Osmanlı Tulumbacısı

Kayışdağı Yolu Cad. No: 6 İçerenköy

http://www.osmanlıtulumbacisi.com

Akın Sayıl

574 60 12

Saatlik üretilen 6 çeşit (Sade, Portakallı, Franbuazlı, Çikolatalı, Karamelli ve Antep Fıstıklı) Osmanlı tulumbası ve 5 çeşit Osmanlı şerbeti ile hizmetinizdeyiz. 

Bu Dostlar Sağlığın Düşmanı

Sigara ve alkolün birlikte kullanılması birbirlerinin keyif verici özelliklerini artırmalarına ya da birbirlerinin istenmeyen etkilerini hafifletmelerine sebep olabilmektedir. Beyne ulaşan nikotin, “nikotin reseptörleri” adı verilen protein yapıda alıcıları uyarır. Bu proteinler, bazı fizyolojik fonksiyonları düzenlerler. Sonuç olarak, beynin özel bir bölgesinden nikotin etkisiyle “dopamin” adı verilen bir madde salınır. Mekanizması tam olarak anlaşılmasa da, alkol kullanımı ile de dopamin salgısı artmaktadır. Dopamin, bağımlılıkta rolü olan sinirler arası bir ileti maddesidir. Küçük doz alkol bile, nikotinin keyif verici etkisini güçlendirir. Bu nedenle sigara içen kişiler, alkol aldıklarında daha da çok sigara içme eğilimindedir. Alkol dozu arttıkça, sigara içme isteği de artar.

Giderek artan dozda tüketme ihtiyacı hissedilir

 
Bir maddenin ya da ilacın uzun süreli kullanılması sonucu aynı etkiyi yaratmak için daha yüksek doz kullanılmasına gerek olması durumuna “tolerans” adı verilir. Hayvanlarda yapılan deneylerde, uzun süreli nikotin kullanımının alkolün bazı etkilerine karşı tolerans oluşturduğu, yine benzer şekilde, uzun süreli alkol kullanımının nikotine karşı tolerans geliştirdiği bulunmuştur. Bu iki yönlü etkileşim nedeniyle, aynı haz duygusuna ulaşmak için, kişiler giderek artan dozda alkol ve sigaraya ihtiyaç duyabilirler. Alkolün nikotin bağımlılığı gelişmesini kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Sigaranın neden olduğu sinirlilik gibi bazı tatsız belirtiler, alkolün yatıştırıcı etkisi nedeniyle rahatlayabilir. Bunun tersine, nikotin, alkolün dikkati ve hafızayı baskılayıcı ve dengeyi bozucu etkisini geçici olarak azaltabilir. Zamanla nikotinin bu etkisine karşı tolerans gelişir.

Alkol ve sigara kansere davetiye çıkarıyor

 
Alkolün sigara içme davranışını, sigaranın da alkol alımını artırdığı düşünülmektedir. Sigara da, alkol de bazı kanser türlerinin gelişimini tetikleyebilir. Alkolün vücutta yıkıldığı ilk madde olan “asetaldehit”, toksik bir maddedir ve  “kanserojen” yani, kanser yapıcı etkisi vardır. Sigara dumanında da pek çok başka kanser yapıcı maddenin yanı sıra “asetaldehit” adı verilen tehlikeli madde bulunur ve sigara içme sırasında tükürüğe geçer. Tükürükteki asetaldehit yutkunmayla yemek borusu ve mideye ulaşır. Asetaldehit, üst gastrointestinal sistemde kansere neden olabilir. Bazı kişilerde genetik nedenlere bağlı olarak asetaldehit oluşumu daha fazlasının vücuttan temizlenmesi daha yavaştır. Bu bireyler, uzun süreli ve yoğun alkol kullanırlarsa, hatta bir de bunun üzerine sigarada bulunan diğer kanserojenler eklenirse, kanser riski daha da artar.

Birlikte kullanıldığında ağız içi kanseri riskini 10 kat artırıyor

 
Yüksek miktarlarda sigara ve alkol birlikte kullanıldığında, yassı hücreli ağız içi kanseri riski tek başlarına göre kullanılmalarına göre 10 kattan daha fazla artmaktadır. Sigara ve alkolün kullanılma miktarı arttıkça, bu risk daha da fazlalaşır. Sigara ve alkolün gelişimini artırdığı diğer kanser türleri arasında; gırtlak, yemek borusu, karaciğer ve pankreas kanserleri sayılabilir. Örneğin bir araştırmada, votka kullanımının kadınlarda akciğer kanseri gelişmesi üzerine sigara ile sinerjik etki gösterdiği saptanmıştır.

Kalp damar hastalıklar kaçınılmaz olabilir

 
Sigara ve alkol, kalp-damar hastalıkları, osteoporoz (kemik erimesi) riskini yükseltmektedir. Sigara ve alkolün beraber kullanımı, gebeliğe bağlı komplikasyonları da artırır (plasenta ayrılması, ölü doğum, erken doğum ve bebekte büyüme geriliği gibi). Sonuç olarak, her ikisi de zararlı olan bu madde, birlikte kullanılınca daha da zararlı hale gelmektedir. Birinin bırakılması, diğerinin daha rahat bırakılmasını sağlayabilir. Özellikle, sigaradan kurtulmaya çalışırken, alkolden uzak durmak, ya da hiç değilse alkol kullanımını azaltmak, sigarayı bırakmayı kolaylaştıracaktır.

d’oro WALLPAPERS

Atatürk Mah. Mozaik Çarşı K:1 No:23 Ataşehir

info@dorowallpapers.com

http://www.dorowallpapers.com

Ergül ŞENLİK

0216 455 40 62

DENTATAŞEHİR Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Ataşehir Bulvarı,Ata 4-1 Çarşı Kat.1

41 Ada

info@dentatasehir.com

http://www.dentatasehir.com

Koordinatör : Filiz Laçalar

0216 456 32 31

ATAŞEHİR MEDİKAL Sağlık Hizmetleri ve tic Ltd Şti

0 5334865541

1996 yılından beri ATAŞEHİR'de toplum(çocuk-yetişkin) ağız ve diş sağlığının hizmetindeyiz.Uzman hekim kadromuzla,sağlık ve estetik anlamda ihtiyaçlarınıza çözüm üretmekte ve gerçekleştirmekteyiz.

Ataşehir’de Uyuşturucu Şebekesi Çökertildi

Ataşehir’de Protesto

TÜMAKÜDER

Zümrüt Sitesi Zümrüt2, D:2

35

tumakuder@tumakuder.org

http://www.tumakuder.org

Mustafa Akalp

456 67 77-78

456 67 79

AKÜMÜLATÖR İTHALATÇILARI VE ÜRETİCİLERİ DERNEĞİ

Kıl Dönmesi Tedavisini İhmal Etmeyin

Şişliğin iltihaplı olması nedeniyle oluşan apse deriye açılarak hastalığın kronikleşmesine ve kronik kıl dönmesine neden oluyor. Kıl dönmesi apsesi ya da kıl yuvasının içinde her zaman kıl olmasına karşın, o bölgede kıl folikülünün bulunmaması ise var olan kılların dışarıdan geldiği görüşünü destekliyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ayhan Erdemir kıl dönmesi hakkında şu bilgileri veriyor: “Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumunda, iki kaba et arasında, oturma ya da hareket sırasında sürtünme yoluyla, ter bezi deliklerinden deri altına girmesi, yollar açması ve bakterilerin de eklenmesiyle iltihaba neden olması sonucu oluşur. Hastalığa dikkat edilmezse kronik bir hal alır.”

Dr. Ayhan Erdemir, kuyruk sokumu başta olmak üzere göbek, yüz, sakal bölgesi, koltuk altı gibi çeşitli bölgelerde görülen ve irinli apselerle ortaya çıkan kıl dönmesinden korunmanın yolunun, yaşam şeklinde değişiklik ve kişisel hijyene özen göstermek olduğunu söylüyor.                                                                            

Kıl dönmesine neden olan etkenler

Hastalığın 15-35 yaşları arasında sıkça görüldüğünü ve 45 yaşından sonra görülme sıklığının azaldığın belirten Op. Dr. Ayhan Erdemir, kıl dönmesine yol açan etkenleri ise şöyle sıralıyor:

•Vücudun kıllı olması ve dökülen kıl miktarının fazlalığı
•Kuyruk sokumunun dar ve derin olması, kıllara uygulanan emici gücün fazlalığı
•Dökülen kılların olukta uzun süre beklemesi
•Kötü hijyen
•Kuyruk sokumunda çatlak, yarık ya da yara izi olması
•Uzun süre oturma sonucu oluşan travma
•Derinin uzun süre terli ve nemli kalması sonucu batığın kolaylaşması
•Şişmanlık

Medya, Yüz Naklinden Tam Not Aldı

Yerel ve bölgesel basın, konuyla ilgili 720 adet haber üretirken, ulusal basında 664 adet haber saptandı. Kıbrıs yayınlarında ise 17 haber görüldü.
 
Tüm haberlerin ulaştığı toplam tiraj, 117 milyon 307 bin, erişimin ise 358 milyon 380 bin olduğu göz önünde bulundurulduğunda Türk Medya’sının Yüz Nakli’ne verdiği destek tam not aldı. Medyanın gücünü arkasına alan doktorlarımızın önümüzdeki günlerde başarılarını katlayacağı tahmin ediliyor.

Van’daki Kardeşlerim Üşümesin Diye Resim Yapıyorum

Ataşehir Belediyesi tarafından, getirilen her resim karşılığında Ataşehirli çocuklara Van’daki deprem bölgesine yardım yapabilmeleri için; battaniye, atkı, eldiven, bere gibi malzemeler verilecek. Çocuklar da bu malzemeleri kolilere yerleştirerek Van’daki çocuklara ulaştırılmak üzere teslim edecekler. Aynı gün malzemeler Van için yola çıkacak.
 
Bu etkinlik ile aynı zamanda “En çok çocukla aynı anda resim toplama rekoru” kırılmaya çalışılacak. Dünya Çocuk Rekorları Kurumu adına etkinliği izleyecek olan Prof.Dr. Orhan Kural eğer rekor kırılırsa, rekoru tescilleyecek.

Toplanan resimlerin üzerinde analizler yapılarak, daha sonraki zamanlar da çocuklardaki deprem algısı ve etkisi üzerine bir bildiri yayınlanacak.

Meteoroloji ve AKOM Uyarıyor: Kar ve Soğuk Geliyor

Hayatta En Az 100 Sigara İçtiyseniz Dikkat

Atardamarlar oksijenden zengin kanı kalpten dokulara taşıyan kan damarlarıdır. Yeterince büyüyen, genişleyen bir anevrizma patlayarak çok tehlikeli ve sıklıkla ölüme yol açabilen vücut içi kanamaya neden olabilir.

Her yıl 3 bin insan ölebiliyor

Ülkemizde her yıl 3 bin insan patlayan aort anevrizmaları nedeniyle ölmektedir. Patlamaya bağlı aort anevrizmaları, ülkemizde 50 yaşın üzerindeki erkeklerde 7. sıradaki ölüm nedenidir. Yırtılmaya bağlı birçok anevrizma vakası aslında erken tanı ve tedavi ile önlenebilmektedir. Birçok anevrizma henüz belirti ve bulgu vermeksizin gizlice gelişebilmektedir. Bu nedenle de risk altındaki hastaların taramalarla kalp damar cerrahları tarafından takip edilmeleri önemlidir.

Erkekler kadınlara oranla daha fazla risk altında

En sık anevrizma tipi olan AAA (Abdominal Aort Anevrizması) erkeklerde kadınlara nazaran 5-10 kat daha fazla gözlenmektedir. AAA riski yaşla birlikte artmakta olup, 60-80 yaş gurubunda en fazla görülür. Periferik anevrizmalar da yine bu yaş gurubunda daha fazla gözlenmektedir, beyindeki anevrizmalara ise 35-60 yaşlarında daha genç bir popülasyonda sıklıkla rastlanır. Özellikle hayatında en az 100 sigara içmiş 65 yaşın üzerindeki herkesin abdominal aort anevrizması varlığının araştırılması açısından yıllık “abdominal ultrason check-up” yaptırması gerekmektedir.

Sigara içenlerde anevrizma gelişimi 8 kat daha fazladır

Bazı durumlarda anevrizmaya daha sık rastlanmaktadır. Bunlar içinde de en önemlisi sigaradır. Örneğin sigara içenlerde anevrizma riski gelişimi 8 kat daha fazladır. Anevrizma gelişim riskini arttıran diğer durumları ise şöyle sıralayabiliriz:
 
•Ateroskeroz (damar sertliği), atardamarların içyüzünde yağ birikimi oluşması.
•Aşırı kilo ve obezite
•Aile fertlerinde aort anevrizması, kalp hastalığı veya diğer atardamar hastalıkları varlığı
•Aorta duvarını zayıflatan hastalıkların varlığı:
• Marfan sendromu (dokuların normal olarak gelişmediği genetik geçişli bir durum)
•Tedavi edilmemiş Sifilis (günümüzde çok nadir rastlanır)
•Tüberküloz (günümüzde çok nadir)
•Göğüs bölgesine darbe (araba içi göğüs travması) veya yüksekten düşme
•35 ile 60 yaşları arasında ısrarcı yüksek tansiyon hastalığı (bu durum beyin anevrizmalarını da artırır)
•Uyarıcı ilaçların kullanımı (kokain vb.)

Anevrizma tipine göre tedavi seçeneği

İlaçlar ve cerrahi; anevrizmalarda 2 tedavi yöntemidir. İlaçlar, cerrahi tedavi öncesi verilebildiği gibi cerrahiye gerek duyulmayan hastalarda da verilebilmektedir. Normal damar çapının 2 katının üzerinde genişlemiş ve patlama riski bulunan hastalarda cerrahi önerilen tedavi şeklidir. Tedavi önerileri aort anevrizmalarının çapıyla bağlantılıdır. Küçük anevrizmalarda izlenerek beklenirken büyük anevrizmalarda cerrahi önerilir.

Avukat Didem Pehlivan

http://www.didempehlivan.av.tr/

0532 486 99 33

Cengiz Topel Cad. No:34/5 Ataşehir

Avukat Didem Pehlivan

0216 576 77 42

Ataşehir Belediye Başkanı İlgezdi: Ataşehirin Tek Sorunu İmar Planları

İnönü Mahallesi sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantının açılış konuşmasını yapan İnönü Mahallesi Muhtarı Songül Ercan Tulunay, yıllardır ihmal edilen, alt yapı sorunları çözülmeyen mahallenin Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin göreve başlamasıyla birlikte hızla değiştiğini söyledi. Mahallenin imar planlaması dışında sorununun olmadığını belirten muhtar Songül Ercan Tulunay, Başkan İlgezdi’ye mahalle sakinleri adına teşekkür plaketi verdi.
 
Toplantıya belediye başkan yardımcıları ve birim müdürleri ile katılan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi de konuşmasında, İnönü Mahallesi’nde 3 yılda yapılan belediye hizmetlerini anlattı. Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar ve Sancaktepe’ye bağlı 17 mahallenin bir araya getirilerek Ataşehir’in ilçe yapıldığını hatırlatan Başkan İlgezdi, bu belediyelerden 14’ünün kendilerine sorunlarla teslim edildiğini vurguladı. Seçimin ardından 3 ay gibi kısa bir sürede tüm teknik yetersizliğe, kadro yetersizliğine ve çeşitli engellemelere rağmen 17 mahalleye eşit oranda belediye hizmeti götürmeye başladıklarını belirten Başkan Battal İlgezdi, “Şu anda Ataşehir’in çağdaş ve yaşanabilir bir kent olmasının önündeki en büyük engel imar planlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmaması. 2009 yerel seçimlerinde kurulan yeni belediyeler içinde imar planları İBB tarafından yapılmayan tek ilçe Ataşehir” dedi.
 
Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “1/5000’lik planların Büyükşehir Belediyesince onaylanmaması hepimizin sorunu. 3 yılda tüm sorunlarımızı; parti, din, dil, ırk ayrımı gözetmeden nasıl karşılıklı konuşup tartışarak beraberce çözdüysek imar sorununu da yine sizlerle birlikte çözeceğiz. Ataşehir’de yaşayanların ortak sorunu olan bu konuda bana oy veren-vermeyen tüm vatandaşlarımın büyük desteğini arkamda görmek bana büyük güç veriyor” diye konuştu.

Toplantıda söz alan İnönü Mahallesi sakinleri de, belediyenin çalışmaları nedeniyle Başkan İlgezdi’ye teşekkür ederken, imar planlarının en kısa sürede İBB tarafından onaylanması için her türlü desteği Başkan İlgezdi’ye verdiklerini ve bu desteği kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Toplantıya CHP İstanbul Milletvekili Kadir Öğüt ile CHP Ataşehir İlçe Başkanı Kaya Uluyılmaz da katıldı. 

En Tasarruflu ve Çevreci Dizel: Insignia 2.0 BiTurbo CDTI

Üstelik bunu, düşük yakıt tüketimi ile gerçekleştiriyor. Ayrıca, Start/stopözelliği sayesinde duraklama anlarında büyük yakıt tasarrufu sağlıyor.

Insignia BiTurbo, önden çekişli (FWD) versiyonuyla sunuluyor ancak dört çeker (AWD) Insignia da özel siparişle getirilebiliyor. FlexRide, HiPerStrut ön süspansiyonlar ve Brembo fren sistemini sunan SuperSport Şasi, tüm 4X4 versiyonlarla alınabiliyor.

Segmentinde en tasarruflu benzinli 1.4 Turbo'dan sonra, en tasarruflu dizel olarak pazara giriyor. Sürüş asistanları ile de konforu optimize ediyor.

4 silindirli common rail motor, sıralı çift turbo besleme ünitesiyle birlikte bulunuyor. Bu teknoloji, üst segment otomobilllerde yüksek fiyatla sunuluyordu. Opel, bu teknolojiyi orta segmentte dizel motor ve rekabetçi bir fiyatla sunan ilk marka oluyor. Opel'in BiTurbo teknolojisinde, daha küçük motorlar daha fazla güç üretiyor ve %30 yakıt tasarrufu sağlıyor.

Teknik Ayrıntı:

Insignia BiTurbo'nun yenilikçi teknolojisinde farklı büyüklüklerde 2 turbo besleme (turbo charger) birlikte veya ayrı ayrı çalışabiliyor. Küçük turbo besleme, düşük devirlerde hızla ivmelendiriyor yani gaz pedalı tereddütsüz itaat ediyor ve "turbo lag" etkisi ortadan kalkmış oluyor. 1250 d/d'dan itibaren maksimum tork değerinin %80'i olan 320 Nm torka çıkabiliyor ve 1750 d/d'da 400 Nm tork sağlıyor. Ortalama motor hızındayken iki turbo besleme beraber çalışıyor ve yüksek devirlerde de tüm gazlar doğrudan büyük turbo beslemeye akıyor ve yüksek hızlarda güç aktarımı sağlıyor.

BiTurbo teknolojinin geliştirilmesindeki esas amaç, orta devirde gaz pedalının tepki yeteneğini arttırırken düşük devirde turbo hava basıncının hızla yükselmesini sağlamak. Temel öneme sahip bileşenlerden birisi, düşük devirlerde yalnızca küçük turbo besleme ile çalışan küçük ara soğutucunun eklenmesidir.Küçük ara soğutucu (intercooler), yenilikçi bir ikiz soğutucu sisteminin parçasıdır ve Opel'i, istenmeyen turbo gecikme etkisini azaltmaya yarayan bir konsepti kullanan ilk otomobil markası yapar. Küçük ara soğutucu, motor havasını su ile 140 dereceden 50 dereceye düşürür. Hacmi azalan hava da motorun yanma haznesine daha çabuk geçer. Orta devirde de aynı şekilde büyük hava soğutucu devreye girer. Ayrıca, yanma sürecini kapalı devre kontrol eden Cleantech teknolojisi ile motor verimi optimize edilmeye çalışılmıştır. Tüm Insignia gövde tipleri ile uyumlu olan bu teknolojide, sürüş dinamikleri Adaptive FlexRide şasi opsiyonu ile daha kusursuz hale getiriliyor. Bunun yanında Super Sport Şasi de opsiyoneller listesinde bulunuyor. Brembo fren sistemi, HiPerStrut ön süspansiyonlar, Adaptive cruise control de ayrıca sürüş keyfini arttıran unsurlar oluyor.

BiTurbo Teknolojisi:

Insignia BiTurbo, hızlanma sırasında en iyi tepkiyi vermek üzere yaratıldı. Çift turbo besleme ile sunulan birbirinden bağımsız iki arasoğutucu sistem, ilk kez bir binek otomobilde sunuluyor. Bu, 2 lt'lik motoru daha atik yapan temel faktör. Önden çekişli BiTurbo'nun 0'dan 100'e çıkması için gereken süre sadece 8.7 saniye. Maksimum hız ise 230 km/s.

Insignia BiTurbo'da, farklı ebatlardaki iki turbo besleme birlikte ve bağımsız olarak çalışabiliyor. Her bir turbo beslemenin kendi ara soğutucusu olması ise bir binek otomobil için ilk. Teknoloji geliştirilirken gözetilen temel amaç; düşük devirlerde havanın soğutulma hızını arttırmak, orta devirlerde de gaz pedalından tereddütsüz tepki almak. Ara soğutucu hava akımı iki farklı ebattaki turbo besleme tarafından besleniyor ve tork ve devire göre düzenleniyor. İstenmeyen turbo lag etkisini ortadan kaldırmak ve tereddütsüz yanıt almak için, küçük besleme, yüksek hava basıncını az miktar egzoz gazı ile yükseltiyor. 1500 d/d'nın üzerinde kendi kendine çalışıyor. Bu turbo besleme, 2 lt hava alabilen kendi ara soğutucusuna sahip. Ara soğutucu, iki turbo beslemenin üzerinde bulunuyor ve su ile soğutuluyor. Bu şu demek; küçük miktar bir hava, motorun yanma hücresine çok kısa bir yoldan ulaşıyor. Bu da Insignia BiTurbo'nun hızlı tepki vermesinin anahtarı.

Küçük turbo beslemeden aldığı havayı su ile soğutulan ara soğutucu, bu yeni motora dinamizmi katan temel öğe. Geleneksel sistem olan sıkıştırılmış havayı hava akımı ile soğutan sistem yerine su ile soğutan sistem çok daha etkili. Ayrıca küçük turbo beslemeye hizmet eden su ile soğutan ara soğutucu, geleneksel hava akımlı soğutucudan daha az yer kaplıyor çünkü, 9 lt'lik hacmi ile onun neredeyse 4'te 1'i büyüklüğünde. Bu da motor grubunun yerleşimini kolaylaştırıyor ve bölgenin havalandırılmasını iyileştiriyor. Temelde, soğutma süreci, silindirdeki hava yoğunluğunu arttırıyor ve yanma termometresini aşağıya çekiyor. Bu ayrıca nitrojenoksit salınımını da azaltıyor. Küçük, sulu ara soğutucu yanmış havayı 140 santigrad dereceden 50 santigrad dereceye indiriyor. Bu komplike ve orta sınıfta eşsiz teknoloji, gaz pedalından gelen harekete motorun tereddütsüz tepki vermesini sağlıyor. Ayrıca istenmeyen "turbo lag" etkisini de ortadan kaldırıyor. 320 Nm tork, 1250 d/d'dan itibaren ulaşılır oluyor.

Bir dizel için ortalama devirler olan 1500-2500 d/d değerinde egzoz akışı bölünüyor ve iki turbo besleme birlikte çalışıyor. Büyük turbo besleme giren havayı ön-yanmaya tabi tutarken ve küçük turbo besleme de alır ve yanmayı tamamlıyor. By-pass valfi, egzoz gazının bir kısmını kesintisiz olarak büyük beslemeye sevk ediyor. Büyük turbo beslemenin büyük hava akımı geleneksel havalı soğutma sistemi ile soğutuyor. Ünite ve radyatör birlikte bir modülü oluşturuyor ve motor odasında bulunuyor. Büyük ara soğutucu giren havayı 220 dereceden 50 dereceye düşürüyor. Opel, böyle bir "çift ara soğutmalı sistem"i binek otomobilde kullanan ilk markadır. 2500-3000 devirden başlayarak büyük turbo besleme liderliği alır. 3000 devirde ise tek başına çalışır. Yüksek devirde bile motor performansı düşmez. Çift besleme "waste gates" olarak adlandırılır. Her iki beslemenin sıkıştırma bobinleri dengelenmiştir. Alüminyum alaşımdan yapılmıştır ki bu ısıyı 180 santirgrad derecenin üstünde tutar. Beslemelerin türbinleri yüksek ısıya dayanıklı alaşımdan üretilmiştir. Küçük türbin 270.000 d/d yaparken büyük olan 180.000 d/d yapar.

Çift ara soğutuculu yenilikçi Biturbo teknolojisi ile litre başına 97.5 hp güç üretilir. Litre başına tork ise 240 Nm'dir. Birkaç yıl öncesine kadar, bu teknolojiyi dizel bir seri üretim otomobilde görmek neredeyse imkansızdı.

Opel'in bu yeni motoru ivmelenmede atiklik vaat ediyor. Performans ve tork her zaman üst seviyede tutulur. Örneğin, sadece 1250 devirde motor maksimum torkunun %80i olan 320 Nm sağlar. 80'den 120'ye 5. viteste 7.6 saniyede çıkar.

Donanım Özellikleri:

Opel, yüksek kalitede ekipmanı standart olarak sunuyor.
Yapılan araştırmalara göre Alman Insignia tüketicilerinin %90'ı navigasyonlu otomobil tercih ediyor. Bununla beraber %88'i Park Assist sistemi istiyor. Avrupa'da 18"- 20" arası alaşım jantlar çok popüler ve Almanya'da her iki Insignia'dan biri ( Alman Sağlıklı sırtlar Hareketi onaylı) ergonomik koltukları tercih ediyor. Tüm Insignia kullanıcılarının %50'si Gelişmiş Ön Far sistemi (AFL+) sipariş ediyor. Türkiye'de yapılan araştırmalar da benzer rakamları ortaya koyuyor. Motora gelince; Insignia kullanıcılarının %58'i 160 hp'lik 2.0 CDTI motoru tercih ederken rakiplerinin hiçbirinin yüksek performanslı dizel motorda payının bu kadar büyük olmadığı görülüyor. İşte bu yüzden Opel, şimdi 2.0 BiTurbo dizeli ile pazara giriyor.

*Adaptive Cruise Control: Gelişmiş teknoloji güvenliği arttırmakla kalmayıp sürücünün konforunu da katlıyor. Sistem şöyle çalışıyor: sürücü istediği hızı ayarladıktan sonra önündeki araçla aralarında kalmasını istediği mesafeyi da ayarlıyor. Uzak, orta ya da yakın seçeneklerinden birini belirliyor. ACC aktive olduğunda radar, öndeki araçla arada kalan mesafeyi sürekli kontrol ediyor. Aynı şeritte öndeki araçla aradaki mesafe, seçilmiş hız ile birlikte ekranda görülüyor. Ayrıca ACC, Çarpışma Önleyici Fren (CIB) sistemini içeriyor. Yani belirlediğiniz mesafe içine bir araç girdiğinde, sistem olası bir çarpışmayı algılıyor ve cruise controlden çıkıp aracı yavaşlatmaya başlıyor. Çarpışma tehlikesi ortadan kalktığında, yani belirlediğiniz mesafe içinde bir araç kalmadığında, cruise control kendiliğinden yeniden devreye giriyor.

*İkinci nesil Opel Eye Ön Kamera: 2011 yazı ile birlikte Opel Eye ön Kamera yeni kullanışlı fonksiyonlar sunmaya başladı. Takip Mesafesi Göstergesi (FDI) sadece çarpışmaları önlemiyor, aynı zamanda mükemmel güvenli takip mesafesini korumayı sağlıyor. Öndeki aracın ani freniyle bir çarpışma durumu doğduğunda Ön Çarpışma Uyarısı (FCA) devreye giriyor ve sürücüyü sesli bir şekilde uyarıyor. Trafik İşareti Algılama (TSR), eski nesilden daha fazla trafik işaretini algılayabiliyor. Bunlara AB ülkelerinde ortak olarak kullanılan işaretler dahil. Eski nesil sistem sadece yuvarlak işaretleri tanırken, bu yeni nesil üçgen işaretleri de tanıyor. Yüksek çözünürlüklü kamera dinamik LED farlar ile sorunsuz çalışıyor. Ön kamera ve Gelişmiş Ön Far Sistemi aynı zamanda yüksek ışığı algılıyor. Böylece karşıdan bir araba geldiğinde ya da sokak aydınlanması yeterli olduğunda yüksek aydınlatmayı kapatıyor.

*Kişiye özel Navigasyon: Yeni NAVI 600 ve NAVI 900 sistemlerinde tüm Avrupa haritası SD karta yüklü şekilde depolanabiliyor. Fabrika çıkışı ayarlara ek olarak USB bellek ile istenen bilgiler yüklenebiliyor. Sürücü istediği adresleri adres defterinde kaydedebiliyor. Ayrıca en hızlı ve en kestirme yolların haricinde sistem, en ekonomik yolları seçmeye de olanak tanıyor. Sistem, araç özellikleri, yol durumu ve sürüş alışkanlıklarına göre, en düşük yakıt tüketimi ile alınabilecek yolları gösteriyor. NAVI 900 ise navigasyon, radyo, CD ve USB üzerinde 6 dilde ses tanıma özelliği sunuyor. Ayrıca gidilen yolculuklar, yol uzunluğu, yolda geçen süre gibi özellikler ile birlikte kaydedilebiliyor. Böylece başlangıç ve bitiş noktaları belli olan yolculuklarınızla ilgili bir kitapçığınız oluyor. Özel seyahatler ve iş seyahatlerini birbirinden ayırmak da mümkün. Tüm bilgiler bir USB belleğe yüklenebiliyor ve başka bir aygıta atılabiliyor.

*Direksiyon Isıtma ve ergonomik koltuklar:Insignia, direksiyon simidi ısıtması gibi bir dizi konfor öğesini sunuyor. Otomatik şanzıman isteyen ama aynı zamanda vites değiştirmenin de keyfini yaşamak isteyen sürücüler için direksiyondan vites değiştirme özelliği bulunuyor. Sürüş konforunu etkileyen en önemli öğelerden biri kuşkusuz koltuklardır. Insignia bu alanda da yüksek standartlar getiriyor. Sınıfının en uzun mesafesi olan 270 mm öne/geriye, 65 mm yukarı/aşağı alınabilen koltukları optimum konforu sağlayacağınız oturma pozisyonunu bulmanızı sağlıyor. Ayrıca koltuk minderi mükemmel desteği ve baskı dağılımını sağlıyor. Çarpışma sırasında oluşabilecek travmayı önlemek için ön koltuklar opsiyonel olarak baş desteğine sahip olabiliyor.

*Super Sport Şasi: Paket, mekatronik FlexRide sistemi, elektronik adaptif amortisman sistemi, yüksek performanslı Brembo frenler ve HiPerStrut ön süspansiyon sistemi ile birlikte sunuluyor. Donanım seviyesine bağlı olarak, FlexRide özellikli 2.0 BiTurbo CDTI'larda elektronik adaptif amortisman bulunuyor. Şasi, yol durumu, hız ve bireysel sürüş özelliklerine en uygun şekilde yola tutunuyor. Otomobilin etrafındaki sensörler Sürüş Modu Kontrolü (DMC) sistemine veri sağlıyor. Böylece şasi, dış koşullara en uygun sürüşü sağlıyor. Sürücü 3 farklı sürüş modundan birini seçebiliyor. Normal modla günlük kullanımlara alışkın olsanız da Tour modu ile konforunuzu arttırabilir ya da sport modu ile daha tepkili bir direksiyon simidi, daha sert amörtisörler ve kırmızı ışıklı göstergelere sahip olabilirsiniz. Super Sport Şasi'nin bir parçası olan HiPerStut ön süspansiyonlar ise daha düşük eğim açısı ve daha kısa dingiller sunar. Bu da torkun korunması ve tekerlekler hasar görmeden sürücünün aracı daha performanslı kullanmasına olanak tanır. Brembo fren sistemi güçlü bir frenleme performansı ve maksimum basınçta bile istikrar sağlar.

Teknoloji&Yenilik:

*Aktif baş desteği: Insignia ön koltuklarda bulunan destek sayesinde çarpışma sırasında omurgada meydana gelebilecek hasarı en aza indirilir. Opel mühendisleri koltuk sırtlarına Bowden kablosu eklemişlerdir. Böylece sensör ile çarpışma anında baş desteği sağlar.

*Adaptif 4X4 sistem: 4 çekişli sistemde yol durumuna ve optimal sürüş dengesini korumaya yönelik olarak tekerler arasında güç dağılımı otomatik olarak yapılır. Elektronik kontrol mekanizmasıyle, Haldex hidrolik kavrama ünitesi uygun ayarlamayı yapar ve doğru tork ve güç dağılımını ön ve arka ya da yan tekerler arasında sağlar. Örneğin, keskin bir sol viraja girerken güç, sağda yoğunlaşır. Güç dağılımı önde %30, arkada %70 ise gaza yüklenince ön ve arka % 50 olur. Hızla viraja girerken yine güç dağılımı sağlanır. Bu sayede aracı yoldan çıkarmak neredeyse imkansız hale gelir.

*Gelişmiş Ön aydınlatma: Otomatik olarak ışığın gücünü ayarlar. Bi-Xenon lambalar ile 9 farklı aydınlatma tipinden biri seçilebilir. şehir içi, yaya yolu, kırsal, otoban, elverişsiz hava, durgun köşe, dinamik kıvrımlar, LED gündüz farları ve yüksek ışık asistanı.

*Gelişmiş park asistanı: Sensör sayesinde yolun sağında ve solunda otomobilin girebileceği uygunlukta park yerini algılar ve direktifler vererek park ettirir.

*Crash box: 2 çrash box gövde ile tampon arasına yerleştirilmiştir. enerjiyi emen yapısı ile çarpışma sırasında hasarı azaltır. Vidalı crash boxlar kolayca değiştirilebilir.

*Şerit Değiştirme Uyarısı: girmek üzere olduğunuz şeritte aniden bir araba belirdiğinde sistem görüntülü ve sesli olarak uyarır. Opel mühendisleri bu sistemi de geliştirdi. Sürücüyü rahatsız eden gereksiz uyarıları ortadan kaldırdı. Direksiyon dönmeye başladığında sistem sizin görmediğiniz bir tehlikeyi gördüyse yan aynada bir simgeyle ve sesli ikazla sizi uyarır. sürücülerin kasti olarak yakın seyrettiği şehir içi trafikte yani dönüş sinyalini verdiyseniz veya hızınız 55 km/s in altındaysa uyarmaz.

*LED gündüz farları: daha az elektrik harcadığı için yakıt tasarrufu sağlar.

*Kaza anında kıvrılan pedallar: Önden çarpmalı bir kaza anında pedallar, sürücünün ayak ve kaval kemiğine zarar vermeyecek şekilde kıvrılır.

Ergenlikte Lazer Epilasyon Yapılmalı mı?

Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, lazer epilasyon hakkında şu bilgileri veriyor : “Lazer epilasyonda hedef doku, kıl köklerindeki pigment hücreleridir. Pigment hücrelerin büyümesini sağlayan kök hücreler kıl köklerinde ve kıl gövdesinin orta kısımlarında ‘’bulb’’ denilen bölgede bulunmaktadır. Kıl büyümesi; aktif büyüme (anagen),  dökülme (katagen) ve dinlenme (telogen ) olmak üzere üç evrede gerçekleşmektedir. Bu evrelerin uzunluğu her bölgede değişiktir. Bu nedenle lazer epilasyon seans aralıkları uygulanan bölgeye göre değişiklik göstermektedir.”

Lazer epilasyon uygulamalarının aktif büyüme evresi denilen anagen dönemin başlarında yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Akın, “Lazer epilasyonu sadece sert ve koyu tüylerde etkilidir. Açık renk ve cansız tüylerde etkili olmaz. Dinlenme dediğimiz telogen dönemde de kıl köklerinde pigment hücresi bulunmaz” diyor.

16 yaş altına lazer epilasyon  önerilmiyor

Kılların çoğalması ve büyümesinde androjen hormonları etkili oluyor. Androjenler erkeklerde testislerden, kadınlarda yumurtalık ve böbreküstü bezinden salınıyor. Ergenlikte aktif hormonal uyarı nedeniyle oluşan tüylenme ergenlik çağındaki çocuklar ve aileleri için problem haline gelebiliyor. Ergenlik döneminin devam ettiği 12-16 (veya 18) yaşlarda hormonal üretim ve kıl köklerinin bu hormonlara duyarlılığı ise fazla oluyor. Bu yaşlarda uygulanacak lazer epilasyon, kılların dökülmesinde çok etkili olmamakla birlikte yanıt da geç alınıyor.

16 yaş ve altına lazer epilasyon çok önermediklerini belirten Dr. Akın, “ Eğer yumurtalık kistleri veya diğer tüylenmeyi arttıran bir durum varsa ve lazer epilasyon uygulanması mutlaka gerekliyse, seans aralıklarının normal lazer seans aralıklarından daha uzun tutulmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca tüylenme nedenine yönelik hormon tahlillerinin lazer epilasyon işlemine başlanmadan önce mutlaka yapılması gereklidir” diyor.

Zafirkort Spor Saha İnşaatı

Acıbadem Yeniyol sokak Demircan sitesi C blok 9/B Kadıköy İstanbul

omerzafir@afirkort.com

http://www.zafirkort.com

Ömer Zafir

0216-327-7411,12,13

 

Erciyes Baklava & Börek Ataşehir Şubesini Açtı

Erciyes Baklava & Börek Ataşehir

Ataşehir Bulvarı Ata 2-4 Blok

36.Ada

580 96 97 – 580 97 87

Unique Güzellik Salonu

Atatürk Mah. 38 Ada 3/5 No:39 Ataşehir İstanbul

38 Ada

seldasey78@hotmail.com

Selda Seyrek & Ozlem Kahriman

0216 5482983-84

UNIQUE

Güzellik Salonu

Makyöz Selda & Maniküristler Özlem&Selda

 

Anatomik Kaş Alma, Kalıcı Makyaj, Profesyonel Makyaj, Manikür, Pedikür, El ve Ayak Bakımı, Ağda konularında hizmetinizdeyiz.

Prizma HR Yönetim Hizmetleri İnsan Kaynakları ve Bordrolama Danışman

Ahmet Muhip Dranas Sok No:21 K:2 D:3 Küçükbakkalköy Ataşehir İstanbul

info@prizma-hr.com

http://www.prizma-hr.com

0 216 573 67 81

Prizma-HR, yönetim danışmanlık sektöründe faaliyet gösteren İstanbul merkezli bir danışmanlık firması. Uluslararası şirketlerde, insan kaynakları yönetimi ve sektör deneyimine sahip kurucu ortakları ve konularında uzman danışman kadrosu ile, hızlı, profesyonel ve güvenilir hizmet sunuyor. Çözüm ortağı anla

Opel’den Yeni Online Navi Store

Web portal, Astra, Combo, Corsa, Insignia, Meriva ve Zafira Tourer navigasyonları ile uyumlu güncellemeleri sunuyor.

Navigasyon, sadece sürüş rahatlığı sunmuyor, aynı zamanda %12 yakıt ve karbondioksit emisyonu tasarrufu da sağlıyor. Çünkü daha kısa ve kestirme yollar önerildiği gibi, daha az yakıt tükettiren yollar da bulunabiliyor.

Uzmanlar, navigasyonda yıllık güncelleme yapılmasını öneriyorlar. Örneğin Almanya'da 6 ayda 16.000 hız sınırlaması değişikliği yapılabiliyor. 18.300'ün üzerinde sokak ismi değiştiriliyor ve 1.000 yeni tek yönlü cadde açılıyor.

Opel'in yeni infotainment sistemleri NAVI 600 ve NAVI 900, CD ve DVD destekleri ile çok daha etkili kullanılıyor. Tüm haritalar SD kartlarda depolanabiliyor. En kısa ve en hızlı rotalara ek olarak, sürücüler, en çok yakıt tasarrufu sağlayan rotayı da seçebiliyor. NAVI 900, iş seyahati ve özel seyahatleri ayrı ayrı kaydetme olanağı da sunuyor.

Bu Hastalıklar Obeziteye Yol Açıyor

Obezite, vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artması ile kendini gösteren kronik bir hastalıktır. Diğer bir deyişle vücutta aşırı miktarda yağ toplanmasıdır. Dengeli ve sağlıklı bir şekilde yemek yememenin dışında kimi hastalıklar ve durumlar da kişide obezite riskini artırabilmektedir.

Obeziteye sadece çok yemek yemek neden olmuyor
Harcadığınızdan fazla kalori alınması durumunda alınan fazla enerji vücutta yağ olarak depolanarak şişmanlığa neden olur. Bunun yanı sıra; şişmanlığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin, psikolojik durumun da önemli etkisi vardır.

Size kilo aldıran nedenler iyi araştırmalı

Çevresel faktörler: Alınan bazı ilaçlar ve hormonlar (kortizon kullanımı veya psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar), yanlış beslenme alışkanlıkları, aşırı ve sık yemek yeme, yağlı yemek yeme ve ihtiyaçtan fazla kalori almak, hareketsiz yaşam, spor yapmamak.

İnsülin direnci: Günümüzde en sık obezite nedeninin insülin direnci olduğu düşünülmektedir. Genetik yatkınlığı olan kişilerde çevre şartları sebebiyle insülin direnci meydana gelmektedir. Hiperinsülinemi de hipoglisemileri tetikleyerek obeziteye sebep olmaktadır. Ülkemizde ve tüm dünyada obezite yaygınlığının altında insülin direnci yatmaktadır.

Hormonel sistemin diğer bozuklukları:

 
Hipofiz bezi hastalıkları: Kortizol ve büyüme hormonu fazlalığı (cushing hastalığı ve akromegali), hipogonadizm (sex hormonu eksikliği) adı verilen hastalıklar obezite sebebidir.
 
Hipotalamus bozuklukları: Leptin hormonu eksikliği ve leptin direnci, hipotalamik merkezlerin; tümör, travma gibi durumlarda etkilenmesi de enerji alınımının artmasına yol açmaktadır.
 
Tiroid bezi hastalıkları: Hipotiroidi- tiroid bezinin çalışmaması veya az çalışması kilo artışı ve ödeme sebep olur.
 
Polikistik over sendromu: Overlerde çok sayıda kist ve insülin direnci bir aradadır. İnsülin direnci ve hiperinsülinizm obeziteyi tetikler.
Sürrenal bez Hastalıkları: Cushing sendromu,  aldosteronoma, adrenogenital sendrom obezite ile beraberdir.
Endokrin pankreas hastalıkları: İnsülin direnci, reaktif hipoglisemi, Tip 2 diyabet, de obeziteye neden olur.

Genetik obezite sendromları: Prader Willi,  Leprechanism, Rabson- Mendenhall sendromu, lipoatrofik diyabet, Down’s sendromu, Laurence-Moon- Biedle sendromu, genellikle kromozom anomalileri ile birliktedir.

Uyku apnesi: Uyku apnesi,  santral sinir sistemi ve simpatik sinir sistemini uyararak şişmanlık ve hipertansiyon, obstruktif akciğer hastalığı gibi durumlara yol açabilir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

 
•Obezite, kişide sistemik, hormonal, metabolik, estetik, psikolojik ve sosyal sorunlara yol açabilmektedir.
•Obezite sıklığıI, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla artmaktadır.
•TURDEP’ in (Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans) yaptığı araştırmaya göre; bölgesel dağılımlar göz önüne alındığında obezite, Doğu Anadolu’da en düşük (%17,2) ve İç Anadolu’da en yüksek (%25,0) olmak üzere, güneyde %24, kuzeyde %23.5 ve batıda %21,6 bulunmuştur.
•Obezitenin Afrika ve Asya ülkelerinde görülme oranı daha azdır. Kırsal bölgelere göre kentlerde daha yaygındır.
•Batı toplumlarında erişkinlerin yarısının kilo fazlalığı olduğu ve özellikle kadınlarda daha fazla yaygın olduğu bilinmektedir.
•Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre; dünyada 400 milyonun üzerinde obez ve 1,6 milyar civarında da hafif obez birey bulunmaktadır. 2015 yılında bu oranın sırasıyla 700 milyon ve 2,3 milyar seviyesine ulaşacağı düşünülmektedir.

Yaşlılarda Kas Erimesi

Prof. Dr. Öktenli, yaşlılarda kas erimesinin en önemli sonuçlarını, hareket ve bağımsız yaşama yeteneğinde azalma ve düşmelere bağlı yaralanma ile kırıklar sonucu yatağa bağımlı hale gelme olarak sıraladı.

Kadınlarda daha erken ortaya çıkıyor

 
Kas erimesinin kadınlarda daha erken ortaya çıkmakla birlikte, kas kaybının erkeklerde daha fazla olduğuna işarek eden Prof. Dr. Çağatay Öktenli, protein alımındaki azalmanın kas erimesinin en önemli nedeni olduğunu söyledi. Prof. Dr. Öktenli, sorunun ortaya çıkmasına neden olan diğer etkenlerle ilgili olarak şu bilgileri verdi:
 
“Yaşlandıkça besin, özellikle protein alımındaki azalmanın yanısıra, fiziksel aktivite azlığı da  kas erimesini artıran en önemli nedenler arasında geliyor. Kas gelişimi ve dayanıklılığının sürdürülebilmesi için önemli bir faktör de kaslara gelen kan akımıdır. Yaşlılarda gerek damar sertliği nedeniyle gerekse kalp yetmezliği gibi eşlik eden kronik hastalıklar nedeniyle kaslardaki kan akımında yetersizlik meydana gelebilir. Kaslara gelen kan akımı kadar kasları uyaran sinirler de kas gücünün sürdürülebilirliği için önemlidir. Yeterli sinirsel uyarının olmadığı kas kütlesi hızla azalmaktadır. Büyüme hormonu, testesteron vb. hormonlar kasta protein yapımını sağlayan hormonlardır ve bunlar yaşla birlikte azalmaktadır. Bu da kas erimesinde diğer önemli bir faktördür.”
 
Beslenmede dikkat edilmesi gereken noktalar
 
Beslenme bozukluğu ile kas erimesi arasındaki ilişkinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Öktenli,  “Yaşlılar çabuk doyarlar. Ayrıca, tat ve koku duyuları da yaşla birlikte zayıflamaktadır. Depresyon, demans, kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar da iştahsızlık yaparak besin alımındaki bozulmayı daha da kötüleştirir” dedi. Bu nedenle de özellikle beslenme bozukluğuna bağlı kas erimesi olan yaşlıların proteinden zengin beslenmeleri ve vücut ağırlığının kilogram başına en az 1 gram gün protein almaları gerektiğini belirtti. Öktenli, proteinin yanı sıra D vitamini eksikliğinin de kas ve kemik erimesini artırdığına işaret ederek  folik asit ve B12 vitamin eksikliklerinin de araştırılması gerektiğini söyledi.
 
Düzenli egzersiz yapılmalı

Prof. Dr. Öktenli’nin verdiği bilgiye göre, kas erimesi, dengeli beslenmeye ek olarak düzenli egzersizle önlenebiliyor. Hafif ağırlıklar kullanılarak yapılacak kas dayanıklılık egzersizleri, germe ve kuvvetlendirme hareketleri hem kas hem de sinirsel uyarımı düzenliyor. Kuvvetlendirme egzersizleri hem kas kaybını önlüyor hem de kaybedilen kas miktarını arttırıyor. Böylece yaşlılarda düşme riski önemli oranda azalmakla birlikte hareketlilik de artıyor.

Esatpaşa Demirdöküm Yetkil Servisi

Karsan Sk ,No:31-1,2 Ataşeir

avci.servis@hotmail.com

http://www.demirdokumyetkiliservis.com

Davut Avcı

0216.5767878 – -5769494

.

0533.3926364 – 0533.3926366

DEMİRDÖKÜM YETKİLİ SERVİSİ OLARAK,,,KOMBİ-KLİMA-TERMOSİFON-ŞOFBEN-DOĞAL GAZ SOBASI-FIRIN-HİDROFOR-V.B…ÜRÜNLERİNİZİN BAKIM-ONARIM-MONTAJ İŞLERİNİZDE GARANTİLİ BİR ŞEKİLDE HİZMET VERMEKTEYİZ…UNUTMAYINIZ,,,DEMİRDÖKÜM ÜRÜNLERİNİZE EN İYİ BİZ BAKARIZ…SİZE EN YAKIN BİZİ…DÖRT MEVSİM HİZMETİNİZDEYİZ…

 

Buffalo Türkiye Ofisi Açıldı, Buffalo Ürünleri Türkiye’de

Buffalo, bireylerin ve işletmelerin ihtiyaçlarına odaklanır ve küçük ofisler ile dijital ev ortamları için birlikte komple ve entegre çözümler sağlayan; uygun maliyetli Ağa Bağlı Depolama (NAS) ürünleri, taşınabilir ve masaüstü sabit diskler, multimedya oynatıcılar ve Kablosuz LAN yönlendiricileri sunar.

Buffalo’nun ürünleri ve şirket ile ilgiili detaylı bilgiye, Türkçe internet sitesi olan http://www.buffalo-technology.com/tr/ adresinden ulaşılabilir.

Buffalo Türkiye ofisinin açılmasına paralel olarak, ücretsiz hizmet veren bir Çağrı Merkezi de kurulmuştur. Buffalo ürünleri ile ilgili her türlü konuda, hafta içi 09:00 – 17:30 saatleri arasında, “00800448820877” numaralı ücretsiz Çağrı Merkezi aranabilmektedir.

Buffalo Türkiye yetkili distribütörü Multimedya Bilgisayar’dır. Bayiler için Türkçe Ortak Portalı bulunmaktadır.

Buffalo Türkiye Adres ve İletişim Bilgileri:
http://www.buffalo-technology.com/tr/
Süleyman Seba CD No:48 BJK Plaza A Blok K:5 D:55 Besiktaş 34357 İstanbul
Telefon: +90 212 258 00 25 Faks: +90 212 258 00 26

Buffalo Hakkında

Buffalo, 1975 yılında kurulmuştur ve Türkiye dışında, İngiltere, Fransa, Hollanda, Almanya, ABD ve Tayvan'da ofisleri bulunmaktadır. Japonya'da  1 numaralı çevre birim üreticisi olarak kabul edilmektedir ve 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında dünya çapında tüketici NAS'ı pazar lideridir. (In-Stat).

Buffalo'nun ürün portföyüne, KOBİ’lere kurumsal depolama sağlamak üzere özel olarak tasarlanmış olan TeraStation NAS ürünleri dahildir. LinkStation'ın NAS ürün çeşitleri, multimedya NAS'larını eve getirmektedir. LinkStation Live & Mini; dosyaları, fotoğrafları ve müzikleri depolamanız için basit ve kolay bir şekilde merkezi bir lokasyon yaratmanızı sağlamaktadır. Endüstri lideri AOSS (AirStation One-Touch Secure System) teknolojisine sahip, SMB/SoHo ve ev kullanıcısı için üretilmiş, yüksek performanslı ve kullanımı kolay High Power kablosuz ağ oluşturma ürünleri; kullanıcıların evde veya ofiste tek düğmeye basmak kolaylığında güvenli kablosuz ağlar oluşturmalarına ve bunları yönetmelerine olanak sağlamaktadır.

Buffalo'nun Intel, Broadcom, Nintendo ve Microsoft gibi şirketlerle oluşturduğu güçlü uluslararası endüstri ittifakları, son teknolojilerin işletme ve ev için pratik araçlara dönüşmesinde, alanında endüstriye liderlik etmesine olanak sağlamıştır.

Buffalo Inc. 2012. BUFFALO logosu, AirStation, Nfiniti, AOSS, TeraStation, LinkStation, DriveStation, DriveStation 2Share, MiniStation ve LinkTheater Melco Holdings Inc veya Buffalo Inc ticari markaları veya tescilli ticari markalarıdır. Microsoft Windows ve Microsoft logosu, Amerika Birleşik Devletleri ve/veya diğer ülkelerde Microsoft Corporation'ın tescilli markaları veya tescilli ticari markalarıdır. Burada bahsedilen diğer firmaların isimleri ve logoları kendi sahiplerine aittir.

Ataşehir Okullararası Atletizm Şampiyonası Yapıldı

Ataşehir Belediyesi olarak spora ve sporcuya her zaman destek verdiklerini belirten Başkan Battal İlgezdi: “Gençlerimizin ve çocuklarımızın spor yapabilmeleri için tüm olanaklarımızı seferber ediyoruz. Ataşehir her konuda olduğu gibi sporda da öncü olmayı sürdürecektir” dedi.
 
Yarışmada; Yıldız Erkekler Ferdi kategorisinde birinci TEB Ataşehir İlköğretim Okulu’ndan Burak Eldeleklioğlu, ikinci Yenisahra Duriye Nuriye İlköğretim Okulu’ndan Bircan Canlı, üçüncü ise Cemile Besler İlköğretim Okulu’ndan Emrah Demir oldu.

Yıldız Erkekler Takım sıralamasında, Yenisahra Duriye Nuriye İlköğretim Okulu birinci, Celal Yardımcı İlköğretim Okulu ikinci, Ali İhsan Hayırlıoğlu ise üçüncü geldi.

Genç Kız Ferdi kategorisinde Mevlana Lisesi’nden Eda Karataş birinci, Prof. Faik Somer Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nden Selen Güney ikinci, TEB Ataşehir Anadolu Lisesi’nden Tuğba Battal üçüncü oldu.
 
Genç Kız Takım sıralamasında; Prof. Faik Somer Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi birinci, Mevlana Lisesi ikinci, Mehmet Rauf Lisesi ise üçüncü geldi.
 
Genç Erkek Ferdi sıralamada ise Esatpaşa Ticaret Meslek Lisesi’nden Mesut Kalim birinciliği, Prof. Faik Somer Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’den Berkan Turan ikinci olurken Şafak Ocak ise üçüncü oldu.

Genç Erkeklerde ise Prof. Faik Somer Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi birinci, Mehmet Rauf Lisesi ikinci, TEB Ataşehir Anadolu Lisesi üçüncü oldu.
 
Küçük Kızlar Ferdi kategoride Yenisahra Duriye Nuriye İlköğretim Okulu öğrencisi Sevin Aydın birinci, Özel Ataşehir Doğa Koleji öğrencisi Arda Deniz Gümlek ikinci, Akşemsettin İlköğretim Okulu öğrencisi Aysel Aydoğdu ise üçüncü oldu.

Küçük Kızlar Takım sıralamasında; Akşemsettin İlköğretim Okulu birinci, Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu ikinci, Yenisahra Duriye Nuriye İlköğretim Okulu ise üçüncü geldi. 
 
Küçük Erkekler Ferdi sıralamada Mustafa Öncel İlköğretim Okulu Fırat Özyağcı birinci ve Tansu Akpolat ikinci, Ali İhsan Hayırlıoğlu İlköğretim Okulu’dan Ahmet Utku ise üçüncü oldu.
 
Küçük Erkekler takım sıralamasında; Mustafa Öncel İlköğretim Okulu birinci, Ali İhsan Hayırlıoğlu İlköğretim Okulu ikinci, Yenisahra Duriye Nuriye İlköğretim Okulu üçüncü geldi.
 
Yıldız Kızlar Ferdi kategoride; Mustafa Öncel İlköğretim Okulu’ndan Aslıhan Dursun birinci, Orhan Veli İlköğretim Okulu öğrencisi Zilan Daş ikinci, Akşemsettin İlköğretim Okulu öğrencisi Beyza Nur Levent üçüncü oldu.

Yıldız Kızlar takım sıralamasında ise Akşemsettin İlköğretim Okulu birinci, Mustafa Öncel İlköğretim Okulu ikinci ve Orhan Veli İlköğretim Okulu da üçüncü oldu.

Soba, Baca, Şofben Zehirlenmelerine Dikkat

İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan Muhammed Canlı konuşmasında; “En çok karşılaşılan baca problemleri, doğru baca kurulum teknikleri, soba nasıl yakılmalı, şofben kazalarını ve kaza anında neler yapılması gerektiğini” anlatırken baca temizliğinin önemini vurguladı. Muhammed Canlı, “Herkes yılda en az bir kez bacalarını temizletmeli, bütün bacalar çatı mahyasından en az bir metre yüksekte olmalı. Doğal gaz kullanılan evlerde havalandırma menfezleri açık olmalı. Doğal gaz kokusu hissettiğimizde ortamı havalandırıp, ana vanayı kapatılmalı, telefon, kapı zili, elektrikle çalışan aletler kullanılmamalı ve hemen 187 doğal gaz acil hattı aranmalıdır” diye konuştu.
 
Ataşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nden Dr. Oktay Nesimi Yılmaz ise; soba, şofben, gaz zehirlenmelerinin nedenlerini, soba ve şofben zehirlenmesi olmaması için alınması gereken önlemleri, zehirlenme anında ortaya çıkan belirtileri ve zehirlenme sonrasında yapılması gereken ilk yardım konularını hakkında bilgi verdi. Dr. Yılmaz, “Sobamızı yakalım derken ocağımızı yakmayalım” uyarısında bulundu.

Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ayten Kartal da seminerde yaptığı konuşmada, doğru yakılmayan sobanın, doğru yapılmayan bacanın insan sağlığına verebileceği zarar dışında hava kirliliğine neden olduğuna dikkat çekti. Ayten Kartal, evleri ısıtmak için yüksek kalorili kömürler kullanılması gerektiğini ifade ederek, “Doğalgaz kullanımı yaygınlaştırılarak, özendirilmeli” dedi.

Ataşehir haşere ilaçlama

Ataşehir atatürk mah.kardeşler apt.no:14

gursel76@hotmail.com

http://cozumbocekilaclama.tr.gg/

gursel gurcan

05398920770

05398920770

Tost Makinesi

Ata 2/2 Blok No: 3

36

İnfo@tost-makinesi.com

http://www.tost-makinesi.com

H. Can Ergül

02164558678

Borajet’e Yılın Yurtiçi Havayolu Şirketi Ödülü

BORAJET, Sınırların Ötesinde Hizmet anlayışıyla günden güne genişleyen filosu ve bölgesel havacılık yatırımlarıyla hızla büyümeye devam ederken, gerçekleştirdiği dönemsel fırsatlar ile de ayağınızı yerden kesiyor.

Ayrıntılı bilgiye, 444 26 72 çağrı merkezinden ya da www.borajet.com.tr  internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

Salçalı Ekmek – Serkan Koktay

Küçük Bir ŞEHİR…Küçük Bir SOKAK…Her şeyin Başladığı AN…

Serkan Koktay’ın kaleme aldığı ve Sokak Kitapları Yayıncılıktan çıkan ‘’Salçalı Ekmek’’ kitabı raflarda yerini aldı.

Yazar Kitapla ilgili olarak  ‘’akıp giden hayatta geçmişle yüzleşmek, geçmişi yeniden sorgulamak ve geçmişle bir kez daha başbaşa kalmak…Kim olduğumuzu, nereye ait olduğumuzu, yitip gidenlerin aslında yaşadıkları süre boyunca çok fazla önem taşıdıklarını anlamak ve bir nevi geçmişle hesaplaşma’’ diyor…

Kitap Kırklareli’de küçük bir sokakta yaşanan gerçek hayattan kesitleri anlatıyor…

Salçalı Ekmek – Serkan Koktay
Sokak Kitapları Yayınları
Sayfa sayısı 204
ISBN: 978-605-4516-89-6

Fetih 1453 Medyayı da Fethetti

Filmin, TV’lerde, 5 günde çıkan haber adedi 294 olmakla birlikte internet üzerinden yayın yapan haber portallarında filmle ilgili, 5 günde toplam 671 yeni haber girişi yapıldı.

Okullararası Atletizm Şampiyonası Başlıyor

Tarih: 21 Şubat 2012 / Salı

Saat: 10.00

Yer: Ataşehir Belediyesi Spor Tesisleri – Batı Ataşehir

Ataşehir Bulvarı Reklam Bayraklarının İşgali Altında

Asia City Hotel Ataşehir

K.Bakkalköy Mah. Sutculer Sok. No: 3 Ataşehir

0216 408 1919

Çolakoğlu Ev Tekstili ve Züccaciye

Başıbüyükyolu Caddesi No:5/2 İçerenköy (İçerenköy Muhtarlığı Yanı)

http://www.colakogluevteks.com

Aydın Bey

0216 577 11 50

MAĞZAMIZDA EV TEKSTİL ÜRÜNLERİ,ZÜCCACİYE MALZEMELRİ VE ÇOK SAYIDA ELEKTRONİK EŞYA VE EV AKSESUARLARINA KADAR TÜM EVİNİZİN İHTİYACINI BULABİLİRİSNİZ.

JCI ISTANBUL’12 İstanbul Mutluluk Korosu

JCI İstanbul, iş dünyasına yönelik  gerçekleştirdiği projelerle de genç profesyonellere rehberlik ederek üyelerinin iş dünyasındaki rekabet ortamında  kendilerini doğru konumlandırmalarına destek vermektedir.
Hem profesyonel hayat hem muzik
 
İstanbul Mutluluk Korosu, JCI (Genç Girişimciler ve Liderler Derneği) üyesi, F. Dall’Abaco Konservatuarı, Verona- Italya Şan Bölümü (Soprano) mezunu olan İlayda tarafından 2010 yılında Mayıs ayının sonuna doğru kurulmuştur.
 
Koronun kuruluşundan 4 ay kadar sonra İlayda, halk şarkıları konusunda donanımlı olan müzisyen arkadaşı Muammer Enginsu (bağlama sanatçısı, solist, besteci ve söz yazarı) ile koroyu çalıştırmaya devam etmiştir.
 
Geniş bir repertuara sahip olan koro, müzisyenlerin kendi besteleri de dahil olmak üzere yerel, uluslar arası halk şarkıları ve balkan müziklerini ritmik dünya müzikleri konseptiyle dinleyicisine müthiş bir lezzet çeşitliliğinde sunmaktadır.
 
Profesyonel müzisyenler ve amatör koristlerin bir araya gelerek oluşturduğu ekipte Özkan Turgay, Aydın Varol gibi ünlü müzisyenlerin de eşlik etmesiyle ilk sahne performansları 15 Aralık 2011’de gerçekleşmiştir. Profesyonel sahne hayatına başarılı bir şekilde adım atan İstanbul Mutluluk Korosu 15 kişilik bir ekiptir.
 
Solist: İlayda, Muammer Enginsu.
Koro: Eda Engin, Nesil Var, Nihal Aydın, Perihan Yıllı, Fatih Katipoğlu, Hakan Ç., Hakan Sönmez.
Müzisyen: Özkan Turgay- Piyano
Aydın Varol – Keman
Muammer Enginsu – Bağlama, Buzuki
Erkan Kanat – Perküsyon
Sabri Enis Gençoğlu- Perküsyon
Tankut Ergin- Bas, Gitar

Gasitaly’den Sektöre Çağrı: Denetim İçin Birleşme Sağlanmalı

Denetimsizliğin otoyollardaki tehlikeyi artıracağını belirten Akdal, sıralı otogaz sistemlerinde merdiven altı üretimdeki tehlikeye dikkat çekerek tank üretimi ve uygulamalarında standartların ve denetimin getirilmesi konusunda sektöre birleşme çağrısı yaptı.

Akdal, "Türkiye’de LPG araç dönüşümünün yasal olarak 1995-1996 yıllarından itibaren başladı. LPG dönüşümlerinde belli güvenlik kriterlerinin oluşup, kontrolünün sağlanması, 2005’e kadar mümkün değildi. Türkiye’deki araçların yüzde 35’inde LPG var. Ancak sektör, 1995-2005 arasında nizami olmayan yöntemlerle dönüşümü gerçekleştirilmiş otomobillerin kötü şöhretinin cezasını çekiyor. Yanan ya da patlayan tüplü araçlara bakarsanız, hepsinin güvensiz bir yöntemle LPG dönüşümlerinin yapıldığını görebilirsiniz” dedi.

Ekipgaz Genel Müdürü Selat Metin ise toplantıda yaptığı konuşmada; “2011 hedeflediğimiz gibi gerçekleşti. Ekipgaz olarak başarılı bir yıl geçirdik. 2011’de Türkiye genelinde bayi sayımızı 80’e çıkardık. 5 bin adet kit satış gerçekleştirdik. Yüzde 100 oranında büyüme sağladık. 2012’de 120 bayiye ulaşmayı ve 12 bin adet otogaz dönüşüm sistemi satmayı hedefliyoruz” dedi.

Merdiven Altı İmalatın Önü Açılmamalı

Geçtiğimiz hafta gündeme gelen gaz sızdırmazlık raporunun kaldırılmaması gerektiğini merdiven altının önünün açıldığını belirten Akdal, “2005’ten itibaren, benzinli araçların LPG’ye dönüşümü, ‘sıralı sistem’le yapılmaya başlandı. Bu sistem gerekli güvenlik tertibatına sahip. Bu sistem sayesinde artık LPG ‘tehlikeli’ yerine, ‘güvenli ve çevreci’ olarak anılmaya başladı. Ancak 1995-2005 arasında dönüşümü yapılan araçlar hâlâ trafikte olduğundan, bu araçların hangisi güvenli hangisi değil saptamak zor. LPG’de güvenlik ve kalite çok önemli. Bu nedenle tüm araçların zamanında ve sertifika sahibi bayilerde kontrollerinin yapılması gerekiyor. Gaz sızdırmazlık raporunun kaldırılması, güvenliğin yok olması demek. Bu genelgeyle birlikte ‘merdiven altı’ imalatın da yolu açılacak. Biz yıllardır LPG araçların kötü şöhretini bitirmeye çalışıyoruz. Ekipmanlarımızın güvenirliğini gösteriyoruz, hatta benzinli araçlardan daha güvenli olduğunu iddia ediyoruz. Bu genelge bizim yıllar boyunca verdiğimiz çabayı da hiçe sayıyor. Merdiven altının artmasıyla LPG dönüşümlerinde kalite ve güvenlik önemsenmeyecek ve bunun sonucunda büyük tehlike oluşacak” dedi.

Pazara yeni ürünümüzü sunuyoruz…

Yılda 200 bin aracın LPG’ye dönüştüğünü ifade eden Metin, “2012’de F5 adlı yeni bir ürünü daha pazara sunacağız. Tamamen üst segment bir ürün olup yeni F5 OBD II ürünüyle yeni nesil OBD’li araçlar segmentine girmiş olacağız. Özellikle bu yeni ürünümüz euroV araçlarda kullanılacak. Bu yeni ürünümüzle mevcut hedeflerimizin yüzde 10’u kadar satış hedefliyoruz” dedi.

Kayıp İşadamı Ormanda Ölü Bulundu