Ataşehir’i Kelebekler Bastı

Volvo Kamyon Sürücü Eğitimi İle Daha Karlı ve Daha Verimli Sürüşler

Volvo Kamyon Sürücü Eğitimi de yakıt tasarrufu ve servis giderlerinin azaltması için sağladığı fayda ile ön plana çıkıyor. Yakıt ve servis giderlerinin azaltılmasının yanı sıra, verdiği eğitimler ile sürüş güvenliği de sağlanıyor. Volvo Kamyon Sürücü Eğitimi ile sürücülerinin, araçlarını daha verimli, güvenli, çevreye duyarlı kullanmaları sağlanarak iş otaklarının karlılıklarının arttırılması hedefleniyor.

Volvo Kamyon Sürücü Eğitimi, sektörde farklılıkları ile dikkat çekiyor.  Sürücü Eğitimi, Volvo Kamyon kalitesi ve standartlarında, araçları gibi ‘terzi usulü’ olarak veriliyor. Her araç farklılık gösterdiği için, eğitimler de müşterinin araç spesifikasyonlarına ve işlerinin gerekliliklerine göre özelleştiriliyor.

Volvo Kamyon Sürücü Eğitimi, verimli sürüş ve güvenli sürüş olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Verimli sürüşte, iş ortakları ve sürücülere, yakıt tüketimini etkileyen bütün faktörler ve bu faktörlerin nasıl doğru kullanılacağı sürüş teknikleri ile aktarılıyor. Güvenli sürüş ile yine sürücülerin çalışma koşullarını etkileyen temel faktörler hakkında bilgi veriliyor.  Teorik bilgilere pratik uygulamalar da eklenerek eğitimlerde verimlilik arttırılıyor.  Eğitimlerde maksimum verimi sağlayabilmek için bir eğitim programına beş sürücü katılabiliyor. Dolayısıyla eğitimler, sektör içinde kıyaslandığında gerçek anlamda “butik” eğitimler olarak ön plana çıkıyor.

Volvo Kamyon Sürücü Eğitimi’nin hedefi nedir?
Volvo Kamyon, Sürücü Eğitimi ile çevreye, güvenlik konularına katkıda bulunmayı ve müşterinin toplam operasyonel maliyetlerini minimuma indirmeyi hedefliyor. Eğitimlerin, araç teslim edilen tüm müşterilerin sürücülerine, araçlarına uygun olarak verilmesi amaçlanıyor. Eğitimleri verdikten sonra da gerekli takipleri yaparak yakıt tüketimleri ve servis giderlerindeki değişiklikleri gözlemleniyor.
 
Volvo Kamyon İş Geliştirme Müdürü Janset Akyurt, sürücü eğitimlerinin müşterilerine katacağı değerden bahsederek; “Volvo Sürücü Eğitimi’nin rakiplerimizden öne çıkan en önemli özelliği, eğitimlerimizin araçlarımız gibi Volvo kalitesi ve standartlarında ‘terzi usulü’ olmasıdır. Her araç farklılık gösterir. Bu nedenle eğitimlerimiz müşterimizin araç spesifikasyonlarına göre özelleştirilir ve farklı içerikler barındırır” dedi.

Volvo Kamyon Sürücü Eğitmeni Bora Gür konuyla ilgili açıklamasında; “Verdiğimiz eğitimlerde, verimli sürüşün yakıt tüketimini direkt olarak etkilediğinin ve araç bakım süresini uzattığının altını çiziyoruz. Yaptığımız eğitimlerdeki sürüşlerde, sürücülerin anlatılan özelliklere göre aracı kullanması sonucunda %5 ila 20 arasında değişen oranlarda yakıt tasarrufu sağlandığı görülmektedir. Bu sadece bir araç için konuşulan rakamdır. Maliyetin %33’ünün yakıt ve servis olduğu ve araç sayısı düşünülürse yıllık tasarrufun çok yüksek rakamlar olacağı görülecektir. Örnek vermek gerekirse; 10 araçlık filoya sahip bir firmanın, senede araç başı 120,000 km yaptığı göz önünde bulundurulsa, yakıt tüketiminde yapacağı %2’lik bir değişimle, senelik 33,000TL gibi bir kar getirecektir.  Sadece yakıt tüketimi değil emisyon oranı da buna bağlı olarak değişecektir ki bu örnekte senede 4 araç trafikte değilmiş gibi düşünülebilir” dedi. 

PACE Çocuk Sanat Merkezi Yaz Sanat Kampları Çok Eğlenceli

-Özgüvenlerini geliştirdikleri ve farklılıklarını ortaya çıkarabildikleri;
-Paylaşmanın ve beraberce çalışmanın zevkine vardıkları;
-Sanatsal, kültürel, sosyal, fiziksel ve duygusal olarak geliştikleri;
ve birer minik/genç sanatçı oldukları bir ortam yaratılıyor.

 

Pace Çocuk Sanat Merkezi'nin adres ve telefonu için tıklayınız…

BBQ Chicken Ataşehir Yakında Açılıyor

Sünnet Olacak Çocuğun Konforu İçin Yaz Doğru Seçim

Çocuğunuzun sünnetini ne zaman yaptıracağınıza karar vermek için doktorların uyarısını dikkate almanız gerekiyor. Memorial Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Turan Kanmaz, “ Sünnet için en uygun dönem ve dikkat edilmesi gerekenler” hakkında bilgi verdi. 

Sünnet zamanı seçimi pek çok aile için kafa karıştıran çok önemli bir konudur. Ebeveynler sünnet için çocukların yaşı ve mevsim seçiminde titiz davranır. Yaz tatili hem sağlık açısından hem de sosyal yönden sünnet için en uygun dönemlerden biridir. İşlem konforu ve çocuk için iyileşme süresi açısından yaz aylarının tercih edilmesi uygun olacaktır. Sünnetin yararlılığı konusunda sayısız çalışma olmakla beraber, sünnet zamanlaması konusunda görüş birliği yoktur. Konusunda uzman kişilerce, hastanelerde, yenidoğan döneminde gerçekleştirilen sünnet; bebek, aile ve doktor açısından en az soruna yol açmaktadır. Genel olarak 3 ile 6 yaş arası çocuklarda sünnetin sakıncalı olduğu söylenir ama bu durumun bilimselliği kanıtlanmamıştır. Bilinçli çocukta sadece bölgesel uyuşturucu kullanılarak sünnet yapılması yüksek derecede psikolojik hasar verme riski taşır, ama çocuğun uyutulması şartıyla, ağrısız ve rahat bir sünnet işlemi gerçekleştirilirse yaşın çok büyük bir önemi kalmamaktadır.

Kalıcı sakatlıkları önlemek için sünneti uzmanına yaptırın

Sünnet sırasında derinin fazla kesilmesi, kötü nedbe dokusu kalması, kanama, şekil bozuklukları, idrar yolunun zarar görmesi gibi kalıcı sakatlıklar ve enfeksiyon karşılaşılabilecek problemlerdir. Konuda deneyimli kişilere yaptırılması ile bu tür komplikasyonlar en aza indirilebilmektedir.

Genel anestezi iyileşme sürecini kısaltır

Cerrahi işlemin hastane koşullarında ve hatta ameliyathanede yapılması en doğru seçim olacaktır. Halen pek çok sağlık kurumunda lokal (sadece penisin uyuşturulması) ve genel anestezi (hastanın narkozla uyutulması) ile sünnet yapılmaktadır. Ancak son yıllarda 3 ayını geçmiş çocuklarda kullanılacak anestezi şeklinin genel anestezi olması gerektiği konusunda artık bir fikir birliği oluşmuştur. Genel anestezi hem çocuğu ruhsal bakımdan koruyacak hem de iyileşme sürecini kısaltacaktır. Şüphesiz bu konforlu ve daha insancıl bir yaklaşım olmaktadır. Ayrıca günümüzde uygun ortamda, çocuklara özel, ileri teknoloji kullanılarak verilen genel anestezi eski yıllara göre çok daha güvenli hale gelmiştir.

Lokal anestezide ise; hangi koşullarda ve yaşta yapılırsa yapılsın çocuk penisine yapılacak olan iğne yüzünden büyük korku ve panik yaşamaktadır. Bu anlar çocuk tarafından yaşamı boyunca korkuyla hatırlanmaktadır. Bu nedenle lokal anestezi sadece 3 aydan küçük bebekler için önerilmektedir.

Bunlara dikkat edin!

Ailede kan hastalığı ya da kanama hastalığı varsa çocuk hiç bir yakınması olmasa bile bir doktora başvurulmadan sünnet ettirilmemelidir. Düşme ya da diş çekimi sonrası uzun süre kanama öyküsü olan, iğne yapıldıktan sonra veya bir darbe sonrası büyük şişlik ve çürükleri oluşan çocuklar ile zaman zaman kendiliğinden diş eti ya da burun kanaması olan çocukların mutlaka kan testleri yapıldıktan sonra sünnet edilmeleri gerekir. Ailede bulunan kronik (müzmin) hastalıklar, önceden geçirilmiş önemli rahatsızlıklar (Örneğin hastanede yatmayı gerektiren) ve ameliyatlar da girişimi yapacak olan hekim tarafından bilinmelidir. Sorunları olan hastalarda sünnetten önce gerekli önlemler alınarak tehlikeli durumlar oluşmasının önüne geçilebilmektedir.

Mevsimi Geldi: Besin Zehirlenmelerine Dikkat

Çevresel toksinlere bağlı gelişen gıda zehirlenmelerinde belirtiler birkaç dakika veya birkaç saatte ortaya çıkabilirken; bazı bakteri türlerine bağlı gelişen gıda zehirlenmelerinde belirtiler 12 saat -36 saat sonra ortaya çıkabilir. Ayrıca bu toksin veya mikroplari içeren gıdalardan tüketilen miktar da belirtilerin ortaya çıkma süresine etki edebilir.

Konserveler tehlikeli olabilir

Gıda zehirlenmelerinde genellikle ishal görülür, nadir olmakla birlikte kabızlık da belirtilerden biri olabilir. Bu durum, gıda zehirlenmesine neden olan bakteri türüne bağlıdır. “Botulism” adı verilen ve “C. Botilismus” adlı bakteriyle gelişen besin zehirlenmesinde kabızlık görülür.  Botulismde, bakterinin ürettiği toksin sinir sistemini etkiler ve kişide çift görme, yutma ve konuşma güçlüğü, kol ve bacaklarda kaslarda zayıflık ve felce neden olur. Bu daha çok iyi ve yeterli pişirilmemiş konserve yiyeceklerle veya bebeklerde bal tüketilmesi ile ortaya çıkar.

Zehirlendiğinizi düşünüyorsanız mutlaka doktora başvurun

Gıda zehirlenmeleri çoğunlukla hafif atlatılır ve 48-72 saatte geçer ve bir hafta içinde kişi tamamen eski durumuna döner. Genellikle gıda zehirlenmeleri daha ileride ciddi rahatsızlıklara neden olmaz. Nadiren bazı tipte bakterilerle gelişen gıda zehirlenmelerinden yaklaşık 1-2 hafta sonra “Hemolitik- üremik sendrom” adı verilen, kanda bir takım anormalliklerin ve böbrek yetmezliğinin oluşturduğu bir tabloya neden olabilir. İshali olan kimseler eğer rahatlıkla beslenmelerine devam edebiliyorlarsa, ishalleri kanlı değilse, ateşleri yoksa, şiddetli karın ağrıları yoksa ve yakınmaları 24-48 saatten kısa sürüyorsa evde bol sıvı alarak bu durumu atlatabilirler. Bu bahsedilen durumlar varsa veya yakınmalar 2 günden fazla devam ederse doktora başvurmak doğru bir yaklaşım olacaktır.
   
Gıda zehirlenmeleri can alabilir

Türkiye’de sağlıklı rakamlar bulunmamakla birlikte; gıda güvenliği sistemini kurmuş, sürekli denetimlerini yapan, eğitim ve gelir düzeyi Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan Amerika Birleşik Devletleri’nde, yılda 76 milyon insan gıda zehirlenmelerine maruz kalmaktadır. Ancak bunlardan sadece 350 bin kişinin hastaneye yatması gerekmekte ve 5 bine yakın ölüm gerçekleştiği belirtilmektedir.

Ülkemizin eğitim ve gelir seviyesinin göreceli düşüklüğü, gerekli fiziki yatırımların yapılamaması, denetim uygulamalarının sürekliliğinin yeni yeni sağlanmaya çalışılması, hizmet içi eğitimlerin yürütülememesi, kalabalık nüfusu, yıllarca süren mevzuat eksikliği ve yetersiz mevzuat nedeniyle gıda zehirlenmelerinden kaynaklanan, ölümle sonuçlanan vakaların, sağlık harcamalarının ve iş gücü kayıplarının daha fazla olacağını tahmin etmek mümkündür.

Dışarıdan yenen gıdalara dikkat edin!

Tüm gıdalar uygun şartlarda hazırlanmadan, yeteri miktarda pişirilmeden ve hijyene
uygun olmayan şekilde hazırlanırsa zehirlenmelere neden olabilir.  Daha çok dışarıda ve uygun koşullarda hazırlanmamış gıdalar, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler, temiz olmayan içme sularının tüketilmesi, pastörize edilmemiş süt tüketilmesi gıda zehirlenmelerine neden olmaktadır.

Sıvı tüketimine ağırlık verilmeli, sütlü ve yağlı gıdalardan kaçınılmalı

Gıda zehirlenmelerinin şiddetine göre vücuttan kusma ve ishalle birlikte az veya şok miktarda su ve elektrolitlerin kaybı olur. Bu dönemde vücudun kaybettiği bu sıvı ve elektrolitlerin yerine konması esastır. Belirtiler iyice azalıp kaybolana kadar su ve sıvı gıdalar alınmalı, daha sonra püre benzeri yumuşak gıdalar alınmalı ve daha sonra normal gıdalara başlanmalıdır. Bir sure süt ve süt ürünlerinin kullanıldığı ve yağlı gıdalardan tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Çocuklarda dengeli tuz miktarları içeren karışımlar eğer hafif bir tablo varsa kullanılabilir.

Doktora başvurmanız gereken durumlar:

. 2 günden uzun süren bulantı, kusma ve ishalde
. 3 yasından küçük ve düşkün hastalar
. Ateşle birlikte şiddetli karin ağrısında
. Tropikal bölgelere yapılan gezi sonrası gelişen bulantı, kusma ve ishalde
. Bulantı ve kusma şikayetleri şiddetliyese, bu nedenle yeterli gıda ve sıvı alınamamışsa
. Yüksek ateş
. Kanlı ishal
. Sarılığı gelişenler
. Bilinci kapanan, yutma, konuşma güçlüğü ve kol ve bacaklarda kuvvetsizlik gelişen kimseler
. Şiddetli bulantı nedeniyle reçete edilen ilaçları yutamayan ve alamayan kimseler
. Bebek, yaşlı, düşkün ve bağışıklık sistemi zayıf olan kimseler mutlaka doktora başvurmalıdır.

Bu önerilere kulak verin:

•Tüketilen suların iyi yapılmış olması veya kaynatılarak mikroplar öldükten sonra içilmesi gerekir.
•Besinlerin hazırlanması ve saklanmasında gıda hijyenine uyulmalıdır.
•Tuvaletlerden sonra ve sık sık ellerin yıkanması gerekir.
•Meyve ve sebzeler çok iyi yıkanmalıdır. Gıdaların buzdolabında ve uygun sıcaklıklarda saklanması sağlanmaldır.
•Açıkta ve sıcakta uzun sure beklemiş, rengi, kokusu bozulmuş gıdaları tüketmemek önemlidir.
•Ev dışında yemek yemek zorunda olanların gıda hijyenine uyduğunu bildikleri ve güvendikleri yerlerden yemek yemeleri ve bol sıvı tüketmeleri önerilir.

Diyetinizi Ailece Yapın Kolayca Zayıflayın

Oysa diyet yapmak;
 
 “ Diyette olma ”  kavramının zayıflama, düşük kalorili besinler tüketmek zorunda kalma, kişiye özgü yemek pişirme olarak algılandığı son zamanlarda aile içinde beslenme düzeninde birtakım değişiklikler yapılması gerektiği akla gelmektedir.  Bu sebeple de aile içinde bir kişinin bile diyette olması tüm fertlerin beslenmesine yansır.
 
Diyetin gerçek anlamı gün boyunca yenilen gıdaların toplamıdır. Diyetine dikkat eden kişi tüm gün yediklerine dikkat eden kişi olmalıdır. Bu düşük kalori almak veya evde farklı yemekler pişirip yemek olarak algılanmamalıdır.
Evde ne pişiyorsa onu yiyin
 
Diyet yaparken doğru bilinen en büyük yanlış evde pişirilmiş yemeği tüketmek yerine yağsız, haşlama veya ızgara gibi tek tip pişirme yöntemleri ile hazırlanmış yemekleri tüketmektir. Oysaki kilo vermenin en büyük amacı bu kiloyu korumaktır. Kiloyu korumanın temelinde günlük beslenmenizin dışında yiyeceklerle zayıflama yöntemi yoktur. Aksine evde pişen veya iş koşullarında bulabileceğiniz yemekler tüketerek kilo verilmelidir ki; kişiler kilo verdikten sonra aynı yaşam şekillerinde diyetisyen yardımı olmadan kendi kendilerine ne yapabileceklerini bilerek devam ettirsinler.
 
Diyet yaparken uzun süre evden kendine sürekli haşlanmış sebze ve yağsız salata yapan bir kişi hedef kilosuna gelince bu beslenme ile devam etmekten sıkılır ve dışarıdaki tercihlerinde doğru seçme bilincini de oturtamadığı için bocalar ve hızla kilo alabilir. Bu sebeple aile diyeti sağlıklı beslenmeyi içinde barındırdığı sürece herkesin kolaylıkla uyum sağlayabileceği bir yeme biçimi olur.
 
Sağlıklı beslenmek diyetin en önemli ögesidir. Kilo vermeye çalışan veya kilosunu dengede tutmaya çalışan her aile bireyi birlikte aynı diyeti uygulayabilir. Bu bir çeşit sağlıklı yeme planı olarak tanımlanabilir.
 
Sağlıklı yeme planı aile diyetinin temelini oluşturur.  Kaliteli yaşam için doğru beslenme alışkanlıklarını uygulamak gerekir. Bu sebeple aile diyetinde ilk adımı; sağlıklı beslenme ikinci adımı egzersiz alır. Bu adımları açacak olursak;
 
Aile diyeti için sağlıklı yeme planında;
 
•Alışveriş yaparken herkes için sağlıklı ürünler seçilmiş olacağı için buzdolabının rafları evde yaşayan kişi sayısına bölünmeyecektir.  Bu sayede 4-5 çeşit peynir, süt, ekmek, sebze veya içecekler olmayacak sağlıklı olan besinler tercih edilecektir.
•Bilinçsiz ve yanlış diyet yapan kişiler genelde tek başlarına yemek yemeği tercih ederek kendilerini aileden soyutlarlar. Ailede herkes sağlıklı beslenir ve yediklerine dikkat ederse bu durum ortadan kalkar.
•Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği hep birlikte tüketileceği için aile fertleri birbirlerine vakit ayırmış olacaktır. Bu sayede gerek yetişkinler kendi aralarında gerekse çocuklarla ebebeynler arasında iletişim ve paylaşımlar artacaktır.
 
Ailece yapılan beslenmede birtakım olumsuz yeme davranışları varsa bunları değiştirmek daha mümkün olacaktır. Ebebeynlerin yeme alışkanlıkları çocukları da olumlu olumsuz etkileyecektir. Özellikle kazandırılması gereken alışkanlıklar:

1-Yemek yerken yanında mutlaka bir sıvı alınacaksa bunu su olarak tercih edin. Son yıllarda hazır meyve suları ve asitli içeceklerin yüksek miktarlarda tüketildiği bilinmektedir. Boş kalori olarak da adlandırılabilen bu içecekler besin içerikleri açısından düşük olup karbonhidrattan zengin içeceklerdir. Yüksek miktarda tüketimleri kilo aldırır, kemiklerden kalsiyum çekimine sebep olur ve dehidratasyonu oluşturur.
2-Sabah kahvaltılarında mutlaka domates, salatalık, biber, maydanoz gibi taze çiğ sebzeler ve taze meyveler bulunsun. Sabah kahvaltısında vitamin ve mineral açısından en önemli ilk besin kaynakları çiğ sebze ve meyvelerdir. Herkese enerji verir ve direnç, konsantrasyon sağlar.
3-Ev yapımı ekmekler hem sabah kahvaltısı hem de diğer öğünlerde olmazsa olmaz besin olmalıdır. Sağlıklı diyetin en önemli enerji kaynağı ekmektir. Özellikle tam buğday unu ile yapılmış ekmekler ev yapımı ile zenginleştirilerek daha da sevilir olmuştur.
4-Sabah kahvaltısında kimi zaman sebzeli veya peynirli gözleme, börek, simit gibi ev yapımı hamur işi besinlerle de haftada 1-2 gün değişiklik yapılarak kahvaltı zenginleştirilebilir.
5-Aile diyetinin bireylere kazandıracağı en iyi alışkanlıklardan bir tanesi ara öğün yapmaktır. Akşam yemeğinden 2- 2,5 saat sonrasında taze meyve iyi bir ara öğündür.
6-Yemek sonrası tatlı alışkanlığı yerini daha sağlıklı alternetiflere bırakır. Örneğin meyve ve dondurmadan oluşan bir tatlı, 1 kâse kuru meyve kuruyemiş karışımı veya sütlü bir tatlıda tercih edilebilinir.

Alışveriş esnasında dikkat edilecekler;

 
*Yarım yağlı süt ve yoğurt tercih edilmelidir. Evdeki çocuklar için bile artık yağı azaltılmış kalsiyumla desteklenmiş sütleri tüketebilir.
*Peynir için yarım yağlı ve az tuzlu olan bir beyaz peynir ailede herkesin rahatlıkla tüketebileceği doğru bir tercih olacaktır.
*Alışveriş sırasında atıştırmalık besinler olarak; kuru meyveler, kuru yemişler veya ev yapımı kek, kurabiye, grisini ve kepekli bisküvi alınmalıdır.
Aile diyetinde evde doğru pişirme ve hazırlama teknikleri uygulanmalıdır.
Örneğin;
*Kızartma hariç tüm pişirme yöntemleri sağlıklıdır.
*Salata her öğünün vazgeçilmezi olmalıdır, sofrayı o süslemeli ve renk vermelidir. Salataya kişi başı 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağı ilave edilmelidir. Salatanın içeriğindeki vitaminlerin emilimi için mutlaka koymak gerekir.
*Yemeğin yanında asitli içecekler ya da hazır meyve suları tüketilmemelidir. Bu alışkanlığı olan ebebeynler çocuklarına kötü örnek olmaktan öteye gitmez. Çünkü bu içecekler boş kaloriye sahip katkı maddesi ihtiva eden sağlıksız alternatiftir. Yemeği bütünleyen güzel bir salata ve yanında yoğurt/cacık olmalıdır.
Aynı yemekler tüketilebilir fakat herkesin porsiyon miktarı farklıdır!!
 
Her bireyin yaşına; cinsiyetine; beden kitle indeksine; sağlık durumuna ve sosyal yaşamına göre alması gereken kalori farklıdır. Bu sebeple aile diyetinde değişmesi gereken tek nokta tüketilmesi gereken porsiyon miktarlarıdır. Sağlıklı beslenmenin en önemli kuralı her çeşit besini bir arada tutan bir tabak modelidir. Bu diyette yasak bir besin yoktur. Herkes alması gereken porsiyonlarda aldığı sürece sıkıntı olmayacaktır.
 
Kronik hastalığı olan varsa diyetinde farklılıklar olabilir.
 
Diyabet, kalp, böbrek, karaciğer hastaları ve sindirim şikâyeti olan varsa yemeklerin yapımında birtakım farklılıklar olmalıdır. Kızartma harici tüm pişirme yöntemleri ile hazırlanan yemeklerden tüketilse de şekersiz olması, tuzsuz olması, sakadat kullanılmaması, az salçalı yapılması, gaz yapıcı besinlerle yapılmaması gibi daha birçok kısıtlama olabilir. Bu sebeple özel diyet alan aile bireyleri diyetine dikkat etmelidir.
 
Sporunuzu da ailece yapın
 
Ailenin sağlıklı yaşam konusunda ikinci adımı spor yapmak olmalıdır. Bu konuda birlikte açık hava yürüyüşleri en güzel tercihtir. Bunun dışında birlikte oynanacak tenis, voleybol, besketbol veya grup egzersizleri de beraber vakit geçirmeyi sağlar. Ya da birlikte gidilen spor merkezinde kişinin istediği spor türüne göre egzersiz tercihi farklılaşabilir. Birlikte hareket etmek isteksiz olan aile ferdine teşvik edici olacağı için sonuçta alınan zevk ve mutluluk aynıdır.

Umut Halı Yıkamam

Kayışdağı Ataşehir

MUHİTTİM KARABOĞA

471 80 19

0 555 374 44 05

Opel ecoFLEX Deneyimi: Final Malmö’de

İsveç yarış pistinden Opel Ampera’ya

Bu son etapta dört Opel modelinin direksiyonunda yakıt tasarrufu özelliklerini göstermek için İsviçre, Malmö, yakınındaki Sturup Yarış Pisti’nde 20 ülke birincisi bir araya gelecek. Yarışmacılar dört disiplinde de başarılı olmak zorundalar. Hangi yarışmacı sınırlı yakıtla Sturup Yarış Pisti’nde 30 turu tamamlayıp varış çizgisini ilk geçerse birinciliği elde edecek.

Büyük ödül Opel Ampera, 2011’de seri üretime giriyor. Uzatılmış menzilli elektrikli araç (E-REV) 16 kWh lityum-iyon pili ile saf elektrik enerjisi ile yaklaşık 60 km yol kat ediyor.

Ampera’nın araca monteli motor jeneratörü aracın tekerlekleri döndürecek elektriği temin ediyor. Bu şarj edilmeksizin 500 km’nin üzerinde uzaklıklara seyahat edilmesine olanak tanıyor. 111 kW/150 hp elektrikli motor 370 Newton metre tork'a sahip. Opel Ampera yaklaşık dokuz saniyede sıfırdan 100 km/s’e hızlanıyor ve 161 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor.

“Twilight Saga: Eclipse” Çarşamba Gecesi Wings Cinecity Trio’da

İBB Trafik’i iPhone’unuza Yükleyin Yolunuz Hep Açık Olsun

İSPARK otopark noktaları, IDO iskeleleri, petrol istasyonlarının konumlarının harita üzerinde listelenmesi de İBB Trafik’in yeni sürümüyle birlikte gelen hayat kolaylaştırıcı özellikler arasında.  Dileyen kullanıcılar İBB Trafik üzerinden tek tıkla deniz otobüsü sefer saatlerini de görebiliyor.

İBB Trafik iPhone uygulamasıyla ayrıca hız sensörlerini kullanarak yollardaki ortalama hızlara ulaşabilir, farklı noktalardaki 100'den fazla kameradan anında görüntü alabilir, sık kullandığınız kameraları ‘Favorileriniz’e ekleyebilirsiniz. Lokasyon özelliğini aktif hale getiren  iPhone kullanıcıları kendi konumlarını da harita üzerinde otomatik olarak görebiliyor.

İBB Trafik’i yüklemek de kullanmak da ücretsiz

Turkcell’li olsun olmasın tüm iPhone kullanıcıları App Store ya da iTunes üzerinden ücretsiz İBB Trafik uygulamasını cep telefonuna yükleyebiliyor. Herhangi bir abonelik bedeli olmayan İBB Trafik’te Turkcell şebekesine bağlanarak kullanılan veri için de ücret alınmıyor.

Turkcell’den Dijital Müzikte Türkiye’de Bir İlk

Türkiye’de ilk defa cep telefonlarına MP3 indirme hizmeti veriyor olmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Turkcell Ürün ve Servis Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar şunları söyledi:
 
“Turkcell 2005 yılında başlayan yasal dijital müzik serüveni boyunca birçok ilke imza attı, 2.5 milyon şarkılık Türkiye’nin en büyük dijital müzik kataloglarından birini oluşturdu. Bu süreçte meslek birlikleri, yapımcılar ve sanatçılarla iş birliği yaparak telif sahiplerinin değer zincirinde yer almasını sağladık, korsanla mücadeleye önderlik ettik, sektörün büyümesinde öncü rol üstlendik. Bunu yaparken müşterilerimize de her platformda en iyi müzik deneyimi yaşatmayı hedefledik. Bugün müşterilerimize dijital müzikte sınırların kalktığını ve cepte MP3 hizmeti başlattığımızı müjdeliyoruz. Artık MP3 ‘çalma’ dönemi sona erdi, Turkcell’le özgürleşen yasal dijital müzik dönemi başladı.”
 
Cepte MP3 dinlemenin en kolay yolu: Cepte Müzik Paketi
 
Turkcell’in Cepte Müzik Paketi’ne abone olanlar ayda sadece 3 TL’ye MP3 formatında 25 şarkı indirebiliyor. Dileyen Turkcell’liler herhangi bir data ücreti ödemeden turkcell-im Müzik wap sayfasından MÜYAP katalogundaki binlerce yerli ve yabancı şarkıyı cep telefonlarına tek tek MP3 formatında da indirebiliyor.  Cepte Müzik Paketi’ne abone olmak için ABONE MUZİK yazıp 7777’ye ücretsiz göndermek ve gelen mesajı onaylamak yeterli.

Ataşehir’de Engelliler Kreşi Açıldı

2009 yılının Mart ayında temelleri atılan, Ataşehir Belediyesi’nin Rotary Kulüpleri ile işbirliği içinde hayata geçirdiği Engelliler Kreşi’nin, açılış töreninde konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan: “Başkanımız Battal İlgezdi bu projeye çok önem veriyor. Bugün bu açılış töreninde bulunamadığı içinde üzüntülerini sizinle paylaşmamı istedi. Ataşehir Belediyesi’nin engellilerle ilgili hizmetleri bununla sınırlı olmayacak. Devamını da getireceğiz. Belediye olarak çalışmalarımızda engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak için ne gerekiyorsa onu yapacağız” dedi.
 
Açılış törenine katılan Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk ise “Avrupa’ya yaptığım ilk seyahatlerde sokaklardaki engelli insanları görünce diyordum ki Türk insanı ne kadar sağlıklı. Meğer işin aslı öyle değilmiş. Bizim engelli vatandaşlarımız yaşama adapte edilmemiş. Evlerinde kalmaya, dışarı çıkmamaya mecbur bırakılmışlar. Oysa bunun böyle olmaması lazım. Bizler bunu başarmaya çalışıyoruz. Ataşehir Belediyesi’nin değerli başkanı Battal İlgezdi’ye ve bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
 
Rotary Kulüpleri temsilcileri de Engelliler Kreşinin açılışından büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, destek veren herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından kreş kurdela kesilerek açıldı.

Memorial İmmünoloji Labratuvarı’na Dünya Tescili

Memorial Hastanesi Doku Tipleme ve İmmünoloji Laboratuvarı Sorumlusu Prof. Dr. Zeynep Emel Demiralp, “Doku Tipleme ve Transplantasyon İmmünolojisi” konusunda Memorial’in, Avrupa ülkelerinin İmmünogenetik Laboratuarlarıyla eşdeğer kabul edilmesinin belgesi niteliğinde olan, ‘EFI’ Akreditasyon Sertifikası hakkında bilgi verdi.

Avrupa’nın sayılı laboratuvarlarından biriyiz

Memorial Doku Tipleme ve İmmünoloji Laboratuvarı olarak organ nakli merkezinin en önemli parçasıyız. Bizim laboratuvarımızdan çıkan sonuçlar, organ nakli ekibimizin dünya standartlarında başarılara imza atmasına olanak tanıyor. Organ naklinde yapılan testlerin önemi çok büyük. Çünkü insanların yaşamla ölüm arasındayken organ nakli ile hayata yeniden dönmesine yardımcı oluyoruz. Memorial İmmünoloji Laboratuvarı, organ nakli ile ilgili testlerde, Avrupa’nın sayılı merkezleri arasında yer alıyor.

Test sonuçlarımızı uluslararası düzeyde kabul görecek

Memorial Hastanesi İmmünoloji Laboratuvarı’ndan çıkan test sonuçları, yurt dışındaki merkezlerin ve doktorların kabul edeceği sonuçlar olacak. EFI Akreditasyonuna sahip olan laboratuvarlar arasında örnek değişimleri oluyor. Tüm raporlarımızda EFI Akreditasyon numarasını taşıyacağımız için, sonuçlarımız dünyanın bütün merkezlerinde geçerli olacak.

Avrupa’nın da bakışı değişecek

Memorial Organ Nakli Merkezi, hastanemizdeki diğer branşlarla koordineli olarak çalışan ve dünyanın sayılı merkezlerinin başarısın yakalamış bir ekipten oluşuyor. Doku Tipleme ve İmmünoloji Laboratuvarımızın böyle bir belgeye sahip olması, onların bize olan güvenlerini de artıracak. Ayrıca tıp dünyasında bu noktada olmak da gurur verici bir durum. Avrupa ülkeleri, bizim gönderdiğimiz test sonuçlarını güvenilir bir şekilde değerlendirecek ve tüm dünyada kabul göreceğiz. Türkiye’de laboratuvar anlamında da çok önemli işler yapıldığını belgelemiş oluyoruz. 

100’e yakın kritere sahip olmak gerekiyor

EFI Akreditasyon Belgesi için 100’e yakın kriter aranıyor ve bunlara sahip olmanız isteniyor. Doku tipleme ile ilgili toplantılara ve kongrelere katılımdan, çalışanların eğitimine, yayınlanması gereken uluslararası bildirilerden hizmet içi toplantılara kadar her şey sorgulanıyor. Akreditasyon belgesi için başvurmadan en az 1 yıl önce kalite kontrol programlarına girilmesi gerekiyor. Tüm test sonuçları ile ilgili veriler toplanıp, komisyonerlere iletiliyor. Daha sonra laboratuvarı ziyaret etme kararı aldıklarında da süreç başlıyor. Onların raporlarına göre belge almaya hak kazanılıyor. 

Bu belge başarının bir göstergesi

Zaten belli bir kalite üzerinde hizmet veriyoruz. Çalışmalarımıza da aynı kalite ile deva edeceğiz. EFI Akreditasyon Belgesi bu başarıların bir göstergesi oldu. Bundan sonraki süreçte çok daha iyi çalışmalar ve projelere imza atarak, organ nakli ekibimizin dünya çapındaki başarılarını artırmayı hedefliyoruz.

Dünyada ancak üniversite hastaneleri alabiliyor

Memorial olarak özel hastaneler arasında bir ilk’i gerçekleştirdik. Avrupa’da özel hastaneler için böyle bir belgeyi almak çok alışılmış bir durum değil. Biz akademik başarılara da imza atan bir ekip olarak, büyük bir prestij kazandık. Özel hastane olarak yaptığımız bu başvuru ve aldığımız belge, komisyonerleri de çok etkiledi.

Sağlık turizmine katkı sağlayacak

Doku tipleme laboratuvarımız uluslararası bir kurumdan akreditedir. Organ Nakli ekibimiz zaten çok değerli. Ama laboratuvarımız da EFI akredite. O nedenle hastalara “hiç düşünmeden Memorial’a gelin” diyebilirsiniz. Önceden Türk hastalar testleri yaptırıp yurt dışına gittiklerinde o testlerin orada tekrar yaptırılması gerekiyordu. Artık sonuçlarımız dünyanın her yerinde kabul edilebilir olduğundan, testlerin tekrarlanmasına da gerek kalmıyor. Bu da uluslararası anlamda tanınmış olma başarısının bir göstergesidir.

Memorial Organ Nakli, Genel Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu:

“Organ nakli ve immünoloji birbirinden ayrılamayan bilim dalıdır. Başarılı bir ameliyat yapılabilmesi için mutlaka ve mutlaka bu iki bilim dalı sürekli birlikte çalışmalıdır. Organ naklinde en önemli problemlerden biri, her kişinin doku gruplarının değişik olması. Dünyada var olan 7,8 milyon insanının dokuları birbirinden farklı. Sadece tek yumurta ikizlerinin doku grupları aynı. Ameliyattan önce ameliyat sonrasında doku grupları tespiti, immünolojik transplant problemlerini aşırı ölçüde düzeltebilecek klinik bilgiye sahip olmamız bakımından çok önemli. Gerek hastanın yaşamı gerekse takılan organın yaşamı bu bilgiye sahip olmakla ve ona bağlı tedavi yapmakla çok ilgili. Sayın Prof. Dr. Emel Demiralp başkanlığında çalışan immünoloji grubunun kalitesinin Avrupa ve dünya immünoloji kriterlerine uygun olup onlarla aynı klasmanda yer alması, hem organ nakli cerrahlarını hem de Memorial Organ Nakli ailesini son derece sevindirmiştir.” 

Palestra Fitnesss’a Üye Olanlar Marriott’ta Konaklama Kazanıyor

Selde Kaybolan Belediye İşçisi Hala Bulunamadı

Exper Bilgisayar Yetkili Servisi

İçerenköy Mah. Karslı Ahmet Cad. Adem Sok. No:25/1

uye@tekbil.com

http://www.experteknikservis.com

Ali Atılgan

216.5745445

507.2525112

Exper Bilgisayar İstanbul Anadolu Yakası Yetkili Servisi açılmıştır.
Exper Dizüstü Bilgisayar (Notebook), Exper Style Dizüstü Bilgisayar (Netbook), Exper Masaüstü Bilgisayar (Desktop), Exper Style, Exper Tria, Exper Bilge Pisi, Exper Workstation, Exper Sunucu (Server) ve diğer Exper ürünlerinin yetkili servisi;

Palestra Fitness / SPA Ataşehir

570 00 00

Kayışdağı Cad No:1/1 İstanbul Marriot Hotel Asia Ataşehir

http://www.palestra.com.tr/

Bilgiç Cam Balkon

Şerifali Mah. Çetin Cad No:23 Ataşehir

nesdax@hotmail.com

Mehmet Bilgiç

314 59 09

0505 666 93 98

Blackberry’den Satış Rekoru

iPhone 4’te Üretim Hataları

Youtube Engeline Dava

CM ESCOM Bilişim Kartuş Toner Dolum Merkeziİ

Alanaldı Cd.İpek Sk.No.6/C İçerenköy

info@escombilisim.net

http://www.escombilisim.net

Ceyhan Yenidoğan

577 26 26

0533 2811381

0532 2445119

Bu Mitler Kadın Sağlığını Tehlikeye Atıyor

Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı, kadın hastalıkları ve doğum konusunda doğru bilinen yanlışları sıraladı.
 
Hayatımızın her alanında olduğu gibi kadın hastalıkları ve doğum konusunda da halkımızın inandığı bazı mitler vardır. Kimse bu kabulleri sorgulamaz ancak inanır. Bu kabullerin oluşmasında kültürel baskılar, bilinmeyene karşı uzak kalarak korunma güdüsü vardır. Son yıllarda ilaç ve medikal endüstri, aşı ve ilaç benzeri ürünleri pazarlamak için verileri çarpıtarak veya farklı göstererek sunabilmekte ve bunu tanıtım kampanyaları ile “sağlıklı olmak” adına yapabilmektedir. Bu sağlık haberlerinin doğruluğuna inanan halkımız çoğunlukla bunların farkına varamamakta ve inanmaktadır.

Halk arasında doğru bilinen yanlışlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

“Gebelikte jinekolojik (vajinal) muayene yapılması düşüğe yol açar.”

Hamilelik döneminde vajinal muayane ve ultrason yapılmasının böyle bir etkisi yoktur. Gebelikte de rahim ağzına bakılmalı, smear kontrolu yapılmalı, vajinal enfeksiyon yönünden kontrol gerçekleştirilmeldir. Çok erken gebelikler ancak vajinal ultrasonografi ile görülebilir, dış gebelik ekarte edilebilir. Düşük sebeplerinin en büyük sebebi bebeğe ait sakatlıklardır, vajinal muayane bunu etkilemez.

“Perde asmak, uzanmak, ağır bir şey kaldırmak düşüğe yol açar.”

Gebelikte düşük sebepleri arasında bu durumlar söz konusu değildir, düşük daha çok bebeğe ait anormalliklere bağlıdır.

“Gebelikte diş tedavisi yapılmaz.”

Gebelikte her türlü diş tedavisi yapılabilir, gerekirse uyuşturucu ile diş tedavisi, dolgu yapılabilir; hatta istenirse uygun şartlarda diş röntgeninin çekilmesine izin verilebilir.

“Gebeler havaalanlarındaki dedektörlerden geçemezler”

Havaalanında içinde geçtiğimiz dedektörlerden radyasyon yoktur, bunlar metal dedektörlerdir. Gebeler bu metal dedektörlerden geçebilirler.

“Gebelikte cinsel ilişki zararlıdır”

Normal bir gebelikte son gebelik haftasına kadar normal cinsel ilişki devam edebilir.

“Gebeler bol yemelidir, istediği bir şeyi yemez ise bebeğin bir tarafı eksik olur.”

Bu düşünce Türk kadınının neden çoğunlukla balıketli olduğunu anlamak için güzel bir örnektir. Bizim kültürümüzde gebeler cam bir fanusa alınarak  “gezme, dolaşma, kalkma düşük yaparsın diyerek bir yandan hareketliliği kısıtlanırken; öte yandan “sen hamilesin, aşırı yemelisin” denilmekte, gebelikte aşırı kilo alınmakta bebek 3- 4 kilo doğmakta geriye kalanlar kadına kalmaktadır. Gebelikte normal hayat tarzına devam edilmelidir, aşırı kilo almak doğru değildir. Anne adayı istediği şeyi yiyemeyince bir uzvu eksik olmaz ya da bebeğin sağlığı tehlikeye girmez.

“Doğum kontrol hapları kadını adetten keserek menopoza sokar.”

Doğum kontrol ilaçları her kullanan kadında adet miktarı ve süresini azaltırlar, bu beklenen ve istenen bir etkidir. Hap bırakıldığında tekrar normale dönülür, adet miktarı ve süresi ile menopoz arasında bir ilişki yoktur, doğum kontrol hapları menopoz yaşını etkilemezler.

“Doğum kontrol haplarının genç kızlarda kullanılması ileride kısırlığa yol açar.”

Doğum kontrol hapları kısırlık yapmaz, genç kızlarda tedavi amaçlı kısa ve uzun süre kullanılabilirler.

“Doğum kontrol haplarının gebelikten koruyuculuğu hemen başlamaz, bırakıldığında hemen hamile kalınmaz.”

Doğum kontrol ilaçları adetin ilk günlerinde başlandığında hemen koruyuculuğu başlar ve bırakıldığı ay hemen hamile kalınabilir.

“Doğum kontrol hapları 35 yaş üzeri kadınlarda kullanılmaz.”

Doğum kontrol hapları sağlık problemi olmayan kadınlarda menopoza kadar kullanılabilirler; ancak 35 yaş üzeri sigara içen kadınlarda kullanılmamalıdır.

“Spiral dış gebeliğe yol açar.”

Spiral yani rahim içi araçların böyle bir etkisi yoktur. Dış gebelik oranı spiral kullanmayan kadınla aslında aynıdır; ancak rahim içi gebelikler spiralden dolayı çok azaldığı için göreceli olarak dış gebelik oranı artmış gibi görülür. Spiral kullanan kadında rahim içi gebelik oranı çok nadir olduğundan bir gebelik durumunda öncelikle dış gebelik akla gelir, sanıldığı gibi spiral dış gebeliği artırmaz.

“Rahim ağzı kanseri kadınlarda görülen en sık 2. kanserdir, her 2 dakikada bir kadın bu yüzden ölmektedir.”

Bu örneği ilaç endüstrisinin bir veri çarpıtması olarak değerlendirmek uygundur. Kanser araştırmalarının yoğun olduğu Amerika ve İngiltere’de rahim ağzı kanseri ne sık olarak ne de öldürücü özelliği ile en sık görülen ilk 10 kanser arasında yoktur. Kanserler arasında görülme sıklığı tüm kanserlerin % 1’ inden azdır, rahim ağzı kanserine bağlı ölüm 100 bin’de 4’dür. Avrupa ülkelerini içeren kanser sıklığı istatistik çalışmasında rahim ağzı kanseri bütün kanserler arasında görülme sıklığı olarak 17. sırada yer almaktadır. Ülkemiz gibi tek eşliğin ve sünnetin olduğu ülkelerde görülme sıklığı daha düşük oranda beklenmektedir.

“Vajinanın iç kısmının da su veya sabunla temizlenmesi(vajinal lavaj) hijyen için gereklidir.”

Vajinada bulunan doğal floraya ait faydalı mikroorganizmalar asit üreterek vajinal enfeksiyonlara karşı korunma sağlar. Temizlik amaçlı yapılan lavaj ile bu bakterilerin uzaklaştırılması tam tersine florayı bozarak, vajinal enfeksiyonlara yol açar.

“Ameliyatla rahimin alınması erken menopoz neden olur ve kadının cinsel hayatı biter.”

Rahimin alınması yalnızca adet görmeyi ve çocuk doğurmayı engeller, yumurtalıklar alınmadığı sürece kadının menopoz yaşı etkilenmez. Rahim ile vajina çoğunlukla karıştırılarak aynı organ olduğu sanılmakta ve alındığında artık cinsel ilişki olamayacağına yanlış olarak inanılmaktadır. Rahmi alınan kadının cinsel fonksiyonları ve cinsel ilişkisi etkilenmez.

“Menopozda hormon tedavisi kansere neden olur.”

Menopozda ki hormon ilaçları 5 yıl sürekli alınır ise meme kanserinde 10 bin’de 8’lik bir artış yapabilir, kabaca bu risk binde bir denebilir. Bu çok düşük risk göz önüne alındığında menopoza girme aşamasında, ateş basması, terleme, uykusuzluk, sinirlilik gibi şikayetleri yüzünden yaşam standartları düşen kadınlar hormon tedavisi görebilirler. Zira bu şikayetler dışında kemik erimesi ve yaşam kalitesine de östrojen hormonunun faydası vardır, kalın barsak kanserini de azaltmaktadır.

“Rahmimde ur var!”

Aslında yabancı kökenli olan “tümör” kelimesinin Türkçe’ ye çevrilmesi, masum bir tercüme gibi görünüyor ancak anlamı bizim dilimizde farklı algılanıyor; bizler “ur” denince kanseri akla getiriyoruz. Kadınlarda çok sık görülen miyomlar, ur diye adlandırılmakta; “rahminizde ur var” denmektedir. Bunu duyan her kadın kendi dil kültürüne göre kanser olduğunu sanmakta ve paniklemektedir. Halbuki; “rahim uru” denen miyomlar, son derece masum, kadınların %20- 25’ inde görülebilen ve bir şikayet yapmadığı sürece tedavisi gerekmeyen oluşumlardır ve rahim duvarındaki kas dokularının büyümesi, yumru oluşturmasıdır. Bir kadın miyomla hamile kalabilir, doğurabilir, tekrar hamile kalabilir. Teorik olarak bir miyomun kanserleşme ihtimali bin’de 1 gibidir.

Limitsiz Adrenaline Hazır mısınız?

Ataşehir Bulvarı’nın Yakınına İnen Helikopter İlgi Odağı Oldu

 
 
 

Yavuz İskenderoğlu Kebapçı İskender

Kayışdağı Cad. No:10 Sebze Hali Karşısı İçerenköy

http://www.kebapciiskender.com.tr/tr/

469 33 00

Sosyal Sarımsak: Adı Komik, Yemekler, Fiyatlar Süper

2. Kardeş Kültürler Festivali Başlıyor

Küçükbakkalköy Festival Alanı'nda gerçekleştirilecek olan festivalin açılış gününde Edip Akbayram  ve Kardeş Kültürlerin Kadın Sesleri yer alırken, ertesi günlerde; Yavuz Bingöl, Ebru Gündeş, Sabahat Akkiraz, Haluk Levent, Murat Boz, Hüseyin Turan, Erol Parlak, Latif Doğan, Davut Güloğlu, Kardeş Türküler, Ceylan, Berdan Mardini, Burhan Topal, Murat Kurşun, Selim Gülgören, Erdal Güney, Nilüfer Sarıtaş ve Yavuz Değirmenci sahneye çıkacak. Festival esnasında İstanbul FM tarafından 07 Temmuz'da özel gece yapılacak. Kardeş Kültürler Festivali  Ataşehir Bulvarı'nda yer alan Anfi Tiyatro'da yapılacak Işın Karaca konseri ile sona erecek.

Program:

25.06.2010 CUMA EDİP AKBAYRAM – KARDEŞ KÜLTÜRLERİN KADIN SESLERİ – HAVAİ FİŞEK

 
26.06.2010 CUMARTESI YAVUZ BİNGÖL – BURHAN TOPAL  
 
27.06.2010 PAZAR KARDEŞ TÜRKÜLER  
 
28.06.2010 PAZARTESI SABAHAT AKKİRAZ – MURAT KURŞUN  
 
29.06.2010 SALI EBRU GÜNDEŞ – EROL PARLAK  
 
30.06.2010 ÇARŞAMBA LATİF DOĞAN – KÜSTÜM SHOW – FLASH TV CANLI YAYIN  
 
01.07.2010 PERŞEMBE HALUK LEVENT – SELİM GÜLGÖREN  
 
03.07.2010 CUMARTESI HÜSEYİN TURAN – ERDAL GÜNEY  
 
04.07.2010 PAZAR MURAT BOZ – NİLÜFER SARITAŞ  
 
05.07.2010 PAZARTESI DAVUT GÜLOĞLU – YAVUZ DEĞİRMENCİ  
 
06.07.2010 SALI CEYLAN -BERDAN MARDİNİ SÜNNET ŞÖLENİ – HAVAİ FİŞEK
 
07.07.2010 ÇARŞAMBA İSTANBUL FM GECESİ  
 
08.07.2010 PERŞEMBE IŞIN KARACA HAVAİ FİŞEK, ANFİ TİYATRO 

Sosyal Sarımsak Ataşehir

Ataşehir Bulvarı Ata 2-2 Blok Dükkan:3 Ataşehir

36.Ada

455 78 91

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 15

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 14

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 13

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 12

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 11

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 10

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 9

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 8

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 7

Ataşehir’in En Seçkin Firmaları-Vid Pet Concept 6