Fenerbahçe Koleji

Uslu Caddesi Yunus Sk No:1 Ataşehir

bilgi@fenerbahce.k12.tr

http://www.fenerbahce.k12.tr

0216 466 1907

0216 466 6209

0216 466 6200

Özel Fenerbahçe Eğitim Kurumları, yüzyıllık geçmişiyle Türk sporuna önderlik eden Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından 2003-2004 Eğitim-Öğretim yılında Sayın Aziz YILDIRIM başkanlığında ve Sayın Turhan ŞAHİN kuruculuğunda ilköğretim okulu ve lisesi ile eğitim faaliyetlerine başlamıştır.

Panorama 1453 ve Miniaturk’te Yaz Boyunca Ücretsiz Mehter Konserleri

Zamanın Durduğu Yer: MİNİATURK
 
Anadolu ve çevresinde hüküm sürmüş, izler bırakmış her medeniyetin, mimarî eserleriyle temsil edildiği Miniaturk, Antik Çağ’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar 3 bin yıllık tarihin ve kültür varlıklarının maketleriyle, Haliç kıyısında ziyaretçilerini ağırlıyor.
Her şeyin birebir aslına uygun şekilde yapıldığı Miniaturk'te bir yandan camiler, köprüler, kervansaraylar incelenirken diğer yandan da Pamukkale'den Peri Bacaları'na eşi olmayan doğal oluşumlar seyredilebiliyor.
 
Fethin tanığı olmak ister misiniz?
 
Panorama 1453 Tarih Müzesi’nin ziyaretçileri, üç boyutlu görüntüler ve mehter marşı eşliğinde, İstanbul’un fethedildiği 29 Mayıs 1453 sabahını yeniden yaşıyor… Dünyanın ilk ve tek tam panoramik müzesi olan Panorama 1453’te 10 bine yakın figür resmedildi ve 3 bin metrekarelik bir alan üzerine kuruldu.  Müze, tarih ile bugün arasında köprü kuruyor…

Pera’dan Kuzguncuk’a 2 Kıta 9 Gezi

Kültür Elçileri Projesi kapsamında;
 
2 Temmuz Cumartesi, sanat tarihçisi Dursun Gürlek’in anlatımıyla  “Beyoğlu – Pera”;   
3 Temmuz Pazar, şehir sosyoloğu Süleyman Faruk Göncüoğlu ile “Heybeliada”,                                            
5 Temmuz Salı, sanat tarihçisi   Süleyman Zeki Bağlan’ın rehberliğinde “Topkapı Semti ve Yenikapı Mevlevihanesi”,9 Temmuz Cumartesi, Dr. Fatih Köse ile  “Haseki ve Kocamustafapaşa”,
10 Temmuz Pazar, Dr. Feridun Özgümüş’ün anlatımıyla “Fener – Balat”                                        
16 Temmuz Cumartesi, sanat tarihçisi Haldun Hürel ile “Cankurtaran – Kadırga”                        
23 Temmuz Cumartesi, Yrd. Doç. Dr. Aziz Doğanay rehberliğinde Üsküdar – Karacaahmet ve Çevresi”,
24 Temmuz Pazar,   botanik uzmanı Dr. Gülay Ecevit Genç ile “Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi”,     
ve 31 Temmuz Pazar tarihçi, yazar Can Alpgüvenç anlatımıyla “Üsküdar – Kuzguncuk” gezisi yapılacak.
 
Saat 14.00’te başlayacak olan geziler saat 16.30’da sona erecek. İstanbul meraklıları www.ibb.gov.tr adresinden Turizm Hizmetleri bölümüne girerek kayıt yaptırabilir. Detaylı bilgi için: (0212) 312 63 81 – 86 – 91

Uçak Seyahatlerinde Kulak Sağlığına Dikkat

Kulak basıncı yutkunma ile dengelenir
 
İnsan kulağı 16,20000 Hz arasındaki sesleri duyabilen bir özelliğe sahiptir. Kulağın sağlıklı duyabilmesi için, kulak zarının dış kulak yoluna bakan tarafındaki yani dış kulak yolundaki basınç ile kulak zarının arkasında kalan orta kulak boşluğunun basıncı aynı olmalıdır. Dış kulak yolunda oluşan basınç değişiklikleri kulak zarında bombeleşme ve çökme gibi olaylara neden olur. Kulak zarındaki bu bombeleşme veya çökme yutkunma esnasında burun ile kulağı birleştiren östaki borusunun açılması ile dengelenir. Orta kulak basıncı ve dış kulak yolu basıncının denkleştirilmesi sonucu kulak zarındaki mevcut bombeleşme veya çökme düzelir. Bu fizyolojik bir olaydır ve yutkunma esnasında gerçekleşir. Östaki borusunun basıncının, denkleme olayında yeterli olamaması kişide, kulakta dolgunluk, ağrı ve işitme azalmasına yol açar. Östaki borusunda bu fonksiyon bozukluğu çeşitli hastalıklar esnasında daha da belirginleşir.
 
Nezle sinüzit gibi hastalıklar basıncın dengelenmesine engel olur
 
Akut nezle, alerjik nezle, sinüzit gibi hastalıklar östaki borusunun açılma fonksiyonu bozarak uçuş esnasında orta kulak basıncının dengelenmesini engeller. Uçağın kalkış ve inişi esnasında bilindiği gibi dış ortam basıncı hızla değişir. Günümüz uçaklarında kabin basıncı otomatik olarak ayarlanmakla beraber bu ayarlanma öncesinde ve esnasında artan veya   eksilen   dış  kulak  yolu   basıncı yukarda   sayılan  hastalıklar  esnasında   yeterli  derecede  dengelenemez  ve   orta  kulakta ciddi   sorunlar    oluşabilir. Böyle bir durumda sık sık  yutkunma, bir şeyler   yeme, çiklet   çiğneme  östaki  borusunun  açılması  ve  orta  kulak  basıncının  dengelenmesini  kolaylaştırır.
 
İleri safhalarda şiddetli yüz ağrılarına neden olabilir
 
İnsan kafasında “sinüs” adı verilen hava dolu boşluklar yer almaktadır. Mevcut yedi adet sinüs sürekli olarak burun boşluğundaki hava ile havalanmaktadır. Akut nezle ve alerjik nezle esnasında bu sinüslerin burun ile bağlantılarının   burun  mukozasındaki  ödemi  nedeniyle   kapanması   sinüslerde    de   basınç  dengelenmesine   engel  olarak   “baro sinüzit”   denilen  ve şiddetli  yüz  ağrısına   yol  açan  bir  tabloya   neden  olur.  Bu tip ağrılar uçuş bittikten bir süre sonra sinüslerdeki basıncın dengelenmesiyle ortadan kalkar.
 
Kulağınız uğulduyorsa dikkat!
 
Uçuş esnasında iniş ve kalkışta dış kulak yolu basıncının hızlı artış veya azalışı sonucu  kulak   zarının  ve   buna   bağlı   olarak   kemikçik   zincirin   aşırı  derecede   hareketine   bağlı  olarak  nadiren  de   olsa   iç  kulak   hasarını görülebilir. İç kulakta yüksek basınçtan etkilenen “Reissner membranı” yırtılabilir, bu durumda oluşacak  tablo  daha  farklı  olup,  şiddetli  bir   kulak   uğultusu   ve  işitme   kaybı  ile  kendini   belli   eder.  Bu  tabloda   genellikle   ağrı  olmaz   ve   nadiren  birlikte   baş   dönmesi  de   görülebilir. Bu durumla karşılaşan  bir   yolcu   uçuş   sonunda   acilen   bir   hekime   müracaat   etmelidir  aksi  takdirde olay  kalıcı   işitme  kaybı  ile   sonlanabilir.
Alınacak küçük önlemlerle kulak sağlığınızı koruyabilirsiniz
 
Akut nezle, alerjik nezle ve sinüzit gibi durumlarda mümkün olduğunca uçak yolculuğundan kaçınılmalıdır.  Eğer bu mümkün olmuyorsa bu gibi durumlarda bir hekime danışarak uçuş önce bazı ilaçlar alınarak bu durumlara engel olunabilir. Böyle durumlarda alkol alınması burun mukozası ve burun etlerinde şişmeye neden olacağından tabloyu daha da ağırlaştırabilir.

Özen Kamera Güvenlik Sistemleri

Alanaldı cad. İpek sok. No : 30/A Ataşehir

destek@ozenelektrik.net

Fatih ÖZEDEMİR

0539 946 34 84

0535 223 68 28

BİNA, İŞ YERLERİ, MAĞAZALAR, BÜROLAR vb.. KAMERA VE GÜVENLİK SİSTEMLERİ KURULUMU 

Ataşehir Bulvarı Dilencilerin İşgalinde

Bunaltıcı Sıcaklarda Kalp Sağlığına Dikkat

İklim değişikleri kalp hastalıklarında artışa neden oluyor

Son yıllarda belirgin olarak hissedilen küresel iklim değişiklikleri ile birlikte yaz ayları artık deniz, güneş ve tatil gibi güzelliklerle anılmaktan öte genel vücut sağlığının hassasiyetle korunması gereken bir dönem olarak tanımlanmaktadır. Bazı durumlarda can kaybına dahi neden olabilen sıcak havalarda çok dikkatli olunması gerekmektedir. Örneğin; Brezilya’nın Sao Paulo kentinde 2004 yılında yayımlanan, iklim ve gelir düzeyi ile kalp hastalığı arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimsel bir makalede, 20C altına inen her 1 C° sıcaklık ile kalp hastalıkları 15–64 yaş arası grupta %2.6 artış gösterirken 20C üzerine sıcaklığın çıkması ile bu grupta ölüm ile ilgili bir istatistiksel ilişki saptanmadığı bildirilmiştir. Ancak 65 yaş üzeri grupta ise bu durum tam tersi bir davranışla her 1 C° artış için %2 ölüm oranında artış olarak saptanmıştır. Bu araştırmaya göre erkek hastaların havanın ısınmasından daha fazla etkilendiği görülmüştür. Sıcaklık artışları erkeklerde 60–64 yaş arası hastaları, kadınlarda ise 70 yaş ve üzerindekileri etkilemektedir. Bu araştırmadan da görüleceği gibi ‘Yaş’ küresel iklim değişikliklerinden en çok etkilenen parametredir.

Yaşam koşulları kalp sağlığında belirleyici rol oynuyor

Avustralya’nın Melbourne kentinde 2004 yılında yayınlanan başka bir makaleye göre ise; ‘Yaşam koşulları’ ve ‘Sosyo ekonomik düzeyin de küresel iklim değişikliklerinden en çok etkilenen grubu oluşturduğu belirtilmiştir. Gelir düzeyi düşük kişilerde iklim değişikliğiyle birlikte kalp ve damar hastalıklarına daha fazla rastlandığı görülmüştür. Risk faktörlerinin daha yüksek oranda bulunması, kötü ortam ve yaşam koşullarına bağlı sıcağa daha çok maruz kalma bu hastalıkların artışına neden olmaktadır. Özellikle hava sıcaklığının 30 dereceyi aşmasıyla birlikte 50–64 yaş arası kişilerin hastaneye yatma oranı yükselmektedir. Sıcaklığının 30 C°’nin üzerine çıktığı günlerde, eğer bir de eşlik eden kalp hastalığı riski bulunan insanlar varsa (Hipertansiyon, diyabet, koroner kalp hastalığı, kalp kapak hastalığı, kalp yetmezliği vb), bu gruba girenlerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir.

Sıcağın istenmeyen etkilerinden korunun

Sıcağın dolaşım üzerindeki istenmeyen etkileri, sıvı ve tuz kaybı ağırlıklı olarak ortaya çıkmaktadır. Sıvı ve tuz kaybı sonucunda ise kanın akışkanlığında azalma meydana gelir. Ayrıca böbreklerin suyu tutmak için devreye girmesi sonucu damarları büzüştürücü etki meydana gelir ve suyu tutarak kan basıncını daha da arttırması kalbin üzerine fazladan bir yük bindirir, böbrek fonksiyonunu da bozmaktadır. Ayrıca kalp yetmezliği hastalarında görülen sıcağa adaptasyon zorluğu ve bunun sonucunda hayati organlara kan akımında azalma hayatı tehdit edici durumları (Kalp krizi, ritim bozukluğu vb) ortaya çıkarmaktadır.

Yaz mevsiminde kalp sağlığınızı korumak için…

1-Yağlı, bol kalorili yiyeceklerden kaçınılmalı, taze sebze ve meyve tüketilmeye çalışılmalıdır. Hazır ve raf ömrü uzatılmış gıdalara dikkat edilmelidir.
 
2-Alkol, özellikle sıcak havalarda tüketilmemelidir. Güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde, açık havada alkol tüketilmemelidir.

3-Sıcak havalarda günde 3,5– 4 lt su tüketilmelidir. Bu miktarda sadece tüketilmesi gerekli olan su olup, soda, kola, çay, kahve vb sıvıları içermemektedir.

4-Sıcak havalarda açık renkli, hafif, pamuklu, rahat ve bol, terleme ile vücut sıcaklığının dengelenmesine yardımcı giysiler kullanılmalıdır.

5-Özellikle, yaz aylarında, güneşin en tepede olduğu saatlerde açıkta dolaşılmamalıdır.

6-Sodalı, kolalı içecekler ile maden suyunun aşırı tüketimine dikkat edilmeli ve bu içeceklerin kan basıncını arttırabileceği akılda tutulmalıdır.

7-Denize, sabah ve akşam saatlerinde, mümkünse güneşin en eğik olduğu saatlerde girilmesi, kumda güneş banyosunun özellikle kalp hastaları için uygun olmadığı, kalp hastalarının açıkta yüzmemesinin daha uygun olduğu akılda tutulmalıdır. 

Karaaslan Et

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Çocuklarınızı Yaz Hastalıklarından Koruyun

Kaşıntılı, deriden hafif kabarık ve pembemsi deri döküntüsü ile karakterizedir. Ter bezlerinin tıkanması sonucu oluşur. Sıcak ve nemli hava döküntülerin artmasına yol açar. Kaşıntı sonucunda deride tahribat oluşursa enfeksiyonda tabloya eklenebilir. Önlemek için sık banyo yapılması, pamuklu giysiler giyilmesi ve derinin mümkün olduğunca hava alması gereklidir

Pişik çocuğunuzun gününü zehir edebilir

Pişik, bebeklerde en sık görülen deri hastalıklarından birisidir. Bezin temas ettiği kalça ve uyluk bölgesinde kırmızı renkte, kabarık lezyonlar şeklinde görülür. Pişikler, bebeğiniz bez kullandığı dönem boyunca tekrarlayabilir, yazın sıcak ve nemin etkisi ile görülme sıklığı artabilir.

Pişiklerin önlenmesi

 
•Bebeğinizin bezini sık sık değiştirin
•Bez değiştirme sonrası mümkünse altını ılık suyla durulayın, özellikle bebeğinizin cildinin hassas olduğu ilk aylarda ıslak mendilleri alt temizliğinde kullanmayınız. Daha sonraki aylarda ise alkol ve parfüm içermeyenlerini tercih edin.
•Temiz bir havlu ile nazikçe kurulayın ve bebeğinizin altını havalandırın. Böylece cildin kuruması daha çabuk olacaktır.
•Bezi çok fazla sıkmayın ve cildinin hava aldığından emin olun.
•Her bez değişimi sonrası çinko oksit içeren pişik koruyucu kremleri kullanmanız pişiklerin önlenmesinde faydalı olacaktır.

Yaz ishali tehlikeli olabilir

Yazın ishale yol açan nedenlerin başında enfeksiyonlar gelmektedir. Yazın ishal yapan mikroplar; virüsler, bakteriler ve parazitlerdir. Bu mikropların bir kısmı yaz-kış ishal yapabilmekte iken, bir kısmı kış aylarını bir kısmı ise yaz aylarını tercih etmektedirler. İshaller en sık 0-5 yaş grubunda görülmekte olup, gelişmekte olan ülkelerde ilk 2 yaştaki ölüm nedenlerinin başında gelmektedir.

Tedavi

 
•Hafif ishal vakalarında tedavi evde yapılır Anne sütü alan bebeklerde emzirmeye devam edilir. Anne sütü almayan 6 aylıktan büyük bebek ve çocuklara alışık oldukları sıvı gıdaların yanı sıra pirinç lapası, muz, elma püresi, yoğurt, ayran gibi gıdalar verilir. İshal geçene kadar lifli ve yağlı gıdalardan uzak durulur. Öğün aralarında su verilmesi önerilir.
•Orta ağırlıkta ishal vakalarında hastanede ağız yolu ile sıvı tedavisine başlanır (elektrolit solüsyonları). Tedaviye yanıt iyi ise 4-6 saat sonra beslenme başlanır ve hasta eve gönderilir. Kusma olursa tedaviye ara verilip tekrar denenir, aşırı kusma ve genel durumda bozulma durumunda damar yolu ile sıvı tedavisine geçilmesi gerekebilir.
•Ağır ishal vakalarında hastaya hastaneye yatırılarak damar yolu ile sıvı tedavisi uygulanır.
Dışkıda kan ve iltihap hücreleri varlığında veya ishalin 7 günde düzelmemesi durumunda dışkı kültürü alınmalı ve gerekiyorsa antibiyotik tedavisi başlanmalıdır.

Güneş yanıklarına dikkat

Uzun süre güneşe maruz kalındığında ciltte önce kızarıklık oluşur (birinci derece yanık), daha uzun süreli hasarlarda cilt üzerinde su dolu kabarcıklar izlenir (ikinci derece yanık). Çocuğunuz açık tenli, sarışın veya kızıl saçlı, renkli gözlü, çilli ise güneş yanıklarına karşı daha hassastır.
 
•Çocukları güneş ışınlarının en yoğun geldiği saatler olan 11:00-16:00 arasında güneşe çıkartmayın.
•Çocuğunuza açık renk, pamuklu kumaştan, bol giysiler giydirin ve başına geniş siperlikli şapka takın.
•Çocuğunuza güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce güneş koruyucu faktörü (SPF) 30 dan yüksek olan (açık tenli çocuklar ve bebekler için koruma faktörü 50 nin üzerinde olmalı) koruyucu losyon sürün ve 3-4 saat ara ile tekrar edin.
•Çocuğunuz gölgede bile olsa kum ve denizden/havuzdan yansıyan ışınlarla yanabileceğini unutmayınız.
•Bronzlaşmak isteyen ergenlerde mutlaka koruyucu losyon kullanmalı, ilk gün güneşte 15-20 dakika kalmalı, daha sonra bu süreyi her gün 5 dakika arttırmalıdırlar.
•Çocuğunuzun gözlerini de güneşten koruyun ve UV korumalı güneş gözlüğü alın.

Böcek arı ve sinekler çocuğunuzun sağlığını bozmasın

Isırılan bölgeye soğuk kompres ve buz uygulayın, iğne varsa cımbızla çekerek değil bıçak sırtı ile sıyırarak uzaklaştırmaya çalışın. Kaşıntıyı azaltmak için steroidli ve antihistaminikli pomatlar sürmenin yanısıra ağızdan şurup verilebilir (antihistaminik şurup). Ağrı varsa ağrı kesici şurupta alınabilir. Arı sokmasında nadiren anafilaksi dediğimiz şok tablosu gelişebilir ve acil müdahale gerektirebilir.

Transformers Ay’ın Karanlık Yüzü Vizyonda

Ataşehir Bulvarı’nda Çiçeklendirme Çalışması Var

Karaaslan Et San. ve Tic.Ltd.Şti. Ataşehir

Atatürk Cad. Kastelli İş Merkezi no:15/M K.Bakkalköy Ataşehir

0216 573 50 59

0216 572 29 97

Merkez Depo: Cengiz Topel Cad. Aksu Sokak. No:1 K.Bakkalköy Ataşehir

Tel: 0216 573 63 90 – 91

Faks: 0216 573 63 92

Petrol Ofisi Opel’i Tercih Etti

Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik “Opel’ in tasarımda ve teknolojide binek araçların öncü markası olması nedeniyle filo müşterilerinin tercihi olmaya devam ettiğini ifade ederek “Üstün Opel ürünlerimiz ve müşteri taleplerine göre bir terzi ustalığı ile tasarladığımız Opel Filo Kiralama programı ile müşteri beklentilerini tam olarak yerine getiriyor olmamız en başta tercih edilme sebeplerimizdir. Filosunu Opel Insignia ve Yeni Astra ile yenileyen Petrol Ofisi’ ne tercihinden ve Opel markasına duydukları güvenden dolayı teşekkür ediyorum” dedi. 

Yaz Kazaları Adrenalin Tutkunlarını Sakat Bırakabilir

Su kaydırağından atlarken bacaklarınızı açmayın
-Aquaparklardaki su kaydıraklarında, özelikle yüksek hıza ulaşılan inişlerde bacakların kapalı konumda tutulması çok önemlidir. Bacaklar açık ve hızlı bir şekilde havuza düşmek, genital bölge yaralanmalarına neden olmaktadır. Bacakların kapalı olması bu tehlikeli ortadan kaldırır. 

-Derinliği bilinmeyen havuz veya sığ sulara özellikle balıklama (baş aşağı) atlanmamalıdır. Ani atlayışlar kafa travmalarına neden olabilir. 

-Su altı solunum aygıtı kullanılarak dalış yapmak anlamına gelen “Skuba”, özel eğitim ve ekipman gerektiren bir spor dalıdır. Bu nedenle, yalnız başına veya eğitmen olmadan dalınmamalı, aletlerin tam, çalışır durumda ve yeterli olmasına dikkat edilmelidir. Kullanılan aletlerin hijyenik temizliği yapılmış olmalıdır. 

-Aletli veya aletsiz dalış yaparken iç kulak basıncının dengelenmesi gerektiğinden, üst solunum yolu enfeksiyonu varlığında dalış yapılmamalıdır.

 
Bisiklet kullanırken iyi kalitede kask takın

-Bisiklet, kaykay, paten ve scoter kullanırken mutlaka kişinin yaşına, kafa yapısına uygun kaliteli kask kullanılması gerekir. Tüm yaş grubunda ancak özellikle çocuklarda darbelere dayanıklı sert dizlik, dirseklik ve eldiven kullanımı alışkanlık haline getirilmelidir.

-Sürücüler, bisiklet, kaykay, paten ve scoter gibi araçları kullananlara çok dikkatli olup, onlara diğer araçlardan daha fazla özen göstermeli, her an sağa veya sola düşme ihtimalleri göz önünde bulundurarak onlara bir araç gibi davranarak uçaktan geçiş yapmaları gerekir. Aynı kurallar motosiklet kullanıcıları için de geçerlidir. Bir kaza anında yolcuyu ve sürücüyü arabanın kaportası belli bir düzeye kadar korurken, motosiklet bisiklet, kaykay ve paten gibi araçları kullananları koruyacak olan sadece üzerlerindeki ekipmanlarıdır. Onların korumasız ve dengesiz oldukları unutulmamalıdır.

 
Su kayağı kıyıdan 400 metre açıkta yapılmalı

-Bazı tatil beldeleri, özellikle kıyı yapılarına uygun olarak; parasaling, jetski, skuba, su kayağı, rüzgar sörfü, muz ve aquaparklar gibi su sporlarına uygun konumdadır. Bu noktalarda su kayağı ve jet ski kullanımı konusunda hassas davranılmalı, plaj ve yüzülen alanların en 400 m uzağından geçilmelidir. Bu tür araçların kullanımında mutlaka can yeleği giyilmelidir.

-Su sporları yapanların saat 11.00 ile 15.00 arası direk güneş ışınlarından uzak durmaları ya da özel koruyucu dalış elbiseleri, gözlük kullanmaları önerilir.

Doğa sporlarında tuz kaybını önlemek için yanınıza peynir ve zeytin alın

-Yüksek enerji gerektiren tüm doğa sporlarında sıvı ve elektrolit kaybı ile güneşin zararlı etkilerinden korunmak çok önemlidir. Bu amaçla yapılan spor ve aktiviteye özel korunma malzemelerinin yanında, mutlaka kaybedilen sıvının yerine konulması gerekir. Suyun yanında tuz kaybı için de; küçük bir parça peynir, siyah zeytin veya her ikisinin alınabileceği eşdeğer miktar tuzlu ayran tüketilmesi gerekir.

-Kanyon geçişi, dağ bisiklet ve motokros gibi aktiviteler yapılıyorsa; kask, dizlik, dirseklik, bel koruyucu, eldiven gibi tüm koruyucular kullanılmalıdır. 

-Kaya tırmanışı, yürüyüş, rafting, yamaç paraşütü, dağ bisikleti gibi farklı pek çok aktivitenin bir arada yapılabildiği noktalarda, özel parkur alanlarının bulunması gerekir. Bu noktalarda, belli aralıklarla dinlenme evleri inşa edilmeli, gerektiğinde helikopter ambulans sistemi organize edilmeli, düzenli işaretlemeler yapılmalıdır.

-Kaya tırmanışı yapılacaksa; koruyucu malzemeler yanında en az 2 kişi ile tırmanışın gerçekleştirilmesi gerekir. Bilinmeyen parkurlara gidilecekse yakın çevreye ve gerekirse jandarmaya haber verilmesi uygun olur. Yamaç paraşütü ve delta kanatlar, pilot sertifikası ile yapılabilen sporlardır. Mümkünse dernek ve gruplarla eğitmenlerin gözetiminde yapılmalıdır.

-Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için vücudun açık kalan yerlerine; burun ve alt dudağa yüksek faktörlü kremler sürülmelidir. İnce ve açık renkli örneğin; şile veya buldan bezi gibi kumaşlardan, mümkünse uzun kollu tişörtlerin giyilmesi, şapka ve ultravioleyi engelleyen güneş gözlüklerinin kullanılması son derece yararlıdır. 

Sıcakta ani tansiyon düşmesine karşı günde 2.5 litre su için

-Sıcaklık artışı ile vücudun hormonal, ruhsal yapısı da değişmekte bazı hastalıklar açısından risk oluşturmaktadır. Bunların en önemlisi hipertansiyon, kalp ve akciğer hastalarıdır.

-Sıcakta uzun süre korumasız şekilde kalınırsa tansiyonun kontrolünde güçlük, tansiyon yükselmesi ve buna bağlı beyin kanamaları görülebilir. Bu nedenle özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmamalı, güneşin dik konumda olmadığı saatlerde ise koruyucu şapka ve gözlük kullanılmalıdır.

-Sıcak, ani sıvı kaybına bağlı olarak, ani tansiyon düşmelerine de neden olabilir. Bu sorunu olan hastalar için öncelikle alınması gereken önlem, ilaçlarının düzenli kullanılmasıdır. Bunun yanında; terlemeye bağlı sıvı kaybından kaçınılması, günlük 2-2.5 lt kadar sıvı alınması, “tehlikeli saatler” denilen 11.00 -15.00 saatleri arasında sıcak veya güneşe maruz kalınmaması önemlidir. Aşırı sıcak, nem ile birleştiğinde akciğer yetmezliği gibi sonuçlara da neden olabileceği için, bu hastaların öğle saatlerinde dışarı çıkmaması ve direkt maruz kalmamak şartı ile ısı derecesi 22 dereceye ayarlanmış klimalı ortamlarda bulunmaları önerilmektedir.

Artık Çocukları ve Eşleri İzlemek Mümkün

İlk olarak üretim ve yazılımı kendilerine ait olan "araç takip cihazı" ile işe başladıklarını, bu sayede araçların uydu üzerinden takip edildiğini anlatan Hıncal, cihazların şu anda ticari taksi, otel, kamyon, tır, ambulanslar tarafından kullanıldığını, geçen beş yılda 120 bin araca bu cihazın takıldığını açıkladı. Bu araçların sahibi olan 9 bin müşterileri bulunduğu bilgisini veren Hıncal, kuruyemişçiden kuyumcuya, bankalardan nakliye firmalarına her sektörden firmaların bu cihazları kullandığını belirtti.

ÇOCUĞUN CEBİNE KONULABİLİYOR

Cihazı, alzheimer hastalarının yanı sıra, çocuğunun güvenliği için de kullananların bulunduğunu söyleyen Hıncal, kişi ve nesne takip cihazına, özellikle ailelerin yoğun ilgi gösterdiğini kaydederek, şunları söyledi: "Kaçırılan, aylarca bulunamayan çocuklar dolayısı ile ailelerden bu cihaza ilgi var. Çünkü okula giden küçük çocuğunuzu servise emanet ediyorsunuz, tüm gün onların yanında olamıyorsunuz. O nedenle genellikle ilköğretim öğrencileri için ailelerden talep geliyor. İstediğiniz zaman bilgisayar ya da cep telefonundan internete bağlanarak çocuğunuzu gün içinde kontrol edebiliyorsunuz. Çocuğun çantasına, önlüğünün cebine konulabiliyor; hatta çocuk zor durumdaysa, düğmeye bastığında tanımlı cep telefonuna SMS geliyor. Hatta sesli görüşme de yapılabiliyor. 'Çocuğum için istiyorum' diye yaklaşık 100'e yakın talep geldi."

KISKANÇ" EŞLER, EŞLERİNİ YURT DIŞINDA DA KONTROL EDEBİLECEK

Bu cihazı ayrıca "kıskanç" eşlerin de eşlerini takip etmek, nereye gittiğini izlemek, aldatılıp aldatılmadığını kontrol etmek amacı ile istemeye başladığını belirten Hıncal, "Cihaz yurt dışında da çalışıyor. O nedenle özellikle kadınlar, eşlerini takip etmek için talepte bulunuyor. En çok talep İstanbul'dan geliyor" dedi. Hıncal, cihazın maliyetinin 295 TL olduğunu, aylık kullanım bedelinin ise 7 TL olduğunu kaydetti ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, 10 MİLYON TL'YE YAKIN TASARRUF SAĞLADIĞINI AÇIKLADI

Müşterileri arasında ayrıca Sağlık Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Gümrük Müsteşarlığı'nın da bulunduğunu açıklayan Hıncal, Orman Genel Müdürlüğü'nün 5 bine yakın aracında kendi cihazlarının kullanıldığını belirterek, "Orman Genel Müdürlüğü, 10 milyon TL'ye yakın tasarruf sağladıklarını söylediler" dedi. Sağlık Bakanlığı'nın da ambulansların izlenmesi konusunda cihazları kullandığını dile getiren Özer Hıncal, ambulansların izlenmesinde iyi bir noktaya gelindiğini belirterek, sistemin işleyişini şu şekilde anlattı: "112'yi aradığınızda cep telefonunuzdan bulunduğunuz bölgeyi tespit ediyoruz. Sonra siz adres veriyorsunuz, 'şu kavşakta trafik kazası var' diye. 112'deki operatör o noktayı işaretliyor ve ambulans gönderilmesi talimatı veriyor. Ambulansın gideceği yol çiziliyor. Merkez sistemine ambulansın çıkış saati yazılıyor. Böylece ambulans çıkmadı, gelmedi gibi şeyler tarihe karışıyor, ambulans olay yerine vardığında hastayı alıyor, o sırada 112 merkezi, hastanelerdeki boş yatak durumlarını takip ediyor. Boş yatak durumlarını raporluyorlar. Merkez, o anki duruma göre ambulansı hastanelere yönlendiriyor. Sonra hasta, o hastaneye gidiyor. Aynı ekrandan ambulans, hastayı adığı ve bıraktığı andaki durum raporunu ve formunu doldurup merkeze gönderiyor. Sonra da kendi bölgesine geri dönüyor. Bu sistem, şu anda Türkiye genelinde kullanılmaya başlandı."

GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI'NDA YOĞUN OLARAK KULLANILIYOR

Gümrük Müsteşarlığı'nın da gümrük kapısından giren tırları, çıkıp yapana kadar yine bu sistemle takip ettiğini anlatan Hıncal, "Çünkü kapıdan giren tırın hangi yolu izlemesi gerektiği tanımlı. Bir tır kendi anayolundan çıkıyorsa, sapa veya tali yollara giriyorsa rotasından 100 metre dışarı çıktığnda, Gümrük Müsteşarlığı haberdar ediliyor. Gümrük Müsteşarlığı'nda bir yıldır kullanıyor bu sistem. Geçen yıl, 400 bin dolarlık bir oto yedek parça malzemeleri bu sistemle yakalandı" dedi.
Birkaç ay önce ise kişi ve nesne takip cihazı "treyki"nin satışa sunulduğunu açıklayan Hıncal, bu cihaz ile insanların, hayvanların hatta değerli eşların dahi takip edilebildiğini kaydetti. Antalya Belediyesi'nin bin 50 tane bu cihazlardan aldığını, bu sayede sahada çalışanları kontrol edebildiğini belirten Hıncal, "Bu sistemle bütün ekip tek tek denetlemektense, onun yerine bilgisayarın başında kontrol edilebiliyor. İşçiler de rahatlamış oluyor, böylece başlarında birinin durmasına gerek kalmıyor" dedi. 

KAMUDAN, ARAÇLARIN AMAÇ DIŞI KULLANIMINI ÖNLEMEK İÇİN TALEP GELİYOR

İki cihazın da üretimi ve yazılımlarının tamamen kendilerine ait olduğunu söyleyen Hıncal, yurt dışından da talep gören araç takip sistemleri ve kişi ve nesne takip sistemlerini 18 ülkeye sattıklarını açıkladı. Hıncal, "Moldova, Mısır, Gürcistan gibi ülkelere bu teknolojiyi ilk götüren biziz. Bu cihazları sattığımız 18 ülke sayısını, 30'a çıkartmak için çalışıyoruz" dedi. Hıncal, ayrıca kamu kuruluşlarından, kamu araçlarının amaç dışı kullanımını önlemek için talep geldiğini söylemekle yetindi

Evser Market

Ağoğlu My Word Andromeda C3 Giriş

0216 688 88 21

0216 688 88 22

Egeli Gurme

Ortabahar Cad. No:26/A Batı Ataşehir

egeligurme@gmail.com

http://www.egeligurme.com

Metin Egeli

0216 3153008

%100 DOĞAL, HORMONSUZ, KATKI MADDESİZ ÜRÜNLERİN KULLANILDIĞI EGE VE DÜNYA MUTFAĞINDAN EN GÜZEL ÖRNEKLERİN SUNUMU…

İstanbul City Girl, İstanbul’un Feminen Yüzü

Köpek Gezdirirken Sokak Köpeklerine Nasıl Davranmalı?

1-Köpeğinizden uzaklaşmaları veya rahat bırakmaları için kesinlikle yiyecek vermeyin. Kolay olduğu için, tercih edildiğine şahit olduğum bu yöntem, aslında bir dahaki sefer size saldırması ve bunun karşılığında yiyecek alacağına karşı şartlandırmaktan başka bir şey değil.
 
2-Sokak köpekleri, hırlar veya havlarsa, köpeğinizi kucağınıza almayınız. Sadece kendinize yakın ve kontrol altında tutunuz. Uzun bir sevk kayışı ile çevrenizde koşuşturursa, kaçtığı için kovalanacak bir hedef haline gelir.
 
3-Patırtı, gürültünün çoğu blöf ve uyarıdır aslında. Gerçek saldırı sinyallerini görmek ve buna göre önlem almak çok önemlidir. Tehlikeli sinyalleri sıralamak gerekirse:
a-Dudakların havaya kalkarak, ön dişlerin ortaya çıkması. Buna güçlü, göğüsten gelen hırlamaların eşlik etmesi.
b-Kulakların geriye yapışması. Ağızdan salya veya köpük gelmesi. (Bu köpeğin kuduz olduğu anlamına gelmez)
 
4-Sokak köpekleri sabah erken ve gece geç saatlerde, özellikle ortalık tenha iken ve kalabalık gruplar halindelerse tehlikelidir. Ciddi zararlar verebilirler. Parantez içerisinde belirtmek isterim ki, şimdiye kadar sayısız ufak olanlar haricinde ciddi olarak dört kez ısırılmış bir insan olarak en büyük zararı bir sokak köpeğinden aldım.
 
5-Düşününkü yanınızdan geçen insan size dik dik baksa, rahatsız olursunuz. Şimdi kendinizi düşünün. Köpeğinizle bir sokak köpeğinin yanından geçerken, bakışlarımızı ona kilitleriz. Böyle davranmak yerine aynen bir insanın yanından geçiyormuş gibi, göz ucuyla bakıp devam edin. Çok rahatsız oluyorsanız, mümkünse yolun diğer tarafına geçiniz veya etrafından dolaşınız.
 
6-Size doğru gelen köpeklere karşı, dostunuza vücut dilini ayarlamaya vakit verecek bir komut öğretiniz. Ben köpeğim için “kim gelmiş” komutunu kullanıyorum. Yaklaşan bir köpeğe karşı bu komutu tekrar ederseniz, zamanla köpeğiniz kendini yaklaşan köpeğe hazırlayacaktır.
 
7-Ellerinde sopalarla gezen insanlara şahit olduğum için yazıyorum; Sokak köpeklerine şiddet kullanmayınız. Onların da canı var. Sadece şanssızlar. Ciddi bir durumda da sizin sopa darbeleriniz karşıdaki köpeği caydırmaz sadece saldırmak için daha çok kızıştırır.
 
8-Köpeğiniz ne ırk ne cins olursa olsun, gücüne, cüssesine güvenmeyiniz. Kavga edebilecekleri her ortamdan kaçınız. Birden fazla sayıda ve sokaklarda her gün dövüşen köpekler, dostunuza tahmin edebileceğinizin çok ötesinde zarar verebilirler.
 
9-Umarım hiçbir zaman olmaz ama eğer siz veya dostunuz sokak köpeği tarafından ısırılırsa, bölgeyi en kısa sürede bol sabunlu suyla yıkayıp, acilen doktor veya veterinere gidiniz. Kanama varsa kompres ile profesyonel yardıma ulaşana kadar kontrol altına alınız. Köpek ısırıkları iyileşmesi en zor ve mikrop kapmaya en uygun yara olduğunu unutmayınız. Hiçbir ısırığı, çiziği küçümsemeyiniz.
 
10-Köpeğinizi küçük yaşlarda muhakkak hem insanlara hem de diğer hayvanlara karşı sosyalleştiriniz. Aksi halde saldırgan davranacaktır…
 

Sınav Öncesi Öğrencilere Simit-Su ve Meyve Suyu Dağıtıldı

Ataşehir’in Sultanlarının Avrupalı Rakipleri Belli Oldu

Ön eleme maçlarının yalnız bir takımın sahasında yapıldığı turnuvada 4. grupta yer alan Ataşehir Belediyespor, ön eleme maçlarını Bosna Hersek temsilcisi WFC SFK 2000 Sarajevo’nun sahasında yapacak. 8 grupta yapılacak ön elemeler sonucunda gruplarını birinci bitiren takımlar ve en iyi iki ikinci bir üst tura yükselecek.

16-23 Ağustos 2011 tarihlerinde eleme sistemi ile oynanacak üst tur maçlarının ardından UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi'ne katılacak takımlar belli olacak.

Ataşehir Güne Sporla Başlıyor

Profesyonel spor eğitmenleri Ataşehirlileri güne zinde başlatmak için; İçerenköy Parkı, Deniz Gezmiş Parkı, Yeni Çamlıca Halı Sahası, Kayışdağı Futbol Sahası, Esatpaşa Futbol Sahası’nda bekliyor olacaklar.

Ataşehir Belediyesi Halk Oyunlarında Türkiye Üçüncüsü Oldu

Ataşehir’deki Sokak Hayvanları Aşılanıyor

Proje kapsamında sokak hayvanlarında insanlara bulaşabilen dış ve iç parazit ilaçlamaları yapılarak, hasta ve yaralı olan sokak hayvanlarının tedavisi de gerçekleştiriliyor.
 
Ayrıca aşılanan hayvanların bulunduğu bölgelerde yaşayan çevre sakinleri, Ataşehir Belediyesi veteriner hekimleri tarafından konu ile ilgili bilgilendiriliyor. Her yıl periyodik olarak gerçekleştirilecek olan aşılama kampanyası ile Ataşehir’de aşıları yapılmamış sokak hayvanı kalmayacak.

Yaz Sebze ve Meyveleri Her Derde Deva

İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. İyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini önlemede de rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur.
 
Erik gençlik meyvesidir 
 
Yüksek antioksidan kapasitesine sahip olan erik, detoks yapıcı gücüyle de önemli bir anti-aging besindir. Kalp çarpıntısını azaltır. Bağırsakları yumuşatıcı bir etkiye sahiptir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Diş temizliğine de yardımcı olur
 
Kayısı kemik erimesini önleyici etkiye sahiptir
 
Kayısı da bulunan betakaroten adlı madde, kanserin özellikle de akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır. Kayısı, içerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kan yapıcıdır, cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir,
 
Sinirleri gevşetip uyku verir.
 
Şeftali hazmı kolaylaştırır
 
Kalp rahatsızlıkları ve kansere karşı vücudu koruma özelliği olan şeftali, sindirim sistemini çalıştırır ve hazmı kolaylaştırır. Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar.  İdrar sökücüdür.
 
Çilek sigara dumanının etkilerini azaltır
 
Kansere yakalanma riskini azaltan çilek, mide ve bağırsak zayıflıklarını giderir, sigara dumanının etkilerini azaltır. Sakinleştirici etkisi vardır. Safra kesesi hastalıklarına iyi gelir.
 
Yüksek ateşi düşürür. Suyuyla gargara yapılırsa diş taşlarının oluşmasını engeller. Cilde canlılık kazandırır.
Kiraz böbrek dostudur
 
İdrar söktürücü özelliğiyle böbrek dostu olan kiraz, böbreklerin taş ve kum yapmasını önler. Böbrekteki zararlı maddelerin de zamanla atılmasını sağlar. Safra kesesi taşının dökülmesine yardımcı olur. Sindirim gücünü artırır. Yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlar. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin de dostudur. İçerdiği antosiyanin maddesinden dolayı ağrıların dindirilmesine yardımcı olur.

Vişne kas ağlarını hafifletir

 
Vişne, içerdiği 'antosiyanin''den dolayı kas ağrılarını hafifletir. Şeker oranı düşük olduğu için az kalori içerir. Ateş düşürür, susuzluğu giderir. İdrar söktürücü özelliği vardır.
 
Siyah üzüm hücre yenileyicidir
Üzümün kabuğu, içeriği ve çekirdeği ortalama 20 civarında değişik antioksidan madde içermektedir. Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir. 

Patlıcan karaciğer ve pankreası kuvvetlendirir

 
A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olan patlıcan,  sinirleri teskin edip kalp çarpıntısını gidermeye yardımcıdır. Pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirir, idrar söktürür ve vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur.

Karaciğer dostu enginar kalbi de kuvvetlendirir

 
Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginar kanı temizler ve yorgunluğu gidermeye yardımcı olur. Vücuttaki zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendirmede etkilidir. Enginar, beyin yorgunluğunu geçirir, kalp adalelerini kuvvetlendirir, onu rahatsız eden üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasına yardımcı olur.

Semizotu kanı temizler

 
Semizotu, kanama hastalıklarında faydalıdır. Kanı temizler. Bol idrar söktürür. Sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirir. Böbrekteki kum ve taşı atılmasında yardımcı olma etkisi vardır.

Domates cildi besler

 
Domates, yaşlıların bedensel ve zihinsel sağlığını korumada son derece etkili bir antioksidan olan likopenin en zengin kaynağıdır. Likopen kanser riskini azaltır. Damarları korur. Cildi ve belleği destekler.

Kabak yaşlıların diyetinde mutlaka olmalıdır

 
Kabak, kolay sindirilebilen bir sebze olduğu için hasta ve yaşlı kişilerin diyetinde mutlaka yer almadır. Özellikle başta akciğer kanseri olmak üzere, kansere yakalanma riskini azaltan etkileri vardır. Yemek borusu, mide, mesane (idrar torbası), gırtlak ve prostat kanserlerine yakalanma riskini en aza indirgemektedir.

Soğan enfeksiyonlardan korur 

Özellikle kırmızı soğan güçlü bir sağlık koruyucusudur. Kansere karşı önemli bir koruma sağlayan antioksidan etkili quarcetin açısından en zengin besinlerden biridir. Soğanın enfeksiyonlardan koruma gücü de vardır. 

Burası Ataşehir

 
Bu görüntüler Ataşehir Bulvarı üzerinde çekildi.
 
AO – 21.06.2011

Ataşehir Posta Kodu

Yeşil Bisiklet Ataşehir’de

 

Yeşil Bisiklet Ataşehir

Ortabahar S. 31/5, Barbaros (Palladium Çapraz Karşısı)

http://www.yesilbisiklet.com/ana/ana.asp

0216-291 2050-51

Hipertansiyon Yaşı 13’e İndi

Gençler arasında yaygınlaşan bu hastalığın en önemli nedenlerinden biri de, aşırı miktarda tuz kullanımı.
 
Tuz, Türkiye’de dünyaya göre çok yüksek miktarda tüketiliyor, bu değer ortalama kişi başı 18 gramdır. Günlük kullanım 6 gram (1 tatlı kaşığı) ile sınırlı. Ancak; bir porsiyon iskenderde 8 gram, bir tabak etli kurufasulyede 8.6 gram, bir dilim pizzada 5.5 gram tuz bulunuyor.
 
Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Özlem Batukan Esen, tuz tüketiminin hipertansiyonu tetikleyici etkisi ve genç yaşta yüksek tansiyon nedenleri hakkında şu bilgileri verdi:

Her yıl 7 milyon insan tansiyondan ölüyor

 
Dünya Sağlık Örgütü’nün kayıtlarına göre dünyada 1.5 milyardan fazla insanda hipertansiyon bulunmakta ve her yıl 7 milyon insan yüksek kan basıncı ve bundan kaynaklanan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Yüksek tansiyon kaynaklı ölüm nedenlerinin başında; inme, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi hastalıklar gelmektedir. 

Obezite ve stres tansiyon yaşını düşürdü

 
Günümüzde tuz tüketimin artması, hareketsiz yaşam, aşırı kilo, stresli yaşam şartları yüksek tansiyona zemin hazırlayan en önemli faktörler arasında yer almaktadır. Özelikle 13-14’lü yaşlardan itibaren alınan aşırı kilolar, hareketsizlik ve stres, genç yaşlarda tansiyon hastası olma riskini artırmaktadır. Obezitenin, dünyada en önemli sağlık problemlerinden biri olmasıyla, yüksek tansiyon daha küçük yaşlarda görülmeye başlamıştır. Dünyada 1 milyardan fazla insan şişmanlık sorunu yaşamaktadır. Bunların 300 milyonu da sağlıksız obezite sınırında olduğu için hipertansiyon ve diyabet hastasıdır. Çocuklar da obeziteden en çok etkilenen yaş grubudur. Dünyada 6 çocuktan biri aşırı kilo sorunu yaşamaktadır.

Hipertansiyon Türkiye’de gençlerin hastalığı! 

 
Türkiye’de 20-40 yaş arası yetişkinlerin  yaklaşık % 30’u hipertansiyon hastası. Hipertansiyonun özellikle 30-35 yaşları arasında giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmesindeki en önemli nedenler ; hareketsiz yaşam, stres ve aşırı kilolara karaciğer yağlanmasının eşlik ettiği santral obezitedir. Bu sorun, doğrudan yüksek tansiyonla ilişkilidir. Gençler arasında kafein ve sigara tüketiminin aşırı derecede artması da, yüksek tansiyon yaşının düşmesinde etkili olan bir başka nedendir.

Tuz tüketiminin artması tansiyonu tetikliyor

 
Türkiye’de tansiyon sorununun giderek artması ve hipertansiyon yaşının düşmesinin en önemli nedenlerinden biri de tuz tüketimidir. Her alanda tuz tüketiminin minimum seviyede olması gerekir. Tuzu azaltmanın yanında daha az katı yağ ve hamur içeren yiyecekler tercih edilmelidir. En doğru ve sağlıklı beslenme tarzı, tuz tüketim alışkanlığından yoksul olanıdır.

Sucuklu yumurta tek başına bir günlük tuz ihtiyacını karşılar

 
Günlük minimum tuz gereksinimi 1 tatlı kaşığı yani 6 gramdır. Bu miktar, tüm gün tüm besinlerden alınması gereken tuz miktarıdır. Bu miktarın dışına çıkmak, yüksek tansiyona zemin hazırlamaktadır.
Örneğin; Sabah kahvaltıda yenen bir porsiyon sucuklu yumurta, tek başına bir günlük tuz ihtiyacını karşılar. Çünkü sucuklu yumurtadaki tuz miktarı, 5.5 gramdır. Fast food tarzı beslenmeyi alışkanlık haline getirenler ve et ağırlıklı beslenenler bu riskle karşı karşıyadır.

Yüksek tuz miktarına sahip yiyecekler;

 
•    Sucuklu yumurta 5.5 gram
•    Lazanya 3.5 gram
•    Kurufasulye 8.6 gram
•    Pirzola 3.5 gram
•    Fast food 3 gram
•    İskender 8 gram
•    1 dilim pizza 5.5 gram
 
Sabah kahvaltısında sucuklu yumurta, öğle yemeğinde etki kuru fasulye, akşam da iskender tüketen bir kişinin günlük aldığı tuz miktarı; 22.1 gramdır.

Kahvaltıda örnek tuz menüsü

 
3 dilim beyaz peynir (250 mg sodyum)
2 dilim beyaz ekmek (585 mg sodyum)
5-6 adet siyah zeytin (900 mg sodyum)
3 dilim kaşar peyniri ( 710 mg sodyum)
1 yumurta (138 mg sodyum)
Tereyağı (85 mg sodyum)
1 salatalık (6 mg sodyum)
1 bardak süt ( 100 mg sodyum)
Toplam: 6.9 gram tuz  

Hipertansiyon ölümcül hastalıklara neden olabilir! 

•Hipertansiyon göz, böbrek ve kalp gibi organlarda hasara neden olmaktadır. Gözde körlüğe neden olabilecek sorunlara yol açabilir. Böbrek fonksiyonlarının yitirilmesine bağlı böbrek yetersizlikleri hipertansiyonun bir sonucu olarak ortaya çıkar. Hipertansiyon, aort anevrizmasına neden olmaktadır. İnme ve felçle sonuçlanabilecek beyin hasarlarına da neden olmaktadır. 
•Ergenlik döneminde aşırı kilolu çocuklarda mutlaka tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Her erişkinin 20 yaşından sonra tansiyon değerini bilmesi için düzenli ölçüm çok önemlidir. İdeal tansiyon değerinin 12-8’in altında olması gerekmektedir. Ailesinde tansiyon hastası olan birinin aşırı kiloları da söz konusu ise 6 aylık periyotlarla tansiyon kontrolü yaptırmalıdır.
•Özellikle menopozun 2’inci ve 3’üncü yılından sonra kadınlarda hipertansiyon görülmektedir. Ailesel yatkınlık olmasa bile bu dönemde kişi tansiyon hastası olabilir. Menopoz dönemine kadar tansiyon sorunu yaşamayanlar da menopoz sonrası mutlaka tansiyon açısından değerlendirilmelidir.
•Tansiyon ölçümü ilk kez yapılıyorsa mutlaka iki koldan da ölçülmelidir. Kişi rahat pozisyonda olmalıdır ve geniş kıyafetler giymelidir.
•Tansiyon hastaları sarımsağı asla ilaç yerine tüketmemelidir. Toz sarımsak ya da doğal sarımsağın yemek ve salatalara katılması, ilaç yerine değil gıda takviyesi olarak kullanılmalıdır.

İlaç kullanmayan genç hastalar bilgilendirilmeli

 
Hipertansiyon hastası gençlerin yalnızca % 12’si hastalığının farkındadır. Çünkü genel tabloya bakıldığında hipertansiyon hastalarının yaklaşık % 50’si hastalığını bilmeden hayatını sürdürmektedir. Hipertansiyon hastaları ilaç kullanmamak için çeşitli bahaneler bulabildikleri için, yüksek tansiyonu ilaçla tedavi edilmek durumunda olan hastaların yaklaşık %50’si hedeflenen tansiyon değerlerine ulaşamamaktadır. Özellikle genç yaştaki erkek hastaların ilaç kullanmak istememelerindeki nedense, bazı ilaçların iktidarsızlık gibi yan etkilerinden çekinmelerinden kaynaklanmaktadır. Ancak yeni üretilen ilaçların yan etki profili daha düşük olduğu için gençler bu konuda bilgilendirilmelidir. 

Yarım Saatten Fazla Yüzecekseniz Taze ve Kuru Meyve Yiyin

Yazın 4 saat ara ile yemek yiyin

Yazın 4 saat aralarla yemek yenmesi mide sağlığı açısından doğru olandır. Ancak sağlık bir bütün olarak düşünüldüğünde; fazla kilolu ile zayıf biri, güneş altında tarlada çalışan kişi ile klimalı ortamda büroda çalışan kişi, yaşlı ile genç, erkekle kadın, hamile ile çocuk ya da kronik hastalığı olan kişilerin yemek aralıkları birbirinden farklı olmalıdır. Herkese ve her duruma uyun ideal bir yemek aralığı yoktur. Özellikle yaz aylarında şunlara dikkat edin;

•    Acıktığınız zaman yemek yiyin, aşırı acıkmayı beklemeyin
•    Dengeli beslenin
•    Midenizi tıka basa doldurmayın
•    İhtiyacınız kadar sıvı alın
•    Aldığınız besinlerin doğal olmasına özen gösterin
•    Yazın 4 saatten fazla susuz kalmayın

Yüzmeden önce enerji verici meyvelerden tüketin!

Fiziksel aktivite yaparken midenin dolu olması, hem yediklerin ağza gelmesine yol açar; hem de sindirim sistemine kan akımı arttığı için kaslardaki performans daha düşük olur. Havuz ve denize girmeği de, fiziksel aktivite kategorisinde değerlendirmek gerekir. Bu aktivitelerde bulunulacaksa, öğün şeklinde yenilen yemekten en az iki saat geçmesi tavsiye edilir. 30 dakikadan daha uzun süre yüzme planı olan bir kişinin denize ya da havuza girmeden önce enerji ve mineraller için muz gibi bir meyve ya da kuru üzüm, incir gibi kuru meyveyi aktivite öncesinde tüketmesi, performansı artıracaktır. Tok karınla denize girildiğinde mide krampı olacağına dair düşüncenin ise bilimsel bir dayanağı yoktur.

Yazın reflü şikayetlerine karşı kullandığınız ilaçlara ve yediklerinize dikkat edin!

Reflü tek bir faktöre bağlı bir hastalık değildir. Reflü sorununun ortadan kalkması yalnızca yemek yeme alışkanlıkları ile ilişkili olmadığı için tek bir diyet listesi de bu sorunu çözmez. Ancak özellikle yaz aylarında çiğ besinler ve alkol tüketiminin artması, geç saatlerde yemek yeme alışkanlıklarının ortaya çıkması reflü şikayetlerinin tetikler.

Yazın reflü şikayetlerinden korunmak için;

•    Fazla kiloluysanız, kilo verin.  
•    Alkol ve sigara kullanıyorsanız bunları azaltın ya da kullanmayın.
•    Tansiyon, astım, doğum kontrol hapları, bazı antidepresanlar, birçok ağrı kesici reflü ve mide şikayetlerini artırabilir. İlaç kullanımınızı kontrol edin.
•    Yağlı yemekler ve kızartmalar, çikolata, portakal suyu, salça, gazlı içecekler, kahve, ketçap ve nane reflüyü sıklıkla artırır. Bunların tüketimine dikkat edin. Ancak burada da kişiye özgü davranmak gerekir, bu besinlerin tüketimi bir şikayete neden olmuyorsa, kısıtlama getirmeyin.
•    Sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Midenizi uzun süre boş bırakmayın ve çok doldurmayın.
•    Yiyecek ve içecekleri; aşırı soğuk ve aşırı sıcak şekilde tüketmeyin.
•    Belinleri mutlaka çok iyi çiğneyerek yutun.
•    Dengeli beslenin. Yumurta, beyaz ve kırmızı et ve baklagillerden yeterli protein almak, süt ve süt ürünleri, tahıllar, zeytinyağı, sebze ve meyveden yeterli miktarda tüketin.
•    Yemeklerde az miktarda tereyağı tüketin.

Uzun yaz gecelerinde sofra keyfini uzatmayın!

Yaz akşamlarında kalabalık gruplar halinde yemek yemeğe başlanıldığı zaman, bu; genellikle o geceye ait bir aktivite sonucunda ortaya çıkmakta ve sofrada kalış süresi saatleri bulabilmektedir. Bu şekilde yemek keyfinin gecenin ilerleyen saatlerinde bir kabusa dönüşmemesi ya da bir hastanenin acil servisinde sona ermemesi için, gece boyunca sürekli yemek yemeyin. Çünkü yaz aylarında yemek masasında uzayıp giden saatler, reflü, gastrit ve ülser şikayetlerini tetikler. Midenin tıka basa doldurulmasının yanında limitsiz alkol tüketimden de uzak durmak gerekir. Alkol alınacaksa miktarına çok dikkat etmelidir. Sofradan kalktıktan sonra hemen yatmak yerine, yarım saatlik tempolu yürüyüşle yediklerin sindirilmesine yardımcı olunmalıdır. Yemekten iki saat sonra yatmak mide sağlığı açısından önemlidir. Ancak geç saatlere kadar oturup yatış süresini uzatmak ve ertesi gün işe az uyuyarak gitmek de, mide rahatsızlıklarını artırır.

Yazın alkol alımını sınırlayın!

Özellikle yaz aylarında alkol alımı artmakta, gece yatış saatleri ve geç saatlere kadar yemek yeme alışkanlıkları ile alkol alımı birleştiğinde mide mukozasının yüzeyinde hasara neden olmaktadır. Yemek borusu veya midede yüzeyel yaraların açılması, özofajit ve gastriti artırmaktadır. Alkol reflüyü de tetikler. Ayrıca alkol alımı sonrası öğürerek kusma özellikle 40’lı yaşlardaki erkek hastalarda “Mallory Weis” olarak adlandırılan, yemek borusu ve mide birleşim yerindeki mukozada yırtıklara sebep olarak bazen çok şiddetli olabilen mide kanamalarına yol açabilmektedir.

Elite Home Perde ve Duvar Kağıdı

Atatürk mah. Sedef Cad. Ata 2/1 Blok No:46

36

gunesesin@mynet.com

Haldun Güneş

0216 456 66 48

0541 590 97 00

Turkcell Parayı Ceple Buluşturdu

Dünya klasmanında yazılım geliştirmeyi en önemli odağı haline getiren Turkcell Teknoloji, yazılım alanında dünyada ilkleri hayata geçirmeye devam ediyor. NFC (Yakın Alan İletişim) teknolojileri konusunda Türkiye ve dünyadaki potansiyeli yıllar öncesinden fark eden Turkcell Teknoloji; başta Turkcell olmak üzere tüm finansal ve ticari kuruluşların, yerel yönetimlerin ve kamunun kullanabileceği bir teknolojik altyapı geliştirdi.
 
Turkcell Teknoloji Genel Müdürü Semih İncedayı, üretilen NFC Gateway (Yakın Alan İletişimleri Geçidi) çözümü hakkındaki görüşlerini şöyle dile getirdi: “Tüm dünya, mobil ödeme uygulamalarını hayata geçirmek için kredi kartını telefonla birleştirmenin yollarını aradı. İlk uygulamalarda kredi kartı bilgileri telefonların kendi üzerinde veya hafıza kartları üzerinde tutulmaya çalışılsa da  bu çözümlerin hiçbiri standart haline dönüşemedi ve güvenliği hep sorgulandı. Yazılım mühendislerimiz bu noktada devreye girerek yine dünyada bir ilki gerçekleştirdi ve tek bir SIM karta güvenli bir şekilde birden fazla kredi kartı uygulamasının yüklenebilmesini sağladı. Böylece sadece cep telefonu taşıyarak her türlü kredi kartı ödemesi yapılabilir hale getirdi.”
 
Turkcell Teknoloji’nin SIM kartlar üzerindeki uzmanlığının bu çözümün üretilmesindeki önemine değinen İncedayı, “Bilindiği gibi tüm SIM kartları parmak izi gibi kişiye özeldir. SIM kartları, kullanıcı bilgilerini, gönderilen mesaj ve konuşmaları şifreleyerek kullanıcıyla dış dünya arasında bir güvenlik duvarı oluşturuyor. Turkcell Teknoloji olarak, birden fazla bankanın kredi kartı bilgilerini aynı SIM kart üstünde güvenli ve şifreli bir alana yerleştirerek hem bu bilgilerin daima kullanıcıların yanıbaşında olmasını hem de cep telefonu numarasıyla eşleşmesini sağladık” dedi.
 
Hayata geçirilen sistemin bir diğer başarısı da bilgilerin operatör dahil herkesten gizlenmesinde yatıyor: Turkcell Teknoloji’nin geliştirdiği sistem sayesinde kredi kartı bilgileri, SIM kartın sahibi GSM operatörü tarafından dahi görülemiyor, sadece alışveriş sonrasında banka tarafından onaylanabiliyor. Bir başka deyişle SIM kartlar, kredi kartının üstündeki minik çiplerin işlevini üstleniyor. Bu altyapı sadece kredi kartlarının SIM kartı üzerine taşınmasıyla sınırlı olmayıp cebimizde bulunan tüm plastik kartların (loyalty ve benzeri) ve akıllı çipler üzerinden verilen bilet, kupon, taşımacılık, kimlik, güvenli erişim fonksiyonlarının, e-kent ve e-devlet uygulamalarının SIM kart üzerinden güvenli bir şekilde verilmesine olanak sağlamaktadır.
 
İlk çalışmaları 2008 yılında başlayan SIM kart teknolojilerine yönelik çalışmalarımız bugün Turkcell’i tüm dünyada teknoloji alanında ayrıcalıklı bir konuma taşıdı.

Turkcell Teknoloji Hakkında

 
Türkiye’nin ve Turkcell’in Ar-Ge ve inovasyon üssü Turkcell Teknoloji, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında rekabetçi servis ve ürünler geliştirmek amacıyla kuruldu. Turkcell bünyesinde bilgi ve iletişim teknolojileri alanında uzmanlaşan Ar-Ge kadrosunun, faaliyetlerini bir teknopark şirketi kurularak sürdürmesi kararının alınmasıyla, Turkcell Teknoloji Araştırma Geliştirme A.Ş. şirketi TÜBİTAK-MAM Teknoloji Serbest Bölgesi’nde (TEKSEB) 2007 yılında faaliyetlerine başladı.
Turkcell Teknoloji, müşteri ilişkileri ve kanal yönetimi, mobil pazarlama, iş zekası çözümleri, SIM varlık ve servisleri yönetimi, roaming çözümleri, katma değerli servisler, operasyon ve iş destek sistemleri alanlarında da servis ve ürünler geliştiriyor.

Samsun Kardeşler Pide Salonu

Girne Cad. Alemdaroğlu Sok. 3/A Ataşehir

02164553896

02164553816

Global Evden Eve Nakliyat

Feyzullah Mah. Yunus Emre Cad. Lale Apt. 10 5 Maltepe

info@globalevdeneve.com

http://www.globalevdeneve.com

Beyram Mete

0216 305 49 39

Tuğra Catering Tabldot Ev Yemekleri

http://www.tugracatering.com/

İKİZLER SOK.3

arzu.taskan@yahoo.com.tr

Arzu Taskan

0216 340 81 67

UPHİLL COURT TOWERS VE ATAŞEHİR BÖLGESİNE HİZMET VEREN BUTİK BİR İŞLETMEYİZ.4 ÇEŞİT YEMEK FİYATI 6 TL KDV DİR

 

2 KİŞİDEN 10 KİŞİYE KADAR TABLDOT EV YEMEKLERİ.

Ataşehir Belediyesi Sanat Projeleri Yılsonu Finalini Yapıyor

“Ana-Renkler” projesinde ise; kursiyerler bir yıllık emeklerinin ikinci ürünlerini de Palladium Alışveriş Merkezi’nin Küre bölümünde açılan yılsonu sergisi ile sergileme imkânı buldular.

İlk sergisini 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında açan “Ana-Renkler” projesinin kursiyerleri gelen ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü.

Serginin açılışına Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ile eşi Gamze Akkuş İlgezdi ve Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan da katılarak kursiyerlere destek oldu.

Serginin açılışını yapan Başkan Battal İlgezdi, bir ülkenin gelişmişlik göstergelerinden birinin sanat ve kültür alanlarında ki gelişmişlik olduğunu vurguladı. Başkan İlgezdi,  “Ataşehir Belediyesi olarak vatandaşların istedikleri ve ilgi duydukları sanat alanlarında çalışmalarını ve üretmelerini sağlamak için tüm olanaklarımızı kullanıyoruz” dedi.

Diğer projeler de sezonu kapatıyor

"Sanat Eğitimini Mahallenize Getiriyoruz" projesinde ise çeşitli branşlarda eğitim alan çocuklar ve gençler küçük dinleti ve gösterilerle değerlendirme raporlarını alacaklar. Ataşehir Belediyesi Meslek Edindirme Merkezi (ATAMEM)’nde eğitim gören kursiyerler 18-19 Haziran tarihinde ATAMEM'de, Yeni Çamlıca ve 30 Ağustos Ataevlerinde eğitim görenler 20 Haziran Pazartesi günü saat 17.00'da Yeni Çamlıca ve Âşık Veysel Ataevlerinde eğitim gören öğrenciler ile halk oyunları ve dans öğrencileri ise 21 Haziran Salı günü saat 17.00'da Deniz Gezmiş Parkı’nda yer alan anfide küçük gösterilerle sezonu kapatacaklar. Ataşehir Belediyesi tarafından sunulan sanat eğitimleri yaz döneminde de yeni projelerle devam edecek.

Havuz Rent a Car

Ali Nihat Tarlan Cad 1/5 İçerenköy Ataşehir

havuzcar@gmail.com

http://www.havuzrentacar.com

0216 5745101

Speedy’den Yaza Özel Kampanya

Her yıl gelenekselleşen  Speedy klima günlerinde, ücretsiz yapılan klima kontrolleri haricinde klima gazı dolumunda yapılan %50 indirim de dikkat çekmektedir.

Özellikle uzun yolculuklara çıkan araçlarda, sürücülerin konforu daha da önemli hale geldiğinin altını çizen Speedy uzmanları, araç içinde iklimlendirme koşulları araç sahibinin beden ısısına ne kadar uyumlu olursa dikkat ve konsantrasyonun da  o kadar yüksek seviyede olduğunu vurguluyorlar.

30 Haziran’a kadar devam edecek olan kampanyadan yararlanmak isteyen araç sahipleri, randevu almadan gidecekleri bir Speedy servisinde ücretsiz klima  kontrolünü gerçekleştirebilecektir.

Ataşehir Belediyesi Başarılı Öğrencileri Altınla Ödüllendirdi

Zübeyde Hanım Öğretmenevi’nde düzenlenen törene Ataşehir Kaymakamı Turgut Çelenkoğlu, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şaban Karataş, İlçe Emniyet Müdürü Hacı Ahmet Osanmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan, Belediye Meclis Başkan Vekili Hüseyin Çulha, Belediye Eğitim Danışmanı Metin Bektaş ve okul müdürleri ile öğrenciler katıldı.

2010-2011 Eğitim-Öğretim yılında ilköğretim okullarında ve liselerde birinci olan 67 öğrenci ile sosyal-kültürel nitelikteki yarışmalarda başarılı olan 133 öğrenciye altınları, Ataşehir Kaymakamı Turgut Çelenkoğlu, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan ve Belediye Meclis Başkan Vekili Hüseyin Çulha tarafından sunuldu.
 
Diğer öğrencilerin başarılı arkadaşlarına müzik gösterileri ile destek verdikleri etkinlikte eğitime verdiği katkılardan dolayı Ataşehir Kaymakamı Turgut Çelenkoğlu tarafından Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye plaket sunuldu.