Chevrolet Yeni Global Modeli Malibu’nun Dünya Prömiyerini Shanghai Otomobil Fuarı’nda Kutlayacak

Yeni Malibu, Web ortamında ilk defa 19 Nisan’da Shanghai Otomobil Fuarı’nda lanse edilecektir. Aynı zamanda 23 Nisan-1 Mayıs arasında gerçekleşecek NewYork Otomobil Fuarı’nda da gösterime sunulacaktır.

GMIO Satış, Pazarlama ve Satış Sonrası Hizmetler Başkan Yardımcısı Susan Docherty, "Pekçok ödül almış Chevrolet markamızın başarılı modeli Malibu’nun yeni nesil modelini, dünya üzerindeki tüm tüketicilere duyurmaktan mutluyuz. Dünya üzerinde satılacak Yeni Malibu -Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avusturalya’daki- tüm müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı” dedi.

Chevrolet Malibu yakıt tasarruflu, güçlü 4 silindirli motoru ve altı-ileri şanzımanı ile dünya üzerinde global bir model olarak pazara sunulacaktır. Yeni Malibu dünyadaki tüm pazarlar dikkate alınarak tasarlanmış olup, Chevrolet’nin küresel olarak pazara sunacağı ilk orta-üst sınıf otomobil olacaktır. Altı kıtada yaklaşık 100 ülkede satışa sunulacak olan Yeni Malibu başta Amerika Birleşik Devletleri've Çin olmak üzere çeşitli lokasyonlardaki tesislerde üretilecektir.

Malibu, Chevrolet’nin ve dolayısıyla GM’in 2010 yılında Amerika’da 200.000 adet ile en çok satan modeli olmuştur. Chevrolet Malibu Amerika’da 2008 yılından beri 40 dan fazla ödül almıştır. 2011, 2010, 2009 yıllarında üstüste Otomobil Tüketicileri tarafından “En İyi Otomobil” ödülünü kazanmış tek orta-üst sınıf modeldir. Yine son iki yıldır Chevrolet Malibu Amerikan'nın araç güvenliklerini ölçen bağımsız kuruluş "Insurance Institute for Highway Safety " tarafından "En Güvenli Otomobil "olarak seçilmiştir.

Yeni Malibu ile Chevrolet, dünya üzerinde global büyüme hedefini yinelemiştir. General Motors’un en başarılı markası, Dünya üzerinde başarı sağlayan değişik model seçenekleri ile -Cruze, Volt, Aveo, Spark ve Malibu- başarı grafiğini yükseltmeye devam edecektir. Yeni Malibu 2010 yılında, Global olarak pazarın %9’unu oluşturan ve 5.7 milyondan fazla otomobilin satıldığı segmentde yer alacaktır.

Geçtiğimiz yıl Chevrolet, dünya üzerinde 4.26 milyon otomobil satmıştır. Bu adetler ile ortalama 7.4 saniyede Dünya üzerinde bir Chevrolet satılmıştır. Kuzey Amerika’da yılın otomobili ünvanını kazandığı 2008 yılından beri global olarak 600,000 adetin üzerinde Malibu satışı gerçekleştirilmiştir. İlk defa 1964 yılında pazara sunulan Malibu’nun, yeni modeli 8. Jenerasyon olacaktır.

Chevrolet Hakkında Chevrolet 130'dan fazla ülkede yaklaşık 4 milyon yıllık araç satışıyla General Motors’un en büyük küresel markasıdır. Satışları bakımından küresel çapta en büyük dördüncü otomobil markası olup aynı zamanda dünyadaki en hızlı büyüyen markalardan biridir. Chevrolet otomobilleri tutkuyu, cesur tasarımı ve kullanışlılığı birleştirir. Harcanan paranın karşılığını büyük ölçüde verir. Chevrolet markası 2005 yılında Avrupa’da yeniden piyasaya sürülmesinin ardından 2008 yılında satışlarını 500.000’in üzerine çıkararak iki kattan fazla arttırdı. Chevrolet 2010 yılında 477.194 adet otomobil satışıyla Avrupa’daki pazar payını yüzde 2,5'e yükseltti. Chevrolet Avrupa’da 2.700'den fazla bayi ve servis noktasından oluşan bir ağa sahiptir. Chevrolet ürün yelpazesi Spark şehir otomobilini, küçük Aveo’yu, kompakt dört kapılı Cruze’yi, Captiva SUV’u ve efsanevi Corvette spor otomobillerini kapsar. Chevrolet 2011 yılında piyasaya yedi yeni otomobil sürüyor: tamamen yeni Orlando aile vanı, yeni Captiva SUV, Corvette Grand Sport Coupé, tamamen yeni beş kapılı ve dört kapılı Aveo, beş kapılı Cruze, Camaro coupé ve kabriole ve ödüllü uzun menzilli Volt elektrikli otomobil. Chevrolet’nin Avrupa’daki en büyük pazarları Rusya, İtalya, Almanya, İspanya, Fransa ve Türkiye’dir. 1911 yılında İsviçre göçmeni Louis Chevrolet tarafından ABD’de kurulan Chevrolet markası 2011 yılında yüzüncü yıldönümünü kutluyor. Chevrolet hakkında daha fazla bilgiye http://www.chevroleteurope.com veya http://media.chevroleteurope.com web adreslerinden ulaşabilirsiniz. 

Turkcell Dünyada 10 Yılın Şirketleri Liginde

Türkiye’nin lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, 175 yıllık iş dünyası haberciliği ve araştırmacılık tecrübesiyle tanınan World Finance Magazine tarafından çok özel bir ödüle layık bulundu. Bu sene ilk defa verilen ve 52 ülkede yapılan detaylı araştırmalar sonrasında belirlenen “10 Yılın Şirketi Ödülleri”nde (Company of the Decade Awards),  Türkiye’den Turkcell “10 Yılın Şirketi” seçildi. Diğer ülkelerden seçilen “10 Yılın Şirketleri” arasında ABD’den Apple, Finlandiya’dan Nokia, Almanya’dan Deutsche Bank, Rusya’dan Gasprom gibi küresel devler yer aldı.

Sürekli güçlenen Türkiye’nin gelişen ekonomisinin yıldızı olmak ve Türkiye’yi teknolojide ve altyapıda dünyanın ilerisine taşımak için çok çalıştıklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, “Türkiye’den, Anadolu’nun bağrından çıkmış bir şirket olarak Turkcell’in küresel düzeyde önemli başarılara imza atması bize gurur veriyor. Tüm Turkcell ailesi olarak büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün 9 ülkede 242 milyonluk bir nüfusa hizmet götürüyoruz. 10 yıldır New York Borsası’na koteyiz. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan büyük ekonomik krizlere rağmen vizyonumuz doğrultusunda büyük yatırımlarlar yaparak, ülkemize dünyanın en iyi altyapılarından birini kazandırdık.. “10 Yılın Şirketi” olarak seçilmemiz, Türkiye’nin Turkcell’i olarak çabalarımızın ve başarılarımızın küresel düzeyde kabul gördüğünün göstergesidir.” dedi.

Turkcell dünya devleriyle aynı kulvarda…
World Finance Magazine tarafından düzenlenen “10 Yılın Şirketi Ödülleri” bu yıl ilk kez verildi ve 52 ülkeden 350 şirket değerlendirildi. Müşteri çözümleri, inovasyon, sürdürülebilirlik ve raporlama, performans, itibar, değişkenlere uyum, sosyal sorumluluklar, büyüme ve kalıcılık gibi kriterler belirleyici oldu.

World Finance Magazine ödül alan şirketleri kamuoyuyla paylaşırken şu açıklamada bulundu: “10 Yılın Şirketi Ödülleri sıra dışı performansları ve dinamik değişkenlere uyum yetenekleri ile öne çıkan şirketlere verildi. Sadece performanslarıyla değil, mükemmeliyetle özdeşleşen şöhretleri de seçimlerimizde çok etkili oldu. Bu şirketlerin müşteriye verdikleri hizmet en üst düzeyde ve bu alanda sürekli bir gelişim içerisindeler. World Finance olarak, son 10 yılın en başarılı şirketlerini sizlere aktarmaktan ötürü gurur duyuyoruz ve önümüzdeki 10 sene içinde yaşanacak değişimleri merakla bekliyoruz.”
World Finance Magazine, tüm dünyada en seçkin ve önemli karar alıcılardan oluşan 120 bin kişilik bir abone portföyüne sahip bulunuyor.

Turkcell “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketi” ödülünü bu akşam alıyor
Öte yandan, Capital Dergisi ve Adecco tarafından düzenlenen “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri” araştırmasında son 4 yıldır üst üste “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketi” seçilen Turkcell, 2010 ‘da “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketi” ödülünü bu akşam Ritz Carlton otelinde düzenlenecek ödül töreninde alacak. Turkcell, bu ödüle iş dünyası liderleri ve profesyonelleri tarafından layık görülmüştü. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv de ödülü tüm Turkcell ailesi adına almak üzere törene katılacak ve kısa bir teşekkür konuşması yapacak. 

2. Ataşehir Tiyatro Festivali Başladı

Oyunu, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve eşi Gamze Akkuş İlgezdi ile Başkan Yardımcıları Sadık Kayhan, Hüseyin Hışman, belediye meclis üyeleri ve CHP Ataşehir İlçe Başkanı Kaya Uluyılmaz da izledi. “Kraliçe Lear” de olağanüstü bir performans sergileyen Yıldız Kenter ile genç oyuncu Sedef Şahin’i kutlayan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, bu oyunu Ataşehirlilerle buluşturduğu için usta oyuncu Yıldız Kenter’e teşekkür ederek çiçek ve plaket sundu.

Ataşehir Zübeyde Hanım Öğretmenevi Tiyatro Salonu’nda gerçekleşen tiyatro festivali boyunca oyun davetiyeleri ücretsiz olarak Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden temin edilebilecek.
 

2. Ataşehir Tiyatro Festivali Programı
 
30 MART 2011 ÇARŞAMBA      Saat:20.00         KRALİÇE LEAR
31 MART 2011 PERŞEMBE      Saat:20.00         HERKES Mİ HIRSIZ?
01 NİSAN 2011 CUMA               Saat:20.00        HERKES Mİ HIRSIZ?
04 NİSAN 2011 PAZARTESİ     Saat:20.00          MUZUREVİ
05 NİSAN2011 SALI                    Saat:20.00       ALEVLİ GÜNLER
06 NİSAN 2011 ÇARŞAMBA     Saat:20.00         ALEVLİ GÜNLER
07 NİSAN 2011PERŞEMBE      Saat:20.00         SİMURG
08 NİSAN 2011 CUMA               Saat:20.00        SİMURG
13 NİSAN 2011 ÇARŞAMBA     Saat:20.00         NEREYE GİDİYORUZ?  AZİZLİKLER!
15 NİSAN 2011 CUMA                Saat:20.00        NEREYE GİDİYORUZ? AZİZLİKLER! 

Yeni Superman Geliyor

Gezici UFO Müzesi

Fisher-Price’dan Hem Öğretici Hem Eğlendirici Bilgisayar

Temel kelimeleri, yazı yazmayı ve mouse kullanma becerilerini geliştiriyor. Aydınlatmalı LCD ekranı ile gerçek bilgisayar görünümünde olan Fisher-Price Eğitici Bilgisayar, çeşitli oyun ve müzikleriyle miniklerin keyifli vakit geçirmesini sağlıyor. Üç farklı modu olan Fisher-Price Eğitici Bilgisayar, eğlenmenin ve öğrenmenin özgürlüğünü yaşatıyor.

Teknolojiyle erken yaşlarda tanışan minikler, eğlenerek öğrenmenin tadını Fisher-Price Eğitici Bilgisayar ile çıkarıyor.

Mattel Hakkında

 
Mattel, Inc., (NASDAQ: MAT, www.mattel.com) oyuncak ve aile oyunlarının tasarım, üretim ve pazarlamasında lider, dünyanın en büyük oyuncak şirketidir. Mattel ailesi; Barbie ®, en popüler moda bebeği; Polly Pocket ®, Hot Wheels ®, Matchbox ®, Scrabble ®, UNO ® ve Fisher-Price ® markalarına ek olarak Little People ® ve eğlence sektörüne dayanan geniş bir ürün gamını içermektedir. Mattel 2010’da FORTUNE Dergisi’nin “Çalışmak İçin En İyi 100 Şirket” listesine üst üste üçüncü defa girmiştir. Ayrıca “En Etik 100 Şirket” listelerinde yer almıştır. Mattel’in merkezi, El Segundo, California, ABD’de bulunmaktadır. 43 ülkede 27.000’den fazla çalışanı olan Mattel’in ürünleri 150’den fazla ülkede satılmaktadır.

Hillside Work Out

Ataşehir’in Çocukları Şehrin Suyunu Kurtarıyor

BM çerçevesinde kutlanan Dünya Su Günü'ne bu yıl resmi olarak 37 ülke katılıyor. Bu ülkelerden biri de Türkiye. Ülkemizi bu önemli organizasyonda Ataşehir Belediyesi ve Başak Çocuklar Önöğretim Kurumu temsil ediyor. Bu iki kurum, diğer 36 ülkenin katılımcıları ile birlikte UNEP'in Dünya Su Günü sitesi olan http://www.worldwaterday2011.org adresindeki haritada da tek tek gösteriliyor.

Su Çocuk: Şehrin Kurtarıcısı Yarışması'na Ataşehir'de yaşayan ve 3 ila 9 yaşları arasındaki her çocuk katılabiliyor. İki bölümde gerçekleştirilen yarışmanın birinci bölümünde; katılımcılar Mart ve Nisan ayı su faturalarını Başak Çocuklar Önöğretim Kurumu’nun Vatan Caddesi No: 11 Ataşehir (0216-456 16 59) adresine gönderecekler.

 
Faturalarla birlikte; evde kaç kişinin yaşadığı ve odalara düşen toplam musluk (mutfak, lavabo, küvet, duş muslukları vb) ve klozet sayısı yazılı olarak bildirilecek.
 
Yarışmaya katılacak çocukların Ataşehir ilçesi sınırlarında ikamet ediyor olması zorunlu.
Katılımcıların bilgilerin doğru olmaması durumunda yarışmadan elenecekler. Yarışmanın birinci bölümü 31 Mayıs 2011 tarihinde sona erecek.

Yarışmanın ikinci bölümünde ise; gelen faturalar, evdeki kişi sayısı ve evin su giderleri göz önüne alınarak yapılacak hesaplama sonucunda Mart ve Nisan ayları arasında en çok tasarruf etmiş ev saptanacak. Bu bölümde haziran ayında sona erecek. İkinci bölüm sona erdikten sonra ilk üçe giren çocuklar Haziran ayının başında düzenlenecek olan ödül törenine çağırılacak ve ödüllerini alacaklar.
 
Ödüller

1.seçilen çocuk Başak Çocuklar Önöğretim'in kış okulunda golf, tiyatro, satranç, elişi ve müzik dallarından veya İngilizce ve Almanca dillerinden seçeceği birinde bir aylık ücretsiz özel eğitim kazanacak.

 
2.seçilen çocuk Başak Çocuklar Önöğretim'in yaz okulunda yüzme, binicilik ve golf dallarından seçeceği birinde bir aylık ücretsiz özel eğitim kazanacak.
 
3.seçilen çocuk Başak Çocuklar Önöğretim'in haftasonu okulunda verilen dal veya dil eğitimlerinden seçeceği birinde bir aylık ücretsiz eğitim kazanacak.
Eğitim ödüllerinden birincilik ödülü Haziran'da, ikincilik ve üçüncülük ödülü Temmuz'da verilecek. Eğitim süresi okulun günlük akışındaki ders saatinde olacak.

İlk üç dereceye girenler, Dünya Su Günü 2011 – Su Çocuk: Şehrin Kurtarıcısı yarışmasının kazananları olarak UNEP tarafından dünyaya duyurulacak ve adları yıllar boyunca her 22 Mart'ta dünya çapında anılacak. Bu küçük yaşta UNEP'le işbirliği yapmış ve uluslararası etkinlik zincirine dahil bir yarışmayı kazanmış olmanın gururunu yaşayacaklar. Ayrıca ilk üç dereceye girenler, Su Çocuk: Şehrin Koruyucusu unvanını ve madalyasını alarak yerel ve ulusal çapta örnek birey olarak gösterilecekler. 

Kalbinizle Aynı Yaşta mısınız?

Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp ve damar yaşına olumsuz etki eden faktörler hakkında bilgi verdi. 

İnsanların iki türlü yaşı vardır; biri takvim, diğeri de damar yaşıdır. Yeni doğmuş bebeğin hem takvim hem de damar yaşı 0’dır. Ancak bunlar birlikte ilerlemez. Çünkü insan yaşamını yakından ilgilendiren ancak uzak durulması gereken çok önemli faktörler, kişiden önce kalbini ve damarlarını yaşlandırıyor.  

Kişinin 1 yaşından itibaren kalp ve damar yaşı hızla büyümeye, fiziksel yaşın onlarca yıl önüne geçmeye başlıyor.

Sigara içiyorsanız 15 yıl daha yaşlısınız! 

Sigara içen kişiler, takvim yaşından 15 yaş daha yaşlı olduklarını bilmelidir. Çünkü sigara, kalp damar yaşını 15 yıl ilerletiyor. Yani sigara tiryakilerinde damar yaşı, 15 yıl önden gidiyor. 20 yıl, günde 1 paket sigara içen bir insanın, ömrünün 5-10 yıl daha kısa olduğu kesinlikle bilinmelidir.

Yanlış beslenme kalbi 30 yıl ileri götürür

Yanlış beslenme de kalbi yaşlandıran en önemli risk faktörlerinden biridir. Sağlıksız beslenme, kalp ve damar yaşını 30 yıl ileri götürmektedir. Amerikan Kalp Derneği’nin yaptığı bir araştırmaya göre; 10-15 yaşındaki obez çocukların damar yaşının 45 olduğunu saptanmıştır.

8 yaşındaki çocukların kalbi 38 yaşında! 

Çocuklukta alınan kilolar ileriki yıllarda çok zor verilmektedir. Çocuklukta başlayan damar sertliğinin hızı, ileri yaşlarda başlayan damar sertliğinin hızından çok daha farklı seyretmektedir. 7-8 yaşlarındaki bir obez çocuğun kalp ve damar yaşı, takvim yaşının üzerine 30 yıl ilave edilerek hesaplanmaktadır. Bu durumda, 8 yaşındaki bir çocuğun kalp yaşı 38’dir. Çünkü obezite nedeniyle damar cidarında, damar sertliğinin başlangıcı olan yağlanma plakları başlayabilir. 

İlk bir yaşta özel mamalar kullanılmamalı

İlk bir yaş içerisinde çocukların anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. Bu dönemde çocukların ileride obezite sorunu yaşamasına neden olan özel mamalar, kesinlikle kullanılmamalıdır. 2 ile 6-7 yaş arasında çocuklara iyi bir beslenme alışkanlığının yanı sıra; özellikle spor alışkanlığı da kazandırılmalıdır. Bu dönemde; oyun oynama, bahçeye çıkma, parka gitme gibi basit eğlencelerin yanında, spor da olmalıdır. 7-15 yaş arası çocukların fast food tarzı beslenme tarzından kesinlikle uzak tutulması gerekir. Çocuklara 10 yaşından itibaren sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, fast food’un zararları öğretilmelidir. Çocukluk çağından itibaren sağlıklı ve dengeli beslenen çocuklar, yine genç yaşlardan itibaren spor yaparak hayatını devam ettirdiğinde, 80 yaşına geldiğinde bile golf oynayabilir. Ancak aynı yaşta başka bir kişi, yaşam kalitesini düşüren her türlü olumsuz etmen nedeniyle tekerlekli sandalyeye dahi bağlı kalabilir. 

Sınav stresi kalpten 5 yıl götürüyor! 

Gençlerin üzerine yüklenen ağır sınav stresi, kalp yaşını olumsuz etkiliyor.
12-13 yaşındaki bir çocuk 3 yıl yarış atı gibi koşturuluyor, sürekli sınavlara hazırlanıyor. Her sınav dönemi çocukların damar yaşına 5 yıl ekliyor. 18 yaşına gelmiş ve en az iki sınav geçirmiş olan bir gencin kalp yaşı, üzerine eklenen ortalama 7 yıl ile birlikte en az 25 oluyor. 

Ege’nin Yükselen Yıldızı Didim Ufuk Yamaç Evleri

Ufuk,  ‘View Complex İnşaat’ sektöründe birçok projeye imza atmıştır. Didim’in en büyük konut projesi olan ‘Ufuk View Complex Yamaç Evleri’nin 1. Etabı tamamlanmış ve toplam 192 dairenin % sekseni İngiliz vatandaşlarına satılıp, teslim edilmiştir.

2. Etap projemizde Ufuk Yamaç Evler’den  % 0 faizle, 36 ay vade imkanıyla, 299 Euro’dan başlayan taksitlerle ve peşin ödemelerde % 12 indirim fırsatlarıyla ev sahibi olabilirsiniz.
1+1 apartman dairelerinden 3+1duplexlerimize kadar çeşitli daire alternatiflerimiz mevcuttur.
Kişiye özel taksitlendirmeler, 2011 ve 2012 yaz tatillerinde ücretsiz tatil imkanı, kusursuz müşteri ağırlama ve konaklama, zengin sosyal imkanlar, SPA ve TERMAL tesisimizle keyifli bir yaşam fırsatı sizleri bekliyor.

Sitemiz  toplam 52.000 metrekare olup,  5yıldızlı otel konseptindedir. Sitemizin takriben % 80’i yeşil alan ve sosyal tesislerden oluşmaktadır.

Projenin 2. Etab’ının temeli atılmış ve satışlara başlanmıştır. Bu projemiz, 13 blokta 208  daireden oluşmaktadır.

Projenin 2. etabında; 5 yüzme havuzu,  4 çocuk havuzu, 1 kapalı yüzme havuzu, 4 şelale, TERMAL ve SPA, 1 mini golf sahası, 1 anfi tiyatro,  2 açık-kapalı restaurant, 1 deniz manzaralı sauna, 1  fitness odası,  4 havuz bar, 1 market, 1 basketbol sahası, 1 voleybol sahası, 1 tenis kortu, cocuk parkları, 1 kuaför salonu, 1 masaj salonu, 24 saat güvenlik,  bahçıvan, teknik servis, plaja ve alışveriş  merkezine giden ücretsiz servis bulunmaktadır.
      
Sitemizde atık su arıtma tesisimiz bulunmakta olup, bu sayede atık suları bahçe ve yeşil alan sulamasında kullanmaktayız.
Her dairemiz denizi görecek şekilde tasarlanmış ve projelendirilmiştir. Blokların yanında otoparklarımız mevcuttur. Denize mesafe 500 m olup yürüyerek 5 dakika sürmektedir. 
       
Bodrum veya İzmir havaalanlarından birine ya da terminale geldiğiniz takdirde ücretsiz olarak sizleri karşılıyor ve sitemizde misafir ediyoruz.

Ufuk Yamaç Evler Didim Akbük’te Akbük koyuna hakim bir yamaçta  inşa edilmiş olup, 1. Etap 192 konutluk projemiz tamamlanmış ve yaşam başlamıştır. 2. Etap 208 konutluk projemiz ise satışa sunulmuş olup, 2013 sonunda teslim edilecektir.

2.ETAP PROJEMİZİN FİYATLARI:
DAİRE TİPİ    FİYAT    M2
1+1 DAİRE    49.000 EURO    50 M2
2+1 KÖŞE DAİRE    59.000 EURO    60 M2
2+1 ORTA DAİRE    59.000 EURO    75 M2
3+1 KÖŞE GİRİŞ DUPLEX    89.000 EURO    150 M2
3+1 ORTA GİRİŞ DUPLEX    86.000 EURO    140 M2
3+1 KÖŞE TERAS DUPLEX    94.000 EURO    135 M2
3+1 ORTA TERAS DUPLEX    91.000 EURO    135 M2

34 Kadın 34 Portre Sergisi Memorial Ataşehir Hastane’sinde

Bianet’in 2010 yılı araştırmasına göre de; “Türkiye’de geçen yıl 217 kadın öldürüldü, 164 kadın yaralandı. En az 381 kadın ve çocuk tacize, 207 kadın ve çocuk tecavüze maruz kaldı. 23 kadın intihar etti ya da şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.”
Tabi bu rakamlar, yalnızca adli makamlar yansıyan olayları kapsıyor.

Toplumu bilinçlendirmek ve sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla kültür ve sanata destek veren Memorial Sağlık Grubu, kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacı ile 34 ünlünün su altında çekilen fotoğraflarının yer aldığı, “34 Kadın 34 Portre” adlı fotoğraf sergisine, Memorial Ataşehir Hastanesi’nde ev sahipliği yapıyor.
31 Mart 2011 Perşembe günü ünlü sanatçıların da katılımı ile açılışı gerçekleşecek olan sergi, 10 Nisan tarihine kadar gezilebilecek.  

Sanatçılar “Kadına Yönelik Şiddet’e Son!” Dedi

 
Sergide; “Ahu Türkpençe, Aşkın Nur Yengi, Ayça İnci, Bennu Yıldırımlar, Berna Laçin, Betül Arım, Billur Kalkavan, Burcu Kara, Ceylan Ertem, Deniz Özerman, Deniz Pulaş Akkartal, Devin Özgür Çınar, Ebru Cündübeyoğlu, Ece Uslu, Ece Vahapoğlu, Eda Taşpınar, Evrim Akın, Hale Caneroğlu, Hatice Akat, Hazal Kaya, Irmak Ünal, İnci Türkay, Lolita Asıl, Mavi, Melis Sökmen, Nazlı, Nesrin Cavadzade, Nilüfer Açıkalın, Oya İnci, Şebnem Bozoklu, Selen Servi, Sumru Yavrucuk, Şebnem Özinal, Şenay Gürler, Yasemin Çonka, Yasemin Hadivent” gönüllü olarak yer aldı.
 
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu destek verdi
(UNFPA) Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun teknik destek verdiği çalışmanın sanat yönetmenliğini Kenan Bahadır Derre, yapım ve genel koordinatörlüğünü Zuhal Ceran üstlendi. Serginin fotoğrafları ise, 101 Production stüdyolarında fotoğraf sanatçısı Yiğit Günel çekti.

Program:

Tarih    : 31.03.2011 Perşembe
Saat     : 14:00- Kokteyl 
Yer       : Memorial Ataşehir Hastanesi

Haylaz Dediğiniz Çocuğunuz Hiperaktif Olabilir

Hiperaktif çocuk çizgi filme dahi dikkatini veremez

Çocuklar sıklıkla hareketlidir, hareket özgürlüktür ve bağımsızlığını, yapabilirliğini sınamak isteyen çocuk hareket eder. Çocuğunuz sevdiği aktivitelerde, mesela çizgi film izlerken veya oyun oynarken dikkatini verebiliyorsa, yerinde durabiliyorsa sadece konsantrasyonunun diğer alanlarda da geliştirilmesine çalışılabilir. Hiperaktivite aileyi ve çevreyi rahatsız edecek boyutlarda görülüp çocuğun psikolojisini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hiperaktivite ve dikkat eksikliğine doğru yaklaşım çok önemlidir. 

3 yaştan itibaren anlaşılabiliyor

Dikkat eksikliği ile hiperaktivite bozukluğunun temel özelliği, dikkat süresinin kısalığı, engellenmeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Başlangıcı genellikle 3 yaş dolaylarında olmakla birlikte tanı ilkokul yıllarında konulur. En sık görülen semptomlar; aşırı hareketlilik ve kıvranma, yerinde oturmada güçlük, çok konuşma, dikkatini sürdürmede güçlük, dikkatin kolay dağılması, sıklıkla bir şey kaybetme, sorulara birden atlayıp cevap verme, kuralları takip etmede güçlük, sessizce oynamada güçlük, oyunlarda sırasını beklemede güçlük, bir aktiviteden diğerine kayma, sıklıkla ne söylediğini bilememe, tehlikeli aktivitelerle uğraşma olarak sıralanabilir.

Çocuğunuz ödevlerini yapmayıp kendini okula veremiyorsa “tembel” değil hiperaktif olabilir

Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan çocuklarda genellikle agresiflik, anksiyete tabloya eşlik eder. Bu çocuklar arkadaşları tarafından reddedilme sorunları yaşarlar, bunun nedeni karşı gelme davranışı, düşük toleranslı olmaları, inatçılık ve azalmış güven duygularıdır. Çocuğun ödevlerini yapmaması, kendini vermemesi tembellik olarak düşünülür. Yukarıdaki belirtilerin her zaman kendini göstermemesi ebeveynin çocuğun bunu istemli yaptığını düşünmesine sebep olur.

Aile ve okul dayanışmasına ek olarak uzman yardımı alınması şart
 
Bu rahatsızlıkta tek başına ilaç tedavisinin başarı oranı düşüktür. Aile ve okul ile beraber davranışları düzenleyici bir çalışma gereklidir. Belirtiler çok önemli sorunlara sebep olmadıkça bu çocukların normal sınıf ortamında okumaları ve en ön sırada oturmaları tercih edilir. Çocuğun dürtü ve öfke yönetimi kazanmasına çalışılması, yaz için programlar düzenlenmesi, zaman kullanımı ile ilgili çalışmalar yapılması önemlidir.

TOKİ Satış ve İhale Duyuruları Turkcell ile Cepte

TOKİ’nin satışlarının yanı sıra, Konut, Sosyal Tesis İnşaatları, Altyapı, Çevre Düzenlemesi vb. yapım işi ihaleleri ile önemli kurumsal haberler hakkında da ihalelere katılmak isteyen kurum ve kuruluşlar SMS ile haberdar edilecek. 
TOKİ’in bilgiye erişimde zaman ve mekan sınırlarını ortadan kaldırdığı hizmeti, Turkcell çözüm ortağı olan Ester’in “Mobilöğren TOKİ Mobil Bilgi Servisi” ile sunulacak.

Satış ilanlarından haberdar olmak isteyenler, cep telefonlarından 3737 kısa mesaj servis numarasına, “TOKI boşluk SATIS boşluk IL PLAKA KODU’nu veya IL ADI” nı yazarak gönderebilecek. Kişiler tek bir kayıtla dilerlerse birden fazla il için de bilgi alabilecek. Bunun için il plaka kodlarının aralarında birer boşluk bırakarak 3737 servis numarasına göndermeleri yeterli. (Örnek; “TOKI boşluk SATIS boşluk 26 34 42”)
Kura sonuçları hakkında bilgi almak isteyenler 3737 kısa mesaj servis numarasına TOKI boşluk KURA boşluk IL PLAKA KODU’nu veya IL ADI” nı yazabilecek.

İhalelere katılmak isteyen kurum ve kuruluşlar ise servisten 3737’ye TOKI boşluk IHALE boşluk IL PLAKA KODU’nu veya IL ADI” nı yazıp göndererek aboneliklerini başlatabilecek.
Cep telefonunun yanı sıra web sayfalarından da kolayca kayıt yapılabilecek olan Turkcell “Mobilöğren TOKİ Mobil Bilgi Servisi”ne abonelik için ücret alınmıyor. Yapılan her bir sorgulama 0,50 TL olarak ücretlendiriliyor,
“Mobilöğren TOKİ Mobil Bilgi Servisi” hakkında detaylı bilgilere www.toki.gov.tr ve www.mobilogren.net adreslerinden ulaşılabiliyor.

Mavi Uçurtma Sahnesi

Ataşehir’de Tiyatro Festivali’ne Büyük İlgi

Vatandaşlar sabah erken saatlerden itibaren belediye binasından davetiyelerini alırken, bazı okullardan da öğretmenler öğrencileriyle birlikte Halkla İlişkiler Müdürlüğü'ne gelerek davetiyelerini aldı. 
 
Ücretsiz olarak belediye Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden alınacak davetiyelerle izlenebilecek Tiyatro Festivali'nde 6 ayrı oyun sahnelenecek. 12 yaşından küçük çocukların alınmayacağı festival süresince daha fazla Ataşehirlinin tiyatro izleyebilmesi için aynı oyun iki gün üst üste sahneye konulacak. Tiyatro Festivalinde Yıldız Kenter, Genco Erkal, Erkan Can gibi Türk tiyatrosunun dev isimlerinin büyük seyirci kitlelerine ulaşan oyunları yer alıyor.

Oyunlar

29 MART 2011 SALI                Saat:20.00        KRALİÇE LEAR
30 MART 2011 ÇARŞAMBA     Saat:20.00        KRALİÇE LEAR-
31 MART 2011 PERŞEMBE     Saat:20.00        HERKES Mİ HIRSIZ?
01 NİSAN 2011 CUMA             Saat:20.00        HERKES Mİ HIRSIZ?
04 NİSAN 2011 PAZARTESİ     Saat:20.00        MUZUREVİ
05 NİSAN2011 SALI                 Saat:20.00        ALEVLİ GÜNLER
06 NİSAN 2011 ÇARŞAMBA     Saat:20.00        ALEVLİ GÜNLER
07 NİSAN 2011PERŞEMBE      Saat:20.00        SİMURG
08 NİSAN 2011 CUMA              Saat:20.00        SİMURG
13 NİSAN 2011 ÇARŞAMBA     Saat:20.00        NEREYE GİDİYORUZ?  AZİZLİKLER!
15 NİSAN 2011 CUMA              Saat:20.00        NEREYE GİDİYORUZ? AZİZLİKLER!
 

Ataşehir’de Okuma Yazma Kursunu Bitirenler Artıyor

Okuma yazma kursunu bitirerek sertifika almanın gururunu yaşayan kursiyerler Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’ye bu tür kursların açılmasını sağladığı için teşekkür ettiler.

Sevilen Hikaye Kahramanı Corentin Artık Türkiye’de

Yayınlandığı ilk günden beri çok sevilen bir karakter olan Corentin’in hikâye kitaplarının yanı sıra boyama kitapları, çıkartmaları ve yap-bozu ile çocukların dünyasındaki yerini almaya hazır. Hikâye kitabındaki hikayeler Aline de Petigny ve Sandrine Lambert tarafından yazıldı, resimler ise Belçikalı ünlü sanatçı Clara Suetens tarafında çizildi.
 
Corentin’in maceralarının devamı önümüzdeki günlerde Türkçeye çevrilecek.

WIN Fuarları 2. Fazı

Bu yıl da WIN Fuarları; yeni ürünlerin ve fikirlerin endüstri profesyonellerine, özellikle de Türk ve Avrasya pazarlarına sunulmasında ideal platform görevi gördü. Katılımcı ve ziyaretçilerin fuardan son derece memnun ayrıldığı fuar, 18 ülkeden çok sayıda katılımcıyı ağırladı. Katılımcılar, Türkiyenin çeşitli şehirlerinden ve komşu ülkelerden gelen nitelikli ziyaretçileri stantlarında ağırlamaktan büyük mutluluk duydu. Fuar katılımcılarının geldikleri ülkeler Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çin, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hindistan, İtalya, Güney Kore, Hollanda, Romanya, İspanya, Güney Afrika, Tayvan ve Türkiye.

ZVEI Otomasyon Departmanı Genel Müdürü (Almanya Elektrikli Cihaz ve Elektronik Üreticileri Derneği) Reinhard Hüppe Alman katılımcılar adına konuştu: WIN yine Alman katılımcılar arasında büyük rağbet gördü. Katılımcılar daha geniş stantlar istediler ancak ne yazık ki boş alan kalmamıştı. Bu durum fuarın ne kadar talep gördüğünü açıkça gösteriyor. Alman fuar pavyonunun %30u fuara ilk kez katılıyordu. Tüm katılımcılar stantlarında geçen yıla kıyasla daha fazla sayıda ziyaretçi görmekten dolayı mutluydu. Önümüzdeki yıl iki yeni salonun açılmasıyla birlikte fuarın alan kapasitesi daha da artacak. Bu yeni düzenlemeyle birlikte fuarın daha net bir salon yapısına sahip olacağını düşünüyoruz.

İspanya ve Bulgaristan kendi ülkelerine ait pavyonlarıyla fuara ilk kez katılan ülkelerdi. AMEC (İhracatın Teşvik Edilmesi ve Uluslararasılaştırma Derneği) uluslararası tanıtım sorumlusu Jose Luis Gonzalez; İspanyol firmalarının; yüksek kaliteli ve düşük fiyatlı ürünleri nedeniyle Türkiye pazarına ilgi duyduklarını dile getirdi. Gonzalez şunları dile getirdi: Geçen yıl fuarı ziyaret ettikten sonra mutlaka katılmaya karar verdik. Her yıl daha fazla şirketle katılmayı planlıyoruz. Bulgaristan da ülke pavyonuyla ilk kez katılan ülkelerden biriydi. Bulgar hükümeti önümüzdeki sene de katılacaklarını ifade etti. Şirketlerin fuara olan ilgisi her geçen yıl daha da artıyor ve organizatör Hannover Messe Bilişim 2012de iki yeni salonun açılacak olduğunu bildirdi. Bu yeni salonlar sayesinde katılımcıların daha büyük stant talepleri karşılanabilecek ve fuar daha fazla şirketi ağırlayabilecek.
WIN Fuarlarının 2. Fazı, Hannover Messe Bileşimin yanı sıra Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) tarafından özellikle komşu ülkelerden davet edilmiş olan alıcılarla birlikte ulusal ve uluslararası katılımcıların bir araya geldiği bir etkinlik olmaya devam ediyor. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve İran, Mısır, Arnavutluk, Kuveyt, Sudan, Faz, Tunus, Suudi Arabistan, Belarus, Polonya ve Rusya gibi civar ülkelerden gelen alıcı delegeleri Hosted Buyer Programı adlı özel bir program kapsamında ağırlandı ve fuar katılımcıları ile yüz yüze görüşme şansına sahip oldular. Anadolunun 28 farklı şehrinden özel davetli olarak olarak gelen heyetler de fuarda sergilenen ürünler ve yeni teknolojilere ilgi gösterdi.
WIN Endüstri Dünyası ile birlikte yıllardır düzenlenen Endüstriyel Etkinlikler Zirvesi de, günümüzün rekabetçi ve çok yönlü teknolojilerindeki zorlukların tartışılması için mükemmel bir ortam sunuyor.
WIN Endüstri Dünyası, 2012 yılında yine 2 kısım halinde düzenlenecek. 1. Fazında METAL WORKING, WELDING, SURFACE TREATMENT ve MATERIALS HANDLING sektörleri aynı çatı altında bir araya getirilecek ve bu etkinlik 2-5 Şubat 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 2. Fazında ise OTOMASYON, ELECTROTECH VE HYDRAULIC & PNEUMATIC sektörleri bir araya getirilecek ve bu etkinlik, 29 Mart 1 Nisan 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Fuarın her iki bölümü de İstanbul Büyükçekmecede bulunan TÜYAP fuar alanında yapılacak.

Turkcell ve Superonline Yeni Nesil İnternete Hazır

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell ve bir Turkcell Grup şirketi olan Superonline, Internet Protokolü Versiyon 6 (IPv6) çalışmalarındaki olgunluk düzeyleri ile RIPE NCC’den 4 üzerinden 4 yıldız alan Türkiye’deki ilk iki  şirket oldu. RIPE NCC, Avrupa, Asya ve Orta Doğu bölgelerinde IP adreslerinin tahsisinden sorumlu tek otorite. 
 
Terzioğlu: “Müşterilerimiz IPv6’ya geçişte zorluk yaşamayacak”
 
Turkcell Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, konuya ilişkin açıklamasında Turkcell Grubu’nun teknolojide öncülük rolüne dikkat çekti. Terzioğlu, Turkcell olarak dünyada yeni nesil interneti müşterilerine ilk ulaştıranlar arasında olacaklarını ifade etti. İlter
 
Terzioğlu sözlerine şöyle devam etti:
 “Turkcell ve kendi fiberoptik altyapısına sahip yenilikçi telekom operatörümüz Superonline, internet protokolü dördüncü versiyonda (Ipv4) adres sıkıntısı yaşanmaya başlamadan önce olası sorunları öngörerek IPv6’ya geçiş çalışmalarını başlattı. Şu anda Türkiye’de konuyla ilgili gerekli kriterleri yerine getiren ilk iki ticari kuruluş Turkcell ve Superonline dır. RIPE Şebeke Koordinasyon Merkezi’nin verdiği dört yıldız, Turkcell Grubu’nun öngörü ve aksiyon yeteneğini, proaktif yapısını ve esnekliğini ortaya koyuyor. İşimiz Teknoloji-İşimiz İnsan anlayışı çerçevesinde  yoğun çaba sarf ediyoruz. Teknolojide öncülüğü ilke ediniyor, müşterilerimizin teknolojiyi en verimli şekilde kullanabilmesini sağlamayı temel görevlerimiz arasında görüyoruz. IPv6’ya geçişte temel hedefimiz, müşterilerimizin zorluk yaşamadan  çevrimiçi hayatlarına aynen devam etmelerini sağlamak. IPv4 adresleri tükendiğinde bundan hiçbir Turkcell’linin mağdur olmayacağını şimdiden gururla söyleyebiliriz.”       
 
IPv6’ya geçme ihtiyacı niçin oluştu?
İnternet kullanımının her geçen gün artması ve yeni gelişen teknolojilerin yeni kullanım alanları yaratması sonucu, çevrimiçi haberleşme için kullanılan “İnternet Protokolü Versiyon 4” (IPv4) adreslerindeki sıkıntı en üst seviyeye ulaşmış durumda. Avrupa, Asya ve Orta Doğu bölgelerinde IP adreslerinin tahsisinden sorumlu tek yetkili otorite olan RIPE Şebeke Koordinasyon Merkezi’nin (RIPE NCC) elindeki IPv4 adreslerinin 2012 yılında tükeneceği öngörülüyor. Buna ek olarak yapılan araştırmalar, 2020 yılında internete bağlananların sayısının IPv4 teknolojisinin desteklediği toplam adreslerin 12 katı olacağını gösteriyor.
 
IPv6’ya (Internet Protokolü Versiyon 6) geçiş RIPE NCC tarafından desteklenmekle birlikte ülkemizde de önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) önderliğinde geçiş sürecinin tamamlanması planlanıyor. 8 Aralık 2010 tarihli “Kamu Kurum ve Kuruluşları için IPv6’ya Geçiş Planı” genelgesine göre  Türkiye’deki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının en geç 31 Ağustos 2013 tarihine kadar internet üzerinden verdikleri kamuya açık tüm hizmetleri IPv6’yı destekler hale getirmeleri gerekiyor.
 
4 yıldız ne anlama geliyor?
Turkcell ve Superonline, bu gelişmeleri yakından takip ediyor ve IPv4 adres sıkıntısı yaşanmadan olası sorunların önüne geçmek üzere IPv6  teknolojisine geçiş için bir süredir yoğun çalışmalar yürütüyordu. Bu süreçte RIPE NCC, “yeni nesil internet” tabir edilen IPv6’ya geçişi hızlandırmak adına “IPv6 geçiş hazırlığı değerlendirme notu” kriteri getirdi. Bunun üzerine Turkcell ve Superonline çalışmaları hızlandırarak geçiş hazırlıklarını tamamladılar. Yapılan çalışmaların sonucu olarak Turkcell ve Superonline Türkiye’de RIPE NCC’den 4 yıldız alan ilk iki ticari kuruluş oldu. Turkcell ve Superonline dışında halihazırda 4 yıldız almaya hak kazanan diğer kuruluş ise IPv6 çalışmalarını akademik olarak yönlendiren TÜBİTAK’a bağlı Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM).
RIPE NCC’nin belirlediği kriterlere göre; 1 yıldız IPv6 adres tahsisinin yapılması, 2 yıldız  IPv6 adreslerinin v6 Internet üzerinden anons edilmesi, 3 yıldız  RIPE NCC veritabanlarında tahsis edilen IPv6 adres blokları için route6 obje tanımlanması, 4 yıldız ise tahsis edilen IPv6 adres blokları için reverse DNS kayıtlarının tamamlanması anlamına geliyor.

Sigara Dumanı Lösemi Riskini Arttırıyor

Dumanı bile hasta etmeye yetiyor
 
Löseminin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte; bazı faktörler bu kanserin artışından genel olarak sorumlu tutulmaktadır. Bu faktörlerden ilki radyasyondur. Kimi toksik maddeler de lösemiye neden olur. Bunların ilk sırasında “formaldehit” yer almaktadır.  Bu madde ne yazık ki; endüstriyel alandan ev malzemelerine, diş hekimliğinde kullanılan kaplamalardan laboratuvar malzemelerine kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Mobilyalarda da bu kimyasal sıkça kullanılır. Sigara dumanında oldukça yüksek düzeylerde bulunur. Dizel araçların egzos dumanında, doğal gazda, odunun yanması sonucunda da bol miktarda formaldehit açığa çıkar. Ancak bu etkenlerin doğrudan lösemi nedeni olduğunu söylemek zordur. Yine de bu toksik madde ile temasın minimal olmasının yararlı olduğunu söylemek mümkündür.  

Kanser ilaçları da lösemi nedeni olabilir

Bir diğer lösemi nedeni kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Ne yazık ki, tedavi amacıyla kullandığımız kemoterapi ilaçlarının büyük çoğunluğu yıllar içinde ikincil lösemilerin gelişimine neden olmaktadır. Ne yazık ki; bu biçimde ortaya çıkan lösemilerin tedavisi oldukça zordur ve tedavi yanıtları çoğu kere yüz güldürücü olamamaktadır.

Lösemi tedavisi dikkat ve sabır gerektirir
Lösemiyi ve diğer hematolojik kanserlerinden ayıran en önemli farklılık tedavi sürecinin çok uzun ve çoğu kez uzun süreli yatışlar gerektiriyor olmasıdır. Kullanılan kemoterapi ilaçları oldukça yoğundur. Enfeksiyon ve kanama benzeri komplikasyonlar daha sıktır. Hastalığın seyri risk faktörlerine, tipine, hastanın yaşına, eşlik eden hastalıklarına  göre değişiklik gösterir. Ancak bilinmelidir ki; lösemi günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Her yıl 4000 bin lösemi hastası kaderine terk ediliyor

Türkiye’de lösemi tedavisinde temel olarak bilgi, birikim ve deneyim eksikliğimizin olmamasına rağmen alt yapı eksikliklerimiz halen devam etmektedir. Avrupa Birliği ölçütlerine göre her milyon nüfusa 50 kemik iliği nakli yapılması gerekir. Bu sayı dikkate alınırsa ülkemizde yılda en az 3500 kemik iliği nakli yapılması gerekmektedir. Oysa Türkiye’de yatak, hekim ve personel yokluğu nedeniyle nakil sayısı 1000 sınırına henüz ulaşmamıştır. Yani her yıl 4000’e yakın hasta bu tedavi olanağından yararlanamamakta ve bir anlamda kaderine terk edilmektedir. Sorun sadece mekan sorunu değildir, ülkemizde kan hastalıkları uzmanı sayısı son derece yetersizdir.

Kemik iliği nakli uygulamalarındaki ilerleme lösemi ile mücadelede başarıyı artırdı

Lösemi tedavisinde kullanılan standart kemoterapilerde son yıllarda çok büyük değişiklikler olmamasına karşın destek tedavilerindeki gelişmeler önemli adımlar atmamızı sağlamaktadır. Bu sayede günümüz tıbbı bir zamanlar mutlak ölümcül olarak tanınan akut löseminin tedavisinde büyük yol almıştır. Çocukluk çağı lösemilerinde tedavi yanıt oranları %80’lere ulaştı, yetişkinlerde akut löseminin bir türü olan “AML”de kür şansı ortalama olarak %40’ları aşmıştır. Kemik iliği nakli uygulamalarının yaygınlaşması, kemik iliği nakli yöntemlerinin çeşitlenmesi ve hastalara uygun tedavilerin geliştirilmesi başarı oranlarımızı ciddi olarak artırmaktadır. Dolayısıyla şunu belirtmek gerekir ki; genel anlamda lösemi tedavi edilebilir, en azından kontrol edilebilir bir hastalıktır.

Lösemi tedavisi kişiye özel olarak planlanmalı

Lösemi tedavisi hekim ile hasta ve hasta yakınları arasında planlanacak bir tedavidir. Tedavi, protokoller dünyanın her bir yerinde benzer olmakla beraber; löseminin tipi, hastanın yaşı, sosyoekonomik durumu, eşlik eden diğer hastalıklar, önceki hastalıkları gibi birçok değişkenin göz önüne alınarak karar verilmesi gereken bir durumdur. Yani hazır tedavilerden çok kişiye özel tedaviler olarak algılanmalıdır. Bu durum tedavi eden hekimin doğru seçilmesini gerekli kılar.

Lösemi tedavisi gören hastanın evinde evcil havyan olmamalı
 
Evde kedi köpek beslemek löseminin nedeni olamaz ancak lösemi tedavisi gören hastaların evlerinde kedi ve köpek gibi hayvanların kesinlikle barındırılmamaları gereklidir. Benzer biçimde canlı çiçekler de hastalar için önemli bir risktir.  Özellikle kan sayım değerlerinin düştüğü ve bağışıklık sisteminin bozulduğu bu durumda; kedi, köpek ve canlı çiçeklerin evde hastanın bulunduğu ortamda olmaması gereklidir.

Alternatif tıp yöntemlerinin lösemi tedavisinde herhangi bir yeri yoktur

Bu konuda sağduyunun baskın olması, çoğu para kazanmak amaçlı yapılan alternatif tıp uygulamaları konusunda dikkatli ve seçici davranılması gerekmektedir. Alternatif tıp yaklaşımının ülkemizde palazlanmasındaki en önemli etkenlerden birinin güvene dayanmayan, çoğu zaman “buyurgan”, ruhsuz, derinliksiz hasta-hekim ilişkisi olduğuna inanıyorum. Kanımca klasik tıp ile sağaltılabilecek hastalara uygulandığında “zararlı” olacak “alternatif” uygulamaların önüne geçilebilmesinin en iyi yollarından biri hastaya bir insan olarak değer vermek, empati yapabilmektir. Hekimliğin “sanat” yanı da budur.

Polen Alerjisinden Korunmak İçin Sabahları Pencerenizi Açmayın

Ağaçları, çiçekleri ve yemyeşil örtüsü ile kapımıza gelen bahar mevsimi alerjik bünyeli kişiler için bir takım sıkıntıları da beraberinde getirmekte ve yaşamı zorlaştırabilmektedir.

Polenlerin yoğunluğu baharda artar
Bahar ayında yoğunluğu artan polenler, polen alerjilerine neden olmaktadır. Değişik ağırlık ve çaptaki bu küçük parçacıklar, solunum yoluyla burunda ve bronşlarda, ciltte, gözlerde alerjik reaksiyonlar ortaya çıkarmaktadır. Polenlerin yoğunluğu özellikle Mart- Nisan- Mayıs aylarında artar. En yaygın kaynakları, bahar mevsiminde ağaçlar, yaz sonuna doğru çimenlerdir.

Öksürük, hapşırığa ek olarak ciltte kaşıntı ve kızarıklıklar görülebilir 
Polen, solunum yolu ile vücuda girdiğinde, vücutta salınan “histamin” etkisi ile “alerjik nezle” veya “rinit” denilen tabloya neden olabilir. Burun akmaya ve kaşınmaya başlar, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı görülür. Ayrıca bronşlar etkilenerek, öksürük, nefes darlığı ve hırıltı ile kendini gösteren alerjik astım krizleri ortaya çıkabilir. Gözlerde sulanma, şişme ve kaşıntı olabilir. Ciltte kaşıntı ve kızarıklıklar görülebilir. Vücutta genel olarak, yorgunluk, halsizlik, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu olabilir.

Bahar alerjilerinden korunmak için bunlara dikkat!           

•    Polenlerin en yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalı ve bu saatlerde ev havalandırılmamalıdır.
•    Polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde açık havada spor yapılmamalıdır.
•    Polenler, saçlar ve giysilerde eve taşınabileceğinden, dışarıda giyilen giysiler, eve gelince değiştirilmelidir ve her akşam saçlar yıkanmalıdır.
•    Klimalarda polen filtresi kullanılmalıdır.
•    Polen mevsiminde, açık havaya çıkarken, şapka ve gözlük kullanılmalıdır.

Tedavide en önemli nokta alerjenin tespit edilmesi

Tüm alerjik hastalıkların tedavisinde en önemli konu, alerjiye sebep olan polenin saptanması ve ondan uzak durulmasıdır. Bunun dışında, şikayetleri rahatlatmak için alerji ilaçları, kortizonlu göz ve burun damlaları, solunum yolu ile alınan spreyler kullanılır. Bu ilaçların mevsim boyunca düzenli kullanımı önemlidir. Eğer alerjik şikayetler ilaçlarla kontrol altına alınamıyorsa, aşı tedavisi denenebilir.

Cardio DJ Party

Ataşehir Bulvarı Değil Otopark

Turkcell Türkiye’yi Çift Taşıyıcı İle Kanatlandırıyor

Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, Türkiye genelinde 3G şebekesinin bulunduğu bölgelerin yüzde 70’inde mobil internet şebekesini Çift Taşıyıcı (Dual Carrier) sistemiyle güncelledi. DC-HSPA+  teknolojisi sayesinde başta havaalanları, üniversiteler ve alışveriş merkezleri olmak üzere, ülkenin pek çok noktasında Turkcell’lilerin mobil internet hızı iki katına çıktı.
 
81 ilin tamamında devam eden şebeke güncelleme çalışmaları ile şimdiye kadar 159 üniversite , 11 havaalanı ve 115 alışveriş merkezinde Çift Taşıyıcı sistemine geçildi. Şu an itibarıyla İstanbul’un %90’ı, Ankara’nın %83’ü, İzmir’in ise %70’inde Turkcell altyapısı Çift Taşıyıcı sistemiyle güncellenmiş durumda.  Mayıs ayında ise bu illerle birlikte Türkiye genelinde 3G altyapısının tamamının Çift Taşıyıcı ile desteklenmiş olması hedefleniyor. 3G’nin son halkası olan ve tüm dünyada 3G operatörlerinin sadece %5’i tarafından kullanılan Çift Taşıyıcı teknolojisi sayesinde, Turkcell şebekesine aynı anda iki taşıyıcıdan erişim sağlanıyor. Çift Taşıyıcı sistemi ile saniyede 42 megabite varan hızdan bu altyapıya uyumlu  Turkcell 3G VINN E 372 modem  ile faydalanmak mümkün.
 
İlter Terzioğlu: “Farkı açıyoruz, hız kesmiyoruz.”
 
Turkcell Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, Turkcell’in sahip olduğu A tipi lisansla 3G şebeke kurulumuna başladığı günden itibaren müşterilerine daima en yüksek kapasiteyle hizmet vermeyi ilke edindiğini vurguladı. Geçtiğimiz aylarda başlattıkları şebeke güncelleme çalışmasıyla dünyada ticari şebekesinde Çift Taşıyıcı teknolojisini hayata geçiren ilk 10 operatörden biri olduklarını hatırlatan Terzioğlu, çalışmalarını Mayıs ayında bütün Türkiye’de tamamlamayı hedeflediklerini belirtti. Terzioğlu sözlerine şöyle devam etti:
 
“Müşterimize verdiğimiz Daha Fazla Hayat-Daha Fazla Hız sözünü dünyadaki en yeni teknolojilere yatırım yaparak tutuyoruz. Şebekemizi Çift Taşıyıcı teknolojisi ile güncelleyerek Türkiye’nin mobil internet hızını ikiye katlıyoruz. Sektör lideri olmamız bize Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşmesi konusunda büyük sorumluluk yüklüyor. Biz bu sorumluluğu yerine getirmek üzere yatırımlarımıza devam etmeye kararlıyız. Son teknolojiyi daima Turkcell’lilerin hizmetine sunarak Türkiye’de olduğu gibi dünyada da rekabette farkı açıyoruz ve hız kesmeye hiç niyetimiz yok. Bundan böyle tüm dünyada mobil internetin hız ve kalite standardı, kısaca ‘Turkcell 3G’ olarak tanımlanacak.”
 
Çift Taşıyıcı (Dual Carrier) ne işe yarar?
 
Çift Taşıyıcı teknolojisi, şebekeye herhangi bir taşıyıcıdan erişen bir kullanıcıya diğer taşıyıcıdaki mevcut kaynakları daha verimli kullanma imkânı tanır. Sağladığı hız artışı, servis alınan baz istasyonuna olan uzaklıktan bağımsız olarak tüm aboneler için geçerlidir. Çift Taşıyıcı sayesinde web sayfalarının açılış hızı, online oyun uygulamalarındaki tepki süreleri gibi ölçütlerde önemli ölçüde iyileşme sağlanır. Saniyede 42 megabit hıza ulaşan aboneler, 5 GB’lık bir HD filmi yalnızca 16 dakikada  indirebilirler.
 
Mobil ortamda hangi hızda ne yapılabiliyor?
 
Dosya    GPRS     EDGE     W-CDMA    HSDPA     HSPA+      
 
(80 kbps)    (300 kbps)*    (384 kbps)    7.2 Mbps    (21 Mbps’ye kadar)    Dual Carrier-HSPA+
                             (42 Mbps’ye kadar)
 
HD Film     138 Saat    37 Saat    29 Saat    1,5 Saat    32 Dakika    16 Dakika
(5 GB)                       
                        
20 dakikalık video     250 dakika    67 dakika    52 dakika    166 saniye    58 saniye    28 saniye
(150 MB)                        
                        
MP3     8 dakika    133 saniye    104 saniye    5,5 saniye    2 saniye    0,95 saniye
(5 MB)                        
                        
Mail    3 dakika    53 saniye    41 saniye    2,3 saniye    0,6 saniye    0,3 saniye
(2 MB)                        

(*) Turkcell 2G şebekesinde 300 kbps’a kadar ulaşılabilen EDGE teknolojisi kullanılmaktadır.

Yaz Saatine Dikkat

2. Ataşehir Tiyatro Festivali Başlıyor

Tüm oyunlar Zübeyde Hanım Öğretmen Evi Tiyatro Salonu’nda oynanacak. Oyunlara giriş için Ataşehirliler davetiyelerini 28 Mart Pazartesi gününden itibaren Ataşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden alabilecekler.
 
Bilgi için:
Ataşehir Belediyesi Çağrı Merkezi  0216 570 50 00

Memorial Geleneksel Çocuk Resim Yarışması Başladı

Çağımızın en büyük sağlık sorunu haline gelen obezite ve yanlış beslenme alışkanlıklarına karşı, sağlıklı beslenme hakkında düşüncelerini en güzel şekilde resmeden minikler, birbirinden güzel ödüllerin sahibi olacak.

Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Dicle İnanç, çocuklarda sağlıklı beslenmenin önemi hakkında bilgi verdi.

“İyi Beslenen Çocuklar Sağlıklı Büyür”

Çocukların doğru beslenmesinde anne ve babanın doğru beslenme alışkanlıklarına sahip olması önem kazanmaktadır. Düzenli ve dengeli beslenen çocuk, sağlıklı yaşamın temelini atmakta, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaktadır.

Çağımızın en önemli sağlık sorunu haline gelen obeziteden çocukların korunması için okul kantinlerinde satılan hazır gıdalar, fast food yiyecekler, hazır kekler, meyve suları ve kolalı içeceklerden çocukları uzak tutmak önem kazanmaktadır. Yanlış beslenme alışkanlıklarının yanı sıra bilgisayar ve televizyon bağımlılığı da çocuklarda şişmanlık riskini artırmaktadır. Bu nedenle öğünlerin düzenli ve yeterli miktarda tüketilmesi, doğru sofra alışkanlıkları kazandırılması ve spor, çocuklarda obezite riskini en aza indirmektedir.
Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, çocukluk çağında fast food tarz beslenmenin ileri yaşlarda vücutta yarattığı olumsuz etkiler ve yol açtığı sağlık sorunları hakkında bilgi verdi.
“Fast Food Yiyenler Kalp Damar Hastalıklarına Aday”

Batı toplumlarında 2’inci sırada çocuk alışkanlığı olan fast food tüketimi, çocukların gelecekte kalp damar sağlığını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Hamburger içinde yüzde 40 oranında bulunan ve lezzet veren iç yağları, çikolata içindeki kakao yağı gibi bir süre sonra bağımlılık yapmaktadır.

Obezite günümüzde, tüm dünyada 300 milyon insanı etkiliyor ve çocuklarla ergenler arasında da giderek yaygınlaşıyor. Amerikalı yetişkinlerin yüzde 30’u, Avrupalı erkeklerin yüzde 10-20’si ve kadınların yüzde 10-25’i obez. Şeker hastalığı, kalp sorunları ve damar tıkanıklığı obeziteden kaynaklanan hastalıklardır. Kalp sağlığını olumsuz etkileyen fast food beslenme tarzı yerine, çocuklara kazandırılması gereken beslenme alışkanlıkları doğal ve geleneksel usuller olmalıdır.

Yarışma Kuralları

1-Yarışma okul öncesi ve ilköğretim olmak üzere iki kategoride yapılacaktır.
2-Resimler, 35cm x 50 cm ölçülerinde resim kağıdına, pastel boya ile yapılacaktır.
3-Resimlerin sağ arka köşesine yarışmacının adı-soyadı, yaşı, okulu, velisinin adı soyadı ve telefonu yazılmalıdır. Her yarışmacı sadece bir kez yarışmaya katılma hakkına sahiptir.
4-Yarışmacılar resimlerini en geç 23 Nisan 2011 tarihine kadar, Memorial Şişli Hastanesi, Memorial Ataşehir Hastanesi, Memorial Antalya Hastanesi, Memorial Hizmet Hastanesi, Memorial Suadiye Tıp Merkezi ve Memorial Etiler Tıp Merkezi’ne elden veya posta yoluyla ulaştırabilirler.
5-Kazananlar, 7 Mayıs 2011 Cumartesi günü, www.memorial.com.tr’den duyurulacaktır.

Drama Atölyesi Öğrencilerine 27 Mart Sürprizi

Drama Atölyesi öğrencileri 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Atölye çalışmalarına katıldıkları Kültür Merkezlerinde ücretsiz oyun seyredecekler.
Dev Karagöz Figürleri
 
20 yıldır Karagöz tasvirleri yapan, Kültür Bakanlığı sanatçısı Suat Veral’ın 1 metrelik dev Karagöz tasvirleri Cengiz Demir tarafından hayal perdesinde çocukların karşısına çıkacak. İlk kez bu ölçekte tasvirlerle Karagöz sahnelenecek. Oyunda Karagöz, çocuklara görgülü olmak ve davranış kuralları üzerinden eğlenceli bir oyun sunacak.
 
Yaptığı balon kuklalar ile oyunlar sahneleyen Osman Alınca, sahnelerde oldukça yeni bir tarzın öncülüğünü yapıyor. Oyun süresince çocuklar ile interaktif bir şekilde oyun kuran, balon kuklaları sahne yaparak ilgi çekici bir performans sergileyen Alınca çocuklardan oldukça ilgi görüyor.
Yaratıcı Drama Atölyesi öğrencileri 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde saat 10.00’da, Başakşehir Kültür Merkezi’nde saat 14.00’te Suat Veral’ın 1 metrelik dev tasvirleriyle Cengiz Demir’in karagöz gösterisini seyredecek. Ümraniye Atakent Kültür Merkezi’nde 11.00’de ve Sultanbeyli Kültür Merkezi’nde saat 14.00’te Osman Alınca Balon Kukla tiyatro gösterisini çocuklar için sahneleyecek.

Kılıçdaroğlu Ataşehir Programını İptal Etti

Ataşehir Belediyesi 24 Ayda 24 Projeye İmza Attı

Temel atma ve açılış törenlerine katılacağını bildiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kayınpederinin vefatı nedeniyle törene katılamadı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay, Volkan Canalioğlu, çok sayıda PM üyesi ve İstanbul'daki CHP'li 12 belediye başkanının hazır bulunduğu Mustafa Kemal Mahallesi Deniz Gezmiş Parkı'nda ki törene yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Edip Akbayram'ın konserinin ardından konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, zor koşullarda, 6 satırlık bir mazbata ile teslim aldığı belediye başkanlığında 2. yılı dolarken, seçim meydanlarında söz verdiği projelerin yüzde 90'nını hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Ataşehir'i bir marka ve kültür kenti yapmaya söz verdiğini hatırlatan Başkan İlgezdi, “Bugün burada 24 ayrı projenin açılış ve temel atma törenini yapmanın gururunu yaşıyorum. Bu kısa zamanda bu kadar hizmetin gerçekleşmesinde emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

17 mahalleden oluşan Ataşehir'de 3 mahalle dışında belli mahallelerin tapusu ve imarı olmadığını belirten Başkan Battal İlgezdi şunları da söyledi:

“Bu durum Ataşehir'in kaderi değil, dedik. 30 yıldır tapu alamayan Mustafa Kemal Mahallesi, Aşık Veysel Mahallesi, Esatpaşa Mahallesi ve Örnek Mahallesi’nde 3 bin 500 kişiye tapularını verdik. Aslında Ataşehir'in en büyük sorunu imar adaletsizliği. Buradan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a tekrar sesleniyorum. Ataşehir'in 1/5000’lik planlarını yapın. Tüm ilçelerin 1/5000’lik planları yapılırken Ataşehir'in planlarının yapılmaması oldukça anlamlıdır.”

Konuşmasında yapılan hizmetleri kısaca anlatan Başkan İlgezdi, Türkan Saylan Tıp Merkezi, Bahriye Üçok Hasta Konukevi'nin de hizmete girdiğini belirterek “Çağdaş bir kentte olması gereken ne varsa bunlar Ataşehir'de de olacak. Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır. Çünkü, beni bu göreve siz seçtiniz. Parti ayrımı gözetmeden hizmet götürdüğüm halkın gücü arkamda olduğu sürece çağdaş, sağlıklı, yaşanabilir bir kent olarak düşlediğim Ataşehir'i sizlerle kurmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Başkan İlgezdi'nin konuşmasının ardından tapularına kavuşan 3 bin 500 kişiyi temsilen 3 kişiye tapuları teslim edildi. Daha sonra CHP Genel Başkan Yardımcıları, 12 ilçe belediye başkanı ile birlikte Başkan Battal İlgezdi ve eşi Gamze Akkuş İlgezdi, toplu temel atma ve açılışları gerçekleştirdi. Törenin yapıldığı parka adı verilen Deniz Gezmiş Heykelini de açan Başkan İlgezdi ve törene katılanlar binlerce Ataşehirlinin sevgi gösterileri ile uğurlandı. 

İstanbul Shopping Fest’te Ataşehir Neden Yok?

Drive Angry 3D – İntikam Yolu Vizyonda

Ataşehir’deki Zabıtalar Bedensel ve Mesleki Eğitim Alıyor

Nuri Cıngıllıoğlu Lisesi Spor Salonu’nda antrenörler eşliğinde yapılan spor programı bir yıl süreyle de devam edecek. Spor faaliyetlerinin ilk gününde, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman ile Zabıta Müdürü Battal Sarıkaya’nın kaptanlıklarını yaptığı takımlar arasındaki voleybol maçının setlerini Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman’ın takımı 3-0 kazandı.
 
Bedensel zindeliğini sporla sağlayan Zabıta personeli diğer taraftan da Ataşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen hizmet içi eğitim programları doğrultusunda bir hafta süreyle “Belediye Zabıtası Görev, Yetki ve Sorumlulukları” konularında eğitim aldı. Zabıtalar bu eğitimlerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu Uygulamaları ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat İşlemleri konularında hizmet içi eğitim seminerine katıldı.

İtalyan Usulü Yıldırım Gürses Şarkıları

Hakan Aysev, halen ‘İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ sanatçısı olarak görevini sürdürüyor. 2010 Yılında Türkiye genelinde birçok konser ve operada yer alan sanatçı ayrıca Luciano Pavarotti’nin Avrupa’da yaptığı Pavarotti and Friends (Pavarotti ve Arkadaşları) isimli projenin Türkiye uyarlaması olan “Hakan Aysev ve Arkadaşları” isimli projeyi hayata geçirdi.

Turkcel Global Bilgi’nin Kamudaki Memnuniyet Oranı % 91

Turkcell Global Bilgi İş Geliştirme ve Yeni Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Engin Utkan, Türkiye’nin en değerli kurumlarının yüksek memnuniyet oranından gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi: “%91’lik sonuç, işimizi ne kadar doğru yaptığımızın güzel bir kanıtı oldu. Çağrı merkezi hizmetimizin yanı sıra uçtan uca çözümler sunabilme yetenek ve gücümüzün de takdir edilmiş olmasından büyük memnuniyet duyduk. 12 yıllık sektör tecrübemizin ve liderliğimizin yanı sıra çalışanlarımıza verdiğimiz yoğun eğitimlerin de başarımıza katkısı büyük oldu. Global Bilgi sunduğu hizmet kalitesi, teknolojik alt yapısı, sektördeki tecrübesi ve liderliği ile öncü olmaya devam ediyor. Tüm çalışanlarımıza özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde işimizi aynı kalite ve heyecanla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Araştırma, Turkcell Global Bilgi’nin 12 yıllık sektör tecrübesini müşterilerine doğru bir şekilde entegre edebilmesi, ileri teknoloji kullanımı ve altyapısı ile değişen ihtiyaçlara uygun çözümler sunması, uzman personel istihdamı, 7/24 ulaşılabilirliği, referansları, yurt içi ve dışındaki yatırımları ile güven veren bir şirket olması ve üst düzey bilgi güvenliği sağlaması nedeniyle yüksek memnuniyet oranına sahip olduğunu gösteriyor.

Kilo Vermenizi Engelleyen 10 Diyet Hatası

1) “Az yersem, kahvaltımı geç yapıp öğün atlarsam kilo verebilirim”
 
Ara öğün atladığınızda kan şekeri dengeniz olumsuz etkilenebilir. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin tüketirsiniz, hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için, vücut sinyaller yollayıp kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü depolama eğilimi gösterir. Ayrıca, çok akıllı bir mekanizma olan metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve yemediğiniz zaman yakmamaya başlarsınız. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri ileri boyutlara taşınabilir.
 
2) “Bazı besinleri hayatımdan çıkarmak zorundayım”
Beslenme sosyal bir ihtiyaç olduğu için, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece (Diyabet, alerji, hipertansiyon vb.) besinlere yasak koymak mutsuzluk yaratır. Bu nedenle, sınırlı tüketmemiz gereken besinlerin bilincinde ama yasakların yer almadığı bir beslenme sistemi kullanılmalı ve vücutta denge sağlanmalıdır. En önemlisi de diyet yapan insan cezalı değildir. Tüm besinler yenebilir. Patates, havuç, mısır, bezelye, muz, incir, üzüm, kavun, karpuz, sütlü tatlılar, hatta çikolata bile, zorunluluk nedeniyle yasaklamak gerekmiyorsa; miktar, sıklık ve gerekiyorsa yanında dengeleyici unsur eklenerek yenebilir.
 
3) “Bir haftada 4-5 kilo vermeliyim”
 
Kilo kaybı hızının haftada, vücut ağırlığına göre orantılı olarak ortalama yarım ile bir buçuk kilo arasında olması önerilir. Bu değerlerin üzerinde kayıp olması durumunda ilk sorgulanacak madde, kilonun hangi kütleden olduğudur. Bir haftada büyük miktarlar verilebilir, fakat bu sağlıklı olmaz.
 
4) “Tek tip beslenerek hızla kilo verebilirim”
 
Lahana çorbası, keten tohumu, meyve diyetleri, limon suyu vb. tek tip, şok diyetler veya bir besinin mucizevi hale getirilmesi yanlış uygulamalardır. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir “puzzle”a benzetirsek, tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda almamız gerekir. Herhangi bir besinin faydası da ancak bu puzzle içinde minik parçalar değerindedir. Yine tek tip beslenmede de hızlı kilo verilir ve su-kas kaybı yaşanır.
 
5) “Vücudumdaki su ve kas beni şişman gösteriyor”
 
Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturan, “su kütlesi” hemen geri gelip artabilir. Kas kaybı durumunda ise maalesef, yüzde çökme oluşur. Vücudun çalışan işçileri olan kas kütlesi azaldığı için metabolizma yavaşlar. Hatalı diyet nedeniyle, maalesef kişi kilo alma adayı haline gelir. Egzersiz miktarı ve şiddeti fazla olduğunda kas kütlesi artarak kilo fazla görünebilir, oysa yağ kütlesi azaldığı için bu olumsuz bir durum değildir..
 
6) “Karbonhidratlarla proteini ayrımalıyım”
 
Bilimsel anlamda baktığınızda, yeterli ve dengeli beslenme, tüm öğünlerde bütün besin gruplarından yeterli ve dengeli miktarda almaktır. Yani mümkün olan tüm öğünlerde, karbonhidrat, protein, yağ, vitaminlar, mineraller, posa ve su gibi temel öğeler alınmalıdır.
 
7) “Diyetimi zayıflama ilacı ile desteklemeliyim”
 
Diyet sırasında kilo verme amacıyla alınan bitkisel veya kimyasal ilaçlar mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bireylerin bilinçsiz bir şekilde doktor onayı ve önerisi olmadan ilaç kullanımı çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yanlış kullanım, vücutta kalıcı hasarlara, beyin fonksiyonlarında zayıflamaya, kalıcı tiroit hasarlarına, malnütrisyona yani kötü beslenmeye ve sonunda kalp, tansiyon, diyabet ve hatta kanser gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.
 
8) “Bitki çayları faydalı, sınırsız içebilirim!”
 
Bitki çaylarının mucize gibi görülüp sınırsız tüketilmesi oldukça yanlıştır. Bazı türlerin aşırı tüketimi vücutta kalsiyum atımına ve kemik erimesine, bazı türler kalıcı bağırsak problemlerine neden olabilir. Örneğin çok iyi bir antioksidan olan ve metabolizmayı hızlandıran yeşil çayı önerirken bile bazı noktalara dikkat edilmelidir. Örneğin, hipertansiyonu olanlar, kalp aritmisi yani ritim bozukluğu olanlar, hipertroidi olanlar yeşil çay tüketirken dikkatli olmalıdırlar.
 
9) “Çok spor yaparsam zayıflarım”
 
Yapılan egzersizin türü ve şiddeti kilo vermeye ve yağ yakmaya uygun planlanmalı ama aşırı olmamalıdır. Kilo kontrolünün sağlanabilmesi için mutlaka kas kaybı yaşatmayacak bir diyet ve yeterli egzersiz planlanmalı, aşırı egzersiz yapılmamalıdır.

10) “Zaten diyet gibi besleniyorum”

 
Vücut analizine göre planlanmış farklılıklar gereklidir.
•  Endokrinolog  tarafından değerlendirilen biyokimyasal bulgularınız,
•  Formülle hesaplanan değil; oksijen tüketiminizle ölçülen, metabolizma hızınız,
•  Oldukça detaylı vücut analiziniz,
•  Besin tüketim kaydınız,
•  Yaşam şekli ve beğenileri göz önüne alınarak, diyetisyen tarafından hazırlanan, sağlıklı ve kalıcı incelme programı kullanılmalıdır.
• Ayrıca, davranış değişikliği sağlamak için psikolog/psikiyatrist desteği alınmalıdır.
•  Bilimselliğin ışığında mucize olmadığına inanmak en önemli adımdır. “Yaşam kalitesini artırmak” ve “gerçekten kalıcı zayıflama sağlamak” için, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz, yaşam şekli haline getirilmeli ve mutlaka davranış değişikliği sağlanmalıdır.

En İyi Slogana Maç Bileti @Turkcell’den

Maç biletlerini kazanmak için Turkcel’in ana sponsoru olduğu A Milli Futbol Takımımıza yakışan en iyi 11 Tweet-Slogan’dan birini bulmak gerekiyor. Ardından yapılması gereken tek şey, sloganın sonuna @Turkcell yazıp yarışma linkini de (http://trcll.im/biletkazan) ekleyerek Twitter’da paylaşmak. 

 
Yarışmacılar, sloganlarında “Milli Takım”, “Ay Yıldızlılar”, “Milliler”, “Türkiye” gibi A Milli Futbol Takımımızı çağrıştıracak sözcüklerden dilediklerini kullanmakta özgürler. Gönderilecek Twitter mesajının, “Gururumuz Milliler Euro 2012’de Avrupa’yı fetheder. @Turkcell http://trcll.im/biletkazan” formatında olması gerekiyor.
 
En iyi sloganı bulan 11, Ay Yıldızlı 11’i tribünde destekleyecek
 
Yarışma için Twitter üzerinden paylaşılan sloganlar, Turkcell’in belirleyeceği bir jüri tarafından değerlendirilecek ve en iyi 11 tanesi seçilerek kazananlar 28 Mart 2011 Pazartesi günü ilan edilecek.
 
Yarışmanın galipleri, ikişer kişilik biletlerini 29 Mart 2011 Salı günü 20:30’daki Türkiye-Avusturya maçından 2 saat önce maçın oynanacağı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda teslim alacaklar.
 
Yarışmanın kurallarına ve katılım şartlarına http://ww.turkcellmedya.com adresinden ulaşılabilir.
Gnçtrkcll’liler de kazanacak
 
gnçtrkcll web sitesi üzerinden yapılacak yarışmalarla da gnçtrkcll’liler bilet kazanma şansına sahip olacak.  Maç günü, stad dışında görevlendirilecek 10 kişilik ekiple «bumu bumu» anketi yapılacak.

Facebook ve footbo.com üzerinden FootboCity oynayan ve toplamda en yüksek miktarda Footbo Kredi alanlara, en iyi beceriye sahip ve en çok kupa kazanan kişilere bilet verilecek. Ayrıca Okul.com.tr eğitim portali üzerinden oynanan Mucit Köy oyununda en iyi sloganı bulan ilk 10 oyuncuya bilet verilecek.

iPad 2 Yok Satıyor

Ataşehir’de Küçük Balık Büyük Balığı Yer

Ataşehir’de Okuma Yazma Bilmeyen Kalmıyor

Okuma-yazma belgesini alan bazı kadınlara eşleri ve çocukları tarafından da çiçekler hediye edilip sürprizler yapıldı. İlköğretim 5. sınıfa karşılık gelen Okuma Yazma 1. Kademe kursunu bitiren kadınların 2. Kademe kurslarını da Ataevlerinde görmek arzuları kabul edildi.

Okuma yazma belgelerinin verilmesinden sonra kadınlar tarafından yapılan pasta ve börekler hep birlikte yenildi.