Ataşehir Belediyesi’nin İlk İşi, Bölgenin İmar Planlarını Yapmak Olmalı

-İlçe yönetimi kuruluş çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

13 Ağustos’ta görevi aldım. Yönetim çalışmalarını yürütüyoruz. Temennimiz, isteğimiz, Ataşehir’i temsil edecek, Ataşehir’in bütün unsurlarını barındırabilecek bir yönetim oluşturmak. Bunun için de ince eleyip sık dokuyoruz. Bir hafta içinde yönetim kadrolarımız netleşmiş olur, ardından proje ekipleri oluşturacağız.  Belediye seçimlerinde kazanacağımıza inanıyorum. Ataşehir Belediyesi’ni aldıktan sonra  ekibimizin hazır projelerle ‘yola devam’ demesi lazım. Esas hedef  belediye. Seçimlerde başarılı olduktan sonra, hizmet edebilmek de önemli. Bunun için de projelerinizin olması lazım. Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye ve Samandıra unsurlarından oluşan Ataşehir’ i nasıl yekpare bir ilçe yapabiliriz, Ataşehirlilik bilincini nasıl geliştirebiliriz, Ataşehir için neler yapabiliriz? Bunların planlamasını yapacağız. Bu manada önümüzde yapacak çok iş var.

– Sizce Ataşehir nasıl bir ilçe olacak veya olmalı?

Ataşehir’in ilçe olması, 13 mahalleyle birlikte tüm Ataşehirliler için çok önemli bir dönüm noktası. Özellikle Kadıköy’den ayrılan mahallelerin yıllardan beri birikmiş problemleri var. Sahipsizliği söz konusu. Bu biriken problemler ve sahipsizlik, yeni kurulan belediye ile birlikte çözülecek. Bu sahipsizliğin neticelerini irdeleyebiliriz. Çok farklı sebepler ortaya çıkabilir. Siyasi söylemlerde bulunmak istemiyorum. Öncelikli nedeni Kadıköy’ün çok geniş bir alana yayılmış olması ve büyük bir nüfusa sahip olmasıdır. Bu büyüklükle hangi parti ve hangi belediye olursa olsun başarma şansı yok. Kadıköy’de iki bölge arasında büyük bir uçurum vardı. Barbaros Mahallesi’nde kaldırım yok, Suadiye’de üç kez kaldırım yapılmış. Her yıl kaldırım değiştirilmiş. Böyle bir çelişkinin yaşandığı bölge idi Ataşehir. Diğer ilçelerden katılan mahalleler de o ilçelerin kıyıda köşede kalmış mahalleri. Her ilçenin merkez mahalleleri hep ön plandadır. Büyük hizmetler buralarda gerçekleşir. Ataşehir bölgesinin yıllardan beri ilçe olması söz konusu olduğundan, bu bölgeye yatırımlar hep ertelendi.

-Mahallelerin siyasi bir kaygıyla oluşturuluduğu fikrine nasıl bakıyorsunuz?

İlçe sınırlarının siyasi amaçla oluşturulduğu fikrine katılmıyorum. Bir kere coğrafi olarak zaten E5 ve TEM yolları fiziki sınırları oluşturuyor. Siyasi maksatla oluşturulmuş olsaydı, Fındıklı ve Ünalan da katılabilirdi. Aslında bizim aleyhimize olmuş, çünkü bu mahalelerde bizim daha yüksek oy oranlarımız var. Biliyorsunuz Erengazi ilçesi kanun maddesi olarak, çok eski tarihten beri meclisin gündemindeydi. O yüzden siyasi bir yanı yok, tamamen hizmete yönelik bir yanı var.

-Ataşehir ilçesinin merkezi neresi olabilir, bu konuda bir çalışma var mı?

İlçe merkezi yine bu bölgelerde olur. Biliyorsunuz Batı Ataşehir’de belediye hizmet alanı olarak ayrılmış yer var. Küçükbakkalköy’de defterdarlığa ait geniş bir alan var, zaten öğretmenevi, kaymakamlık burada. Daire müdürlükleri burada çalışıyor, o yüzden bu bölgede olmalı. Belediye binası inşa edilecek, bu yeni belediyenin, devletin işi.

-İlçe ile birlikte Ataşehir’e neler gelecek?

İlçe ile birlikte burası sahipli hale gelecek, bir merkez halini alacak. Biliyorsunuz tam sınırımızda finans merkezi oluşturuluyor. Merkez Bankası ve kamu bankaları buraya taşınacak. 13 mahalleden oluşan Ataşehir Belediyesi, burayı 5-10 yıl içinde tanınmayacak modern bir şehir haline getirecek.

Buranın bir kere imar planı sorunu var. Kayışdağı, İnönü ve Barbaros mahallelerinin planlama problemleri var. Hala İSKİ imar islah planlarıyla idare edilmeye çalışılıyor. Bir yeri modern bir şehir haline getirmek istiyorsanız, orayı planlamanız gerekir. Burası yıllardan beri planlanmamış. Üsküdar’dan gelenler yeni planlanmış. Yeni Çamlıca’da tapu sorunları var.

Yeni belediyenin ilk yapması gereken 1/5000’lik ve 1/1000’lik planları yaptırmak ve yapmak olacaktır. Bu da özellikle Büyükşehir Belediyesi ile karşılıklı işbirliği içinde olabilecek bir şey.

-Yapılmış bir sürü plan var. Bu bölge toplu konut alanı yapılmış, 80’li yıllarda, defalarca plan yapılmış ve planlara davalar açılmış, şimdi plan yok diyorsunuz…

Buralarda hiçbir plan yok. Buralar şu anda plansız bölgeler. İmar iskan planları var. Bu planlar gecekondu önlemeye yönelik plandır. İçerenköy, İnönü, Kayışdağı, Emekevler’in hiçbirinin imar planı yok. Bunların yapılması lazım.

-Aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi hukuk komisyonundasınız, plan yapılması için gerekli girişimlerde bulundunuz mu, ayrıca Ataşehir bölgesinde yapılan birçok plan ve açılan davaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yıllardan beri bunun mücadelesini veriyoruz. Kadıköy Belediyesi’nde de bir komisyon oluşturalım, planlamasını yapalım dedik, ama başaramadık. İmar planları ve davalar olacaktır, bu bir süreçtir.

-Merkezi iş alanı planlarını nasıl değerlendiriyorsunuz, bölgede altyapı sorunları nasıl giderilecek?

TEM otoyolunun diğer alanı finans merkezi olacak. Ataşehir’e komşu bir alan. Finans merkezinin bu bölgede olması, bu bölgenin hüviyetini değiştirecek. Gerek bu bölgede oturanların konut ihtiyacını karşılayacak olması, gerekse uluslararası büyük şirketlerin yatırım merkezlerini buraya yönlendirmeleri, buraya büyük bir hareket kazandıracaktır. Mevcut TOKİ yerleşmelerinin bulunduğu alanlar bundan olumlu etkilenecektir. Finans merkezinin bu bölgeye katkısı olacaktır. Altyapı sorun olmaz, konut stoğu karşılanabilir, ayrıca çevresindeki Yenisahra, Küçükbakkalköy, Barbaros gibi mahalleleri de olumlu etkileyecektir. Uluslararası büyük firmalar buraya gelirse, bölge modern bir görünüm kazanacaktır.

-Ataşehir ilçesindeki siyasi tabloyu nasıl buluyorsunuz, belediyeyi alabilecek misiniz?

AK Parti, girdiği her seçimden daha yüksek oy oranlarıyla çıktı. Ataşehir’de biz 70 bin oy almışız, CHP’de 50 bin civarında. Ortalama seçmen sayısı 200 bine yakın. Aramızda yüzde 10 gibi bir fark var. Biz bu aradaki farkı açmak istiyoruz. Yapacağımız çalışmalarla aranın açılacağını umuyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve merkezi idare ile birlikte yapacağımız mega projelerle, bu farkı büyük oranda açacağımızı düşünüyorum.

-Seçimler öncesinde Ataşehir için tasarladığınız belli bir projeniz var mı?

Ataşehir, işlenilmesi gereken, çok boş alan bırakılmış bir bölge. Mesela gümrük alanı var. Finans merkeziyle modern bir şehir hüviyeti kazanacak bölgede, artık bundan sonra tırların giriş çıkış yaptığı bir alan olamaz. Başbakanımızla ve Büyükşehir Belediye başkanımızla da görüştüm. Dikkatlerini çektik, sahipsizliği böyle ortadan kaldırıyoruz. Bu alanın, bir an önce, bölge insanına katkı sağlayacak bir yatırımla neticelenmesini istiyoruz. İETT garajıyla birlikte, bu alanın kültür ve kongre merkezi, spor kompleksi olmasını istiyoruz. E5’in üzerindeki bu bölge, tüm ilçeye, hatta Anadolu yakasına hitap edecek büyük bir merkez olabilir.

Proje bazındaki önerilerimizi yerel seçimler öncesi açıklayacağız. Bunların bir kısmının ilk adımlarını da önümüzdeki ilk 6 ay içinde atabiliriz. Ataşehirli sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halindeyiz. Projelerimizin hayata geçirilebilmesi için, gerekirse her türlü makama baskıyla, ne gerekiyorsa yapacağız. Ben siyasete 20 yılını vermiş bir kişi olarak, siyasette nasıl başarılı olunacağını, nasıl sonuca gidileceğini biliyorum. Ak Parti, Ataşehir ve Ataşehirliler için önemli bir şanstır. Ataşehir Magazin

“Bayram Birlik Ve Bütünlüğümüzü Pekiştirecek”

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, yayımladığı mesajda, Ramazan Bayramı'nın ruhuna uygun şekilde, huzur, barış ve kardeşlik içinde geçmesini diledi.
Gül, mesajında şunları kaydetti:
''Türkiye, bütün dünyanın bildiği gibi, bu manada 70 milyonun kardeşçe yaşadığı ve aynı olaylar karşısında aynı tepkiyi verdiği bir ülkedir. Burada, bir toplumun kardeşliğinden söz ediyoruz. Bu birikim, bin yıldır Anadolu'da zaman içinde olgunlaşmış ve güçlü bir iradeye dönüşmüştür. Her bayram bu konumumuzu daha da güçlendirmektedir.
Ülkemiz bu birikimini şimdi aynı kararlılıkla geleceğe de yansıtacak ve zaman zaman karşılaştığı bazı sorunları da bu anlayışla çözecektir.''
TBMM Başkanı Toptan: "Sevginin ve hoşgörünün simgesi olan bayram günlerinde milletçe ayrılıkları, kırgınlıkları, dargınlıkları aşarak, birlik ve beraberliği pekiştirmeliyiz."
Başbakan Erdoğan: Sevgi, barış, dostluk ve kardeşlik duygularının yoğunlaştığı, dargınların barıştığı, tüm milletin kucaklaştığı bir Ramazan Bayramı'na kavuşmanın mutluluğunun yaşandığını ifade ederek, bayramın bilhassa dünya üzerinde acıyla, gözyaşıyla yaşamak durumunda olan insanlara huzur ve neşe getirmesini temenni etti.
CHP Genel Başkanı Baykal: "Yetim hakkına el uzatılmayan, kul hakkının yenmediği, insanlarımızın kutsal dini duygularının bireysel veya siyasi çıkar hesaplarıyla istismar edilmediği şeker bayramlarında buluşmak dileğiyle Milletimizin ve İslam dünyasının Ramazan Bayramını içtenlikte kutlar, sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle, sevgilerimi saygılarımı sunarım."
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Aziz millet fertlerinin, sonu ve amacı olmayan hastalıklı tartışmalardan dolayı maneviyatının olumsuz bir şekilde etkilendiği şu günlerde, bayramla beraber bir nebze de olsa huzur ve mutluluğun hakim olması en temel dileğimdir."
DSP Genel Başkanı Sezer: "Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu sorunlar, bayram iklimini gölgeleyen kaygıları artırmaktadır." AA

“Başka Bir Paket Gündeme Gelir”

Şimşek, Gaziantep Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen bayramlaşma programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, dünyanın sıkıntılı bir dönemden geçtiğini, ama Türkiye'nin orta ve uzun vadeli görünümünde en ufak bir değişikliğin olmadığını söyledi. Şimşek, şöyle konuştu:
''Ben, bir önceki hafta hem Avrupa'daydım hem Amerika'daydım, ülkemizin geleceğine olan inanç hala güçlü. Firmalarımızın kredilerinin büyük bir kısmı orta ve uzun vadeli. Bütçemiz sağlam, rezervlerimiz güçlü, bütçe performansımız çok güçlü, bankalarımız sağlam, oldukça sağlıklı bir yapıya sahip ve dolayısıyla bu sıkıntılara karşı hiçbir ülke bağışık değil. Ama, Türkiye geçmişle karşılaştırılamayacak kadar çok daha sağlam temellere sahip bir ülke konumunda. Dolayısıyla şirketlerimize olan inancın da devam edeceği kanısındayım.'' AA

Kütahya’da Orta Şiddette Deprem

Dumlupınar Belediye Başkanı Derviş Kavak, depremin ilçede paniğe neden olduğunu, vatandaşların sokağa çıktığını söyledi.
Mahalleleri dolaştığını, vatandaşlar ve muhtarlarla görüştüğünü, köy muhtarlarıyla da irtibat kurulduğunu ifade eden Kavak, "Herhangi bir can kaybı ve binalarda hasar yok" dedi. AA

Google’dan Mevlana Suprizi

Kartalkaya’ya Mevsimin İlk Karı Yağdı

Çelik: Çifte Mutluluk Yaşıyoruz

Sigara Yasağı AVM’leri Olumsuz Etkiledi

Kusurlu Araçlar Artık Muayeneden Geçemiyor

Ramazan’da Gıda Fiyatları Artmadı

Avro Bölgesinde Enflasyon Düştü

Sporun Kalbi Türkiye’de Atacak

Son olarak İzmir'de pazar günü tamamlanan Dünya İşitme Engelliler Atletizm Şampiyonası'nın ardından, Türkiye, yıl sonuna kadar Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası, 37. Avrupa Olimpiyat Komiteleri Genel Kurul Toplantısı, Dünya Bayanlar Petank Şampiyonası, Dünya Gençler Judo Şampiyonası ve Dünya Genç Bayanlar Güreş Şampiyonası organizasyonlarına ev sahipliği yapacak.
Türkiye, 2009 yılında da yine birçok önemli organizasyonun heyecanını yaşayacak. Bunlar arasında gelecek hafta başlayacak Dünya Gençler ve Yıldızlar Okçuluk Şampiyonası, Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası, Voleybol Avrupa Erkekler Şampiyonası, Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Spor Oyunları, Avrupa Kulüpler Salon Hokeyi Şampiyonası, Dünya Eskrim Büyükler Şampiyonası, Dünya Okullar Arası Futbol ve Basketbol Şampiyonaları yer alıyor. AA

Üniversiteler Yurt Dışına Açılıyor

ODTÜ'nün KKTC'de yerleşke kurduğunu, İTÜ'nün de kurmaya hazırlandığını anımsatan Taluğ, Ankara Üniversitesi'nin de şu aşamada, Azerbaycan'da veya Balkanlar'da bir şube açmayı düşündüğünü bildirdi. Taluğ, ''Balkanlar'da değişik seçenekler var. Tek bir merkez ve değişik yerlerde fakülteleri, yüksekokulları olan geniş bir ağ şeklinde de olabilir. Bir-iki seçenek üzerinde çalışıyor. Şu anda düşündüğümüz bir şube olması yönünde. Bunlar dışında başka yerler de düşünüyoruz ama o yerler henüz olgunlaşmış değil'' diye konuştu. Taluğ, konunun üniversitenin yetkili kurullarında yapılacak değerlendirme sonucunda netlik kazanacağını ifade etti.
Öte yandan, ODTÜ'nün Kosova'da da şube açma girişimleri bulunuyor.
İTÜ de KKTC'de yerleşke kurma çalışmaları yürütüyor. İTÜ'nün yerleşkesinin gelecek eğitim-öğretim yılında faaliyete geçmesi planlanıyor. AA

Mars’ta Mineraller Bulundu

Nüfusun Yüzde 14’ü Hiç Diş Doktoruna Gitmemiş

Türkiye nüfusunun yüzde 12,5'inin, bir çalışmaya göre de yüzde 14'ünün yaşamı boyunca hiç diş doktoruna gitmediğini belirten Anıl, yüzde 40'ının yılda bir kez gittiğini, kişi başı doktora gitme sıklığının ise yılda 0,7 kez olduğunu, AB'de ise bu oranın 5'e kadar çıktığını, Türkiye'de bu oranın en az 2 olması gerektiğini savundu. AA

Türk Doktordan Kolay Biyopsi

Eren, artık bir enjektörün ucuna eklenmiş özel bir düzenek ve enjektörün içine yerleştirilmiş "chek-valv" ile ters vakumun önlenerek kolay bir manevra ile büyük bir parça almadan hücre kesitlerinin güvenli ve etkin bir şekilde alınabileceğini belirtti.
Eren, "Bu yöntemle biyopsi, iğne yapmak kadar kolay hale gelecek" dedi. AA

İmplant Tedavisinde Hastalara Anında Protez

Muhteşem Süleyman Sothebys’de Satılacak

İtalyan ressam Tiziano Vecellio tarafından 1538'de İtalya'nın Venedik kentinde tamamlanan 72,4 x 61 santimetre boyutlarındaki yağlı boya tablonun 300 bin sterlinden satışa sunulması bekleniyor.
Mantua Dükü Frederico Gonzaga için yapıldığı tahmin edilen tablo, 1961 yılında şimdiki sahibi tarafından satın alınarak Londra'ya getirildi.
Yüzlerce eserin satışa sunulacağı müzayedede ayrıca Osmanlı dönemine ait nadir bir kalkan ve buna ait deri kılıf da alıcı karşısına çıkarılacak. 17. yüzyıldan kalma eserlerin 25-350 bin sterlin tahmini fiyatla satışa çıkarılacağı müzayedede, 16. yüzyıla ait bir çelik zırh 4-6 bin, yine aynı döneme ait miğferler ise 6-8 bin sterline alıcı bekleyecek. AA

Contemporary İstanbul Sanat Fuarı’na Doğru

“İş ve Eş Seçiminde Sağlıklı Karar Veremiyoruz”

Sosyal Güvemlikte Yeni Dönem Başlıyor

Yeni kanuna göre yapılacak düzenlemeler ana hatlarıyla şöyle:
• Emekli aylıkları, enflasyon değişim oranı kadar artırılacak, emeklilere refahtan pay verilmeyecek.
• Bağ-Kur'luların prim oranı azalacak, cenaze yardımı, emzirme ve evlenme ödeneğinden yararlanmaları sağlanacak.
• 1 Ekimden sonra ilk defa sigortalı olanlar emeklilikten sonra  çalıştıklarında aylıkları kesilecek.
• Askerlik borçlanması tutarı artacak, ödeme süresi kısalacak.
• Kadın sigortalılar, doğumdan sonra işten ayrılmış olmaları ve çocuğun yaşaması şartıyla en fazla 2 defa azami 4 yıllık süreyi borçlanabilecek.
• 18 yaşından küçükler, herhangi bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanacak.
• 1 Ekimden sonra 18 yaşını dolduran kız çocukları, anne-babalarının sağlık yardımından yararlanamayacak. Halen anne-babasının sigortalılığından yararlanan kız çocukları, durumları değişmediği sürece bu haktan yararlanmaya devam edecek.
• Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların genel sağlık sigortası primi devlet tarafından karşılanacak.
• Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi yapmamış ülkelere götürülen işçiler ve ailelerine sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sağlanacak.
• Özel sağlık hizmeti sunucuları, belirlenen fiyatın en çok yüzde 30'u kadar fark ücreti alabilecek.
• Otelcilik ve istisnai işlemlerden ise protokol bedellerinin 3 katı kadar fark ücreti alınabilecek. AA

“Birbirimize Sımsıkı Bağlarla Bağlıyız”

Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, bir ramazan ayının daha geride bırakıldığını ve bayram coşkusuna hazırlanıldığını ifade etti.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan ayının, milletçe birbirine bağlılığın güçlendiği, iyilik, paylaşma ve yardımlaşma duygularının canlandığı bereketli bir ay olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, "Ramazan ayı boyunca Doğudan Batıya, köylerden şehirlere hep bu duygu birliğini müşahede ettik. Yediden yetmişe, küçükten büyüğe, kadından erkeğe hepimiz, birbirinin derdine derman olmanın, yarasına merhem olmanın, dost olmanın, kardeş olmanın, komşu ve arkadaş olmanın sıcaklığını kalplerimizde hissettik" dedi.
Erdoğan, "Ramazan Bayramı'nı aynı coşku ve heyecanla idrak ederek, güzelliklerle dolu bu ayı taçlandırmış olacağız" diye konuştu.

"KÜRESEL DALGALANMADAN ETKİLENİYORUZ AMA…"
Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin, küresel dalgalanmadan etkilendiğini ve etkileneceğini belirterek, "Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye artık eskisi gibi, krizlere ve dalgalanmalara karşı zayıf değil, makroekonomik temellerini güçlendiren, hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşayan bir ülkedir" dedi.
Öncelikle, mali disiplinden asla taviz vermediklerini ve vermeyeceklerini anlatan Erdoğan, "Geldiğimiz noktaya bakıldığında Türkiye, birçok Avrupa Birliği ülkesinden daha iyi durumdadır. Kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) oranı Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ortalama yüzde 60 seviyelerindeyken, bu oran ülkemizde 2007 yılı sonunda yüzde 39 düzeyine kadar çekilmiştir" şeklinde konuştu. AA

İstanbul Boğazı’nda Kimyasal Kirlenme

Bolu Dağı’nda Sağanak Yağış Ve Sis

Depresyon Antik Çağlardan Beri İnsanoğlunun Sorunu

Ergenlik Hormonları Saç Döküyor

Fuar Yaklaşıyor, Etkinlikler Artıyor

Diyanet İşleri Başkanının Bayram Mesajı

Uludağ’a Yılın İlk Karı Yağdı

Cezaevindeki Olay İkna Yoluya Sona Erdirildi

Burhaniye Cezaevinde İsyan Çıktı

“Kriz Atlatılırsa Büyüme Sürdürülür”

“Güç Silahta Değil, Bilgide”

Arızalanan Gemide 52 Kişi Açlıktan Öldü

Açıklamada, motoru bozulan gemideki 71 kişinin ise Yemen sahil güvenlik görevlileri tarafından kurtarıldığı belirtildi. Kurtulanların, BMMYK görevlilerine yaptıkları açıklamaya göre, 124 kişiyi taşıyan gemi Somali'den 3 eylülde ayrıldı. Limandan ayrıldıktan birkaç saat sonra geminin motoru durdu ve silahlı insan tacirleri motoru tamir etmek için malzeme alacaklarını söyleyerek gemiden ayrıldılar, ancak geri gelmediler.
Geminin 21 eylülde Yemenli sahil güvenlik görevlilerin tarafından fark edildiği ve gemidekilerin kurtarıldığı belirtildi.
BMMYK'ya göre 18 gün boyunca yiyeceksiz ve susuz kalan yolculardan 48'i gemide öldü. 4 Somalilinin de kurtarıldıktan sonra hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. AA

Mısır’da Turistleri Kaçıranlardan 6’sı Öldürüldü

Fortis Kısmen Kamulaştırılarak Kurtarılıyor

Belçika Başbakanı Yves Leterme tarafından basın toplantısıyla açıklanan kurtarma planına göre Fortis'in her 3 ülkedeki birimlerinin yüzde 49'u kamuya devredilecek. Fortis'e Belçika 4,5 milyar avro, Hollanda 4 milyar avro ve Lüksemburg 2,5 milyar avro ödeyecek.
Kurtarma planına göre Fortis ayrıca, geçen yıl bir konsorsiyumla birlikte satın aldığı, ABN Amro'nun kendi payına düşen Hollanda'daki bankacılık birimini elinden çıkaracak.
Bu arada yeterli şeffaflığı sağlamamakla ve Fortis'in yaşadığı mali krizden sorumlu olmakla suçlanan bankanın yönetim kurulu başkanı Maurice Lippens'in istifa edeceği ve yerine geçecek ismin banka dışından Belçika hükümeti tarafından atanacağı belirtildi.  AA

Kurtarma Planı Bugün Temsilciler Meclisi’nde

İran-Türkiye Ticaret Hacmi Arttı

Tapu, Tepeden Tırnağa İmaj Yeniliyor

Dış Ticaret Haftası Etkinlikleri 13 Ekimde Başlayacak