Çocuğum Daha Küçük Ama Öfkesi Büyük Diyorsanız

Dikkati çekmek için öfkesi kullanır

Üzüntü, korku, şaşırma, sevinme gibi temel bir duygu olan öfke, spontan ve doğal olarak yüzde kızarma, kalbin çarpması ve küçük çocuklarda ağlama krizlerine varan tepkiler olarak ortaya çıkabilmektedir. Bebek, doğumundan sonraki dönemde ihtiyaçlarının ağlama ile giderildiğini ve çevreyi harekete geçirebildiğini yavaş yavaş öğrenir. İhtiyaçları giderilmediğinde hayal kırıklığı ile tanışır ve tek çaresinin ağlamak olduğunun farkına varmaktadır. Bir yaşından itibaren çocuklar büyüdükçe öfkelenme ve bunu gösterme davranışına başlamaktadır. Öfkeli davranışlar genellikle yapmak istediğini yapamama, istemediği bir şeyi yapma, çok yorulma, acıkma, kendini ifade edememe ve ebeveynlerin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir.

Krizin başladığı nokta

 
Çocuklarda davranışlar bu dönemde ben merkezli ve dürtüsel olmaktadır. Çocuklar davranışlarını engellemek istemezler ve bunun karşısında da onu yönlendirmeye çalışan ebeveynler ile zıtlaşmaktadırlar. İşte tam da bu noktada kriz başlamaktadır. Bu noktada çocuk bağırabilir, ısırabilir, vurabilir ve kendini yere atabilmektedir.

2 yaş en kritik dönem

 
İki yaş dönemi çoğunlukla “korkunç iki yaş (terrible two)” olarak adlandırılmaktadır. Çocuk bu yaşta yürümeye ve konuşmaya başlar, çevre üzerinde hâkimiyeti artar. Kendini dünyanın merkezindeymiş gibi hisseden çocuk, yapmak istediğinin engellenmesinden hoşlanmaz ve ‘hayır’lar başlamaktadır. Karşılıklı gerginlik arttıkça çocukta tutturmalar, negatif tavırlar öfke krizlerine dönüşebilmektedir.

Aynı ölçüde tepki vermeyin

 
Çocuğun öfkeli tutumlarına karşılıklı tepki vermek onun gerginliğini daha da artırmaktadır. Sakin kalmalı ve kriz anı geçince çocukla konuşarak durumu değerlendirerek duyguların dışa vurulmasını sağlamak her iki tarafı da rahatlatacaktır. Herhangi bir vurma davranışında çocuğu sadece tutmak ve onunla göz kontağı kurarak bunu bir daha yapmaması söylemek doğru olacaktır.

Çocuğunuza vurmak yerine göz kontağı sağlamayı deneyin

 
Çocuğa vurmanın bir sınırsızlık göstergesi olduğu düşünüldüğünde anne-baba-çocuk çerçevesinde ebeveynin konumu vurgulanarak sınırların çizilmesi gerekmektedir. Çocuğu odaya kapatarak cezalandırmak gibi öfkeyi artırıcı ve anlamsız davranışlardan uzak durmak gerekir. Çünkü çocuğa öfkeli şekilde davranmak onun da aynı şekilde davranmasına model oluşturmaktadır.

Krizi önlemek için doğru cümleler seçin

 
İstediğini yaptırmak için öfkelenen çocuğun bu davranışlarına son vermek isteyen ebeveynler çocukların isteğini anında yerine getirme davranışını seçebiliyorlar. Hızlı bir çözümmüş gibi görünse de aslında bu durum çocuğun öfkelenmek ve istediğinin olması arasında ilişki kurmasını ve bu davranışını pekiştirmesini sağlamaktadır. Yapılması gereken davranışlarda net olmaktır. Örneğin yatma saati gelmiş ise ‘Yatağa gitmek ister misin?’ gibi açık uçlu bir soru yerine “Yatağa gitme saati’ demek ve krizleri önlemekte daha faydalı olacaktır.

Oyun terapisi ile öfkesine çözüm bulun

 
Sorun çözülmez ise ilerleyen yaşlarda dikkat eksikliği, hiperaktivite, kaygı, depresyon gibi psikiyatrik tabloların da eşlik ettiği öfke kontrol sorunları yaşanabilmektedir. Bu tür durumlarda ailelerin danışmanlık hizmeti alması yararı olacaktır. Oyun terapisi teknikleri ile uygulanan psikoterapi süreci bu konuda faydalı yöntemler arasında yer almaktadır.

Gece 23:00 ile 02:00 Arası Herkes Uyumalı

Yoğun ve yorucu iş temposuna bir de uykusuzluk ve grip salgını eklenince, vücut iyice güçsüz düşüyor.   İntegratif Tıp, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ebru Aydın, kaliteli ve sağlıklı bir uyku ile hastalıklarla mücadelede önemli yol alınabileceğini belirtiyor. Ancak uyunacak ortam da çok önemli. Karanlık temel şartların başında geliyor. Zira melatonin karanlıkta salgılanan bir hormon. Dr. Aydın, melatonin eksikliği olan kişilerde gribal enfeksiyonların ve bazı bakteriyel hastalıkların daha fazla izlendiğini, hatta bu hastalıkların daha ağır geçtiğini söylüyor.

Uykusuzluk gribe davetiye çıkarıyor

 
"Bir temiz uyudum ki" sözü sizin için geçerli mi? Yoksa "başınızı yastığa koyup, şöyle deliksiz bir uyku çekip, sabaha da zinde" bir şekilde başlayabilmeye hasret misiniz!  Yoğun ve yorucu iş temposuna uykusuzluk hele bir de son zamanlarda grip salgını eklenince, günler ve geceler tam anlamıyla kabusa dönüşebiliyor! Griple mücadelede sağlıklı beslenme ve hijyen kurallarına dikkat etmek kadar, sağlıklı ve kaliteli bir uyku da son derece önem taşıyor. İntegratif Tıp, Kadın Hastalıkları ve Doğum UzmanDr. Ebru Aydın, uykusuzluğun gribe yatkınlık yaratabildiği gibi, enfeksiyon nedeniyle de kişinin uyku problemi yaşayabildiğini, bunun da hastalıkların iyileşme sürecini yavaşlattığını belirtiyor. Vücudun direncini artırmak için uyku, olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Uyku bozuklukları, pekçok hastalığa zemin hazırlıyor. Bağışıklık sistemini zayıflatıp gribe yol açabildiği gibi, diyabet, kalp hastalıkları, kalp ritim bozukluğu, obezite, depresyon hatta kansere davetiye çıkarabiliyor.

Sihirli kelime: Melatonin

 
Uyku sırasında özellikle karanlıkta salgılanan melatonin hormonunun önemine değinen Dr. Aydın, melatonin hormonunun faydalarına ilişkin her gün yeni çalışmaların ortaya çıktığını belirtiyor: “Sihirli kelime burada melatonin! Melatonin hormonunun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğine dair pek çok çalışma var. Bağışıklık sistemi de normalde bir dedektif gibi çalışır. Her gün ya içeriden oluşan, kontrolsüzce çoğalan tümör hücreleri ya da dışarıdan bakteri veya virüs gibi zararlıların üzerinde dedektif gibi tarama yapar. Yolunda gitmeyen bir şey varsa dışarıdan gelen zararlılar varsa bunları temizler. Ve melatonin hormonunun görevini yapması için sağlıklı ve kaliteli uyku şart.” Melatonin hormonunun bağışıklık hücrelerini pozitif yönde etkilediğini belirten Dr. Aydın, melatonin eksikliği olan kişilerde gribal enfeksiyonların ve bazı bakteriyel hastalıkların daha fazla izlendiğini, hatta bu hastalıkların daha ağır geçtiğini söylüyor. Bağışıklık sisteminin zayıflaması kansere kadar gidebiliyor. Bu nedenle gece çalışan insanlar daha fazla risk altında bulunuyor.

Gece 23’den sonra uyku herkese şart

 
Uyku sırasında özellikle de karanlıkta salgılanan melatonin hormonu, vücuda tepeden tırnağa fayda sağlıyor. Peki melatonin hormonunun en fazla salgılandığı saatler hangileri? Dr. Ebru Aydın, “Melatonin salgılanan saatleri insanların kaçırmaması gerekiyor. Melatonin hormonu özellikle gece 11’den sonra salgılanmaya başlıyor ve gece 2’ye kadar en üst seviyeye çıkıyor. Sabaha doğru da yavaş yavaş azalıyor. O nedenle özellikle bu saatlerdeki uykuyu kaçırmamak gerekiyor. Tabii melatonin hormonunun en çok karanlıkta salgılandığını unutmamak gerekir. Bu nedenle uyunulan yerin karanlık olması, gece lambası kullanılmaması çok önemli” diyor. İhtiyaç duyulan uyku saati kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Kimi 8 saatlik uykuyla kendini zinde hissederken, kimine 6 saat yetiyor da artıyor. Buna karşın Dr. Ebru Aydın, genel olarak ortalama 7 saat insanların uyuması gerektiğini söylüyor ve uyarıyor: “Kuvvetli bir bağışıklık sistemi, sağlıklı bir ömür için 6 saatten az uyumamak gerekiyor. 6 saatten az uyuyan kişilerde örneğin kalp hastalıkları daha fazla izleniyor. Gündüz uykularının çok fazla önemi yok. Önemli ve gerekli olan gece 11’den sonra uyumak. Ancak sağlıklı ve kaliteli uyku için kesinlikle karanlık ortam şart. Televizyon başında uyumak ise, son derece sağlıksız ve yanlış. Bu arada oda ısısı da çok sıcak olmamalı.”

TAİM Mobilya Dekorasyon

Emre Anşin Cad Alper Sokak Mevlana Mah. No:4/a Ataşehir

taimmobilya.ticiz.com

http://taimmobilya.ticiz.com

Bünyamin Tuna

0531 793 30 17

532 602 57 92

FİRMAMIZ 10 SENEDİR HİZMET VERMEKTEDİR ÖZEL TASARIMLAR MİMARLARIMIZLA İTİNA İLE YAPILIR.BİZE 24 SAAT ULAŞABİLİRSİNİZ 

Bu Belirtiler Kansere İşaret Edebilir

Kanserde risk faktörlerini tanıyın

Kanser, vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz bölünmeleri, çoğalmaları, çevre dokulara ve vücudun diğer yerlerine yayılabilmeleri sonucu oluşan hastalıktır. Tek bir hastalık olmayıp, 100’den fazla çeşidi olan bir hastalıklar grubudur. Genlerimizdeki değişiklikler, yaşam tarzı ve çevresel faktörler. Bu üç ana faktörün etkileşimi kanser oluşma riskini belirlemektedir. Radyasyon, sigara içmek, alkol kullanımı, enfeksiyonlar, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivitenin azlığı dünya genelinde ana risk faktörleridir.

Kadın ve erkeklerde sık görülen kanserler farklı

Kadınlarda meme kanseri ve tiroid kanseri en sık görülen türlerdir. Daha sonra kalın bağırsak, rahim, akciğer kanseri gelmektedir. Erkeklerde ise; akciğer kanserinden sonra en çok prostat kanseri görülmektedir. Bunu idrar kesesi, kalın bağırsak, mide kanseri takip etmektedir.

Bu belirtilere dikkat!

Meme kanseri geliyorum diyor

Meme veya koltuk altında kitle, sertlik, kalınlaşma, meme ucunda kaşıntılı, döküntülü yara ya da ağrı, meme derisinde gamzeleşme veya çekinti, aniden başlayan meme başı akıntısı meme kanseri konusunda önemli ipuçlarıdır.

Öksürük ve nefes darlığı akciğer kanserini düşündürebilir

Uzun süren öksürük, sabit göğüs ağrısı, kanlı balgam, nefes darlığı, hırıltı veya boğuk seslilik akciğer kanserine işaret ediyor olabilir. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, boyunda ve yüzde şişlik, iştahsızlık veya kilo kaybı ile kronik yorgunluk da bu hastaların en sık karşılaştığı belirtilerdir.

Tuvalet alışkanlıklarınıza çok dikkat edin
 
Mesane (idrar kesesi) ve prostat kanseri; idrar yaparken ağrı, sancı olması; idrarda kan görülmesi veya idrar yapma sıklığının değişmesi ile görülebilir.

Küçük bir ben cilt kanseri anlamı taşıyabilir

Vücutta yeni oluşan benlerin olması ya da yıllardır var olan bir ben veya siğilde şekil, boyut veya renk değişikliği görülmesi cilt kanserini akla getirebilir. Benlerin bir dermatoloji uzmanı tarafından düzenli takip altında olması önemlidir.

Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler kalın bağırsak kanseri yönünden araştırılmalıdır

İshal, kabızlık, bağırsakta tam boşalmama hissi, dışkıda kan görülmesi, normalde olduğundan daha ince dışkılama önemli belirtilerdir. Karında gaz, şişkinlik hissi, krampların olması, istemsiz kilo kaybı, uzun süren yorgunluk hissi, bulantı ve kusmalar görüldüğünde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Vücudunuzdaki genel değişiklikleri önemseyin

Kişinin bedeninde ele gelen kitleler ve şişlikler, deri değişiklikleri, iyileşmeyen yaralar, bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki değişiklikler, beklenmedik ve anormal kanamalar ve akıntılar, yutma güçlüğü ve hazımsızlık, ses kısıklığı, açıklanmayan kilo kaybı, ateş, halsizlik ve ağrı kanserin belirtileri olabilmektedir.

Korunmak için yaşam tarzınızı düzenleyin

Sigara içmemek, alkol almamak ya da miktarını en aza indirmek, radyasyondan uzak durmak, enfeksiyonlardan korunmak, sağlıklı beslenmek, kilo dengesini korumak ve egzersiz yapmak alınabilecek başlıca önlemlerdir. Kanserde erken belirti ve bulguları öğrenerek riskleri bilmek, kanser tarama programlarına girmek de kanserden korunma konusunda önemli adımlardır.

Ataşehir Belediyesi Küçükbakkalköy Hizmet Birimi Açıldı

Ayrıca vatandaşlar gıda, çocuk bezi, hasta bezi, tekerlekli sandalye, su, yemek, eğitim materyali ve eşya yardımı gibi sosyal yardım taleplerini buradan da gerçekleştirebiliyor.

Küçükbakkalköy Hizmet Birimi’nde; Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen spor ve sanat okullarının kayıtları, tiyatro ve konser biletlerinin dağıtımı da yapılıyor. Küçükbakkalköy’ün ardından yakın bir zamanda Ferhatpaşa ve Yenişehir Hizmet Birimleri de açılacak.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

“Ataşehir’de AVM Değil Yaşam Alanı İstiyoruz

Ataşehir Kent Konseyi, topladıkları 20 bin imzayı ve taleplerini Büyükşehir Belediyesi’ne iletmesi için Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye verdi.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi de, varolan arazinin halk yararına kullanılması için Büyükşehir Belediyesi’ne taleplerini ilettiklerini fakat bir cevap alamadıklarını vurguladı. İlgezdi, “Halkın taleplerinin arkasında olacağız. Biz burası ile alakalı olarak 2009 yılında Büyükşehir Belediyesi ile görüştük ve bu alanın alışveriş merkezi değil de, bir kültür merkezi ve yeşil alan olarak değerlendirilmesini istedik. Fakat onların burası için planları farklı. Mahkemeye başvurarak bu farklı planları iptal ettirdik. Biz Ataşehirlilerle birlikte, buranın AVM olmaması için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Bak Organizasyon

Feneryolu Mah. Bagdat Cad. No 79/1

info@bakorganizasyon.com

http://www.bakorganizasyon.com

Aslı Kahraman

0216 550 84 10

0534 223 37 27

Düğün, nişan, kına, söz, davet, açılış, babyshower, bebek karşılama , bebek mevlütü, doğumgünü, konsept partiler, kişiye özel tasarlanan hediyelikler vb… gibi hizmetleri vermekteyiz. Ataşehirde yaşayan komşularımıza %20 indirim uygulamaktayız. 

 

“Geri Dönüşmez Filmler” Ataşehir’de Yeniden Yarışıyor

Kurmaca, belgesel, deneysel ve animasyon dallarında en iyi filmlerin seçileceği yarışmada profesyonel kategoride ödüller 5.000’er TL, amatör kategoride ise 2.000’er TL olacak.

Yarışmaya katılacak eserlerde; küresel iklim değişikliğine, nesli tükenmekte olan canlılara, geri dönüşümün önemine, yok olmaya doğru hızla ilerleyen ormanlara, termik ve hidroelektrik santrallerin etkilerine ve benzeri şekilde dünyamızı tehdit eden tüm çevre sorunlarına dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

03 Şubat ve 02 Mayıs 2014 tarihleri arasında başvuruların yapılacağı yarışmaya; 2012-2014 yıllarında çekilmiş, 30 dakikadan uzun olmayan kurmaca, belgesel, deneysel ve animasyon türünde çevre konulu filmler katılabiliyor.

Yarışma sırasında yapılacak etkinliklerle, yarışmada finale kalan yönetmenler sinemaseverlerle buluşturulacak ayrıca finale kalan yönetmenlerle ve gelecek konuklarla birlikte atölye düzenlenerek yetenekli yeni yönetmenler için ufuk açıcı çalışmalar başlatılacak.

Ulusal Çevre Kısa Film Yarışması’nın dalları ve ödüller şunlardır:

Profesyonel Kategori

En İyi Kurnaca Film = 5.000 TL
En İyi Belgesel Film = 5.000 TL
En İyi Deneysel Film = 5.000 TL
En İyi Animasyon Film = 5.000 TL
Jüri Özel Ödülü = 1.500 TL

Amatör Kategori

 

En İyi Kurnaca Film = 2.000 TL
En İyi Belgesel Film = 2.000 TL
En İyi Deneysel Film = 2.000 TL
En İyi Animasyon Film = 2.000 TL
Jüri Özel Ödülü = 500 TL

Yarışmanın başvuru adresi: Ataşehir Belediye Başkanlığı Binası  –  Barbaros Mah. Şebboy Sok. No : 4A 34746 Ataşehir / İSTANBUL.

Daha fazla bilgi almak isteyenler; www.atasehirkisafilm.com internet adresinden ve Ataşehir Belediyesi’nin 0216 570 50 00 numaralı hattının 1553-1566 dahili numaralarından, Çevre Konulu Kısa Film Yarışması hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşabilirler.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

V2 Challenge’da Amatörler Hız Kesmiyor

Podyumun ikinci sırasında Ömer Rifaioğlu yer alırken, üçüncü yarış hayatına V2 Challenge ile başlayan Harun Özdemir oldu. Bu sonuçla ilk iki yarış sonunda Toprak Candan 35 puan ile ilk sırada yer alıyor.

Toprak Candan 16 yaşında ve özel izinle yarışıyor. Genç pilot otomobil sporlarında geleceğin başarılı pilotları arasında gösteriliyor. Kariyerine karting yarışları ile başlayan Candan, VOLKICAR ile pist tecrübesini arttırarak profesyonel kariyerine doğru emin adımlarla ilerliyor.

Kadın pilotlarda ilk yarışta olduğu gibi birinci Billur Hasbay olurken Çiğdem Bayülgen ikinci sırada yer aldı.

İsteyen herkesi yarışabildiği ve Türkiye'nin yarış otomobili VOLKICAR ile düzenlenen V2 Challenge'ın üçüncü ve son ayağı 9 Şubat tarihinde organize edilecek. Birinci olan pilotun 6.000 TL, ikinci olan pilotun 3.000 TL ve üçüncü olan pilotun 1.000 TL ile ödüllendirildiği V2 Challenge İstanbul Kupası yediden yetmişe tüm otomobil severlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Yarışlar, VOLKICAR otomobiller, pilotlar ve puan durumları ile ilgili bilgilere www.v2challenge.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Kayıt için:

www.volkanisikakademi.com

Detaylı bilgi için :

0212 641 20 40 pbx.
0555 832 01 01

 

Ataşehirli Çocuklar Tatilin Keyfini Tiyatro ile Çıkarıyor

Karnelerini alarak, tiyatroya koşan Ataşehirli minikler, Başkan İlgezdi’ye yoğun ilgi gösterdi; birlikte fotoğraf çektirdi.

Ataşehirli çocukların yarıyıl tatillerini hem eğlenceli hem de öğretici bir şekilde geçirmeleri amacıyla hazırlanan festivalde toplam 12 tiyatro oyunu çocuklarla buluşuyor. Oyunlar; Ataşehir Zübeyde Hanım Öğretmenevi’nde günde 2 seans olmak üzere saat 12.00 ve 15.00’da izlenebilecek. Ücretsiz olan festival biletleri, Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi ve Ataşehir Novada AVM’de bulunan Ataşehir Belediyesi bilet noktasından temin edilebilinir.

4. Ataşehir Çocuk Tiyatroları Festivali’ndeki oyunlar ve gösterim tarihleri şöyle:

27 Ocak Pazartesi — Kuklacı — Tiyatro Can’sın
28 Ocak Salı — Korkuluk ve Karga — Şeker Şerbet Çocuk Tiyatrosu
30 Ocak Perşembe — Alaaddin’in Sihirli Lambası — Tiyatro Yeniden
31 Ocak Cuma — Uçan Sandık — Grupa Studnia O. /Polanya
01 Şubat Cumartesi — Eder Usta’nın Düşler Atölyesi — Gri Sahne
03 Şubat Pazartesi — Gölgeler Dükkanı — Gölgeler Tiyatro Topluluğu
05 Şubat Çarşamba — Külkedisi Harikalar Diyarında — Sarıyer Sanat Tiyatrosu
06 Şubat Perşembe — Güneşe Yolculuk — Uygur Çocuk Tiyatrosu
07 Şubat Cuma — Büyücüler Düşler Ülkesinde — M. Pantomin Szinhaz./ Macaristan
08 Şubat Cumartesi — Çizmeli Kedi —-Teatrul Gulliver Galat / Romanya

 
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Haydi Çocuklar Kitap Şenliğine

Yer: Kozyatağı Kültür Merkezi  (Kozzy Avm 2. Kat)
 
Bayar Cad. Buket Sok. No:16/1 Kozyatağı
 
Bilgi için: 216 658 00 15 – 18
 
Resmi açılış töreni: 06 Şubat 2014 Saat:18.00
 
 
 

Ataşehirli Öğrencilerden Engelli Vatandaşlara Destek

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Özel Kalamış Sanat Merkezi Bale ve Dans Ataşehir Şubesi

Barbaros Mah.Halk Cad.No:19 Çağrı Plaza İngiliz Kültür Altı

0216 418 86 86

Crossfit Balaban Ataşehir

Barboros Mah. Şen Sokak 5/1 Batı Ataşehir İstanbul

info@crossfitbalaban.com

http://www.crossfitbalaban.com/

0216 472 0 555

Kur Kaygısı Otomotivcileri Düşündürüyor

Zaten piyasalara baktığımızda otomotiv firmalarının uyguladığı Euro kuru 2.80 civarında, kesinlikle 3.00 ve üzeri değil. Bunun neticesinde de 2014 yılında ithalatın yavaşlayacağı hatta döviz kurlarındaki artışın devam etmesi durumunda ise durma noktasına gelebileceği kanaatindeyiz. Bizler Avia olarak 2013 fiyatlarımıza 2014 yılı başı itibariyle de devam ediyoruz ve dolayısı ile satışlarımızda herhangi bir azalma yaşanmamıştır.'' şeklinde açıkladılar ve yakın bir zaman içerisinde piyasa koşulları gereği bir fiyat artışına gidilebileceğini vurguladılar.

 
AVIA HAKKINDA

Modeller

Kategorisinde 7.5, 10 ve 12 Ton olmak üzere 3 farklı tonajda yataklı, yataksız ve körüklü olmak üzere 5 tip şase seçeneği bulunmakla beraber şase yapısıyla da sınıfının en dayanıklı kamyon markalarından biri olan AVIA havalı koltuk, ABS ve klima donanımları ile ev konforunda şehir içi ya da şehirler arası seyahat yapma olanağı sunmaya devam etmektedir. Ulubaşlar Holding bünyesindeki Ulucar Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünde ülkemizin yol şartlarına uygun olma niteliği ile özel olarak dizayn edilen AVIA Avrupa’ nın önde gelen diğer kamyon üreticilerinin de kullanmakta olduğu Albion dingillerini kullanmaktadır. Güçlü ve uzun ömürlü Euro5 emisyon seviyesinde cummins motora, Wabco fren sistemi ve ZF şanzımana sahip olan AVIA kamyonlarının zorlu koşullarda kullanım için 4×4 versiyonu da bulunmaktadır.

Garanti Ve Yol Yardım

Türkiye genelinde geçerli olmak üzere ücretsiz 7/24 Yol Yardımı ve Mobil Servis Hizmeti imkânları ile birlikte periyodik bakımlarda hesaplı fiyatlamalar, uygun ve yaygın yedek parça seçenekleri sunan AVIA 3 yıl sınırsız km ve 8 yıllık paslanmazlık garantili olup tüm modellerinde %15 yakıt tasarrufu sağlamaktadır.
ULUBAŞLAR HOLDİNG'E BAĞLI ULUCAR OTOMOTİV HAKKINDA

1971 yılında kurulan Ulubaşlar Holding günümüzde PROTON marka otomobil ve AVIA marka kamyonların Türkiye Distribütörü olarak faaliyetlerini sürdürmekte ayrıca Ulusigorta, Ulukasa, vasitam.com, Ulubilişim, Ulumod, Ulu Oto Kiralama’ nın yanı sıra  Ulumotor ve Ulucar şirketlerine bağlı olarak toplam 38 bayi ve yetkili servis ile birlikte çalışmakta ve 1992 yılından bu yana da KIA marka araçların yetkili bayiliğini bünyesinde bulundurmaktadır.

Lafuma Spor Yaparken Konforu ve Dayanıklılığı Hissettiriyor

Lafuma’ nın indirimli tekstilleri, çantaları, ayakkabıları, çadırları ve tüm sezon ürünleri Adventure Republic Levent Outlet mağazasında bulunuyor.
 
Lafuma’nın tüm modellerini, Adventure Republic Mağazaları; İstanbul:  Kızıltoprak, Nişantaşı, Levent, Cihangir, : Bodrum, Ankara: Armada AVM., Adrenalin Mağazaları, İstanbul: Beşiktaş, Karaköy, Bakırköy, Kadıköy,  Adana, Mağazalarında bulabilirsiniz.
 

Ataşehir Teknik Eğitim Merkezi

Atatürk mah. Yakut cad. Yakut Sitesi 17.blok D:1 Ataşehir

33

bilgi@atasehirteknikegitim.com

http://www.atasehirteknikegitim.com

Atem

0216 4558519

Sudesound Ses Işık Görüntü ve Truss Sistemleri

Yeni Sahra M.İstiklal Cad. Bektaş Sokak Bektaş Apt. No:15 Ataşehir

info@sudesound.com

http://www.sudesound.com

Özkan bektaş

02163249428

05323161421

SUDESOUND SES IŞIK GÖRÜNTÜ VE TRUSS SİSTEMLERİ

 

 

 

 

4. Ataşehir Çocuk Tiyatroları Festivali Başlıyor

Şimdiye kadar yaklaşık 30 bin çocuğu tiyatroyla buluşturan ve bu yıl da 10 bin çocuğu tiyatroyla buluşturması beklenen festival öncesi bir açıklama yapan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Ataşehir Çocuk Tiyatroları Festivali’ni bu yıl uluslararası bir festival haline getirecek olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Ataşehirli çocuklara ve anne-babalara seslenen Başkan Battal İlgezdi şunları söyledi: “Eğitim; derslerden, sınavlardan ibaret değildir. Sizi hayata hazırlayacak, nasıl bir kişi olacağınızı belirleyecek olan derslerin yanı sıra sosyal ve kültürel birikimlerinizdir. Biliyoruz ki Ataşehir’i yaşayacak ve yaşatacak olanlar sizlersiniz. Bu yüzden hiçbir sanatsal faaliyetten geri kalmamanızı ve Ataşehirli kimliğiniz ile gurur duymanızı istiyoruz.”

Günümüzde tiyatro sahnelerinin birer birer kapatılıp, tiyatroların ödeneklerinin kesildiğine dikkat çeken Başkan İlgezdi, “Biz bu sene çocuk ve yetişkin tiyatro festivallerimizi uluslararası bir boyuta taşıyoruz. Orta Oyunu’ndan bu yana geleneksel kültürümüzün bir parçası olan tiyatro, evrensel kültürü de oluşturan önemli öğelerden biri. Dünyada milyarlarca insan, toplumun bir üyesi olmanın gereklerini, dayanışmayı, eleştirmeyi, sanatın değiştirici ve geliştirici yanlarını tiyatro ile özümsemeye devam ediyor. Biz de tiyatroyu sadece bir gösteri sanatı olarak görmüyor sizlerin yaratıcı, iletişimi kuvvetli, kendini ifade edebilen bireyler olmanızın önünü açacak bir unsur olarak önemsiyoruz” dedi.

Ataşehir Zübeyde Hanım Öğretmenevi’nde düzenlenecek festivalde; oyunlar günde 2 seans olmak üzere saat 12:00 ve 15:00’da izlenebilecek.

Ücretsiz olan festival biletleri, Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi ve Ataşehir Novada AVM’de bulunan Ataşehir Belediyesi Bilet Noktası’ndan temin edilebilinir.

4. Ataşehir Çocuk Tiyatroları Festivali’ndeki oyunlar ve gösterim tarihleri şöyle:

25 Ocak Cumartesi — Canan ve Afacan —Tiyatro Çisenti

 
26 Ocak Pazar — Küçük Balık Bambam — Tiyatro Mie
 
27 Ocak Pazartesi — Kuklacı — Tiyatro Can’sın
 
28 Ocak Salı — Korkuluk ve Karga — Şeker Şerbet Çocuk Tiyatrosu
 
30 Ocak Perşembe — Alaaddin’in Sihirli Lambası — Tiyatro Yeniden
 
31 Ocak Cuma — Uçan Sandık — Grupa Studnia O. /Polanya
 
01 Şubat Cumartesi — Eder Usta’nın Düşler Atölyesi — Gri Sahne
 
03 Şubat Pazartesi — Gölgeler Dükkanı — Gölgeler Tiyatro Topluluğu
 
05 Şubat Çarşamba — Külkedisi Harikalar Diyarında — Sarıyer Sanat Tiyatrosu
 
06 Şubat Perşembe — Güneşe Yolculuk — Uygur Çocuk Tiyatrosu
 
07 Şubat Cuma — Büyücüler Düşler Ülkesinde — M. Pantomin Szinhaz/ Macaristan
 
08 Şubat Cumartesi — Çizmeli Kedi – Teatrul Gulliver Galat / Romanya

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Mustafa Sarıgül’den Ataşehir’e Sürpriz Ziyaret

Etkinlikte yaptığı konuşmada yerel seçimlere çok az bir zaman kaldığına değinen Mustafa Sarıgül, yerel seçimlerden sonra Türkiye’nin yüzünün güleceğini, refaha ve huzura kavuşacağını söyledi. Sarıgül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra İstanbul’da talana ve soyguna son vereceklerini, İstanbul’un tarihi dokusuna uygun çalışmalar yapılacağının altını çizdi.

Bolu’ya ait yöresel yemeklerin de ikram edildiği etkinlikte, Ömer Faruk Bostan, Bolulu Ömer Öztekin, Bolu Halk Oyunları, Bolu Davul Zurna Ekibi sahne aldı. Bolu yöresel dernekleri tarafından Mustafa Sarıgül ve Battal İlgezdi’ye teşekkür plaketi verildi.

Memleket Havaları’nda Nevşehir coşkusu

Ataşehir’de yaşayan farklı illere mensup kişilerin tanışması, sosyalleşmesi, yörelerine ait kültüre olan özlemlerini gidermeleri amacıyla Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Memleket Havaları-Nevşehir” etkinliği 17 Ocak Cuma Akşamı, Bostancı Green Park Hotel’de gerçekleşti.

Nevşehirliler’in yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Hışman ile Namık Sürmen, Cumhuriyet Halk Partisi Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ve İstanbul Nevşehirliler Derneği yöneticileri de katıldı.

Türk Halk Müziği Sanatçıları Emel Taşçıoğlu ile Ekrem Çelebi renk ve coşku kattığı gecede konuşmasını yapan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, bizi birbirimize bağlayan Cumhuriyet değerlerine sahip çıkılması gerektiğini söyledi. İnsanlar arasında ayrım yapıldığını belirten Başkan İlgezdi, “Ben yüzde 50’nin değil yüzde yüzün başkanıyım. Yetmiş beş yıldır birlikte yaşıyoruz ve yaşayacağız. Hep birlikte yolsuzluklara dur diyeceğiz” dedi. İlgezdi, konuşmasının ardından etkinliğe sesi ile renk katan Emel Taşçıoğlu’na plaket verdi. İstanbul Nevşehirliler Derneği de Başkan Battal İlgezdi’ye yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Etkinlik, söylenen şarkılar ve çekilen halaylar ile son buldu.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Okan Üniversitesi Anadolu’yla Buluşuyor

Okan Üniversitesi’ni 1999’da kurduklarını ve 2003-2004 Akademik Yılı’nda eğitime 85 öğrenciyle başladıklarını belirten Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan, “Bugün, 15 bin öğrenciye ulaşmış durumdayız. Bu yıl Tıp ve Diş Hekimliği Fakültelerimizi de kurduk. Okanlı olmak ‘iddialı olmak’ demek. Sağlık sektöründe de çok iddialı olacağımıza inanıyoruz” dedi.  Öğrencilerinin yüzde 50’sinin Anadolu’dan diğer yüzde 50’sinin ise İstanbul’dan geldiğini belirten Okan, “Anadolu’ya çok önem veriyoruz. Sizleri buraya davet ederek kampüsümüzü yakından tanımanızı sağlıyoruz. Bir üniversitenin dünya üniversitesi olabilmesi için dünya ölçeğinde bir kampüsü olması gerekiyor. Bir kampüste donanımlı laboratuarlar, derslikler, öğrenci yurtları, kütüphane, spor kompleksi, fitness merkezi, restoranlar çok önemlidir” diye konuştu.  Okan Üniversitesi’nin öğrenci odaklı hareket ettiğini belirten Bekir Okan, sözlerine şöyle devam etti: “Öğrencilerimiz, Kariyer ve Yaşam Dersi, İş Yaşamına Hazırlık Programı ile daha hazırlık sınıfındayken büyük şirketlerle bir araya geliyor. Deneyim kazanıp mezun olduklarında işleri hazır oluyor. Türkiye’de ilk kez başlattığımız “Girişimcilik Dersi” ile öğrencilerimizin girişimciliği öğrenmelerini ve uygulamalarını sağlıyoruz. Türkiye’nin en önemli iş adamları bu derste öğrencilerimiz ile bir araya geliyor ve nasıl başarılı olduklarını anlatıyorlar. Öğrencilerimize kredi desteği de veriyoruz. İngilizce’nin yanında Çince, Rusça ve Arapça dillerinden birini daha öğrenmeleri için destekliyoruz. Öğrencilerimiz, 1 kredilik zorunlu ders olan Happy Life ile sosyal ve kültürel aktivitelere katılmaları konusunda teşvik ediliyor. Her bir aktivite için puan kazanıyorlar. Kariyer Merkezimiz bini aşkın firmaylayaptığı işbirlikleriyle öğrencilerimize iş imkanları yaratıyor.”

15. yılda 15 bin öğrenci ve 15 akademik birim

Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şule Kut da “Okan Üniversitesi 14 yılı geride bırakıp 15. yılına girdi. 15. yılımızda 15 bin öğrenci ve 15 akademik birime ulaştık. Üniversitemizin 6 fakültesi, 2 yüksekokulu, 2 meslek yüksekokulu ve 3 enstitüsüne yakın bir zamanda Tıp ve Diş Hekimliği Fakültelerimiz de katıldı. 200’ü aşan programla hizmet veriyoruz. Çok mutlu ve gururluyuz. Genç ve dinamik bir üniversiteyiz. Köklü olmak için sağlam adımlar atıyoruz. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı son 2 yıldır üniversiteleri girişimcilik ve yenlikçilik alanında çok farklı kriterlere göre değerlendirip onları sıralamaya tabi tutuyor. Sadece ilk 50 üniversiteyi açıklıyor. Biz 2 yıldır bu listedeyiz. Çok köklü üniversitelerin önüne geçmiş durumdayız” dedi. Okan Üniversitesi Eğitim Kurumları Tanıtım Müdürü Servet Gülsün Şirin ise “Biz sadece meslek kazandırmaya yönelik bir okul değiliz, yarının gençlerini yetiştiriyoruz. Sakın hayal kurmaktan, özgür düşünmekten ve tutkuyla yaşamaktan vazgeçmeyin” diye konuştu.

Üniversite adayları, eğitim yöneticileri ve rehber öğretmenler, 6. Okan-Anadolu Buluşmaları’nda Okan Üniversitesi’ni yakından tanıma fırsatını bulacak, sürpriz etkinlikler, konserler ve konferanslarla keyif dolu bir kampüs deneyimi yaşayacaklar.

Sömestr Tatilinin Tadını Çıkarmak İstiyorsanız Tatil Kazalarına Karşı Önlem Alın

Tatil döneminde daha sık karşılaşılabilecek bu kazalara ve sakatlanma risklerine karşı alınabilecek önlemler hakkında merak edilen soruları yanıtlayan Doç. Dr. Fatih Dikici şu bilgileri veriyor:
 
Tatil döneminde çocuklar ve gençler en çok hangi kazalarla karşılaşabiliyor?

Yarıyıl tatili kış aylarına denk geldiği için bazı aileler kar tatili planlıyor. Karlı ve buzlu zeminler, çocuk ve gençlerin eğlenceli vakit geçirebileceği yerler. Bu gibi yerlerde kayak, snowboard, buz pateni ve kızak gibi aktiviteler yapılabiliyor ancak bu aktiviteler sırasında yaralanmalar sıklıkla görülebiliyor ve bu yaralanmalar ciddi boyutlarda olabiliyor. En sık görülenler arasında; baş-boyun-yüz travmaları,  ayak, diz burkulmaları, uzun kemik kırıkları, el bileği ve parmak yaralanmalarını sayabiliriz. Özellikle baş- boyun travmaları hayatı tehdit edici olabiliyor. Kar tatili dışında çocuklar bisiklet, kaykay ve pateni sıklıkla kullanabiliyor. Önlem alınmadığı takdirde, bu aktiviteler sırasında da aynı tür yaralanmalar görülebiliyor.

Aileler yarıyıl tatiline çocuklarını yakın dövüş sporları, kayak, buz pateni gibi dönemsel kurslara gönderebiliyor. Bu gibi kurslarda giden çocukların nelere dikkat etmesi gerekiyor?

Spor yapan çocukların sayısı gün geçtikçe artıyor. Spor, özellikle çocuk ve ergenlerin vücut gelişimini ve psikolojisini olumlu etkiliyor. Aileler de özellikle tatil dönemlerinde çocuklarını bu sporlarla ilgili kurslara gönderiyor. Ancak futbol, basketbol, Uzakdoğu sporları gibi kontakt sporlar sıklıkla bazı yaralanmaları da beraberinde getirebiliyor. Travmatik yaralanmalar daha sık futbol, basketbol, Uzakdoğu sporlarında görülürken, genç sporcularda aşırı antrenmana bağlı yaralanmalar da görülebiliyor. Çoğu yaralanmalar bağlarda, tendonlarda ve kaslarda görülmekle birlikte; travmanın şiddetine bağlı olarak baş, boyun ve kemiklerde de ortaya çıkabiliyor.

Yakın dövüş sporlarında nelere dikkat edilmeli?

Yakın dövüş sporlarında karşılıklı fiziksel sert temas olacağı için yaralanma riski artıyor. Bu sporlara başlamadan önce mutlaka spor eğiticisinden ders almak ve eğitmenin gözetiminde bu devam etmek gerekiyor. Uygun ekipman kullanımı, koruyucu kask, eldiven, dizlik ve tekmelik kullanımı travmatik yaralanmaları önemli oranda azaltabiliyor. Ayrıca haftada en az bir gün dinlenmek ve vücudun kendini yenilemesi için ara vermek, spora başlamadan önce ve bittikten sonra esnetici egzersizler yapmak, düzenli aralıklarla molalar vermek, spor esnasında bol bol sıvı tüketmek ve aşırı sıcak-soğuk ve nemli ortamlardan kaçınmak riski en aza indiriyor.

Kayak yaparken sakatlanmamak için hangi önlemler alınabilir?

Kayak yaralanmalarında alınacak başlıca önlemleri şöyle sıralayabiliriz:

 
– Uygun özellikte ekipman kullanılmalı, koruyucu kask, gözlük, el bilekliği, sırt koruyucular takılmalı.
 
– Bu sporlara başlamadan önce eğiticilerden sporlar hakkında detaylı bilgi ve eğitim alınmalı ve özellikle ilk zamanlarda tecrübeli insanlarla piste çıkılmalı.
 
– Kullanılacak pistler hakkında tesislerden bilgi alınmalı, ilkyardım olanakları öğrenilmeli.
 
– Pistte kayarken alkol ya da ilaç kullanılmamalı.
 
– Kış günlerinde de güneş yanığı olabileceği akılda bulundurulmalı ve önlemi alınmalı.
 
– Kayarken pist dışına çıkılmamalı.
 
– Hipotermi ve buz ısırığı (frostbite) hakkında bilgi sahibi olunmalı, aralıklarla tesis içine girip ısınılmalı, elbiseler kurutulmalı.
 
– Kayarken sakız çiğnenmemeli, yiyecek ve içecek tüketilmemeli.
 
– Motorlu taşıtların olduğu yerlerde bu aktiviteler yapılmamalı.

Buz pateninde olası kazalar neler olabilir, alınacak önlemler neler olabilir?

Buz pateni yaralanmaları, kayak yaralanmaları ile benzer önlemlerle azaltılabilir. Özellikle dış ortamda buz pateni yapılacaksa, bilinmeyen buzların üzerinde kayılması hayati tehlikeleri beraberinde getirebiliyor. Bunun için buz pisti hakkında bilgi sahibi olunmalı, yalnız başına paten yapılmamalı ve buz üzerinde insanların daha önce kullandığı rotalar kullanılmalı.

Ayak burkulmaları, düşmeler gibi durumlarla sık karşılaşılıyor. Ayak burkulmasında ilkyardım nasıl olmalı?

Burkulma, eklem çevresindeki bağların, eklemin normal hareket açıklığı dışında ani zorlanması ile ortaya çıkan bir yaralanma türü. Ayak burkulmaları günlük hayatta olduğu gibi spor yaparken de ortaya çıkabilen en sık yaralanmalardan biri. Bu gibi durumlarda burkulan eklem dolaşımı engellemeyecek bir şekilde sıkıştırıcı bir bandajla sarılmalı, şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılmalı, soğuk uygulama yapılmalı, eklem hareket ettirilmemeli ve ayak üzerine basılmamalı. Bu uygulamalar yapıldıktan sonra mutlaka hastanın bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Ailelerin bir bölümü de yarıyıl tatilini yurtdışına giderek değerlendirmek istiyor. Uzun uçuşlar çocuklar ve gençler için tehlike yaratır mı?

Yarıyıl tatilini bazı aileler bulundukları ortamdan farklı bir yerde geçirmek istiyorlar. Kimi aileler araba yolculuğu yaparak tatile giderken, kimileriyse uçak yolculuğu yaparak uzak yerlere gitmeyi planlıyor. Alınabilecek bazı önlemlerle seyahatler esnasında olabilecek kazaların önüne geçmek mümkün. Bunların bazıları şunlar olabilir:

 
-Çocuklara uçak yolculuğu ve emniyet kontrolleri hakkında bilgi verilmeli.
 
-Farklı ülkelere yolculuk planlanıyorsa, aşı gereksinimi mutlaka öğrenilmeli ve yolculuk öncesinde gerekli aşılar mutlaka yapılmalı.
 
-Uzun yolculuklardan sonra ortaya çıkabilecek jet-lag durumu için bilgi sahibi olunmalı ve özellikle çocuklar için birkaç gün öncesinden uyku planları oluşturulmalı.
 
Bu şekilde çocuklar için tatil daha konforlu hale gelebilir.

Binek Otomobil Pazarı 2013’te %19,48 Arttı

''Özellikle, Amerika Birleşik Devletleri' nde 10 yıllık tahvil faizlerindeki yükseliş eğiliminin devam etmesi, Amerikan Merkez Bankası FED'in 2014 yılı için tahvil alımını sonlandırma beklentilerinin devam etmesi ve döviz kurlarının yüksek seviyelerde seyir etmesi bizleri kötümser senaryolara doğru sürüklüyor. Görünen o ki 2014 yılı içerisinde döviz kurları geri gelecek gibi değil. Buda genel olarak ülke ithalatımızı azaltacak ve ihracatımızı arttıracaktır. Dolayısı ile yerli üretimimiz artış eğiliminde olabilecektir. Döviz kurlarının yüksek seyirine paralel olarak yabancı menşeli araçların fiyatlarındaki artışın dengeli olmaması durumunda ithal araç satışları azalacaktır. Şuanki görünüm itibariyle 2014 yılı için toplam pazar beklentimizin 800 binli adetler seviyesinde olabileceğini söyleyebiliriz.'' şeklinde eklediler. 

PROTON HAKKINDA

1983 yılında motorlu araçlar yedek parça ve bileşenleri satmak amacıyla Malezya Başbakanı Tun Mahathir Bin Mohamad’in teşvik ve katkıları ile kurulan PROTON ekonomideki yükselişini büyük oranda arttırarak ülkeyi bugün dünyanın en fazla ihracat yapan ülkelerinden biri haline getirmiş ve 238 milyar dolarlık milli hasıla ile Malezya’nın dünyanın 37. büyük ekonomisi haline gelmesine neden olan tasarruflardan biri olmuştur.

İlk fabrikasını 923.900 m2’lik bir alana sahip olan Shah Alam’da kuran PROTON ilk yıl 80.000 adet araç kapasitesi ile tasarlanırken 1997 yılında üretim kapasitesi yılda 230.000 adet otomobile çıkarılmıştır.

1996 yılında bir milyonuncu aracını üreten PROTON yine aynı yılın Ekim ayında İngiliz otomotiv mühendislik firması LOTUS Group International’ı satın alarak Lotus üretim kalitesini ve dizayn zerafetini kendi ürünlerine de katmış oldu.

Günümüzde Avrupa piyasaları dahil olmak üzere 50 farklı ülkeye ihracat yapan PROTON; müşterileri, iş ortakları, hissedarları, devlet kurumları ve çalışanlarının uyumlu-şaşmaz bağlılıkları ile en başarılı uluslararası otomotiv üreticisi olan ülkelerin arasına girmeyi başarmıştır.

 
ULUBAŞLAR HOLDİNG'E BAĞLI ULUMOTOR HAKKINDA

1971 yılında kurulan Ulubaşlar Holding günümüzde PROTON marka otomobil ve AVIA marka kamyonların Türkiye Distribütörü olarak faaliyetlerini sürdürmekte ayrıca Ulusigorta, Ulukasa, vasitam.com, Ulubilişim, Ulumod, Ulu Oto Kiralama’ nın yanı sıra  Ulumotor ve Ulucar şirketlerine bağlı olarak toplam 38 bayi ve yetkili servis ile birlikte çalışmakta ve 1992 yılından bu yana da KIA marka araçların yetkili bayiliğini bünyesinde bulundurmaktadır.

Milyon Dolarlık Tekneler Karaya Çıkıyor

Uluslararası Boat Show Organizatörleri Federasyonu (IFBSO), Uluslararası Deniz Endüstrisi Birliği (ICOMIA), Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Deniz Ticaret Odası ve KOSGEB’in de desteklediği fuarın, sektörde 1 milyar dolarlık iş hacmi yaratması bekleniyor.

400 firma, 1.000 marka

AB ülkeleri, BDT Ülkeleri, BAE, İngiltere gibi ülkelerden önemli alıcıların katılacağı Avrasya Boat Show’a 400 firma 1.000' e yakın marka katılacak. 85 bin metrekare alanda düzenlenecek fuar, 23 Şubat 2014 tarihine kadar açık kalacak. Fuarda mega yat, tekne ve yelkenlilerin yanı sıra tekne aksesuarları ve yapım malzemeleri, marina donanımları, su sporları donanımları, deniz giyim ve aksesuarları gibi ürünler sergilenecek.

 
İngiltere, Fransa, İtalya, ABD, Yunanistan, BAE, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Çin, Bulgaristan, Seyşeller Cumhuriyeti’nden de çok sayıda yabancı firmanın katılım göstereceği organizasyonda yer alan markalardan bazıları ise şöyle:
 
“Fairline, Princess, Beneteau, Jeanneau, Dufour, Azimut, Azuree, Hanse, Sense, Euphoria, Bavaria, Nautique, Numarine, Yamaha, Mercury, Honda, Suzuki, Volvo, Raymarine, Majesty, Larson, Stingray, Striper, Parker, Bayliner, Greenline, Sealine, Moody, Northstar, Pirelli, Evinrude, Sea-Doo Spark, MAN, Absolute, Atlantis, BWA, Chris Craft, Cobalt, Monterey, Tahoe, Sun Tracker, Moomba, Sarissa, Maco, Four Winns, Sea Ray, Cranchi, Crownline, Quicksilver, Glastron, Perkins, Finnmaster, Yuka, Sacs, Rhea Trawler, San Boat, Safter, Barracoda.

Ciddi Hastalıklarınızın Nedeni Hipofiz Bezi Olabilir

Hangi hormon ne işe yarar?
 
Hipofiz bezi hastalıkları, fonksiyonların fazla olduğu “hiperfonksiyon”, az olduğu “hipofonksiyon” durumları ve bu bölgenin fonksiyonlarını engelleyen kitle etkisinin ön planda olduğu iyi huylu tümörlerden oluşmaktadır. ACTH adı verilen hormon, böbrek üstü bezlerinde kortizolü kontrol etmektedir. TSH isimli hormon da tiroidi uyaran ve kontrol eden bir hormondur. Vücutta üreme fonksiyonlarını ilgilendiren FSH ve LH hormonu, erkekte testisleri; kadında ise yumurtalıkları kontrol etmektedir. Büyüme ile ilgili olan hormon IGF1, karaciğerden salınan bir başka hormonu uyararak büyümeyi ayarlamaktadır. Prolaktin hormonu; üreme, meme gelişimi ve süt verme ile ilgili fonksiyonları kontrol etmektedir. ADH hormonu ise; idrarın yoğunlaştırılarak atılmasını sağlayan bir hormon olarak bilinmektedir.

Görme kaybı ortaya çıkabilir

Bu hormon fazla çalışabildiği gibi az çalışması durumu da söz konusu olabilmektedir. Bu bölgelerde iyi huylu tümörler görülebilmektedir. Neden oldukları basıya bağlı olarak baş ağrısından görme kaybına kadar birtakım problemler görülebilmektedir.

Kadın ve erkekte ayrı şikayetler görülebilir

Prolaktin salgılayan hipofiz adenomları kadında ve erkekte farklı şikayetlere yol açabilmektedir. En önemli yakınma cinsel dürtülerde azalmadır. Şikayetler, kadınlarda adet görmeme, memeden süt gelmesi; erkeklerde ise cinsel isteksizlik ile sakal ve bıyık gelişiminin azalması şeklinde de görülebilir. Aynı zamanda prolaktin yüksekliği, metabolik sendrom benzeri tablolara dönüşebilir; yani insanlarda diyabete kadar gidebilen problemlerin başlangıcına yol açabilmektedir.

Kadınlarda kıllanma neden olur?

ACTH hormonunun salgılanmasına bağlı olarak kortizol yükselmektedir. Bu durum Cushing’ sendromuna yol açabilmektedir. Bu durumda metabolik sendrom belirtileri ve kadınlarda kıllanma ortaya çıkabilmektedir. Tam ortaya çıkmamış Cushing’ sendromu toplumda sık görülmektedir. Bu hastalıkların yakalanabilmesi için de hipofiz bezinin değerlendirme testlerinin yapılması gerekmektedir.

El ve ayakta büyüme varsa

Büyüme hastalığı olan Akromegali; el ve ayakta büyüme, burun ve çenede ileriye doğru büyüme, diş aralıklarının artması şeklinde görülen görünümlere neden olurken diyabet ve hipertansiyonun eşlik edebileceği pek çok bulgu görülmektedir. Adet gecikmesi ile tüylenme problemi olan, beraberinde kilo problemi görülen kadınların değerlendirilmesi gerekmektedir. Cinsel isteksizlik problemi yaşayan, sakal ve bıyığı seyrek çıkan, kilo problemi yaşayan erkeklerin kontrol edilmesi gerekir. Vücutta çatlakların oluşması, derinin giderek incelmesi ve morarmaların görülmesi hipofiz bezi hastalıklarının bulgularıdır.

Tedavi şekli kişiye göre değişebilir

Cushing’ sendromunda öncelikli tedavi cerrahi müdahaledir. Tümörlerin anatomik olarak hipofizdeki yerleşimi çok önemlidir ve bunların kişiye zarar verilmeden alınması gerekmektedir. Akromegalide, ameliyatsız tedavi de mümkün olabilmektedir. Bu hastalara birtakım ilaç tedavileri uygulanabilmektedir. Hipofiz bezi, görme sinirlerine çok yakın bir organ olduğundan, bu organın ani büyümesi görme sinirlerine bası yapmaktadır. Buna bağlı olarak yan görüşlerin tamamen yok olması hatta kişilerde körlüğe kadar giden durumlar yaşanabilmektedir. Bu yakınmaları olan hastalara hemen cerrahi müdahale yapılmalıdır.

Tedavi sonrası takip şart

Prolaktin adenomlarında ise; görme ile ilgili bası ve ani kanamalar hariç tamamen medikal tedavi uygulanmakta ve gayet başarılı sonuçlar alınmaktadır. Cushing’ sendromu ve akromegalide bir tür radyoterapi yöntemi olan gamma knife yöntemleri de tedavide kullanılabilir. Bu tedavi yöntemlerinin bir başka önemli tarafı da yapılan cerrahi ve radyoterapi sonrasında hastalarda problem yaratan hormonun dışındaki hormonların da eksikliklerinin ortaya çıkabilmesidir. Bu nedenle hastaların ameliyat sonrası dönemlerde de bu yetmezlikler yönünden takip ve tedavi edilmeleri gerekir.

8 Soruda Rahim Ağzı Kanseri

1.Rahim ağzı kanserinin nedenleri neler, hangi kadınlar daha yüksek risk altında?
 
İnsan Papilloma Virüsü’nün (HPV) neden olduğu rahim ağzı enfeksiyonu, rahim ağzı kanserinin en önemli etkeni. HPV cinsel yolla bulaşan bir virüs olduğu için cinsel yaşam şekli ile doğrudan ilişkili. Erken yaşta cinsel ilişki (21 yaşından önce), çok eşlilik, HPV için yüksek taşıyıcılık riskine sahip erkek (çok eşli) ile ilişki durumlarında, HPV enfeksiyon riski ve bağlantılı olduğu hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Rahim ağzı kanseri için diğer risk faktörlerinden bazıları; fazla doğum sayısı (3’ün üstünde), sigara, rahim ağzının diğer enfeksiyonları, vücudun mikroorganizmalara karşı savunma sisteminde zayıflık, düşük sosyo-ekonomik düzey, erken yaşta ve uzun süreli doğum kontrol ilacı kullanımı gösteriliyor.

2.HPV hangi şekilde rahim ağzı kanserine neden oluyor?

Rahim ağzı enfeksiyonuna neden olan her HPV tipi kansere neden olmuyor. Yaklaşık 15 tip HPV’nin kanser ile ilişkisi olduğu biliniyor. Özellikle HPV 16 ve 18 kansere en sık dönüşen tipler.

 
HPV içeren cilt ve vücut sıvıları ile her türlü temas, enfeksiyonun bulaşmasına neden olabiliyor. Enfekte bireyle cinsel teması olanların yaklaşık 2/3’üne geçiyor. Ancak her HPV enfeksiyonunda aşırı endişeye gerek yok. Çünkü; HPV enfeksiyonunu takip eden ilk 1 yıl içinde bireylerin yüzde 70’inde, 2. yılda ise yaklaşık yüzde 90’ında enfeksiyon kendiliğinden ortadan kalkıyor; yani bireyin savunma sistemi normal çalışıyorsa, vücut bu virüsü imha ediyor. HPV enfeksiyonu geçiren kadınların sadece yaklaşık yüzde 10 kadarında kalıcı enfeksiyon gelişiyor. Yüksek riskli, diğer bir ifadeyle kanserojen etkili HPV, işgal ettiği hücrelere kendi genetik yapısını aktararak bir dizi etkileşimin başlamasına neden oluyor. HPV’nin bulaşması ile kanserin ortaya çıkması 10-15 yıla yayılan bir dönemde gerçekleşiyor ve ortaya çıkmadan önce “kanser öncülü” bir takım lezyonlar şeklinde kendini gösteriyor. Rahim ağzı kanser tarama programlarının esas amacı da; kanser öncülü bu değişimleri tespit etmek ve ortadan kaldırarak kanser gelişimini engellemek.

3.Rahim ağzı kanserinden korunmak mümkün mü?

Korunmada en önemli yöntem; rahim ağzından küçük bir alet yardımı ile alınan sürüntü örneklerindeki hücrelerin incelenmesi temeline dayanan tarama testleri (Pap-smear testi). Bu testin uygulandığı ülkelerde, rahim ağzı kanseri görülme sıklığında ve bu kansere bağlı ölüm oranlarında yüzde 70 oranında bir azalma sağlandığı biliniyor. Buna rağmen, bu kanser özellikle geri kalmış ülkelerde ve bir kısım gelişmekte olan ülkede hala kadın sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Korunmada önemli bir diğer yöntem ise, ülkemizde de uygulanan HPV aşıları.

4.Rahim ağzı kanserine karşı geliştirilen aşılarda son durum ne?

Günümüzde 2 farklı koruyucu HPV aşısı kullanılıyor. Bunlardan birincisi; HPV 6, HPV 11, HPV 16 ve HPV 18 tiplerine karşı geliştirilmiş olan dörtlü aşı. Dörtlü aşının kapsadığı HPV tipleri, rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 70’inden sorumlu tutulan HPV 16 ve HPV 18’in yanında, genital siğillerin yaklaşık yüzde 90’nından sorumlu olan ve kanser ile ilişkili olmayan HPV 6 ve HPV 11’e karşı da kullanılıyor. İkincisi ise, HPV 16 ve HPV 18 için kullanılan ikili aşı.
Yapılan çalışmalarda, her iki aşının da içerdiği tiplerle ilişkili rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını ve kanseri yüzde 90 oranında engellediği gösteriliyor. Cinsel olarak aktif olmayan yani HPV ile hiç karşılaşmamış kadınlarda bu oran en yüksek düzeye ulaşıyor. En başarılı etki için çocukluk döneminde aşılanmakta fayda var. Çocukluk dönemi için önerilen yaş 11-12 arası. İsteğe bağlı olarak 9-10 yaşlarında da yaptırılabiliyor. Çocukluk döneminde yaptırmamış olanların 26 yaşına kadar mutlaka aşı yaptırmaları gerekiyor. Farklı görüşler olmakla birlikte, ihmal durumunda bu yaş sınırı 45 yaşına kadar çıkarılabiliyor.

5.Kadınlar hangi durumlarda rahim ağzı kanserinden şüphelenmeli?

Rahim ağzı kanserlerinin büyük bir kısmı erken dönemde herhangi bir belirti vermiyor. Belirti vermesi durumunda en sık görülen şikayet vajinal kanama. Bu kanama, bazı kadınlarda adet dışında ortaya çıkan lekelenme şeklinde olabileceği gibi, daha tipik olarak ilişki sırasında veya hemen sonrasında fark edilen kanlı lekelenmeler şeklinde olabiliyor. Menopoz dönemindeki kadınlarda kanama görülmesi, daha sıklıkla rahmin iç duvarından kaynaklanan kanserleri akla getirse de, rahim ağzı kanserlerinin de buna neden olabileceğini unutmamak gerekiyor. Kanserin çevre yapılara yayılmaya başladığı ilerlemiş evredeki hastalıkta; idrar yapma veya dışkılama zorlukları, bacak ağrısı ve bacaklarda su toplanması gibi durumlar ortaya çıkabiliyor.

6.Rahim ağzı kanserleri nasıl tedavi edilir?

Tedavide 2 ana yöntem bulunuyor. Bunlardan ilki cerrahi tedavi. Bazı özel durumlarda farklılıklar göstermekle birlikte, erken evrede standart olarak uygulanan cerrahi yöntem; rahmin, kanserin yayılması muhtemel çevre yapılar ve lenf bezleriyle beraber çıkartılmasını kapsıyor. Bu hastaların bir kısmına, cerrahiye ek olarak ameliyat sonrasında tek başına veya kemoterapi ile birlikte ışın tedavisi (radyoterapi) uygulanması gerekebiliyor. Diğer tedavi şekli ise; ameliyat yapılmadan hastanın radyoterapi ve sıklıkla eş zamanlı verilen kemoterapi ile tedavi edilmesi. Radyoterapinin öncelikli olarak kullanıldığı tedavi seçeneği, genellikle cerrahinin uygulanamadığı ileri evredeki hastalar oluyor.

7.Rahim ağzı kanseri tedavisi olan kadınlar anne olabilir mi?

Rahim ağzı kanserlerinin diğer jinekolojik kanserlerden önemli bir farkı, bu kanserin üreme çağındaki kadınlarda daha çok görülmesi. Bu nedenle bu yaş grubunda bulunan ve çocuk sahibi olma arzusu olan hastalar için seçilecek tedavi özel bir önem gerektiriyor. Bu yaş grubundaki hastalarda sadece rahim ağzı ve lenf bezlerinin alınması ve rahim ana gövdesinin korunması sağlanabiliyor ve böylece doğurganlık devam edebiliyor. Ancak bu ameliyatın uygulanabilmesi için, ameliyat öncesinde titiz bir değerlendirilme yapılarak hastanın kriterlere uygun olup olmadığının tespiti gerekiyor. Uygun hasta grubunda yapılan bu ameliyatlar sayesinde, birçok kadın hem hastalıktan kurtulup hem de bebek sahibi olabiliyor.

8.Rahim ağzı kanserlerinin cerrahisinde hangi yöntem seçilmeli?

Günümüzde laparoskopik yöntem ile artık neredeyse tüm karın içi jinekolojik ameliyatlar yapılabiliyor. Laparoskopinin açık ameliyata göre önemli avantajı; hastayı büyük bir karın kesiklerinden koruyarak milimetrik düzeydeki (5-12 mm) küçük deliklerden, karın içerisine sokulan bir kamera ve çok küçük boyuttaki cerrahi aletler ile ameliyat yapılabilmesi. Ayrıca açık ameliyattan daha iyi bir şekilde, tüm organ ve yapılar ince detaylarına kadar görülebildiği için cerrahi istenilen titizlikle yapılabiliyor. Laparoskopi ile ameliyat olan hastalarda; daha az ağrı, daha kısa sürede taburcu olma ve normal yaşama daha çabuk dönüş sağlanıyor. Bunun yanı sıra son dönemde kullanılmaya başlanan robot teknolojisi sayesinde laparoskopik cerrahi, 3 boyutlu bir görüş altında uygulanıyor ve yeni enstrümanlar sayesinde cerrahın ellerini neredeyse açık bir ameliyat konforunda kullanabilmesine olanak sağlıyor. Robotik cerrahi, rahim ağzı kanseri gibi cerrahinin karmaşık bazı noktalarının daha kolay ve titizlikle üstesinden gelinebilmesine olarak tanıyor.

Smear testinin yanında HPV testi de öneriliyor

21 yaşından sonra tüm kadınlar rahim ağzı kanser tarama programlarına katılmalı. Günümüzde farklı tarama programları olmakla birlikte, önemli mesleki kuruluşlardan olan Amerikan Obstetrisyen ve Jinekologlar Birliği ve Amerikan Kanser Cemiyeti gibi rehber kuruluşlar, yakın zamanda güncel önerilerini kapsayan bildiriler yayınladılar. Bu rehberlere göre; “21-29 yaş kadınlar üç yılda bir kez smear testi ile taranmalı, 30 yaş ve üzerinde olan kadınlar ise, 5 yılda bir tekrarlanacak şekilde smear testi ile birlikte HPV testinin yapıldığı ikili test ile taranmalı” deniyor. Diğer yandan HPV testinin yapılamadığı durumlarda, 3 yılda bir yalnız smear ile taramanın kabul edilebilir bir yaklaşım olduğu belirtiliyor. Belirlenen bu tarama aralıkları, patolojik smear sonucu (normal olmayan smear) olması halinde değişim gösterebiliyor. Taramanın 65-70 yaşına kadar sürdürülmesi öneriliyor. Ülkemizdeki rahim ağzı kanseri tarama programında henüz resmi bir değişiklik yok, smear ile yıllık taramaya devam ediliyor. Biz de tüm kadınlara yıllık jinekolojik muayeneyi ihmal etmemeleri gerektiğini ve düzenli olarak smear testi yaptırmaları gerektiğini söylüyoruz.

Nejat İşler Uçak Ambulans ile İstanbul’a Transfer Edildi

“17 Ocak 2014 tarihinden beri Hastanemizin Yoğun Bakım Servisi’nde septik şok nedeni ile tedavisi sürdürülen sanatçı Nejat İşler’in bu gün saat 08:00’de  uçak ambulans ile Acıbadem Maslak Hastanesi’ne transferi gerçekleştirilmiştir. Nejat İşler’in transferi İstanbul’da yaşayan  ailesinin isteği üzerine gündeme gelmiş ancak hastalığının kritik bir evrede olması ve hayati riskinin yüksekliği nedeni ile transferin olumsuz sonuçlara yol açabileceği göz önüne alınarak bugüne kadar yapılmamıştır. Geçtiğimiz 5 gün içerisinde hastanemizde uygulanan yoğun bakım destek tedavileri sonucunda sanatçının klinik ve laboratuvar belirtilerinde yaşanan olumlu gelişmeler, bugün itibarı ile transferi mümkün kılmıştır.”

Köfteci Hüseyin

Mimar Sinan Mah Yetpa Tic Merkezi C Cad. No:166

kofteci_huseyin@hotmail.com

Hüseyin TOKACI

216 471 0056

Ataşehir Seçmen Listelerini Kontrol İçin Son Günler

Osmanlı İhtişamı Evmanya.com ile Evlerinizde

Saraylarının klasik ve ihtişamlı çizgilerini günümüze taşıyan lale, tuğra gibi simgelerin kullanıldığı tablo, vazo, ayna ve yastıklar, oyma kenarlı ve daha çok eskitilmiş görünüme sahip mobilyalar, perde ve örtülerde Osmanlı motiflerinin yer aldığı ve özellikle kadifenin kullanıldığı kumaşlar Evmanya.com’da sizleri bekliyor. Osmanlı tarzını yansıtan ürünler aynı zamanda, sevdiklerinize hediye edebileceğiniz şık bir hediye seçeneği olarak da dikkat çekiyor.
 
Osmanlı sanatının görkemli eserlerinden ve kültürel mirasından izler taşıyan tüm ürünler Evmanya.com tarafından özenle seçilerek sizlerle buluşuyor. Eğer istediğiniz küçük dokunuşlarla Osmanlı tarzını yaşam alanlarınıza taşımaksa  http://www.evmanya.com/kategori/4564-ottoman-osmanli-havasi-evinizde adresi üzerinden sizin için seçilen ürünlere göz atabilirsiniz.

Evmanya.com Hakkında

 
Sunduğu ürünlerle bir evin tüm dekorasyon ihtiyacını karşılayan, Türkiye'nin ilk Ev, Dekorasyon ve Alışveriş Sitesi Evmanya.com, dekorasyonda fonksiyonellik, tasarım ve estetiği esas alarak, her bütçeye uygun çözümler üretiyor. Son dönemde tüm dünyada hızla yayılan “Cocooning”  ve “re – decoration” gibi dekorasyon akımlarını Türkiye’ye taşıyıp, uygun çözümler ile yeni yaşam alanları yaratmada sihirli ipuçları veren Evmanya.com, bugün teknoloji dergisi Wired’ın “Avrupa’nın En çok Dikkat Çeken 100 Girişimi” listesinde yer alıyor.
 
100.000 ev ürünü ile Türkiye’nin en büyük ev reyonu ünvanını da taşıyan Evmanya.com, ev dekorasyonu konusundaki uzmanlığını her ay düzenli olarak çıkardığı E-dergi’de tüketicileri ile paylaşıyor.

Nejat İşlerin Yoğun Bakım Tedavisi Sürüyor

Nejat İşler’in sağlık durumuyla ilgili medyaya ve sosyal medyaya yansıyan bazı haberlere dikkat çeken Dr. Aydın Aksoy, kendisini takip eden doktorlardan gelmediği sürece, sanatçının sağlık durumu ile ilgili bilgilerin yeraldığı haberlere itibar edilmemesini önemle rica ederek, “Kamuoyunu ve sevenlerini doğru bilgilendirmek adına sanatçımızın sağlık durumuyla ilgili gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz” dedi.

20 Ocak 2014, sabah saatlerinde kamuoyuyla paylaşılan haber metni aşağıdadır.

 
NEJAT İŞLER’İN YOĞUN BAKIM TEDAVİSİ SÜRÜYOR

Sanatçı Nejat İşler’in tedavi süreciyle ilgili Acıbadem Bodrum Hastanesi Başhekimi Dr. Aydın Aksoy 20 Ocak 2014 Pazartesi günü (bugün) şu bilgileri verdi:

17 Ocak 2014 tarihinde, hastanemizin acil servisine başvuran değerli sanatçımız Nejat İşler’in yoğun bakım servisindeki tedavisi sürüyor.

İlk açıklamamızda belirttiğimiz gibi Nejat İşler’e ilk müdahale, acil servisimizde yapılmıştı. Şiddetli akciğer enfeksiyonuna bağlı  solunum yetmezliği ve enfeksiyonun çok ilerlemiş olmasına bağlı olarak septik şok tablosu saptanmıştı. Gelişen septik şok sonucunda ayrıca akciğerlerinin çok ciddi şekilde etkilendiği; böbrekler, kalp ve kan hücreleri ile karaciğerinin de bu durumdan olumsuz etkilendiği tespit edilmişti.

Hastanemizin yoğun bakım servisinde tedavisi devam etmekte olan sanatçı Nejat İşler’in sağlık durumu halen kritik süreçtedir. Bununla birlikte uygulanan yoğun bakım bölümüne özgün destek tedavilere ve planlanan diğer tedavilere adım adım olumlu yanıt vermeye başlamıştır.

Son 12 saat içerisinde gerek  organ fonksiyonlarında  gerekse laboratuvar testlerinde görülen olumlu gelişmelere rağmen hayati tehlikesi azalmakla birlikte devam etmektedir. Hastamıza verilen solunum ve dolaşım desteği halen devam etmektedir. Ayrıca böbrek destek tedavisine başlanmıştır.

Nejat İşler’in tedavisi; yoğun bakım, enfeksiyon hastalıkları, hematoloji, göğüs hastalıları, genel cerrahi, kardiyoloji, gastroentroloji hekimlerimizin çok disiplinli kontrolünde devam etmektedir.” 

Sanatçı Nejat İşler Yoğun Bakımda

Bu tanı sonucunda tedavisi, yoğun bakım ünitesinde devam ettirilmektedir. Hastamızda gelişen septik şok sonucunda akciğerleri çok ciddi şekilde etkilenmiştir. Aynı zamanda böbrekler, kalp ve kan hücrelerinin ve karaciğerin de bu durumdan etkilendiği tespit edilmiştir. 

Solunum cihazına bağlı olduğu için uyutulan hastamızın tedavisi halen yoğun bakım ünitesinde devam etmektedir. Hastamız; göğüs hastalıkları, yoğun bakım, enfeksiyon hastalıkları, gastroenteroloji  ve kardiyoloji uzmanları tarafından takip edilmektedir.”

Super Slow Zone Ataşehir’de

SuperSlow Zone® Sistemi, çok düşük kuvvet ile yapılan yüksek yoğunluklu egzersizlerin uygulandığı akredite edilmiş bir kas güçlendirme protokolüdür (yöntemidir)
 
Hızlı ve etkili bir sistemdir. 29 yıllık ayrıcalıklı bir geçmişe sahip bu sistem bilimi esas almaktadır. Antrenmandaki her dakikanızı denetleyen akredite edilmiş Sertifikalı Eğitmeniniz, seansınızı her seferinde size eksiksiz, tüm vücudunuzu esas alan ve güvenli bir antrenman sağlayacak şekilde size göre uyarlamaktadır. Küçük veya büyük tıbbi sıkıntıları olan kişiler için rehabilitasyon amaçlı olarak da uygulanmasının yanı sıra, fit ve formda olmak isteyenler, incelirken bir yandan da kaslarını güçlendirmeyi isteyenler ve genel anlamda egzersiz yapmak isteyenler dahil olmak üzere tüm yaş ve yetenek grupları için uygulanan ideal , son derece faydalı ve etkili bir kas ve vücut güçlendirme sistemidir.
 
Hedeflerinize bağlı olarak haftada 1-2 kez egzersiz yapmak yeterli olacaktır. Bilgili ve profesyonel olan eğitmeniniz öncelikle ihtiyaçlarınıza ve sonuçlarınıza ve de bunun hayatınızın için kattığı değere odaklanır. Dakik ve her daim özenli olan eğitmeniniz en az sürede elde edilen azami sonuç ve kazanımları sürdürmenize yardımcı olur. Hayatınız ve huzurunuz için kendinize ayırabileceğiniz değerli vaktiniz size kalacak ve gücünüz, sağlığınız ve zindeliğinizde yaşanan ilerleme sayesinde hayattan alacağınız tat da artacaktır.

Üretimde HPF Teknolojisi

PROTON HAKKINDA

1983 yılında motorlu araçlar yedek parça ve bileşenleri satmak amacıyla Malezya Başbakanı Tun Mahathir Bin Mohamad’in teşvik ve katkıları ile kurulan PROTON ekonomideki yükselişini büyük oranda arttırarak ülkeyi bugün dünyanın en fazla ihracat yapan ülkelerinden biri haline getirmiş ve 238 milyar dolarlık milli hasıla ile Malezya’nın dünyanın 37. büyük ekonomisi haline gelmesine neden olan tasarruflardan biri olmuştur.

İlk fabrikasını 923.900 m2’lik bir alana sahip olan Shah Alam’da kuran PROTON ilk yıl 80.000 adet araç kapasitesi ile tasarlanırken 1997 yılında üretim kapasitesi yılda 230.000 adet otomobile çıkarılmıştır.

1996 yılında bir milyonuncu aracını üreten PROTON yine aynı yılın Ekim ayında İngiliz otomotiv mühendislik firması LOTUS Group International’ı satın alarak Lotus üretim kalitesini ve dizayn zerafetini kendi ürünlerine de katmış oldu.

Günümüzde Avrupa piyasaları dahil olmak üzere 50 farklı ülkeye ihracat yapan PROTON; müşterileri, iş ortakları, hissedarları, devlet kurumları ve çalışanlarının uyumlu-şaşmaz bağlılıkları ile en başarılı uluslararası otomotiv üreticisi olan ülkelerin arasına girmeyi başarmıştır.

 
 
ULUBAŞLAR HOLDİNG'E BAĞLI ULUMOTOR HAKKINDA

1971 yılında kurulan Ulubaşlar Holding günümüzde PROTON marka otomobil ve AVIA marka kamyonların Türkiye Distribütörü olarak faaliyetlerini sürdürmekte ayrıca Ulusigorta, Ulukasa, vasitam.com, Ulubilişim, Ulumod, Ulu Oto Kiralama’ nın yanı sıra  Ulumotor ve Ulucar şirketlerine bağlı olarak toplam 38 bayi ve yetkili servis ile birlikte çalışmakta ve 1992 yılından bu yana da KIA marka araçların yetkili bayiliğini bünyesinde bulundurmaktadır.

 
 

Ataşehirli Kadınlar Sıkıntılarını Meditasyonla Atmaya Çalıştı

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Super Slow Zone Ataşehir

Ataşehir Bulvarı Ata 3/3 Kat:2 D:27 Ataşehir

http://www.superslowzoneturkey.com/

0216 456 70 83 – 84

Ataşehir Kırtasiye Servis.com

Ataşehir Bulvarı Ata 2-2 Blok Dükkan:15

36.Ada

info@deftersepeti.com

http://atasehirkirtasiyeservis.com/

0216 455 06 88

0216 455 06 88

Sadece Ataşehir'e hizmet veren kırtasiye servisi…

 

Hızlı, hesaplı, bol çeşit…

 

İsterseniz mağazamızdan görerek alışveriş yapabilirsiniz…

 

Kredi kartlarına vade farksız 3 taksit…

 

Her ay s&uu

7 Göl Reklam

Yeni Çamlıca Mah. Balaban Cad. No:42 Ataşehir/İSTANBUL

info@7golreklam.com

http://www.metal-etiket.net

Ergin ŞALLI

0532 295 20 44

0216 471 79 56

AKUT Ankara Kayak ve Snowboard İl Birinciliği Yarışları’nda Fırtına Gibi Esti

AKUT Kar Sporları Ankara Şubesi’nin kazandığı madalyalar ve sporcuların listesi aşağıdaki gibidir.

9 OCAK 2014 – GS Yarışı   

GENÇ ERKEKLER    
ALTIN – Kaan AYTEKİN – AKUT   
GENÇ BAYANLAR   
ALTIN – Selin DUMANLI – AKUT    
ÇOCUK 2 ERKEKLER   
GÜMÜŞ – Bora BAŞ – AKUT KAR SPORLARI   
ÇOCUK 1 ERKEKLER   
ALTIN – Kaan ŞAMGUL – AKUT KAR SPORLARI   
BRONZ – Arda BAŞ – AKUT KAR SPORLARI   
ÇOCUK 1 KIZLAR   
ALTIN – Zeynep ÇOLAK – AKUT KAR SPORLARI   
GÜMÜŞ – Yasemin AKAN – AKUT KAR SPORLARI   
MİNİK ERKEKLER   
ALTIN – Göksu YEŞİLDAĞ – AKUT KAR SPORLARI   

9 OCAK 2014 – GS Yarışı   

 
GENÇ ERKEKLER    
ALTIN – Kaan AYTEKİN – AKUT   
GENÇ BAYANLAR   
ALTIN – Selin DUMANLI – AKUT    
ÇOCUK 2 ERKEKLER   
GÜMÜŞ – Bora BAŞ – AKUT KAR SPORLARI   
ÇOCUK 1 ERKEKLER   
ALTIN – Kaan ŞAMGUL – AKUT KAR SPORLARI   
BRONZ – Arda BAŞ – AKUT KAR SPORLARI   
ÇOCUK 1 KIZLAR   
ALTIN – Zeynep ÇOLAK – AKUT KAR SPORLARI   
GÜMÜŞ – Yasemin AKAN – AKUT KAR SPORLARI   
MİNİK ERKEKLER   
ALTIN – Göksu YEŞİLDAĞ – AKUT KAR SPORLARI   
GÜMÜŞ – Can SOYKAN – AKUT KAR SPORLARI   

Anne-Baba ve Kardeşi Alzheimer Olanlar Risk Altında

Yaşam sürelerinin uzaması ile birlikte daha sık tanı alan ileri yaş hastalıklarından biri de Alzheimer hastalığıdır. Çoğunlukla 65 yaş üstü bireylerde görülen bu hastalık, aynı tanı konulmuş birinci derece akrabaları olanlarda 40’lı yaşlarda bile görülebiliyor.
 
Peki, genellikle ileri yaş hastalığı olan demansın bir türü olan Alzheimer’ın diğer demans tiplerinden farkı ne? İlk fark; Alzheimer’in önce hafızayı bozması. Diğer demans tiplerinde ise bazen hafıza normal olup, diğer bilişsel fonksiyonlar bozulabiliyor. Farklılıklar hakkında bilgi veren Acıbadem Atakent Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya’nın konu ile ilgili verdiği bilgiler farkları daha belirgin kılıyor:
 
“Alzheimer’in en klasik özelliği erken dönemde hafıza bozuklukları ile başlıyor ve günlük yaşamda yapılması gereken aktivitelerde problemler ortaya çıkarıyor. Daha sonraki dönemde diğer fonksiyonlar etkileniyor. Dikkat gerektiren faaliyetler, alet kullanabilme, bir kişiyi-nesneyi tanıyabilme, yer-zaman kavramlarındaki bozukluklar süreçte genellikle sonradan etkileniyor. Demans dediğimiz sadece hafıza kaybı değil. Örneğin belli bir tip demansta hafıza korunmuş olup konuşma, konuşulanı anlama, okuma yazma gibi fonksiyonlar bozulabiliyor. Bu demans tipinde hastanın hafızası gayet iyi olabiliyor ancak ifade edemiyor. Önceleri cümle kuramıyor, daha sonra kelime bulamıyor ve bu sefer içe kapanıklık, depresyon ve sosyal çekilme başlıyor. Çünkü hasta bunun farkında. “

Aşama aşama Alzheimer

 
Hastalığın 65 yaşında görülme sıklığı yüzde1 iken, bu oran 80’li yaşlarda yüzde 30’a yükseliyor ve yaşla birlikte risk artıyor. Genetik özellik nedeniyle erken yaşlarda bu tanıyı alan hastalarda süreç daha hızlı ilerliyor. 65 yaşında tanı almış hastalarda ise, hastalığın genel olarak 10 yıllık bir süreç içinde ilerlemesi bekleniyor. Bu süreçler her hastaya ve hastanın taşıdığı diğer hastalık faktörlerine göre değişmekle birlikte (diyabet hastalığı, kalp ve beyin damar hastalıkları gibi sistemik hastalıklar süreci hızlandırıyor) genel olarak şöyle bir seyir izliyor:

Önce hafıza etkilenir: Basit unutkanlıklar, yakınlarını tekrar tekrar aramak, sürekli aynı şeyi söylemek veya sormak, randevularını ve yapacağı işleri unutmak ilk belirti olabilir.

 
Çok iyi bildiği şeyleri yapamamak: Kıyafetleri yanlış giymeye başlamak, yemek, ev işi, alışveriş gibi iyi bildiği şeyleri yapamaması, kişisel öz bakımın azalması (El yıkaması azalıyor, dişini fırçalayamıyor, tıraş olamıyor, banyo ve tuvalet ihtiyacını karşılayamıyor) hastalığın orta evrelerinde gözleniyor.
 
Kişileri unutmak: Öncelikle görece uzak kişileri unutuyor. Sonra komşularını, giderek akrabalarını ve son olarak çocuklarını da unutmaya başlıyor.
 
Adresi karıştırmak: Ev adresini hatırlayamama, evin yolunu şaşırma gibi ilk belirtilerin ardından, evini unutma, evindeki odaların yerin karıştırma, o evin kendi evi olmadığını zannetme gibi unutkanlıklar ekleniyor.
 
Hesap yapamamak, okuyamamak: Kitap ve gazete okumalarında azalma ve televizyona ilgilerinde azalma görülüyor. Hastalar ‘gözüm bozuk ondan okuyamıyorum’ ya da ‘kulağım duymuyor o yüzden seyretmiyorum’ gibi bahaneler söylese de bu tür şeylere ilgileri azalıyor, genellikle müzik kanallarını dinliyorlar. Basit şeylere yönelmeye, kompleks işleri yapamamaya başlıyorlar.
 
İçe dönüklük: Daha sessiz, daha içe dönük oluyorlar. Fazla konuşmak istemiyorlar.
 
Davranışsal problemler: Amaçsız hareketler ve diğer davranışsal problemler gözlemleniyor. Sürekli aynı şeyi yapma, gereksiz şeyler biriktirme, dolabı bozup tekrar tekrar düzeltme olabiliyor. Bazen hasta; bağırma, vurma şiddet uygulama, kendine zarar verme gibi davranışlar gösterebiliyor. Bu durumlarda uzmanın önereceği ilacın verilip, bunun bastırılması gerekiyor.
 
Şüpheler başlıyor: ‘Sen benim paramı çalıyorsun, ilaç verip beni öldüreceksin’ gibi kuşkucu davranışlar gösterebiliyor. Bu dönem bakıcılarla ilgili sık sık sorunlar yaşanıyor. Eve yabancı biri geldiğinde, kendisine kötülük yapacağını düşünüyor.
 
Aşırı yemek yeme ya da hiç yememek: Bu dönemde görülebiliyor. Bunun yanı sıra cinsel istekte artış gözlemleniyor.
 
Halüsinasyonlar: Var olmayan şeyleri duyma ve görme hastalığın ileri dönemlerinde görülebilir. Halüsinasyonlar ılımlı olabildiği gibi bir kısmı korku içerebilir.
 
Halüsinasyonlar geceleri daha yoğun görülür. Ölen yakınlarının geldiğini onlarla yaşadığını zannedebilir. Hasta geçmişte yaşamaya başlar.
 
Uyku bozuklukları: Sık yaşanıyor. Gece gündüz ayrımı kayboluyor. Hastalar gece uyumuyor ve evde gezinmeye başlıyor. Bazıları evden çıkıp kaybolabiliyor.

Nörolojik testler ile ayırıcı tanı konuluyor

 
Alzheimer tanısının konulması, diğer demans tiplerinden ayırt edilebilmesi için kullanılan nöropsikolojik testler büyük önem taşıyor. Bilişsel fonksiyonları ayrıntılı, olarak değerlendiren birçok nöropsikolojik testleri içeren tarama ve değerlendirme testleriyle, beyinle ilgili tüm fonksiyonların yürütülmesinde ortaya çıkan bozuklukların tespit edilmesi sağlanıyor. Bu testlerde ortaya çıkan sonuçlara göre demansın tipi konuluyor ve Alzheimer hastalığı ayırt edilebiliyor. Test sonucu tedavi planlaması ya da ailesinde aynı hastalık olan kişilerin takibi ve kontrol sıklığı açısından da özel önem taşıyor.
Bunun yanı sıra Alzheimer tanısında MRG gibi görüntüleme yöntemleri de kullanılıyor. MRG ile beynin hastalıkla ilgili olan bölgesindeki değişiklikler tespit edilebiliyor. Ayrıca daha ileri bir tetkik olan Fonksiyonel MRG sayesinde, hastalığın erken dönemlerinde bile beyindeki hastalığın başlangıç aşamasındaki farklılıkları, beyindeki beslenme ve kanlanma bozuklukları saptanabiliyor.

Tedavide kullanılan ilaçlar sınırlı

 
Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya, Alzheimer tedavisi hakkında şu bilgileri veriyor:
 
“Tedavide kullanılan ilaçlar çok fazla değil. Hastalığın “Asetil kolin” isimli bir maddenin eksikliğine bağlı olduğu düşünüldüğü için bu maddenin yıkımını engelleyen ilaçlar kullanılıyor. Amaç mümkün olduğu kadar süreci yavaşlatmak. Bu yüzden tanı için yapılacak nöropsikolojik testlerin ve görüntüleme yöntemlerinin tedavinin planlanması, kontrol sıklığı açısından da önemi büyük.

 
HASTA YAKINLARININ DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ

Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya, Alzheimer bu hastalık sürecinde hasta yakınlarının desteğinin çok önemli olduğunu belirterek hasta yakınlarının nasıl davranması gerektiği konusunda şu bilgileri veriyor:

 
“Hastalık sürecinde diğer önemli konulardan biri de hasta yakını. Bir anlamda Alzheimer için ‘hasta yakını hastalığı’ da diyebiliriz. Onların bakımı ve vereceği destek çok önemli. Hasta yakınına, sevdiğinin hastalığını kabullenmesini ve birlikte yapacakları faaliyetlerle ona destek vermesini istiyoruz. Birlikte yapılacak aktiviteler öneriyoruz. Kısa fıkralar, hikayeler okumak sonra da bunu anlatmasını istemek, aklında ne kadarının kalacağını anlamaya yarayacağı gibi destekleyici oluyor. Ayrıca ona evde masanın kurulmasına yardımcı olmak gibi basit görevler ve sorumluluklar verilmesini de öneriyoruz. Hastalığı kabullenip hasta yakınının, hastanın kişisel becerisine göre değişebilecek günlük aktiviteler ile destek olması hastalığın seyrinin yavaşlaması ve ılımlı seyretmesinde en az ilaçlar kadar önemlidir.”