Öz Kayışdağ Doğal Kaynak Suyu

Yeniİ Şehir Mahallesi Baraj Yolu Caddesi Karakaş Sokak No:10

Sait Çoban – Kadir Açıkbaş

642 22 99 – 640 11 44

0554 722 4444 – 0537 785 5032

1923 YILINDAN GÜNÜMÜZE 3 KUŞAKDIR 168 BÖLGE BAYİİ İLE İSTANBUL HALKININ HİZMETİNDEYİZ

ŞİRKET ALIMLARI İÇİN LÜTFEN ARAYINIZ. 

Opel’in Kompakt SUV’si Mokka Satışa Sunuldu

Bu Lezzet Bu Fiyata Kaçmaz

Ataşehir Belediyesine Çevre Ödülü

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ve Prof. Dr. Rafet Bozdoğan'ın bilim kurulu başkanlığını yaptığı, 12 akademisyen ve uygulayıcının da jüri üyesi olduğu Altın Karınca yarışmasının ödül törenine Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi Neşet Ertaş’ın cenaze töreninde olduğu için katılamadı. Törene Ataşehir  Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman katıldı. Hışman ödülü alırken yaptığı konuşmada “Çevre bilincinin oluşması ve doğanın korunması amacıyla bir santim yeşil alanı bile imara açmayan Ataşehir Belediyesi’nin, çağdaş yaşanabilir bir kent oluşturma ve insan odaklı projelerinden biri olan Kutu Kutu Bisiklet projemizi ödüle değer bulan yarışma komitesi başta olmak üzere, bu organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyor, Ataşehir Belediye Başkanı Sayın Battal İlgezdi ve şahsım adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum” dedi.

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Sultanların Yeni Sezon Fikstürü Belli Oldu

5. Hafta: Fomget Gençlik ve Spor – Ataşehir Belediyespor
6. Hafta: Ataşehir Belediyespor – Trabzon İdmanocağı
7. Hafta: Karadeniz Ereğlispor – Ataşehir Belediyespor
8. Hafta: Derince Belediyespor – Ataşehir Belediyespor
9. Hafta: Ataşehir Belediyespor – Adana İdmanyurdu

Kaynak: Ataşehir Belediyesi

BlackBerry PlayBook 32 GBlık Modeliyle Ayda 23,90 TLden Başlayan Taksitlerle TTNETte

TTNET faturasına yansıtma olanağı ile 24 ve 36 aylık taksitlerle satışa sunulan BlackBerry PlayBook OS 2.0 32 GB tablet bilgisayarı satın alan kullanıcılar, taksit süresi boyunca TTNET’in sınırsız WiFi kullanım olanağından yararlanıyor.
Ekran büyüklüğü ve yüksek hız özellikleriyle web tarama, HD video izleme, oyun oynama gibi aktiviteleri kolayca yapabilmeyi sağlayan BlackBerry PlayBook OS 2.0 pek çok özelliğe sahip.
BlackBerry PlayBook OS 2.0’ın özellikleri

•32 GB hafıza
•App World™’ten on binlerce uygulamaya erişebilirlik
•Çift çekirdek işlemci
•Çift kamera (5 megapiksel arka kamera, 3 megapiksel ön kamera)
•7" MultiTouch ekran
•(1024 x 600) piksel çözünürlük desteği ve 1080p HD video oynatabilme
•Micro USB ve HDMI bağlantı uyumluluğu
•Kullanışlı arayüz

36 ay taksitle    24 ay taksitle

BlackBerry PlayBook OS 2.0 32 GB    23,90 TL    29,90 TL

Kampanya hakkında detaylı bilgi almak ve kampanyadan yararlanmak isteyenler; TTNET satış noktalarından, 444 0 375 TTNET müşteri hizmetlerinden veya www.ttnet.com.tr web sayfasından faydalanabiliyor.

TTNET Hakkında

2006 yılında tüm Türkiye’yi internete bağlamak ve dünyayla tanıştırmak amacıyla kurulan TTNET, bugün kurumsal ve bireysel hizmetleriyle sektörde öncü rol oynayan,  müşterilerine bugünün ve geleceğin iletişim teknolojilerini sunan, iletişim ve eğlence şirketidir. İletişim teknolojilerinin üç temel bileşeni olan internet, televizyon ve telefonu birlikte sahiplenen TTNET eğitim, eğlence, iletişim, güvenlik ve işletmelere özel ürünleriyle Türkiye’nin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Şirketin ürün portföyünde başta ADSL/VDSL 2-hızlı internet erişimi,  fiber internet erişimi, WiFi kablosuz internet erişimi ve iPass işbirliği ile TTNET WiFi yurtdışı erişim hizmeti, G.SHDSL, Metro Ethernet, ATM ve Frame Relay internet erişim hizmetleri bulunmaktadır. Sinema ve televizyonu taşınabilir hale getiren Tivibu Web ve ev ortamında TV ekranından ulaşılabilen IPTV hizmeti Tivibu Ev'in yanı sıra, Avea işbirliği ile TTNET Mobil markası altında GSM ve 3G dahil tüm cep telefonu hizmetleri de TTNET müşterilerine sunulmaktadır.
İnternet erişim hizmetlerinin yanı sıra TTNET’in katma değerli servisleri arasında milyonlarca şarkıyı ücretsiz dinleme imkanı sunan TTNET Müzik, dijital oyun platformu Playstore, eğitim alanına yeni bir soluk getiren akıllı eğitim destek aracı TTNET Vitamin İlköğretim ve TTNET Vitamin Lise bulunmaktadır.
TTNET Güvenlik kapsamında güvenli internet için birçok ürün ve servisi kullanıcılarına sunmaktadır. TTNET İşyerim Paketleri ile de işletmelerin ihtiyaçlarına özel ürün ve servisler geliştirmektedir.

BlackBerry ve RIM ailesinin ilgili marka, resim ve sembolleri Research In Motion Limited Şirketi’nin ticari markalarıdır.

 
 

Kids Dino Dig ile Dinozorlar Çağına Yolculuk NeoPlus’ta

Özel kıyafetleri, güvenlik ekipmanları ve kazı araçları ile tam donanımlı hale getirilen minik bilim adamları kendilerini gerçek bir tarihi alanda hissedecekler. Saha çalışmasında bir fosili çıkarmanın ne kadar titiz bir çalışma gerektirdiğini öğrenirken, ekip liderlerinden Mezozoik Zaman ve bu zamanda yüzlerce milyon yıl hüküm süren dinozorlar hakkında temel bilgileri edinecekler. Daha önce çıkarılmış dinozor fosilleri ve T-rex’in iskeletinin replikalarının yer aldığı sergiyi gezme fırsatı da bulacak olan çocuklar, National Geographic’ in sunduğu muhteşem dinozor belgesellerini ve Dinozorlar Çağı sunumu ile 250 milyon yıl öncesine bir zaman yolculuğu yapacaklar.

6-12 yaş arası çocukların eğlenceli saatler geçireceği etkinlikte daha küçük yaştaki ziyaretçilerimiz için de oyun alanları yer alacak. Etkinlik çalışmalarını başarıyla tamamlayan çocuklar, kazı ekibimiz tarafından “dinozor uzmanı” sertifikası ile ödüllendirilecek.

 
 

Ataşehir’in Lüks Konutlarına Maliye Takibi

Pariste Bir ADAM

ADAM, 1.2 lt 70 hp ve 1.4 lt 100 hp’lik motor seçenekleri ve ADAM JAM, ADAM GLAM, ADAM SLAM isimli 3 modeli ile 2013 ilk çeyrek sonunda Türkiye pazarına girecek. ADAM’ın, üstün kişiselleştirme özellikleri sayesinde, Türkiye’de 500 adetlik satış hedefine ulaşması bekleniyor.

Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik, “ADAM’ın sunduğu neredeyse sınırsız kişiselleştirme imkanı bizim için modernizm ve özgürlük anlamına geliyor. Bu özellikleriyle özellikle genç sürücülere ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.

ADAM, maksimum 185 km/s’lik hıza ulaşabiliyor. Tüm motorları ecoFLEX ve opsiyonel start&stop teknolojisi ile birlikte geliyor. Yakıt tüketimi 100 km’de 5.0 lt ve karbondioksit salınımı 118 g/km (1.2 70 hp motor seçeneği ile). ADAM, MacPherson ön gergileri, 15” – 18” tekerlekleri, CITY mod ile gelen Elektrikli Direksiyonu, otomatik olarak park eden Yeni nesil Park Asistanı ile geliyor.

3.70 m boyu ile 3 kapılı 4 koltuklu ADAM, fuarda bulunan konfigüratör ile ziyaretçilere üst sınıfa özgü teknolojik yenilikleri ve neredeyse sınırsız kişiselleştirme imkanı ile tanıtılıyor.

Tasarım Özellikleri:

Geniş ön ızgara, kanat şekilli krom çıta ve vurgulu Opel amblemi Astra ailesinden tanıdık birer tasarım öğesi. Kapı altlarında bulunan bıçak çizgisi ve kapı kolları etrafında dolanan karakteristik şok dalgası da GTC’den tanıdık. A segmentinde ilk kez, hem ön farlar hem de arka lambalar enerji tasarruflu LED teknolojisi ile sunuluyor.

ADAM 3 model seçeneği ve neredeyse sınırsız kişiselleştirme olanağı ile geliyor. Onlarca gövde rengi, jant tasarımı, aydınlatma seçenekleri ve dekorları ile hiçbir ADAM bir diğerine benzemiyor.

ADAM’ın 3 model seçeneği 3 farklı karakter yaratıyor.

 
•Güçlü hatları ile tarz sahibi ADAM JAM, moda meraklılarına
•Zarif ve sitilize ADAM GLAM rafine zevkleri olanlara
•Oldukça erkeksi ADAM SLAM de sportif ve sosyallere hitap ediyor.

Kişiselleştirmenin sonraki aşamasında kullanıcılar, 3 model için 3 opsiyoneller paketi arasında seçim yapabiliyor. Böylece;

* 2 renkli “beyaz ve siyah paketi”,
*gözalıcı “twisted” paketi ya da
*cüretkar “extreme” paketi ile ADAM, tam kullanıcısının zevkine göre şekilleniyor.

Film meraklılarını cezbedecek isimleriyle 12 gövde rengi seçeneği ADAM’la birlikte: “I’ll be Black”, “Papa don’t Peach”, “Purple Fiction”, “James Blonde”, “Saturday White Fever” ve “Buzz Lightgreen”, “Red’n’Roll”, “A Star is Born” bazıları…Tüm gövde renkleriyle uyumlu bir de kişiselleştirilmiş anahtar geliyor. Böylece, kullanıcı ADAM’ı parkettiğinde bile tamamen kendi zevkine göre tasarladığı arabasının bir parçası hep onunla oluyor.

ADAM’ın tavanı gövde ile aynı renkte olabiliyor ama çok daha güçlü bir görünüm için 3 farklı renkten biriyle kombinlenebiliyor: Parlak “I’ll be black”, krem “White my fire”, koyu ve zengin “Men in Brown”. Kişiselleştirme, 3 farklı çıkartma paketi ile zenginleştirilebiliyor: ADAM JAM Splat, ADAM GLAM Fly ve ADAM SLAM Stripes…

ADAM, toplamda, 15”’den 18”’e kadar 31 farklı jant tasarım ve renk kombinasyonu ile sunuluyor. Tavan açılarak gün ışığının içeri girmesi sağlanabildiği gibi, 60 LED ile yapılan tavan aydınlatması ile de yıldızlı bir gökyüzü yaratılabiliyor. Bulut, güz yaprakları ve satranç tahtası grafikli motifler ile süslenebiliyor.

Geniş dekor ve renk yelpazesine ek olarak ADAM’da 6 farklı teknoloji ve görünüm paketi sunuluyor. Böylece sportif ADAM OPC Line paketi ile daha agresif görünümlü tampon ve spoylera sahip olabilir, Sight& Light paketi ile pasif güvenlik önlemlerini arttırabilir. Örneğin, yağmura duyarlı silecek sistemi.

ADAM’larını kış koşulları için hazırlamak isteyen kullanıcılar Kış paketini seçerek koltuk ısıtma sistemi, ısıtmalı direksiyon gibi özelliklere sahip olabiliyor. ADAM’ın tasarımının en çok dikkat çeken özellikleri; değiştirilebilir jant kapakları, LED’li tavan aydınlatmaları, baskı tavan süslemeleri ve aydınlatmalı dekorlar oluyor. ADAM’ın dış görünümü, sunulan onlarca seçenek ile 30.000 farklı ADAM yaratmaya imkan veriyor. Böylece hiçbir ADAM bir diğerine benzemiyor.

IntelliLink Bilgi-Eğlence Sistemi:

Opel’in son bilgi-eğlence sistemi IntelliLink ilk kez ADAM’la birlikte geliyor. Sistem kullanıcıya, kullanıcının akıllı telefonu ile tam uyumla bağlantı kurarak telefondaki uygulamalara araç içinde ulaşma imkanı veriyor. Böylece sistem, kullanıcının kişisel çevresine, ailesine, arkadaşlarına ve en sevdiği eğlenceli uygulamalara aracında ulaşma imkanı sunuyor. Sistem hem Android hem de Apple iOS temelli telefonlarla uyum gösteriyor.

IntelliLink, akıllı telefonda bulunan uygulamaları, araç içinde 7”lik, yüksek çözünürlüklü, renkli dokunmatik ekrana aktarıyor. Bağlantı, USB, depolama aygıtları (MP3 çalar, iPod, iPad vb.) ya da Bluetooth üzerinden sağlanıyor. Böylece, ADAM kullanıcısı, en sevdiği soundtrack’e istediği zaman ulaşabiliyor.

IntelliLink ile telefon görüşmeleri telefon çevirmeden yapılıyor: sürücü depolanmış adres defterinden bir isim seçiyor, arama tuşuna dokunuyor ve araç içi mikrofonlar ile konuşuyor. Kişisel müzik listesi, fotoğraf galerisi, telefon defteri ve digger depolanmış bilgiler ve veriler kolayca ulaşılabilir oluyor. Videolar ve slayt şovlar da ADAM sabit konumdayken izlenebiliyor.

FlexFix Bisiklet Taşıyıcı Sistem:

Opel patentli sistem, kullanıcıya, bisikletini kolayca istediği her yere taşımayı ve istediği an arabasını bırakıp bisikleti ile kırlarda gezinmeyi vaadediyor.

Sistem, arka tampona entegre oluyor ve istendiği an çekilerek açılabiliyor. Kullanılmadığında da tamamen görünmez oluyor. Sistem 30 kg’a kadar bisiklet taşıyobiliyor. Böylece elektrikli bisikletler de taşınabiliyor. Opsiyonel olarak eklenebilen bir parça ile 20 kg’a kadar olan 2. bisiklet de taşınabiliyor. Sistem bisikletler ile yüklüyken bile eğilerek bagaja ulaşım sağlanabiliyor.

 
 

Pariste Bir ADAM

ADAM, 1.2 lt 70 hp ve 1.4 lt 100 hp’lik motor seçenekleri ve ADAM JAM, ADAM GLAM, ADAM SLAM isimli 3 modeli ile 2013 ilk çeyrek sonunda Türkiye pazarına girecek. ADAM’ın, üstün kişiselleştirme özellikleri sayesinde, Türkiye’de 500 adetlik satış hedefine ulaşması bekleniyor.

Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik, “ADAM’ın sunduğu neredeyse sınırsız kişiselleştirme imkanı bizim için modernizm ve özgürlük anlamına geliyor. Bu özellikleriyle özellikle genç sürücülere ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.

ADAM, maksimum 185 km/s’lik hıza ulaşabiliyor. Tüm motorları ecoFLEX ve opsiyonel start&stop teknolojisi ile birlikte geliyor. Yakıt tüketimi 100 km’de 5.0 lt ve karbondioksit salınımı 118 g/km (1.2 70 hp motor seçeneği ile). ADAM, MacPherson ön gergileri, 15” – 18” tekerlekleri, CITY mod ile gelen Elektrikli Direksiyonu, otomatik olarak park eden Yeni nesil Park Asistanı ile geliyor.

3.70 m boyu ile 3 kapılı 4 koltuklu ADAM, fuarda bulunan konfigüratör ile ziyaretçilere üst sınıfa özgü teknolojik yenilikleri ve neredeyse sınırsız kişiselleştirme imkanı ile tanıtılıyor.

Tasarım Özellikleri:

Geniş ön ızgara, kanat şekilli krom çıta ve vurgulu Opel amblemi Astra ailesinden tanıdık birer tasarım öğesi. Kapı altlarında bulunan bıçak çizgisi ve kapı kolları etrafında dolanan karakteristik şok dalgası da GTC’den tanıdık. A segmentinde ilk kez, hem ön farlar hem de arka lambalar enerji tasarruflu LED teknolojisi ile sunuluyor.

ADAM 3 model seçeneği ve neredeyse sınırsız kişiselleştirme olanağı ile geliyor. Onlarca gövde rengi, jant tasarımı, aydınlatma seçenekleri ve dekorları ile hiçbir ADAM bir diğerine benzemiyor.

ADAM’ın 3 model seçeneği 3 farklı karakter yaratıyor.

 
•Güçlü hatları ile tarz sahibi ADAM JAM, moda meraklılarına
•Zarif ve sitilize ADAM GLAM rafine zevkleri olanlara
•Oldukça erkeksi ADAM SLAM de sportif ve sosyallere hitap ediyor.

Kişiselleştirmenin sonraki aşamasında kullanıcılar, 3 model için 3 opsiyoneller paketi arasında seçim yapabiliyor. Böylece;

* 2 renkli “beyaz ve siyah paketi”,
*gözalıcı “twisted” paketi ya da
*cüretkar “extreme” paketi ile ADAM, tam kullanıcısının zevkine göre şekilleniyor.

Film meraklılarını cezbedecek isimleriyle 12 gövde rengi seçeneği ADAM’la birlikte: “I’ll be Black”, “Papa don’t Peach”, “Purple Fiction”, “James Blonde”, “Saturday White Fever” ve “Buzz Lightgreen”, “Red’n’Roll”, “A Star is Born” bazıları…Tüm gövde renkleriyle uyumlu bir de kişiselleştirilmiş anahtar geliyor. Böylece, kullanıcı ADAM’ı parkettiğinde bile tamamen kendi zevkine göre tasarladığı arabasının bir parçası hep onunla oluyor.

ADAM’ın tavanı gövde ile aynı renkte olabiliyor ama çok daha güçlü bir görünüm için 3 farklı renkten biriyle kombinlenebiliyor: Parlak “I’ll be black”, krem “White my fire”, koyu ve zengin “Men in Brown”. Kişiselleştirme, 3 farklı çıkartma paketi ile zenginleştirilebiliyor: ADAM JAM Splat, ADAM GLAM Fly ve ADAM SLAM Stripes…

ADAM, toplamda, 15”’den 18”’e kadar 31 farklı jant tasarım ve renk kombinasyonu ile sunuluyor. Tavan açılarak gün ışığının içeri girmesi sağlanabildiği gibi, 60 LED ile yapılan tavan aydınlatması ile de yıldızlı bir gökyüzü yaratılabiliyor. Bulut, güz yaprakları ve satranç tahtası grafikli motifler ile süslenebiliyor.

Geniş dekor ve renk yelpazesine ek olarak ADAM’da 6 farklı teknoloji ve görünüm paketi sunuluyor. Böylece sportif ADAM OPC Line paketi ile daha agresif görünümlü tampon ve spoylera sahip olabilir, Sight& Light paketi ile pasif güvenlik önlemlerini arttırabilir. Örneğin, yağmura duyarlı silecek sistemi.

ADAM’larını kış koşulları için hazırlamak isteyen kullanıcılar Kış paketini seçerek koltuk ısıtma sistemi, ısıtmalı direksiyon gibi özelliklere sahip olabiliyor. ADAM’ın tasarımının en çok dikkat çeken özellikleri; değiştirilebilir jant kapakları, LED’li tavan aydınlatmaları, baskı tavan süslemeleri ve aydınlatmalı dekorlar oluyor. ADAM’ın dış görünümü, sunulan onlarca seçenek ile 30.000 farklı ADAM yaratmaya imkan veriyor. Böylece hiçbir ADAM bir diğerine benzemiyor.

IntelliLink Bilgi-Eğlence Sistemi:

Opel’in son bilgi-eğlence sistemi IntelliLink ilk kez ADAM’la birlikte geliyor. Sistem kullanıcıya, kullanıcının akıllı telefonu ile tam uyumla bağlantı kurarak telefondaki uygulamalara araç içinde ulaşma imkanı veriyor. Böylece sistem, kullanıcının kişisel çevresine, ailesine, arkadaşlarına ve en sevdiği eğlenceli uygulamalara aracında ulaşma imkanı sunuyor. Sistem hem Android hem de Apple iOS temelli telefonlarla uyum gösteriyor.

IntelliLink, akıllı telefonda bulunan uygulamaları, araç içinde 7”lik, yüksek çözünürlüklü, renkli dokunmatik ekrana aktarıyor. Bağlantı, USB, depolama aygıtları (MP3 çalar, iPod, iPad vb.) ya da Bluetooth üzerinden sağlanıyor. Böylece, ADAM kullanıcısı, en sevdiği soundtrack’e istediği zaman ulaşabiliyor.

IntelliLink ile telefon görüşmeleri telefon çevirmeden yapılıyor: sürücü depolanmış adres defterinden bir isim seçiyor, arama tuşuna dokunuyor ve araç içi mikrofonlar ile konuşuyor. Kişisel müzik listesi, fotoğraf galerisi, telefon defteri ve digger depolanmış bilgiler ve veriler kolayca ulaşılabilir oluyor. Videolar ve slayt şovlar da ADAM sabit konumdayken izlenebiliyor.

FlexFix Bisiklet Taşıyıcı Sistem:

Opel patentli sistem, kullanıcıya, bisikletini kolayca istediği her yere taşımayı ve istediği an arabasını bırakıp bisikleti ile kırlarda gezinmeyi vaadediyor.

Sistem, arka tampona entegre oluyor ve istendiği an çekilerek açılabiliyor. Kullanılmadığında da tamamen görünmez oluyor. Sistem 30 kg’a kadar bisiklet taşıyobiliyor. Böylece elektrikli bisikletler de taşınabiliyor. Opsiyonel olarak eklenebilen bir parça ile 20 kg’a kadar olan 2. bisiklet de taşınabiliyor. Sistem bisikletler ile yüklüyken bile eğilerek bagaja ulaşım sağlanabiliyor.

 
 

Okul Çağındaki Çocuğunuzun Dişlerini Nasıl Korursunuz?

Ağız ve diş sağlığı, vücut ve beden sağlığının vazgeçilmez bir parçası. Ağız ve dişlerdeki rahatsızlıkların birçok hastalığa neden olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmış durumda. İşte bu yüzden dişlerimizi ve ağzımızı iyi korumalıyız. Doğru ve düzenli diş fırçalama alışkanlığı ağız ve diş sağlığının en önemli koşulu. Ancak bu alışkanlığı daha ilk dişimiz çıkar çıkmaz edinmeye başlamamız gerekiyor.

Çocuğa 7-8 yaşına kadar diş fırçalamasına yardım edin

 
Okul öncesi çocuklarda 20 adet süt dişi bulunduğunu belirten Anadolu Sağlık Sağlık Suadiye Tıp Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, süt dişlerinin bu dönemde mutlaka anne-babalar tarafından temizlenmesi ve aynı zamanda diş fırçalama alışkanlığının da bu dönemde kazandırılması gerektiğinin belirtiyor:
 
“İlk diş ağızda görünmeye başladıktan sonra her sabah kahvaltıdan sonra ve akşamları yatmadan önce dişlerinin fırçalanmasına alışan bir çocuk, okul döneminde de aynı alışkanlığa kendiliğinden sahip olur. Çocuklarda diş fırçalama aynı zamanda el gelişimleri açısından da önemlidir. Bu nedenle anne-babalar, önce çocuklarının kendilerinin dişlerini fırçalamasına izin vermeli; son fırçalamayı ise beraberce bitirmeliler. Yapılan çalışmalar çocukların doğru bir diş fırçalaması yapabilmeleri için el gelişimlerinin yaklaşık 7-8 yaş civarında tamamlanabildiğini gösteriyor. Bu nedenle anne-babaların bu yaşa kadar çocuklarının diş fırçalamasında etkin rol oynamaları gerekir.”

Sabah kahvaltı yapsa da yapmasa da dişlerini fırçalamalı

 
Diş fırçalamada en önemli öğünlerin sabah kahvaltı sonrası ve akşam yemek sonrası olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Suadiye Tıp Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, sabah kahvaltıda yenilen şekerli-tatlı besinlerin çürük yapıcı etkileri olduğunu söylüyor. “Bu nedenle okul döneminde sabah trafiği evde ne kadar yoğun olursa olsun dişler mutlaka fırçalanarak evden çıkılmalıdır” diyen Doç. Dr. Çıldır şöyle devam ediyor:  “Gece boyunca diş üzerinde biriken plağın dişlerin fırçalanmasıyla uzaklaştırılması sayesinde sonradan okulda yapılan kahvaltıda, karbonhidratla plak diş yüzeyinde birleşemeyeceği için çürük oluşum riski azalır. Ayrıca sabahları dişlerin fırçalanması mutlaka geliştirilmesi gereken bir alışkanlık olduğundan kahvaltı yapsın ya da yapmasın dişlerini fırçalamaya bu dönemde alışan bir çocuk, bu alışkanlığını ömür boyu devam ettirecektir.”

Akşam dişler fırçalandıktan sonra sadece su içilebilir

 
Akşam dişler fırçalanmadığında, sabaha kadar diş yüzeyinde kalan yiyecek artıkları ve uyku sırasında azalan tükürük akışı ile çürük oluşumu hızlanıyor. Sadece 2 dakika ayırarak diş çürüklerinin tedavisi için birçok saatin diş hekimi koltuğunda geçirilmesinin önlenebileceğini belirten Anadolu Sağlık Suadiye Tıp Merkezi Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, “gece boyunca diş çürüğünün oluşmaması için sadece yatmadan hemen önce dişlerin fırçalanması yeterli olmaz. Dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta daha vardır” diyerek bunları şöyle sıralıyor:

•Gece yatmadan önce süt içme alışkanlığı olan çocuklarda içilen sütün dişler fırçalansa bile tamamen diş yüzeyinden uzaklaştırılması zordur. Bu nedenle sütün yatmadan en az 1 saat önce içilmesi ve yatmadan önce dişlerin fırçalanması gerekir.

 
•Çoğu zaman yapılan hata da dişler fırçalanır, pijamalar giyilir ve yatağa girdikten sonra şurup içirilir. Ancak çocuk şuruplarının içerisinde içimlerini kolaylaştırmak için çoğu zaman şeker katılır. Şurup verdiğinizde şekerli bir meyve suyu da vermiş gibi düşünebilirsiniz. Çünkü bu ilaçlar da diş yüzeyinde kaldığında gece boyunca aynı çürük yapıcı etkiyi gösterir.
 
•Dişler fırçalandıktan sonra sadece su içilebilir. Bunun dışında içilen ya da yenilen her şeyden sonra yeniden dişlerin fırçalanması gerekir.

Okul döneminde çocuğunuzda diş çürüğü oluşma riskini en aza indirmek için öneriler:

•Çocuğunuzun sabah kahvaltı sonrası ve akşamları yatmadan önce olmak üzere günde en az iki kez dişlerini fırçalamasını sağlayın.

 
•Çocuğunuzun şeker tüketimini sınırlandırın. Şekerli yiyecek ve içecekleri ara öğünlerde vermek yerine ana öğünlerden hemen sonra verip sonrasında dişlerini fırçalamasını sağlayın.
 
•Okulların başladığı bu dönemlerde pedodontistinize (çocuk dişleri uzmanına) giderek çocuğunuzun ağız ve diş sağlığı muayenesini yaptırın. Bu sayede varsa başlangıç durumundaki çürükleri, ağrı yapmadan tedavi edilir ve eğitim döneminde size sıkıntı çıkarmaz.
 
•Çocuğunuzda çürük oluşumunu önlemek ve dişlerini çürük oluşumuna karşı güçlendirmek amacı ile halk arasında “Diş Ojesi” olarak bilinen “Fissür Örtücü” uygulamalarının ve tüm diş yüzeylerinin çürükten korunmasında önemli rol oynayan “Yüzeyel Fluorid” uygulamasını okulların başladığı bu dönemde yaptırmanız büyük önem taşır.

Ağaoğlu Yakma Bizi

Fotoğraflar: Can Demir
 
 
 
 

Mobilizm Araç Paylaşımı

Batı Ataşehir KentPlus Kent Çarşı Kapalı Otoparkı

info@mobilizm.com

http://www.mobilizm.com

Mert Artun

0212 444 66 24

Türkiyenin ilk ve en büyük araç paylaşım firması olan Mobilizm Akıllı Hareket. Ağaoğlu Myworld Suncity'den sonra Ataşehir'de ikinci park noktası ile KentPlus Kent Çarşı otoparkında hizmete girmiştir. Üyelik sistemi ile çalışan Mobilizm araçlarına ulaşmak, üye olmak ve detalı bilgi almak için www.mobilizm.com 'u ziyaret edebilir ya da 444 66 24'ten çağrı merkezimize ulaşabilirsiniz. 

Ataşehir Belediye Başkanı İlgezdi: Türküler Babasını Kaybetti

Unesco tarafından yaşayan insan hazinesi olarak kabul edilen Neşet Ertaş’ın eserleriyle yaşayacağını belirten Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “Neşet Ertaş’a rahmet, ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum” dedi.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi 

Modern Şehircilik Ödülü Ataşehir Belediyesi’ne Verildi

Ataşehir Belediye Başkanı Hüseyin Hışman da, kendilerini böyle bir ödüle layık gördükleri için teşekkür etti. Hışman, İstanbul’un yeni ve gelişen bir ilçesi olduklarını vurguladı. 3,5 yıllık belediyecilik yaşamlarında en küçük bir yeşil alanı dahi imara açmayarak bölgedeki yeşil alanları çoğalttıklarını kaydeden Hışman, “3,5 yıllık dönemde yaklaşık 600 bin metrekare yeşil alan yaratarak belediyecilikte yeni bir kent ve yerel yönetim anlayışı geliştirdiğimizi düşünüyorum. Sayın Belediye Başkanımız Battal İlgezdi ve ekibinin içerisinde bulunmaktan gurur duyuyorum” dedi.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Prestige Ahşap

info@ahsapbasamak.org

Hekimbaşı Çiftlik Caddesi No. 393/ A Ümraniye- İSTANBUL

http://www.ahsapbasamak.org

Prestige İnşaat

0537 441 71 66

2008 yılında firmamız kurulurken, içinde bulunduğumuz sektörün ihtiyaçlarına cevap vermeyi,müşterilerimize en iyi hizmet ve kaliteyi sunmayı amaç edinmiştik.Yıllar süren disiplinli çalışmanın, bilgi birikiminin ve tecrübenin ardından şimdi Ahşap merdivenden’den ahşap küpeşte sistemlerine,deck kaplamadan ahşap cephe kaplamaya  kadar tüm sektörler için hı

Ataşehir’de Hobi Atölyeleri Başlıyor

C&C Oto Kiralama

Ataşehir Bulvarı Ata 2-3 Blok Ataşehir

36.Ada

0216 548 12 51

Avrasya Elektrik

0537 223 31 00

Kayışdağı Mahallesi Uslu Caddesi No:76 Ataşehir

mahmuterbas@hotmail.com

http://avrasyaelektrik.com

Mahmut Erbaş

216 661 18 85

MEBİZZ kuaför

ataşehir bulvarı 41 ada ATA 4\4 çarşı kat 1 . no 15

41

mebizz2atasehir@hotmail.com

http://www mebizz.com

metin çelik

02165481185

02165481186

TTNET HİPERNET Paketleri Avantajlı Fiyatlarla Yenilendi

TTNET HİPERNET aboneleri; TTNET Müzik, TTNET Aile Koruma Şifresi ve TTNET WiFi gibi servislerden de ücretsiz yararlanabiliyorlar.
 
Kampanya hakkında detaylı bilgi almak ve kampanyadan yararlanmak isteyenler; TTNET satış noktalarından, 444 0 375 TTNET müşteri hizmetlerinden veya www.ttnet.com.tr adresinden başvuru yapabilirler.

TTNET Hakkında

 
2006 yılında tüm Türkiye’yi internete bağlamak ve dünyayla tanıştırmak amacıyla kurulan TTNET, bugün kurumsal ve bireysel hizmetleriyle sektörde öncü rol oynayan,  müşterilerine bugünün ve geleceğin iletişim teknolojilerini sunan, iletişim ve eğlence şirketidir. İletişim teknolojilerinin üç temel bileşeni olan internet, televizyon ve telefonu birlikte sahiplenen TTNET eğitim, eğlence, iletişim, güvenlik ve işletmelere özel ürünleriyle Türkiye’nin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Şirketin ürün portföyünde başta ADSL/VDSL 2-hızlı internet erişimi,  fiber internet erişimi, WiFi kablosuz internet erişimi ve iPass işbirliği ile TTNET WiFi yurtdışı erişim hizmeti, G.SHDSL, Metro Ethernet, ATM ve Frame Relay internet erişim hizmetleri bulunmaktadır. Sinema ve televizyonu taşınabilir hale getiren Tivibu Web ve ev ortamında TV ekranından ulaşılabilen IPTV hizmeti Tivibu Ev'in yanı sıra, Avea işbirliği ile TTNET Mobil markası altında GSM ve 3G dahil tüm cep telefonu hizmetleri de TTNET müşterilerine sunulmaktadır.
 
İnternet erişim hizmetlerinin yanı sıra TTNET’in katma değerli servisleri arasında milyonlarca şarkıyı ücretsiz dinleme imkanı sunan TTNET Müzik, dijital oyun platformu Playstore, eğitim alanına yeni bir soluk getiren akıllı eğitim destek aracı TTNET Vitamin İlköğretim ve TTNET Vitamin Lise bulunmaktadır.
TTNET Güvenlik kapsamında güvenli internet için birçok ürün ve servisi kullanıcılarına sunmaktadır. TTNET İşyerim Paketleri ile de işletmelerin ihtiyaçlarına özel ürün ve servisler geliştirmektedir.

Tarkanın Eşlik Eettiği Ozan Çolakoğlu ile Rihanna TTNET Müzikte Yaza Damga Vvurdu

TTNET Müzik’te ağustos ayında en çok dinlenen yerli ve yabancı şarkılar belli oldu. Tarkan’ın konuk olduğu Ozan Çolakoğlu şarkısı “Aşk Gitti Bizden”, TTNET Müzik yerli listesinin zirvesinde yer aldı. “Aşk Gitti Bizden” ağustos ayının 1 numaralı şarkısı olurken, TTNET Müzik’te tüm yaz boyunca en çok dinlenen şarkılar arasında bulunarak dikkat çekti. Pop müziğin sevilen isimlerinden Mustafa Ceceli’nin “Bir Yanlış Kaç Doğru” adlı şarkısı ise TTNET Müzik listesinde 2 numarada yer aldı. Yalın’ın dinlenme rekorları kıran son hit parçası “Kasma” ise ağustosta en çok dinlenen üçüncü şarkı oldu.
 
Rihanna yine zirvede
 
Yabancı listenin birincisi yine değişmedi. Bütün bir yaz zirvedeki yerini kaptırmayan Rihanna, “Where Have You Been” adlı şarkısıyla ağustos ayında da birinci oldu. Rihanna’nın “Where Have You Been” ile birlikte TTNET Müzik’in ağustos ayına ait ilk 20 listesinde toplam beş şarkısı bulunuyor. Rihanna tüm yaz döneminde en çok dinlenen yabancı şarkıcı olarak dikkat çekiyor. İki numarada Romanyalı şarkıcı Inna, “Caliente” isimli hareketli ve enerjik şarkısı ile yer alıyor. Michel Telo ise dillerden düşmeyen “Ai Se Eu Te Pego” adlı şarkısı ile ağustos ayında TTNET Müzik’in yabancı listesinin üçüncü sırasında bulunuyor.

Tek şarkı 1, albüm 4 TL

 
Müzikseverler TTNET Müzik’te yer alan tüm şarkıları ücretsiz olarak dinleyebiliyorlar. TTNET Müzik’ten şarkı indirmek de çok kolay. TTNET Müzik’in hayata geçirdiği yeni hizmeti sayesinde kullanıcılar tek bir şarkıyı ya da albümü artık tek bir “tık” ile kolayca indirebiliyorlar. TTNET Müzik’te tek bir şarkı 1 TL’ye, yerli albümler ise 4 TL’ye satın alınabiliyor, ücretlendirme ise kullanıcıların TTNET ADSL faturası üzerinden yapılıyor.
 
TTNET Müzik’teki 100 şarkılık paket satın alma hizmeti ise yine aynı şekilde devam ediyor. TTNET Müzik paketine kullanıcılar ayda sadece 3 TL’ye üye olabiliyor ve 100 şarkı indirebiliyor. TTNET Müzik kullanıcıları mobil ödeme ile 4 TL’ye 100 şarkı paketi satın alabiliyorlar. Böylece müzikseverler, indirdikleri şarkı ve albümleri istedikleri cihaza aktararak diledikleri yerde dinleyebiliyorlar.
 
TTNET Müzik’te yer alan 3 milyona yakın şarkı, TTNET Müzik internet sitesinin yanı sıra TTNET Müzik iPhone, iPad uygulamaları ile Android tabanlı cihazlar için geliştirilen TTNET Müzik Android uygulaması üzerinden de ücretsiz olarak dinlenebiliyor.
 
www.ttnetmuzik.com.tr

Ağustos ayında TTNET Müzik’te en çok dinlenen ilk 20 yerli şarkı

 
1.    Ozan Çolakoğlu feat. Tarkan    Aşk Gitti Bizden
2.    Mustafa Ceceli    Bir Yanlış Kaç Doğru?
3.    Yalın    Kasma
4.    Ozan Çolakoğlu feat. Gülşen    Seyre Dursun Aşk
5.    Murat Dalkılıç    Kader
6.    Sıla    Yoruldum
7.    Gülben Ergen    Durdurun Dünyayı (Taşkın Sabah)
8.    Hande Yener & Seksendört    Rüya
9.    Göksel    Uzaktan
10.    Mehmet Erdem    Hakim Bey
11.    Ozan Çolakoğlu feat. Sertab Erener    Dım Dım
12.    Gökhan Türkmen    Bitmesin
13.    Murat Dalkılıç    Bir Güzellik Yap
14.    Serdar Ortaç    Üzecek Adam Çok
15.    Mustafa Sandal    Ego
16.    Hadise    Biz Burdayız
17.    Emir    Makina
18.    Model    Bir Melek Vardı
19.    Mustafa Ceceli    Bir Zamanlar Deli Gönlüm
20.    Eflatun    Çıkmaz Sokaklar (Feat. Burcu Güneş)

Ağustos ayında TTNET Müzik’te en çok dinlenen ilk 20 yabancı şarkı

1.Rihanna    Where Have You Been
2.Inna    Caliente
3.Michel Telo    Ai Se Eu Te Pego
4.Carly Rae Jepsen    Call Me Maybe
5.Jennifer Lopez    On The Floor
6.Justin Bieber    Boyfriend
7.Rihanna    Man Down
8.LMFAO    Sexy And I Know It
9.Rihanna    We Found Love
10.Justin Bieber    As Long As You Love Me
11.Rihanna    Rude Boy
12.Rihanna    S&M
13.Selena Gomez & The Scene    Love You Like A Love Song
14.DEV    Naked
15.Maroon 5    One More Night
16.will.i.am    This Is Love
17.Havana Brown    We Run The Night
18.Maroon 5    Payphone
19.Eminem    Love The Way You Lie
20.Selena Gomez & The Scene    Who Says

TTNET Müzik Hakkında

 
Türkiye’nin iletişim ve eğlence şirketi TTNET’in dijital müzik platformu TTNET Müzik, dijital müzik sektöründe öncü ve lider konumundadır. 3 milyona yakın yerli ve yabancı şarkının yer aldığı TTNET Müzik’te müzikseverler, şarkıları yüksek kalitede ve ücretsiz olarak dinleyebilmektedirler. TTNET Müzik’te şarkıları MP3 formatında indirebilmek için paket satın almak gerekmektedir. 
 
Müzikseverler TTNET Müzik’te ayrıca, müzik dünyasındaki son gelişmeleri takip edebilmekte, sanatçıların biyografilerine, videolarına ve fotoğraf galerilerine ulaşabilmektedirler.
 
En yeni albümleri, şarkıları ve klipleri daha hiçbir yerde yayınlanmadan takipçilerine sunan TTNET Müzik, müzikseverler ve müzik sektörü için bir referans noktası olarak konumlanmaktadır. TTNET Müzik’teki tüm şarkılar, Meslek Birlikleri ve Yabancı Müzik Firmaları tarafından onaylı ve telifi ödenmiş şarkılar listesinde yer almaktadır.
 
TTNET Müzik, sunduğu eğlenceli özelliklerle kullanıcılarının müzik keyfini ikiye katlamaktadır. Müzikseverler TTNET Müzik’te sınırsız sayıda şarkıyı bir araya getirerek kendi şarkı listelerini oluşturabilmektedirler. Ayrıca editörler tarafından hazırlanan değişik türlerde şarkı listeleri de bulunmaktadır. TTNET Müzik, “müzik türüne” ya da “moda” göre seçim yapma imkanı veren radyo özelliği de sunmaktadır.
 
Müzikseverler TTNET Müzik’te yer alan 3 milyona yakın şarkıyı TTNET Müzik internet sitesinin yanı sıra; TTNET Mobil Müzik iPhone, iPad uygulamaları ile Android tabanlı cihazlar için geliştirilen TTNET Mobil Müzik Android uygulaması üzerinden de dinleyebilmektedirler. www.ttnetmuzik.com.tr

TTNET Hakkında

2006 yılında tüm Türkiye’yi internete bağlamak ve dünyayla tanıştırmak amacıyla kurulan TTNET, bugün kurumsal ve bireysel hizmetleriyle sektörde öncü rol oynayan,  müşterilerine bugünün ve geleceğin iletişim teknolojilerini sunan, iletişim ve eğlence şirketidir. İletişim teknolojilerinin üç temel bileşeni olan internet, televizyon ve telefonu birlikte sahiplenen TTNET eğitim, eğlence, iletişim, güvenlik ve işletmelere özel ürünleriyle Türkiye’nin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Şirketin ürün portföyünde başta ADSL/VDSL 2-hızlı internet erişimi,  fiber internet erişimi, WiFi kablosuz internet erişimi ve iPass işbirliği ile TTNET WiFi yurtdışı erişim hizmeti, G.SHDSL, Metro Ethernet, ATM ve Frame Relay internet erişim hizmetleri bulunmaktadır. TTNET; Avea işbirliği ile TTNET Mobil markası altında GSM ve 3G dahil tüm cep telefonu hizmetleri, TTNET Alo markası ile de bireysel müşterileri için sabit telefon erişimi sunmaktadır. TTNET ayrıca; sinema ve televizyonu taşınabilir hale getiren Tivibu Web ve ev ortamında TV ekranından ulaşılabilen IPTV hizmeti Tivibu Ev'i de  Türkiye’de uygulamaya başlayarak bir ilke imza atmıştır.

İnternet erişim hizmetlerinin yanı sıra TTNET’in katma değerli servisleri arasında milyonlarca şarkıyı ücretsiz dinleme imkanı sunan TTNET Müzik ve dijital oyun platformu Playstore bulunmaktadır. TTNET Güvenlik kapsamında güvenli internet için birçok ürün ve servisi kullanıcılarına sunmaktadır. TTNET İşyerim Paketleri ile de işletmelerin ihtiyaçlarına özel ürün ve servisler geliştirmektedir.
Tek faturada; internet, TV, sabit ve mobil ses hizmetlerini müşterilerine sunan TTNET, Türkiye’de bir “ilk”i daha gerçekleştirerek “dörtlü servis” dönemini başlatan ilk iletişim ve eğlence şirketi olma kimliği kazanmıştır. 
 

AirStation” 1750 Gigabit Çift Bant Yönlendirici: Yeni Nesil Kablosuz Ağ Çözümü

Broadcom'un 5G WiFi çiplerine dayanan ve ilk olarak Las Vegas’taki 2012 CES’te tanıtılan AirStation™ 1750,  802.11n’e göre üç kat daha fazla hız sunar ve ve önceki cihazlarla birlikte çalışabilirliğini sağlamak için 802.11a, 11b, 11g ve 11n ile tam uyumludur. 5G WiFi’ın telefonlar ve tabletlerde hızla çoğalmasıyla birlikte; AirStation™ 1750, daha geniş bir kapsama alanı sağlayacak ve inanılmaz hızlı yükleme süreleri ile istemcilerin pil ömrünü geliştirecektir.

Buffalo Türkiye Genel Müdürü Murat George Şahin, “Buffalo, dünyanın ilk 802.11ac teknolojisine sahip kablosuz yönlendiricisini, etkin maliyet ve yüksek performans ile birleştirerek kablosuz ağ alanının bir kez daha öncüsü olmuştur” şeklinde belirtiyor.

Buffalo AirStation™ 1750, basit bir şekilde mobil cihazların senkronizasyonundan, HD filmlerin çervimiçi servislerden yüksek verili akışına kadar ve bunların arasındaki tüm işlemleriniz için güvenilir, yüksek kaliteli sinyal sağlar. AirStation™ 1750, 5 GHz frekansında 1300 Mb/sn’ye kadar muhteşem hızlar sunarken; geriye dönük uyumluluk için 2.4 GHz frekansında çalışmak üzere 3×3 802.11n antenlere sahiptir ve 450 Mb/sn hız sunar. 5 GHz ve 2.4 GHz frekanslarında toplamda yarattığı 1750 Mb/sn’ye var hacmi ile ürün, sağladığı  en yüksek kalitedeki kablosuz ağ performansı ile tüketicileri Ethernet kabloları, kablosuz ağda yaşanan tıkanmalar gibi geleneksel ağ kısıtlamalarından kurtarır.

5G WiFi hakkında detaylı bilgi için www.5GWiFi.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Buffalo Hakkında

Buffalo, 1975 yılında kurulmuştur ve Türkiye dışında, İngiltere, Fransa, Hollanda, Almanya, ABD ve Tayvan'da ofisleri bulunmaktadır. Japonya'da  1 numaralı çevre birim üreticisi olarak kabul edilmektedir ve 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında dünya çapında tüketici NAS'ı pazar lideridir. (In-Stat).

Buffalo'nun ürün portföyüne, KOBİ’lere kurumsal depolama sağlamak üzere özel olarak tasarlanmış olan TeraStation NAS ürünleri dahildir. LinkStation'ın NAS ürün çeşitleri, multimedya NAS'larını eve getirmektedir. LinkStation Live & Mini; dosyaları, fotoğrafları ve müzikleri depolamanız için basit ve kolay bir şekilde merkezi bir lokasyon yaratmanızı sağlamaktadır. Endüstri lideri AOSS (AirStation One-Touch Secure System) teknolojisine sahip, SMB/SoHo ve ev kullanıcısı için üretilmiş, yüksek performanslı ve kullanımı kolay Nfiniti kablosuz ağ oluşturma ürünleri; kullanıcıların evde veya ofiste tek düğmeye basmak kolaylığında güvenli kablosuz ağlar oluşturmalarına ve bunları yönetmelerine olanak sağlamaktadır.

Buffalo'nun Intel, Broadcom, Nintendo ve Microsoft gibi şirketlerle oluşturduğu güçlü uluslararası endüstri ittifakları, son teknolojilerin işletme ve ev için pratik araçlara dönüşmesinde, alanında endüstriye liderlik etmesine olanak sağlamıştır.

 
 

Metin Erksanın İstanbu’lu

Ulusal Sinema Akımının Öncüleri
 
Usta yönetmen Metin Erksan, Halit Refiğ, Lütfi Akad, Atıf Yılmaz gibi isimlerle beraber, Kemal Tahir’in görüşleri etrafında toplumsal konulara eğilen Ulusal Sinema akımının temsilcilerindendi.  Şoför Nebahat (1960), Keloğlan’la Can Kız (1972) gibi popüler filmler yanında Kadın Hamlet (1976) gibi deneysel çalışmalar da yapan yönetmenin Sevmek Zamanı (1965) isimli filmi, Türk Sineması’nın başyapıtlarından birisi olarak kabul ediliyor.
 
Sinema ve İstanbul
 
Türk sinemasının “gelişim dönemi” olan 1950-1960 yılları arasında İstanbul, filmlerin ana unsurunu, toplumsal ve kültürel bağlamını oluşturur. Asuman Suner’e göre bu filmlerde İstanbul “iç mekân” işlevi görür. Hikâyeler İstanbul’un içinden, İstanbul’da yaşayan kişiler etrafında örülür. Kahramanların hemen hepsi İstanbulludur ve İstanbul’da yaşar. 1960 sonrası sinemasında Anadolu’dan İstanbul’a göç eden kişiler, bu filmlerde öne çıkmadığı gibi ikinci döneme ait filmlerde göçün simgesi olan Haydarpaşa Garı ilk dönemde fazla yer almaz.

Kentte yaşayan kişiler arasındaki farklar kültürel öğelerle temsil edilir: Orta ve alt gelir grupları mahalle hayatını devam ettirir, fakir ama gururlu bir hayat yaşar. Şehir dışındaki veya deniz kenarındaki konaklarda yaşayan üst gelir grupları ise yoz hayatlarıyla kötülüğü temsil eder. Orta ve alt gelir grupları daha çok Kasımpaşa, Eyüp gibi semtlerde, üst gelir grupları Yeniköy, Tarabya ve Göztepe gibi semtlerde oturur. Bebek Sahili, Emirgân, Boğaz gibi yerlerse hemen bütün filmlerde görülür ve “masalsı, romantik” bir hava katar.
 
Metin Erksan, birçok filminde ana mekân olarak İstanbul’u kullanmıştır. Yeşilçam kalıplarını kullandığı filmlerde bile dert edindiği meselelere vurgu yapan yönetmen, İstanbul’u da farklı anlatır. Dergide yer alan üç filmde İstanbul, artık bir romantik fon olarak işlev görmez. Aksine toplumsal eleştirinin mekânı olarak gerçek ve tekinsiz bir yerdir.
 
Acı Hayat: İstanbul’da Evlenmek
 
Acı Hayat (1962), ticari başarısı yanında ele aldığı meseleyle de öne çıkar. Erksan bir söyleşisinde  film için şöyle der: “Zaten filmde bir allegori de vardı. Evlenmek: ev bulmak. Yani bir evin içine girmek demekti. Bir ev bulup içine giremedikleri için o kızla, o erkek ayrılıyorlar ve film oradan itibaren başlıyordu.” Nitekim film bir melodram olsa da toplumsal bir soruna değinir. Kahramanlar, alışkın olduğumuz gibi yanlış anlama yüzünden değil maddi durumları elvermediğinden ayrılır.
 
Kasımpaşa limanında kaynakçılık yapan Mehmet (Ayhan Işık), zenginlerin gittiği bir kuaförde çalışan Nermin’le (Türkan Şoray) evlenmek ister. Çift için evlenmek, ev bulmakla aynı anlamı taşır. Mehmet ev bulmadan Nermin’le evlenmeyi kabul etmez. Sokak sokak İstanbul’u dolaşan çift, gelirlerine göre bir ev bulamaz. Beğendikleri evler pahalı, ucuz evlerse güzel değildir. İlk sahnelerden birinde çiftimizi yeni inşa edilmiş apartmanların önünde yürürken görürüz. Seyirci de Nermin gibi bu yeni apartmanlara bakacaklarını düşünür. Oysa Mehmet “işte şurası” deyince kamera apartmanların bulunduğu tepeden aşağıya inip gecekondulara odaklanır. Bu kaydırma, İstanbul’un geçirdiği dönüşümü de gösterir: Eteklerinde gecekonduların yer aldığı tepelere yeni apartmanlar dikilmektedir.
 
İnsanlar arasındaki farkın mekânsal temsilleri, Acı Hayat’ta da karşımıza çıkar: Mehmet ile Nermin ahşap evlerde oturur, mahalle hayatı yaşarlar. Nermin’i elde etmek için peşinden koşan Ender (Ekrem Bora) ise ailesiyle birlikte Göztepe’de bir konakta oturur.
 
Filmde öne çıkan bir diğer yer Kilyos’tur. Üst gelir gruplarının tatil mekânı olan Kilyos filmde ıssız ve tekinsiz bir yerdir. Ender, Nermin’i sarhoş edip Kilyos’taki yazlığa götürür. Filmin sonunda, zengin olup Nişantaşı’na taşınan Mehmet, Kilyos’ta eşi benzeri bulunmayan bir villa inşa eder. Geri dönen Nermin’e söylediği sözler, aşkını ifade ettiği gibi Kilyos’la temsil edilen mekâna dönük bir eleştiriyi de içerir: “Bir evin ruhu olmalı… Böyle beton mezarlara lanet olsun! İçinde sen olmadıktan sonra n’eyleyim ben böyle evi!”
 
Suçlular Aramızda: Yalı ve Gecekondu
 
Suçlular Aramızda (1964) yine melodram kalıplarıyla toplumsal eleştiriyi bir arada kullanır. Filmin hikâyesi gerçek bir olaya dayanır. Yeniköy Tarabya hattındaki bir köşkten bir kolye çalınır. Şaibeli yollarla zengin olmuş bir ailenin gelinine ait kolyeyi satmak için kuyumcuya giden hırsızlar, kolyenin sahte olduğunu öğrenirler. Zengin ailenin oğlu Mümtaz’ı (Ekrem Bora) olayı basına ve polise duyurmakla tehdit eden hırsızlar ondan para koparmak isterler. Hırsızlarla buluşan Mümtaz, Yusuf’u (Hakkı Haktan) öldürür ve parayla kolyeyi alır. Hırsızın ortağı Halil (Tamer Yiğit) bir yandan polise yakalanmamak bir yandan da Mümtaz’ın karısı Demet’e (Belgin Doruk) gerçekleri anlatmak ister.
 
Film melodramatik öğelere rağmen klâsik bir Yeşilçam filmi olmaktan uzaktır. Zaten isminde bir ironi vardır: Hırsızlara kötü derken kolyenin sahte çıkmasıyla asıl suçlunun zengin aile olduğu anlaşılır. Kahramanlar ne çok iyi ne de çok kötüdür. Halil filmin kahramanı da olsa polisten ve Mümtaz’dan korkar. Mümtaz adam öldürür, eşini aldatır, babasını kandırırken bunları içinde bulunduğu cemiyet yüzünden yaptığını söyler. Demet, kocası Mümtaz’dan kurtulmak isterken zenginlikten vazgeçemez. Belki filmin en kötü karakteri Mümtaz’ın babası Halis Bey’dir (Atıf Kaptan). Gelini ve oğluyla konuşurken bile kâr-zarar hesabı yapan Halis Bey Acı Hayat’taki Tahsin Bey’i hatırlatır. Tahsin Bey de her işi “işadamı mantığıyla” çözmek ister.
 
Filmde mekânsal tezat, Tarabya Yeniköy hattındaki yalılarla hırsızların yaşadığı Büyükdere’deki gecekondu mahallesi arasındadır. Filmin başındaki yemekli toplantı sahnesinde Halis Bey, servetini “kan ve gözyaşına” borçlu olduğunu anlatırken konuklar Halis Bey’in nasıl zengin olduğu hakkında dedikodu yapar. Ancak bütün bu konuşmalar fısıltı halinde gerçekleşir ve sonunda unutuluverir. Köşkteki hayat, Mümtaz’ın metresiyle yaşadıkları ve filmin sonundaki balıkadam partisi üst sınıfın yozluğunu gösterir.
 
Yozlaşmanın karşısındaysa Halil’in yaşadığı Büyükdere’deki gecekondu mahallesi durur. Yokluk ve sefalet öne çıkar ama Halil’in bütün parasını Yusuf’un dul karısına verdiği sahnede olduğu gibi iyilik ve yardımseverlik burada geçerlidir. Demet’in çalıştığı yoksullara yardım derneği ise yardım kuruluşundan çok zenginlerden para almak için ilginç partiler düzenleyen bir sosyete derneği gibi gösterilir.

 
 
Sevmek Zamanı: Büyükada’da Aşk
 
Bugün efsane olan Sevmek Zamanı (1965), çevrildiği yıllarda ne seyirciden ne de Erksan’ın deyişiyle “entelijansiya”dan rağbet görür. Oysa film, bizim geleneğimize özgü bir hikâye anlatır: Surete âşık olma. Büyükada’da bir yalıyı boyayan Halil (Müşfik Kenter), başka bir yalının duvarında yer alan resme âşıktır. Resim yalının sahibinin kızı Meral’e (Sema Özcan) aittir. Bir gün yalıya gelen Meral, Halil’i görür ve tutkusunu fark eder. Halil’in aşkından etkilenen Meral, genç adamı sureti değil, gerçeğini sevmeye iknâ etmek ister ama bir süre bunu başaramaz. Halil gerçek Meral’i değil, resmini ister.
 
Doğulu anlatının altında Erksan toplumsal eleştiriden geri kalmaz. Halil ve Meral, o meşhur ifadeyle “ayrı dünyaların insanlarıdır.” Halil, Meral’in suretini severken, Halil’e âşık olan Meral’in elinde Ovidius’un “Sevişme Yolu” kitabı vardır. Başka bir ifadeyle erkek Doğulu, kız Batılıdır. Meral yazları tatil için adadayken Halil adaya kışın, o da çalışmak için gider. Meral’in babası tıpkı Tahsin ve Halis Beyler gibi işadamı mantığıyla hareket eden, çıkarlarının peşinde bir babadır. Meral’in sevgilisi Başar (Süleyman Tekcan) önceki iki filmde Ekrem Bora’nın çizdiği yozlaşmış zengin genç adam tipine benzer.
 
Sevmek Zamanı, toplumsal eleştirileri yanında bir İstanbul filmi olarak öne çıkar. Özellikle Büyükada filmde önemli bir yer tutar. Zenginlerin tatil yeri olan Büyükada, film boyunca yağmurlu, kasvetli ve ıssızdır. Yaz boyunca ortada görünmeyen boyacılar, tamirciler, işçiler adaya ancak kışın, zenginler yokken gider. Fakat Büyükada toplumsal bir eleştiriye olduğu kadar Halil’in ruh haline de uygundur. Meral’in suretine âşık olan Halil, hem Meral’den ayrı bir dünyada yaşar, hem de ada gibi içine kapanık ve kasvetlidir.
 
Filmde yer alan mekânlardan biri de Maslak’taki atış poligonudur. Bu poligon özellikle dikkat çeker zira Başar ve arkadaşları, Meral’i görmek isteyen Halil’i burada döverler. Başka bir ifadeyle, poligon Başar’ın şımarıklığını ve vahşetini temsil eder. Bir diğer mekân ise Belgrad ormanıdır. Halil ile ustası ormanda bir kulübede yaşarlar, Halil ormanın içindeki gölün kıyısında dolaşır. Filmin son sahneleri de gölde geçer. Meral’in evleneceğini öğrenen Halil, bir kayığa Meral’in resmiyle gelinlik giymiş bir mankeni koyar ve gölde dolaşmaya başlar. Aslında Halil tekrar başa dönmüştür. Meral’in sureti gibi göl de sınırlıdır ve Halil yeniden bu sınırlı hayal dünyasında yaşar. Bir süre sonra nikâhtan kaçan Meral göl kıyısına gelir. Kayığa binen Meral resimle mankeni göle atar. Başka bir ifadeyle Meral Halil’in sınırlı, güvenli hayal dünyasını kaldırır ve yerine gerçeği koyar. Oysa gerçek işin içine girince acı da kaçınılmaz olur. Meral’in peşinden gelen Başar, Halil ve Meral’i vurur.
 
Erksan, Acı Hayat ve Suçlular Aramızda filmlerinde masalsı İstanbul imgesini yıkarken Sevmek Zamanı’nda İstanbul’u bir masal dünyası gibi kurgular. Ancak Erksan’ın masalsı İstanbul’u toplumsal eleştiriden ve acı gerçeklerden kaçınmaz.

Anadolu’da Antik Dönemden Günümüze Su Mühendisliği Harikaları ve Rotaları

Anadolu’da antik dönemden günümüze su mühendisliği harikaları ve rotalarını konu alan kitap; Anadolu’da dünyadaki en eski barajlardan bir kaçını yapmış olan Hititler ile başlıyor. Hemen ardından bu geleneği sürdüren Urartular ile devam ediyor. Sonrasında tarihsel kronolojiye uygun olarak konular, Eski Yunan ve Roma ile sürdürülüp Bizans ve Selçuklar üzerinden Osmanlı’ya ulaşılıyor.
 
Kitapta yer alacak yapılardan bazıları şunlar: İnsanlık tarihinin ilk barajlarından birisi olan Çorum Hitit Alacahöyük barajı, Romalıların Anadolu’daki ilk su kanalı olan Efes Pollio Su Kanalı, Denizli Laodikya Birleşik Kaplar Su Sistemi, Antalya’daki Roma yapısı Aspendos’un Gizemli Su Kuleleri, Patara’nın Görkemli Su Yolları ve Mimar Sinan’ın Eşsiz Kemerleri…
 
Gazeteci, popüler bilim yazarı İrfan Unutmaz tarafından hazırlanacak olan kitapta; Anadolu medeniyetlerinin, suyu yerleşim bölgelerine taşımak için yarattıkları çözümler incelenirken, Türkiye’de antik çağlardan günümüze gelen çok sayıdaki su mühendisliği anıtlarından seçmeler yapılacak.
 
WILO Türkiye Genel Müdürü Ercüment Yalçın, Anadolu’da antik dönemden günümüze su mühendisliği harikaları ve rotaları konusunu ele alan kitap projesi için şunları söyledi: “Hayati önem taşıyan suyu dünyanın her noktasına, geliştirdiği yeni teknolojilerle ulaştıran WILO olarak ülkemizde su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğine dikkat çekmeyi hedefliyoruz. Türkiye su mühendisliğinin seçkin ürünleri açısından dünyada eşi olmayan bir konum ve birikime sahip. Türkiye eski çağlardan beri suyu en iyi kullanan ülkelerden biri olduğu gibi, başarılı su mühendisliği uygulamalarıyla dünyada güzel sanatlardan bilime köprü kurabilen ilk bölge de olmuştur.”
 
Kitabın hem sektöre hem de öğrencilere WILO’nun 20. yıl hediyesi olacağını söyleyen Ercüment Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü: “Hititlerden başlayarak Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar gelen bu çalışmada hemen her çağ ve dönem eserleri değerli gazeteci ve popüler bilim yazarı İrfan Unutmaz tarafından ayrıntılı ve akıcı bir biçimde anlatılacak ve fotoğraflanacak. Amacımız geçmişin gizemli ve görkemli anıtsal çözümleriyle sektörümüzün geleceği olan gençlere ilham vermek.”
 
Barajlar, suyolları, su kemerleri, su toplama hazneleri ve su tünellerinden başlayıp çeşmeler, köprüler ve hamamlara kadar uzanan çok geniş bir çerçevede hazırlanan kitap; Anadolu’daki kültürlerin su ile ilgili geliştirdikleri mimari çözümlere birer anıt eser olarak yaklaşıyor. Kitapta her bir anıtın hikâyesi keyifli bir gezi yazısı diliyle ve mimari özelliklerini de kapsayacak şekilde okurlara aktarılacak.
 
WILO’nun Türkiye’deki 20. yılında sektöre ve mühendislik fakültelerine hediye olarak çıkaracağı Anadolu’da antik dönemden günümüze su mühendisliği harikaları ve rotaları konulu kitap, 2012’nin sonunda tamamlanmış olacak. WILO, arşivlere değer katacak bu önemli kitapla birlikte, İrfan Unutmaz rehberliğinde geziler düzenleyecek, sergiler ve söyleşiler yapacak.
 
İrfan Unutmaz, Wilo için su yollarını takip ederken, siz de ona www.facebook.com/wiloturkey adresinden eşlik edebilirsiniz…

WILO Hakkında: Dünyanın en büyük pompa sistemleri üreticilerinden biri olan WILO'nun temelleri 1872 yılına, Louis Opländer'in bronz ve bakır parçalar işleyen atölyesine kadar uzanıyor. Dünyanın WILO sirkülasyon pompalarıyla ilk tanışması, 1928 yılında oğlu Wilhelm Opländer'in sirkülasyon pompasını icat etmesi ve bu alandaki ilk patenti alarak üretime başlamasıyla gerçekleşti. Bugün, tüm dünyada, yapılardan endüstriyel proseslere, ziraattan genel amaçlı temiz ve kirli su transferine, altyapı yatırımlarından arıtma tesislerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, insanlığın gereksinim duyduğu pek çok alanda WILO'nun tamamlayıcı özellikte tesisat ekipmanları kullanılıyor. Dünyada 71 ülkede yerleşik kendi satış firmaları ve 6000’i aşkın çalışanı ile 1 milyar Euro’yu aşan ciroya sahip olan WILO, Türkiye’deki faaliyetlerine ise 1992’de başladı ve Türkiye gittikçe artan bir hacimde WILO'nun dünyadaki üretim merkezlerine ihracat yapar hale geldi. 2009 yılında alınan yatırım kararı ile sektörün en teknolojik tesisini Türkiye’ye kazandıran WILO, bu sektörde Avrupa’daki LEED Sertifikası’na sahip ilk yeşil binada faaliyet gösteriyor. WILO Türkiye gösterdiği başarılı performansla 2010’da yakın bölgedeki 7 ülkenin (Azerbaycan, Irak, Lübnan, Suriye, İsrail, Ürdün ve Filistin) operasyonlarının Türkiye Ofisi’ne bağlanmasını sağladı. Böylece Türkiye ile birlikte toplam 8 ülkenin operasyon yönetimi WILO Türkiye’de yapılır hale geldi.

www.wilo.com.tr

İrfan Unutmaz Hakkında: 12 Eylül 1957 İstanbul doğumlu. 1984 yılında İ.Ü. Felsefe Tarihi Bölümü’nü bitirdi. Yardımcı sertifikalar olarak; İtalyanca-Türkçe, Türkçe-İtalyanca çeviri ile İngilizce-Türkçe, Türkçe-İngilizce çeviri dersleri aldı. İki yıl İ.Ü. İktisat Fakültesi’ne, iki yıl da İ.Ü. Arkeoloji-Prehistorya Bölümleri’nde kayıtlı olarak eğitim aldı. 

İlk kez 1984 yılında Milliyet gazetesi İstihbarat servisinde foto muhabiri olarak göreve başladı. Birçok gazete ve dergide çalıştıktan sonra, Paris Sipa-Press fotoğraf ajansı ile freelance fotoğrafçı olarak çalışmaya başladı. Bu sırada Sipa-Press ajansının isteği üzerine The New York Times’ın Türkiye ve bölgede, yaklaşık üç yıl süreyle fotoğraflarını çekti (1995-1998). Atlas dergisinde çalışırken Kırım’da eski Hazar Türklerinin kalıntıları ve Yahudi dininden olan Karaylar ile Kırımçakların izini bulup röportajlar yaptı (1992). Ayrıca Abhaz-Gürcü çatışmasına katıldı ve Atlas dergisi için Lazların Hıristiyan akrabaları olarak da bilinen Mingreller hakkında antropolojik bir çalışma yaptı. Daha sonra Türkiye içinde ve dışında çok sayıda etnik halklarla ilgili çalışmalar gerçekleştirdi. Bunların en belli başlıları şunlar oldu: Flash TV için Gagauzlar (Moldavya), Atlas için Tatarlar ve Nogaylar (Kırım ve Romanya), Focus için Kırımçaklar (Kırım), Terekemeler (Karapapaklar) ve Datça-Bozburun Yarımadasının Kayıp Halkları vs. Daha sonra Focus Dergisi için Anadolu’nun kaybolmuş halkalarını inceledi. Bunların en ses getirenleri Galatlar ile Bodrum Yarımadası’nın ilk sakinleri Leleger oldu. Yine The NewYork Times için, Kahire Bürosu’dan Christ Hadges ile birlikte Körfez Savaşı sonrası Kuzey Irak’ın tamamını 2 ay süreyle dolaştı. Kuzey Irak’taki Birleşmiş Milletler gözetimindeki Kürt kamplarına Türkiye’den ilk giren gazeteci oldu.     

1995 yılında, bilim felsefesi eğitimi almış olduğu için bir popüler-bilim dergisi olan Focus’un kuruluşunda da yer alarak göreve başladı. 1998 yılında İtalya’da 2 ay kalarak, önce Fatih Sultan Mehmet’in Otranto Seferi ve Güney İtalya’yı ele geçirmesinden geriye kalan izleri, ardından da konik kubbeli Harran evlerinin benzeri ve devamı sayılan Alberobello Evleri’ni çalıştı. Focus’taki belgesel-bilimsel çalışanları sırasında ilki 1998- DHKD-WWF-Türkiye, ikincisi 2001-INEPO, üçüncüsü 2002-WWF-Türkiye ve dördüncüsü 2003’te yine INEPO’dan olmak üzere dergi kategorisinde ve “çevre” konusunda dört “Birincilik” ödülü aldı. Aynı yarışmada 2004 yılında bu kez “İkincilik” ödülünü aldı. Focus’ta ödül alanlar dahil çoğu keşif niteliğinde 150’nin üzerinde makalesi yayınlandı.

Nisan 2005’te “Aykırı Serüven” adını verdiği ikinci kitabı yayımlandı. (Birinci kitabı Boyut Yayınları’ndan çıkan “İletişim Teknolojileri” adlı 4 ciltlik bir kitaptı.)

2008 Nisan ayında CNBC-e Business’ta işe başladı. Burada “Endüstriyel Ar-Ge” alanında uzun süren çalışmalar yaptı. 2009 başından beri National Geography Türkiye için fotoğraf çekiyor, popüler bilimsel yazılar yazıyor. 

Opetin Yeni Karekteri Opedo Yollarda

Akaryakıt dağıtım sektörünün genç, dinamik ve yenilikçi kuruluşu OPET’in, ürün ve hizmetlerini tanıtmak üzere yarattığı yeni karakteri OPEDO, yardımınıza koşmak, yenilikler getirmek ve sizi gülümsetmek için yollarda… OPEDO ilk reklam filminde süperstar Ajda Pekkan ile birlikte kamera karşısına geçti. OPEDO, 20 Eylül tarihinden itibaren, ayrılmaz bir ikili olduğu tek tekerlekli aracı Motopet ile “OPEDO Yollarda” sloganıyla maceradan maceraya koşacak, her yeniliği takip edecek, OPET’in ürün ve hizmetlerini tüketicilere tanıtacak.

Maslak Venue’de düzenlenen basın toplantısında, dünyada şimdiye kadar kullanılan en uzun holografik sahne sistemi ile kamuoyuna tanıştırılan OPEDO, bir süper kahraman değil, aksine halktan biri: Sıcakkanlı, dürüst, hazırcevap, samimi ve aynı zamanda çok da esprili. OPEDO’nin teknolojiyle arası da en az OPET kadar iyi.

Karakter özelliklerini OPET’in marka değerlerinden, sesini ise Türk tiyatrosunun değerli sanatçısı Olgun Şimşek’ten alan OPEDO, ilk reklam filminde OPET’in yüksek performans ve düşük tüketim sunan Ultra Force ürünü için süperstar Ajda Pekkan ile kamera karşısına geçti.

OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca:

 
“Teknolojik altyapımız ve yeniliklerimizle büyüyeceğiz”

Basın toplantısında konuşma yapan OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca, 20 yıldan bu yana akaryakıt dağıtım sektöründe var olan anlayışı değiştiren bir marka olduklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Hepimizin bildiği gibi akaryakıt zorunlu bir ihtiyaçtır ve akaryakıt alışverişi genelde en yakın veya yol üzerindeki istasyondan yapılır. OPET, akaryakıt dağıtım sektöründe bu anlayışı değiştiren ve marka bağlılığı yaratan bir şirket olma yolunda çok önemli bir mesafe kat etti.  Sektörümüzde, yedi yıldır aralıksız müşteri memnuniyeti en yüksek marka seçilerek yolumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Hedefimiz; 1300’den fazla istasyonumuzla, yeni ürün ve hizmetlerimizle, teknolojik altyapımız ve sektöre getirdiğimiz yeniliklerle, tutarlı büyümemize devam etmek ve  sektörümüzde daha yukarılara yükselmek.”

Yaşadığımız dijital çağda tüketiciyle iletişimin OPET için öncelikli olduğunu da belirten Ağca, 7/24 hizmet veren bir marka olarak iletişimin her mecrasını kullandıklarını ve Çağrı Merkezi, Facebook, Twitter, i-Phone, i-Pad uygulamalarıyla OPET tüketicileriyle buluştuklarını sözlerine ekledi. Ağca, “ Tüketicilerimizle iletişimizi sürdürürken bugün hayatımıza yepyeni bir karakter giriyor. Adı: OPEDO.  Tüketicilerimizin OPEDO’yu seveceklerini umut ediyoruz. OPET’in “Kusursuza Yolculuk” serüvenini bundan sonra bizden biri olan OPEDO sürdürecek” dedi.

Toplantıda konuşan süperstar Ajda Pekkan ise “OPET’le gerçekleştirdiğimiz bu proje beni çok heyecanlandırdı. Çekimlerimiz çok eğlenceli geçti. Herkesin çok beğeneceği bir projeye imza attık” dedi.

OPEDO tanıtımı bir dünya rekoruna da imza attı

OPEDO tanıtımı, kullandığı görsel teknolojiyle bir dünya rekoruna imza attı. Animatik OPEDO karakteri, dünyada şimdiye kadar kullanılan en uzun holografik sahne sistemiyle canlandırıldı. Dünyanın ünlü sanatçı ve konuşmacılarının da kullandığı holografik sahne teknolojisinde kullanılan 10 metrelik sahnenin de üzerine çıkılarak    16 metrelik holografik sahne sistemi kullanıldı, sistemi 30 kişilik bir ekip iki günde tamamladı. 

OPEDO YOLLARDA

OPEDO, maceradan maceraya koşarak OPETin ürün ve hizmetlerini insanlara anlatan, onların derdini çözen bir kahraman.

Kahraman dediysek öyle bildiğimiz süper kahramanlar gibi üstün güçleri olan, başka bir gezegenden gelmiş bir kahraman değil. Bizden biri… Bizim gibi, sokakta karşılaştığımız insanlar gibi biri. Reklam karakteri olmak yerine halktan biri olmayı tercih etmiş biri. 

Tanıyanlar onun komik biri olduğunu söyler. Leb demeden leblebiyi anlar. Hazır cevaptır ve bir o kadar da dobradır.  Gizlisi saklısı, hesabı kitabı yoktur bu yüzden. İçi neyse dışı da odur.

Sıcak kanlı biridir OPEDO… O kadar ki birisiyle aşırı derecede samimi olması için aradan 0.5 saniye geçmesi yeterli. Yemek de seçmez insan da… Ajda Pekkan’la neyse Ali-Veli’yle de odur. Harbi çocuktur. Yapaylıktan, özentilikten hoşlanmaz.

Bizden biridir, teknolojiyle arası acayip iyidir. Her yeniliği takip eder, araştırır bulur getirir. Kılık kıyafetinden motorundan da bu kolayca görülebilir. 

Tek tekerlekli çok fiyakalı bir araç kullanır. Adı Motopet… Motopet konuşmaz ama her şeyi anlar. Duruma uygun hareket eder ve ne gerekirse ona dönüşebilir. İkisi ayrılmaz bir ikilidir.

Yardımınıza koşmak, yenilikler getirmek ve sizi gülümsetmek için OPEDO şimdi yollarda…

Trio Lift Asansör Servisi

Çınar Mah. Kadir Has Cd. Sakızlı Sk. No 18/a Küçükyalı Maltepe

info@triolift.com

http://www.triolift.com

Abdullah AKSÖZ

0216 427 04 91

0532 574 66 43

Trio Lift Asansör 0216 427 04 91

 

Asansör sektöründe her türlü asansör bakımı arızası ve revizyon işlemleri firmamız tarafından profesyonel bir şekilde yürütülmektedir.Asansörler ' de yaşanılan sıkıntıların çözümleri için Trio Lift Asansör ile ileti&thor

MIO Butik

Ataşehir Bulvarı Ata Çarşı Ata 4/4 No:6 Ataşehir

41

http://www.miobutik.com

0216 357 44 48

BAĞDAT CADDE'SİNİ AYAĞINIZA GETİRDİK.

Türkiye Yeni Chevrolet Aveo Satışıyla 58 Ülkenin Önüne Geçti

Yeni Chevrolet Aveo, 2011 yılından bu yana artış gösteren satış rakamlarıyla Türkiye’yi en çok Yeni Chevrolet Aveo satan 7. ülke konumuna getirdi. Dünya genelinde yaklaşık 65 ülkede satışta olan ve Türkiye’de pazara girdiği günden bu yana toplam 5 bin 585 adet Yeni Aveo satışı gerçekleştiren Chevrolet, önümüzdeki dönemlerde satış rakamlarını daha da artırmayı hedefliyor.
 
‘Sınıfının En Güvenli Otomobili’ seçilen Yeni Chevrolet Aveo dünyadaki satış rakamlarıyla dikkat çekiyor
 
Satışa sunulduğu günden bu yana 50.000’e yakın satış rakamıyla Amerika’da en çok satılan model olan Yeni Chevrolet Aveo güvenliği ve konforu ilk sırada tutan aileler ve şirketler tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Bu satış rakamını dünyada 32 bin 043 ile Çin, 11 bin 422 adet ile Meksika ve 10 bin 337 adet ile Rusya izliyor. 2012 Temmuz ayında ise toplam 924 adet ile Türkiye, Yeni Chevrolet Aveo’yu en çok satan 6’ncı ülke konumunda.
 
En üstün güvenlik özellikleri tüm Chevrolet Aveo modellerinde standart olarak sunuluyor. Tüm modellerde 8 hava yastığı (sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları), Elektronik Stabilite Kontrol Programı (ESC), Yokuşta Kalkış Desteği, ABS+EBD Destekli Fren Sistemi, Elektronik Çekiş Kontrolü (TC), Hız Sabitleme Özelliği, ISOFIX çocuk koltuğu bağlantı sistemleri ve yolunuzu aydınlatması için belirlenen bir süre boyunca açık kalabilen follow-me-home (eve kadar takip et) far sistemi de standart olarak sunuluyor. Üstelik Yeni Chevrolet Aveo, yekpare şasi yapısı ile sınıfının en sağlam gövde yapısına sahip otomobili olma özelliğini taşıyor.
 
Chevrolet Hakkında

Chevrolet 130'dan fazla ülkede yaklaşık 4 milyon yıllık araç satışıyla General Motors’un en büyük küresel markasıdır. Satışları bakımından küresel çapta en büyük dördüncü otomobil markası olup aynı zamanda dünyadaki en hızlı büyüyen markalardan biridir. Chevrolet otomobilleri tutkuyu, cesur tasarımı ve kullanışlılığı birleştirir. Harcanan paranın karşılığını büyük ölçüde verir. Chevrolet markası 2005 yılında Avrupa’da yeniden piyasaya sürülmesinin ardından 2008 yılında satışlarını 500.000’in üzerine çıkararak iki kattan fazla arttırdı. Chevrolet 2010 yılında 477.194 adet otomobil satışıyla Avrupa’daki pazar payını yüzde 2,5'e yükseltti. Chevrolet Avrupa’da 2.700'den fazla bayi ve servis noktasından oluşan bir ağa sahiptir. Chevrolet ürün yelpazesi Spark şehir otomobilini, küçük Aveo’yu, kompakt dört kapılı Cruze’yi, Captiva SUV’u ve efsanevi Corvette spor otomobillerini kapsar. Chevrolet 2011 yılında piyasaya yedi yeni otomobil sürüyor: tamamen yeni Orlando aile vanı, yeni Captiva SUV, Corvette Grand Sport Coupé, tamamen yeni beş kapılı ve dört kapılı Aveo, beş kapılı Cruze, Camaro coupé ve kabriole ve ödüllü uzun menzilli Volt elektrikli otomobil. Chevrolet’nin Avrupa’daki en büyük pazarları Rusya, İtalya, Almanya, İspanya, Fransa ve Türkiye’dir. 1911 yılında İsviçre göçmeni Louis Chevrolet tarafından ABD’de kurulan Chevrolet markası 2011 yılında yüzüncü yıldönümünü kutluyor. Chevrolet hakkında daha fazla bilgiye http://www.chevrolet.com.tr veya www.gmmediaturkey.com web adreslerinden ulaşabilirsiniz.

457 Yıllık Divan-ı Muhibbi İlk Defa Sergilendi

“İstanbul Üniversitesi 500 yıllık tarihiyle köklü bir kurumdur. İstanbul Üniversitesi geçmişten geleceğe bilim köprüsüdür. Sahip olduğu kültür değerlerini geçmişten geleceğe taşıyan bir kurumdur. Bu toplantının gerçekleşmesine vesile olan proje de bunun bir göstergesidir.

İstanbul Üniversitesi tarihi binalarını, yerleşkelerini aslına uygun olarak restore ediyoruz. Yıpranmış ve atıl durumdaki yapılarımızı kullanılabilir duruma getirdik. İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi ve Müzesi” projesinde çok önemli adımlar attık.

İstanbul Üniversitesi’nde çok sayıda, çok değerli eserler var. Fotoğraflar, kitaplar, tablolar vs. Bu çok sayıdaki eserin topluma mal edilebilmesi için uğraşıyoruz.

Her yıl bir tema belirliyoruz. Bu yıl ki temamız kültür mirasımızı gün yüzüne çıkartmaktır. İlgili tüm kurumlarla İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Fatih Belediyesiyle restorasyon çalışmalarına başladık. 62 yıldır dokunulmayan kampüsün duvarlarını restore ettik. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi’ni baştan sona yeniledik ve eski işlevselliğini kazandırdık. Kule eskiden olduğu gibi meteroloji hakkında ışıkları ile İstanbul halkına bilgi veriyor.  Bu yıl II. Beyazıt Hamamı’nının restorasyon çalışmalarına başladık. Türkiye’nin ilk hamam Müzesi’nde burada kuracağız ve burayı fonksiyonel bir şekilde kültür-sanat etkinlikleri için kullanılır hale getireceğiz.”

Çok önemli eserleri dijital ortama aktarıp araştırmacıların hizmetine sunduk. Şimdi geldiğimiz aşamada Kanuni Sultan Süleyman dönemi eserleri hakkında detalı bilgi edinecek, onları sanal olarak tek bir sitede görebileceksiniz. İÜ Nadir Eserler Kütüphanesi’nde var olan eserleri gün yüzüne çıkartıp toplumla buluşturmaya devam edeceğiz.”

Projenin sunumunu İÜ Genel Sekreter Yardımcısı Figen Cihan yaptı. Cihan, site üzerinden proje kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Figen Cihan, projede emeği geçen Topkapı Sarayı ve Osmanlı Arşivleri yetkililerine teşekkür etti.

Konuşmalarından ardından İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ve İÜ Genel Sekreter Yardımcısı Figen Cihan, Kanuni’nin Muhibbi mahlasıyla yazdığı divanını konuklara ve basın mensuplarına açtı.

İlk defa görücüye çıkan Kanuni’nin divanı büyük ilgi gördü. Yine Osmanlı geleneksel süsleme sanatları ile bezenmiş tarihi bir rahle üzerinde sergilenen eser, Kanuni’nin edebi kişiliği hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir. Tek nüshası İÜ Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulunan Kanuni divanı, Muhibbi Divanı olarak bilinmektedir. Paha biçilemeyen bu eseri dijital olarak proje kapsamında hazırlanan site vasıtasıyla görmek mümkün.

Kanuni’nin Divan-ı  Divan-ı Muhibbi (1555-1556)

Kanuni Sultan Süleyman’ın, 1520-1566 yıllar arasında Muhibbî mahlası ile yazdığı şiirlerini içeren divanı olan Divan-ı Muhibbi, nestalik hatla yazılmıştır. İçinde 1287 gazel, 15 muhammes, 30 murabba, 2 nazım şekli, 15 kıt'a rubai, 174 müfred, 1 elifname, 1 terci-i bend, 1 münacat, divanın tertibine dair bir makale, divanın tamamına dair bir tarih vardır.

Naturalist Osmanlı süslemeciliğinin lale, karanfil, gül, menekşe, servi, bahar ağaçları, sümbül, nergis gibi çiçeklerle klasik rumi, hatayi, kıvrım dal kompozisyonlarını içerir.

Tezhipleri ünlü tezhipçi Karamemi tarafından yapılmıştır. Her sayfada farklı bir desen mevcuttur.

Dünyadaki tek nüshası olan bu eser İÜ Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

Divan-ı Muhibbi‘nin Künyesi

İÜ Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar No: 5467

İstinsah Tarihi:     973/1555-1556 (457 Yıllık-2012)
Müstensih     :     Mehmed Şerif
Müzehhib     :     Karamemi  (Tezhip yapan kişi, süsleyen kişi)
Kitap ölçüleri     :     26,5 x 16,5 cm.
Yaprak     :     370
Satır         :     11
Cilt         :     Kırmızı meşin şemseli
Yazı        :     Talik
Kâğıt        :     Zerefşan
Sayfadaki satır sayısı: 13

Divan-ı Muhibbi‘nin Rahlesi

Divan-ı Muhibbi‘nin sergilendiği rahle 19. yüzyıl eseridir. 7 dişli geçme olarak açılır kapanır tarzda yapılmıştır. Üst ve alt panoların üzeri, çok zarif sedef yapraklarla süslüdür. Üst panoların ortasında bir daire içinde asma yapraklarından mürekkep 10 yapraklı bir motif vardır. Alt pano ortasında beyzi bir şekil içinde 30 delikli bir kafes oyma, bunun ortasında altıgen bir şekil, bunu da içinde altı yaprak bir çiçek motifi vardır. Dış kenarlar bir bordür ile çevrilidir.

Kanuni Dönemini Aydınlatan Proje

İstanbul Üniversitesi'nin “Nadir Eserleri Toplumla Buluşturma” ve Teknosa'nın “Tarih İçin Teknoloji” konseptiyle birlikte hayata geçirdikleri Nadir Eserler Projesi kapsamının devamın niteliğinde olan proje Kanuni Dönemini sanal ortama taşıdı.

“Cihan Hükümdarı Projesi”yle Kanuni dönemine ait tek nüshası İstanbul Üniversitesi’nde bulunan üç önemli eser dijital ortama taşındı. Kanuni’nin Muhibbi mahlasıyla yazdığı şiirlerinde oluşan Muhibbi Divanı, Kauni’nin Irak seferini anlatan Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn ve Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye adlı eseri Teknosa’nın yardımıyla gelişmiş dijital araçlar vasıtasıyla koruma altına alındı.

Proje kapsamında Türkiye'de ilk defa kurulan İÜ Nadir Eserler Sanal Kütüphanesi’ne  Kanuni Salonu hazırlandı. Bu salonda Kanuni’nin Fransuva’ya yazdığı meşhur mektubu ve Kanunini kaftanı ile sorguçlarını görmek mümkün. Kanuni Salonu’nda İÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ubeydullah Sekizli tarafından bestelenen Güftesi Kanuni’ye ait üç naat ve İÜ Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Nur hocanın okuduğu Kanuni’nin önemli 6 şiiri de yer alıyor.

Yine Türk-İslam mimarisinin en önemli yapılarından biri olan Süleymaniye Camii’nin de 3 boyutlu interaktif simülasyonu hazırlandı. Mimar Sinan’ın kalfalık dönemi eserini olan Süleymaniye Camiini, Kanuni’nin ve Hürrem Sultan’ın Türbesini sanal olarak gezmek mümkün.

Proje kapsamında hazırlanan tüm bu verilere sanatsaverler, araştırmacılar ve tarih meraklıları www.cihanhukumdari.istanbul.edu.tr adresinden ulaşabilecekler. 31 Aralık 2012 tarihine kadar açık kalacak olan sitede İz TV tarafından çekilen “Yedi Tepe” belgeseli de yer alıyor.

iPTV, Televizyon İzleme Alışkanlıklarını Değiştirecek

Zirvenin ilk gününde düzenlenen ve iPTV’nin geleceği ile sunduğu fırsatların tartışıldığı “Limiti olmayan TV, iPTV” paneli, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Panel öncesinde gerçekleştirilen yarışmada bir katılımcı, Apple’ın büyük beğeni toplayan tablet bilgisayarı “Yeni iPad”in sahibi oldu.
Doruktan Türker’in moderatörlüğünü üstlendiği panel, iPTV Derneği Başkanı Atıf Ünaldı’nın dünyada ve Türkiye’de iPTV’nin dününü, bugününü tartıştığı vizyon konuşmasıyla başladı.
 
Panel bölümünde söz alan TTNET Dijital Medya Pazarlama Direktörü Yaman Alpata, Türkiye’yi iPTV kavramı ile tanıştıran Tivibu Ev platformunun yakın zamanda 100 bin kullanıcıyı geçtiğini belirtti. Alpata, şunları söyledi:
 
“Türkiye’de iPTV televizyon izleme alışkanlıklarını değiştiriyor. Yaptığımız araştırmalarda özellikle Tivibu’nun ‘Seç İzle’ ve ‘Tekrar İzle’ gibi gelişmiş özellikleri sayesinde televizyon izleyicilerinin bizi tercih ettiğini gördük. ‘Tekrar İzle’ servisimiz izleyici alışkanlıklarını değiştiriyor. Tivibu aboneleri dizileri bilerek kaçırıyorlar çünkü ‘Tekrar İzle’ ile istedikleri zaman izlemek istiyorlar. ‘Seç İzle’ servisimizin gördüğü ilgi için de şu örneği verebiliriz: Tivibu Ev’in ‘Kırmızı Halı’ klasöründeki filmler 22-28 Haziran haftasında yaklaşık 35 bin kez izlendi. Aynı dönemde Türkiye genelindeki sinemalar toplamda 354 bin izleyiciye ulaşırken, Tivibu Ev'in ‘Kırmızı Halı’ klasörü % 10 pazar payı ile Türkiye’nin en büyük sinema salonu oldu.”

Vestel İş Geliştirme Müdürü Yankı Yalçın ise Türk üreticilerin değişen pazar dinamiklerine hızlı şekilde adapte olduklarının altını çizdiği konuşmasında, “Vestel olarak değişen tüketici alışkanlıklarını takip ediyor ve yeni nesil cihazlarımızla son teknolojileri kullanarak medya sektörünün de ilgisini çekecek bir fırtına yaratmaya çalışıyoruz ” dedi.

 
İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İnteraktif Pazarlama Zirvesi’nde TTNET’in; Tivibu, TTNET Müzik ve Playstore gibi servislerinin deneyimlenebildiği stand alanında gerçekleştirilen etkinliklerde katılımcılar birbirinden renkli hediyelere sahip olma şansını yakaladılar.

TTNET Hakkında

 
2006 yılında tüm Türkiye’yi internete bağlamak ve dünyayla tanıştırmak amacıyla kurulan TTNET, bugün kurumsal ve bireysel hizmetleriyle sektörde öncü rol oynayan,  müşterilerine bugünün ve geleceğin iletişim teknolojilerini sunan, iletişim ve eğlence şirketidir. İletişim teknolojilerinin üç temel bileşeni olan internet, televizyon ve telefonu birlikte sahiplenen TTNET eğitim, eğlence, iletişim, güvenlik ve işletmelere özel ürünleriyle Türkiye’nin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Şirketin ürün portföyünde başta ADSL/VDSL 2-hızlı internet erişimi,  fiber internet erişimi, WiFi kablosuz internet erişimi ve iPass işbirliği ile TTNET WiFi yurtdışı erişim hizmeti, G.SHDSL, Metro Ethernet, ATM ve Frame Relay internet erişim hizmetleri bulunmaktadır. Sinema ve televizyonu taşınabilir hale getiren Tivibu Web ve ev ortamında TV ekranından ulaşılabilen IPTV hizmeti Tivibu Ev'in yanı sıra, Avea işbirliği ile TTNET Mobil markası altında GSM ve 3G dahil tüm cep telefonu hizmetleri de TTNET müşterilerine sunulmaktadır.
 
İnternet erişim hizmetlerinin yanı sıra TTNET’in katma değerli servisleri arasında milyonlarca şarkıyı ücretsiz dinleme imkanı sunan TTNET Müzik, dijital oyun platformu Playstore, eğitim alanına yeni bir soluk getiren akıllı eğitim destek aracı TTNET Vitamin İlköğretim ve TTNET Vitamin Lise bulunmaktadır.
TTNET Güvenlik kapsamında güvenli internet için birçok ürün ve servisi kullanıcılarına sunmaktadır. TTNET İşyerim Paketleri ile de işletmelerin ihtiyaçlarına özel ürün ve servisler geliştirmektedir.

Dünya Genelinde Türkiye’den Çıkan Yeni Bir Global Sosyal Ağ: Hobbycholic

Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi Dalya Dedi

“100 hasta yeni yaşamına merhaba dedi”

Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi, hem böbrek hem de karaciğer nakilleri gerçekleştiren önemli bir merkezdir. Hastanemizin alt yapısının iyi olması, destek birimlerinin de kaliteli olması sayesinde hızlı bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim. 10 aylık bir süreçte 100. naklimizi gerçekleştirdik. Bu sayının 61’ini karaciğer, 39’unu da böbrek nakli oluşturuyor. 100 naklin 10’unu kadavrandan, 90 tanesi ise canlı vericili olarak gerçekleştirdik. Başarı oranlarımız böbrekte yüzde 100, karaciğerde ise yüzde 95’ler seviyesinde olduğunu belirtmeliyiz. Bu süreçte karaciğer naklinde %95’lik başarı ile 60’lı rakamları yakalamamızın önemli bir başarı olduğunu düşünüyorum.

“Organ naklinde ekip çalışması önemli”

 
Bir hastanede organ nakli yapılabilmesi için o merkezin üst düzeyde hizmet veriyor olması gerekmektedir. Çünkü organ nakli sadece ameliyatla ilgili bir işlem değildir. Organ naklinin öncesi ve sonrası süreci için o merkezin poliklinikleri, laboratuvarları, görüntüleme üniteleri, yatan hasta katları ve birçok kliniğinin ortak çalışması çok önemlidir. Bunun için teknik ve teknolojik alt yapımızı oluşturup, yoğun bakımlar ve yatan hasta servis kliniklerimizi hazırlandıktan sonra Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat alındı ve daha sonra nakillerimize başladık.

“Önemli bir açığı kapatıyoruz”

 
Hedefimiz her geçen gün kalitemizden ödün vermeden operasyon sayımızı artırmak ve organ naklini rutin ameliyatlar listesine almaktır. Anadolu yakasında organ nakli yapan merkez sayısı az olduğu için merkezi ve kolay ulaşılabilir konumu İle Memorial Ataşehir Hastanesi’nin bu konuda önemli bir açığı kapatacağını düşünüyoruz.

“Kadavradan nakiller oldukça az”

 
Kadavradan gerçekleştirilebilecek nakiller ile ilgili halkımızı bilinçlendirmemiz gerekiyor. Organ bağışı konusunda yeterli ve doğru bilginin aktarılması çok önemlidir. Sağlık Bakanlığı son yıllarda bu konu üzerinde başarılı çalışmalara imza attı ancak daha çok gidilecek yolumuz olduğu da bir gerçek. Toplum bilinçlendikçe organ bağışına yaklaşımın da daha pozitif hale gelebilecektir. Türkiye’de bir yılda bağışlanması gereken organ sayısının milyon nüfus başına göre düşünüldüğünde 2000 – 3000 arasında olması gerekmektedir. Bu rakam maalesef 300 – 400 ile sınırlıdır. Yani günümüz şartlarında 10 kat daha fazla bağışa ihtiyaç olduğu görülmektedir.

“Kaliteli hizmet güveni artıracak”

 
Sağlık sisteminin her kademesinde çok iyi hizmet vermemiz gerekiyor. Kaliteli hizmet ile güven de kazanılacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da bu konuya açıklık getirmesi ile “organ nakli dinen caiz midir” sorusu da artık sorulmuyor. Kimi zaman da aileler bazen sosyal baskı hissedebiliyor. Bağışlar ile birçok insanın hayatının kurtulabileceğinin unutulmaması gerekir. İnsanların nakil konusunda bilinçlenmesi ve bağışların artması ile yapılan karaciğer ya da böbrek nakilleri ile sağlıklarına kavuşan insanların sayılarının da aratacağına inanıyoruz.

Karaciğer yetmezliğinin en etkin tedavisi nakildir

 
Karaciğer tümörü ve yetmezliğinde Hepatit B, Hepatit C ve bunlara bağlı gelişebilen siroz önemli nedenler arasında sıralanır. Hepatit B’li hastaların %15’inde ileri evrelerde tümör ya da yetmezlik olabilir. Karaciğer yetmezliği ülkemizde de en çok Hepatit B’ye bağlı olarak gelişir. Batı toplumlarında ise alkole bağlı gelişen karaciğer yetmezlikleri daha çok görülmektedir. Karaciğer yetmezliğinin son evresinde olan hastalar için nakil sayesinde uzun ve kaliteli bir yaşam sağlanır.

Böbrek nakli kronik böbrek yetmezliği hastalarının yaşam kalitesini artırıyor

 
Kronik böbrek yetmezliği kişisel olarak insan hayatı için son derece zor bir yaşam şeklidir. Haftada üç gün 4 -5 saat diyaliz makinesine bağlı kalınması, istenilen her aktivasyonun gerçekleştirilememesi, hastanın dilediği gibi su içip, istediği şekilde beslenememesi ve diyalizin olumsuz etkileri hastanın yaşam kalitesini oldukça düşürmektedir. Ancak başarılı bir organ nakli ve hastanın da nakil sonrası yaşam konusunda bilinçlendirilmesi sonrası kişi sosyal yaşamına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

Ataşehir’e Bülent Ecevit Parkı Yapılıyor

Yaklaşık 8 bin metrekarelik bir alana yapılan parkta; basketbol sahaları, mini futbol sahası, gölet ve şelaleler, yer satrancı, çocuk oyun alanları, spor alanları, koşu parkuru, dinlenme alanları, meydanlar, duvar banklar, çardak ve yürüyüş yolları yer alıyor.

Açılışının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetiştirilmesi planlanan parkta, çalışmalar aralıksız sürüyor.

Mahallelerde peysaj ve ağaçlandırma işleri devam ediyor
 
Ataşehir Belediyesi mahallelerde ağaçlandırma ve peysaj çalışmaları ile yeşil alanları da arttırıyor. Peysaj çalışmaları yapılan bölgelerde halkın rahatlıkla spor yapabilmesi için spor alanları ve oturma grupları oluşturuluyor. Ayrıca park ve bahçelerin bakım ve yenileme çalışmaları da devam ediyor.
 
Kaynak: Ataşehir Belediyesi

Force Grup

FORCE GRUP TURİZM,GÜVENLİK,YÖNETİM,TEMİZLİK VE İNSAN KAYNAKLARI DALLARINDA HİZMET VEREN GRUP FİRMADIR.SECURIFORCE GÜVENLİK,FORCE TEMZİLK VE SİTE YÖNETİMİ,ALESTA OTELCİLİK HİZMETLERİ OLARAK KURULAN ŞİRKETLER BÜNYESİNDE 300 KİŞİ GÖREV ALMAKTADIR.AYRICA İNGİLTERE MERKEZLİ BÜYÜK BİR REKLAM FİRMASININ TÜRKİYEDEKİ TEK TEMSİLCİSİ OLAN FORCE GRUP ÇALIŞMALARINDA GÖREV ALACAK ELEMANRIDA İSTİHDAM ETMEK İÇİN BELEDİYELERLE ORTAK ÇALIŞMA İÇİNDEDİR.

0216 317 10 62

Önder Karaman

http://www.forcegrup.com

onderkrmn@hotmail.com

Barboros Mh Yavuzl

Batı Ataşehir Sözem Birebir Eğitim

Mimar Sinan Cad No:167 Batı Ataşehir Palladium AVM Karşısı

sozemegitim.batiatasehir@gmail.com

http://www.sozemegitim-batiatasehir.com

Zeynep Altay

0507 632 11 95

0216 575 62 05

BATIATAŞEHİRDE BİREBİR ÖZEL DERS ADRESİNİZ 

YGS LYS SBS HAZIRLIK

OKUL DERSLERİNE TAKVİYE

YAZILI SINAVLARA HAZIRLIK

ETÜT  EĞİTİMMERKEZİ 

Insignia 2 Kategoride de Sınıfının Birincisi

Eker Süt ile Okul Çantalarına Girdi

Sevimli ambalajı ile 200 ml’lik UHT sütleri, özellikle okul dönemi çocukları çantalarında keyifle taşıyabilecekler. Eker’in bu yeni ürünü,  yağlı bir süt olması nedeniyle de anne-babaların büyüme çağındaki bebek ve çocukları için içimlik anlamında ilk tercihi olacak.
 
Eker,  200 ml’lik UHT sütleri ile çocukların hem kalsiyum ihtiyacını gidermeyi hem de ana besin maddelerinden biri olması sayesinde çocukların obezite olmamalarına da katkıda bulunmayı amaçlıyor.
 
Eker kalite ve güvencesi ile piyasaya sunulan katkısız doğal sütler, okul kantinleri ve marketlerde yerini aldı.

Lider Yine Değişmedi: OPET

Araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de 2011 yılında 76 olan akaryakıt istasyonlarından memnuniyet endeksi, 2012 yılında 1 puanlık artışla 77’ye yükseldi. Aynı oran ABD’de 2011 yılında 74 olarak Türkiye’nin 2 puan gerisinde gerçekleşmişti. OPET’in müşteri memnuniyet endeksi ise Türkiye ortalamasının 4 puan, ABD ortalamasının ise 6 puan üzerinde gerçekleşti ve 2011’deki 81 rakamını korudu…

Cüneyt Ağca: Başarımızı kalıcı hale getirmekten gurur duyuyoruz…
OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca, “Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi’nde üst üste 7. kez müşterilerini en fazla memnun eden marka olmaktan ve başarımızı kalıcı hale getirmekten gurur duyuyoruz” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “KALDER gibi saygın kurumların değerlendirmeleri bizi motive ediyor. Bizler de her adımda çıtayı yükseltmeye çalışıyoruz. Bunun sektörümüze yansımaları da olumlu oluyor. Yenilikçi yaklaşımımız, ürün ve hizmet kalitemizdeki üstünlüğümüz, müşteri memnuniyetine verdiğimiz önemle bu konudaki başarımızı kalıcı hale getirdik. Sektörün değişmeyen lideri olarak; hizmet ve ürün kalitemizle tüketicinin birinci tercihi olmamızın nedeni ise kusursuz hizmet anlayışımız. Önümüzdeki dönemde de yeni istasyonlarımız, güleryüzlü hizmetimiz, yüksek kaliteli ürünlerimiz ve yüksek sosyal sorumluluk bilincimizle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Araştırma 81 ilde, 30 marka hakkında yapıldı

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından yedi yıldır ölçümlenen Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi, 81 ilde 8 bin 34 tüketici ile bilgisayar destekli telefon anketi (CATI) yapılarak tamamlanıyor. Tüketicilerin 30 markanın ürün ve hizmetlerinden memnuniyeti sayısal olarak belirleniyor. Çalışma, müşteri beklentileri, algılanan kalite, algılanan değer ile müşteri memnuniyeti arasındaki nedensel ilişkiyi, diğer taraftan da müşteri memnuniyeti ile müşteri şikayetleri ve müşteri bağlılığı arasındaki sonuç ilişkisini gösteriyor. TMME, Müşteri Memnuniyetinin zaman içindeki eğilimlerinin izlenmesi, müşteri bağlılığı, buna bağlı olarak karlılık ve rekabet edebilirlik hakkında önemli bilgiler veriyor.

Opet’le “Kusursuza Yolculuk”

OPET, “Kusursuza Yolculuk” başlığı altında çağrı merkezi hizmetleri, istasyon hizmetleri ve online hizmetlerden oluşan koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışı ile fark yaratmaya devam ediyor. OPET Çağrı Merkezi, 444 OPET (6738) hattında 7/24 hizmet sunarak tüm çağrılar titizlikle değerlendiriliyor ve eksiksiz teknik altyapı ile tüm müşterileri için çözüm üretiyor.

Yeni Volvo FH Serisi İlk Kez IAAda Sektör ile Buluşacak

Kamyonlar, yürüyen aksamlar, muhteşem videolar ve interaktif özellikler sayesinde ziyaretçiler, yeni kamyonların her yönünü keşfetme fırsatını yakalayacak.
 
Volvo Trucks Corporation Başkanı Claes Nilsson konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Volvo Kamyon olarak yeni FH serisini ilk kez sektörün beğenisine sunacağımız için çok büyük gurur ve heyecan duyuyoruz. Yeni Volvo FH serisi uzun yıllar süren sıkı bir çalışmanın ürünü. Sonuç olarak, yeni Volvo FHlar verimliliği ve yakıt ekonomisini arttıran ve en iyi sürücüleri işletmelere çekmeyi amaçlayan birinci sınıf mühendislik ve tasarım harikası ürünler” diyor.
İlk Euro 6 sunuluyor

IAA’da Volvo Kamyon’un ilk Euro 6 motoru da sergilenecek. Volvo’nun en popüler 13 litrelik 460 hp motoru, zorlu Euro 6 standartlarını karşılayacak şekilde geliştirildi. Bugünün Euro 5 standardı ile kıyaslandığında, azot oksit emisyonları yaklaşık % 80 oranında düşürüldü ve partikül emisyonu yarı yarıya azaltıldı.
Yakıt ekonomisini geliştirmeye yönelik teknik yenilikler

Yeni Volvo FH, en iyi yakıt tasarrufunu sunmak üzere tasarlanırken, bunu sağlamak için yeni geliştirilen bir dizi yardımcı bileşenin altını çiziyor. Bu yeniliklerde Volvo  I-Torque ön plana çıkıyor.  Yeni yürüyen aksam, düşük motor devirlerinde en az 2800 Nm tork üretiyor ve bunun sonucunda da mükemmel bir sürüş ve sessiz çalışma sağlanıyor. I-Torque sisteminin yüksek güç çıkışı, yeni D13 Euro 6 motor ve otomatik I-Shift’in yeni versiyonu olan çift debriyajlı şanzıman sayesinde geliştirildi. Bu yeni şanzımana I-Shift 2 adı verildi. Bu şanzıman sayesinde Volvo Kamyon, ağır nakliye kamyonu için çift debriyajlı otomatik şanzımanı kullanan ilk üretici oldu.
I-Torque, yüzde dört oranına kadar yakıt tüketimini azaltıyor. Diğer taraftan I See, I-Shift şanzıman için geliştirilmiş, tepe ve yokuş bilgilerini kaydeden bir yazılım paketi olarak sunuluyor. Bir otomatik pilot gibi çalışan I-See ve I-Shift sistemleri, yamaçlarda yakıt tasarrufu sağlamak için vites değişimini devralıyor. I- See, I-Torque yürüyen aksam ve diğer yakıt tasarrufu sağlayan bileşenler bir arada çalıştığında, yakıt tüketimi yüzde ona kadar azaltılarak, bir yılda yaklaşık 4100 litreye kadar yakıt tasarrufu sağlanabiliyor.
Üstün yol tutuş

Dünyanın ilk Bağımsız Ön Süspansiyon (IFS)’lu ağır kamyonu Volvo tarafından IAA’da sergilenecek: 500 hp 13 litrelik motor ile Volvo FH 4×2 çekici. IFS ile ön tekerlekler bağımsız ön süspansiyona sahip olduğundan araç yolda daha sabit ve daha dengeli ilerliyor. IFS, kramiyer ve pinyonlu direksiyon ile birleştiğinde tekerleklerden anında yanıt alınmasını sağlıyor. Bu da kontrol ve yol tutuşu hissini artırıyor.
Yeni kabin – daha fazla alan ve daha fazla konfor

Hannover IAA fuarında herkesin görebileceği diğer bir değişiklik ise yeni Volvo FH serisinin kusursuz profili ve araç park halindeyken bile hareket ediyormuş görüntüsü. Bu izlenimi, kabin panellerinin çizgileri ve biçimleri yaratıyor. Örneğin tekerlek gövdesinin üst kenarı, ileriye ve aşağıya doğru açılı bulunuyor. Bir başka önemli tasarım değişikliği ise A sütunlarında yapılmış. Daha da dikleştirilen A sütünları ile yeni Volvo FH kabinlerinin daha ferah hale gelmiş oluyor. Ayrıca, kabinin içi bir metreküp genişletilmiş, böylece kabin içindeki saklama alanın kapasitesi de 300 litre arttırılıyor. Ayrıca kabinde ayakta durma yüksekliği de artıyor.
Yeni Volvo FH modellerinde, sürücüler hem daha rahat ve hem de daha üretken olabiliyor. Volvo Kamyon standında ziyaretçiler, bölünmüş bir kabin aracılığıyla ilk kez yeni dizayn edilen kabini görerek yeni Volvo FH’ın verimli çalışma alanı olabilmesi için yapılan yüzlerce teknik ve tasarım özelliklerini inceleyebilecekler.
Ziyaretçiler ayrıca yeni kabinin dinlenme ve boş zamanlar için nasıl bir alan yarattığını görme fırsatını yakalayacaklar. FH serisinin ustalıkla düzenlenmiş fonksiyonel tasarımı, kamyon sürücülerine dinlenmeleri ve rahatlamaları için büyük olanak sağlıyor. Aynı zamanda ranza kısmı 815 mm genişletiliyor.

Volvo FH16 – Tüm  yüksek beklentilere cevap veriyor

Tam 750 bg ve 3550 Nm tork üreten 16 litrelik motora sahip Volvo’nun en güçlü çekicisi Volvo FH16,  standart 4×2 çekici olarak ve bir 8×4 ağır nakliye kamyonu ile IAA’da yerini alacak. Volvo FH16 uzun yıllardır performans, verimlilik, güç ve konfor üzerine yüksek beklentileri olan taşımacıların ilk tercihi oluyor ve yeni sürümü ile performansını yepyeni bir seviyeye taşıyacağının sinyallerini veriyor.
Volvo Kamyon her zamankinden daha güvenli

Kazaları en aza indirgemek için geliştirilmiş çeşitli teknik sistemleri, sürücü ve diğer yolcuları kazanın etkisinden koruyan güçlü yapısı ile yeni Volvo FH  şimdiye kadar Volvo’nun  sunduğu en güvenli araç. Yeni Volvo, 1.000’in üzerinde bilgisayar simulasyonuna ve 20’den fazla tam ölçekli  teste tabi tutuldu.
Çapışma testine tabi tutulmuş bir Volvo FH ise IAA’da gösterimde olacak. Birçok özellik ve fonksiyon maksimum görüş sağlamak için yeniden tasarlanarak sürücü görüşü ve kontrolün geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Yeni özellikler arasında büyük pencereler, yeniden tasarlanmış gösterge paneli ve daha ince dikiz aynaları bulunmaktadır. Tüm bu özellikler, çarpışma riskini azaltmaya yardımcı olur .
Volvo Kamyon, IAA fuarı kapsamında 19 Eylül 2012 tarihinde saat 11.00 'de Volvo Otobüs ile birlikte 17. salonda yer alan 5 numaralı standında bir basın toplantısı düzenleyecek.

Volvo Kamyon standındaki kamyonların özellikleri  

IAA’da yeni Volvo FH’ın altı farklı çekici modeli ve iki sabit kamyonu sergilenecek;

•13 litrelik 500 hp ve Euro 5 motor ile bağımsız ön süspansiyonlu (IFS) 2 adet 4×2 çekici,
•Biri yeni Euro 6 motorlu standart çekici, diğeri Euro 5 motorlu x-low şasili çekici olmak üzere iki ader 13 litrelik 460 hp çekici,
•13 litrelik 460 hp ve Euro 5 motor ile 6×4 çekici ve damperli yarı römork
•Çarpışma testine tabi tutulmuş ve emniyet kemeri ve hava yastıkları ile donatılmış 13 litrelik 500 hp ve Euro 5 motor ile 4×2 çekici
•13 litrelik 460 hp Euro 5 motorlu bir adet değiştirilebilir kasalı ve bir kaldırma kancalı 6×2 kamyon

Yeni Volvo FH16 750 hp Euro 5 motorlu iki farklı çekici modeliyle fuarda sergilenecek;

•4×2 standart çekici
•8×4 ağır  nakliye kamyonu

IAA’da sergilenecek diğer dört araç;

•İnşaat işlerinde talep edilen Volvo FMX, 13 litrelik 460 hp ve Euro 5/EEV motor ile 6×4 sabit 3-yollu damper.
•Bölgesel taşımacılık için tercih edilen Volvo FM, 11 litrelik 370 hp ve 4×2 Euro 5/EEV motor ile konteyner yükleyici.
•Ağır araç segmentinde hafif kamyon olan Volvo FE, 300 hp ve 7 litrelik Euro 5/EEV motoru ile  atık toplama üstyapı ile  6×2 şasi kamyon olarak sergilenecek. Ayrıca araç düşük giriş kabinli olarak donatılmıştır.
•12-18 ton ağırlık sınıfı ile Volvo FL, orta-ağır segmentine uygun ve yerel dağıtım için optimize edilmiştir. 240 bg  ve 7 litre Euro 5/EEV motor ve kuyruk asansör tarafından desteklenmektedir.  Sabit platformlu üstyapı ve bir kuyruk asansörü ile sergilenecektir.

IAA’da aşağıda özellikler sunulacak;

•I-Shift 2 otomatik şanzıman dahil I-Torque yürüyen aksam
•13 litrelik 460 hp Euro 6 motor
•I-Shift 2 otomatik şanzıman
•IFS – Bağımsız Ön Süspansiyon
•Bölünmüş Volvo FH kabin
•16 litrelik motor kesiti
•13 litrelik motor kesiti