yine taş rengi kutu, son olarak altın rengi kabartma bir fiyonkla süslenmiş.

Müşteriler My Burberry Eau de Parfum ile olduğu gibi, My Burberry  Eau de Toilette şişesini de Burberry.com sayfasında veya seçkin Burberry ve toplu satış mağazalarında sunulan hizmet sayesinde, adlarının
üç harfini monogramlatarak kendilerine özel hale getirebilecekler.
 

My Burberry Eau de Toilette Eylül 2015'ten itibaren  90 ml ve 50 ml'lik seçeneklerle  seçkin Burberry mağazalarında ve satış noktalarında bulunabilir.

Karaciğer Kanserinin En Sık Nedeni Hepatitler

Hepatit hastalarında risk 200 kat fazla

Vücudun fabrikası olan karaciğer; vücudun tüm sistemlerini etkileyen bir merkez, kan deposu, savunma sisteminin bir parçasıdır. Karaciğer kanseri için en fazla riski taşıyan grup ise hepatitli kişilerdir. Karaciğer kanseri erken dönemde belirti vermediği için erken tanı ihtimali düşüktür. Bu kanserlerin yüzde 80’i daha çok siroz olan kişilerde gelişmektedir, bu nedenle hastalar yakından takip edilmelidir. Risk altında olmayan bireylere göre Hepatit B ve C hastası kişilerin karaciğer kanseri olma riski 200 kat daha fazladır. Hepatit B, aşılanma ile önlenebilir. Hepatit C için geliştirilen tedaviler de oldukça olumlu sonuçlar vermektedir.

Siroz karaciğer kanserine zemin hazırlıyor

Siroz, karaciğer hücrelerinin alkol, hepatit ve bağışıklık sistemi ile ilgili nedenlerle hasar görmesi sonucu oluşan bir hastalıktır. Siroz hastalarının %5’inde karaciğer kanserine yakalanma riski vardır. Obezite de karaciğer yağlanması ve sirozu tetiklediği için karaciğer önemli riskler arasında yer almaktadır.

Ani kilo kaybı, karın şişliği ve halsizliğe dikkat

Karaciğer kanseri bazı vakalarda ileri bir aşamaya gelene kadar herhangi bir belirti göstermeyebilir. Kanser ilerledikçe nedensiz kilo kaybı, karnın sürekli şiş olması, sıvı birikimi, iştah kaybı ve sürekli halsizlik, sarılık gibi belirtiler ortaya çıkmaya başlayabilir. Bu tür belirtiler yaşayan kişilerin en kısa sürede doktora başvurması gerekmektedir.
 
Siroz arttıkça karaciğer kanseri de yaygınlaşıyor

Karaciğer kanserleri, dünyada görülen kanser türlerinde 6. sırada yer alsa da, ülkemizde siroz ile ilgili hastalıklar fazla olduğu için daha sık olduğunu söylenebilir. Bu nedenle kronik hepatit ve erken evre sirozlu hastalar tümör gelişme riskine karşı 6 ay-1 yıllık periyotlarla radyolojik olarak MR ve ultrason ile takip edilmelidir.

Organ nakli en etkin tedavi yöntemi

Ultrasonografi ve kanda tümör göstergelerine bakılarak karaciğer kanserinin tanısı konulabilir. Kötü huylu tümörlerin tespitinin ardından; onkolog, radyolog ve cerrahlardan oluşan bir ekip ile tedavi planı oluşturulur. Karaciğer tümörlerinin cerrahi olarak çıkarılmasının yanında, radyolojik olarak ilaçla ve radyofrekans ile tedavi sağlanabilir. Karaciğer dokusunun kendini yenileyebilmesi nedeniyle tümörlü kısım çıkarılabilir. Cerrahide dikkat edilmesi gereken, geriye kalacak karaciğerin hastanın yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesine yetecek nitelikte ve boyutta olmasıdır. Karaciğerde yer alan tümörün cerrahi olarak çıkarılması uygun değilse, karaciğer nakli ile tedavi sağlanabilir. Hastayı karaciğer nakline götüren birçok sebep bulunmaktadır. Karaciğer tümörleri de bunlardan biridir. Tümör uygun kriterlere sahipse sonuçları açısından en ideal tedavi, karaciğer naklidir. Karaciğer nakli ile potansiyel olarak tümör gelişme riski olan hastalıklı karaciğer tamamen çıkarılır. Yerine sağlıklı karaciğer nakledilir. Nakil yapılan hastalarda tümörün yeniden çıkma riski, daha azdır.

Kanser riskini azaltmak mümkün

Karaciğer kanserini engellemek için hepatit virüslerinden korunmak gerekir. Hepatit B virüsüne karşı aşılanma geç olmadan sağlanmalıdır. Siroza ve uzun dönemde karaciğer kanserine neden olabileceği için aşırı alkol tüketiminden de uzak durmak gerekir. Sağlıklı beslenme ile obezite ve diyabet riski düşürülerek beraberinde oluşabilecek karaciğer yağlanması, siroz ve karaciğer kanseri riski de azaltılmış olacaktır.

Ruh Sağlığınızı Korumak İçin 10 Altın Öneri

 
Kendinizi Tanıyın

Tıpkı bedenimizi tanımak, güçlü ve güçsüz yönlerini fark etmek gibi psikolojik yapımızı da tanımalıyız. İnsanın kendisini sürekli başkalarıyla kıyaslaması ve kendi yetenek ve sınırlarını tanımadan bir yarış sürdürmesi hayal kırıklığına neden olabilir.

Değişime Açık Olun

Kişisel öykümüze bakarsak aslında yakın ilişkilerde, karar zamanlarında  hep aynı senaryoyu tekrarladığımızı fark ederiz. Sonucun değişmesi için sadece diğer insanların, çevrenin, şartların değişmesini beklemek genellikle işe yarayan bir yöntem değildir ve değişmeyi göze almak zordur. Değişmeye hazır olmayan birinin herhangi bir yöntemden fayda görmesi pek mümkün olmaz.

Sınırlarınızı Koruyun

Tıpkı bedenimiz gibi iç dünyamızın da sınırları vardır. Kalabalık bir yerde tanımadığımız biri bize fazlaca yaklaşırsa huzursuz oluruz. Aynı şey ilişkilerimiz için de geçerlidir. Bazı ilişkilerimiz daha yakın bazıları daha uzaktır ve mesafeyi biz ayarlarız. Üstelik ne kadar yakın olsak da aynı “ruh” değilizdir. Bizim üzgün olmamız başkalarının da üzgün olacağı anlamına gelmez. Sıkıntımızı başkalarının gidermesini beklemek, bizimle tam olarak aynı şeyi aynı hissetmesini hatta bizim yerimize hissedip bizim yerimize adım atmasını beklemek bir süre sonra çaresizlik hissi yaratır. Aynı şekilde başkalarının sınırlarını kabullenmek de önemlidir. Bu sağlandığında ilişkiler daha doyumlu ve kalıcı olacaktır.

Dürtülerinizi Kontrol Edin

Dürtüleri engelleyebilmek içimizden gelen şeyler için hemen harekete geçmemek, önce kendimize zaman tanımak demektir. Özgürlüğün istediğimiz her şeyi yapabilmek olduğuna inanırız. Oysa özgürlük, istediğin her şeyi yapabilmek değil bazı şeyleri istesen de yapmamayı tercih etmektir.

Engelleri Kabul Edin

Hayatta her an engellerle karşılaşırız. Aradığımız kişi telefonu açmayabilir, çok çalıştığımız bir sınavı geçemeyebiliriz, en çok hak eden biz olsak da terfi alamayabiliriz. İstediğimiz arabaya paramız yetmeyebilir, sevgilimiz devam etmek istemeyebilir. Engelleri ve kayıpları kabullendiğimizde, toparlanıp yola devam etmek için daha çok şansımız olacaktır.

Hayır Diyebilin

İstemediklerimize hayır diyebilmek sınırlarımız korumanın bir yoludur. Bazı insanlar, başkalarının sevgi ve onayını kaybetmemek için istemedikleri şeyleri kabul ederler. Ancak bu durum sevgiyi sürdürmeyi sağlamadığı gibi, insanda çaresizlik, sıkışmışlık hislerine yol açabilir.

Üretken Olun

İnsanın bir amacının olması, bir işi sahiplenmesi, emek vermesi doyumlu bir hayat için çok önemli. Bir araştırmada hayatta bir amacı olan insanların daha uzun yaşadığı gösterilmiş.

Geçmiş ve Gelecek Arasında Denge Kurabilin

Geçmişi düşünmek bir dereceye kadar faydalıdır, çünkü kişisel tarihimiz bizi biz yapan şeylerden biridir. Geleceği planlamak bundan sonraki yol haritamız için gereklidir. Ancak geçmişle aşırı şekilde meşgul olmak, geçmişte yaptıklarımız ya da başımızı gelenler nedeniyle sürekli suçluluk hissine kapılmak hüzün yaratır ve biz bu düşüncelerle meşgulken bugün akıp gider. Sürekli geleceği düşünmek ve kontrol etmeye çalışmaksa kaygıya yol açar. Geçmişe saplanma ve geleceğe odaklanma arasında bir denge kurup tam da şimdiki zamanın farkında olmak hayatı ıskalamamanın yoludur.

Düşüncelerinizi Paylaşın

Girişken olmak kendi fikirlerini, bakış açısını, duygularını başkalarına zarar vermeyecek şekilde ortaya koyabilmek demektir. Tıpkı hayır demekte olduğu gibi, pek çok kişi başkalarına ayıp olacağı ya da üzeceği endişesiyle kendini ifade etmekten kaçınır. Oysa kendi hislerimizi ve düşüncelerimizi ortaya koymamız ve onlarla temas içinde olmak, kendimizi fark etmenin de bir yoludur. Üstelik duyguları ifade etmek iç atışma yaşamaya engel olur ve kendini ifade eden insanlar genellikle diğerlerinin gözünde değer ve sevgi de kaybetmez. Kendini girişken bir biçimde ifade edemeyen insanlar sonunda  pasif ya da saldırgan bir tutum edinirler ve her ikisi de çatışmaya yol açar.

Zihin ve Beden Sağlığınıza Önem Gösterin

Ruhsal sağlık ve beden sağlığının ayrı şeyler olduğu düşünülse de gerçekte zihnimiz ve bedenimiz sıkı bir etkileşim içindedir. İç dünyamızdaki çatışmaların bir kısmı, eğer başka bir ifade yolu bulamıyorsa, bedensel semptomlar şeklinde kendini gösterir. Bedenimizde olup bitenler nasıl hissedip nasıl düşündüğümüzü etkileyebilir. Sağlığı korumak için zihin ve bedene bir arada özen göstermek ve birbirinden bağımsız olmadıklarını fark etmek gereklidir.

Hiperaktif Çocuklar Okulda Daha Başarısız

Her Hareketli Çocuk Hiperaktif Değildir

Okulların açılması ile birlikte okula uyum sürecinde kimi çocuk kolayca okula uyum sağlarken kimisi de bu ritme alışma çabası içerisinde… Çocuğun okula alışamaması veya uyumda sorun yaşamasının bazı psikiyatrik rahatsızlıklarla da ilgisi bulunmaktadır. Bunlardan biri de dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğudur.

 
Hiperaktif çocuklar genellikle zeka düzeyleri normal ve üzeri olan, çok hareketli, dikkat süresi kısa, kolay sıkılan, sırasını bekleyemeyen çocuklardır. Hiperaktivite bozukluğunun tipleri olduğu için çocuk her zaman çok hareketli olmayabilir. Sırada oturamama, sınıfta dolaşma, arkadaşıyla konuşma, söz kesme, sırasını bekleyememe, ısrarcılık, dürtülerini kontrolde güçlük, düşünmeden hareket etme, dersi takipte güçlük ve dalmalar sık görülen belirtiler arasında yer almaktadır. Her hareketli ve uyum sağlayamayan çocuk hiperaktif değildir. Çocuğun anksiyetesi yani kaygısı yüksekse, disiplin sorunları varsa, üstün zekalı bir çocuk ise ve kolay algılıyorsa da sınıf içinde benzer davranışlar gösterebilir.
 
Sürekli Uyarı almak Çocukta Depresyona Yol Açabilir
 
Hiperaktif çocuklar zeki oldukları halde dikkatini sürdürüp dersi takip edemedikleri ve derse yoğunlaşamadıkları için öğrenmeleri de gerektiği ölçüde gerçekleşmez. Bu durumda çocuğun kapasitesi olmasına rağmen bu kapasiteyi kullanamaz ve okul başarısı düşük olur. “Dersi dinlemiyor, yerinde oturmuyor veya dalıp gitmeleri var” şeklinde ilk hafta öğretmenden ailelere şikayetler başlar. Eğer öğretmenler ve veliler bunu yaramazlık ve tembellik olarak düşünüp çocuğu fazla uyarırsa, çocuk kendisini çaresiz hisseder. Bu durumda çocukta; depresyon, alt ıslatma, kekemelik, tırnak yeme, agresif davranışlar veya içe kapanma gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Çocuğun Sorunları Önemsenmeli

İyi gözlemci bir öğretmen, aile ile işbirliği yaparak çocuğun durumu için yardım önermelidir. Ailelerin de bu konudaki bilinci, sorunun büyümeden çözümünü getirir. O nedenle çocuk ne derece, ne sorun yaşıyorsa yaşasın mutlaka bir sebebi vardır ve ona kulak vermek gerekir.

Hiperaktif Çocuklara Nasıl Davranılmalı?

•Çocuk çok hareketli, dağınık, dikkatini derse veremiyor, sürdüremiyor, ödev yapmak istemiyorsa bu bir sinyaldir ve çocuk bir konuda zorlanıyor, sorun yaşıyor demektir.

•Öğüt vermek ve cezalandırmak sorunu çözmez.

•Uzman yardımı alınmalıdır.

•Sınıf öğretmeni, rehber öğretmen, aile, çocuk ve tedavi ekibi, hiperaktivite tedavisinin 4 ayağını oluşturur. Bir ayak eksik olursa istenilen sonuç alınamaz.

•Okulda yapılacak çalışmalar, çocuğun var olan yeteneklerinin ön plana çıkarılması, liderlik özelliklerini olumlu kullanmasına yardımcı olmak ve dürtü kontrolünü öğretmek için davranış çalışmalarını içermektedir.

•Tedavi ekibi çocuk ergen psikiyatristi ve psikoloğundan oluşmaktadır. Teşhis sonrası; dikkat egzersizleri, davranış çalışmaları, çocuğun bireysel psikoterapisi, ailenin ve okulun yönlendirilmesi gibi çalışmalar yapılmalıdır.

Uçak Yolculuğunda Kulak Sağlığınızı Koruyun

Basınç en fazla kulakta hissedilir

Günlük hayatta hissedilen açık hava basıncı ile yüksek rakımlara çıkıldığında hissedilen basınç arasında fark bulunmaktadır. Uçak yolculuklarında, yüksek noktalara çok hızlı bir yükseliş gerçekleştiği için, vücut bu basınç farkına uyum sağlamakta zorluk çekebilmektedir. Yaşanılan basınç farkı, vücudun farklı bölgelerinde de hissedilmekle birlikte, en belirgin etki kulaklarda ortaya çıkmaktadır. Orta kulak, geniz boşluğuna bir tünel ile açılmakta ve kulak zarının dış tarafındaki basınçla, iç tarafındaki basıncı dengede tutmaya çalışmaktadır. Uçak seyahatlerinde, genelde kulak içi basınç düşük kalır ve kulak zarı içeriye doğru paraşüt gibi çökme yapabilmektedir. Kulak zarındaki itilme çekilme fazla olduğu zamanlarda, tıkanıklık hissinin yanı sıra ağrı ve acı da hissedilmektedir.

Ağrısız uçuş için burun sağlığı önemli

Uçak seyahatlerinde bulunulan yükseklik, iniş ve kalkış hızı ile kabin basıncını dengeleyen cihazların düzgün çalışması, hissedilen basınç açısından önemlidir. Bununla birlikte yolculuk yapan kişinin sağlık durumu da hissedilen basınçta etken olmaktadır. Grip, nezle, sinüzit, solunum yollarındaki enfeksiyon gibi nedenlerle burun tıkalıysa kulaklarda, basınç ve ağrı daha fazla hissedilebilmektedir. Kulakta hissedilen ağrı ve basınç bilinenin aksine, burnun gerektiği gibi çalışamamasından kaynaklanmaktadır. Burnun düzgün nefes alamadığı durumlarda, geniz ve orta kulak boşluğuna yeterli hava aktarılamamakta, hava azlığı nedeniyle de basınç değişimine uyum daha geç olmaktadır.

Yolculuk çekilmez hale gelebilir

Kulak burun boğaz hastalıklarına yatkınlığı olan kişilerin uçak seyahatlerinde daha dikkatli olması gerekmektedir. Seyahate çıkılacak günler içinde burun tıkanıklığı, üst solunum yolu enfeksiyonu, ses kısıklığı, boğaz ağrısı gibi şikayetleri bulunanların, kulak burun boğaz uzmanı ile görüşmesi, gerekirse seyahatini ertelemesi faydalı olmaktadır. Seyahat öncesi belirtiler çok şiddetli olmasa bile, hissedilen ağrı ve acılardan dolayı yolculuk bazen işkenceye dönüşebilmektedir.

En etkili yöntem su içmek

Ortakulak sistemine hava akışını sağlayan yapılar yutkunma hareketiyle beslenmektedir. Özellikle kalkış ve iniş sırasında küçük yudumlarla su ya da ılık sıvı tüketmek yutkunma hareketini sağlamaktadır.

Sakız yararlı fakat ağızda balon gibi şişirmek zararlı

Kulaklardaki tıkanıklık hissiyle oluşan ağrıyı azaltmak için, yutkunmayla birlikte çene hareketlerini de etkinleştiren, sakız çiğnemek yararlı olmaktadır. Sakız çiğnemek ağrının ve tıkanıklık hissinin giderilmesinde ne kadar faydalıysa, sakızı balon şeklinde şişirmek de aynı derecede sakıncalı olabilmektedir. Sakız çiğnemekle edinilen avantaj, balon şişirmekle dezavantaja dönüşmektedir.

Valsalva manevrasına dikkat

Ağzın ve burnun kapatılıp kulaklara hava basıncı gönderilmesi olarak bilinen “Valsalva Manevrası” son çare olarak kullanılmalıdır. Bu hareketi doğru yapabilmenin yanında, yeteri kadar yapabilmek de önemlidir. Yanlış yapıldığı durumlarda istenmeyen sonuçlar da gözükebilmektedir.

Uçuş sırasında bebeğinizi emzirin

Bebeklerin uçak yolculukları boyunca sürekli ağlamalarının altında benzer nedenler bulunmaktadır. Bebek, anne sütü içiyorsa emzirmek faydalı olmaktadır. Biraz daha büyük çocuklarda ise yetişkinlerin kullandığı su içmek ve sakız çiğnemek gibi yöntemler kullanılabilmektedir. Kullanılacak damlalarla, burnu açık ve rahat nefes alabilecek hale getirmenin de faydalı olduğu bilinmektedir.

Dinmeyen kulak ağrıları için uzmana başvurun

Uçak yolculuğu bittikten sonra hissedilen ağrılar genellikle birkaç saat içinde sonlanmaktadır. 10-12 saat dinmeyen ağrıları ciddiye almak gerekmektedir. Bu gibi durumlarda bir kulak burun boğaz uzmanına gözükmek, ilerde doğacak daha büyük sıkıntıların önüne geçmek açısından önemlidir. Uçak seyahatlerinde meydana gelen tıkanıklıklar ve ağrılar çok sık olmamakla birlikte kalıcı hasarlar da bırakabilmektedir. Kalıcı hasarların olduğu durumlarda, neredeyse istisnasız kulak burun boğaz yapısında geçmişe dayalı bir sorun bulunmaktadır.

Ataşehir’de Hayvanseverler 4 Ekim’de Biraraya Geliyor

Ayrıca etkinlikte Ataşehir Hayvan Barınağı'nın durumu ve ihtiyaçlarına dikkat çekilecek.

Ataşehir Belediyesi, Ataşehir Çevre ve Sokak Hayvanları Gönüllüleri Derneği ile Natural Delicious’un birlikte düzenleyeceği Can Dostlarımızın Sevgi Günü etkinliğine tüm halkımız davetlidir.
 

Tarih: 4 Ekim 2015

Saat: 13.00-18.00

Yer: Kamelya Parkı – Atatürk Mahallesi

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Bu Gıdalar Beyninizin Zinde Kalmasını Sağlıyor

 
Folik asit hafızayı güçlendiriyor

Vücuttaki bütün hücreler gibi beyin hücreleri de besine ihtiyaç duyar. Kişilerin uzun süren beslenme bozuklukları, sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Dengesiz ve yetersiz beslenme, beyindeki hücre sayısını ve sinir hücrelerinin gelişimini engelleyerek kalıcı hasarlara bile neden olabilmektedir. İnsanın beyin gelişimi anne karnında başlamaktadır. Annenin gebelik boyunca düzenli ve sağlıklı beslenmesi beyin gelişimi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle anne adaylarının gebelik süresince folik asidi yeterli miktarda alması, bebek beyninin hafıza hücreleri için anahtar görevi görmektedir. Folik asit desteği yetişkinler için de önemlidir. Alzheimer ve bunama riskine karşı folik asit bakımından zengin fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmelidir.

Karbonhidrata dikkat!

Beynin enerji kaynağı glikoz yani şekerdir. Şeker düzeyinin beyinde azalması ya da artmasına bağlı olarak sorunlar yaşanabilmektedir. Glikozun elde edilebileceği karbonhidrat ve yağ tüketiminde dikkatli olunması gerekmektedir. Uzun süreli fazla şeker tüketiminin nörolojik sorunları ortaya çıkardığını unutmamak gerekmektedir. Unlu mamuller, baklagiller, patates, muz, elma, karbonhidrat bakımından zengin besinlerdir. Balık yağıyla birlikte bitkisel yağ tüketimi beyin sağlığı bakımından önemli bir yer tutmaktadır.

Yeterli ölçüde muz, yağsız süt ve yoğurt tüketin

Hafıza ve zeka gelişimi açısından B vitaminlerini içeren yiyecekler birinci sırada gelmektedir. B vitamini özellikle beyin ve sinir sisteminin sağlığını korumak açısından önem taşımaktadır. Eksikliğinde depresyon, kısa süreli hafıza kaybı, dikkat eksikliği, el ve ayaklarda yanma, iğnelenme, duyu kusuru, unutkanlık ve sinirlilik görülebilmektedir. Ayrıca B vitamini eksikliğinde, beyin ve beynin emirlerini uygulayan sinir sisteminde çeşitli derecede hasarlar oluşabilmektedir. Et, balık, yağsız süt, yoğurt, muz, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagillerde B vitamini bulunmaktadır.

Unutkanlık için balık yemeyi unutmayın

Omega 3 asidi bakımından zengin olan balık, beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışmasına yardımcı olmaktadır. Omega 3, beyin için daha fazla oksijen sağlayarak eski bilgileri hatırlamasını sağlamaktadır. Balık içerdiği protein ve amino asitlerle de, beyin tabakasının ihtiyacı olan sıvıyı karşılayarak hafızayı güçlendirmektedir. Balık yemek, ayrıca yoğun stres altında daha hızlı düşünmeye yardımcı olmaktadır.

Yumurtayla beyninizi yenileyin

Beynin iletim servisi olan nörotransmitterleri destekleyen kolin maddesi bir çeşit B vitaminidir. Kolin ayrıca yeni beyin hücresi üretiminde de fayda sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar yumurtanın kolin açısından en zengin besin maddesi olduğunu ortaya koymaktadır. Yumurtanın yanında yer fıstığı, balık, yeşil yapraklı sebzeler, soya ve keten tohumu da kolin kaynakları arasındadır. Bunun yanı sıra yumurtada bulunan amino asitler, hücre fonksiyonu ile etkileşime geçerek zihinsel ve nörolojik bozuklukları önlemek için nörotransmitter dengesini korumaktadır.

Beyin yaşlanmasını bademle durdurun

E vitamini beyinde yaşlanmayla birlikte oluşabilecek gerilemeyi durdurmaktadır. E vitamini yönünden zengin olan badem, beyindeki yaşlanmaya yavaşlattığı gibi beyin gelişimi ve sağlığı için birçok elementi de içermektedir. Bademin yanı sıra ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu da beyin sağlığı açısından tüketilmesi gereken gıdalar arasındadır.

Problemleri üzümle çözün

Son yıllarda yapılan araştırmalar üzümün dopamin salgılamasını artırarak problem çözme yeteneğini geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Bunun yanın da bor bakımından zengin olan üzüm, beyin sağlığı açısından tüketilmesi gereken besinlerin arasında yer almaktadır. Bor tüketiminin konsantrasyon ve hafızayı geliştirdiği de bilinmektedir. Üzümün yanı sıra elma ve fındıkta da bor bulunmaktadır.

Hafızaya yaban mersini dopingi

Yaban mersini, çilek gibi bazı meyveler ve domates, havuç gibi sebzeler yüksek oranda antioksidan içermektedir. Beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlayan antioksidan içerikli bu gıdaları tüketen yaşlı insanların kısa dönem hafızalarının geliştiği görülmektedir. Bunun yanında yaban mersininin sinir hücreleri ile etkileşime geçerek belleği geliştirdiği ve strese karşı beyni koruduğunu ortaya koyan çalışmalar da bulunmaktadır.

Bunlardan uzak durun

Demir deposu olan yağsız kırmızı et beyin gelişimi için büyük yarar sağlarken süt, peynir, hindi, tavuk gibi gıdalar da tüketilmesi gerekmektedir. Beyin için sağlıklı gıdaların yanında uzak durulması gerekenler de bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanmaktadır:

 
· Alkol
 
· İşlenmiş gıdalar
 
· Çok tuzlu besinler
 
· İşlenmiş proteinler
 
· Fazla miktarda kullanılan şeker