Meningokok Aşısı (Menenjit) Türkiye’ de

Konjügasyon teknolojisiyle hazırlanan bu aşı, en sık görülen A,C,Y ve  W 135 olmak üzere dört çeşit Meningokoka karşı koruma sağlamaktadır.

Hastalığın en sık görüldüğü bebeklik çağından itibaren yapılabilir.

Aşı uygulama programı 9. ay – 23 ay arasında en az 3 ay ara ile 2 doz, 2 – 11 yaş arasında bir an önce tek doz şeklindedir.

Aşının en sık görülen yan etkileri, 1-2 gün içerisinde geçen, aşı yapılan yerde ağrı,kızarıklık,şişme,ateş,ağlama ve huzursuzluk şeklindedir. Daha önce Guillain Barre sendromu geçirenlerde pek önerilmemektedir

Dr. Pınar Berik Keskin

Sağlıklı Yaşlanmak Elinizde

Sigara obezite ve stres erken yaşlandırıyor

Sağlıklı yaşlanmak, kişinin genetik yapısıyla ilgili olduğu kadar yaşam tarzı ve beslenmeyle de ilgilidir. Sigara ve alkol kullanımı, obezite, stresli bir iş hayatı, özensiz bir özel hayat ve sporsuz bir yaşam sağlıksız bir yaşlılığın belirtileridir. Yaşlanmanın önüne geçmek için erken yaşlardan itibaren bazı önemli noktalara dikkat edilmelidir.

Sağlıklı yaşam için öneriler

1.Düzenli sağlık kontrolünüzü yaptırın. Böylece belirti vermeyen hastalıkları saptayıp, erken önlem alırsınız. Düzenli sağlık kontrolleri, hem yaşam süresi hem de kalitesi açısından son derece önemlidir. Check- up muayenesi ile hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliğine bağlı kalp-damar hastalıkları, kan yağlarının yüksekliğinden kaynaklanan rahatsızlıklar, hepatit ve kanser gibi hastalıkların erken dönemde tanısı konulabilir. Bu hastalıklarda erken tanı ile vücutta herhangi bir organ hasarı oluşmadan tedavi sağlanmaktadır.

2.Yaşınıza uygun fiziksel aktiviteyi belirleyin ve düzenli olarak yapın, ideal kilonuzu koruyun, doğru beslenin. İnsanlar dengeli ve sağlıklı beslenme konusunda artık daha bilinçli davranmaya başladı. Bu konuda doğru hareket etmek isteyenler öncelikle bazı noktalara dikkat etmelidir.

• Alınan besinlerin içerik ve oranları fizyolojik olmalı

• Alınan enerji miktarına dikkat edilmeli

• Öğünler sık ve az olarak alınmalı

• Protein ve karbonhidrat oranlarına dikkat edilmeli.

• Yağ sınırlamasına önem vermeli

• Taze meyve ve sebze tüketimi artırılmalı

• Enerji kaynağı olarak dengeli tahıl ürünleri tüketilmeli

• Şeker ve tatlı tüketimi azaltılmalı

• Su ve sıvı besin alımına dikkat edilmeli

• Besinler, uygun saklanmalı ve uygun pişirilmeli

• Düzenli egzersiz yapılmalı

3.Daha az basit şeker, tuz ve yağ kullanıp meyve sebze ağırlıklı beslenin. Basit şeker ve şekerli ürünler günlük kalori içinde mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Basit şekerler hem kan şekerini hızla yükseltir, hem de fazla kalori nedeniyle şişmanlamaya neden olur. Günlük su ve sıvı tüketimi hem sindirimin düzenli olması hem de fizyolojik olayların düzgün oluşması için önemlidir. İnsan vücudundaki birçok biyokimyasal reaksiyon su ile gerçekleşir.

4.Sigara içmeyin, içilen ortamda bulunmayın. Pek çok zararlı maddeyi barındıran sigara, vücuttaki tüm organ ve sistemleri olumsuz etkileyerek hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Ayrıca sigara cilt ve vücut yaşlanmasının en önemli nedenlerinden biridir.

5.Güneş ışınlarının zararlı etkilerine ve radyasyona çok fazla maruz kalmayın. Bronzlaşma isteği ile uzun saatler güneş ışınlarına maruz kalmak veya solaryuma girmek cilt kanserine zemin hazırlamaktadır. Ultraviyole ışınlarından koruyan cilt ürünlerinin yaz- kış kullanımı ve güneşle ilişkilerin doğru ayarlanması çok önemlidir. 

6.Uyku düzeni ve kalitesine dikkat edin. Kişinin gün içinde sarf ettiği efor ve yapısal özelliklerini de göz önüne alarak uyku düzenini ayarlaması çok önemlidir. Uygun sürelerde ve mekanlardaki sağlıklı uyku, vücudun genç ve zinde kalmasını sağlayacaktır. 

7.Gündelik yaşamın stresinden uzak durmaya çalışın, kendinize vakit ayırın ve hobi edinin. Stres kişinin sadece psikolojisin değil fiziksel sağlığını da büyük oranda etkilemektedir. Yaşlanmanın önüne geçmek için stres artıran etkenlerden uzak durmak gerekir.

8. Yaz ya da kış aylarında fırsat bulduğunuz zamanlarda mutlaka tatil yapın. Tatil yapmanın ruh ve beden sağlığına çok önemli katkıları vardır. Tercihe göre gidilecek kısa ya da uzun tatiller, kişinin günlük yaşamın stresinden uzaklaşmasını ve dinlenmesini sağlayacaktır.

9. Sevdiğiniz inşalarla vakit geçirin. Sevgi ve paylaşım, sağlıklı ve mutlu bir insanın olmazsa olmazlarıdır. Genç ve sağlıklı kalmak isteyen kişilerin mutlaka ailelerine ve sevdiklerine zaman ayırması gerekir.

10. Kendinizle barışık olun, bolca gülün ve hayata olumlu bakın. Kişinin iç dünyasındaki huzuru gülümseme ve pozitif bir bakış açısı ile dışarı yansır. Bilimsel araştırmalar ile gülmenin vücuttaki pek çok sisteme faydalı olduğu kanıtlanmıştır.

Ataşehirli Trabzonlular Horona Durdu

“Bizim anlayışımızda birleştirmek vardır”

Birbirinden güzel türküler ve şarkılar eşliğinde horona durulan etkinlikte, vatandaşlara Akcaabat Köftesi ile Laz Böreği ikram edildi. Etkinlikte konuşma yapan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, vatandaşların kaynaşması açısından bu tür etkinliklerin önemli olduğuna değinip, “Erzurum, Trabzon, Sivas… hepsi benim için birdir. Bizim hizmet aylayışımız da ayırmak değil birleştirmek vardır” dedi. Konuşmasının ardından Başkan Battal İlgezdi, güzel sesi ile etkinliği renk kattığı için Sanatçı Zeynep Başkan’a teşekkür plaket verdi. Ataşehir Trabzonlular Derneği ile Trabzon Dernekleri Federasyonu da Başkan İlgezdi’ye etkinliğe katkısından dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Etkinlik, güzel ezgiler eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Ataşehir’de Bin Kişi Sağlığa Koştu

Yarışmayı Erkekler Kategorisinde; ikinci sırada Mehmet Akkoyun, üçüncü sırada Kefyalev Dejobruse, dördüncü sırada Yasin Ceylan ve beşinci sırada Fetene Alemu Vegase bitirerek, kupa ve para ödüllerini Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman’ın elinden aldılar.

Kadınlar Kategorisinde ise koşuyu; ikinci sırada Seyran Adanır, üçüncü sırada Nursel Karataş, dördüncü sırada Yasemin Can ve beşinci sırada Lütfiye Kaya bitirdi. Kadınlar Kategorisinde ilk beşe giren koşuculara kupa ve para ödülleri Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan tarafından verildi.

Yarışmaya katılan tüm yarışçılara anı madalyası ve tişört armağan edildi.

Koşuda güzergah kontrolü TAF İstanbul temsilciliği, Ataşehir Belediyesi ile Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapıldı. Yarış sırasında 2 ambulans ve sağlık ekibi hazır bulundu.

Genel listeyi görmek için tıklayınız.

Ataşehir Belediyesi Sağlık Koşusu'nda kategorilerinde ilk 5'e girenler:

 
Kadınlar Genel     Erkekler Genel
1- BAHAR DOĞAN     1- ERCAN MUSLU
2- SEYRAN ADANIR     2- MEHMET AKKOYUN
3- NURSEL KARATAŞ     3- KEFYALEW DEJA BURISE
4- YASEMİN CAN     4- YASİN CEYLAN
5- LÜTFİYE KAYA     5- FETENE ALEMU REGASA
       
Kadınlar 35-39 yaş:     Erkekler 35-39 yaş:
 
1-ÖZGE TOKAT     1- MURAT KAYA
2-AYLİN SAVACI ARMADOR     2- KIYASETT YALÇIN
3-ZEYNEP OKUYAN     3- FIKRI KAPLAN
4-EBRU S.ÜNVER     4- ŞENOL ERDOĞAN
5-AYBEN DEMİR     5- ÇAĞLAR BAYRAK
       
Kadınlar 40-44 yaş:     Erkekler 40-44 yaş:
 
1- KÜBRA UYSAL     1- YAŞAR YERLİKAYA
2- AYŞİN ÖZER BAŞKIR     2- ADİL TUNCER
3- ŞÜKRAN ERYILMAZ     3- COŞKUN ÖZTÜRK
4- ŞİRİN MİNE KILIÇ     4- TURGAY BASKIN
5- AYŞE GÜMÜŞ     5- ALPAY GÜNERALP
       
Kadınlar 45-49 yaş:     Erkekler 45-49 yaş:
 
1- GÖNÜL ÇATALTEPE     1- ÖZCAN IŞIN
2- SİBEL KAMA     2- KEMAL ÜNEY
3- NEV EKŞI     3- ÖMER ŞAHİN
4- NURŞEN KILIÇASLAN     4- SADİ ÖZGEN
5- GÜLSEREN YILDIZ     5- SEBAHATTİN ÇİNKILIÇ
       
Kadınlar 50-54 yaş:     Erkekler 50-54 yaş:
 
1- LEYLA UZUN     1- ALİ TURAN
2- HAVVA TÜREDİ     2- HİKMET YAZICI
3- FİRUZAN ÜNAL     3- METİN AKBAŞ
4- SARA POYRAZ     4- AVNİ SALMAN
5- NALAN İLİMSEVER     5- AHMET ERDOĞAN
       
Kadınlar 55-59 yaş:     Erkekler 55-59 yaş:
 
1- EILEEN AYDINLAR     1- NECAT HÜMMET
2- MELEK ŞAHİN     2- AZİZ DOĞAN
3- GÜLŞEN ÖZER     3- ERDEM AKDOGAN
4- ISABELLA DE CROISILLES     4- ASIM ÇETİN
5- SEVGİLLİ ASTAN     5- MEHMET MURAT ARSLAN
       
Kadınlar 60-64 yaş:     Erkekler 60-64 yaş:
 
1-EMİNE SEMRA HERGULMAN     1-HASAN ULUDAĞ
2- KUDRET KUPŞİ
3- ŞÜKRÜ KARADEMİR
4- ALİ KARABAYIR
5- MUSTAFA DEMİRTAŞ
       
Erkekler 65-69 yaş:     Erkekler 70-74 yaş:
1- MUAMMER GÖKSEL     1- SABRI HERIŞ
2- NAZMİ CİNER     2- METİN ÖZKURUOĞLU
3- SAFFET KAHRAMAN      
4- CEMİL ŞENEL      
5- MURAT ALTUN      
       
Erkekler 75-79 yaş:     Erkekler 80 ve üzeri yaş:
1- MEHMET EMİN KARABOĞA     1-OSMAN YAVUZ
      2- SAFDER KARTOĞLU
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Yunus Emre Camii Parkı ve Taziye Evi Hizmete Açıldı

Konuşmanın ardından halka birlikte Park’ın ve Taziye Evi’nin açılışı yapıldı. Açılışta, Yunus Emre Camii Derneği Yönetim Kurulu adına katkılarından dolayı Başkan İlgezdi’ye teşekkür plaketi de verildi.

Park ve Taziye Evi hakkında bilgiler

Yunus Emre Camii Parkı, Esatpaşa Mahallesi Ziya Paşa Caddesi üzerinde bulunuyor. 5 bin 256 metrekare alana sahip alanda meydan, yürüme yolları, dinlenme alanları, yıldız şeklinde kuru havuz, şadırvan, ahşap pergolalar, banklar, aydınlatma elemanları, çöp kutuları v.b. park donatıları yer alıyor. Öte yandan bu parkın içinde Yunus Emre Taziye Evi de yer alıyor. 200 kişi kapasiteli Yunus Emre Taziye Evi de 230 metrekare kapalı alanda tek katlı prefabrik yapıdan oluşuyor.

Ataşehir’de Diyabet Eğitimi Başladı

02- 09 ve 16 Mayıs tarihlerinde ücretsiz olarak devam edecek eğitimler, Ataşehir Belediyesi Kayışdağı Lions Ataevi’nde saat 10.00 ile 12.00 arasında gerçekleşecek. Eğitim sonucu her katılımcıya ara öğün, diyabet kitabı ve katılım belgesi sunuluyor.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Kayışdağlılar Hem Bilgi Aldı Hem Hediye Kazandı

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Cepyol En İyi Mobil Uygulama Olarak Zirveye Yerleşti

Söz konusu organizasyonda Türkiye’nin ilk kişiye özel mobil seyahat acentası Cepyol, en iyi mobil uygulama ödülüne layık görüldü.
 
2012 yılında kullanıcı ile buluşan ilk Türk mobil seyahat acentası Cepyol, tüm kullanıcılarına seyahatlerini kesintiye uğratmadan, her an, her yerden, karşılaştırma yaparak, en hesaplı uçak ve otobüs biletlerini satın alma olanağı sunuyor. Cepyol kullanıcıları ayrıca, tüm havalimanlarındaki uçuş bilgilerinden ve yapılan değişikliklerden uygulama sayesinde anında haberdar oluyorlar.
 
Söz konusu özellikleri ile Cepyol kullanıcıları, uçak ve otobüs bileti satın almanın yanı sıra http://cepyol.com/ internet sitesi üzerinde bulunan araç kiralama hizmetinden de faydalanabiliyorlar. Seyahat tutkunlarına yolculuklarının her anında kolaylık sağlayan Cepyol’un araç kiralama hizmeti, tüm dünya genelinde 171 ülkede ve 30.000’i aşkın şehirde kullanılabiliyor. Haziran 2013 tarihi itibariyle ise Cepyol kullanıcıları, Cepyol.com web sitesi üzerinde sunulmakta olan araç kiralama hizmetine ve yeni eklenecek olan otel karşılaştırma ve rezervasyon hizmetlerine de mobil uygulama üzerinden ulaşabilecekler.
 
Seyahat tutkunlarına yönelik sunduğu tüm bu hizmetlerin yanı sıra İstanbul’un keyfini vapurla çıkarmak isteyen mobil kullanıcıları da düşünen Cepyol, İstanbul Şehir Hatları vapur seferlerine ait bilgileri de kullanıcılarına sunmaya başladı.
 
Blackberry 10 platformunda yer alan ve İOS, Android, Windows 8 işletim sistemli tüm mobil cihazlara ücretsiz olarak indirilebilen Cepyol hakkında detaylı bilgiye http://cepyol.com/ adreslerinden ulaşılabilir.
 
 

Zayıflattığı Söylenen Bu 9 Bitkisel Ürüne Dikkat Edin

İçeriğinde birçok tehlikeli maddeyi barındırabilen bu bitkisel ürünlerin hekim kontrolünde tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aile Hastanesi Bahçelievler İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Uslu, “Bu ürünleri satın alan kişiler bitkisel olması nedeniyle zararsızdır diye düşünerek alıyor. Ancak içeriğinde birçok kimyasal maddeler bulunabiliyor. Bunların bazıları da sağlığa zarar verebiliyor.” diyor. Dr. Ahmet Uslu, zayıflattığı öne sürülen 9 bitkiye karşı da dikkatli olunması gerektiğini belirterek bunları şöyle sıralıyor: “Mate yaprağı, funda yaprağı, biberiye, kekik, yeşil çay, at kuyruğu, limon yağı, ardıç tohumu, acı biber.”

Zayıflama ürünleri konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini ve hekime danışmadan bu tür ürünlerinin kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Ahmet Uslu, bu konuda merak edilen soruları şöyle yanıtlıyor: 

Zayıflama ürünlerinin güvenilir olup olmadığı nasıl anlaşılabilir?

Bu nedenle piyasada bulunan ve özellikle bitkisel birçok ürünün içeriği tam belli olmadığı gibi  ürünün içerdiği etken madde miktarı, seriler arası büyük farklılık gösterebiliyor. Ülkemize ithal edilen ürünlerin yeterlilik ya da güvenilirliğinin çok iyi değerlendirilmesi ve ona göre ithal izni verilmesi gerekiyor. Aksi takdirde sözkonusu ürünlerin bilinçsiz kullanımına bağlı olarak pekçok sağlık problemleri ile kaşılaşılabilir.

Bu tür ürünlerle ilgili tehlikeler nelerdir?

•Satın alan kişiler tamamen bitkisel ürünler satın aldığını düşünürken içeriğinde pekçok kimyasal maddeler bulunması az rastlanan bir durum değildir.

•Amfetamin benzeri uyarıcı maddeler (Fenilpropanolamin, fentermin, fenfluloramin, deksfenfluramin, kafein), sibutramin, tiroid hormonlar, yohimbin (afrodizyak ve impotans ilacı) vb içeren ürünler tüm dünyada yasal bir takım boşluklardan faydalanılarak üretilip satılabiliyor.

•Kimi zaman FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) kimi zaman Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı vb. etiketlerle satılan ürünlerin pek çoğununun FDA ya da Sağlık Bakanlığı veri tabanlarında olmadığını, varsa da kullanım amacının farklı olduklarını görebilirsiniz.

•Örneğin  bitkisel ürün kullanıyorum derken belki olması gerektiğinin çok üzerinde sibutramin alıyor olabilirsiniz ki bu ve benzeri ilaçların kullanım şekli ve dozu doktor tarafından ayarlanmadığı takdirde olası kardiyak etkileri nedeniyle hayati risk ortaya çıkabilir.

•Ülkemizde de sibutramin içerdiği tespit edilen ve bu nedenle satışı durdurulan bitkisel ürünler olduğunu unutmayalım.

Zayıflamak için neden önce hekime ve beslenme uzmanına gitmek gerekiyor?

Zayıflamak isteyen bir kişi tabi ki öncelikle bir doktora başvurmalıdır bu iki nedenle önemlidir:
Birincisi kilo fazlalığına neden olan metabolik bir bozukluk var mı varsa tedavisi ne olmalı? İkincisi eşlik eden başka sağlık problemleri varsa diyet ve egzersize uygun mu?  Bunun için gerekli araştırmaların yapılması, egzersiz açısından kalp sağlığından değerlendirilmesi, gerekir. Sonrasında şayet altta yatan hipotiroidi, metabolik sendrom ve diyabet gibi hastalıklar varsa diyet ve egzersiz programları mevcut kilo ve aktivite düzeylerine göre düzenlenmelidir. Örneğin diyabetik bir kişi diyete başladıysa kullandığı ilaç dozlarının azaltılması gerekebilir. Kilo fazlalığı olanlarda kalp hastalığı ya da tansiyon hastalığı varsa mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Diyet değişikliği ya da yoğun yapılan spor, inme ve kalp krizi gibi durumları tetikleyebilir.

Bu ürünlerin ne gibi zararlı etkileri söz konusu oluyor?

•Zayıflama amacıyla kullanlan ilaçlar ya da bitkiler genel olarak iştahı azaltarak, barsaklardan gıdaların emilimini bozarak (veya atılımını hızlandırarak), metabolizmayı uyararak veya idrar söktürücü etkileri ile kilo verdirir.

•Her bir etki mekanizmasının getirdiği bir takım olumsuzluklar ve yan etkiler söz konusu olabilir. Örneğin idrar söktürücü kullanıldığında vücutta sıvı kaybına bağlı kilo kaybı görülür ki kalıcı bir sonuç olmadığı gibi sıvı elektrolit bozukluklarına sebep olabilir ve bu da yatkın bireylerde kalpte ritm bozukluklarına böbrek fonksiyonlarında bozulmalara yol açabilir.

•İştah azalması yapan ilaçların pek çoğu amfetamin ve efedrin gibi doping ilaçlarına yakın benzerlik gösterir bağımlılık yapabilir. Kalp ve akciğer problemlerine ya da sara nöbetlerine yol açabilir. Bir başka korkulan yan etkileri de karaciğer hasarlarıdır.

•Barsaklardan emilimi bozan ilaçlar ya da bitkiler çoğunlukla müshil etkisi göstermektedir.

•Uzun süre kullanımı barsak alışkanlıklarında değişme, yağda eriyen vitaminlerin emiliminde bozulma vb yan etkilere yolaçar.

•Metabolizmayı hızlandıran ve uyaran  ilaçlar tansiyon yüksekliği, kalp ritm problemleri gibi yan etkiler yapabilir.

•İlaç yada bitki karışımlarının hepsi uygun kullanılmadığı takdirde tehlikeli olabilmekle beraber özellikle metabolizma hızını artıran ve iştahı baskılayan merkezi sinir sistemi üzerine etkili ilaçlar, potansiyel olarak ölümcül olabilir.

•Gizli ya da aşikar kalp ve sinir sistemi bozuklukları olanlarla hipertansiyonu olanlar özellikle risk altındadır ve bu nedenlede diyet destek ürünleri kullanmadan önce  mutlaka  kardiyak yönden değerlendirilmelidirler.

•İçerisinde bahsetmiş olduğumuz maddelerin olup olmadığını hastaların bilmesi mümkün olmadığı gibi basit testlerle de anlaşılamaz ancak gelişmiş laboratuvarlarda tespit edilebilir.  Kaldı ki sadece bitki ekstreleri olsa dahi zararlı etkileri olmayacağını söylemek de pek mümkün olmadığı gibi kilo verdirici etkileri de çok net değildir.

Bu alanda sık kullanılan ürünler hangileridir?

Kilo verdirdiği iddia edilen ve sık kullanılan birkaç bitkiyi  örnek vermek gerekirse:
Mate yaprağı (cizvit çayı, paraguay çayı vb adlarla adlandırılır): İçerisinde kafein bulunur ve uyarıcıdır. Fazla kullanımı çarpıntı, huzursuzluk, tansiyon yüksekliği vb şikayetlere neden olabilir.

Funda yaprağı: İdrar söktürücü ve müshil etkisi gösterir.

Biberiye: İdrar sokturucudur. Peptik ülser hastalığı, düşük kan basıncı, pıhtılaşma bozuklukları ya da demir eksikliği anemisi olan hastalarda dikkatli kullanmak gerekir. Şekeri yükseltebilir.

Kekik: Kekik yüksek dozlarda olumsuz yan etkilere neden olabilir. Kekik ile ilişkili en sık bildirilen yan etkiler  mide yanması, bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı ve baş dönmesi. Tiroid hormonlarını azaltabilir. Bu nedenle hipotiroidisi olanlar kullanmamalıdır.

Yeşil çay: Kafein içerir antioksidan özelliği mevcut olup kalp damar hastalıklarından korunmada etkili olabilir. Ancak aşırı tüketimi yine tansiyon yüksekliği, çarpıntı, huzursuzluk vb. etkilere neden olabilir.

At kuyruğu: İdrar söktürücü ve yara iyileştirici etkileri mevcut. Tüm idrar söktürücüler gibi kalıcı kilo kaybı yapmaz. Kan tuzlarında ve su düzeylerinde bozulma, tansiyon düşüklüğü, ritm bozukluğu, böbrek fonksiyonlarında bozulma vb yan etkileri olabilir.

Limon yağı: Demir emilimini artırıcı etkisi ve asidik yapısı nedeniyle antibakteriyel özelliği mevcuttur. Ayrıca kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.

Ardıç tohumu: İdrar ve balgam sökücü etkisi vardır ve iştah açar. Fazla kullanıldığında böbreğe toksik olabilir.

Acı biber: İçeriğindeki capsicum özü daha çok lokal etki ile ağrı hissini azaltmak için kullanılır. Aynı zamanda kendini savunma spreylerindede kullanılan capsicum kilo verdirici etkisi yoktur. Mide ve barsak şikayetlerini tetikleyebilir ve iştah açar.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Uslu, bitkisel ürün adı altında satılan ürünlerin kilo verdirici özelliklerinin, uyarıcı, idrar söktürücü ve müshil etkileriyle olduğunu, bazılarının da söylenenin  tam aksine iştahı açtığını söyledi. Dr. Uslu, bunları içeren ürünleri kullanmadan önce mutlaka hekime danışılmasını, eğer varsa kişinin mevcut hastalıkları için kullandığı ilaçlarla etkileşiminin olup olmadığının sorgulanmasının ve araştırılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Ataşehir’de Beşiktaşlı Emre İncemollaoğlu Parkı Açıldı

Aşık Veysel Mahallesi’ndeki yeni parka iki yıl önce geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitiren Beşiktaş’ın (A2) Futbol Takımı oyuncusu Emre İncemollaoğlu’nun adı verildi. Parkın açılışında gerçekleşen törene; Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları İlhami Yılmaz, Hüseyin Hışman, Abdullah Der, İsmail Kabakçı, Zülfiye Çam ve Beşiktaş Kulübü Futbol Komitesi Başkanı Tamer Kıran, BJK Yardımcı Antrenörü Recep Çetin, Ataşehir Belediyesi Birim Müdürleri ile Emre İncemollaoğlu’nun babası, ablası, arkadaşları ve Beşiktaş (A2) Futbol Takımı oyuncuları katıldı.

Emre İncemollaoğlu Parkı’nın açılış töreninde konuşan Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı İlhami Yılmaz, “Vatandaşlarımızın rahatça soluk alabilecekleri ve keyifli zaman geçirecekleri parkımıza, henüz 23’ündeyken aramızdan ayrılan Beşiktaş’ın yetenekli oyuncusu Emre İncemollaoğlu’nun adını verdik. Onu unutmadık ve unutturmayacağız. Açılış tören tarihimizi Emre’nin ölüm yıldönümüne denk getirerek, onu tutkun olduğu ağaçlar ve çiçekler arasında, tüm sevdikleriyle birlikte yaad etmek istedik. Emre’nin ailesi, yakınları, takım arkadaşları ve Beşiktaş’ın değerli yöneticileri bugün aramızda bulunarak bizi onurlandırdı” dedi.

Park açılışında konuşan Emre’nin Ablası Ebru Tulum İncemollaoğlu ve Babası Rıza İncemollaoğlu bu parka Emre İncemollaoğlu isminin verilmesini sağlayarak, onun adının ölümsüzleşmesini sağlayan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye ve törene katılan Beşiktaş Kulübü Yöneticilerine, hocalarına ve oyuncularına ve vatandaşlara teşekkürlerini ilettiler. Konuşmaların ardından gerçekleşen açılış töreni sonrası vatandaşlara yemek dağıtıldı.

Emre’nin ismi artık ölümsüz

Aşık Veysel Mahallesi’nde bin 208 metrekare alana sahip Emre İncemollaoğlu Parkı’nda yürüme yolları, dinlenme alanları ve açık hava spor alanlarının yanı sıra vatandaşların yararlanacağı açık hava spor aletleri, çatılı piknik masaları ve banklar bulunuyor.
Palmiye Parkı

24 Nisan’da hizmete açılan ikinci park olan Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki Palmiye Parkı bin 221 metrekare alana sahip. Parkta yürüme yolları, dinlenme alanları, çocuk oyun alanları, açık hava spor alanlarının yanı sıra ahşap çocuk oyun grubu, tahterevalli, salıncak, kare kameriyeler, banklar, aydınlatma elemanları, çöp kutuları gibi park donatıları yer alıyor.

Yunus Emre Camii Parkı ve Yunus Emre Taziye Evi

24 Nisan’da hizmete açılan üçüncü park olan Yunus Emre Camii Parkı, Esatpaşa Mahallesi Ziya Paşa Caddesi üzerinde bulunuyor. 5 bin 256 metrekare alana sahip alanda meydan, yürüme yolları, dinlenme alanları, yıldız şeklinde kuru havuz, şadırvan, ahşap pergolalar, banklar, aydınlatma elemanları, çöp kutuları v.b. park donatıları yer alıyor. Öte yandan bu parkın içinde Yunus Emre Taziye Evi de hizmete açıldı. 200 kişi kapasiteli Yunus Emre Taziye Evi 230 metrekare kapalı alanda tek katlı prefabrik yapıdan oluşuyor.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Bahar Yorgunluğu

Bu sene Avrupa’yı Salladık Sallıyoruz

Galatasaray; Real Madrid ile yaptığı iki maçta büyüklüğünü kanıtladı. Şampiyonlar ligi çeyrek finali seviyesine yalnızca gruplardan çıkmayı hedeflerken ulaştı bu sene. Bir sonraki sezon hedef çeyrek final olduğunda ne olacak? Heyecanla bekliyoruz.
Fenerbahçe; Dün Benfica Lazio’ya benzemez arkadaş! Diyenleri bir güzel susturdu. O direkler, baskılı oyun Benfica sıradan bir takıma dönüştü adeta. Yarı finalin ilk ayağında fener haklı galibiyete ulaştı.
Türkiye’de Galatasaray’dan başka Ülkemize Avrupa kupası getirmiş takım yok. Umarız bu sene Fenerbahçe  ülkemize bu kupayı yeniden getirir..

Ay Tutulması

Ataşehir’de Dikkat Edilmesi Gereken Dükkanlar

Hayatımızın her konusunda olduğu gibi ticarette de birkaç kişinin söylemiyle hareket ettiğimiz, önceden yeterince hesap kitap yapmadığımız için üst kattaki ve ara dükkanlardan zarar gören esnaf sayısı çok fazla.
 
Bu yazıyı okuduktan sonra ilgili dükkanları kiralamayı düşünüyorsanız hesabınızı iki kere yapın ve dikkat edin. Yazıyı okurken zaten bu dükkanlardan birini tuttum diyorsanız kolay gelsin. Aman Ataşehir’de iş yapmanın dinamiklerini iyi anlayın. Unutmayın Ataşehir ticarette adamı ya rezil ya da vezir eder. Ortası yoktur…
 
 

Metabolizmanızı Hızlandırarak Zamanı Yavaşlatın

Doğru egzersiz ile kaslarınıza doğru mesajı verin
 
Doğru egzersiz yaparak kaslara doğru mesajı verildiğinde fizyoloji işlemeye başlar. Öncelikle kas hücreleri kendi içinde yeni mitokondriler yapar, yeterli oksijen ve besin maddelerinin ulaşabilmesi için yeni kan damarları ve yeni kas hücreleri oluşturur (yağ hücrelerini kasa da çevirebilir), sonra da kas hücreleri içindeki enzimleri (çalışmayı düzenleyen ve idame ettiren proteinler) artırır. Tüm bunların gerçekleşebilmesi; yani metabolizmanın hızlanması için tek başına egzersiz yeterli olmaz, sağlıklı beslenme ve iyi uyumak da çok önemlidir.

Hangi yaşta olursanız olun

 
Unutulmaması gereken bu mekanizmanın her yaş için geçerli olmasıdır. Yaşın ilerlemesi, menopoza girmek metabolizmanın yavaşlaması için geçerli mazeretler değildir. Yaş ilerledikçe her iki cinste de “büyüme faktörleri” adı verilen ve yağ hücrelerini sadece olmaları gereken yerlerde tutmaya, kas, eklem ve kemik dokularının bütünlüğünü idame etmeye yarayan özel proteinlerin giderek azalması, insülin hormonu artarken neredeyse diğer tüm hormonların düşüşe geçmesi doğaldır.

Doğru egzersiz çok önemli

 
Egzersiz esnasında (hatta sonrasında) büyüme faktörleri ile birlikte bazı hormonlar da yükselir, insülin düşer ve tüm dokular (beyin dahil) büyüme faktörleri ile yıkanır. Ardından, yağ dokusu azalmaya, cilt ve cilt altını gergin tutan kollajenler artmaya, zihin ise daha iyi çalışmaya başlar. Böylece, aerobik-anaerobik egzersizin dengeli yapılması “daha genç” görünmekten vücut direncini artırmaya kadar birçok faydayı da beraberinde getirir.

Egzersiz, kas dokusunda “irisin” adı verilen ve yeni keşfedilmiş bir hormonun artmasına yol açar. İrisin de tüm vücudu dolaşarak beyaz yağ hücreleri (depo amaçlı ve inatçı hücrelerdir) kahverengi yağ hücrelerine (yağı depolamak yerine enerji için kullanan, adeta “yağ yakan” hücrelerdir) dönüştürmektedir.

Bir egzersiz sizi terletmiyorsa…

 
Eğer bir egzersiz kişiyi terletmiyor veya nefes alıp vermeyi hızlandırmıyorsa aerobik egzersiz yapılmıyor demektir. Egzersiz yaparken kişi yanındaki biriyle veya telefonda konuşabiliyorsa ya da başka şeyler düşünebiliyorsa aerobik egzersiz yapıyordur. Hızlı yürüyüş, hafif tempoda koşu, merdiven çıkmak, bahçe işi ile uğraşmak bu tür egzersizlerdendir.

Kaslarda yanma hissetme doğru yolda olduğunuzu gösterir

 
Yapılan egzersiz kan dolaşımının kaslara getirdiğinden daha fazla oksijen gerektiriyorsa (yani kaslar daha az oksijenle yetinmek zorunda kalıyorsa), kaslarda bir yanma ve acı hissediliyorsa bu anaerobik yani oksijensiz egzersizdir. Ağırlık kaldırmak, kürek çekmek, hızlı pedal çevirmek, kayak yapmak, barfiks, mekik ve şınav çekmek bu tür egzersize örnektir.

Metabolizmayı hızlandırmak için…

 
Spor hekimliği ve egzersiz fizyolojisi alanında yapılan son araştırmalar her gün ve saatler boyu anaerobik egzersiz yapmaktansa yeterli bir ısınmayı takiben günde 10-15 dakikalık anaerobik egzersizin daha faydalı olduğuna işaret etmektedir. Hangi egzersizi yapılıyorsa yapılsın doğru stratejilerle metabolizma hızı artırılabilmektedir.

·En ideal egzersiz tüm vücudunuzu kullanarak yapılan egzersizdir. Denge, nefes, koordinasyon ve vücudun farklı bölgelerindeki kasların birbirine zıt çalışmasına özen gösterilmelidir. Akış yogası her yaş için uygun bu tür bir egzersizdir

 
·Aerobik egzersiz yaparken günde ortalama 30-40 dakika geçilmemelidir.
 
·Eğer hekim kişiye vücudunun yoğun bir anaerobik egzersiz programına dayanabileceğini söylüyorsa limitler zorlanabilir.
 
·İdeal koşullarda yapılan aerobik egzersizin hem bir detoks hem de anti-depresan etkisi olduğu unutulmamalıdır.

14 Yıl Ceket Cebinde

Üzerinde tek bir bozulma olmadığını anladığında bunun ne kadar daha süreceğini izlemek için aynı şekilde cebine koydu ve 14 sene aradan sonra hamburgerin üzerinde tek bir bozulma yoktu.
Normalde olması gereken mantar, küf gözükmüyor. Koku farklılığı dikkat çekmiyordu, yalnızca hamburgerde bulunan turşu ortadan kaybolmuştu. Whipple şimdilerde aldığı yiyeceğin fişini torunlarına göstererek doğru beslenmeleri gerektiğini anlatıyor.

İyi Beslenmek İçin Doktor Tavsiyesi Gerekmez

Size neyin kolesterol yaptığını hangi yiyeceğin size kilo aldırdığını öğrenmek maksadıyla doktora ihtiyacınız yok artık, birkaç tuşla ulaşabildiğiniz internet doğru bilgilerde içeriyor inanın.

Beslenmek bir kültür meselesi;  “Üç beyazdan uzak dur.” Cümlesini defalarca duymuşsunuzdur. Yıllarca en çok tüketilen gıdalardı ancak hasta ola ola öğrendik zararlarını ve şimdi dikkatli tüketiyoruz değil mi? Yakın zamanda ekmek tüketimi hakkında tartışmalar çıkmıştı örneğin, hatta devlet karar alıp ekmek tarifini değiştirmişti tuz kullanımını azaltmak için çaba sarf etmişti…

Sizin yapmanız gereken sağlık adına tüm dünyada kabul edilen dengeli beslenme yollarını takip etmekten başka bir şey değildir. Hasta değilseniz, aşırı kilolarınız veya aşırı zayıflığınız yok ise diyetisyene giderek bir modaya uymak adına para harcamayın. Bu parayı her ay kenara koyabilseniz spor salonuna yazılır daha sağlıklı bir birey haline gelirsiniz, üstelik birçok spor salonunda hocalar sizin; vücut yağ kas su dengenize bakarak size uygun diyetler yazar.

Sağlık adına bir şeyler okuyun bilgilenin kendinizi geliştirin cahil kalmamanız gereken konu bir magazin haberinden çok bu konudur.

Tavsiye yazılar:

http://zayiflayamiyorum.com/2013/03/25/asiri-meyve-karacigere-zarar-verir/

http://zayiflayamiyorum.com/2013/03/25/sok-diyetler-kalbinizi-tehlikeye-atiyor/

Ve daha çokları için http://zayiflayamiyorum.com/category/beslenme-diyet/

Baharda Işıldayan Bir Cilt İçin 10 Altın Kural

1.Deri, vücudun en büyük organıdır. Cilt üzerindeki bozukluklar, estetik kaygı uyandıracak durumlar ve doğru bakımla giderilebilecek tüm sorunların tedavisi mutlaka uzman ellerde yapılmalıdır. Yani tüm cilt problemleri için dermatoloğa başvurulmalıdır.

2.Temizlik, cilt bakımı için vazgeçilmez önemi olan ve doğru yapılması gereken bir işlemdir. Cilt temizliği için doğru ürün, kişiden kişiye değişir. Bazı ciltler yağlıdır ve daha fazla yıkanmalıdır, kuru ciltler ise az yağlı ürünlerle temizlenmelidir. Düzenli temizlenen cilt parlar, siyah nokta gelişimi önlenir ve yaşlanmanın etkileri giderilmiş olur.

3.Tonik uygulaması, bilindiğinin aksine gerekliliği çok az olan bir bakım yöntemidir. Eğer cilt çok yağlı gözenekli ve de parlaksa kullanılabilir. Ancak kuru ve hassas ciltlerde tonik uygulaması zararlı olabilir. Yüksek fiyatlı tonikler yerine; demlenmiş çaylar, gül suyu ya da soda kullanılabilir.

4.Kışın kuruyan ciltler için yeterli bir nemlendirme yapılmamışsa, çizgiler daha belirgin hale gelir. Bunun için çok yağlı olmayan, nemlendirici ve onarıcı gece kremi kullanılmalıdır. Doğru ürünü seçerken dermokozmetik özellikte olmasına, çok pahalı olmamasına ve cilt tipine uygunluğuna dikkat edilmesi gerekir. Yine kişiye özel seçilecek ürünler doktor tarafından önerilmelidir.

5.Göz etrafı bakımı için özel ürün kullanmak her zaman gerekli değildir. Eğer cilt yapısı çok hassas değilse, yüze sürülen kremler göz etrafına da uygulanabilir. Bu da kişinin bakım için daha fazla ürün almasını engelleyecektir. Çok hassas cilde sahip olanlar, özel bir göz çevresi ürünü kullanmalıdır.

6.Uykusuzluk cilde yorgun, mat ve şiş bir görüntü verir. Bu yüzden düzenli uyku, genç kalmak ve daha iyi görünmek için bakım kadar gereklidir.

7.Baharla gelen güneş ışınlarına maruz kalmak insanı mutlu etse bile, güneş yaşlanma sürecini hızlandıran en önemli faktördür. Kullanılması gereken güneş filtrelerini en aza indirmek için daha çeşitli önlemler almak isabetli olacaktır. Çünkü güneş koruyucuları da hem içerdikleri kimyasal maddeler hem de sıcakta deriyi kaplaması ve gözenekleri tıkaması açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle şapka ve gözlük kullanmak, gölgede durmak, solaryuma girmemek gibi önlemler bu ürünlere olan ihtiyacı azaltır.

8.Bol sıvı tüketimi, sebze ve meyveden zengin beslenmek, ara öğünlerde tuzsuz ve kavrulmamış yemişler tüketmek, cilt sağlığına önemli katkılarda bulunur. Özellikle tuz, un, şeker ve yağın derinin hızla yaşlanmasına neden olduğu unutulmamalıdır.

9.Cilt sağlığı ile ilgili tüm önlemleri alınmasına rağmen cilt için profesyonel yardım alınması da gerekebilir. Yüzde mimik çizgileri, sarkma, lekelenme, damar genişlikleri oluşmuşsa, kişi halen mat bir cilde sahipse mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Kişiye özel tedavi protokolleriyle daha genç ve de güzel görünmek mümkün olabilir. Yapılacak botoks, mezoterapi, mezolifting,  kimyasal peeling ve lazer tedavileri mutlaka işe yarayacaktır.

10.İstenmeyen tüylerden de lazerle kolaylıkla kurtulmak mümkündür. Ancak uzman ellerde uygulama yapılması çok önemlidir. Her kıl lazere yanıt vermemektedir. Kişi lazer için uygun kıl yapısına sahip olmadığı takdirde, hem maddi hem de manevi zarara uğramaktadır. Bu ayırımı, kuaförler ya da güzellik salonlarında estetisyenler değil ancak dermatoloji uzmanı yapabilir.

Ataşehirli Çocuklar 23 Nisan’da Coştu

Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Meksika, Polonya ve Yakutistan’dan 184 çocuğun misafir olarak katıldığı festival, 23 Nisan Salı günü gerçekleşen gala ve Keremcem Konseri ile son buldu.

Ülker Sports Arena’da çocukların renkli gösterileriyle başlayan Gala sonrası düzenlenen Keremcem konserine Ataşehirliler yoğun ilgi gösterdi.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin eşi Gamze Akkuş İlgezdi ve kızları Turnam ile katıldığı konsere, Ataşehir Belediyesi Başkan Yardımcıları, birim müdürleri de katıldı. Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi etkinlikte yaptığı konuşmada, Ataşehir’den çocuklarla birlikte dünyaya barış ve dostluk mesajları gönderdiklerini söyledi. Başkan Battal İlgezdi, “Bu bayramı Atatürk’e borçluyuz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir bayram yok. Bu da Atatürk’ün büyüklüğünü göstermektedir. Bu çocuklarımız olduğu sürece milli bayramlarımız yaşayacaktır. Hiç kimse temel değerlerimizi yok edemez” diye konuştu.

Çocuklar Dünyaya sahip çıktı

22 Nisan Dünya Günü nedeniyle 23 Nisan Çocuk Festivali Galası’nın yapıldığı Ülker Sports Arena’nın girişine Dünya şeklinde bir posta kutusu yerleştirildi. Ataşehir Belediyesi’nin Festival davetlisi olarak dokuz ülkeden gelen çocuklarla Ataşehirli çocuklar, daha yeşil ve temiz bir dünyaya duydukları özlemi dile getiren mektuplarını ve resimlerini bu kutuya attı.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

4. Ataşehir Tiyatro Festivali Sona Erdi

Mahşer-i Cümbüş, Tiyatro Formül, Ankara Meydan Sahnesi, Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, Tedbil-i Mekan, Ankara Sanat Tiyatrosu, Duru Tiyatro, İstanbul Halk Tiyatrosu ve Dostlar Tiyatrosu tarafından festivalde sergilenen oyunlara Ataşehirliler büyük ilgi gösterdi.

Festival hakkında bir açıklama yapan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi şunları söyledi: “Ataşehir Belediyesi olarak, hazırladığımız tiyatro festivalimize Ataşehirliler tarafından gösterilen yoğun ilgiye teşekkür ederiz. Artık geleneksel bir hale gelen Ataşehir Tiyatro Festivali’nin dördüncüsü ile sizleri buluşturmanın mutluluğunu yaşadık. Seneye, tiyatro festivalimizin beşincisinde de buluşmayı umut ediyoruz. Ataşehir’deki kültür aktiviteleri hız kesmeden devam edecek.”

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Başkan İlgezdi ATAMAD’ın Açılışına Katıldı

ATAMAD’ın açılışında konuşan Başkan Battal İlgezdi, yöresel derneklerin siyasi partilere mesafeli durarak kendi yöreleri için çalışmaları gerektiğinin altını çizdi. Kendisinin de Malatyalı olduğunu, ancak önce Ataşehirli olduğunu vurgulayan Başkan Battal İlgezdi, Ataşehirli olan herkese hiçbir ayrım yapmadan eşit hizmet verdiklerini söyledi. Konuşmasının ardından Dernek tarafından Başkan Battal İlgezdi bir plaket verildi.

Küçükbakkalköy Mahallesi Fevzipaşa Caddesi Değer İş Merkezi No: 48 K. 3 D. 13 Ataşehir adresinde bulunan ATAMAD’ın açılışında Selahattin Alpay ve Semra Arslan sahne alırken, folklor ekipleri de yöresel halkoyunlarını sergiledi.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Hapşırık Deyip Geçmeyin

Ancak çocuk alerjik bir bünyeye sahipse, polen taneciklerini hava yolu ile soluduğunda vücudun ürettiği “histamin” maddesi solunum yolları, göz, burun ve ciltte mikrobik olmayan bir yangıya yol açarak bu günleri kabusa dönüştürebiliyor. Üstelik uyku kalitesinde bozulmaya bağlı olarak gün boyu yorgunluk oluşturarak çocuğun okul başarısında düşme gibi sorunlara da neden olabiliyor.  Acıbadem Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Eda İlarslan, bahar alerjisi belirtilerinin aileler tarafından soğuk algınlığı ile karıştırılıp ‘nasıl olsa geçer düşüncesiyle’ ihmal edildiği takdirde zamanla astıma dönüşebileceğine dikkat çekerek, “ Bu nedenle 2 haftadan fazla süren hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kızarma ve sulanma  sorunlarında bahar alerjisinden şüphelenmeli ve mutlaka doktora başvurmalı.” diyor.

En büyük sorumlusu çayır ve çimenler

 
En tipik bahar alerjisi  “alerjik rinit”, yani halk arasında “saman nezlesi” şeklinde görülüyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Eda İlarslan alerjik nezlesi olan çocukların yarısında “alerjik göz nezlesi” (alerjik konjunktivit) belirtilerinin de eşlik ettiğini belirterek, “Bazı çocuklarda bu alerjenler aynı zamanda astım bulgularına ya da cillte alerjik reaksiyona da yol açabiliyor. “ diyor.  Ülkemizde çayır-çimen, çiçeksiz ağaç ve otsu bitkiler olmak üzere 3 ana bitkinin polenleri alerjik bünyeli çocuklarda alerjik reaksiyona neden oluyor. Bunların içinde en fazla alerjik yanıt uyandıran çayır- çimen polenleri oluyor. Ağaç polenleri ilkbaharda; çayır-çimen polenleri ilkbahar ve yaz süresince; ot polenleri ise sonbaharda ortaya çıkmakla birlikte çocuğun birden fazla polene duyarlı olması durumunda yakınmaların süresi  uzayabiliyor.

Tedavide geç kalınırsa astıma dönüşebiliyor

Eğer doktora başvurulmaz, alerjenden yeterince korunmaz, düzenli ilaç tedavisi uygulanmaz ve çocuğun yanında sigara içilirse, olumsuz sonuçlar doğabiliyor. Dr. Eda İlarslan bunun sonucunda üst solunum yollarında başlayan duyarlılığın alt solunum yollarına ilerleyerek astıma dönüşebildiğine dikkat çekerek,” Ayrıca alerjik bünyede sıklığı zaten artmış olan sinüzit, geniz eti büyümesi, kulakta sıvı birikmesi gibi durumlar daha da sık olarak görülebiliyor. “ diyor.

Bu belirtiler 2 haftadan fazla sürüyorsa, dikkat!

 
Aşağıdaki belirtiler tipik olarak ataklar halinde tekrarlıyor ve 2 haftadan fazla sürüyorsa bahar alerjisinin habercisi olabiliyor.
 
Uzun süreli şeffaf  burun akıntısı,
 
Burun tıkanıklığı,
 
Burun, dudak, boğaz ve damakta kaşıntı,
 
Burnun kaşıntıya bağlı sürekli yukarı itilmesiyle “ alerjik selam” denilen yatay çizgilenmenin oluşması,
 
Geniz akıntısı,
 
Hapşırma nöbetleri,
 
Yüzde baskı hissi veya ağrı,
 
Gözlerde kaşıntı, şeffaf sulanma, kızarıklık
 
Gözaltlarında şişlik ve mavimsi-mor renk değişikliği 
 
Öksürük, nefes darlığı, hırıltı (astım bulguları)  
 
Uyku kalitesinde bozulma. 

Çocuğunuzun yakınmaları bittiğinde ilaç tedavisini kesmeyin

 
Mevsimsel alerjinin tedavisi 3 ayaklı oluyor. Dr. Eda İlarslan tedavide en temel yaklaşımın duyarlı alerjenle temasın kesilmesi olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “ İkincisi doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisidir. Üçüncü ayak ise aşı ile duyarsızlaştırma yöntemidir. Ne yazık ki uygulanan tedavi ile alerjik bünye tamamen ortadan kaldırılamıyor. Bu yüzden tedavide esas hedef hastalığın kontrol altına alınmasıdır.  Çocuklar uygulanan tedaviyle süratle iyileşiyor ve yakınmaların sıklık ile şiddeti azalıyor. Ancak doktorunuzun çocuğunuza polen mevsimi boyunca kullanmasını önerdiği ilaçları kısa süreli değil, uygun süre ve dozda kullanmaya özen gösterin. Yakınmalar bittiğinde kesmeniz ancak kısa süreli çözüm sağlar.”

Polen mevsiminde alerjenlerden korumak için…

 
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Eda İlarslan, çocuğunuzu polen  mevsiminde alerjenlerden korumak için dikkat etmeniz gereken noktaları şöyle sıraladı:
 
Polenlerin en yoğun yayıldıkları 05:00-10:00 saatleri arasında çocuğunuzu mümkünse dışarı çıkarmayın. Özelikle yeşil alanlarda bulunmamasına dikkat edin. Evinizi de bu saatler dışında havalandırın.
 
Dışarı çıktığında ağız ve burnunu örten polen maskesi kullanabilir, gözlerin yanını da örten güneş gözlüklerinden faydalanabilirsiniz.
 
Burnun dış kısmına ve gözlerin etrafına sürülen ince bir tabaka vazelin polenlerin yapışmasını sağlayıp vücuda girişini bir miktar azaltabilir.
 
Çamaşırlarını bu mevsimde dışarıda kurutmayın.
 
Çocuğunuzun eve girince duş almasını ve giysilerini değiştirmesini sağlayın. Çıkardığı giysilerin yatak odasında kalmamasına dikkat edin.  Duş alması o anda mümkün değilse de ağız ve burnunu yıkaması faydalı olacaktır.
Sıcak- kuru ev havası yakınmaları arttıracağı için evinizi nemlendirin.
 
Evinizde tüylü hayvan ve bitki beslemekten kaçının.
 
Yorgan ve battaniyesinin yün yerine pamuklu ve sentetik olmasına dikkat edin ve yatak takımlarını her hafta 50-60 C ısıda yıkayın.
 
Evinizi sık süpürün, silin, toz alın.
 
Evin içinde kesinlikle sigara içmeyin.
 
Burnunu serum fizyolojik (tuzlu okyanus suyu) ile sık sık temizlemek yakınmalarını hafifletebilir.

23 Nisan Ataşehir’de Şenlik Havasında Başladı

Cumartesi günü başlayan festival coşkusu, konuk çocuklar ile Ataşehir Belediyesi folklor ekibi ve ritim gurubunun 21 Nisan Pazar günü İçerenköy Carrefour AVM’deki gösterileri ile devam etti. Ataşehir çocukları kucakladı Uluslararası Ataşehir 23 Nisan Çocuk Festivali’nin üçüncü günü olan 22 Nisan Pazartesi günü ise konuk çocuklar ve öğretmenleri Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’yi makamında ziyaret etti. Konuk çocuklar, Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye çeşitli hediyeler vererek, teşekkürlerini sundular. Başkan Battal İlgezdi de çocuklara ve öğretmenlerine çeşitli hediyeler verdi. İlk öncelikle ziyaretten dolayı memnuniyetini dile getiren Başkan İlgezdi, 23 Nisan’ın dünya çocuklarını kucaklayan bir gün olduğunu ve böyle bir günde dünyanın farklı ülkelerinden gelen çocukları ağırladıkları için çok mutlu olduklarını belirtti. Festival, 23 Nisan Salı günü gerçekleşecek kortej, gala ve Keremcem konseri ile devam edecek. 3.Uluslararası Ataşehir 23 Nisan Çocuk Festivali’nde çevre unutulmayacak 22 Nisan Dünya Günü, 3.Uluslararası Ataşehir 23 Nisan Çocuk Festivali kapsamında Ataşehir Belediyesi ve Ülker Sports Arena işbirliğiyle kutlanacak. 23 Nisan’da Çocuk Festivali Galası’nın yapılacağı Ülker Sports Arena’nın girişine Dünya şeklinde bir posta kutusu yerleştirilecek. Ataşehir Belediyesi’nin Festival davetlisi olarak dokuz ülkeden gelen çocuklarla Ataşehirli çocuklar, daha yeşil ve temiz bir dünyaya duydukları özlemi dile getiren mektuplarını ve resimlerini bu kutuya atacak. Mektup ve resimler daha sonra Ataşehir Belediyesi tarafından sergilenecek. 22 Nisan’ın Dünya Günü olarak kutlanması fikri ilk kez 1969’da San Francisco’da düzenlenen Ulusal UNESCO Dünya Konferansı’nda ortaya atıldı. İlk kutlama, 22 Nisan 1970’de ABD’de 20 milyon kişinin katılımıyla gerçekleşti. Bu kutlamada dünyanın karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekildi.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

23 Nisan Kutlu Olsun

Sınav Heyecanını Başarıya Dönüştürmek Mümkün

Öğrenci performans kaygısı nedeniyle kendini suçlayabilir

Sınav heyecanı “performans kaygısı” olarak da yorumlanabilir. Herhangi bir alanda yaşanan başarısızlığı genelleştirerek kişinin kendi beceriksizliği olarak algılaması olarak tanımlanan performans kaygısı, öğrencinin bir sınavda yaşadığı başarısızlığı “Ben bir sınavda başarısız oldum” yerine “Ben başarısız biriyim” olarak algılamasına yol açar.

Heyecanı doğru kontrol etmek önemli

Performans kaygısı; zihinsel, fizyolojik ve duygusal belirtiler şeklinde görülebilir. Kalbin hızlı çarpması, el titremesi, terlemesi gibi fizyolojik belirtilere; panik, gerginlik, sinirlilik, sürenin yetmeyeceğini düşünmek gibi duygusal belirtiler eşlik eder. Kaçma davranışları, bilerek ders kaçırmak, sınava girmeyeceğini ifade etmek gibi davranış belirtileri de ortaya çıkabilir. Sınav heyecanı yüzünden sistemi yargılamak ve “Ben zaten sisteme inanmıyorum” gibi nedenler üreterek kaçış eyleminde bulunmak da sıklıkla görülen bir davranış biçimidir. Heyecan eğer doğal bir tepki olarak değerlendirilirse başarıya dönüştürülebilir. Bu nedenle heyecanın kontrol edilebildiğinde başarıyı getiren önemli faktör olduğu unutulmamalıdır. 

Ailenin tavrı çocuğun kendini suçlamasına neden olur

Sınav stresine bağlı olarak ortaya çıkan performans kaygısı çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Öğrencinin akademik anlamda sınava hazır olmaması buna yol açabilir. Genellikle ailenin neden olduğu yüksek beklentiler ve duygusal yaklaşımlar da önemli bir nedendir. Örneğin; “Senin için ne kadar fedakarlık yaptık. Baban çok çalıştı ve dershane parasını hazırladı” ya da “Sen ailemizin gururusun, sen zaten başaracaksın” gibi beklentileri yüksek tutan ifadelerin kullanılması çocuk üzerinde bir baskı oluşturur. Aileler genellikle baskı yapmadıklarını ifade etse de, bu sözler baskı anlamına gelir. Kıyaslamalar, bu stresin en önemli faktörlerden biridir. Çocuğun arkadaşları ya da tanımadığı birileri ile kıyaslanması, bir süre sonra benzer davranışlar göstermesine neden olacaktır. Öğrenci, “Herkes kesin benden daha yüksek not alacak” şeklinde düşüncelere kapılabilmektedir.
  
Sınav stresi ile başa çıkmak mümkün

Doğru beslenmek, uyku düzeni ve spor yapmak önemlidir. Bilişsel terapi ile asıl hedefin başarılı olmak için çaba göstermek olduğu anlatılmalıdır. Aile, beklentisini doğru ayarlamalıdır. Ailenin tüm bu yaklaşımının yanında, istenilen normal heyecan tepkisi de ortaya çıktığında başarı gelecektir.

Mutlaka uzman yardımı alınmalı 

Öğrencinin heyecanı deneme sınavlarında gözlemlendiğinde, eğer bu heyecan başarıyı düşürüyorsa mutlaka bir uzman yardımı alınmalıdır. Öğrenci derslerinde ve okul yaşamında çok başarılı ise, ancak deneme sınavlarında aynı başarıyı gösteremiyorsa sınav stresinin tedavi edilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.

Ataşehir Kaldırımlarında Yayadan Çok Motor Var

Sedef Caddesi’nde Kazı Var

Limonata Ataşehir’e Geliyor

Ataşehir’de Aşure Dağıtıldı

Kutlu Doğum Haftası ile ilgili olarak açıklama yapan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “Kutlu Doğum Haftasının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Misafir Çocuklar Ataşehir’e Geldi

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman ve Ataşehir İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü İrfan Zeki Er’in selamlama konuşmalarının ardından başlayan etkinliklerde Halil Atamavcı İlköğretim Okulu öğrencileri tarafından gösteriler yapıldı. Düzenlenen tören Hüseyin Hışman ve İrfan Zeki Er’in misafir ülke çocuklarına çiçek sunması ile son buldu.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Jamie Oliver Türkiye’ye Geliyor

Dolaşım Sistemi 2012’nin Kâbusu

Burdur, Gümüşhane, Artvin, Trabzon ve Bolu olduğu, kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin en fazla görüldüğü ilk beş ilin ise, İstanbul, Kocaeli, Ankara, Rize ve Edirne olduğu belirlenmiştir” dedi.
Hastalıkların en çok ölüme sebep olduğu yaş grubu 65 ve üzeri olmasına rağmen bu hastalıkların bir günde ortaya çıkmadığı da aşikâr; yıllar boyu kötü beslenmek, sağlığa dikkat etmemek, sigara kullanmak gibi etkenler ileriki yaşları etkiliyor.

Pedagojik Formasyon Geri Geldi

"Yükseköğretim Genel Kurulu, 2013 yılının 4. toplantısını yapmak üzere 18 Nisan 2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı başkanlığında toplanmış olup, MEB Talim ve Terbiye Kurulu’nun öğretmen atamalarına esas oluşturan alanlara ilişkin 80 no'lu kararında yer alan programlara mahsus olmak üzere, alan fakültelerinden mezun olanlar için mezuniyet sonrası pedagojik formasyon sertifika programının devamına karar vermiştir.”
Bu ifadeyle fen-edebiyat fakültesinde okuyan öğrenciler  rahat bir nefes alacak gibi gözüyor.

Konutta KDV Artışının Meyvelerini Ticari Ofis Yatırımcıları Topluyor

Konu ile ilgili açıklama yapan Gürallar Yapı Genel Müdürü Evrim Karayel; “Kartal’da E5 aksı üzerinde gerçekleştirdiğimiz ticari ofis projemiz Lapis Han’da konutta KDV artışının olumlu sonuçlarını toplamaya başladık. Gayrimenkul yatırımcıları zaten %18 KDV ödeyecekse neden konuta yatırım yapsınlar, konut almak yatırım yapmak değildir. Gerçek gayrimenkul yatırımı tüm dünyada kabul gördüğü gibi ticari gayrimenkule yapılan yatırımdır, bugüne kadar KDV avantajından yararlanan konutlardaki satış ivmesi giderek yavaşlayacak ve artık yatırımcılar ticari ofislere yatırım yapmaya başlayacaklar” dedi.

KDV artışının meyvelerini Lapis Han Kartal’da toplamaya başladıklarını belirten Evrim Karayel; Lapis Han Kartal’da satışların hedeflediklerinden daha hızlı ilerlediğini söyledi. Karayel, “Müşterilerimizin bir kısmı %18 KDV’yi konuta ödemek istemedikleri için ticari ofis yatırımını tercih ediyorlar” dedi. Karayel, bu bilinçli müşteri kitlesinin giderek artacağını belirtti.

“Evde Okulda Sağlıklı Yaşa” Projesi Devam Ediyor

Toplantının açılış konuşmasını yapan Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman, öğrencilere sağlıklı beslenmenin ne kadar önemli olduğunu belirterek, sağlıklı beslenmek için mutlaka süt içilmesi ve yumurta yenilmesini gerektiğini söyledi.
 
Öğrenciler hem eğlendi hem bilgilendi

Konuşmanın ardından hazırlanan slaytlarla çocuklara sağlıklı beslenmek için sütün, peynirin, yumurtanın, kuru baklagillerin ve daha birçok besinin faydaları anlatıldı. Açıkta gıda alınmaması gerektiği, marketlerden gıda alındığında da mutlaka son kullanma tarihine bakılması gerektiğinin üzerinde duruldu. Ayrıca, su içmenin önemine ve bireysel hijyene de değinildi. Öğrenciler, sunumun daha dikkat çekmesi için hazırlanan animasyon ve şarkı eşliğinde hem eğlediler hem de bilgilendiler. Toplantının sonunda öğrencilere, Evde Okulda Sağlıklı Yaşa Rehberi ile Sağlıklı Yaşa Karnesi dağıtıldı. Karnesini düzenli olarak dolduran öğrencilere, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi imzalı sertifikalar verilecek.

 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Dr Mehmet Öz: Obezite Ekonomik Krizden Daha Tehlikeli

Dergide, 18 farklı alanda faaliyet gösteren Amerika'nın en başarılı Türklerinin ve kurumlarının hikayelerine yer verildi.
 
Dünyanın beş kıtasında mimari eseri bulunan tek Türk mimar olan Mustafa Abadan, internet güvenliğinin ABD'deki en büyük firmalarından Comodo'nun sahibi Melih Abdulhayoğlu, diabet hastalığı araştırmaları ile tanınan dünyaca ünlü Gökhan Hotamışlıgil, internette videoları bir milyar kez seyredilerek rekor kıran ve ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore'un sahip olduğu ve geçtiğimiz Ocak ayında Al Jazeera'ya satılan Current TV kanalında çalışan televizyoncu Cenk Uygur gibi sayısız isimle yapılan söyleşi ve röportajlara yer verilen sayıda Amerika'nın Altın Türkleri tanıtıldı. Ayrıca Amerika'da Türkler arasında büyük bir saygınlığa kavuşan ve geçtiğimiz yıl vefat eden Dr. Zeki Uygur, ressam Burhan Doğançay ve işadamı Kaya Tuncer özel olarak anıldı.
 
Dergide ayrıca ilk kez ABD'de 2500 noktada satışa sunulan Smart Juice'ın sahibi Murat Güzel ile yapılmış bir röportaja yer verildi. Dergide yine, Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan'ın da dergi için özel olarak verdiği bir röportaj yer aldı. Expo 2020'ye aday olan İzmir'de özel bir bölümde tanıtıldı. Dergideki diğer haberlere ve konu başlıklarına www.turkofamerica.com  adresinden ulaşılabilir.

Ailevi Akdeniz Ateşi Böbreklerde Kalıcı Hasar Bırakabilir

Ailevi Akdeniz Ateşi ataklar şeklinde seyreden kalıtımsal bir hastalık. Özellikle tekrar eden karın ağrısı, yüksek ateş, eklemlerde şişlik ve nefes alırken göğüste batma, ciltte kızarıklık gibi belirtileri nedeniyle yaşam kalitesinde ciddi düşüşe yol açabiliyor. Üstelik hastalık kontrol altında olmazsa uzun vadede böbreklerde ciddi hasar oluşturabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Romatoloji Uzmanı Yard. Doç. Mehmet Karaarslan, Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığının geri dönüşümü olmayan kalıcı sorunlar oluşturmaması için düzenli tedavi görmenin şart olduğuna dikkat çekiyor!

Hastalık belirtileri çoğunlukla çocukluk döneminde başlıyor

 
Hastaların yüzde 60'ı 10 yaş altında oluyor. Yüzde 90'ında da belirtiler 20 yaş altında ortaya çıkıyor. Sadece yüzde 5-10'unda 20 yaşından sonra gelişiyor. Ailevi Akdeniz Ateşi 40 yaşından sonra nadiren görülen bir hastalık. Yani esas olarak çocukluk çağı hastalığı olarak nitelendiriliyor.

Karın ağrısı ve yüksek ateş en tipik belirtileri

 
Romatoloji Uzmanı Yard. Doç. Dr. Mehmet Karaarslan, Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığının birçok belirtisi olduğunu söylüyor.  Hastalık belirtilerinin tümü her hastada görülmüyor.  Şikayetler belli süre devam ediyor ve kendiliğinden düzelebiliyor. Hastalar ataklar arasında normal yaşantısını sürdürebiliyor. Ataklar genellikle 1-3 gün sürüyor. Bu nedenle şikayetlerin 6 saatten az, 96 saatten fazla sürdüğü durumlarda başka hastalık olma olasılığı bulunuyor. Yard. Doç. Dr. Mehmet Karaarslan, hastalığın belirtilerini şöyle sıralıyor:

•Ara ara tekrarlayan, sıklıkla 1-3 gün içinde geçen karın ağrısı ve yüksek ateş (>38°C) şeklinde karşımıza çıkıyor.

•Ancak bu tipik başlangıcın yanı sıra ayak bileğinde şişlik ve kızarıklık, özellikle diz gibi büyük eklemlerde şişlik, yan ağrısı ve nefes alırken göğüste batma gibi bulgular da görülebiliyor.

•Daha az olarak testislerde ağrı ve şişlik ile baldır ağrısı da olabiliyor.

•İleri evrelerde hastalığın böbrekleri tutmasına bağlı, böbrek yetersizliği belirtileri de ortaya çıkıyor.

Hastalığın tanısı bu çeşit tekrarlayan yakınması olan hastalarda, kanda iltihap belirtileri de yüksek bulunuyorsa kolayca konuluyor. Özellikle İlaç tedavisine başladıktan sonra şikayetlerin geçmesi, tanıyı kesinleştiriyor. Genetik bazı testler bulunmakla birlikte tanısal değerleri yüksek olmuyor.
 
Böbreklerde ciddi hasar bırakabiliyor

 
Romatoloji Uzmanı Yard. Doç. Mehmet Karaarslan kontrol altında olmayan Ailevi Akdeniz Ateşi’nin amilodoz hastalığına yol açtığı uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Amiloidoz, sadece Akdeniz ateşi Hastalığında görülen bir durum değil, müzmin iltihabi her hastalıkta gelişebiliyor. Amiloid adı verilen proteinin organlarda birikmesi sonucu ortaya çıkıyor. Sıklıkla kalp, böbrek, karaciğer, dalak, sinir sistemi ve mide sisteminde hasar bırakıyor. Akdeniz Ateşi hastalığında ise bu birikim böbrekte olduğu için böbreklerde ciddi hasar oluşturuyor ve zamanla organ görevini yapamaz hale geliyor.  İlaç tedavisi almayan hastalarda bu riskin yüzde 30 civarında olduğu kabul ediliyor. Özellikle böbreklerde birikmesi, yoğun albümin atılımıyla giden ve bir tür böbrek hastalığı olan nefrotik sendrom ve daha ileride de böbrek yetmezliğine yol açabiliyor. Bu durum hastaların yaşam kalitesine önemli ölçüde ek yük getiriyor. Hastalar ilaçlarını düzenli kullandıkları sürece, bu olumsuzları yaşamayıp, normal hayatlarını sürdürebiliyor.

Üreme sağlığını da olumsuz etkiliyor

 
Yard. Doç. Mehmet Karaarslan teşhis konmamış veya ilacını almayan hastaların üreme sağlığının da olumsuz etkilenebildiğini belirterek şunları söylüyor: “Öyle ki kadın hastalarda hamile kalma veya sorunsuz hamilelik geçirme olasılığı daha az oluyor. Kullanılan ilacın kısırlığa sebep olduğu veya hamilelikte kullanılamayacağı hakkındaki bilgiler ise doğru değil. Şu ana kadar yapılan çalışmalar böyle bir riskin olduğunu düşündürmüyor. Kontrolsüz Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı erkeklerde de üreme sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.“

Düzenli ilaç tedavisi atakları kontrol altında tutuyor

Yard. Doç. Mehmet Karaarslan ilacını düzenli kullanan hastalarda göğüs ağrısı, ani ateş ile eklemlerde şişlik gibi yakınmaların oluşmasında ve böbreklerde problem gelişme riskinde önemli ölçüde azalma olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “Düzenli ilaç tedavisi hastalara çok fayda sağlıyor. Tedavi sayesinde hastalar normal veya normale yakın bir yaşam sürebiliyor. Tedavide en önemli şey ise ilacı düzenli, tam dozunda kullanmak ve takipte  kalmak.“

Caddebostan Ülker Sports Arena’da Sahaya Çıktı

Yaklaşık 500 kişinin katıldığı organizasyon için hazırlıklar haftalar öncesinden başladı. Caddebostan koçları tarafından yapılan fotoğraf ve video çekimleri sonrası elde edilen görüntüler kurgulanarak Ülker Sports Arena içerisinde ki dev ekranlara yansıtıldı. Kendilerini dev ekranlarda gören sporcuların ve ailelerin heyecanları görülmeye değerdi.
Saat 12.00’ de başlayan organizasyon için Ülker Sports Arena’ ya gelen sporcuları ve ailelerini giriş kapısında koçları karşıladı. Kendileri için ayırılan restoran bölümünde ikramlarını alan misafirler daha sonra koçlar ve rehberler eşliğinde gerçekleşen tura katıldılar. Sırasıyla VIP locaları, basın toplantısı odasını, ünlü sanatçıların ve sporcuların imzalı fotoğraflarının yer aldığı koridorları, Boston Celtics ve Fenerbahçe soyunma odalarını, basın tribününü ve sporcuların maçlarda demeç verdiği bölümleri gezen misafirler son olarak saha içine indi ve kendilerini Ülker Sports Arena’ nın muhteşem atmosferine bıraktı.
 
Parkeye ayak basan genç Caddebostan’ lı sporcuların gözlerinde ki parıltı 2020 olimpiyatlarına aday ülkemiz için umut vericiydi. Turu tamamlayarak kendilerine ayırılan tribünlere yerleşen sporcular ve aileler, 2012-2013 sezonu basketbol ve voleybol antrenmanlarından oluşan videoları Ülker Sports Arena’ nın dev ekranlarından izlediler.
Video sonrasında Caddebostan Spor Okulları ve Gençlik Kampları’ nın kurucusu Hakan Sönmezöz, sporculara ve ailelere gençlerin spor yapmasının önemi, sporun gençler üzerindeki etkisi, eğitim ve spor ikilisinin nasıl yönetilmesi gerektiği ve sporcu ailesi olmanın ebeveynlerin hayatını nasıl etkilediği üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmada Caddebostan’ ın gelecek vizyonu hakkında da bilgiler aktaran Hakan Sönmezöz, başarılı sporcu olmak için sporcu, aile ve kulüp dayanışmasının önemini vurguladı.
 
Sporcu ailelerinin, çocukları için gösterdikleri özveriyi anlatan video sonrası sporcular ve koçların velilere yaptığı sürpriz pankartlar uzun süre ayakta alkışlandı. Organizasyonun sonunda salondan keyifle ayrılan sporcular ve veliler çıkışta organizasyonu düzenleyen koçları ve yöneticileri tek tek tebrik etti. Koçları temsilen kurucu Hakan Sönmezöz, genç sporcuları ve velileri yeni sezon da birçok renkli aktivite beklediğini müjdeledi. Caddebostan Spor Okulları ve Gençlik Kampları hakkında ki gelişmeleri www.caddebostan.com.tr sitesinden takip edebilir, Ülker Sports Arena organizasyonunda çekilen fotoğrafları ve videoları spor okulları blog sayfasından izleyebilirsiniz.
 

Bahar Alerjilerine Karşı Önleminizi Alın

Çevresel faktörler alerjiyi tetikliyor

Alerji, genetik eğilimi olan kişilerde, çevresel faktörlerin etkisiyle, normalde zararlı olmayan maddelere karşı vücudun aşırı tepki vermesidir. Solunum yolu, cilt ya da gözleri etkileyebilir. Solunum yolu ile alınan alerjenler, üst ve alt solunum yollarında alerjik yakınmalara ve astıma neden olurken; temas alerjenleri ya da besinler daha çok cilt alerjilerini tetikler. Besinlerle, solunum yolu şikayetleri ya da bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Alerji sadece çocuklukta ortaya çıkmaz

Alerjik hastalıklar her yaşta gelişebilir. Genetik eğilimi olan bir kişide çevresel faktörler, alerjinin ortaya çıkış zamanını belirleyebilir. Solunum yolları ile alınan alerjenlere sıkça maruz kalmak, kişide alerjik rahatsızlık gelişme riskini artırmaktadır.

Alerjiye en çok ev tozu akarları sebep olur

Alerjiye neden olan etkene bağlı olarak, alerjik reaksiyonların görülme zamanı değişkenlik gösterir. Ev tozu akarı, hamam böceği, çeşitli hayvanlar, küf mantarı gibi ev içi alerjenler tüm yıl şikayete neden olabilirken, polenler mevsimlere göre farklılık gösterir. Polenler sanıldığı gibi sadece ilkbaharda yayılmaz. Farklı bitkilerin polenleri, farklı zamanlarda ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde alerjik nezleye en sık neden olan etkenlerden biri, ev tozu akarıdır. Ev tozu akarları, aslında “toz” değil, gözle görülmeyecek kadar küçük canlılardır. Deriden dökülen ölü hücrelerle beslenirler.

Alerjiye karşı alınabilecek önlemler

•Ev tozuna karşı, evden halıların ve toz tutacak eşyaların kaldırılması; nevresimlerin 60 derece suyla yıkanması fayda sağlar. Akarlara karşı özel üretilmiş yatak kılıfları kullanılabilir. Evin alerjik kişiden başka biri tarafından sıkça elektrik süpürgesi ile temizlenmesi, akarlara maruziyeti azaltabilir.

•Polen alerjisi olanların, polenlerin yoğun olduğu dönemde dış ortamda çok bulunmamaları ya da maske takmaları önemlidir. Araba ve evde cam açmak yerine filtresi iyi olan klimaların kullanılması ve filtreleri belirli aralıklarla değiştirilmesi önerilir. Polenler çoğunlukla sabah saatlerinde yoğun olarak yayıldıklarından bu vakitlerde evi havalandırmak amacıyla cam açılması önerilmemektedir.

•Dışarıdan eve gelindiğinde giysiler değiştirilerek yıkanmalıdır. Mümkünse burun içi dahi yıkanarak banyo yapılmalıdır. Saçların yıkanması, yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlamaktadır.

•Kedi ve köpek alerjisinden korunmanın en etkili yolu, bu hayvanların yanında bulunmamaktır.

•Hamam böceği alerjisi söz konusu ise, ortalıkta yiyecek artıkları bırakmamak gerekir. Evde hamam böceği olduğu saptanmışsa, profesyonel ilaçlamadan yararlanılabilir. Ancak, ilaçlama hasta kişi evde yokken yapılmalı ve eve girmeden en az 2 saat önce ortam iyice havalandırılmalıdır.

•Araba ile yolculuk yapıldığında camlar kapalı tutulmalıdır. Polen tutucu hava filtreleri olan otomobillerin tercih edilmesi faydalı olacaktır. Otomobilin bakımı esnasında polen filtreleri değiştirilmelidir.

•Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azaldığından polen alerjisi olan kişiler rahat eder. Sıcak ve rüzgarlı günlerde ise polen yayılımı artar. Bu durumda hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalıdır. Dışarı çıkıldığında mümkünse polen maskesi kullanılmalıdır.

•Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir. Yine gözlerin yan taraflarını kapatan güneş gözlüklerinin faydası olabilir.

Alerjenlerin kontrol edilmesine rağmen belirtilerin sürdüğü kişilere, alerji tabletleri ve burun spreyleri gibi tedaviler önerilir. Polenler, saman nezlesi (alerjik nezle) ve astım belirtilerini tetikleyebilir. Alerjik nezlesi olan bazı hastalar, mikrobik bir solunum yolu enfeksiyonu geçirdiklerini düşünebilirler. 1-2 haftayı geçen şikayetleri olan hastalar, mutlaka bir hekime başvurmalıdır.

İstediğiniz Kadar Değil İhtiyacınız Kadar Yiyin

Rafinera, De-Light ve Fit&Well beslenme planlarıyla günlük kalori ihtiyacınıza uygun ve sizi amacınıza ulaştıracak menüler hazırlıyor. 1.100 ile 1.900 kalori arasında değişen menülerde yer alan 3 ana ve 2 ara öğünden oluşan tüm günlük yemekleriniz 5 öğün her gün siz neredeyseniz oraya ulaştırılıyor. Tek yapmanız gereken, http://www.rafinera.com adresinden günlük ne kadar kaloriye ihtiyacınız olduğunu hesaplamak!
Yaş, boy, kilo, fiziksel aktivite, vücut tipi, genel sağlık durumu ve diyetinizin amacına göre değişiklik gösterebilen günlük kalori hesaplamaları, kişiye özel yapılıyor. Bu kriterler ışığında Rafinera’nın diyetisyeni tarafından belirlenen günlük kalori ihtiyacınızı karşılayan menüler hazırlanıyor. Ve cevizli kuru incir dolmasından, kabak mücvere; Burguny köftesinden çikolata soslu muz dilimlerine tüm yemekleriniz sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar öğünler halinde planlanıyor ve tüketilmeye hazır halde size ulaştırılıyor.
Rafinera’nın menüleri, sadece kalori hesabına dayanmamasıyla da dikkat çekiyor. Alınan kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ oranları ile gün içerisindeki dağılımı kilo verme hedefine ulaşmadaki en önemli etkenler olarak menülerdeki belirleyici unsurları oluşturuyor. Beslenme programında yer alan besinlerin birlikte tüketilmeye uygunluğu, metabolizmadaki olumlu etkileri ve öğün saatlerine göre değişen gereksinimler gözetilerek hazırlanan menüler, diyetinize istikrar kolaylığı ve sağlık katıyor.
Gün içinde alınması gereken enerjiyi, daha fazla öğüne bölmenin faydalarına odaklanan Rafinera, planlı beslenme modeliyle kan şekeri regülasyonunuzu sağlayarak daha az acıkma hissi duymanızı hedefliyor. Bu nedenle öğünlerin düzenli olarak tüketilmesi ve az az, sık sık beslenme prensibiyle hareket eden Rafinera, gün boyunca ne yiyeceğinizi bilmenizi ve bu yiyeceklerin hemen elinizin altında olmasını sağlayarak; diyet ile ilgili en büyük problemi aşmanıza yardımcı oluyor.
Uygun Diyet Menüleri, Uygun Fiyatlarla
Rafinera’nın, 1.100 – 1.500 kkal/gün özellikli De-Light ve 1.600 – 1.900 kkal/gün özellikli Fit&Well beslenme planları günlük 20 TL’den başlıyor. Her biri özenli hesaplamalar yapılarak ve önemli kriterler göz önüne alınarak hazırlanan menülerin fiyatları arzu edilen öğünlere göre değişiklik gösteriyor.
Siz de sağlıklı ve lezzetleri yemeklerinizi her sabah kapınızdan teslim alarak, diyetinizin keyfini Rafinera konforunda sürdürün.
Rafinera Hakkında: 2012 Ekim ayında Ali Koç’un da mentorluğuyla sağlıklı ve diyet dostu yiyeceklerle özel menüler hazırlayarak, bu menüleri sahiplerine ulaştıran Rafinera 2007 yılından bu yana faaliyet göstermektedir. Didem Altınbaşak Tulgan tarafından kurulan firma, müşterilerine taze, katkısız ve lezzetli menülerle cevaplar üreten, sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda servis özellikleri ve çalışma prensipleriyle öne çıkmaktadır. Rafinera bu alanda faaliyet gösteren ilk Türk markasıdır.

İletişim:
Adres: Hürriyet Mah. Yurt Sok. No: 44/5 Çağlayan İstanbul
Telefon: 0 212 323 30 10
E-Posta: info@rafinera.com
http://www.rafinera.com